Blog

  • İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanları Belge Yenileme İşlemleri

    İşyeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Belgelerinin Yenilenmesi İçin Genel Müdürlüğe Sertifika Göndermeye Gerek Yok!

    İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanları’nın görev yetki, sorumluluk ve eğitimleri hakkında çıkartılan yönetmeliklerde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı belgelerinin 5 YILDA bir vize/yenileme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla sertifika süresi 5 yılını doldurmuş olan işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının vize/yenileme işlemleri için yeniden ÇSGB İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü‘ne başvurmaları gerekmektedir.

    İŞYERİ HEKİMLİĞİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI BELGELERİNİN VİZE İŞLEMLERİ HAKKINDA DUYURU

    Bilindiği üzere işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı belgelerinin vize işlemleri 20.07.2013 tarihli ve 28713 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkındaki Yönetmelik” ile 29.12.2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik” kapsamında yürütülmekte olup, söz konusu Yönetmelikler uyarınca işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı belgelerinin beş yılda bir vize ettirilmesi zorunludur.
    İşyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı belgelerinin vize işlemlerine ilişkin başvurularda;

    1- İSG-KATİP’ te kayıtlı olan işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının Ek-1’de yer alan dilekçe ile,
    2- İSG-KATİP’ te kaydı bulunmayan ve Türk Tabipleri Birliği tarafından düzenlenen işyeri hekimliği belgesine sahip kişilerin Ek-2’yer alan dilekçe ve ekleri ile
    birlikte Genel Müdürlüğümüze talepte bulunmaları gerekmektedir.

    Sertifika Yenilemeleri Nasıl Olacak?

    Sertifikalarını yenilemek isteyen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları

    Dilekçenizi ve (varsa) eklerini:

    T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,
    İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü,
    Yetkilendirme Dairesi Başkanlığı,
    İnönü Bulvarı No:42, Emek / Ankara

    adresine iadeli taahhütlü veya kargo ile gönderiniz

    Dilekçe örneklerinin pdf halini buradan indirebilirsiniz.

    İSG-Katip’te kayıtlı olan işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının sertifikalarını Genel Müdürlüğe göndermelerine gerek yok. Bu konu önemli çünkü 01.08.2016 tarihi itibarı ile Genel Müdürlüğüne gönderilecek belgeler iade edilmeyeceği bildirildi.

    Sertifika Parasının Yatırılması

    Her yıl belirlenen belge ve vize ücretleri İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün Ziraat Bankası Kurumsal Tahsilât Hesabına yatırılacak.

    Para yatırma esnasında dekontta hak (belge) sahibinin TC Kimlik Numarası, sertifika türü ve/veya sertifika sınıfı açıklama kısmına yazılacak.

    Belirtilen hesaba EFT veya Havale yoluyla para yatırılması Genel Müdürlük tarafından uygun bulunmadığından, ücret bizzat bankaya yatırılacak. Ücretin farklı bir hesap numarasına yatırılması halinde ise İSG Katip üzerinden sertifika tanımlaması yapılmayacak.

    Sertifikanız ücret yatırıldıktan ortalama iki hafta sonra (daha erken veya geç de olabilir) İSG KATİP üzerinden yenilenmektedir. Sözleşme yapabilirsiniz. Size ayrıca matbuu sertifika gönderilmeyecektir.

    İSG Katip’te kayıtlı olup da belgesi olmayan işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları, belgelerini İSG-Katip uygulaması üzerinden basabilecek.

    İşyeri Hekimliği Belgesi

    İSG-Katip’ten Belge Bastırmak

    İşyeri hekimleri ve İş Güvenliği uzmanlarının belgelendirilmelerine ilişkin olarak bu kişilerin görev, yetki, sorumluluk ve eğitimleri hakkındaki yönetmeliklerin ilgili maddesinde “belge almaya hak kazanan adayların belgeleri e-devlet sistemine geçildikten sonra Genel Müdürlükçe elektronik olarak düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm doğrultusunda artık belgelendirme işlemleri İSG Genel Müdürlüğü tarafından İSG Katip üzerinden elektronik olarak düzenlenmektedir.

    E-imzalı sertifikanın görüntülenebilmesi ve basılması için:

    • İSG-Katip‘e giriş yapın.
    • Sol menüden “Sertifikalar” sekmesine tıklayın.
    • Listelenen sertifikalarınızdan ilgili belgeyi tek tıkla seçin.
    • Seçim yaptığınız sayfanın hemen üstündeki menüden “E-imzalı Sertifika İndir” seçiniz.
    • Karşınıza bir kutucuk açılacaktır. Önce “Arka Plan” düğmesine tıklayın. Sertifikanın arka planı bilgisayarınıza inmeye başlayacaktır.
    • Tekrar aynı kutucuktan “Sertifika” düğmesine tıklayın. Sertifika taslağı bilgisayarınıza inecektir.

    Tüm indirme işlemleri kayıt altına alınmaktadır.

    Önce indirmiş olduğunuz Arka Planı kağıda yazdırın.
    Sonra aynı kağıdın aynı yüzüne indirmiş olduğunuz Sertifika taslağını yazdırın.

    Sertifikayı bastırmayı düşündüğünüz kağıdın kalitesine ve basım sırasına özen göstermenizi tavsiye ederim.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 21.09.2016
    Güncelleme Tarihi: 02.10.2017

  • Ev işlerinde ergonomi

    Çamaşır asmak, ütü yapmak, bulaşık yıkamak insanı nasıl sakatlayabilir? Ev işleri sırasında yaşanacak uzun süreli duruş bozukluğu ve dengeleme sorunları; omuz, kol, kalça, el bileği parmaklar, sırt, bel, kalça, diz ve ayak sorunlarına yol açar. Ancak basit önlemler alınarak bu sorunların önüne geçmek mümkün.

    evisleri1

    Evde işlerinde Ergonomi

    • Sağlıklı bir omurga duruşu için çalışma yüzeylerinin eşit mesafede yüksek olması önemli. Bunun için önünde durduğunuzda sırtınız kambur olmadan çalışabildiğiniz yükseklik sizin için en doğrusudur.
    • Belden çok fazla öne eğilmek omurga sağlığı açısından risklidir. Vücuttan 30 cm uzaklıkta sıklıkla yapılan işler, ağrıyla başlayan şikayetlere yol açar. Tezgah ve masada çalışırken, gövdenizin çok uzakta kalmamasına dikkat edin.
    • Lavaboda yıkama işi yaptığınızda bir adımınızı öne atarak çalışın ve öndeki bacağınızı belirli aralıklarla değiştirin.
    • Ev işlerinde, uzun süreli ayakta ya da oturarak çalışmamaya dikkat edin. Bu işleri gün içerisinde dönüşümlü olacak şekilde ayarlayın.
    • Vücudumuzu en çok yaralanmalara açık hale getiren hareketler, ani dönme hareketleridir. Uzun süreli ütü yapılırken, istemsiz olarak gövde sık sık dönme hareketi yapar. Çalıştığınız yöne doğru bir adım atın ya da ayaklarınızın yere tam temasını sağlayan döner bir taburede oturarak ütü yapın.
    • Sıkça kullandığınız eşyaları, dolapların göz seviyesi yüksekliğinde kolayca erişebileceğiniz yerlerinde muhafaza edin.
    • Perde asarken olduğu gibi ellerin başın üzerinde, dirseklerin omuzların üzerinde olduğu işler yaralanmalara yol açar. Bunu önlemek için merdiven gibi yükseltiler kullanın.

    evisleriutu

    • Çamaşır asarken, sepeti bir sandalyenin üzerine koyun, böylelikle öne doğru bükülmek zorunda kalmazsınız. Çamaşırlarınızı, bel çukurunuzu artırmadan, hafifçe öne doğru eğilerek asın.
    • Yer silmeyi dizlerinizin üzerinde yapmayın. Uzun saplı bir temizlik malzemesi kullanın.
    • Elektrikli süpürgesinin sapının yeterince uzun olmasına dikkat edin.
    • Dizlerinizin üzerinde durmanızı gerektirecek bir iş yapacaksanız, dizlik kullanın ya da dizin altına minder gibi yumuşak bir dayanak koyun. Bu süre boyunca tek dizinizin üzerine değişimli olarak durun.
    • Alışveriş çantalarını iki kola eşit olarak bölüştürün. Çok ağır yükler için alışveriş arabası kullanın.
    • Ev işleri sırasında mutlaka dinlenme molası verin. Her 50 dakikalık çalışma sonrasında 10 dakika dinlenin.
    • Bir de bu şarkıyı mutlaka dinleyin. >>>

    Geçmeyen ağrılar, kuvvet kaybı, uyuşma, yorgunluk, halsizlik, his kaybı, şişme ve yanma hissi, elleri sık sık sallama ihtiyacı, sıkı kavanozları ve kapı kollarını açmada zorlanma, taşınan bir eşyayı düşürme korkusu, gece uyanarak kolları sallama ihtiyacı, boynu ovma ihtiyacı gibi şikayetler sağlık sorunlarına işaret eden önemli sinyallerdir. Bu tür kas iskelet sistemi şikayetleri için ilaç kullanmak istemiyorsanız beni ziyaret etmelisiniz. >>>

     

  • Çalışan Anne ve Bebeği

    Hamilelik döneminde çalışan anne adayları için, doğum sonrası işe dönmek duygusal karmaşa yaratabiliyor. Özellikle çalışan kadınlarda görülen bebeğine karşı suçluluk duygusu, henüz küçük bir çocukken zihne kazınan “mükemmel anne” rolünden kaynaklanıyor. Ancak çalışan kadınları duygusal açıdan zorlayan annelik rolünün üstesinden gelmek ve iş hayatına rahatça devam edebilmek mümkün.

    Central Hospital’dan Uzman Psikolog Aycan Bulut, bebek sahibi çalışan annelerin yaşayacakları sorunlar hakkında bilgiler veriyor.

    calisananne

    Günümüzde artık kadınlar da, erkekler kadar iş hayatında aktif rol alıyor. Bu role ev kadınlığı, eş olma ve annelik de eklenince birtakım sorunlar yaşanabiliyor. Bu roller arasında sıkışıp kalan kadın, genellikle hangi görevine öncelik vermesi gerektiği konusunda endişeye kapılabiliyor. Bu nedenle de tüm rolleri en iyi şekilde ve eski haliyle yürütmeye çabalarken yıpranabiliyor. Kadınları özellikle duygusal açıdan zorlayan en önemli etken ise annelik rolü oluyor.

    Seçim yapmak anneyi ikileme düşürüyor

    Ülkemizde ne yazık ki birçok kadın sosyal, mesleki, maddi veya çeşitli baskılar nedeniyle bebeği doğduktan sonra çalışmak zorundadır. Böyle bir durumda seçim yapma olasılığı olan kadınlar ise, karar verme aşamasında büyük sıkıntı çeker ve ikileme düşerler. Uzmanların bu konu hakkındaki görüşleri de değişkenlik gösterir. Bazıları annenin hem çalışıp hem çocuğuna gerekli bakım ve yaşam koşullarını sağlayabileceğini savunurken, bazı uzmanlar ise ebeveynleri çalışan çocukların bu durumdan etkilenip zarar göreceğini savunur. Böyle bir durumda karar verme yetkisi karı-kocaya ait olmalıdır.

    Önceliklerinizi belirleyin

    Annenin çalışması bebeğe ve aile yaşantısına net olarak bir sorun oluşturmuyorsa annenin tekrar çalışmaya başlamasında herhangi bir sakınca yoktur. Ancak annenin ilk olarak önceliklerini belirlemesi, hangi rolün kendisine daha uygun olduğuna karar vermesi gerekir. çalışan anne

    Mükemmel anne olmaya çalışmayın!

    Genellikle çalışan annelerde görülen en önemli sorunların başında; fazla sorumluluk alma, yorgun düşme ve suçluluk duygusu gelir. Annenin bu sıkıntıları en aza indirebilmesi için eşinden, yakınlarından ve iş arkadaşlarından yardım alması büyük fayda sağlayabilir. Eğer kadının zamanı ve enerjisi azalırsa; hiçbir duruma yetememe, paniğe kapılma ve suçluluk duygusunda artışlar yaşayabilir. Bu sebeple mükemmel bir anne olmaya çalışılmamalı, mevcut şartlar değerlendirilerek duruma göre planlama yapılmalıdır.

    Tükenmişlik sendromuna dikkat!

    Annenin bebeğini bir bakıcıya veya ailesinden birine bırakıp iş hayatına devam edebilmesi için gereken süre, anne ve bebeğine göre farlılık gösterebilir. Bu süreçte en önemli konu, annenin işe dönmeye karar vermesi, bebeğinden ayrılmayı nasıl anlamlandırdığı ve nasıl yaşadığıdır. Eğer kadın aşırı şekilde suçluluk duygusu içindeyse, bebeğin bakımında yetersiz olacağını hissediyorsa ve tükenmişlik sendromu yaşıyorsa sağlıklı bir ayrılma sürecinden söz edilemez.

    Çalışan annelerde görülen tükenmişlik sendromu daha çok; eğitimli, titiz, çalışkan, mükemmeliyetçi ve hırslı kadınlarda ortaya çıkıyor. Böyle bir durumda modern ve hızlı şehir hayatı, kadının yaşam şartları, toplumsal rol ve sorumluluklar, bebeğin bakımında annenin yeri, iş dünyasındaki rekabet ortamı, akraba ilişkilerindeki beklentiler ve sıkıntılar gözden geçirilmelidir. çalışan anne

    Bebekten ayrılma süreci adım adım yapılmalı

    Bebeğin psikolojik gelişimi göz önüne alındığında, annenin hem fiziksel hem de ruhsal açıdan kendini hazır ve iyi hissetmesi gerekir. Bu sebeple bebekten ayrılma süreci adım adım gerçekleştirilmelidir. Bebekle ilgilenecek kişi, anne işe geri dönmeden 1 hafta önce eve gelmeli, anne ve bebekle zaman geçirmelidir. Böylece bebek hem bakıcıya alışır hem de anne bebeğini emanet edeceği kişiyi gözlemleyebilir.

    Bebeğiniz ve kendiniz için kaliteli zaman yaratın

    Çalışan annenin kendine ve bebeğine kaliteli zaman ayırması oldukça önemlidir. Bütün hafta bebeğin yanında olup ilgisiz olmaktansa, hafta sonu birlikte geçirilen 1-2 saati iyi değerlendirmek daha doğru olur. Bu süre içerisinde çeşitli aktivitelere katılmak, etkinlikleri değerlendirmek anne ve bebeğinin kıymetli ve dolu dolu bir zaman geçirmelerini sağlayabilir. Birlikte geçirilen bu kaliteli paylaşım saatleri sayesinde, çocuğun yanında olunamayan zamanlar telafi edilebilir ve annenin suçluluk duygusu en aza indirilebilir.

    Bebek sahibi olmak, kariyerinizin sonu değil!

    Bebek sahibi olmak, bir kadının kariyerinde sonun başlangıcı değildir. Günümüzde iş hayatında aktif olarak yer alan kadınlar, aynı zamanda annelik görevlerini başarıyla yapabilmektedir. Çalışan bir anne, hem işini hem de bebeğinin bakımını bir arada yürütebilir. Tek yapılması gereken, önceden plan yapmak ve çalışan bir anne olmanın getirdiği zorluklara hazırlıklı olmaktır.

  • Çalışanlarda Boyun Ağrısı

    Araştırmalar toplumun yarısı kadarının boyun ağrısı şikayetiyle doktora başvurduğunu gösteriyor. Ancak bu kişilerin sadece yüzde 10’un günlük faaliyetlerini etkiliyor. Tüm gün ekran karşısında çalışıyorsanız yaşamınızın bir döneminde boyun ağrısı çekmeniz kaçınılmaz. Ancak günlük hayatta alınabilecek basit önlemlerle boyun ağrılarının oluşmasını önlemek mümkün.

    Boyun ağrısı özellikle birçok ofis çalışanı ve elle kaldırma işi yapan çalışanların da şikayeti. Tüm gün bilgisayar karşısında çalışmak, günlük iş hayatındaki gerginlikler, ağırlık taşımanın ergonomi sağlanarak yapılmaması boyun ağrılarının artmasına neden olur.

    Boyun ağrıları, geçici, tekrarlayıcı veya sürekli olabilir. Ağrının neden kaynaklandığı ancak doktor kontrolü ile mümkündür. Mevcut ağrının neden kaynaklandığı ortaya konmadan işe devam etmek uygun olmaz. Nedene yönelik tedavi yapılıp, iş yerinde ve günlük hayatta alınacak önlemlerle işe devam edilebilir.

    boyunagrisi

    Alınması Gereken Önlemler

    [list]
    [li type=”glyphicon-arrow-right”]Yüzüstü yatmaktan kaçının. Bu pozisyon boynunuza fazladan yük bindirmektedir. Boynunuzun doğal kıvrımını destekleyecek bir yastık seçin.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Dişlerinizi sıkmamaya gayret edin. Bu hareket boyun kaslarınızı gerebilir.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Olabildiğince faal olun. Düzenli fiziksel aktivite yapan bireylerin tekrar eden boyun ağrısı geliştirme olasılığı çok daha azdır.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Zihinsel stres oranını düşürmeye çalışın. Boyun bölgesindeki gerilmeler kas zorlanmalarına neden olabilir. Dahası, olumlu bir yaklaşım takınmak boyun ağrınızla ilgili endişe etmenize veya sinirlerinizi bozmanıza engel olacaktır.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Aracınızdaki kafa desteğini ayarlayın. Doğru ayar, başınızı ve boynunuzu daha iyi destekleyecektir.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Telefonda konuşurken ahizeyi kafanız ve omzunuz arasında sıkıştırmaktan kaçının. Telefonda çok konuşuyorsanız kafanıza yerleştireceğiniz bir kulaklık-mikrofon tertibatı edinin.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Ekran göz hizasına gelecek şekilde çalışma masanızı, koltuğunuzu ve bilgisayarınızı ayarlayın.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Masabaşı işiniz varsa sık sık gerinin. Omuzlarınızı yukarı doğru kulak hizasına kadar yükselttikten sonra düşürebildiğiniz kadar düşürün. Bunu beş defa tekrar edin. Kürek kemiklerinizi birleştirin ve beş saniye süreyle öyle durduktan sonra gevşeyin. Yan boyun kaslarınızı esnetmek için oturur pozisyonda sol elinizle koltuğunuzun oturağına tutunarak güvde ve boynunuzu zıt tarafa doğru eğin. Ardından bu hareketi sağ elinizle tekrar edin.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Uzun süreler araç kullanıyor veya bilgisayar başında çok zaman geçiriyorsanız sık sık mola verin. Boynunuza fazladan yük bindirmemek için kafanızla omurganızı düz bir çizgi halinde tutmaya gayret edin.[/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Yük taşıma esnasında yüke yakın durun. Yükü bedeninize yakın şekilde göbek seviyesinde taşıyın. [/li][li type=”glyphicon-arrow-right”]

    Yükü kaldırmak için eğilirken dizlerinizi kırın. Kaldırmaya başlamadan önce karın kaslarınızı gerin (ki omurlarınız daha stabil hale gelsin)[/li][/list]

    Boyun Ağrısı Tedavisi

    Boyundaki ağrılar, bir ağrı kesiciyle geçebileceği gibi inatçı geçmeyen ağrılar da olabilir. En güzeli boyundaki ağrının neden kaynaklandığını tespit etmektir. Kas spazmına bağlı ağrılar alınacak basit tedbirlerle önlenebilir ve sıcak/soğuk uygulamalarla tedavi edilebilirken, ileri derece boyun fıtıklarına ağrı kesiciler fayda etmeyebilir, kısa süreli faydalı olur veya hiç fayda göstermez. Boyun fıtığı tedavileri için bir fizik tedavi veya beyin cerrahisi uzmanına danışılabilir. Ameliyat gerekli olmadıkça önerilmez. Bunun yerine akupunktur denenmeli. Son çare ameliyattır.

     

  • Aşırı Sıcakta Çalışma

    Havanın aşırı sıcak olması ve nem miktarındaki artış, ileri yaşa rağmen çalışanlarda özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde bedenen çalışanlarda bazı riskleri de beraberinde getirdiğini aktaran işyeri hekimi Dr. Fatih Hakan ÇAM, aşırı sıcakta çalışma nın sağlığa olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

    Yaşlılarda adaptasyon mekanizmaları yeterince iyi çalışmadığından ortamda meydana gelen sıcaklık ve nem değişimlerine uyum sağlamakta güçlük çekebilirler.

    Yapılan bilimsel çalışmalarda yazın ani sıcaklık değişimi ve yüksek nemin, özellikle 65 yaşın üstündeki yaşlı kadın ve erkek kalp hastalarında hayati tehlikelere neden olabildiği gösterilmiştir.

    Aşırı sıcak yaşlılarda nelere yol açar?

    Yükselen sıcaklık sonucu vücut ısısı da artar ancak bedenimiz artan vücut ısını dengeleyebilmek için terlemeye ve daha sık soluk alıp vermeye başlar. Bu esnada terleme ve solunum yolu ile su ve tuz kaybı olur.

    Nabız hızlanır, kalbin iş yükü artar, böbreklere binen yük artar. Damarlarda pıhtılaşmaya eğilim olur. Ciltte ve uç organlarda (el, ayak ve yüz kaslarında), hem atar hem de toplar damarlar genişler. Bu damarların genişlemesi neticesinde cilde ve uç organlara daha fazla kan gideceğinden iç organlara ve dolaysıyla kalbe giden kan miktarı azalır. Bu durum kalbin gereğinden çok ve hızlı çalışmasına neden olur.

    sicaktacalisma

    Tansiyonda öngörülemeyen değişiklikler (aşırı düşme veya aşırı yükselmeler) görülebilir. Yüksek nem oranı solunan havadaki oksijen miktarını göreceli olarak düşürür. Kanın oksijenlenmesi güçleşir. Kalp ve damar hastalarında, kalp yetersizliği, tansiyon yüksekliği, kalp ritm problemi olanlarda ve varisi olanlarda özellikle ileri yaşta çalışanlarda (>45 ve üstü) ciddi sağlık sorunları görülebilir.

    İşyerlerinde Alınması Gereken Tedbirler

    [list]
    [li type=”glyphicon-ok”]Çalışma vardiyaları günün sıcak saatlerine (11:00 – 14:00 arası) göre düzenlenebilir. Böyle bir düzenleme yapılamıyorsa güneş altında çalışacak ekibe destek verilerek kişi başına güneş altında çalışma süreleri kısaltılacak tedbirler alınması faydalı olur. Mümkünse dışarıda yapılması gereken işler günün erken saatlerinde ve akşam geç saatte planlanabilir.  [/li][li type=”glyphicon-ok”]Çalışma ve dinlenme süreleri yeniden gözden geçirilerek havanın ve çalışılacak ortamın durumuna göre verimi maksimuma çıkaracak şekilde ayarlanabilir.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Sıcak havalarda ve sıcak ortamlarda (>26 dereceden daha fazla ölçülen ortamlarda) zorlayıcı fiziksel aktivitelerden kaçınmak gerekir. İş mümkünse günün ilerleyen saatlerinde ve hava serinledikten sonra veya ortam sıcaklığı normal seviyelere indirildikten sonra yapılmalıdır.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Çalışılan ortamlarda ani ısı değişiminden korunmak gerekir. Çalışılan ortam iyi havalandırılmış olmalı. Mümkünse iklimlendirme yapılmalı ancak ortam çok soğutulmamış olmalı. (Normal bir oda ısısı 24 derece olmalıdır.)[/li][li type=”glyphicon-ok”]Çalışma kıyafetleri ince ve teri emecek özellikte (pamuklu) olmalı. Terlediğinizde terinizin klima altında kurumamasına özen gösterin. Mümkünse sık kıyafet değiştirerek vücudun nemli giysilerle temasını önleyin. Çalışma aralarında kıyafet değiştirme tedbirleri alınabilir.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Bol miktarda sıvı tüketilmelidir. Normal bireylere günde en az 2 – 3 lt. sıvı alımı önerilmektedir. Sıcak ortamda bedenen çalışanlar için bu miktar daha da arttırılmalıdır. Temiz, hafif soğuk ve her zaman ulaşılabilecek ve yeterli miktarda su kaynakları temin edilmelidir. Çalışanın sıvı elektrolit dengesini sağlamak için soda, ayran ve meyve sularıyla sıvı tüketimi arttırılması uygun olur.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Öğle arası veya vardiya yemeklerinde ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçının, az az ama sık aralıklarla yemeğe özen gösterin. Daha çok meyve ağırlıklı beslenme uygun olur. Dinlenme aralarında takviye olarak sulu meyveler çalışma verimini arttırır.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Kronik hastalığı bulunanların düzenli olarak işyeri hekimi tarafından takibi, düzenli ilaç kullanması, tek başlarına çalışmamaları, sağlık durumlarını ortaya koyan hekim raporuyla kontrolleri uygun olur.[/li]
    [/list]

     

  • Onaylı Defterde Bulunması Gereken Konu Başlıkları

    Yüksekte çalışma;

    onaylı-defterTüm yüksekte çalışacak personellerin, yüksekte çalışmaya uygun olduğu sağlık raporu ile belirlenmeli ve ehil kişiler tarafından yüksekte çalışma eğitimi verilmelidir. Sorumlu kişiler tarafından kontrol edilerek onaylanmış, bağlantı noktaları (ankraj vb.), iş ekipmanları ve standarda uygun kişisel koruyucu donanımlar (paraşüt tipi emniyet kemeri, çene bantlı baret vb.) ile çalışma yapması gerekmektedir. Sorumlu kişi tarafından çalışma izni onaylandıktan sonra yüksekte çalışma prosedürün uygun olarak çalışma yapılmalıdır.

    Merdivenler;

    Merdivenle çalışma yapılacak alanın zemini, kontrol edilmelidir. Merdivenin kaymasını önleyecek tırtıllı lastikli takoz vb. merdiven ayaklarına takılmalıdır. Merdiven ayakları tam olarak açılmalı, emniyet kayışı bağlanmış olmalıdır. Emniyet kayışı yok ise yerden ve üstte bağlanarak emniyetli hale getirilmelidir. 2Ayakların çevresi bariyerlenerek, eğimi 60 dereceyi geçmeyecek ve son 3 basamağına çıkılmadan çalışma yapılmalıdır. Merdiven, yapıların kat kenarlarına yakın yerlerde, şaftların üzerlerinde, boru boşluklarında kullanılmamalıdır. Trafo odalarında, elektrik tesisat ve teçhizatının bulunduğu yerlerde izolasyonu sağlanmış merdivenler kullanılmalıdır.

    Yüksek gerilim;

    Yüksek gerilim biriminde ilgili resmi mercilerden belge almış işletme sorumlusu bulundurulmalıdır.
    İşletme sorumlusu tarafından yüksek gerilim biriminin denetlenmesi, denetim sonuçlarının
    raporlanması ilgili eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir. Yüksek gerilim birimine işletme
    sorumlusu tarafından onaylanmış tek hat şeması ile manevra yönergesi yerleştirilmelidir. Yüksek
    gerilim birimlerine işletme sorumlusu dışında personelin müdahale etmesi engellenmelidir. Yüksek
    gerilimde çalışacak personellerin yüksek gerilim altında çalışma izin belgesi bulunmalıdır. Müdahale
    sırasında işletme voltajı ile standartlara uygun kişisel koruyucu donanımların (yalıtkan eldiven,
    yalıtkan çizme, yalıtkan tabure vb.) kullanılmalıdır. Gerilim altında olan alanlar, güvenlik ve sağlık
    işaretleri (yüksek gerelim, ark atlaması vb.) ve bariyerlerle sınırlandırılmalıdır.

    Mevsimsel sıcaklık değişimleri ve hava koşulları;

    Hava sıcaklığındaki değişim nedeniyle zeminde oluşacak buzlanma, donu önlenmek için tuzlama,
    solüsyonlama ve temizleme işlemleri düzenli olarak yapmalı ve tehlikeliyi ifade eden standartlara
    uygun güvenlik ve sağlık işaretleri (buzlanma vb.) yerleştirilmelidir. Yüksek alanlarda oluşan sarkıt
    vb. temizleme işlemi sırasında çevrede bulunan kişiler uyarılmalı, alan şerit veya bariyer ile
    çevrilmelidir. Balkon, asma kat vb. alanlarda yapılacak kar, buz temizleme işleminde çalışanlara
    standartlara uygun kişisel koruyucu donanım verilerek kullanılması sağlanmalıdır.

    Kaldırma, taşıma ve depolama;

    Kaldırma, taşıma ve depolama işlemi yapılmadan önce işin gerekliliği, yükün ve çalışma ortamının
    özellikleri ile fiziksel güç gereksinimi değerlendirilmelidir. Taşıma, kaldırma işleminde bireysel risk
    faktörleri değerlendirilerek periyodik test ve kontrolleri yapılmış kaldırma ve taşıma ekipmanları ile
    kaldırma ve taşıma işlemi yapılmalıdır. Depolama alanlarında bulunan raflara taşıma kapasitesini gösteren etiket/ levhalar yerleştirilmeli, ağır yükler alt raflara, tek elle rahatlıkla depolanabilecek malzemelerin üst raflara yerleştirilmesi sağlanmalıdır. Devrilme, yuvarlanma, düşme riski bulunan malzemelerin önüne bariyer yerleştirilmeli, malzemeler 3 metreden fazla olmayacak yükseklikte, yangın söndürme sistemleri ile aydınlatma sistemlerine zarar vermeyecek şekilde depolanmalıdır.

    Kimyasal maddeler kapalı, kilitli bölmelerde malzeme güvenlik bilgi formu bulundurularak, fiziksel
    ve kimyasal özelliklerine göre gerekli ise ayrıştırılarak depolanmalıdır.

    Kaldırma araçları ve basınçlı kaplar;

    Kaldırma araçları her kullanımdan önce operatörü tarafından fiziksel (gözle vb.) kontrol edilmeli, 3 ay
    da bir ehil kişiler tarafından periyodik test ve kontrolleri yapılarak raporlanmalı, raporda belirtilen
    uygunsuzluklar giderildikten sonra yeniden ehil kişi tarafından periyodik test ve kontrolleri
    gerçekleştirilmelidir.

    Basınçlı kaplar ilgili mevzuatta belirtilen özellikteki alanlarda bulunmalı yılda bir kez ehil kişiler
    tarafından kontrolleri yapılarak raporlanmalı, raporda belirtilen uygunsuzluklar giderildikten sonra
    tekrar ehil kişiler tarafından periyodik test ve kontrolleri gerçekleştirilmelidir.

    Yangın söndürme ve algılama sistemleri;

    Yangın söndürme tüpleri ilgili standarda uygun olarak 6 ayda bir, lastik yangın söndürme hortumları
    3 ay da bir, lastik olmayan yangın söndürme hortumları her kullanımdan sonra kurulanarak kontrol
    edilmeli ve kontrol sonuçları formlara işlenmelidir. Sprinkler, gaz ve duman algılama sistemleri ile
    alarm sistemleri düzenli olarak kontrol edilmeli ve kontrol sonuçları formlara işlenmeli, ilgili
    uygunsuzluklar hemen giderilmelidir. Yangın söndürme sistemi olmayan bölümlere/birimlere ilgili
    mevzuata uygun sprinkler ve söndürme sistemi olmalıdır.

    Kapalı ve derin alanlar;

    Zararlı, zehirleyici, boğucu veya parlayıcı gaz oluşma tehlikesi olan derin yerler (kuyu vb.) ile kapalı
    alanlarda (kazan, davlumbaz bacaları vb.) gazın miktarı ölçülmeli, çalışma yapmaya engel teşkil
    etmeyecek sınır değerlerde olduğu kontrol edilmelidir. Standartlara uygun kişisel koruyucu
    donanımlar (gaz maskesi, dozimetrik gaz ölçüm cihazları vb.) verilmeli ve kullanımı sağlanmalıdır.
    Patlama riski bulunan kapalı ve derin alanlarda ex-proof özellikte ekipmanlarla çalışma yapılmalıdır.
    Kapalı ve derin alanlarda çalışma prosedürüne uygun olarak çalışma izni sorumlu kişi tarafından
    onaylandıktan sonra çalışma yapılmalıdır.

    Makine ve ekipmanlar;

    Tüm makine ve ekipmanların hareketli aksamları (kayış, kasnak, delici, kesici kısmılar vb.), uzuv
    girmeyecek şekilde makine koruyucuları ile kapatılmalıdır. Devre dışı bırakılacak koruyucu
    muhafazalar için enerji sistemlerini kesen (swichtler vb.) koruyucular yerleştirilmelidir. Koruyucu
    muhafaza yapılamayan kısımlara müdahale edilmesini önlemek için sensörlü sistemler ile tehlikeli
    alana girişler engellenmelidir. Tüm makine ve ekipmanların bakım-onarım kayıtları tutulmalıdır.
    Makine ve ekipmanların güvenli bakım-onarım ve kullanım bilgilerinin yer aldığı talimatları alanlara
    yerleştirilmeli ve çalışanlara yazılı olarak beyan edilmelidir.

    Elektrik tesisatı ve elektrikli makine, ekipmanlar;

    Elektrik tesisatı, bakım-onarım ve kontrolleri yetkili elektrikçiler tarafından yapılmalı ve elektrik
    kaynaklı riskler ile ilgili çalışanlara sorumlu amiri tarafından eğitim verilmelidir. Panoların üzerinde
    elektrik tehlikesini ifade eden standartlara uygun güvenlik ve sağlık işaretleri, sorumlu kişilerin
    bilgileri ve önüne işletme voltajına uygun yalıtkan malzeme yerleştirilmelidir.

    Gerilim atlındaki kısımlarda, dokunmaya karşı dirençli izolasyonu sağlayan uygun muhafazalar
    bulunmalıdır. Panolara kaçak akım rölesi yerleştirilmelidir. Yılda bir kez ehil kişiler tarafından
    elektrik tesisatı ve topraklama sistemi kontrol edilerek raporlanmalı ve raporda belirtilen hususlar
    giderildikten sonra ehil kişi tarafından tekrar kontrol edilmelidir.

    Bakım -onarım çalışmalarında elektrik enerjisi kesildikten ve çalışma izni sorumlu kişi tarafından
    onaylandıktan sonra çalışma yapılmalıdır. Müdahale sırasında alana, standarda uygun uyarı işaretleri
    ile şerit/bariyerler yerleştirilmeli, standartlara uygun kişisel koruyucu donanımlar (yalıtkan eldiven,
    yalıtkan çizme vb.) verilmeli ve kullanımı sağlanmalıdır.

    Kimyasal maddeler ve kullanım sonrası oluşabilecek toksik, zehirleyici gazlar;

    Kimyasal maddelerle çalışan personele, kullanım, depolama ve malzeme güvenlik bilgi formunda yer
    alan bilgilere ait birim amirleri tarafından eğitim verilmelidir. Kimyasal maddeler, ilgili mevzuat ile
    kimyasal maddelerin malzeme güvenlik bilgi formuna uygun olarak oluşturulan depolama alanlarında
    depolanmalı ve taşınmalıdır. Kullanılan kimyasal maddelerin malzeme güvenlik bilgi formunda yer
    alan bilgilere ve standartlara uygun kişisel koruyucu ekipmanların (kimyasal eldiveni, kimyasal
    tulumu vb.) verilmesi ve kullanılması sağlanmalıdır.

    Soğuk depo alanları;

    Soğuk hava depolarında çalışma sırasında kapının kapanması durumunda depo alanı dışındaki
    personellere haber verilmesini sağlayacak zil, alarm vb. sistemlerin bulunmalı, yetkisiz kişiler
    tarafından depoya girişlerin önlenmeli (kartlı sistme giriş vb.) ve depo alanlarının kilitli olmalıdır.

    Kaygan zemin ve kesin, sivri kenarlar;

    Havuz, duş alanı vb. alanların zemini düz ve kaymaz malzeme ile kaplanmalı, yapılan işe göre
    (örneğin, bulaşıkhane, kazan yıkama alanı vb.) fazla su veya sulu malzemelerin birikmesini önlemek
    için yer sifonları, ızgara vb. sistemlerin bulunmalı, standartlara uygun uyarı levhalarının
    yerleştirilmelidir. Alanda bulunan mermer zemin, keskin kenar vb. alanlara darbe emici malzeme
    yerleştirilmelidi

  • İşe Girişte ve Periyodik Muayenede İstenecek Tetkikler

    İşe giriş ve periyodik muayenelerde istenmesi gereken tetkikler yapılan işe göre değişmesine rağmen belli başlı olanları burda kısa bir özet geçeceğim. Bu tetkikler işyeri hekimi tarafından uygun görüldüğünde detaylandırılabilir veya kısıtlanabilir. Burda önemli olan yapılan işe uygun tetkiklerin istenmesi gerektiğidir.

    tetkik

    Genel kanı işe girerken istenen tetkiklerin periyodik muayenelerde de tekrarlanması gerektiği (veya tam tersi: periyodik muayenede istenecek tetkiklerle işe girişte istenecek tetkiklerin aynı olması gerektiği) olsa da işe alımdan sonra karşılaşılan risk faktörleri değişmiş olabileceğinden işe giriş tetkikleri ile periyodik muayene tetkiklerinin aynı olmayabilir.

    Bu tetkikler:

    1. Tam Kan: Çalışanın genel durumu hakkında fikir verir.
    2. Biyokimyasal:
      1. ALT, AST: Karaciğer Fonksiyon Testleri, Özellikle kimyasallarla çalışanlarda giriş muayenesinde çalışanın herhangi bir sorunu olup olmadığını, periyodik muayenede ise kimyasalların karaciğer hasarı oluşturup oluşturmadığını ortaya koymak için elde bulunması gerekir.
      2. Üre, Kreatinin: Yine kimyasallarla veya beden gücüyle çalışanların böbrek fonksiyonlarının durumunu takip etmek için gerekir.
      3. Glisemi: Yüksekte çalışacaklar, dikkat gerektiren işler, sürekli efor gerektiren işler, diabet durumunun ortaya konması gibi bir çok nedenden dolayı MUTLAKA yaptırılması gereken tetkiklerdir.
    3. Tam İdrar Tetkiki: Üriner sistem hakkında bilgi edinmek ve ilerde karşılaşılabilecek herhangi maruziyet veya böbrek hasarıyla ilgili ipucu yakalayabilmek için yapılması gereken tetkik.
    4. EKG: Mevcut kalp durumunu kısmen ortaya koyabilmek adına elde bulunması gereken tetkiktir.
    5. Göz Muayenesi: Ekranlı araçlarla çalışanlarda, Yüksekte çalışacak olanlara, renklerle işi olanlara (kalite ayrımcılar, elektrikçiler, boyacılar vb.) gibi işlerde hem çalışanın durumunu ortaya koymak, hemde iş kazalarının önüne geçmek ve de iş verimini arttırmak için yaptırılması gereken bir tetkiktir.
    6. Akciğer Grafisi: Kişinin genel solunum yollarının değerlendirilmesi ve ilerde karşılaşılacak sorunlarda karşılaştırma için işe girişte ve periyodik olarak tekrarlanması gereken tetkiktir.
    7. Solunum Fonksiyon Testi: Tozlu, kapalı ortamlarda çalışanlar, kimyasal veya fiziksel olarak solunumsal hasara neden olacak risklerin bulunduğu iş yerlerinde yaptırılması gerekir.
    8. Odyogram: Gürültünün olduğu/olması muhtemel iş yerlerinde MUTLAKA işe girişte ve periyodik olarak yaptırılması gerekir. İşe girişte istenmesinin nedeni: Çalışanın işe girişte herhangi bir işitme probleminin olup olmadığını önceden tespit etmek gereğidir.
    9. Diğer Tetkikler (Solvent Etkilenmelerini Belirlemek için, Kişisel Maruziyetleri Belirlemek için…)

    Tüm bu tetkikler, sahada risk değerlendirmesi yapıldıktan ve kişisel bazda riskler değerlendirildikten sonra işyeri hekimi tarafından uygun görülmesi neticesinde yaptırılmalıdır.

    İş yeri hekimi her tetkiki uygun görmeyebilir, yaptırmayabilir. Bu liste dışında ek tetkikler isteyebilir. Çalışanın sağlık durumunun değerlendirilmesinden işyeri hekimi TEK BAŞINA sorumludur.

  • İşçinin kullandığı uzun süreli istirahat raporu fesih sebebi mi?

    Çalışanların sıkça sorduğu konulardan biri de, hastalık nedeniyle uzun süreli istirahat raporu kullanmanın İş Yasası yönünden, bir sakınca yaratıp yaratmayacağıdır.

    Uzun süreli istirahat raporunun işçi açısından olumsuz bir sonuç yaratması, rapor süresinin iş sözleşmesinin fesih bildirim süresini 6 hafta aşması halinde mümkündür. Bu itibarla fesih bildirim süresinin ne olduğunu bilmek gerekmektedir.

    Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi şarttır.

    İşçinin işteki kıdemine göre, iş sözleşmesinin fesih bildirim süresi değişmektedir. Bu bildirim süreleri 4857 sayılı İş Yasası’nın 17. Maddesi’ne göre şöyledir:

    İş sözleşmeleri;

    • İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
    • İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
    • İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
    • İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, Feshedilmiş sayılır.

    Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

    İşçinin hastalık ve kaza hallerinde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; istirahat sürelerinin yukardaki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. (4857 sayılı Yasa madde 25)

    Bu durumda;

    • Çalışma süresi altı aydan az olan işçi için, istirahat süresinin 8 haftayı aşması,
    • Çalışma süresi altı aydan bir buçuk yıla kadar olan işçi için, istirahat süresinin 10 haftayı aşması,
    • Çalışma süresi bir buçuk yıldan üç yıla kadar olan işçi için, istirahat süresinin 12 haftayı aşması,
    • Çalışma süresi üç yıldan fazla olan işçi için, istirahat süresinin 14 haftayı aşması, halinde;

    İşverenin bildirimsiz fesih hakkı doğar.

    Örnek: İşyerinde çalışma süresi 2 yıl olan işçiye hastalığı dolayısıyla 90 günlük istirahat raporu verildiğini varsayalım. Yukarda belirtildiği gibi, çalışma süresi 2 yıl olan işçinin istirahat süresinin 12 haftayı aşması halinde işverenin iş sözleşmesini feshetme hakkı bulunmaktadır.

    12 haftax7 gün= 84 gün.

    Rapor süresi= 90 gün.

    Fark= 6 gün.

    Rapor süresi 12 haftayı aşmaktadır.

    Bu durumda, işverenin iş sözleşmesini bildirimsiz feshetme hakkı doğar. Ancak iş sözleşmesi bu nedenle feshedilirse, işçinin kıdem tazminatı ödenmelidir. Kıdem tazminatının hesabında, 90 günlük rapor süresinin 12 haftayı aşan kısmı olan 6 gün dikkate alınmayacaktır.

    Ahmet Metin AYSOY

    www.muhasebeweb.com

  • Çalışanların 2 Günlük Rapor Ücretini İşveren Mi Öder?

    Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir.[1]

    Geçici iş göremezlik ödeneği, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde Kanunda belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde verilen ödenektir.[2]

    Hastalık, iş kazası, meslek hastalığı, analık halinde, durumun Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından alınmış istirahat raporu ile belgelenmesi  şartıyla, iş göremezliğe uğrayan sigortalıya Kurum tarafından geçici iş göremezlik ödeneği ödenmektedir.

    İş kazası, meslek hastalığında her gün için  analık halinde doğumdan önce ve sonra sekizer hafta, çoğul gebelik halinde doğumdan önceki süreye iki haftalık süre ilave edilerek her gün için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

    Ancak hastalık halinde,  4/a kapsamında( hizmet akdi ile) çalışan sigortalıların aldığı istirahat raporlarının 3. Gününden başlayarak  iş göremezlik ödeneği ödenir. Kurum  raporun ilk iki günü için ödeme yapmamaktadır.

     5510 Sayılı Yasa 18. Madde 1. Fıkrası b bendi ;

    4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için, geçici iş göremezlik ödeneği verilir.”  hükmünü içermektedir.

    Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 40. Maddesinde de Kanun hükmü tekrar edilmiştir.

    Kurum uygulamasının yasal dayanağı belirtilen hükümlerdir.

    İşçiler Kurumdan alamadıkları iki günlük iş göremezlik ücretini işverenden isteyebilir mi?

    İş Kanunu  32. Maddesi; “Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” hükmünü  taşımaktadır.

    Bu hüküm gereği, kural olarak ücret ancak bir iş karşılığı ödenir. Bunun istisnaları, yani çalışmadan çalışmış gibi ücret ödenmesi gereken günler(  hafta tatili, bayram, yıllık izin gibi)  kanunda ayrıca sayılmıştır.[3]  Hastalık halinde alınan raporlarda, SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği verilmeyen ilk  iki gün için  işveren tarafından ücret ödenip ödenmeyeceği  konusunda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte; son yıllarda Çalışma Bakanlığı müfettişleri tarafından  yapılan teftişlerde 2 günlük hastalık raporları üzerinde durulduğu ve işverenin ödeme yapmasının istendiği bilinmektedir. Bu uygulamaya gerekçe olarak ta,  İş Kanunu’nun “Geçici İş göremezlik” başlıklı 48/2 . Maddesi ve 49/4 maddesi  gösterilmektedir.

    İş Kanunu 48/2. Md.  “ Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.”

    İş Kanunu 49/4 Md. “Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir günlük ücreti ödenir.” Hükümleri yer almaktadır.

    İş Kanununda yer alan bu düzenlemeler, ücretin bir iş karşılığı olması gerektiği kuralının istisnasıdır.

    İlgili maddelerde aylık ücretli işçilerden bahsedilmiştir. Aylık ücrette ayın kaç gün olduğu önemli değildir. Belirlenen ücret,  ay kaç gün olursa olsun değişmez, maktu olarak işçiye ödenir. Oysa günlük ücret belirlendiğinde, işçinin aldığı ücret, ayın 28,29 ya da 30,31 gün olmasına göre değişir.

    Söz konusu maddelerde aylık ücretli çalışanlardan bahsedilmiş olduğundan, aylık maktu ücretle çalışanların hastalık nedeniyle rapor almaları  durumunda, SGK tarafından ödeme yapılan tutar mahsup edilecek ve SGK nun ödeme yapmadığı ilk iki gün işveren tarafından ödenmek zorunda kalınacaktır.

    Maktu aylık  belirlenmemiş,  işçi günlük, saatlik ücretle çalışıyor ise hastalık raporlarında işveren ilk iki gün için ücret ödemek zorunda kalmayacaktır. Çünkü bu şekilde ücret alanlar için İş Kanunu 48/2 veya 49/4. Maddedeki gibi istisnai bir düzenleme yoktur. Aksine İş Kanunu 25/I-b son fıkrada işçinin sağlık sebebi ile  iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemeyeceği belirtilmiştir.

    Sonuç itibariyle hastalık raporlarında, ilk iki gün için ücret ödenmek istenmiyor ise “aylık ücret” yerine, günlük, saatlik ücret şekillerinin seçilmesi uygun olacaktır. 

    [1] Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 38/1.md.

    [2] Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 38/2.md

    [3] 4857 Sayılı İş Kanunu 44,46,47,57.md

    Kaynak: SMMM Lütfi GÜLBENK (http://www.gulbenkmusavirlik.com/_calisanlarin-2-gunluk-rapor-ucretini-isveren-odemeli-mi-104.html)

  • İşyeri Gebe Takibi Hakkında

    hamileler-ne-zamana-kadar-calisabilirResmi Gazete Tarihi: 16.08.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28737

    GEBE VEYA EMZİREN KADINLARIN ÇALIŞTIRILMA ŞARTLARIYLA EMZİRME ODALARI VE ÇOCUK BAKIM YURTLARINA DAİR YÖNETMELİKe göre:

    Bilgilendirme ve değerlendirme

    Çalışan, gebelik ve emzirmeye başlama halinde işverenini bilgilendirir.

    İşveren, gebe veya emziren çalışanın sağlık ve güvenliği için tehlikeli sayılan kimyasal, fiziksel, biyolojik etkenlerin ve çalışma süreçlerinin çalışanlar üzerindeki etkilerini değerlendirir. Bu değerlendirme sonucuna göre bu sayfada belirtilen genel ve özel önlemleri almalıdır.

    İşveren, işyerindeki maruziyetin şeklini, düzeyini ve süresini çalıştırılamayacağı işleri ve izlem formundaki etkenler, süreçler, çalışma koşulları veya özel bir riske maruz kalma olasılığı bulunan işleri de;

    a) sağlık ve güvenlik risklerinin, gebe veya emziren çalışanlar üzerindeki etkilerini belirlemek

    b) alınacak önlemleri kararlaştırmak

    üzere değerlendirir. Bu değerlendirmede kişisel olarak çalışanı etkileyen psikososyal ve tıbbi faktörleri de dikkate alır.

    Gebe veya emziren çalışan, işyerinde yapılan değerlendirmenin sonuçları ile sağlık ve güvenlik amacıyla alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirilir.

    Değerlendirme sonuçlarını izleyen eylem

    Değerlendirme sonuçları, gebe veya emziren çalışan için sağlık ve güvenlik riskini veya çalışanın gebeliği veya emzirmesi üzerindeki bir etkiyi ortaya çıkardığında işveren, ilgili çalışanın çalışma koşullarını ve/veya çalışma saatlerini, çalışanın bu risklere maruz kalmasını önleyecek bir biçimde geçici olarak değiştirir.

    Çalışma koşullarının ve/veya çalışma saatlerinin uyarlanması mümkün değilse, işveren ilgili çalışanı başka bir işe aktarmak için gerekli önlemleri alır.

    Sağlık raporu ile gerekli görüldüğü takdirde gebe çalışan, sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde çalışanın ücretinde bir kesinti yapılmaz. Başka bir işe aktarılması mümkün değilse, çalışanın sağlık ve güvenliğinin korunması için gerekli süre içinde, isteği halinde çalışanın tabi olduğu mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ücretsiz izinli sayılması sağlanır. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.

    Gece çalışması

    Kadın çalışanlar, gebe olduklarının sağlık raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar.

    Yeni doğum yapmış çalışanın doğumu izleyen bir yıl boyunca gece çalıştırılması yasaktır. Bu sürenin sonunda sağlık ve güvenlik açısından sakıncalı olduğunun sağlık raporu ile belirlendiği dönem boyunca gece çalıştırılmaz.

    Çalışma saatleri

    Gebe veya emziren çalışan günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.

    Analık ve süt izni

    Çalışanın tabi olduğu mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla analık ve süt izninde 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 74 üncü maddesi hükümleri uygulanır. (8 hafta doğum öncesi ve 8 hafta doğum sonrası olmak üzere toplam 4 ay… Çoğul (ikiz gebeliklerde) bu süre artar.

    Gebe çalışanın muayene izni

    Gebe çalışanlara gebelikleri süresince, periyodik kontrolleri için ücretli izin verilir.

    Emziren çalışanın çalıştırılması

    Emziren çalışanların, doğum izninin bitiminde ve işe başlamalarından önce, çalışmalarına engel durumları olmadığının raporla belirlenmesi gerekir. Çalışmasının sakıncalı olduğu hekim raporu ile belirlenen çalışan, raporda belirtilen süre ve işlerde çalıştırılamaz.

    Gebe Çalışanlar için: