Blog

  • işveren – işçi – iş ilişkisi

    İşveren kavramı nedir? İşveren kimdir? İşveren ile işveren vekili arasındaki ilişki nedir? İşçi kavramı nedir? işveren – işçi ilişkisi nedir? işveren vekili – işçi ve işveren arasında iletişim nasıl olmalıdır?

    Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
    ….
    İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir.
    İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.
    Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır.
    İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. 
    (İş Kanuna, Madde 2, Tanımlar)

    Çalışan: Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişiyi,
    İşveren: Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
    İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu Kanunun (ISG Kanunu) uygulanması bakımından işveren sayılır.
    (İSG Kanunu, Madde 3/f, Tanımlar)

    İşveren ve İşveren Vekili

    İşveren, çalışan istihdam eden gerçek ve ya tüzel kişidir. Yani çelik fabrikasının sahibi Mehmet Bey, işverendir. Ama bazen firmanın/kurumun kendisi işveren olarak görünür. O zaman işleri yürütmek ve yönetmek adına biri görevlendirilir. Tayin olan bu yetkili, işyerinde işveren adına işi takipten sorumludur ve yasalara karşı işveren vekili sıfatıyla anılır. Yasaların işverene yükümlü kıldığı her şeyden sorumludur.

    İşverenler veya vekilleri, işyerinde bazı konular için ayrıca vekil tayin edebilirler. İşverenin bir konuda vekil tayin ediyor olması o konuda yükümlülüklerini tamamen devrettiği anlamına gelmez. İşveren vekili, işveren kadar çalışanlardan sorumlu olduğu gibi, işveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren de sorumlu tutulmuştur.

    İşçi – İş İlişkisi

    İşçi, çalışan terimiyle değişiyor artık. Bu sayede sadece üretim sahasını değil o iş yerinde çalışan herkesi ifade etmek için kullanılacak. İşçi veya çalışan, özel veya kamuda bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişilerdir. Tüzel olma ihtimalleri yoktur. İşçi/çalışan diye bilmek için sözleşme yapılmış olması şarttır.

    Sözleşme çalışan ile işveren arasındaki ilişkiyi de belirler.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 27.09.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • işyeri

    işyeri nedir? Hangi yerler işyerine dahildir? İşyerinden sayılmayan yerler nerelerdir? Bakım ve emzirme odaları işyerinden sayılıyor mu? Mevzuata göre hangi alanları işyerinden saymamız gerekir?

    İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

    İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

    İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. (İş Kanuna, Madde 2, Tanımlar)

    Mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile çalışanın birlikte örgütlendiği, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçları da içeren organizasyonların tümüne işyeri denmektedir. (İSG Kanunu, Madde 3/f, Tanımlar)

    işyeri Ne Demek?

    Bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere mal ve hizmet üretilen yerler iş yeridir. Bu yerlerdeki araç, gereç, teçhizattan tutun da ayrılmış alanlar, malı üretmek yada hizmeti sunmak için alınan her türlü tedbir, yöntem ve örgütlenme işyeri olarak tanımlanır.

    Burayı da bir işyeri sayabiliriz!

    Dolayısıyla sadece üretim alanı veya hizmet alanı değil, bu alanda çalışanlara hizmet vermek veya çalışanların vakit geçirmeleri üzere kurulmuş;

    • dinlenme yerleri/odaları
    • yemekhaneler / yemek yenmek üzere tahsis edilen alanlar,
    • yıkanma yerleri, lavabo ve tuvaletler,
    • emzirme ve bakım odaları,
    • eğitim odaları, toplantı salonları
    • avlu, bekleme salonları / yerleri işyeri olarak sayılmaktadır.

    İşyeri sınırları içinde, çalışanın kullanacağı alanların tümüdür. İş Kanunu, işyerini, sadece üretim yapılan yer olarak görmemiş, eklentilerini ve dahi kullanılan araçları da işyeri olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla işin yürütümü amacıyla şirket aracını kullanıyorsak, işyeri sınırları içinde olmasak bile şirket aracında bulunuyorsak, işyerinde sayılırız.

    İş sağlığı ve güvenliği açısından bu alanlarda olabilecek herhangi bir iş kazası veya meslek hastalığı maruziyetinde yine işveren sorumlu olacaktır.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 07.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • Alt işverenin çalışanlarının iş sağlığı kayıtları nın Asıl işverenle Paylaşılması

    4857 sayılı İş Kanununda Asıl işveren, #İSG dahil (iş sağlığı kayıtları) tüm yaptırımlardan alt işverenin çalışanlarından da sorumlu olduğu 2nci Maddesinde vurgulanmaktadır.

    Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden
    veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

    Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

    Dolayısıyla alt işverenlerin #ISG ile ilgili evraklarının (iş sağlığı kayıtları) asıl işverence kontrol ve takibi yapılması gerekmektedir.

    Ancak “kişisel bilgilerin gizliliği” açısından çalışanların iş sağlığı kayıtları olan “EK-2 işe giriş / periyodik muayene formu” ve sağlık kayıtlarının kişiye özel bilgiler içermesinden dolayı bu bilgi ve kayıtların sanal veya matbu olarak ortak alanda, yetkisiz kişilerle ve genel geçer olarak paylaşılması uygun değildir.

    Kişisel Sağlık Bilgilerin İşlenmesi, Saklanması ve Mahremiyeti ile ilgili yönetmelik (pdf)

    Asıl işveren tarafından işe giriş ve periyodik muayenelerinin yapıldığı kontrol edilmek isteniyorsa:

    Alt işveren, muayeneyi yaptırdığı işyeri hekiminden ayrıca alacağı imzalı “bilgi notu”nu (muayene sonuç belgesi) asıl işverenle GÜVENLE paylaşabilir. Böyle bir not yeterli olması gerekir ancak asıl işveren bu notu/muayene sonuç belgesini kabul etmiyorsa; alt işveren, çalışanların bu evraklarını sadece ilgili kişiye (asıl işverenin kayıtlı işyeri hekimi) çalışanın bilgisi/rızası dahilinde göstermelidir.

    Asıl işveren olarak sağlık kayıt evrakı olarak “EK-2 İşe Giriş / Periyodik Muayene Formu” aslı yerine “Muayene Sonuç Formu” veya “Çalışan Hakkında İşyeri Hekimi Bilgi Notu / İK Bilgilendirme ” talep edebiliriz.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 05.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • Kişisel Sağlık Verileri nin İşlenmesi ve Mahremiyeti Hakkında Yönetmelik

    KİŞİSEL SAĞLIK VERİLERİNİN İŞLENMESİ VE MAHREMİYETİNİN SAĞLANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

    BİRİNCİ BÖLÜM

    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

    Amaç

    MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kişisel verilerin korunması ve veri mahremiyetinin sağlanmasına, kişisel sağlık verileri ni toplama, işleme, aktarma, bu verilere erişim için kurulacak sisteme, kişisel sağlık verisi kaydı tutulan sistemlerin güvenliği ve denetimi ile sağlık hizmeti sunumundaki personel hareketlerinin Bakanlığa bildirilmesine ilişkin işlemlerde uyulacak usul ve esasları düzenlemektir.

    Kapsam

    MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik;

    1. a) Sağlık hizmeti sunucuları,
    2. b) Kişisel sağlık verileri işlenen gerçek kişiler,
    3. c) Sağlık hizmet sunucularına ait bilgi işlem sistemleri yazılım ve donanımı ile dosyalama sistemi gibi hizmetleri sunan gerçek ve tüzel kişiler,

    ç) Bunlar dışında kalan ve bir mevzuat çerçevesinde kişisel sağlık verilerini işleyen kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk gerçek ve tüzel kişiler,

    ile ilgili hükümleri kapsar.

    Dayanak

    MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik; 10/11/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ile 47 nci maddesi, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine ve 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.

    Tanımlar

    MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

    a) Anonim hale getirme: Kişisel sağlık verileri nin, başka verilerle eşleştirilerek dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle getirilmesini,

    b) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,

    c) Bilgi güvenliği yetkilisi: İlgili kurumun üst düzey yöneticisi tarafından bilgi güvenliği politikalarının uygulanması için yetki verilen kişiyi,

    ç) Genel Müdürlük: Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünü,

    d) İlgili kişi: Kişisel sağlık verisi işlenen gerçek kişiyi,

    e) Kanun: 6698 sayılı Kanunu,

    f) Kişisel sağlık kaydı sistemi: İlgili kişilerin sağlık verilerine kendilerinin veya yetki verdikleri üçüncü kişilerin erişimini sağlayan, e-devlet uygulamalarına uygun olarak kurulan sistemi,

    g) Kişisel sağlık verisi: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü sağlık bilgisini,

    ğ) Kişisel sağlık verilerinin işlenmesi: Kişisel sağlık verilerinin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hale getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi sağlık verileri üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi,

    h) Komisyon: Bakanlık bünyesinde kurulan Kişisel Sağlık Verileri Komisyonunu,

    ı) Kurul: Kişisel Verileri Koruma Kurulunu,

    i) Merkezi sağlık veri sistemi: Bakanlık tarafından oluşturulan kişisel sağlık verilerinin toplandığı veri sistemini,

    j) Müsteşar: Sağlık Bakanlığı Müsteşarını,

    k) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan veya üreten gerçek kişiler ile kamu hukuku ve özel hukuk tüzel kişilerini,

    l) Siber Olaylara Müdahale Ekibi: Kuruma doğrudan ya da dolaylı olarak yapılan veya yapılması muhtemel siber saldırılara karşı gerekli önlemleri alma veya aldırma, bu tür olaylara karşı müdahale edebilecek mekanizmayı ve olay kayıt sistemlerini kurma veya kurdurma ve kurumlarının bilgi güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmaları yapmak veya yaptırmakla yükümlü olan birimi,

    m) USVS: Bakanlıkça yayımlanan Ulusal Sağlık Veri Sözlüğünü,

    n) Veri işleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişiyi,

    o) Veri sorumlusu: Kişisel sağlık verilerinin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi,

    ö) Yönerge: Bakanlıkça yayımlanan Bilgi Güvenliği Politikaları Yönergesini,

    ifade eder.

    İKİNCİ BÖLÜM

    Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesinde Genel İlke ve Esaslar

    Genel ilke ve esaslar

    MADDE 5 – (1) Kişisel sağlık verileri, ancak bu Yönetmelikte ve Kanun’da öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir.

    (2) Kişisel sağlık verilerinin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur:

    1. a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma,
    2. b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma,
    3. c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme,

    ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma,

    1. d) İşlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.

    (3) Sağlık hizmet sunucularında görevli kişiler ilgili kişinin sağlık verilerine ancak verilecek olan sağlık hizmetinin gereği ile sınırlı olmak kaydıyla işleyebilir ve erişebilir.

    (4) Kişisel sağlık verilerini işleyen veya görevi gereği kişisel sağlık verilerine erişen herkes, bu verilerle ilgili olarak sır saklama yükümlülüğü altındadır.

    (5) Sağlık hizmet sunucularında veri işleyen kişiler, kişisel sağlık verilerini sağlık hizmet sunucularının tamamen veya kısmen otomatik olan ya da otomatik olmayan her türlü sistemleri ile Bakanlığın ülke genelinde hizmet vermek amaçlı kurulan sistemleri dışında hiçbir yere kopyalayamaz veya kaydedemez.

    (6) Sağlık hizmet sunucuları, Bakanlığın ve Kişisel Verileri Koruma Kurulunun belirlemiş olduğu standartlara uygun elektronik kayıt sistemlerinin kurulmasından ve işletilmesinden, güvenlik ve mahremiyetinin sağlanmasından, ayrıca elektronik sağlık kayıtlarının merkezi sağlık veri sistemine aktarılmasından sorumludur.

    (7) Kişisel sağlık verileri anonim hale getirilmek kaydıyla; sağlık politikalarının belirlenmesi, sağlık maliyetlerinin hesaplanabilmesi, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, bilimsel faaliyetler ve istatistiksel çalışmalarda kullanılmak üzere yayımlanabilir ve aktarılabilir.

    (8) Sağlık hizmet sunucularınca kişisel sağlık verileri, merkezi sağlık veri sistemine Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun bir şekilde aktarılır.

    (9) İlgili kişinin ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmesi, yazılı rızasının alınması ve bu rızanın muhafaza edilmesi hâlinde ilgili kişiye ait sağlık verileri, rıza doğrultusunda işlenebilir ve aktarılabilir.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması, İşlenmesi, Aktarılması ve Silinmesi

    Kişisel sağlık verilerinin korunması

    MADDE 6 – (1) Veri işleyen, bu görevinin gereği olarak öğrendiği verilerin mahremiyetini korumakla, veri işleme sürecine ilişkin olarak belirlenen kurallara ve standartlara uymakla yükümlüdür.

    (2) Sağlık hizmet sunucuları, kişisel sağlık verilerinin mahremiyetini sağlamak amacıyla Bakanlıkça belirlenen tüm önlemleri alır.

    (3) Kişisel sağlık verilerinin ihlâlinden şüphe duyulması halinde Bakanlığa bildirim yapılır ve bu bildirimlerde, Genel Müdürlükçe hazırlanan ihlâl bildirim formu kullanılır. Bildirim, elektronik ortamda da yapılabilir.

    (4) Bildirimi alan görevli; ihlâl edilen veri kategorileri, verileri ihlâl edilen kişi sayısı, ihlâlin muhtemel sonuçları ve alınması gereken önlemler hakkında en yakın yöneticiden başlamak üzere sıralı yöneticileri gecikmeksizin bilgilendirir. İhlâlin gerçekleştiği sistemin veri sorumlusu ve bilgi işlem görevlileri ile iletişime geçilir.

    (5) İhlâl bildirimi ile ilgili olarak Genel Müdürlükçe idari inceleme yapılır ve idari incelemenin sonucu Kişisel Sağlık Verileri Komisyonuna bir raporla bildirilir.

    (6) Yürütülen idari soruşturma neticesinde kişisel sağlık verileri ihlâl edilen ilgili kişilere, Komisyon tarafından uygun görülen bir yöntemle bilgi verilir.

    (7) Kişisel sağlık verilerinin bulunduğu bilgi sistemleri, kullanıcı tanımlanması ve yetkilendirme dâhilinde kullanılır. Kullanıcı tanımlama ve yetkilendirmeye ilişkin her türlü işlem kayıt altına alınır ve bu kayıtlar muhafaza edilir. Yetkilendirme, kayıt altına alma ve verilerin muhafazasına ilişkin hususlar, Genel Müdürlükçe belirlenir.

    (8) Kişisel sağlık verilerinin bulunduğu bilgi sistemlerine erişen kullanıcıların erişim kaydı, sağlık hizmet sunucularının sistemlerinde Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun olarak tutulur.

    Kişisel sağlık verilerinin işlenmesi

    MADDE 7 – (1) Kişisel sağlık verileri; kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

    (2) Kişisel sağlık verilerinin, ilk fıkrada sayılan amaçlar dışında anonim hale getirilmeden işlenmesi için ilgili kişiye ait verilerin işlenme gerekçesi ile ilgili olarak ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmesi, yazılı rızasının alınması ve bu rızanın muhafaza edilmesi gerekir.

    (3) İlgili kişi, aksi yönde bir hukukî düzenleme veya yargı kararı bulunmaması halinde verilerinin işlenmesi ve aktarılması için vermiş olduğu rızayı istediği zaman geri alabilir. Rızanın geri alınması, o tarihe kadar yapılmış bulunan işlemler bakımından etkili olmaz.

    (4) Kişisel sağlık verilerinin işlenmesinde ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemler de alınır.

    Kişisel sağlık verilerinin aktarılması

    MADDE 8 – (1) Kişisel sağlık verileri; kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, Kurul tarafından belirlenen önlemlerin de alınması ve üçüncü fıkrada öngörülen şartların sağlanması suretiyle, kanunlarında açıkça öngörülmüş olması hâlinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılabilir.

    (2) Kişisel sağlık verileri; birinci fıkrada öngörülen haller dışında ancak anonim hale getirilmek suretiyle aktarılabilir.

    (3) Kanun ile belirlenmiş olan görev ve sorumluluklarını yerine getirmek üzere veri talebinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık veya bağlı kurum ve kuruluşları arasında yapılacak veri aktarımı; aktarımın usulünü ve diğer gerekli hususları belirleyen bir protokol aracılığı ile yapılır.

    (4) Kişisel sağlık verilerinin uluslararası aktarımına ilişkin her türlü talep ile bu maddede sayılanlar dışındaki veri aktarımı talepleri, Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde, genetik verilerin hassasiyeti hususu da dikkate alınarak Komisyon tarafından değerlendirilir.

    Kişisel sağlık verilerinin silinmesi

    MADDE 9 – (1) Bu Yönetmelik, 6698 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel sağlık verileri, ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından anonim hale getirilir veya silinir.

    (2) Silinmesi talep edilen veriler; bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması ya da verilerin ihtiyaç halinde adli mercilere verilebilmesini mümkün kılmak için, Bakanlıkça kurulan merkezi bir sistemde veri bütünlüğü bozulmadan arşivlenir. Arşivlenen verilere bu amaçlar dışında erişim engellenir.

    (3) Merkezi sağlık veri sistemine aktarılan veriler, aktarımın yapıldığı tarihten 10 yıl sonra yerel veri tabanından silinebilir.

    (4) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hâle getirilmesine ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    Veri Sahibi ve Veri Sorumlusu

    Veri sahibi

    MADDE 10 – (1) Veri sahibi, 4 üncü maddede tanımlanan ilgili kişidir.

    (2) Veri sahibi, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili;

    1. a) Kişisel sağlık verisi işlenip işlenmediğini öğrenme,
    2. b) Kişisel sağlık verisi işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
    3. c) Kişisel sağlık verilerine erişim ve bu verileri isteme,

    ç) Kişisel sağlık verilerinin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,

    1. d) Yurt içinde veya yurt dışında kişisel sağlık verilerinin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
    2. e) Kişisel sağlık verilerinin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
    3. f) 9 uncu maddede öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerin silinmesini isteme,
    4. g) (e) ve (f) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel sağlık verilerinin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,

    ğ) İşlenen kişisel sağlık verilerinin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,

    1. h) Kişisel sağlık verilerinin Kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme,

    haklarına sahiptir.

    (3) Veri sahibinin, ikinci fıkranın (a), (b), (c), (ç) veya (d) bentlerinde sayılan haklarından biri veya birkaçını kullanması hâlinde ilgili bilgi kendisine, açık ve anlaşılabilir bir şekilde, yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirilir.

    Veri sorumlusu

    MADDE 11 – (1) Kişisel verilerin elde edilmesi sırasında veri sorumlusu veya yetkilendirdiği kişi, ilgili kişilere;

    1. a) Veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği,
    2. b) Kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği,
    3. c) İşlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği,

    ç) Kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi,

    1. d) 10 uncu maddede sayılan diğer hakları,

    konularında bilgi vermekle yükümlüdür.

    (2) Veri sorumlusu;

    1. a) Kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek,
    2. b) Kişisel sağlık verilerine hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek,
    3. c) Kişisel sağlık verilerinin muhafazasını sağlamak,

    ç) Sorumlu olduğu sistemlerde yaşanabilecek muhtemel veri kayıplarının önüne geçmek,

    amaçlarıyla, uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik olarak Bakanlıkça belirlenen her türlü tedbiri almak zorundadır.

    (3) Veri sorumlusu, kişisel sağlık verilerinin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.

    (4) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.

    (5) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel sağlık verilerini, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.

    (6) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede Komisyona bildirir. Komisyon, gerekmesi hâlinde bu durumu Bakanlığın internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilân edebilir.

    (7) Veri sorumlusu, gerekmesi hâlinde bulunduğu ilde görev yapan bilgi güvenliği yetkilisi ve Siber Olaylara Müdahale Ekibi yetkilisi ile işbirliği yapar.

    BEŞİNCİ BÖLÜM

    Kişisel Sağlık Verileri Komisyonu ve Genel Müdürlük

    Kişisel Sağlık Verileri Komisyonu

    MADDE 12 – (1) Kişisel sağlık verilerine ilişkin hususlarda, Kanunun ve Kişisel Verileri Koruma Kurulunun belirlediği ilkelere uygun olarak Bakanlık politikasının belirlenmesine yardımcı olmak, görüş belirtmek, anlaşmazlıkları çözümlemek, veri aktarımına ilişkin başvuruları değerlendirmek, şikayetleri incelemek ve gerekli denetimleri yapmak üzere, Müsteşara bağlı olarak görev yapacak Kişisel Sağlık Verileri Komisyonu oluşturulur.

    (2) Komisyon, Müsteşarın veya görevlendirdiği Müsteşar Yardımcısının başkanlığında, Hukuk Müşavirliği, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün bu işle ilgili yetkilendirdikleri birer üyeden oluşur.

    (3) Komisyon gerekli hallerde toplantıya çağrılır. Komisyon tarafından alınacak kararlar, gereği yapılmak üzere ilgililere gönderilir.

    (4) Komisyon, kişisel sağlık verilerinin hukuka uygun olarak işlenmesi ve mahremiyetinin korunması için kapsamda bulunan yerlerde denetim yapabilir. Bu denetime ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.

    Genel Müdürlüğün görevi

    MADDE 13 – (1) Aşağıda belirtilen görevler, Genel Müdürlük tarafından yürütülür.

    1. a) Kişisel sağlık verilerinin tutulacağı merkezî veri sistemini kurar,
    2. b) Sağlık hizmeti sunan tüm kamu ve özel sağlık kuruluşları ile sağlık meslek mensupları tarafından tutulan kayıtların, hizmet sunucuları tarafından merkezi sağlık veri sistemine gönderilmesini sağlar,
    3. c) Tüm sistemlerin entegrasyonu için gerekli teknik düzenlemeleri yapar,

    ç) Ülke çapında sağlık durumu ve sağlık hizmetlerine ilişkin her türlü verinin depolanmasını ve aktarımını mümkün kılan bilgi sistemleri ile ilgili standartları belirler,

    1. d) İlgili kişilerin sağlık verilerine kendilerinin veya yetki verdikleri üçüncü kişilerin erişimini sağlayan bir kişisel sağlık kaydı sistemi kurar,
    2. e) Sistemlere içeriden veya dışarıdan yetkisiz erişimleri engellemek üzere üst düzey güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlar,
    3. f) Sistemlerin yönetimi ve organizasyonuna ilişkin belgeleri internet sayfasında yayımlar ve gerektiğinde bu konuda eğitim ve yönlendirme çalışmaları yapar,
    4. g) Bu Yönetmelikle ilgili tüm hususlarda bilgilendirici içeriğin yer aldığı bir internet sayfası hazırlar,

    ğ) Sistemlerin kullanımında oluşabilecek teknik sorunların çözümü için çağrı merkezi kurar veya kurdurur ve internet ortamından destek verir.

    ALTINCI BÖLÜM

    Merkezi Sağlık Veri Sistemi ve Kişisel Sağlık Kaydı Sistemi

    Merkezi sağlık veri sistemi

    MADDE 14 – (1) Sağlık hizmet sunucuları, sağlık hizmeti almak üzere kendilerine müracaat eden kişilere ait verileri, Bakanlık tarafından çıkarılan mevzuat ile belirlenmiş süreler içerisinde, kullandıkları yazılıma Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun bir şekilde kaydetmek ve bu verileri Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun bir şekilde merkezi sağlık veri sistemine göndermek zorundadırlar. Kişisel sağlık verilerinin merkezi sağlık veri sistemine aktarılması, veri sorumlusunun görev ve yetkisindedir.

    (2) Merkezi sağlık veri sisteminin doğru bir şekilde çalışması, yeni servis entegrasyonu ve sağlık hizmet sunucuları tarafından kaydedilen verilerin bu sisteme doğru, eksiksiz ve gecikmeksizin aktarılması için sağlık hizmet sunucularının kullandığı yazılımlar, Bakanlıkça belirlenen standartlar ile uyumlu olmak zorundadır.

    (3) Bu Yönetmelik kapsamındaki kişi ve kurumlar;

    1. a) Bakanlıkça verilen yetki belgesine sahip,
    2. b) Bakanlıkça yayımlanan yazılım sürüm notlarına, yeni standartlara ve geliştirmelere uyumlu,
    3. c) Bakanlık tarafından kullanılan sistemlere uyumlu,

    yazılım kullanırlar.

    (4) Bu madde uyarınca kullanılacak yazılımların Bakanlıkça belirlenen şartlara ve yayımlanan standartlara uygunluğu, Bakanlıkça denetlenir.

    (5) Üçüncü fıkrada öngörülen yükümlülüğün yerine getirilmemesi veya eksik ya da hatalı yerine getirilmesi hâlinde ilgili veri sorumlusu yazılı olarak uyarılır. Uyarıyı gerektiren problemin yedi gün içerisinde giderilmemesi hâlinde uyarı tekrarlanır. İkinci uyarıdan itibaren yedi günün sonunda uyarıyı gerektiren problemin giderilmemiş olması hâlinde, Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca veri sorumlusu hakkında Kurul’a şikayette bulunulur. Veri sorumlusunun kamu çalışanı olması hâlinde disiplin hükümleri uygulanır.

    Kişisel sağlık kaydı sistemi

    MADDE 15 – (1) İsteyen her vatandaş; kendisine sunulan sağlık hizmetlerini takip etmek, kendisine ait sağlık kayıtlarını yönetmek, sağlık tesislerinde kendisine uygulanan işlemleri ve sonuçlarını incelemek, kişisel sağlık verilerine her yerden erişmek ve bu verileri yetki verdiği üçüncü kişilerle paylaşmak için Bakanlık tarafından hazırlanan kişisel sağlık kaydı sistemi üzerinde kullanıcı hesabı oluşturabilir.

    (2) Kullanıcı hesabı e-devlet üzerinden oluşturulabileceği gibi, ilgili kişinin başvurusu üzerine aile hekimi tarafından da oluşturulabilir.

    (3) İlgili kişi tarafından yetki verilmesi halinde kişisel sağlık verilerine ilgili kişinin belirleyeceği kişiler tarafından da erişilebilir.

    (4) Anne veya babanın, onbeş yaş altındaki çocuklarının kişisel sağlık verilerine erişimleri için diğer ebeveynin onayı gerekir. Evliliğin sona ermiş olması hâlinde velayet hakkını kullanma yetkisine sahip bulunan ana veya baba, çocuğun kişisel sağlık verilerine erişimi için diğer tarafın onayına ihtiyaç duymaz.

    (5) İlgili kişi, kişisel sağlık kaydı sistemi üzerinden kendisine ilişkin sağlık verilerini yönetebilir, bu verileri silebilir, eksik bilgilerinin sisteme eklenmesini, yanlış bilgilerin düzeltilmesini veya silinmesini talep edebilir, kullanıcı hesabını dondurabilir.

    YEDİNCİ BÖLÜM

    Bildirim Yükümlülüğü

    Bildirim yükümlülüğü

    MADDE 16 – (1) Sağlık personeli istihdam eden sağlık hizmet sunucuları, istihdam ettiği personele ait bilgileri ve personel hareketlerini onbeş gün içerisinde Bakanlığa bildirmekle yükümlüdürler.

    (2) Bildirim, Bakanlıkça belirlenecek yöntem aracılığı ile yapılır.

    (3) Birinci fıkrada öngörülen yükümlülüğün belirlenen süre içerisinde yerine getirilmemesi veya eksik ya da hatalı yerine getirilmesi hâlinde sorumlu kişi, kurum veya kuruluş, yazılı olarak uyarılır. Uyarıyı gerektiren problemin onbeş gün içerisinde giderilmemesi hâlinde uyarı tekrarlanır. İkinci uyarıdan itibaren onbeş günün sonunda uyarıyı gerektiren problemin giderilmemiş olması hâlinde sorumlu kişi, kurum veya kuruluş hakkında genel hükümlere göre işlem tesis edilir.

    SEKİZİNCİ BÖLÜM

    Çeşitli ve Son Hükümler

    Yaptırım

    MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelikle korunan kişisel verilere ilişkin suçlar ve kabahatler bakımından Kanunun 17 nci ve 18 inci maddelerine göre işlem yapılır.

    (2) Bu Yönetmelik gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri için bağlı oldukları disiplin amirliğine bildirim yapılır ve varsa yetkileri iptal edilir. Özel hukuk kişileri hakkında ilgili mevzuata göre işlem yapılır.

    Hüküm bulunmayan hâller

    MADDE 18 – (1) Kişisel sağlık verilerinin işlenmesi ile ilgili olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde, Kurul tarafından çıkarılacak ilgili yönetmelikler uygulanır.

    Yürürlük

    MADDE 19 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Yürütme

    MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

  • İSG Sözlük

    Kanun: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

    Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

    Genel Müdürlük: İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü

    ILO: UluslararasıÇalışma Örgütünü


    Çalışan: Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişidir.

    Çalışan temsilcisi: İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili çalışandır.

    Destek elemanı: Asli görevinin yanında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda özel olarak görevlendirilmiş uygun donanım ve yeterli eğitime sahip kişidir.

    Eğitim Kurumları: İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin eğitimlerini vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşlarını, üniversiteleri ve Türk Ticaret Kanununa göre faaliyet gösteren şirketler tarafından kurulan müesseselerdir.

    Genç çalışan: Onbeş yaşını bitirmiş ancak onsekiz yaşını doldurmamış çalışandır.

    İş Güvenliği Uzmanı: Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemandır.

    İş kazası: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaydır.

    İşveren: Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır. İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, İş ve İSG Kanunlarının uygulanması bakımından işveren sayılır.

    İşyeri: Mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile çalışanın birlikte örgütlendiği, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçları da içeren organizasyondur.

    İşyeri hekimi: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekimdir.

    İşyeri sağlık ve güvenlik birimi: İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere kurulan, gerekli donanım ve personele sahip olan birimdir.

    Kanun: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

    Konsey: Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi

    Kurul: İş sağlığı ve güvenliği kurulu

    Meslek hastalığı: Mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalıktır.

    Ortak sağlık ve güvenlik birimi: Kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile Türk Ticaret Kanununa göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimdir.

    Önleme: İşyerinde yürütülen işlerin bütün safhalarında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili riskleri ortadan kaldırmak veya azaltmak için planlanan ve alınan tedbirlerin tümüdür.

    Risk: Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalidir.

    Risk değerlendirmesi: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gerekli çalışmalardır.

    Tehlike: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelidir.

    Tehlike sınıfı: İş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri, çalışma ortam ve şartları ile ilgili diğer hususlar dikkate alınarak işyeri için belirlenen tehlike grubudur.

    Teknik eleman: Teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarıdır.

    İşyeri hemşiresi: 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununa göre hemşirelik mesleğini icra etmeye yetkili, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş işyeri hemşireliği belgesine sahip hemşire/sağlık memurudur.

    GÜRÜLTÜLÜ İŞLER

    En yüksek ses basıncı (Ptepe): C-frekans ağırlıklı anlık gürültü basıncının tepe değeri

    Günlük gürültü maruziyet düzeyi (LEX, 8saat) [dB(A) re. 20 µPa]: TS 2607 ISO 1999 standardında tanımlandığı gibi en yüksek ses basıncının ve anlık darbeli gürültünün de dahil olduğu A-ağırlıklı bütün gürültümaruziyet düzeylerinin, sekiz saatlik bir iş günü için zaman ağırlıklı ortalaması

    Haftalık gürültü maruziyet düzeyi (LEX, 8saat): TS 2607 ISO 1999 standardında tanımlandığı gibi A-ağırlıklı günlük gürültü maruziyet düzeylerinin, sekiz saatlik beş iş gününden oluşan bir hafta için zaman ağırlıklı ortalaması

    TOZLU İŞLER

    Asbest :

    1) Aktinolit Asbest, CAS No 77536-66-4,

    2) Antofilit Asbest, CAS No 77536-67-5,

    3) Grünerit Asbest (Amosit) CAS No 12172-73-5,

    4) Krizotil, CAS No 12001-29-5, CAS No132207-32-0,

    5) Krosidolit, CAS No 12001-28-4,

    6) Tremolit Asbest, CAS No 77536-68-6,

    lifli silikatlardır.

    İnert toz: Solunumla akciğerlere ulaşmasına rağmen akciğerlerde yapısal ve/veya fonksiyonel bozukluk yapmayan tozları,

    İSGÜM: İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü Müdürlüğünü,

    Kristal yapıda SiO2: Kuvars, tridimit ve kristobaliti,

    Lifsi tozlar: Uzunluğu beş mikrondan daha büyük, eni üç mikrondan daha küçük ve boyu eninin üç katından büyük olan parçacıkları,

    Okuyucu: ILO Uluslararası Pnömokonyoz Radyografileri Sınıflandırılması konusunda eğitim almış hekimi,

    Pnömokonyoz (Akciğer Toz Hastalığı): Akciğerlerde tozun birikmesi sonucu ortaya çıkan doku reaksiyonu ile oluşan hastalığı,

    SGK: Sosyal Güvenlik Kurumunu,

    Solunabilir toz: Aerodinamik eşdeğer çapı 0,1–5,0 mikron büyüklüğünde kristal veya amorf yapıda toz ile çapıüç mikrondan küçük, uzunluğu çapının en az üç katı olan lifsi tozları,

    Standart akciğer radyografisi: En az 35×35 cm ebatında ILO UluslararasıPnömokonyoz Radyografileri Sınıflandırılması kriterlerine göre değerlendirilebilir akciğer radyografisini veya dijital akciğer radyografisini,

    Toz: Bu Yönetmeliğe göre işyeri ortam havasına yayılan veya yayılma potansiyeli olan parçacıkları,

    Toz ölçümü: İşyeri ortam havasındaki toz miktarının gravimetrik esasa veya lifsi tozlarda lif sayısına göre belirlenmesini,

    Tozla Mücadele Komisyonu (TMK): Bu Yönetmelik çerçevesinde çalışma hayatında tozla ilgili konularda ihtiyaç ve öncelikleri belirleyerek teknik ve tıbbi açıdan görüş ve öneri hazırlamak amacıyla Bakanlıkça oluşturulan komisyonu,

    Zaman Ağırlıklı Ortalama Değer (ZAOD/TWA): Günlük 8 saatlik zaman dilimine göre ölçülen veya hesaplanan zaman ağırlıklı ortalama değeri,

    TİTREŞİMLİ İŞLER

    Bütün vücut titreşimi: Vücudun tümüne aktarıldığında, çalışanın sağlık ve güvenliği için risk oluşturan, özellikle de bel bölgesinde rahatsızlık ve omurgada travmaya yol açan mekanik titreşim

    El-kol titreşimi: İnsanda el-kol sistemine aktarıldığında, çalışanın sağlık ve güvenliği için risk oluşturan ve özellikle de damar, kemik, eklem, sinir ve kas bozukluklarına yol açan mekanik titreşim

    Maruziyet eylem değeri: Aşıldığı durumda, çalışanın titreşime maruziyetinden kaynaklanabilecek risklerin kontrol altına alınmasını gerektiren değer

    Maruziyet sınır değeri: Çalışanların bu değer üzerinde bir titreşime kesinlikle maruz kalmaması gereken değeri

  • Kimyasal Maruziyet in Biyolojik olarak İzlenmesi için Yapılması Gereken Tetkikler

    Kimyasallarla çalışanlarda kimyasal maruziyet i tespit etmek için kişisel ölçümleri yapılabilir. Bunun için öncelikle uğraşılan/kullanılan kimyasal maddenin MSDS’i kontrol edilerek madde içeriği tespit edilir ve bu maddelere göre kanda veya idrarda aşağıdaki ölçümler yaptırılarak çalışanın kişisel maruziyeti ortaya konabilir.

    İnorganik ve Organik Metal Maddeler:

    Alüminyum: Alüminyum Serum < 1 μg/100 ml; Alüminyum İdrar < 50 μg/g kreatinin

    Antimon: Antimon İdrar < 1 μg/g kreatinin

    Arsenik: Total arsenik İdrar < 40 μg/g kreatinin

    Azot oksit: N2O İdrar 60 μg/g kreatinin

    Bakır: Bakır İdrar < 50 μg/g kreatinin; Bakır Serum < 0.14 mg/100 ml

    Baryum: Baryum İdrar < 15 μg/g kreatinin; Baryum Kan < 0.8 μg/100 ml

    Berilyum: Berilyum İdrar < 2 μg/g kreatinin

    Civa (inorganik): Civa İdrar < 5 μg/g kreatinin; Civa Kan < 1 μg/100 ml

    Metilcıva: Civa Kan < 1 μg/100 ml

    Çinko: Çinko İdrar < 0.9 mg/g kreatinin; Çinko Serum < 170 μg/100 ml

    Flor: Flor İdrar < 0.5 mg/g kreatinin

    Gümüş: Gümüş İdrar < 1 μg/g kreatinin; Gümüş Serum < 0.5 μg/100 ml

    Kadmiyum: Kadmiyum İdrar < 2 μg/g kreatinin; Kadmiyum Kan < 0.5 μg/100 ml 0.5 μg/100 ml

    Krom VI (Çözünen bileşikleri): Krom İdrar < 1 μg/g kreatinin

    Kobalt: Kobalt İdrar < 2 μg/g kreatinin; Kobalt Kan < 0.2 μg/100 ml; Kobalt Serum < 0.05 μg/100 ml

    Kurşun: Kurşun Kan < 25 μg/100 ml; Kurşun İdrar < 50 μg/g kreatinin; Kurşun İdrar < 600 μg/24 saat

    Manganez: Manganez İdrar < 3 μg/g kreatinin; Manganez Kan < 1 μg/100 ml

    Nikel (çözünen bileşikler): Nikel İdrar < 2 μg/g kreatinin

    Selenyum: Selenyum Serum < 15 μg/100 ml; Selenyum İdrar < 25 μg/g kreatinin

     

    Organik Maddeler:

    Alifatik and Alisiklik Hidrokarbonlar

    n-Hekzan: 2-Hekzanol İdrar 0.2 μg/g kreatinin; 2,5-Hekzanedion İdrar 2 mg/g kreatinin İlk çalışma gününün
    sonunda ve 4 mg/g kreatinin Çalışma haftasının sonunda

    Siklohekzan: siklohekzanol İdrar 3.2 mg/g kreatinin

    Benzen: Fenol İdrar < 20 mg/g kreatinin; Benzen Kan < 2 μg/100 ml

    Toluen: Hippurik asit İdrar < 1.5 g/g kreatinin; ο-Kresol İdrar < 0.3 mg/g kreatinin; Toluen Kan 0.05 mg/100 ml

    Etil benzen: Mandelik asit İdrar 1 g/g kreatinin; Etil benzen Kan 0.15 mg/100 ml

    Stiren: Mandelik asit İdrar 800 mg/g kreatinin; Fenil glioksilik asit İdrar 250 mg/g kreatinin; Stiren Kan 0.1 mg/100 ml

    Ksilen: Metil hippurik asit İdrar 1.5 g/g kreatinin

    Polisiklik hidro karbonlar: 1-Hidroksipiren İdrar < 2 μg/g kreatinin (< 1 μmol/mol kreatinin)

    Halojenli Hidrokarbonlar:

    Vinil klorid: Tiyodiglikolik asit İdrar < 2 mg/g kreatinin

    Trikloroetilen: Trikloretanol İdrar 150 mg/g kreatinin; Triklorasetikasit İdrar 75 mg/g kreatinin

    Tetrakloretilen: Tetrakloretilen Kan 100 μg/100 ml Etkilenmeden 16 saat sonra; Tetrakloretilen İdrar 70 μg/g kreatinin Etkilenmeden 16 saat sonra

    Halotan: Trifloroasetik asit İdrar 10 mg/g kreatinin

    Amino ve nitro türevleri

    Trietilamin (TEA): TEA+TEA-azotoksit İdrar 60 mg/g kreatinin Eğer (ortam ölçümü) TWA: 2.5 ppm ise

    Dimetilamin (DMEA): DMEA+ DMEA-azotoksit İdrar 90 mg/g kreatinin

    Anilin: ρ-aminofenol İdrar 30 mg/g kreatinin; Methemoglobin Kan < % 2

    Alkoller

    Metanol: Metanol İdrar < 2.5 mg/g kreatinin; Formik asit İdrar < 60 mg/g kreatinin

    Aseton: İdrar < 2 mg/g kreatinin

    Glikoller

    Etilen glikol: Okzalik asit İdrar < 50 mg/g kreatinin

    Ketonlar

    Aseton: Aseton İdrar < 2 mg/g kreatinin; Aseton Kan < 0.2 mg/100 ml

    Siklohekzanon: Siklohekzanol İdrar 20 mg/g kreatinin

    Metiletilketon: Metiletilketon İdrar 2.5 mg/g kreatinin

    Metil-n-butilketon: 2,5-Hekzanedion İdrar 4 mg/g kreatinin Çalışma haftası sonunda

    Metilizobutil keton: Metilizobutil keton İdrar 0.5 mg/g kreatinin

    Diğerleri:

    Furfural Furoik asit İdrar < 65 mg/g kreatinin

    Dimetilformamid: N-metilformamid İdrar 30 mg/g kreatinin; Dimetilformamid Kan 0.15 mg/100 ml; N-metilformamid Kan 0.1 mg/100 ml; N-asetil-S-(N-metil karbamoyl) sistein İdrar 40 mg/g kreatinin

    Akrilamid: S-(2-Karboksietil sistein İdrar ???

    Maleik anhidrit: Maleik asit İdrar < 1.5 mg/g kreatinin

    Fenol: Fenol İdrar < 20 mg/g kreatinin

    Boğucular (Asfiksiyanlar)

    Karbonmonoksit: Karboksi hemoglobin Kan < % 1; Karbonmonoksit Kan < 0.15 ml/100 ml

    Siyanürler ve alifatik nitriller: Tiyosiyanat İdrar < 6 mg/g kreatinin; Siyanür Kan < 10 μg/100 ml sigara içiyorsa: < 50 μg/100 ml

    Özel bileşikler dışında Methemoglobin oluşturan maddeler: Methemoglobin Kan < % 2

    Pestisitler:

    Organofosforlar ve Karbamat insektisitler: Kolinesteraz Alyuvar % 30 inhibisyon; Kolinesteraz Plazma % 50 inhibisyon; Kolinesteraz Tam kan % 30 inhibisyon; Dialkilfosfataz İdrar ??

    Paration: p-Nitrofenol İdrar 0.5 mg/g kreatinin

    Karbaril: 1-Naftol İdrar 10 mg/g kreatinin

    DDT: DDT+DDE+DDD Kan < 10 μg/100 ml

    Dieldrin: Dieldrin Kan < 1 μg/100 ml

    Hekzaklorobenzen: Hekzaklorobenzen Kan < 0.3 μg/100 ml

    Dinitroortokresol: Dinitroortokresol Kan 1mg/100 ml

    Etilenoksit: Etilenoksit Kan 0.8 μg/100 ml

    ÇSGB’nın İSGİP ait Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetim Rehberinden alıntıdır. Kimyasal maruziyet –

  • İşyeri Hekimi Yetki ve Sorumlulukları

    İşyeri hekimi çalışanın işe uygunluğunu veya işin çalışana uygunluğunu tespit etmekle yükümlüdür. Bu maksatla işe yeni başlayacak kişilerle mevcutta işine devam eden çalışanları sağlıkları yönünde değerlendirir ve işlerini yapıp yapamayacaklarını, hangi şartlarda yerine getireceklerine karar vererek EK-2 Muayene formunu doldurarak kayıt altına alır.

    EK-2 Muayene Formu, çalışanların muayenelerini standart şekilde kayıt altına almak üzere İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği’ne ek olarak yayımlanmıştır. Bu form şirket bilgilerini, çalışan bilgilerini, ailevi ve genel sağlık problemlerini, doktorun muayene bilgilerini, tetkik sonuçlarının özetini içerecek şekilde detaylı kayıt tutulmasına imkan sağlar. Son kısımda işyeri ile paylaşılabilecek doktor kanaati ile çalışanın hangi işte ve hangi koşullar altında çalışması gerektiği belirtilerek sadece ve sadece İSG-KATİP üzerinden o iş yerine atanmış doktor tarafından imzalanarak kayıt oluşturulur. İşveren, bu form doldurulmadan kişiyi çalıştırmamalıdır. SGK kolu az tehlikeli işyerleri için 5 yılda bir, tehlikeli işyerleri için 3 yılda bir ve çok tehlikeli iş kolundaki iş yerleri için yılda bir kez bu formun işyeri hekimi tarafından doldurularak kayıt altına alınmış olması gerekir.

    İşyeri Hekimi Yetki ve Sorumlulukları

    İşyeri Hekimi, Ek-2 Muayene Formunu doldururken, çalışanın yaptığı işe göre sadece fiziki muayenesini yaparak mevcut işini yapıp yapamayacağına karar verebilir. Her hangi bir tetkik yaptırmak zorunda olmasa da çalışma koşulları ve/veya çalışanın yaptığı işin özelliğine göre ek tetkik veya ilgili uzman görüşü talebinde de bulunabilir. Hekimin rızası dışında herhangi bir tetkik istenmeden EK-2 Muayene Formunu doldurarak imzalanması istenemez. (Mobbing!) Hekim bilgi ve tecrübesini kullanarak ek tetkikler veya ilgili uzmanlardan görüş alarak hastayı yeniden değerlendirip son kararı veren kişidir.

    Basit bir örnek olarak periyodik muayene sırasında ofis ortamında çalışanlardan, bir işyeri hekimi standart olarak tam kan ve akciğer grafisi talep ederek muayene yapmak isterken, aynı işi yapan bir başka ofisteki farklı bir işyeri hekimi tetkik istemeden sadece fiziki muayene yaparak EK-2 formunu işleyebilir. Veya aynı işyerinde aynı işi yapan ve aynı işyeri hekimine muayene olan bir çalışandan tetkik istenebilirken, diğer birinden hiç tetkik istenmeden sadece fiziki muayene ile EK-2 Formu doldurulabilir. Bu tamamen hekimin gerekli görmesi ve takdirine kalmıştır. Baskı uygulanamaz.

    İşyeri Hekimi, Ek-2 Muayene Formunun sonunda çalışanın hangi işte ve hangi şartlarla çalışması gerektiğini belirtirken yapılan işin özelliğine göre Gece Çalışması, Vardiyalı Çalışması ve/veya Yüksekte Çalışması istenebilir. Bu durumda hekim ek tetkik ve ilgili uzmanlardan görüş talep edebilir. Bu yine hekimin bilgi ve tecrübesine göre takdiridir.

  • İşyeri Hekimi’nin Takdiri

    İş yeri hekimi bir çok yetkiyle donatılmış son karar verici kişidir. Verdiği kararlarda işverene ve çalışana karşı sorumludur. Bu kararları alırken işin yürütümünü engellemeyecek ancak çalışanın da sağlığını koruyacak, iş yeri sağlık ve güvenliğini tehdit etmeyecek şekilde işin yapılmasını sağlayacak, kısa vadeli sağlık güvenlik önlemleri yanı sıra uzun vadeli iş sağlığı tedbirlerinden de sorumlu, ileride işvereni ve/veya çalışanı zor duruma sokmayacak sağlık önlemlerini de göz önünde bulundurmalıdır. Yapılan iş aynı olsa da sağlık yönünden bireysel farklılıklar hekimin o iş alanındaki tecrübesiyle birleşerek karar almasına neden olur. Hekim geçmiş tecrübe ve yeni bilgiler ışığında karar verecektir. Bu kararı verirken Türkiye’de yeni oluşan İş Sağlığı ve Güvenliği düzenlemeleriyle bu düzenlemeler ve oluşan içtihatlara da hakim olmak zorundadır. Bu öngörüyle hareket etmesi gereken iş sağlığının hekim ayağı ne yazık ki yaptığı işte bir standart belirleyememekte ve her hekim kendi bilgi ve öngörüsüyle kararlar alarak hareket etmektedir.

    İşyeri Hekimi’nin Takdiri

    Bu noktada yüksekte çalışması yönünde rapor istenen bir işte bir hekim fiziki muayene ve bir takım tetkiklerle karar verebilirken, diğer bir hekim tetkikleriyle beraber SGK tarafından yetkilendirilmiş bir hastaneden sağlık raporu talebinde de bulunabilir. Bu durum işveren açısından bir maliyet yükü olarak görülmemeli. Aslında istenecek her bir tetkik/talep işverenin elini ilerde ödemek zorunda bırakılmak istenen tazminatlara karşı güçlendirecek İyi bir iş sağlığı güvenliği uygulamasıdır. Hekim ancak tecrübesiyle işverene yol gösterir. İşveren bu öneriye uymak zorunda değildir. Hekim ise elindeki verilere göre karar verendir. İşverenin hekime zorla bir evrak imzalattırması söz konusu olamaz. Her hekim kendi özgür iradesiyle kararını verir ve uygunluğunu tasdikler. Dolayısıyla her iş yerinde iş sağlığı profesyonelleriyle işveren arasındaki iletişimin güçlü olması, karşılıklı anlayış içinde hareket edilmesi bu işi sağlam kılar.

    Ben hiçbir hekim arkadaşımın bugünkü serbest piyasa koşullarında işi yokuşa sürmek için gereksiz tetkik isteyeceğini sanmıyorum. Ancak maliyetlerinden ötürü tetkiklerin neden gerekli olduğu konusunu işverene aktarma konusunda sıkıntılar olduğunu kabul etmek gerek. Bu noktada iş sağlığı ve güvenliğindeki önemli unsurun bir sonraki adım olduğunu unutmamak gerek. İş Güvenliği uzmanı da iş yeri hekimi de her zaman için önce iş sağlığı güvenliğini ve sonra da işin yürütüm kısmını düşünerek hareket ettiklerini, çalışanın sağlık ve güvenliklerini sağlamanın hem çalışan hem işveren açısından öneminin farkında olduklarını düşünüyorum. Bu yüzden İşyeri Hekimi’nin takdiri ne saygı duyulmalı ve kılavuzluğuna riayet edilmelidir.

  • Migren: Ofis Çalışanlarının Baş Belası

    Baş ağrısı genellikle stres, yoğun çalışma ve uykusuzluk gibi nedenlerden kaynaklanıyor. Hayatında hiç baş ağrısı çekmemiş insan bulmak oldukça zor. Kadınların yüzde 95’i erkeklerin ise yüzde 90’ı yılda en az bir kez baş ağrısı çekiyor. Duygusal stres, uzun süre stres içinde çalışmak, düzensiz beslenmek ve uykusuzluk gibi yaşam alışkanlıklarından etkilenen baş ağrıları günlük yaşamı olumsuz etkiliyor.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM, kendi geliştirdiği yaklaşımla hastalarında baş ağrılarının nedenlerini tespit ederek mümkün olduğunca ilaç kullanmadan tedavi etmeyi hedeflediğini belirtti. Baş ağrısının altında yatan nedenleri tedavi ederek yüzde yüze yakın sonuçla geri dönüş almasındaki başarının anahtarını modern tıp ile doğu tıbbının karmasından oluşan yaklaşımı olduğunu dile getirdi.

    Her ne kadar günlük hayatımızda ayrım yapmaksızın hepsine birden ‘baş ağrısı’ desek de, baş ağrısının migren, gerilim, küme gibi farklı türleri ve farklı nedenleri vardır.

    Baş ağrısı beyindeki veya vücuttaki diğer başka bir hastalıktan dolayı kaynaklanıyorsa bu ağrı, ‘ikincil baş ağrıları’ diye sınıflandırılır. Öte yandan baş ağrısı başka hiçbir hastalığa bağlı olmayıp kendisi bir hastalık olarak ortaya çıkabilir. Başka bir hastalıktan kaynaklanmayan baş ağrıları, ‘birincil baş ağrıları’ grubunda yer alır.

    Toplumlarda görülme oranı değişmekle birlikte, yüzde 30-40 ile en sık gerilim tipi baş ağrısı, 2. sıklıkta ise ortalama her 4-5 kişiden birini etkileyen migren görülüyor.

    Baş Ağrıları Çeşitleri

    1. Birincil Baş Ağrıları
      • Migren Ağrısı
      • Gerilim Tipi Baş Ağrısı
      • Küme Baş Ağrısı
    2. İkincil Baş Ağrıları
    3. Günlük Kronik Baş Ağrıları
    4. Strese Bağlı Gelişen Baş Ağrıları

    Baş ağrısında ACİL !!!

    Eğer baş ağrısı:

    • Ani ve çok şiddetli başladıysa
    • Ateş veya kusma eşlik ediyorsa
    • Hayatınızda ilk defa bu şekilde bir ağrı yaşıyorsanız
    • Sinir sistemine ait herhangi başka bir bozukluk eşlik ediyorsa
    • Bilincinizde değişiklik/ uykuya eğilim varsa

    hemen en yakın hastanenin acil servisine başvurunuz.

  • Mobbing

    Mobbing işyerinde çalışanların bir başka kişiye ve/veya kişileri rahatsız edici, ahlak dışı ve sistematik söz ve davranışlarla taciz etmesidir. Mobbing özellikle hiyerarşik bir yapılaþmanın olduğu gruplarda, zayıf bir kontrolün olduğu kurumlarda güçlünün altta kalanlara psikolojik yollardan baskı yapmasıdır.

    Mobbing Durumu Nasıl Ortaya Çıkar?

    • Mesleki yeterliliğin sorgulanması
    • Kişiye güvenilmediğinin hissettirilmesi
    • Kasten, verilen süre içinde bitirilemeyecek görevler verilmesi
    • Kişiden bilgi saklanması
    • Kişinin görmezden gelinmesi, gruptan izole edilmesi
    • Yetkilerinin azaltılması gibi durumlar olabilir.

    Mobbing’in Mağdur Üzerinde Olumsuz Etkileri

    İşyerlerinde psikolojik taciz genel olarak mağdur açısından fiziksel ve zihinsel rahatsızlıklara, davranış bozuklularına, sosyal sorunlara ve ekonomik zarara neden olmaktadır.

    Uyku bozuklukları, ağlama nöbetleri, konsantrasyon bozukluğu, gerginlik ve öfke, alınganlık, yüksek tansiyon, kalıcı uyku bozuklukları, mide ve bağırsak sorunları, aşırı kilo alma veya verme, alkol veya ilaç (madde) bağımlılığı, tedavi masrafları, işyerinden kaçma veya uzaklaşma (sık sık geç kalma, sıkça kullanılan hastalık izinleri), şiddetli depresyon, panik ataklar, kalp krizleri ve diğer ciddi hastalıklar, kazalar, üçüncü kişiye yönelik şiddet, intihar girişimleri bu etkilerden bazıları olarak sayılabilir.

    Mobing Mağdurları İçin Bireysel Mücadele Önerileri

    İşyerlerinde psikolojik tacize maruz kaldığını düşünen kişi öncelikle içinde bulunduğu durumu sağlıklı bir şekilde değerlendirmelidir. Kişi yaşanılan sürecin işyerinde psikolojik taciz olduğu yönünde kanaate varırsa;

    • Öncelikle çatışmadan kaçınılmalı ve sakin olmaya gayret etmelidir.
    • Psikolojik taciz üst yönetim tarafından gerçekleştirilmiyorsa konuyu üst yönetime uygun bir şekilde iletmelidir.
    • Psikolojik tacize uğradığını kanıtlayacak yazışma, not, mesaj, e-posta gibi bilgi ve belgeleri saklamalıdır.
    • Yaşanılan psikolojik taciz sürecine ilişkin günlük tutmalıdır.
    • Yaşanılan sürece şahit olan/ olabilecek çalışma arkadaşları ile görüşmelidir.
    • Kişi, üyesi olduğu sendikadan destek talep etmelidir.
    • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın İletişim Merkezi Alo 170’i arayarak, işyerlerinde psikolojik taciz konusunda uzman psikologlardan destek almalıdır.
    • Kişi, ihtiyaç duyduğunda tıbbi ve hukuki destek almalıdır.
    • İşyerlerinde psikolojik tacize maruz kalan kişi sorunu işyerinde çözemediği takdirde konuyu yargıya taşımalıdır.