Blog

  • SSS ve PSS Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar

    SANTRAL VE PERİFERİK SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARINA BAĞLI BOZUKLUKLAR

    Aşağıdaki bozukluklar, tek başına veya bir arada bulunma durumlarına göre bir bütün olarak ele alınır.

    SINIFLAMA:

    SEREBRAL BOZUKLUKLAR

    -Bilinç Durumu ve Farkındalık

    -Epizodik Nörolojik Bozukluklar

    -Uyku ve Uyanma Bozuklukları

    -Mental Durum, Kognisyon ve Yüksek Kortikal Fonksiyonlar

    -İletişim Bozuklukları: Disfazi, Afazi

    -Emosyonel/Duygulanım ve Davranışsal Bozukluklar

    -Kranial Sinir Bozuklukları

    -Ayakta Durabilme, Yürüme ve Hareket Bozuklukları

    Üst Ekstremite Bozuklukları

    -Tek Üst Ekstremite

    -Her iki Üst Ekstremite

    SPİNAL KORD ve İLGİLİ BOZUKLUKLAR

    -Ayakta Durabilme, Yürüme ve Hareket Bozuklukları

    -Üst Ekstremite Bozuklukları

    -Tek Üst Ekstremite

    -Her iki Üst Ekstremite

    -Solunumda Nörolojik Bozukluklar

    -Üriner Sistem Nörolojik Bozuklukları

    -Anorektal Sistem Nörolojik Bozuklukları

    -Seksüel Sistem Nörolojik Bozuklukları

    PERİFERİK SİNİR SİSTEMİ, NÖROMUSKÜLER BİLEŞKE ve KAS SİSTEMİ HASTALIKLARI

     

  • Ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozuklukları

    Santral sinir sistemi veya spinal kord lezyonlarına eşlik eden ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozuklukları

     

    Ayakta Durabilme, Yürüme Ve Hareket Bozuklukları

    Özür Oranı
    1-Hafif -Ayağa kalkabiliyor

    -Kısa mesafe yürüyor fakat eğim, yükselti, basamaklar, derin sandalyeler ve uzun mesafelerde zorluk çekiyor

    20
    2-Hafif

    Orta

    -Ayağa kalkabiliyor

    -Kısa mesafeyi zorlukla ve yardımsız yürüyor, fakat yürüyüşü düz zeminlerle sınırlı

    40
    3-Ağır

    Orta

    -Zorlukla ayağa kalkıyor ve ayakta durma pozisyonu elde ediyor

    -Yardım olmaksızın yürüyemiyor

    60
    4-Ağır -Yardım, mekanik destek ve veya bir yardımcı cihaz olmaksızın ayağa kalkamıyor 80

    Erken çocukluk döneminde (0-3 yaş), Ayakta durabilme, Yürüme ve Hareket Bozuklukları standart gelişimsel testlerin kaba hareket bölümleri kullanılarak belirlebilir. Bu alandaki işlev, etkinlik ve katılım zorlukları ve kısıtlılıklarının düzeyleri ilgili uzmanlar tarafından, öncelikle aile ve çocuğun katılımı ile klinik değerlendirme yapılarak değerlendirilir. Uzmanın çocuğu, ailesi ve yaşadığı ortam ile birlikte ele alarak yapacağı “aile merkezli işlevsel değerlendirme” ayrıntılı teşhis ve sınıflandırma için esastır. Teşhis bölümüne işlev kaybının düzeyini açıklayan klinik değerlendirme bulgularının yazılması gerekir. Klinik değerlendirmenin güvenilirliği ve geçerliliğinin sağlanması için ek olarak standart gelişimsel değerlendirme araçları kullanılır. Kullanılabilecek araçlar bilimsel yazında yer alan, güvenirlik, geçerlilik ve norm çalışması yeterli olan ve işlevsel yetileri değerlendiren araçlar olmalıdır.

    Kullanılabilecek ayrıntılı standart gelişimi değerlendirme araçlarına örnekler: Bayley Bebekler İçin Gelişimi Değerlendirme Ölçeği, Çocukların Yetiyitimi Değerlendirme Ölçeği (Pediatric Evaluation of Disability Inventory-PEDI), Vineland Uyum Davranış Ölçeği, Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sistemi. Klinik değerlendirme eşliğinde kullanılabilecek gelişimsel tarama ya da izleme araçlarına örnekler: Gelişimi İzleme ve Destekleme Rehberi (GİDR), Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE), Denver II Gelişimsel Tarama Testi, Yaşlar ve Dönemler (Ages and Stages). 

    Standart testlerde kaba hareket bölümleri: 

    Normal dağılımdan (-2 Standart Sapma) ile (-3 Standart Sapma) arasında olan çocuklara orta %40; 

    Normal dağılımdan (-3 Standart Sapma) altında olan çocuklara ağır düzeyde %60 özür oranı verilir.

    (-2 Standart Sapma): 3.persantil altı, 70 puan altı, Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sisteminde Seviye II eş değeridir.

    (-3 Standart Sapma): 1.persantil altı, 50 puan altı, Kaba Motor Fonksiyon Sınıflandırma Sisteminde Seviye III-V eş değeridir.

  • Üst ekstremite bozuklukları

    Santral sinir sistemi veya spinal kord lezyonlarına eşlik eden üst ekstremite bozuklukları:

     

    Tek Üst Ekstremite

    Bozukluğu

    Özür Oranı

    (Dominant Ekstremite)

    Özür Oranı

    (Non-Dominant Ekstremite)

    1-Hafif Kişi etkilenmiş ekstremiteyi kendine bakım, günlük aktivitelerinde ve tutmada kullanabiliyor, fakat parmak hareketleri ince becerisinde zorluk yaşıyor. 10 5
    2-Hafif Orta Kişi etkilenmiş ekstremiteyi zorlukla kendine bakım için kullanabiliyor, eşya kavrayabiliyor ve tutabiliyor fakat parmak hareketlerinde ince beceri yok. 25 15
    3-Ağır Orta Kişi etkilenmiş ekstremiteyi kullanabiliyor fakat kendine bakım aktivitelerinde zorlanıyor. 40 30
    4-Ağır Kişi etkilenmiş ekstremiteyi kendine bakım veya günlük aktivitelerinde kullanamıyor. 60 45

     

    Her iki üst ekstremite bozuklukları:

    Her İki Üst Ekstremite

    Bozukluğu

    Özür Oranı
    1-Hafif Kişi her iki ekstremiteyi kendine bakım, kavrama ve tutmada kullanabiliyor, fakat parmak hareketleri ince becerisinde zorluk yaşıyor 20
    2-Hafif Orta Kişi her iki ekstremiteyi zorlukla kendine bakım için kullanabiliyor, eşya kavrayabiliyor ve tutabiliyor fakat parmak hareketlerinde ince beceri yok 40
    3-Ağır Orta Kişi her iki ekstremiteyi kullanabiliyor fakat kendine bakım aktivitelerinde zorlanıyor 80
    4-Ağır Kişi her iki ekstremiteyi kendine bakım veya günlük aktivitelerinde kullanamıyor 90
  • Spinal Kord ile ilgili bozukluklar

    Aşağıda belirtilen ve eşlik eden tüm lezyonlar bir arada değerlendirilir.

    -Ayakta Durabilme, Yürüme ve Hareket Bozuklukları

    -Üst Ekstremite Bozuklukları

    -Tek Üst Ekstremite

    -Her iki Üst Ekstremite

    -Anorektal Sistem Nörolojik Bozuklukları

    -Üriner Sistem Nörolojik bozuklukları

    -Solunumda Nörolojik Bozukluklar

    -Seksüel Sistem Nörolojik Bozuklukları

    (ilgili tablo)

  • SSS, PSS ve Spinal Kord Bozuklukları Özür Oranı

    Santral Sinir Sistemi, Periferik Sinir Sistemi ve Spinal Kord ile ilgili bozukluklar Özür Oranı

    Bu tablodan elde edilen değer Ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozuklukları ve Üst ekstremite bozuklukları değeri ile Balthazard yöntemi ile toplanır.

    Bozukluk Özür Oranı
    Anorektal Sistem Nörolojik Bozuklukları Anorektal refleks regulasyonu var, volanter kontrol sınırlı 20
    Anorektal refleks regulasyonu var, istemli kontrol yok 40
    Anorektal refleks regulasyonu veya istemli kontrolü yok 50
    Üriner Sistem/Mesane Fonksiyon Bozukluğu Belli oranda istemli kontrol var, ‘urgency’ veya ara kaçırma oluyor 10
    Mesane refleks aktivitesi iyi, kapasite limitli, istemli kontrol olmaksızın intermittan/ara boşalma 25
    Mesane refleks aktivitesi bozuk, intermittan damlama oluyor, istemli kontrol yok, 40
    Mesanenin refleks veya istemli kontrolü yok 60
    Solunumda Nörolojik Bozukluklar Spontan solunum var fakat efor gerektiren aktivitelerde solunum sıkıntısı var 20
    Spontan solunum var ancak solunum sıkıntısı nedeniyle oturma, ayakta durma veya kısa yürüme ile kısıtlı 50
    Spontan solunum var ancak solunum sıkıntısı nedeniyle yatağa bağımlı 90
    Spontan solunum yok 95
    Cinsel Fonksiyon Bozukluğu Cinsel fonksiyon mümkün fakat; erkekte ereksiyon ve ejekülasyon zorluğu veya her iki cinste lubrikasyon, uyarılma veya genital duyu/farkındalık eksikliği 10
    Refleks cinsel fonksiyon mümkün fakat genital duyu yok 20
    Cinsel fonksiyon yok 25
  • Sistemik Romatizmal Hastalıklar Özür Oran Cetveli

    1- Sistemik Romatizmal hastalıklar için özür oranları hastalığın aktif olduğu dönemde belirlenmez.

    2- Hastalığın aktivitesinin tam olarak baskılanması beklenmiyorsa, özür oranı değerlendirmesi için en az bir yıl uygun ve yeterli tedavi alması şartı aranır.

    3- Sistemik Romatizmal Hastalıklarda organ ve fonksiyon sekellerine bağlı özür oranı ilgili sistemlerin ölçütleri kullanılarak yapılır.

  • BALTHAZARD HESAPLAMA TABLOSU

    Değerler A+B(1-A) şeklinde A ve B’nin kombine değerleri formülünden derive edilmiş olup buradaki A ve B özür oranlarının ondalık karşılıklarıdır. Tabloda tüm değerler yüzde olarak ifade edilmişlerdir. Herhangi iki özür oranını kombine etmek için; büyük değeri tablonun dikey sol kenarına koyup tablonun altındaki küçük değere gelene kadar sırayı takip edin, kesişme noktaları kombine değeri verecektir.

    Örnek: % 35 ve % 20’yi kombine etmek için tablonun dikey sol kenarından aşağıya doğru büyük olan % 35’lik değeri bulana kadar gelin. Daha sonra bu sırayı takip ederek yatay tabanda % 20 ile ifade edilen kolona kadar ilerleyin, kesişme noktasındaki değer 48’i gösterecektir. Böylece % 35 ve % 20’nin kombinasyonu % 48 olacaktır. Bu tablonun oluşturulma biçiminden dolayı büyük olan özür oranı değeri tablonun sol dikey kenarında bulunmalıdır. Eğer üç veya daha fazla özür oranının kombine edilmesi gerekiyorsa, herhangi iki değeri seçip yukarıdaki gibi tek bir değer bulun. Daha sonra bu değerle üçüncü değeri kullanarak toplam değeri bulun. Bu işlem sonsuza kadar devam ettirilebilir. Son değer daha önceki değerlerin kombinasyonudur. Her işlem sırasında büyük değer mutlaka sol dikey kenarda yer almalıdır.

    Not: Eğer iki veya daha fazla organ sisteminden kaynaklanan bir özür varsa bu tablo kullanılabilir. Öncelikle her bir organ için değerler ayrı ayrı bulunup daha sonra kombine edilmelidir.

    Balthazard Hesaplama Tablosu (indirme linki)

  • Müzisyenler ve Yakalanabileceği Hastalıklar

    Müzisyen ve Sahne Sanatçılarının yaşadıkları sağlık sorunlarına karşı özel bir rehabilitasyon programı uygulanması gerektiğini vurgulayan uzmanlar Türkiye’de farkında olunmayan bu eksikliğe dikkat çekiyor. (daha&helliip;)

  • Ofiste Sağlıklı Beslenme

    Çoğumuz zaman zaman aperatif atıştırmalıklar yapmayı seviyoruz. Ancak masa başı işinde çalışıyorsak veya işimiz az hareketlerle sınırlıysa, masa başında tükettiğimiz tuzlu ve şekerli gıdalar fazla miktarda enerji almamıza sebep oluyor. Yoğunluk yüzünden masa başında yemek zorunda kalmak obezite, diyabet ve kalp hastalıkları riskini de beraberinde getiriyor. Tuzlu, şekerli ve yağlı atıştırmalıklar yerine daha sağlıklı ve bizi gün boyu dinç tutabilecek atıştırmalıklara yönelmemiz gerekiyor. – Ofiste Sağlıklı Beslenme

    (daha&helliip;)

  • Sağlık Bakanlığı Kadın Çalışanlar Hakkında Düzenleme

    T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI
    Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Hastane Hizmetleri Başkan Yardımcılığı

    Sayı : 87307621-622saglikbakanligi
    Konu : Görüş

    KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİNE

    (Genel Sekreterlik)

    İlgi: a) 29/08/2013 tarih ve 633669 sayılı yazımız.

    b) Hukuk Müşavirliği’nin 31/10/2013 tarih ve 227182 sayılı yazısı.

    24/07/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşullan Hakkında Yönetmelik ve 16/08/2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik hükümlerinin Kurumumuza bağlı sağlık tesislerinde görev yapan kadın çalışanlar bakımından uygulanıp uygulanamayacağı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104 üncü maddesinin (D) fıkrasında düzenlenen “Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır.” hükmünde geçen “günde” ibaresinden günlük mesai olan 8 saat mi yoksa tüm8-16 veya 24 saat çalışmaların hepsinin aynı şekilde “gün” olarak düşünülüp toplamda 1,5 saat süt izni mi verilmesi gerektiği, günde 8 saat mesai yapan personelin kullanacağı süt izni süresi 1,5 saat olarak hesaplanacak ise 24 saat nöbet tutan ve ertesi 2 gün izin kullanan personelin kaç saat süt izni kullanacağı hususlarında hasıl olan tereddütlerin giderilmesine ilişkin olarak, Kurumumuz Hukuk Müşavirliğinin ilgi (b) sayılı cevabi

    yazısında;

    22/05/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 73 üncü ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 24/07/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Yönetmelik, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı tş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki işyerlerinde on sekiz yaşını doldurmuş kadın çalışanların gece postalarında çalıştırılmalarını kapsar.” hükmü; “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Gece postası: 4857 sayılı İş Kanununun 69 uncu maddesinde belirtilen gece çalışma sürelerini kapsayan ve yedi buçuk saati geçmeyen çalışma zamanını, ifade eder” hükmü; 5 inci maddesinde, “Kadın çalışanlar her ne şekilde olursa olsun gece postasında yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.” hükmü ve “Gebelik ve analık durumunda çalıştırılma yasağı” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Kadın çalışanlar, gebe olduklarının doktor raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar, emziren kadın çalışanlar ise doğum tarihinden başlamak üzere kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla bir yıl süre ile gece postalarında çalıştırılamazlar.” hükmü düzenlenmiştir.

    Mezkür Yönetmeliğin “Uygulamada öncelik” başlıklı 11 inci maddesinde ise; “(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate almır.(2) 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.” hükmü mevcuttur.

    Yine 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 30 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 16/08/2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde, “Bu Yönetmelik, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı tş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki kadın çalışan çalıştıran işyerlerine uygulanır.” hükmü; “Uygulamada öncelik” başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınır. (2) 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.” hükmü; “Gece çalışması” başlıklı 8 inci maddesinde ise, “(1) Kadın çalışanlar, gebe olduklarının sağlık raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar. (2) Yeni doğum yapmış çalışanın doğumu izleyen bir yıl boyunca gece çalıştırılması yasaktır. Bu sürenin sonunda sağlık ve güvenlik açısından sakıncalı olduğunun sağlık raporu ile belirlendiği dönem boyunca gece çalıştırılmaz.” hükmü düzenlenmiştir.

    Yukarıda bahsi geçen ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan Yönetmeliklerin 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işyerlerine uygulandığı, mezkür Kanun’un 2 nci maddesine göre, bu Kanun’un; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulandığı hususu nazar a alınarak, mezkür Yönetmelik hükümlerinin Kurumumuza bağlı sağlık tesislerinde de uygulanacağı düşünülebilir ise de;

    4857 sayılı Iş Kanunu’nun “Gece çalıştırma yasağı” başlıklı 73 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiş olan, “Onsekiz vasim doldurmuş kadın isçilerin gece postalarında çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir” hükmü ve bu hükme dayanılarak hazırlanan Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçiler bakımından uygulanabileceği, ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışma saat ve usulünün tesbiti” başlıklı 101 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “(Değişik: 132/2011-6111/105 md.) Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir.” hükmünün; Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci ve Gebe veya Emziren

    Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddelerinde yer alan, “Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında öncelikle çalışanın tabi olduğu ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınacağı, 6331 sayılı Kanun kapsamında olup kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmaması halinde çalışanlar açısından bu Yönetmelik hükümleri uygulanır” düzenlemesi bakımından, uygulamada önceliği olduğu sonucuna varılarak, günün 24 saatinde hizmetin sürekliliği esasına göre faaliyette bulunulan sağlık tesislerinde Devlet memuru statüsünde görev yapan kadın çalışanlar bakımından bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı düşünülmektedir.

    Yine, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Gece süresi ve gece çalışmaları” başlıklı 69 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Çalışma hayatında “gece” en geç saat 20.00’de başlayarak en erken saat 06.00’ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir.

    Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin “gece” başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması, yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde isçilerin gece çalışmalarını vaşak etmek üzere yönetmelikler cıkartılabilir.

    İsçilerin gece çalışmaları vedibucuk saati geçemez.” hükmü vazolunmuştur. Böylelikle işçilerin gece çalışma usulleri düzenlenmiş, söz konusu maddenin son fıkrasında yer alan tüm işçilerin gece çalışmalarının yedibuçuk saati geçemeyeceği hükmüne paralel olarak da, Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinde, “Kadın çalışanlar her ne şekilde olursa olsun gece postasında yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.” Hükmü getirilmiştir. Bu kapsamda konu değerlendirildiğinde de, ilgili Yönetmelik hükümlerinin Devlet memuru olarak görev yapan kadın çalışanları kapsamadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

    Yukarıda ayrıntılı olarak Kurumumuza bağlı sağlık tesislerinde görev yapan kadın çalışanlar için ilgili Yönetmelik hükümlerinin nasıl yorumlanması gerektiği izah edilmeye çalışılmış ise de, uygulamada Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmeliğin “Gebelik ve analık durumunda çalıştırılma yasağı” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Kadın çalışanlar, gebe olduklarının doktor raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar, emziren kadın çalışanlar ise doğum tarihinden başlamak üzere kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla bir yıl süre ile gece postalarında çalıştırılamazlar.” hükmü ile Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin “Gece çalışması” başlıklı 8 inci maddesinde yer alan, “(1) Kadın çalışanlar, gebe olduklarının sağlık raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar.(2) Yeni doğum yapmış çalışanın doğumu izleyen bir yıl boyunca gece çalıştırılması yasaktır. Bu sürenin sonunda sağlık ve güvenlik açısından sakıncalı olduğunun sağlık raporu ile belirlendiği dönem boyunca gece çalıştırılmaz.”

    hükümlerinin kadın memurlar bakımından uygulanıp uygulanmayacağı ya da nasıl uygulanması gerektiği hususunda tereddüte düşüldüğü görülmektedir. Yapılan açıklamalara ilaveten, söz konusu düzenlemelerin, kendi mevzuatında hüküm bulunan Devlet memuru personel bakımından uygulanamayacağı, bu kişiler için 657 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinin ikinci fıkrasında sarih bir biçimde düzenlenen “Ancak, kadın memurlara; tabip raporunda belirtilmesi halinde hamileliğin yirmi dördüncü haftasından önce ve her halde hamileliğin yirmi dördüncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki iki yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez. Engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.” hükmünün uygulanmasına devam olunacağında bir tereddüt bulunmamaktadır.

    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104 üncü maddesinin (D) fıkrasında düzenlenen “Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır.” hükmünde geçen “günde” ibaresinden günlük mesai olan 8 saat mi yoksa tüm 8-16 veya 24 saat çalışmaların hepsinin aynı şekilde “gün” olarak düşünülüp toplamda 1,5 saat süt izni mi verilmesi gerektiği, günde 8 saat mesai yapan personelin kullanacağı süt izni süresi 1,5 saat olarak hesaplanacak ise 24 saat nöbet tutan ve ertesi 2 gün izin kullanan personelin kaç saat süt izni kullanacağı hususuna gelince; bu durumda, 657 sayılı Kanun’un 101 inci maddesi ve Yataklı Tedavi Kurumlan İşletme Yönetmeliğinin ilgili maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Yataklı Tedavi Kurumlan işletme Yönetmeliğinin “Nöbet Türleri” başlıklı 42 nci maddesinde “Nöbet hizmetleri evde nöbet, normal, acil, branş nöbeti olarak dört şekilde yürütülür. Acil ve branş nöbetlerinin hangi hallerde, tutulacağı hastanenin türüne, iş durumuna, personel mevcuduna, hizmetin gereklerine göre baştabib tarafından tesbit edilir. Eğitim Hastanelerinde de uzman ve uzmanlık eğitimi görenlerden kimlerin hangi nöbete gireceklerini ve ne nöbeti tutacaklarını da baştabib tesbit eder.

    A) İcapçı nöbeti (Ev nöbeti): Uzman adedi nöbet tutacak miktarlardan az, fakat birden fazla olan kurumlarda uzmanlar sırayla ev nöbetini tutarlar. Bunun için aylık ev nöbet listeleri hazırlanır. Ev nöbetçisi mesai saatleri dışında kurumun idari ve tıbbi her türlü gereklerinden sorumludur. Ev nöbetçisi akşam vizitlerini yapmaya, mesai dışında bulunduğu yeri bildirmeye, kuruma her davette gelmeye mecburdur.

    B) Normal Nöbetler: Mesai saatleri dışında personelin mesai başlangıç saatini değiştirerek veya vardiye sistemi ile gördürülemeyen veyahut bunların dışında kalan hizmetlerin yürütülmesi için düzenlenen nöbet şeklidir. Bundan amaç; ilgili hizmetin mesai saati dışındaki devamını sürdürerek idari ve tıbbi hizmetlerde süreklilik sağlamaktadır.

    Acil nöbetler: Uzman durumu müsait olan kurumlarda lüzum görülen branşlar için normal nöbete ilave olarak ayrıca acil nöbeti konulabilir. . Acil nöbeti tutanlar bir başka nöbete dahil edilmezler. Acil nöbeti tutan uzmanın talebi üzerine yapılacak, çağrıya ilgili dal uzmanı ve diğer personel uymaya zorunludur.

    C) Branş nöbeti: Birden fazla genel cerrahi, iç hastalıkları klinikleri ve kadın hastalıkları ve doğum kliniği bulunan yataklı tedavi kuramlarında uzman ve klinik

    adedi göz önüne alınarak acil hizmet için kliniklere bütün personeliyle birlikte branş nöbeti tutturulabilir… Branş nöbetlerini üstlenen klinikler o dalın acillerinin yatarak tedavi hizmetlerini de ifa ederler ve bu klinik personeline başkaca nöbet hizmetleri

    verilmez.” düzenlemesi mevcuttur.

    657 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince, kadın memurlara hamileliğin yirmi dördüncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki iki yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyeceğinden, analık izni süresinin bitiminden itibaren 657 sayılı Kanun’da öngörülen dönem ve sürelerde doğum izni kullanan personele icap, branş ve diğer gece nöbeti/vardiyası görevinin verilemeyeceği, ancak 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na ve 663 sayılı KHK’ya göre Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşu olan Kurumumuzun eşit, kaliteli ve verimli sağlık hizmeti sunulmasından sorumlu ve yetkili bulunduğu, hak ve özgürlüklerin ise kamu hizmetinin yürütülmesine engel olacak şekilde kullanılmaması gerektiği dikkate alındığında, 657 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gece nöbeti/vardiyası görevi yapamayan kadın memurlara gündüz mesaisinde ve hafta sonu gündüz saatlerindeki nöbet/vardiya görevi verilerek iş dağılımının yapılabileceği ve bu personele analık izni süresinin bitiminden itibaren ilk altı aylık dönem için günde 3 saat ve ikinci altı aylık dönem için günde 1,5 saat süt izni verilmesinin kanuni zorunluluk olduğu, gece nöbeti ve vardiyası olmamakla birlikte günlük mesai süresinin üzerinde çalışılan sağlık tesislerinde çalışan kadın memurlara verilecek süt izni süresinin, günlük 1,5 ve 3 saatlik süt izni sürelerinin çalışılan süreyle oranlanmak suretiyle hesaplanarak kullandırılması yönünde işlem tesis edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiği bildirilmiştir.

    Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.