Blog

  • İşyerinde stresle mücadele etme yöntemleri

    Ofisinizde sandalyenizi ve masanızı terk etmeden vereceğiniz kısa molalar yararlı olacaktır: Gözlerinizi kapatın, yavaş ve derin nefes alarak kendinizi kısa bir tatile çıkarın. Tatili kum, güneş, denizle mi, dağda kayak yaparak mı geçireceğinize siz karar verin. Dalgaların sesini dinleyin, denizin kokusunu içinize çekin ya da iliğinize kadar işleyen soğuğu hissedin.

    Masanızda bir el egzersiz aleti, bir tenis topu ya da iki adet uzak doğu işi stres metali bulundurun. Gergin olduğunuzda bunlarla oynayabilirsiniz. Egzersiz aleti ya da tenis topunu sıkabilirsiniz. Kas hareketleri ve bu esnada artan dolaşım stresinize iyi gelecektir.

     

    Çalışmaktan bunaldıysanız yavaş, uzun ve sakin nefesler alıp verin. Havayı burnunuzdan çekin, ağzınızdan son derece yavaş bir şekilde boşaltın. Derin bir nefes aldıktan sonra onu içinizde 5 saniye kadar tutun ve sonra yavaş yavaş bırakın. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarlayın.

    Çok sıkıştığınız zamanlarda eşinizi, çocuklarınızı, arkadaşlarınızı ya da uzun zamandır fırsat bulup bir “alo” diyemediğiniz anne-babanızı arayın. Onların sesleri, duyguları, güçleri size iyi gelecektir.

    Masanızda bir limon kolonyası ya da limon veya elma gibi kokulu bir meyve bulundurabilirsiniz. İş ortamınızın kokusu ruhsal gerginliğinizi azaltıp çoğaltabiliyor. Araştırmalar, stresin aromaterapiden yani kokuların gücünden çok etkilendiğini ortaya koyuyor. Vanilyalı kokular, portakal-çikolata karşımı kokular, okaliptüs kokusu, limon, ylang ylang kokusu stresi yatıştırıyor.

    İş yerlerinde çalınan hafif müziklerin stres yükünü azalttığı belirtiliyor. Özellikle hafif müzikler, meditasyon amacıyla geliştirilmiş dalga, su, yağmur seslerinin bulunduğu sesleri içeren müzikler bir stres temizleyicisi gibi çalışıyor. Tersine gürültülü ortamların ses kirliliğine ve stresi yükseltmeye yol açabileceği de aklınızda olsun.

    Stresin en önemli etkeni zaman baskısıdır. Zamanınızı iyi yönetebilirseniz, stresiniz azalacaktır. Bunun iki yolu var. Biri programınızı gevşetmeniz, diğeri liste yapmanızdır. Liste yapmak sadece günlük işleri sıralamak anlamına gelmiyor. Öncelikleri belirlemek, lüzumsuz olanları ayıklayıp çöpe göndermek gerekiyor. Yapılacak işler listesine çok fazla madde koymamak da önemli.

    Ciddi, asık suratlı, salt iş odaklı çalışanların yoğun olduğu iş yerlerinde stresle mücadelen daha zordur. Dozunda ve zamanında yapılan espriler, güzel fıkralar, sürprizler ve bazen güçlü bir kahkaha sadece gergin kasları değil gergin ortamı da yumuşatabiliyor. Gülmek vücuda daha fazla oksijen girmesini sağlıyor, beyni dinlendiriyor, kan basıncını düşürüyor.

    İşiniz ne kadar önemli olursa olsun mutlaka bir zaman aralığı yaratmaya çalışın. Bu zaman aralıklarını yeni işler için değil arkadaşlarınızı aramak, diğer çalışanlarla sohbet edip gırgır yapmak, masadan kalkıp dolaşmak hatta mümkünse çıkıp biraz hava almak için kullanın. Yanınızda çalışanları dinleme fırsatı olarak da değerlendirmeniz mümkündür.

    İşyerinde dost bir çevre oluşturmak, iyi ve güvenli ilişkiler kurmak stres yönetimini kolaylaştırıyor.

    Sadece yediklerinize değil içtiklerinize de dikkat edin

    Yeni bulgular kilo sorunundaki artışın arkasında gözden kaçmış bir problemin yatabileceğine işaret ediyor: Aşırı içecek tüketimi! North Carolina Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışmada Amerikalıların bir günde tükettikleri toplam kalorinin 1965’te yüzde 12’si içeceklerden geliyorken, bu rakam 2002’de yüzde 21’e, son birkaç yılda da yüzde 30’a yükselmiştir. Alkollü içeceklerin tüketimindeki artışın önemli bir nedeni, özellikle sosyal toplantılarda bu içeceklerin daha fazla içilmeye başlanmasıdır. Ayrıca araştırmanın sonuçlarına göre yüzde 100 meyve suyu veya meyve suyu konsantrelerinin tüketimindeki artışın da etkisi vardır. Araştırma sonuçları, özellikle çocukluk yaşlarında ve 40’lı yaşlar sonrasında tüketilen içeceklerden kazanılan kalorilere dikkat edilmesi gerektiğini belirtiliyor. Eğer kilonuzu daha kolay yönetmek istiyorsanız içeceklerden kazandığınız kalorileri dikkatle izlemenizi öneriyoruz. Bir bardak kolalı içeceğin 100-120, meyve suyunun 150 kaloriye kadar enerji verebileceğini, bir bardak şarapta ortalama 80, bir duble rakı veya viskide 300’e yakın kalori bulunabileceğini hatırlatalım.

  • Kronik Strese Bağlı Baş Ağrıları

    Kronik Strese bağlı baş ağrısı genellikle başınızın etrafında gergin bir bant varmış gibi bir his uyandıran ve hafiften orta şiddete kadar yayılma gösteren bir ağrı tipidir. Daha çok başta ağırlık, basınç, sıkışma olarak ifade edilir. Kas kasılmaları ile beraber gerçekleştiği için gerilim tipi baş ağrısı diye anılan bu ağrılar bulantı, kusma, ışıktan rahatsız olma gibi migren özellikleri taşımaz. (Migren ağrılarıyla ilgili yazımıza bir göz atınız.)

    Kronik Strese bağlı gerilim tipi baş ağrısını atlatmak için genellikle sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek, etkili alternatif tedaviler bulmak ve uygun ilaçlar kullanmak gereklidir.

     

    Bu tür baş ağrıları bazı kişilerde sadece zaman zaman yaşanabilirken, bazı kişilerde ise neredeyse her zaman olabilmektedir. Baş ağrısı, en az üç ay boyunca ve bir ayda 15 veya daha fazla gün boyunca oluşursa, bu ağrılar kronik olarak kabul edilir. Eğer bir ay içinde 15 defadan daha az bir süre ağrılar varsa, bu baş ağrıları da epizodik olarak kabul edilir. Baş ağrısı genellikle hafiften orta şiddete kadar bir yoğunlukta tarif edilir. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir ve bir baş ağrısı aynı kişide de farklılık gösterebilir.

    Kronik Strese Bağlı Baş Ağrısının Migrenden Farkı?

    Gerilim baş ağrısını bazen migrenden ayırt etmek zor olabilir, ancak migrenin bazı formlarının aksine, gerilim tipi baş ağrısı genellikle görsel bozukluklar (kör noktalar veya yanıp sönen ışıklar), bulantı, kusma, karın ağrısı, güçsüzlük, konuşmada bozukluk veya bir tarafında uyuşma gibi belirtilerle ilişkili değildir. Fiziksel aktivite genellikle migren ağrılarını artırabilirken, gerilim tipi baş ağrısını daha kötü yapmaz. Işığa veya sese karşı artan hassasiyet gerilim tipi baş ağrısı ile ortaya çıkabilir, ancak bu belirtiler yaygın değildir.

    Doktora Ne Zaman Gitmeli?

    Kronik Strese bağlı geliştiğini düşündüğünüz baş ağrısı günlük hayatınızı bozuyor veya haftada iki defadan daha fazla miktarda ilaç alma gereği duyarsanız, artık doktorunuzdan randevu alma vaktinin geldiğini göstermektedir.

    Mevcutta bir baş ağrısı geçmişiniz varsa bile ağrıda aniden artan değişiklikler olduğunu düşünüyorsanız, yine bir doktorunuza görünmeniz uygun olacaktır. Baş ağrıları bazen zayıf bir kan damarı yırtılması (anevrizma) veya bir beyin tümörü gibi ciddi bir tıbbi durumun habercisi olabilir. Bu durumu dışlamak için doktorunuza durumunuz hakkında bilgi vermelisiniz.

    Eğer aşağıdaki işaret veya belirtilerden herhangi biri sizde varsa, acil yardımı aramanız gerekir:

    • Gök gürültüsü gibi olabilen ani, şiddetli baş ağrısı,
    • Yüksek ateş, ense sertliği, zihinsel karışıklık, nöbet, çift görme, güçsüzlük, uyuşukluk veya konuşma zorluğu ile beraber gelen baş ağrısı,
    • Bir kafa travması sonrası özellikle kötüleşen baş ağrısı,
    • Öksürük, ıkınma ve efor artışı ile tetiklenen kronik ve ilerleyici baş ağrısı gibi.

    Stresin Neden Olduğu Baş Ağrılarında Risk Faktörleri

    Kadın olmak: Yapılan çalışmalarda kadınların neredeyse yüzde 90’ı ve erkeklerin yaklaşık yüzde 70’inin hayatları boyunca en az bir kez gerilim tipi baş ağrısı yaşadığını göstermiştir.

    Orta yaşta olmak: Bu tip baş ağrıları her yaştan insanda görülebilmesine rağmen, 40’lı yaşlarda zirve yapmaktadır.

    Ağrıyı Tetikleyici Nedenler

    Elbette başka diğer faktörler de kronik stres tipi baş ağrısı gelişimine katkıda bulunabilmektedir. Ancak çalışanlar arasında potansiyel tetikleyicileri şu şekilde listeleyebiliriz:

    • Stres (Yoğun çalışma temposu, iş güvencesi kaygıları, iletişim problemleri)
    • Depresyon ve anksiyete (kaygı) bozukluğu (tanısı konmuş hastalıklar)
    • Kötü duruş pozisyonları, (Vücut şekil ve postür bozuklukları)
    • Biçimsiz pozisyonlarda çalışmak veya uzun süre aynı pozisyonda çalışmak, (Ergonomik konfor bozuklukları)

    Kronik Strese Bağlı Baş Ağrısının Tedavisi

    Stres ve gerilim tipi baş ağrısının tedavi şekli, hastadan alınan ayrıntılı bilgi, klinik muayene, yardımcı muayene yöntemlerinden çıkacak sonuçlar ışığında planlanmalıdır. Tüm bunlar tedavinin ayrılmaz birer parçasıdır.

    Deneyimli bir hekim, hastayla görüşmesinin ilk birkaç dakikasında hastada gerilim tipi veya stres kaynaklı baş ağrısı olduğu tanısını koyabilir. Önemli olan hastada baş ağrısının nedeninin doğru olarak teşhis edilmesi ve bunun hastaya net bir şekilde anlatılmasıdır.

    Hasta birçok  hekime gitmiş, çeşitli muayenelerden geçmiş, tahlil ve bir sürü tetkikler yaptırmış olabilir. Sonunda hastaya beyninde bir rahatsızlık, bir bozukluk olmadığı söylenmiş olabilir. Ancak tüm bunlara rağmen hasta tekrar baş ağrısıyla baş başa kalmıştır. Bu noktada, hekim, bu baş ağrısını ortaya çıkaran mekanizmayı hastaya izah etmelidir.

    Beyninde herhangi bir probleme rastlanmadığı halde ağrı nasıl olmaktadır, yaşam olayları ve alışkanlıklarıyla baş ağrısı arasında ne gibi ilişkiler vardır? Hangi yaşam olayları baş ağrısını tetiklemektedir? Tüm bunlara dair bilgi edinen hasta, baş ağrılarını ortaya çıkaran ya da artıran yaşam olaylarını gözlediği, takipler boyunca bu konularda bilinçlendiği oranda, baş ağrılarını kontrol etme yönünde kendine has yöntemler geliştirecektir.

    Çoğu zaman bu tip baş ağrısı yaşayan bazı insanlar tıbbi yardım istememekte ve kendi başlarına ağrıyı tedavi etmeye çalışmaktadırlar. Sorun şu ki, ağrı kesicilerin aşırı kullanımı da baş ağrısına neden olabilir. Basit reçetesiz ağrı kesiciler genellikle baş ağrısının azaltılması için, tedavinin ilk adımı olarak kullanılmaktadır. Bu ilaçlar, aspirin, ibuprofen, ve naproksen sodyum ve diğerlerini içerir.

    Düzenli aralıklarla alınan bazı ilaçlar atakların sıklığını ve şiddetini azaltabilir. Sık sık baş ağrısı oluyorsa veya kullandığınız ağrı kesici ilaçların ve stres yönetimi tekniklerinin etki etmediği tip baş ağrınız varsa bunun yerine tamamlayıcı tıp uygulamaları da doktorunuz tarafından önerilebilir. Ayrıca baş ağrınız ara ara gerçekleşiyor, ağrı kesici ilaçların aşırı kullanımından kaynaklanıyor veya başka bir nedenden dolayı ağrı kesici ilaç alamıyorsanız tek başına akupunktur, biyoenerji gibi uygulamalar ile de baş ağrınızla başa çıkmanızı sağlayabilir.

    Akupunktur ile Kronik Strese Bağlı Baş Ağrısının Tedavisi

    Her geçen gün giderek sıklaşan baş ağrısında akupunktur uygulaması diğer tedavilerin önüne geçmeye başlamıştır. Yan etkisinin olmaması ve ilaç tedavilerinden daha etkili olması bu gelişmeye sebep olmuştur. Yapılan çok yönlü bilimsel çalışmalarda akupunkturla tedavi edilen baş ağrılı hastaların yüzde 90 gibi büyük bir oranının bu tedaviden şifa bulduğu ortaya çıkmıştır.

    Akupunktur dışında ayurveda, biyoenerji, refleksoloji gibi uygulamalar ve bitkilerin kullanılması da sonuç alınan tedavi metodları olarak kullanılabilir.

    Masaj: Masaj, stresi azaltmaya ve gerginliği hafifletmeye yardımcı olabilir.  Özellikle baş, boyun ve omuz arkasındaki gergin kasları rahatlatmak için etkilidir. Bazı insanlarda masaj da baş ağrısında rahatlama sağlayabilir. Parmak uçlarınızla, baş, boyun ve omuz kaslarınıza hafifçe masaj yapınız veya başkasına yaptırın.

    Derin nefes alma, biofeedback ve davranış terapileri: Bir dizi derin nefes alma ve biofeedback gibi rahatlama terapileri gerilim tipi baş ağrıları ile baş etmede faydalı olabilmektedir. Anksiyete (kaygı) bozukluğu ya da depresyon sorunu mevcutsa, davranış terapisi stres ve ağrı ile başa çıkmada yararlı olabilir.

    Başağrılarınız için SİZ ne Yapabilirsiniz?

    Çeşitli stratejiler (dinlenme, buz torbaları ile kompres veya uzun sıcak bir duş) ilaç kullanmadan kronik gerilim baş ağrısı şiddetini ve sıklığını azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Bu yaklaşım tarzı baş ağrısı için herhangi bir tedavi planının önemli bir parçası olabilir.

    Stres düzeyini ayarlayın: Stres gerilim tipi baş ağrısı için yaygın bir tetikleyici olarak bilinmektedir. Stresi azaltmanın bir yolu yapacağınız işleri iyi planlamak ve günlük işleri iyi organize etmektir. Başka bir yol da rahatlamak için kendinize daha fazla zaman ayırmanızdır. Eğer stresli bir durumla karşı karşıya kalırsanız, geri adım atınız ve duygusal bütünlüğü sağlamaya çalışınız.

    Sıcak veya soğuk uygulama: Ağrıyan kaslara ısı veya buz uygulanması, gerilim tipi baş ağrısını azaltabilir. Hangisini uygulayacağınız kişisel tercihinize kalmıştır. Kimi hastalar soğuk tercih ederken bazı insanlar sıcağı daha etkili bulmaktadır. Sıcak tercih ederseniz, sıcak su şişesi, sıcak bir kompres veya sıcak bir havlu kullanabilirsiniz. Sıcak bir banyo veya duş da yardımcı olabilir. Tercihinizi soğuktan yana kullanmışsanız, buz parçalarını kullanmadan önce bir bez ile sarmanız cildinizi korumanız için önemlidir.

    Duruşunuzu mükemmelleştirin: İyi bir duruş kaslarınızı gerilmekten koruyacaktır. Bu durum kas, bağ, kiriş ve kemikleriniz üzerinde minimum yük oluşmasını sağlar. İyi duruş vücudun tüm bölümlerini destekleyip koruyarak verimli hareket etmesine olanak sağlar. Ayakta iken, omuzlarınızı geri ve başınızı dik tutunuz. Otururken, uyluklarınızın yere paralel ve başınızın öne doğru eğik olmadığından emin olunuz.

  • Ergonominin Faydaları

    Efektif bir ergonomi çalışması sizlere birçok farklı alanda faydalar sağlayacaktır.

    1. Ergonomi maliyetleri azaltır.
    Sistemli bir şekilde yapılan ergonomi çalışmalarıyla kazalar, yaralanmalar azalacak ve bu sayede yüksek maliyetli tazminatlarla karşı karşıya kalmayacaksınız.

    2. Ergonomi üretimi geliştirir.
    Ergonomi çalışmaları sayesinde çalışanlarınız iyi bir çalışma pozisyonunda, daha az güç sarf ederek, daha az zorlayıcı hareket yaparak çalışır ve bu sayede işletmenizin verimliliği artar.

    3. Ergonomi kaliteyi geliştirir.
    Ergonomi açısından uygun olmayan şartlar çalışanların toplam iş yükünün artmasına sebep olur ve çalışanların toplam iş yükü ne kadar fazla ise, bir o kadarda çalışanların performanslarında azalma meydana gelir. Sonuç olarak hem hizmet sektörü hem de üretim sektörü olsun çalışanlarınızın performansı azaldıkça, sunmuş olduğunuz kalite azalacaktır.

    4. Ergonomi çalışan bağlılığını artırır.
    Firmalar çalışanların sağlığı ve güvenliği için ne kadar önem verirse, çalışanların devamsızlıkları azalır, moralleri artar, performansları artar ve efektif bir çalışma ortamı sağlanmış olur.

    5. Ergonomi çalışmaları güvenlik kültürünü oluşturur.
    Ergonomi çalışmaları firmanızın iş sağlığı ve güvenliğine ne kadar önem verdiğini de göstermektedir. Ergonomi çalışmaları çalışanları iş güvenliğine teşvik edecek ve güçlü bir güvenlik kültürü oluşturmanıza yardımcı olacaktır.

    Unutmamalısınız ki sağlıklı ve mutlu çalışanlar firmanızın en büyük kazancıdır.

  • Ergonomiye Genel Bakış

    Ergonomi, çalışanların yetenek ve kısıtlılıklarına göre çalışma alanlarının düzenini inceleyen bir bilim dalıdır.

    Peki çalışma alanları neden önemlidir?

    İyi bir çalışma alanı sayesinde çalışanlarınız daha rahat şartlarda çalışacak, yorgunlukları ve yıpranma süreleri azalacak ve çalışanlarda iş kazası ve meslek hastalıkları (özellikle kas iskelet sistemi hastalıkları) sıfır düzeyine inecektir. Aksi takdirde çalışma alanları yüzünden kalite seviyeleri, üretim seviyeleri düşecek ve verimliliğiniz azalacaktır.

    Sistematik ergonomik iyileştirmeler sayesinde kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına sebep olan riskler ortadan kalkacak ve çalışan işinde daha üretken daha verimli bir şekilde çalışmaya devam edecektir. Bu çalışmalar sayesinde işinizi, çalışanlarınızı geliştirecek ve en önemlisi çalışma alanında bulunan birçok riski ortadan kaldırmış ve daha güvenli bir çalışma ortamı sağlanmış olacaktır.

    Fakat nerden başlamalısınız?

    Diğer şirketlerin ergonomi ile ilgili hangi çalışmaları yaptıkları ve nasıl sonuçlar elde ettiklerini incelemelisiniz. İş yerinizde ergonomi çalışmalarına ihtiyacınız var mı, var ise nasıl zaman ayıracaksınız, nasıl yürüteceksiniz, kaynakları nasıl yöneteceksiniz?

    Bu soruları cevaplamak ve sizlere ergonomik çözümler üretmek için buradayız.

  • Ergonomi nedir?

    Ergonomi  kısaca “fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci” diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor. Öyle ki artık sadece fiziksel çevrenin ergonomisinden değil, doğrudan insanın zihnine seslenen bilgisayar yazılımları, Internet, web dizaynı vs. gibi öğelerin de insana uyumundan (Zihinsel algılama, kolay kontrol edebilme ve yönlendirebilme açısından) bahsedebiliyoruz.

    Bu anlamda ergonomi, birçok bilimsel disiplinin ortak çalışma alanı olan (Başta mühendislik, mimarlık, tıp, fizyoloji, anatomi, psikoloji, sosyoloji olmak üzere) bir yaklaşımlar bütünüdür. Tüm bu bilimsel disiplinler ortaklaşa bir insana uyumlaştırılmış ideal makine-çevre sisteminin arayışı içindedirler. Elbette ki bu arayışın temel amacı, sadece insanın kendisiyle barışık uyumlu bir çevrede yaşaması değil, en önemli üretim faktörü olan insangücünün (ya da işgücünün) rahat, kolay ve sağlıklı bir şekilde üretim ve ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan makine, teçhizat, ofis, fabrika düzeni vs.nin yaratılması isteğidir.

    Çünkü bilinmektedir ki, insanın verimli çalışması, en iyiyi üretmesi ve ekonomik faaliyetlere en etkin şekilde katılabilmesi, bu ideal uyumun yakalanabilmesine bağlıdır.

    Ergonominin kanıtlanmış  Faydası >>>

    Ergonomi nin Amacı

    Ergonominin birinci amacı insan – makine birleşiminin verimliliğini ve iş güvenliğini arttırmaktır. Çalışmanın yöntemli bir şekilde düzenlenmesini amaçlayan ergonomi aynı zamanda insanın kullandığı araç ve makinelerin yaptığı işin insanın özellikleri ile uygunluk içinde olmasını sağlamaya yöneliktir.

    Ergonominin Maliyet ve Faydalarına Bazı Örnekler >>>

    Ergonominin Tarihçesi

    Ergonomi tarihinde genellikle ve öncelikle F. W. Taylor’dan söz edilir. İnsan faktörüne ve insanların kullandıkları araç ve gereçlere deneysel yaklaşımlar getiren Taylor, sosyal psikolojide ve ergonomide “iş hevesi konusuna ücret yaklaşımı”nı öngörün ilk araştırmacıdır.

    1910’larda ergonomik yaklaşımlara öncülük eden iki yeni metot girişimi dikkat çekmiştir. Bunlar; mühendis Gilberth ile psikolog olan eşinin geliştirdikleri “İş ve Zaman Etüdü”, ikincisi ise Dougles’in işbaşında enerji harcamayı ölçmek için geliştirdiği “Oksijen Tüketimi” çalışmalarıdır.

    II.Dünya Savaşı sırasında, ABD’de geniş çapta ergonomi yaygınlaştı. Bu savaş sırasında bazı makinelerin tertibatı, bu araçları kullanabilecek kimselerin bulunmasını güçleştirecek kadar karmaşık hale gelmişti. Deneysel psikoloji, meseleyi yeni bir açıdan ele alacak çalışan kimselerin yatkınlıklarını incelemekle işe başladı. Böylece ergonomi çeşitli bilim dallarında ortaklaşa bir çalışma yapılmasını zorunlu kıldı ve pratik uygulamalara yöneldi.

  • Çalışma Ortamında Ergonominin Kanıtlanmış 5 Faydası

    Şirketinizde çalışanlara ödenen tazminatları ve sağlık harcamalarını azaltmanın yolunu mu arıyorsunuz?Verimliliği artırmak şirketinizin bu yıl öncelikli temel hedeflerinden biri mi? Peki ya ürün kalitesini iyileştirmek?

    Durum böyleyse (ki öyle olduğunu varsayıyorum), şirketinizdeki ergonomi süreçlerini oluşturmak veya iyileştirmek yapılacak işler listenizin tepesinde yer almalı.

    Öyle ki önde gelen şirketler ergonomiyi tüm operasyonlarına entegre ediyor. Etkin bir ergonomi sürecinin faydalarına baktığınızda zaten şaşırtıcı gelmiyor.

    Washington Eyaleti Çalışma ve Sanayi Departmanı tarafından maliyet tasarrufu, verimlilik ve ürün kalitesi gibi iş hedeflerinde ergonominin etkisini ortaya koymak amacıyla yapılan bir araştırmada 250 ergonomi vakası incelendi.

    Araştırma sonucunda ergonominin yapılan yatırıma değdiği belirlendi. Ergonominin Maliyet ve Faydalarına Bazı Örnekler 

    Çalışma Ortamında Ergonomi Sürecinin Faydaları

    Çalışma ortamında güçlü bir ergonomi süreci uygulamanın kanıtlanmış beş faydası kısaca şöyle:

    1. Ergonomi maliyetleri azaltır. Ergonomik risk faktörlerini sistematik azaltarak yüksek maliyetli, orta ve ciddi yaralanmaların önüne geçebilirsiniz. Çalışanlara ödenen her 3 dolarlık tazminatın 1 dolarının orta ve ciddi yaralanmalarla ilgili olduğu düşünüldüğünde, maliyet tasarrufu açısından önemli bir fırsat olabilir bu. Dolaylı maliyetlerin de bir yaralanmanın direkt maliyetinin yirmi katına çıkabileceğini unutmayın.

    2. Ergonomi verimliliği arttırır. En iyi ergonomik çözümler çoğu zaman verimliliği arttırır. İyi bir vücut duruşu, daha az zorlanma, daha az hareket etme, daha uygun yükseklik ve erişim sağlayan bir sistem geliştirildiğinde çalışma ünitesi daha verimli hale gelecektir.

    3. Ergonomi kaliteyi yükseltir. Yetersiz ergonomi, çalışanların yorulmasına ve rahatsız hissetmesine neden olarak ellerinden gelen en iyi işi yapmalarına engel olabilir. İş fiziksel açıdan çok zorlayıcı olduğunda eğitildikleri kalitede iş çıkarmaları zor olabilir. Örneğin, yüksek güç gerektiren bir somun sıkma işi yeterince kuvvetli yapılmazsa, ürün kalitesinde sorun çıkabilir.

    4. Ergonomi çalışan bağlılığını arttırır. Şirket çalışanlarının sağlığı ve güvenliği için mümkün olan her gayreti gösterdiğinde, çalışanlar da bunu fark eder. Çalışanlar iş saatlerinde yorgunluk ve rahatsızlık yaşamazsa, işgücü devri ve işe devamsızlık düşebilir, moral yükselebilir ve çalışanların katılımı artabilir.

    5. Ergonomi daha iyi bir güvenlik kültürü yaratır. Ergonomi, şirketinizin temel bir değer olarak güvenlik ve sağlığa verdiği önemin bir göstergesidir. Yukarıda saydığımız dört faydanın kümülatif etkisi, şirketinizde daha güçlü bir güvenlik kültürünün oluşmasıdır. Sağlıklı çalışanlar en değerli varlığınızdır; dolayısıyla şirketinizde sağlık ve güvenlik kültürü yaratmak ve teşvik etmek performansın iyileşmesine katkıda bulunacaktır.

    Çalışma Ortamı Ergonomisi – Maliyetine değer mi?

    Öyleyse ergonomi süreci maliyetine değer mi? Evet, kesinlikle! Ergonomi sadece işiniz için değil çalışanlarınız için de harikadır.  Sağlık ve güvenlik profesyonelleri olarak ergonominin değerinin süreç için bir avantaj olduğunu gösterebilmeliyiz.

    İyi yöneticiler karar verirken şu faktörleri değerlendirir:

    • Gelirimizi arttıracak mı?
    • Maliyetlerimizi azaltacak mı?
    • Yapılması gereken bu mu?

    Çalışma ortamında ergonomi süreci için bu soruların hepsine “EVET!” yanıtı verebilirsiniz.

  • Ev ve Ofis için Havayı Temizleyen Bitkiler

    Zamanımızın çoğunu kapalı alanlarda geçiriyoruz ki bu da bu lanalarda sağlıklı zaman geçirmek için önlem almamız gerektiğinin bir kez daha altını çizmektedir. Kapalı alandaki oksijen miktarını dengelemenin en güzel ve basit yolu ofis yada evlerimizi çiçek ve bitkilerle süslemekle mümkündür. Böylece çalışma ortamımızda veya yaşam alanlarımızda havanın tazeliğini sağlayan etkili bir yol sağlamışken, gözümüze de hitap eden bir görüntü karşımıza çıkacaktır.

    NASA’nın üzerinde temiz hava için yaptığı araştırma neticesinde bazı bitkilerin havayı diğerlerinden daha etkili bir şekilde temizlediği, zararlı kimyasalları ortamdan uzaklaştırdığı ve hatta insana zarar verici etkilerinin azalttığı tespit edilmiştir.

    Soluduğumuz hava ne yazıkki sadece oksijen ve bileşenlerinden oluşmuyor. Özellikle sanayi ve endüstriyel alanlara yakın yerleşim yerlerinde oturanlarımızın soluduğu havada sıklıkla insan vücuduna zararlı olan ve hatta sürekli solunması durumunda çeşitli kanserlere neden olan çeşitli miktarda zehirli kimyasallar bulunabilir. Bu kimyasalların başlıcaları Benzen, Formaldehit, Trikoloretilen, Ksilen, Toluen ve Amonyaktır. Bu maddeleri temizlediğini iddia ettiği başta NASA bu kimyasalları temizleyen bitkileri Flamingo Çiçeği (Antoryum saksı çiçeği), Sansevieria Bitkisi, Duvar Sarmaşığı bitkileri olmak üzere bir birinden farklı bir çok bitki öneren NASA’nın yayımladığı diyagramı Türkçeleştirdim:

     

    NASA araştırmasına göre havayı filtreleyen bitkiler:

    Cüce hurma palmiyesi – Dwarf date palm – Phoenix roebelenii
    Areca palmiyesi – Areca palm – Chrysalidocarpus lutescens
    Salon eğreltisi – Boston fern – Nephrolepis exaltata “Bostoniensis”
    Aşk Mervideni – Kimberly queen fern – Nephrolepis obliterata
    Orman Sarmaşığı – English Ivy – Hedera helix
    Lilyturf – Liriope spicata

    Kurdele Çiçeği – Spider plant -Chlorophytum comosum
    Şeytan Sarmaşığı – Golden pothos or Devil’s ivy – Scindapsus aures or Epipremnum aureum
    Barış veya Yelken Çiçeği – Peace lily – Spathiphyllum ‘Mauna Loa’
    Flamingo Çiçeği – Flamingo lily – Anthurium andraeanum
    Çin herdemyeşili – Chinese evergreen – Aglaonema modestum
    Bambu palmiyesi – Bamboo palm or reed palm – Chamaedorea sefritzii
    Salon Palmiyesi – Broadleaf Lady Palm – Rhapis excelsa

    Paşa Kılıcı – Snake plant or mother-in-law’s tongue – Sansevieria trifasciata ‘Laurentii’
    Devetabanı – Heartleaf philodendron – Philodendron oxycardium, syn. Philodendron cordatum
    Sarmaşık devetabanı – Selloum philodendron – Philodendron bipinnatifidum, syn. Philodendron selloum
    Fil kulağı devetabanı – Elephant ear philodendron – Philodendron domesticum
    Kırmızılı drasena – Red-edged dracaena (Dracaena marginata
    Mısır püskülü drasena – Cornstalk dracaena – Dracaena fragans ‘Massangeana’
    Çizgili drasena – Janet Craig dracaena – Dracaena deremensis ‘Janet Craig’
    Drasena – Warneck dracaena – Dracaena deremensis ‘Warneckii’

    Benjamin – Weeping Fig – Ficus benjamina
    Papatya – Gerbera Daisy or Barberton daisy – Gerbera jamesonii
    Krizantem / Kasımpatı – Pot Mum or Florist’s Chrysanthemum – Chrysanthemum morifolium
    Kauçuk bitkisi – Rubber Plant – Ficus elastica
    Orkide – Dendrobium orchid – Dendrobium sp.
    Dumb cane – Exotica Dieffenbachia
    King of hearts – Homalomena wallisii
    Güve orkidesi – Moth orchid – Phalenopsis sp.

  • İşyeri Hekimleri için Tetkikler

    İşe giriş tetkikleri, işe giriş muayenesi için tetkikler, işe girerken istenen tetkikler, işyeri hekiminin istediği tetkikler, şirketlere girerken istenen tetkikler, şirket tetkikleri, muayene tetkikleri, yaptırılması gereken tetkikler

    İşe giriş muayeneleri esnasında işyeri hekimi tarafından çalışılacak işteki “risk değerlendirmesi”ne göre bazı tetkikler istenir. Bu tetkikler yine işin tehlike sınıfı göz önünde bulundurulmak suretiyle işyeri hekiminin belirlediği aralıklarla tekrarlanabilir.

    Hangi işte hangi tetkiklerin isteneceği ile ilgili bir standart yoktur. Bu konu tamamen işyeri hekiminin ön gördüğü risklere karşı, işyeri hekiminin takdirine bırakılmıştır. Aynı işyeri için görevlendirilmiş işyeri hekimleri birbirinden farklı tetkikler isteyebilir. En sık olarak ofis ortamında çalışanlar için hiç bir tetkik istemeden muayene eden hekimler olduğu gibi, bir akciğer grafisi ile tam kan sayımını isteyenler veya bunlara ek olarak kan şekeri, EKG… vb. gibi diğer bir takım tetkik talep eden hekimler olabilir.

    MADDE 8 – (1) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

    Bu yazımda genel olarak işe giriş için istenebilecek tetkiklerin bütününü sıralamaya çalışacağım. Bu tetkikler elbette her işe giriş muayenesi için gerekli/yeterli olmayabilir. İşe girerken veya periyodik muayeneler esnasında işyeri tarafından önerilen tetkiklerin yaptırılması uygun olacaktır.

    Tetkiklerin Kabul Şartları

    Diğer yandan yapılacak tetkiklerin, tetkiki yapan kurum/kuruluş tarafından uygun şekilde onaylanmış olması gerekir. Aksi takdirde imzadan veya kaşe basmaktan kaçınan bir laboratuarın tetkiklerine ne kadar güvenilebilinir ki?

    Her bir tetkik sonucunu tetkikle ilgili branşın Uzman Hekimi imzalamalı…!

    Tetkiklerin sonuç çıktısı da her hekim tarafından imzalanmamalı. Her bir tetkik, listede belirtmeye çalıştığım ilgili uzman kişiler tarafından kayıt altına alınarak onaylanmış olmalı. Diğer türlü örnek olarak bir solunum fonksiyon testinin üroloji uzmanı tarafından kaşelenmiş olması veya yine örnek olarak EKG’nin bir pratisyen hekim tarafından raporlanmış olarak sunulması uygun olmayacaktır.

    Biz işyeri hekimleri olarak her ne kadar herşeyden anlamaya çalışsak sorumluluğumuzu tam olarak yerine getirebilmek için talep ettiğimiz tetkiklerin de uygun şekilde yaptırılmış olması ve ilgili uzman görüşünün alınmış olması haliyle muayeneyi neticelendirmemiz gerekir.

    Tetkik istek formunu PDF formatında buradan indirebilirsiniz: İşe Giriş Muayenesi Tetkik İstek Listesi

    İSTENEBİLECEK DİĞER TETKİKLER

    Kanda;
    Kollesterol, HDL, LDL, TG
    Billüribin, Demir
    Sedimentasyon

    Hepatit Aşısı
    Kan grubu Kartı

    Beck Depresyon Testi
    Beck Anksiyete Testi (tanı ve tedavi amaçlı değil , tarama ve uzman hekime yönlendirme amaçlı)
    Psiko-teknik Değerlendirme Testi(Araç kullananlar için)

    AntiHiV
    AntiHBs, HbsAg
    VDRL

  • İşyeri Sağlık Biriminde Bulunması Gereken Malzeme ve İlaçlar

    İşyerlerinde zorunlu veya isteğe bağlı olarak açılmış olan işyeri sağlık birimlerinde bulundurulması gereken malzeme listesi İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği Ek-1’inde açık olarak belirtilmiştir.

    Birden fazla işyeri hekiminin bir arada çalıştığı birimlerde, aşağıda koyu işaretlenmiş olanlar her işyeri hekimi için ayrı ayrı bulundurulur. (a-h maddeleri arası)

    İSGB VE OSGB’LERDE BULUNACAK ASGARİ MALZEME LİSTESİ

    a) Steteskop,
    b) Tansiyon aleti,
    c) Otoskop,
    ç) Oftalmoskop,
    d) Termometre,
    e) Işık kaynağı,
    f) Küçük cerrahi seti,
    g) Paravan, perde v.b,
    ğ) Muayene masası,
    h) Refleks çekici,
    ı) Tartı aleti,
    i) Boy ölçer,
    j) Pansuman seti,
    k) Dil basacağı, enjektör, gazlı bez gibi gerekli sarf malzemeleri,
    l) Keskin atık kabı,
    m) Manometreli oksijen tüpü (taşınabilir),
    n) Seyyar lamba,
    o) Mülga:RG-18/12/2014-29209 ile BUZDOLABI şartı kaldırılmıştır.
    ö) İlaç ve malzeme dolabı,
    p) EKG cihazı
    r) Negatoskop
    s)Tekerlekli sandalye,
    ş) Mülga:RG-18/12/2014-29209 ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre bulundurulması zorunlu tutulan temel acil ilaçlar, aşılar ve antiserumlar artık ZORUNLU DEĞİLDİR!

    Ayrıca,

    Sağlık Birimleri, tıbbi atıklar ve çöpler için (GÜNCELLENDİ) 25/01/2017 tarihli ve 29950 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak gerekli tedbirleri almak zorundadır.

  • Özel Sağlık Kuruluşlarında Bulundurulması Gereken Asgari İlaçlar

    İŞYERİ SAĞLIK BİRİMLERİNDE BU İLAÇLARIN BULUNDURMA ZORUNLULUĞU KALKMIŞTIR. (Mülga:RG-18/12/2014-29209)

    Resmi olarak yada ihtiyaç nedeniyle iş yerlerinde kurulması istenen veya kurulmuş olan “işyeri sağlık birimleri”nde olması gereken malzeme listeleri ve ilaçlar İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri yönetmeliğinde (EK-1)‘inde belirtilmektedir.

    İşyeri zorunlu yada isteğe bağlı olarak eğer bir sağlık birimi oluşturuyorsa yönetmeliğin bu ekinde geçen malzeme ve ilaçları temin etmek ve sağlık biriminde hazır bulundurmak zorundadır. Ekte açıkça yazmayan ancak bahsi geçen “bulundurulması zorunlu tutulan temel acil ilaçlar, aşılar ve antiserumlar” 15/2/2008 tarihinde yayımlanmış olan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre istenmiştir.

    Bu yönetmeliğin güncellenmesiyle (Ek-11:R.G-10/3/2010-27517) oluşan son liste aşağıda listelenmiştir. 2008 yılındaki listeden farkı izodeks eklenmiş olmasıdır.

    (bu yazı 08.05.2017 tarihinde gözden geçirilmiştir.)

    İŞYERİ SAĞLIK BİRİMLERİNDE BU İLAÇLARIN BULUNDURMA ZORUNLULUĞU KALKMIŞTIR. (Mülga:RG-18/12/2014-29209)

    SAĞLIK KURULUŞLARINDA BULUNDURULMASI ZORUNLU ASGARİ İLAÇ LİSTESİ
    1 İsoptine ampul 3 adet
    2 Heparine 3 adet
    3 Kortikosteroid ampul 3 adet
    4 Antispazmodik ampul 3 adet
    5 Antianksietik ampul 3 adet
    6 Methergine ampul 3 adet
    7 Polivinil prolidine iyot sol. 500cc. 1 adet
    8 %5 dextroz 500 cc 2 adet
    9 % 0,9 luk NaCl. 500 cc 2 adet
    10 %20 mannitol 500 cc 2 adet
    11 1/3 İzodeks 500 cc. 1 adet
    12 Analjezik 5 amp
    13 Adrenalin 1 mg 5 amp
    14 Atropin sulphat 0,5 mg 5 amp.
    15 Sodyum bikarbonat % 8,4 5 amp
    16 Calcium glukonat %10 2 amp
    17 Dopamin 2 amp
    18 Lidocain %2 2 amp
    19 Antihistaminik 5 amp
    20 Aminophillin 2 amp
    21 Diazepam . 2 amp
    22 Nidilat kapsül 1 kutu
    23 Diüretik 5 amp