Meslek Hastalıkları

Hiperbarik Basınç: Dalgıç ve Basınçlı Ortam Çalışanları İçin Klinik Rehber

Bu rehber, iş sağlığı ve meslek hastalıkları alanında uzman bir hekim ve yazar olarak, hiperbarik basıncın,
özellikle dalgıçlar ve basınçlı ortamlarda çalışanlar üzerindeki etkilerini ve bu ortamlarda ortaya
çıkabilecek meslek hastalıklarını detaylı bir şekilde ele almaktadır. Amacımız, siz değerli işyeri
hekimlerine, bu alanda karşılaşılan riskleri doğru bir şekilde değerlendirmeniz, tanı koymanız ve
uygun koruyucu önlemleri almanız için pratik ve uygulanabilir bir rehber sunmaktır.

1. Hiperbarik Basınç ve Etkileri

Hiperbarik basınç, normal atmosfer basıncının üzerinde uygulanan basınçlı hava veya gaz ortamlarında
çalışan bireylerde fizyolojik ve patolojik değişikliklere neden olan bir durumdur. Bu durum, özellikle
dalgıçlık, tünelcilik, basınçlı hava altında çalışma gibi mesleklerde önemli riskler taşır.

1.1. Maruziyet Sınırları ve Değerlendirme

Hiperbarik basınç maruziyetinin sınırları, uluslararası standartlar ve ulusal mevzuat ile belirlenir.
Bu sınırların aşılması durumunda çeşitli sağlık sorunları ve meslek hastalıkları ortaya çıkabilir.

1.2. Maruziyetin Fizyolojik ve Patolojik Etkileri

Hiperbarik basınca maruziyetin fizyolojik etkileri arasında:

  • Kan basıncında değişiklikler
  • Kalp atım hızında artış
  • Solunum fonksiyonlarında değişiklikler
  • Denge ve koordinasyon bozuklukları
  • Kulak barotravması
  • Sinüzite bağlı sorunlar
  • Dekompresyon hastalığı (Vurgun)

Patolojik etkiler ise:

  • Dekompresyon hastalığı (Vurgun)
  • Barotravma (kulak, sinüs ve dişlerle ilgili travmalar)
  • Dalgıçlık hastalığı
  • Hiperbarik oksijen tedavisinin yan etkileri

2. Dekompresyon Hastalığı (Vurgun)

Dekompresyon hastalığı, basınçlı ortamdan normal atmosfere hızla dönüş sırasında vücutta oluşan
çözünmüş gazların (özellikle azotun) damarlarda kabarcıklar oluşturması sonucu ortaya çıkan bir
sendromdur. Bu durum, dalgıçlarda ve basınçlı ortamda çalışan diğer bireylerde görülebilir.

2.1. Klinik Tablo ve Tanı Kriterleri

Dekompresyon hastalığının klinik tablosu oldukça değişkendir ve semptomlar:

  • Ciltte kaşıntı, döküntü, eklem ağrısı, kas spazmları
  • Baş dönmesi, vertigo, bulantı
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Kaslarda güçsüzlük, uyuşma
  • Solunum güçlüğü, öksürük
  • Nörolojik bulgular (felç, parezi, bilinç kaybı)
  • Kardiyak bulgular (aritmi, hipotansiyon)

Tanı, hastanın maruziyet öyküsü, klinik bulgular ve uygun testler (örneğin, nörolojik muayene,
odyometri, radyolojik incelemeler) ile konulur.

2.2. Dekompresyon Hastalığı Sınıflandırması (Tip I ve Tip II)

Tip I Dekompresyon Hastalığı: Daha hafif semptomlarla karakterizedir. Genellikle cilt ve
lenfatik sistemle sınırlı bulgular görülür.

Tip II Dekompresyon Hastalığı: Daha ciddi ve sistemik tutulumla karakterizedir. Nörolojik,
kardiyak, pulmoner veya santral sinir sistemi tutulumları görülebilir.

3. İşverenin Yükümlülükleri ve Alınması Gereken Önlemler

İşverenler, çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda:

  • Risk değerlendirmesi yaparak tehlikeleri belirlemeli ve gerekli önlemleri almalıdır.
  • Çalışma ortamını ve koşullarını iyileştirmelidir.
  • Çalışanlara uygun eğitimler vermelidir.
  • Kişisel Koruyucu Donanımları (KKD) sağlamalı ve kullanımını denetlemelidir.
  • İşe giriş ve periyodik muayeneleri yaptırmalıdır.
  • Acil durumlar için gerekli hazırlıkları yapmalıdır.

4. İşyeri Ziyareti, Risk Değerlendirmesi ve Koruyucu Önlemler

İşyeri hekimi olarak, işyerini ziyaret ederek:

  • Çalışma ortamını, kullanılan ekipmanları, kimyasalları ve süreçleri gözlemlemek.
  • İşçilerle konuşarak maruziyetleri ve şikayetleri hakkında bilgi toplamak.
  • Mevcut risk değerlendirmesini gözden geçirmek ve güncellemek.
  • Tehlikeleri belirleyerek risklerin şiddetini ve olasılığını değerlendirmek.
  • Kontrol önlemlerinin etkinliğini değerlendirmek.
  • Gerekli durumlarda ek ölçümler veya incelemeler yapmak.
  • Risk değerlendirmesi sonucuna göre koruyucu önlemleri (idari, mühendislik, kişisel koruyucu
    donanım) belirlemek ve uygulanmasını sağlamak.

5. Meslek Hastalığı Bildirimi ve SGK Süreci

Meslek hastalığı şüphesi veya tanısı alan bir çalışanın SGK’ya bildirimi, ilgili mevzuata uygun olarak yapılmalıdır. Bu bildirim için gerekli formlar (İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu) kullanılmalıdır.

6. Pratik Uygulamalar ve Vaka Yaklaşımı

Örnek Vaka: 35 yaşında bir dalgıç, 40 metreden yaptığı dalış sonrası yaklaşık 2 saat sonra şiddetli baş
ağrısı, vertigo ve kulak çınlaması şikayetleriyle işyeri hekimine başvuruyor. Muayenesinde nörolojik
muayenesi normal bulunuyor. Odyometride hafif derecede iletim tipi işitme kaybı ve tinnitus saptanıyor.

Vaka Değerlendirmesi ve Yaklaşım:

  • Hastanın öyküsü, mesleği (dalgıçlık) ve maruz kaldığı basınç dikkate alınarak dekompresyon
    hastalığı ön tanısı konulur.
  • Hastanın semptomları ve muayene bulguları doğrultusunda acil tıbbi müdahale gerekliliği
    değerlendirilir.
  • Gerekli görülürse hastanın ilgili branşlara (nöroloji, KBB) sevki sağlanır.
  • Hastanın durumu stabil hale gelene kadar veya ileri tetkikler yapılana kadar dinlenmesi ve
    oksijen tedavisi önerilir.
  • Ağır vakalarda hiperbarik oksijen tedavisi gerekebilir.
  • Hasta taburcu edildikten sonra, işe dönüş muayenesi yapılır ve maruziyetten kaçınması
    için gerekli eğitimler verilir.

Bu tür vakalarda erken tanı, doğru değerlendirme ve uygun müdahale, hastanın uzun dönemdeki
sağlığı ve yaşam kalitesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Kaynaklar

  • T.C. Sağlık Bakanlığı. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Erişkinlerde İşitme Kayıpları Klinik Rehberi. Ankara, 2026.
  • American Speech-Language-Hearing Association (ASHA). Hearing Loss in Adults. https://www.asha.org/practice-portal/professional-issues/hearing-aids-for-adults/. Erişim tarihi: 02 Ocak 2025.
  • World Health Organization (WHO). World Report on Hearing. Geneva: World Health Organization; 2021.
  • National Institute for Occupational Safety and Health (NIOSH). https://www.cdc.gov/niosh/topics/noise/default.html. Erişim tarihi: 15 Mart 2024.
  • ILO Conventions and Recommendations. Convention C170 – Chemicals Convention, 1990. International Labour Organization.