Blog

  • 4857 sayılı İş Kanunu Tanımları (madde 2)

    Tanımlar

    Madde 2 – Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

    İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

    İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.

    (Ek fıkra: 23/7/2010-6009/48 md.; Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)

    İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.

    Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

    Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

    Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

    (Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde ellisine sahip oldukları ortaklıklarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereğince, yüklenici aracılığıyla çalıştırılanlar, bu şekilde çalışmış olmalarına dayanarak;

    a) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait kadro veya pozisyonlara atanmaya,

    b) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait işyerlerinin kadro veya pozisyonlarında çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenen her türlü malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya, hak kazanamazlar.

    (Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Sekizinci fıkrada belirtilen işyerlerinde yükleniciler dışında kalan işverenler tarafından çalıştırılanlar ile bu işyerlerinin tâbi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde kendi nam ve hesabına sözleşme yaparak üstlendiği ihale konusu işte doğrudan kendileri çalışanlar da aynı hükümlere tâbidir. Sekizinci fıkrada belirtilen kurum, kuruluş veya ortaklıkların sermayesine katıldıkları ortaklıkların kadro veya pozisyonlarında çalışan işçilerin, ortak durumundaki kamu kurum, kuruluş veya ortaklıkların kadro veya pozisyonlarına atanma ya da bu kurum, kuruluş veya ortaklıklarda geçerli olan malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanma talepleri hakkında da sekizinci fıkra hükümleri uygulanır. Hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere;

    a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması,

    b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması, yönünde hükümler konulamaz.

  • 4857 sayılı İş Kanunu Amaç Ve Kapsamı (madde 1)

    Amaç ve Kapsam

    Madde 1 – Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.

    Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.

    İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.

  • Yüksek rekabet, stresli iş ortamları bağırsakları bozuyor

    Modernleştikçe hastalıklarımız da artıyor. Eski yaşam koşullarını unutma, gıdalardaki değişim, iş koşullarının yarattığı stres bir çok hastalığa da davetiye çıkarıyor. Bu hastalıkların başında kolit geliyor.

    Kolokteral Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu, kolitin kişilik yapısıyla çok ilgili olduğunu belirtiyor, “Rekabetin çok yüksek olduğu, stresli iş ortamlarında çalışan insanlarda ve duyarlı, duygusal kişilerde kolit daha sık görülür” diyor…

    ülseratif-kolitin-belirtileriProf. Dr. Oktar Asoğlu, kolitin ne olduğunu şöyle açıklıyor, “Kalın bağırsaktaki bütün enfeksiyonlara kolit denir. Çeşitli türleri vardır. En sık görüleni spastik kolittir.

    En bilineni ve tedavi edilmesi gereken ise ülseratif kolittir. Kişinin kendi bağışıklık sistemi kalın bağırsağını düşman kabul ederek onu yok etmeye çalışır. Sonuçta da bağırsağın içinde yaralar açılır.”

    Gelişmişlik düzeyiyle artan hastalıklara dikkat çeken, “Toplum geliştikçe bağırsaklar bozuluyor” diyen Prof. Asoğlu, kolit belirtilerini şöyle sıralıyor, ” Bu hastalıkta kalın bağırsağın su emme fonksiyonu bozulur. Emilemeyen su atılır yani kişide ishal atakları olur. Ülseratif kolitte, yaraların kanamasına bağlı olarak dışkı kanlı çıkabilir. Toplumun yüzde beşinde, altısında görülen spastik kolitte ise kramp şeklinde karın ağrıları, iştahsızlık, halsizlik, kabızlık ve gaz şikayeti gibi belirtiler ortaya çıkar. Aslında sınav, proje dönemleri gibi zamanlarda hepimiz spastik kolit oluyoruz ve sonrasında atlatıyoruz” diyor.

    Kolitin gerçekleşme nedenlerini de sıralayan Prof. Oktar Asoğlu, günümüz yaşam koşullarının kolite zemin hazırladığını anlatıyor, “Genetik yatkınlık, stres, üzüntü, yaşam tarzı, bazı yiyecek ve içecekler, virüs ve bakteriler gibi pek çok nedeni var. Özellikle toplumlar geliştikçe bağırsaklar bozuluyor. Trafik stresinden yediğiniz yiyeceklere kadar her şey kolitin görülme sıklığını artırıyor.”

    Kolitin kişilik özellikleriyle de ilgisi olduğunu belirten Asoğlu, “Duyarlı ve duygusal kişilerde kolit daha sık görülür. Çalıştığınız işle de alakalı. Rekabetin çok yüksek olduğu, stresli iş ortamlarında çalışan kişiler kolite daha sık yakalanır” diyor.

    STRESTEN UZAK DURMAK ÖNEMLİ

    karin-mkleKolit teşhisi konulan kişilere önerilerde bulunan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, “Hastalara stresten uzaklaşmasını öneriyoruz. Ayrıca hastalığın alevlenme dönemlerinde sebze yemekleri ve salatalar gibi yüksek lifli yiyeceklerden, nohut gibi gaz yapacak baklagillerden uzak durmalılar. Laktoz toleransı olanlar laktozsuz sütleri içmeli. Protein ağırlıklı et, tavuk ve haşlanmış patates, lapa pilav yemeliler. Omega 3’ten yana zengin somon balığı yaraların iyileşmesini hızlandırır. Ayrıca bol bol su içilmeli.”

    Kolit tedavisi konusunda bilgiler de veren Prof. Asoğlu, “Hastalığın alevlenme dönemlerinde bağışıklık sistemini baskılamak için steroid tedavisi uygulanır. Bu dönem sonlandığında düşük dozlarda bağışıklık düşürücü ilaçlarla tedaviye devam edilir. Alevlenme dönemleri sıklaşan, ilaca yanıt vermeyen hastalarda da son tercih olarak cerrahi işlem düşünülür” diyor.

    Günümüzde laparoskopik yöntemle yapılan kolit ameliyatlarının son derece konforlu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oktar Asoğlu, robotik cerrahi ile iyileşme sürecinin hızlandığını, ameliyatta ve sonrasında görülebilecek riskli durumların çok azaldığını belirtiyor.

  • Sağlıklı bir ofis hayatı için öneriler

    [checklist]ofis-sagligi

    • Bir ortam ne kadar aydınlık olursa kendimizi o kadar dinç hissederiz. Bunun için, çalışılan ortamın aydınlık ve temiz olmasına dikkat edilmeli.
    • Bol oksijen almaya gayret gösterilmeli, zira bol oksijen, metabolizmayı hızlandırır.
    • İş yoğunluğuna dalıp su içmeyi unutanlardan olunmamalı. Su içmek zor geliyorsa, cam bir sürahi edinip, içerisine taze nane, kabuk tarçın ve limon dilimleri koyarak aroması değiştirilebilir.
    • Çok çay-kahve içenler şeker kullanmamalı ve kahveye krema koymamalı. Kahve beyazlatıcısı denilen bu ürünler, glikoz şurubundan elde edilir. Kola ve gazlı meşrubatlar da dikkatli tüketilmelidir.
    • Çay-kahveden alınan sıvı, su yerine geçmez, hatta vücuttan su kaybını artırır.
    • Genelde iş yaşamında yaşanılan bir sıkıntı da, öğle yemeklerinin çok yağlı olması ve doyurucu olmamasıdır. Öğle yemeğini evden getirmek tercih edilebilir.
    • Öğlen yemekleri dışarıda yeniyorsa, et ve salata seçeneklerinin olduğu yerlere gitmeye önem verilmeli.
    • Sabah kahvaltısı asla atlanmamalı. Poğaça ve meyve suyundan oluşan bir kahvaltı, besleyici değildir. Az yağlı peynir veya yumurta, mevsim sebzeleri, çavdar, tam buğday ekmeğinden oluşan proteinli bir kahvaltı yapılması tercih edilmelidir. Evde hazırlanamıyorsa, yenecek bir tostu, yağsız ve kepekli ekmekle hazırlanmış şekilde yenmeli.
    • Gerektiğinde hayır denebilmeli. Ofiste birçok çalışanın masasında abur cuburlar mevcuttur. Eğer kişi aç değilse, yememe prensibini edinmeli ve ikramlara kibarca hayır demeli.
    • İşlenmemiş ve paket olmayan gıdaları seçmeye özen gösterilmeli. Yemek aralarında atıştırmak için; taze ve kuru meyveler, tuzsuz kuruyemişler, süt, ayran bulundurulabilir.
    • Ofiste, sağlıklı beslenmek isteyen birkaç arkadaş bulunursa motivasyon artar.
    • Ofis içinde kısa yürüyüşler yapmak ve asansör yerine merdiveni kullanmak tercih edilebilir.

    [/checklist]