Yazar: Fatih Hakan ÇAM

  • İşyerinde çalışan Sayısı – Belirlenmesi

    İşyerinde kaç işçi var? çalışan sayısı neye göre belirlenir? Alt işverenlerin çalışanları çalışan sayısına katılır mı? Taşeronlar çalışan sayılır mı? Çalışan sayısı belirlenirken neye dikkat edilir? İş yerinde kaç çalışan var? Çalışan sayısını neye göre tespit ederiz?

    Bir iş yerinde çalışan sayısını belirlemek için o iş yerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’ya kayıtlı olan numarasına bağlı olarak çalışanların sayısı esas alınır. Aynı işi yapan  yan yana veya iç içe iki firma bile olsa bu firmalardaki çalışan sayısı, çalışanların işe alırken bağlandıkları SGK numarası ile tespit edilir.

    Her firma kendi SGK numarasına kayıtlı çalışandan sorumludur!

    Tüm iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve hizmetleri buna göre yapılır. Az tehlikeli bir iş yeri SGK numarasına bağlı 50’den daha az çalışanı varsa 01.07.2020 yılına kadar işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirmesine gerek yoktur. Ancak 6331 sayılı tüm İSG yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Keza 10’dan daha az çalışanı olan (1-9 arası) az tehlikeli statüdeki bir iş yeri içinse işveren dilerse iş güvenliği hizmetini gerekli prosedürlerini yerine getirdiği takdirde kendisi verebilmektedir.

    Çalışan temsilcisi, İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu’nun yapılıp yapılmayacağı, Acil Eylem Durum Planlarının hazırlanması ve ekiplerin oluşturulması gibi bir çok İş Güvenliği önlemleri de yine iş yerindeki çalışan sayısına göre tespit edilmektedir.

    Alt işveren, Taşeron Çalışanlar Hesaba Katılmaz

    İş yerinde işin yürütüm kısmına her ne kadar destek oluyor da olsalar çalışan hesabı yapılırken taşeron veya alt işverenlerin çalışan sayıları asıl işverenin çalışan sayısına eklenemez. Yapılacak iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinde asıl iş verenle alt iş veren çalışanlar ayrı ayrı değerlendirilerek gerekli ekipler, temsilciler ve kurullar belirlenir. Asıl işverenin İSG Kurul’una alt işveren firmaların temsilcileri katılarak genel İSG faaliyetleri koordine edilir.

    Asıl işverenle Alt işveren İSG faaliyetleri Beraber Koordine edilir!

    Aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması halinde işverenler, birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek İSG kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirmelidirler. Bu koordinasyonu birbirlerinin İSG kurullarına temsilci göndererek veya yazılı olarak yapabilirler.

    Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde kurul oluşturulma şartları detaylı olarak belirtilmiştir.

  • İşyeri Hekimliğinde E-Reçete’ye Geçiş

    İSG-KATİP üzerinden 13.09.2017 tarihinde yapılan duyuru ile yıl sonuna kadar işyeri hekimlerinin e-reçete ye entegre edilerek reçete işlemlerinin elektronik ortamda yapılması hedeflenmektedir. Amacın, çalışanın elektronik reçete ve elektronik rapor bilgilerinin Medula sistemine kaydedilmesi olduğu ifade ediliyor.

    Halen mevcut uygulamada işyerlerinde o işyeri üzerine İSG- KATİP’de kayıtlı olan işyeri hekimi tarafından reçete kağıdına yazılan reçeteler eczaneler tarafından karşılanıyordu. Reçetede işyeri hekimin diploma tescil numarasını gösteren kaşesi, imzası ile işyerinin kaşesinin bulunması yeterli idi. Reçetede tanı ve protokol numarası da varsa reçete ödenmesiyle ilgili sıkıntı çıkmıyordu. Bu bilgilerin bulunduğu reçeteler SGK tarafından ödenmekte ve eczaneler de ilaçları sigortalılara vermekteydi.

    Yeni uygulamada artık ıslak imzalı reçeteler geçerli kabul edilmeyecek

    Bundan sonra ıslak imza ve kaşeli reçetelerin yerini ereçete alacak. Ereçeteye uyum çalışmaları kapsamında işyerlerinde çalışan 4/a statüsündeki kişiler için düzenlenecek reçetelerin karşılanabilmesi için, işyeri hekiminin Sağlık Bakanlığı Doktor Bilgi Bankası uygulamasında kaydı olmalıdır. (Kayıt Sorgulama). Ayrıca bu hekimler İSG-KATİP üzerinden de görevlendirilmelidirler. Çalıştıkları işyerine İSG Katip üzerinden atama işlemi / sözleşme yapılmamışsa, hekim o işyerinde çalışanlara reçete düzenleyemeyecektir. 

    Daha sonrasında hekimin reçete yazabilmesi için işyerinde doktora internet bağlantısı yapılmış bilgisayar ile bu bilgisayarda e-imza kullanabileceği medulla bağlantılı yetkilendirilmiş bir uygulamanın temin edilmesi gerekmektedir.

    E-İmza Başvurusu nasıl yapılır? (Sağlık Bakanlığı e-imza Resmi sitesi)

    Hekimler ayrıca ereçete işlemlerinde kullanmak üzere Medulla doktor girişi için SGK Kurumsal Hekim parolasını almaları lazım. İşyeri hekimliği dışında görev yapıp daha önce parola temin etmiş olan hekimler aynı parola ile işlem gerçekleştirebilceklerdir.

    SGK Kurumsal Hekim Parolası almak için tıklayınız.

    Geçiş Sürecinde Reçete İşlemleri Nasıl Olacak?

    Eczanelerin İşyeri Hekimi için Reçete Giriş İşlemleri

    Şu anda bazı hekimler doktor bilgi bankasında kayıtlı olmadıklarından dolayı reçete düzenleyememektedir. Ayrıca matbuu reçeteler bilgi eksikliğinden dolayı eczanelerden geri dönmektedir.

    İşyeri hekimliklerince düzenlenen reçetelerin elektronik ortamda kayda alınabilmesi için Medula Eczane Uygulamasında gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Eczaneler reçeteleri sisteme kaydetmek işyeri hekimliği adına e-reçete kaydı gerçekleştirebilmek için tesis kodunu: 11(ilkodu)9903 şeklinde girmeleri gerekiyor.

    İşyeri hekimliği tesis kodu: 11(ilkodu)9903 (TEST için ÖRNEK İşyeri Hekimliği Tesis Kodu: 11069903)

    Test ortamında işyeri hekimliği adına e-reçete kaydı gerçekleştirebilmek ve ilgili diğer metotlara erişim sağlayabilmek için aşağıda yer alan bilgiler kullanılmalıdır.
    Test Ortamı Kullanıcı Adı ve Şifresi: 99999999990 – 99999999990
    İşyeri Hekimliği Tesis Kodu: 11069903
    Test Ortamı Doktor T.C.Kimlik Numarası: 99999999990

    Yetkilendirme

    Sağlık tesisleri, aile hekimlikleri ve işyeri hekimlikleri ilgili servisi doktor’un adı ve şifresiyle çağıracaklardır.
    Aile Hekimlikleri tesis kodu olarak 11<il kodu>9904 kullanacaklardır.
    İşyeri Hekimlikleri tesis kodu olarak 11<il kodu>9903 kullanacaklardır.
    Yetkilendirilmiş Aile Hekimliği (İşyeri Hekimliği) tesis kodu olarak 19<il kodu>0004 kullanacaklardır.
    Yetkilendirilmiş Aile Hekimliği (Kurum Hekimliği) tesis kodu olarak 19<il kodu>0005 kullanacaklardır.

     

  • Anayasaya göre İş Sağlığı ve Güvenliği

    Anayasaya göre ISG!!! Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili maddeler nelerdir? Anayasamızda iş sağlığı ve güvenliğini ilgilendiren maddeler nelerdir? İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin Anayasa maddeleri. Anayasa’daki İSG konuları. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin maddeler.

    Anayasamızda bildirildiği üzere;

    Çalışma, Herkesin Hakkı ve Ödevidir. (Madde 49)

    Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. (Değişik: 3.10.2001-4709/19 md.)

    denmektedir. Dolayısıyla Devlet, çalışmayı desteklemek ve çalışanları da korumakla görevlendirilmiştir. Çalışanların nasıl ve hangi şartlarda çalışacağı da 50nci maddede belirtilmiştir.

    Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.

    Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.

    Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.

    Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir. (Madde 50)

    Bu sayede çalışanlar vücut yapısına uygun işlerde çalıştırılması gerektiğinin altı çizilerek, dinlenme ve tatil yapma hakları güvence altına alınmıştır.

    İş Sağlığı ve Güvenliği Anayasada

    Gerek çalışma yaşamında gerekse gündelik yaşamda kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı da şu maddelerle güvence altına alınmıştır:

    Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

    Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

    Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz. (Madde 17)

    Ayrıca yine başta çalışma yaşamımız olmak üzere tüm vatandaşları ilgilendiren sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması hususunda da:

    Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

    Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

    Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

    Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

    Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir. (Madde 56)

    denilmiştir. Bu da Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu için zemin oluşturmuştur.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 07.09.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • İş Güvenliği Uzmanı (İGU)

    Bu yazı İş Güvenliği Uzmanı, IGU, hakkında bilgi vermek amacıyla İSG Kanunu, Madde 8’e göre kaleme alınmıştır.

    İşverene iş güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen iş güvenliği uzmanı, görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak işin güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirler ve işverene yazılı olarak bildirir.

    !!! Eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesinden, tedbir ve tavsiyelerin yerine getirilmesinden işveren sorumludur.

    Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde, bu durum iş güvenliği uzmanınca;

    • Bakanlığın yetkili birimine,
    • varsa yetkili sendika temsilcisine,
    • yoksa çalışan temsilcisine bildirilir.

    Bildirim yapmadığı tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi üç ay, tekrarında ise altı ay süreyle askıya alınır.

    Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemez ve bu kişiler hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamaz. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir.

    İş güvenliği uzmanının iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır. Açılan davada, kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kişinin belgesi altı ay süreyle askıya alınır.

    İş Güvenliği Uzmanları Sorumluluğu

    İş güvenliği uzmanı, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.

    İş güvenliği uzmanı nın hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.

    Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır.

    İş güvenliği uzmanlarının görev alabilmeleri için;

    • çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı,
    • tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az (B) sınıfı,
    • az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise en az (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olmaları şartı aranmaktadır.

    Bakanlık, iş güvenliği uzmanlarının görevlendirilmesi konusunda sektörel alanda özel düzenleme yapabilir. Sektörel düzenleme çerçevesinde maden ve yapı ile diğer sektörlerde öncelikli olarak hangi meslekî unvana sahip iş güvenliği uzmanlarının görev yapacağının ve bunların yanında görev yapacak diğer mesleklere sahip iş güvenliği uzmanlarının belirlenmesine dair usul ve esaslar, Bakanlıkça belirlenir.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 10.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

     

  • İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri için görevlendirme

    İşveren işyeri hekimi görevlendirmek zorunda mı? İş sağlığı ve güvenliği için işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer yardımcı sağlık personeli görevlendirmesi nasıl olur? 50den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işler için işveren kendisi görev alır mı? 50’den az çalışanı bulunan yerler için iş sağlığı nasıl olacak?

    İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre: (İSG Kanunu, Madde 6, İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri)

    İşveren iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik olarak;

    1. Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı (IGU), işyeri hekimi (IYH) ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli (DSP) görevlendirir. Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir. Bu kişilerin görevlendirmeleri esnasında süre hesaplanırken öğrenci statüsünde olan çırak ve stajyerler, çalışan sayısının toplamına dâhil edilmez.
    2. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden (OSGB) hizmet alarak yerine getirebilir.
    3. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir.

    İşveren;

    • Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar.
    • İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar.
    • Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir.
    • Çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında; görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirir.

    Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir.

    50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri:

    işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler.

    Anadolu Üniversitesi tarafından verilen İşveren ve İşveren Vekili İçin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri eğitimi başvuru sayfası >>>

    Anadolu Üniversitesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında 9 Ekim 2015 tarihinde İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Eğitim, Sınav ve Belgelendirme işbirliği protokolü imzalanmıştır.

    Anadolu Üniversitesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işbirliğiyle hazırlanan sertifika programına katılarak başarılı olan işveren veya işveren vekilleri ondan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendileri yürütebilecektir.

    Herhangi bir diploma derecesi aranmaksızın programa 18 yaşını doldurmuş herkes başvurabilir.

    İŞYERLERİNDE İŞVEREN VEYA İŞVEREN VEKİLİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLECEK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 09.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

     

  • İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili işverenin yükümlülükleri

    işverenin yükümlülükleri nedir? iş Sağlığı ve güvenliği açısından işverenin yükümlülükleri nedir? İşveren iş Sağlığı ve güvenliği açısından neler yapmalıdır? çalışana karşı nelerden sorumludur?

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun’da işveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü tutulmuştur. Yani işveren, mevcut işle ilgili olarak;

    • Karşılaşılabilecek mesleki risklerin önlenmesini sağlamalı,
    • Bu riskler hakkında çalışanları eğitip ve bilgi vermek dâhil her türlü tedbiri alınmalı,
    • Yine risklerle ilgili gerekli oluşabilecek tehlikelere karşı organizasyonun yapılması,
    • Bu organizasyonlar için gerekli araç ve gereçleri sağlamalı,
    • Olası tehlikelere karşı zaman içinde sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirmeli ve
    • Hali hazır mevcut çalışma durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.

    İşveren bununla da kalmayıp ayrıca işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izlemek, denetlemek ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlamakla da yükümlü kılınmıştır.

    Mevcut yapılan iş ile ilgili risk değerlendirmesini yapar veya yaptırır. Bu değerlendirme dışarıdan hizmet alımı şekliyle de yaptırılabilir.

    Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır. Bunun için “çalışan”a işe girmeden önce kendisiyle ISG-KATİP üzerinden sözleşme yapmış iş yeri hekimi tarafından sağlık durumunu ortaya koyacak muayene yaptırarak EK-2 İşe Giriş Muayene kayıtlarını oluşturur. İşe uygunluğunu tespit ettirir.

    Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

    Tüm bunları elbette tek başına yapamayacaktır. Bu konuda işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alabilir ama bu hizmet alımı işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

    Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri de işverenin sorumluluklarını etkilemez. Yani işveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uymayan çalışanları tespit edip onları sözlü veya yazılı şekilde uyararak yükümlülüklerini yerine getirmelerini takip etmelidir.

    Tüm bunları yaparken işveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

    (İSG Kanunu, Madde 4, İşverenin genel yükümlülüğü)

    işverenin yükümlülükleri ni yerine getirirken göz önünde bulundurması gereken ilkeler:

    a) Risklerden kaçınmak.
    b) Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek.
    c) Risklerle kaynağında mücadele etmek.
    ç) İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek.
    d) Teknik gelişmelere uyum sağlamak.
    e) Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.
    f) Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek.
    g) Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.
    ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek.

    (İSG Kanunu, Madde 5, Risklerden korunma ilkeleri)

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 09.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Kimler İçin Geçerlidir?

    İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kimleri kapsar?
    Hangi işyerleri İSG kapsamındadır, hangileri muaf tutulmuştur?

    İşyeri hekimleri ve işverenlerin sahada en sık karşılaştığı bu soruların cevabı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 2. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

    Bu yazıda, İSG Kanunu’nun kimler için geçerli olduğu, hangi işyerlerinde İSG faaliyetlerinin zorunlu olduğu ve kanun kapsamı dışında kalan istisnalar net ve sade şekilde ele alınmaktadır.

    İSG Kanunu Kimler İçin Geçerlidir?

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu;

    • Kamu ve özel sektöre ait tüm işlere ve işyerlerine,
    • Bu işyerlerinin işverenleri ve işveren vekillerine,
    • Çırak ve stajyerler dâhil olmak üzere tüm çalışanlara,
    • İşyerinin faaliyet konusuna bakılmaksızın uygulanır. (6331 sayılı Kanun, Madde 2)

    👉 Bir işyerinde çalışan sıfatı taşıyan herkes, unvanı ne olursa olsun İSG Kanunu kapsamındadır.

    Çıraklar ve Stajyerler İSG Kapsamında mı?

    Evet.

    Kanun açık şekilde çırak ve stajyerleri çalışan tanımı içine almıştır.

    • Meslek lisesi öğrencisi,
    • Üniversite stajyeri,
    • SGK primi başka bir kurum tarafından yatırılan stajyerler

    dahi fiilen çalıştıkları işyerinde, o işyerinin çalışanı gibi değerlendirilir.

    🔍 Bu ne anlama gelir?

    • Risk değerlendirmesine dâhil edilirler
    • İSG eğitimleri verilmelidir
    • Acil durum planlarında yer alırlar
    • İş kazası ve meslek hastalığı açısından korunmaları zorunludur

    Bu noktada işyeri hekiminin ve işverenin sorumluluğu kesintisiz devam eder.

    İSG Kanununun Uygulanmadığı Yerler (Muafiyetler)

    6331 sayılı Kanun’un 2. maddesinde açıkça belirtilen istisnalar şunlardır:

    İSG Kanunu Kapsamı Dışında Kalan Faaliyetler

    • Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı faaliyetleri
      (Ancak askerî fabrika, bakım merkezi ve dikimevleri hariçtir)
    • Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri
    • Ev hizmetleri
    • Hiçbir çalışan istihdam etmeksizin, kendi nam ve hesabına mal veya hizmet üretenler
    • Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan:
      • işyurdu,
      • eğitim,
      • meslek edindirme,
      • güvenlik faaliyetleri

    Bu alanlar İSG Kanunu’ndan muaf tutulmuştur.

    Denizyolu Taşımacılığı Artık İSG Kapsamında mı?

    Evet.
    Kanunun ilk hâlinde yer alan “denizyolu taşımacılığı yapan araçların uluslararası seyrüsefer hâlleri” istisnası;

    • Anayasa Mahkemesi’nin 14/05/2015 tarihli ve E:2014/177, K:2015/49 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

    🔔 Güncel durum:

    • Denizyolu taşımacılığı yapan araçlar,
    • Uluslararası seyrüsefer hâlinde dahi

    İş Sağlığı ve Güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.

    Güvenlik Birimleri Tamamen Kapsam Dışı mı?

    Hayır, burada kritik bir ayrım vardır:

    • Askerî operasyonel faaliyetler,
    • Polislik ve istihbarat görevleri kanun kapsamı dışındadır.

    Ancak;

    • TSK’ya ait askerî fabrikalar,
    • bakım-onarım merkezleri,
    • dikimevleri

    gibi işçi çalıştırılan yerlerde, işveren sıfatı oluştuğundan İSG yükümlülükleri tam olarak geçerlidir.

    Kendi Nam ve Hesabına Çalışanlar İçin İSG Zorunlu mu?

    Hayır.
    Eğer bir kişi:

    • Hiçbir çalışan istihdam etmiyorsa,
    • Kendi nam ve hesabına çalışıyorsa,

    bu faaliyetler için İSG Kanunu uygulanmaz.

    📌 Bu durumda:

    • İşyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu yoktur
    • İş güvenliği uzmanı zorunlu değildir
    • Risk değerlendirmesi, acil durum planı, İSG eğitimi gibi evraklar aranmaz

    Ancak yanına bir çalışan alındığı anda, tüm İSG yükümlülükleri başlar.

    Bilgilendirme Notu:
    Bu yazı, iş sağlığı ve güvenliği alanında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uygulamada tereddüt edilen durumlarda güncel mevzuat ve yargı kararları esas alınmalı, gerekli hâllerde hukuki görüş alınmalıdır.

    Daha fazla işyeri hekimlerine yönelik güncel içerik ve pratik bilgi için Instagram hesabımı takip edebilirsiniz: @issagligi

  • işveren – işçi – iş ilişkisi

    İşveren kavramı nedir? İşveren kimdir? İşveren ile işveren vekili arasındaki ilişki nedir? İşçi kavramı nedir? işveren – işçi ilişkisi nedir? işveren vekili – işçi ve işveren arasında iletişim nasıl olmalıdır?

    Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
    ….
    İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir.
    İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.
    Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır.
    İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. 
    (İş Kanuna, Madde 2, Tanımlar)

    Çalışan: Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişiyi,
    İşveren: Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
    İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu Kanunun (ISG Kanunu) uygulanması bakımından işveren sayılır.
    (İSG Kanunu, Madde 3/f, Tanımlar)

    İşveren ve İşveren Vekili

    İşveren, çalışan istihdam eden gerçek ve ya tüzel kişidir. Yani çelik fabrikasının sahibi Mehmet Bey, işverendir. Ama bazen firmanın/kurumun kendisi işveren olarak görünür. O zaman işleri yürütmek ve yönetmek adına biri görevlendirilir. Tayin olan bu yetkili, işyerinde işveren adına işi takipten sorumludur ve yasalara karşı işveren vekili sıfatıyla anılır. Yasaların işverene yükümlü kıldığı her şeyden sorumludur.

    İşverenler veya vekilleri, işyerinde bazı konular için ayrıca vekil tayin edebilirler. İşverenin bir konuda vekil tayin ediyor olması o konuda yükümlülüklerini tamamen devrettiği anlamına gelmez. İşveren vekili, işveren kadar çalışanlardan sorumlu olduğu gibi, işveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren de sorumlu tutulmuştur.

    İşçi – İş İlişkisi

    İşçi, çalışan terimiyle değişiyor artık. Bu sayede sadece üretim sahasını değil o iş yerinde çalışan herkesi ifade etmek için kullanılacak. İşçi veya çalışan, özel veya kamuda bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişilerdir. Tüzel olma ihtimalleri yoktur. İşçi/çalışan diye bilmek için sözleşme yapılmış olması şarttır.

    Sözleşme çalışan ile işveren arasındaki ilişkiyi de belirler.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 27.09.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • işyeri

    işyeri nedir? Hangi yerler işyerine dahildir? İşyerinden sayılmayan yerler nerelerdir? Bakım ve emzirme odaları işyerinden sayılıyor mu? Mevzuata göre hangi alanları işyerinden saymamız gerekir?

    İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

    İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

    İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. (İş Kanuna, Madde 2, Tanımlar)

    Mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile çalışanın birlikte örgütlendiği, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçları da içeren organizasyonların tümüne işyeri denmektedir. (İSG Kanunu, Madde 3/f, Tanımlar)

    işyeri Ne Demek?

    Bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere mal ve hizmet üretilen yerler iş yeridir. Bu yerlerdeki araç, gereç, teçhizattan tutun da ayrılmış alanlar, malı üretmek yada hizmeti sunmak için alınan her türlü tedbir, yöntem ve örgütlenme işyeri olarak tanımlanır.

    Burayı da bir işyeri sayabiliriz!

    Dolayısıyla sadece üretim alanı veya hizmet alanı değil, bu alanda çalışanlara hizmet vermek veya çalışanların vakit geçirmeleri üzere kurulmuş;

    • dinlenme yerleri/odaları
    • yemekhaneler / yemek yenmek üzere tahsis edilen alanlar,
    • yıkanma yerleri, lavabo ve tuvaletler,
    • emzirme ve bakım odaları,
    • eğitim odaları, toplantı salonları
    • avlu, bekleme salonları / yerleri işyeri olarak sayılmaktadır.

    İşyeri sınırları içinde, çalışanın kullanacağı alanların tümüdür. İş Kanunu, işyerini, sadece üretim yapılan yer olarak görmemiş, eklentilerini ve dahi kullanılan araçları da işyeri olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla işin yürütümü amacıyla şirket aracını kullanıyorsak, işyeri sınırları içinde olmasak bile şirket aracında bulunuyorsak, işyerinde sayılırız.

    İş sağlığı ve güvenliği açısından bu alanlarda olabilecek herhangi bir iş kazası veya meslek hastalığı maruziyetinde yine işveren sorumlu olacaktır.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 07.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • Alt işverenin çalışanlarının iş sağlığı kayıtları nın Asıl işverenle Paylaşılması

    4857 sayılı İş Kanununda Asıl işveren, #İSG dahil (iş sağlığı kayıtları) tüm yaptırımlardan alt işverenin çalışanlarından da sorumlu olduğu 2nci Maddesinde vurgulanmaktadır.

    Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden
    veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

    Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

    Dolayısıyla alt işverenlerin #ISG ile ilgili evraklarının (iş sağlığı kayıtları) asıl işverence kontrol ve takibi yapılması gerekmektedir.

    Ancak “kişisel bilgilerin gizliliği” açısından çalışanların iş sağlığı kayıtları olan “EK-2 işe giriş / periyodik muayene formu” ve sağlık kayıtlarının kişiye özel bilgiler içermesinden dolayı bu bilgi ve kayıtların sanal veya matbu olarak ortak alanda, yetkisiz kişilerle ve genel geçer olarak paylaşılması uygun değildir.

    Kişisel Sağlık Bilgilerin İşlenmesi, Saklanması ve Mahremiyeti ile ilgili yönetmelik (pdf)

    Asıl işveren tarafından işe giriş ve periyodik muayenelerinin yapıldığı kontrol edilmek isteniyorsa:

    Alt işveren, muayeneyi yaptırdığı işyeri hekiminden ayrıca alacağı imzalı “bilgi notu”nu (muayene sonuç belgesi) asıl işverenle GÜVENLE paylaşabilir. Böyle bir not yeterli olması gerekir ancak asıl işveren bu notu/muayene sonuç belgesini kabul etmiyorsa; alt işveren, çalışanların bu evraklarını sadece ilgili kişiye (asıl işverenin kayıtlı işyeri hekimi) çalışanın bilgisi/rızası dahilinde göstermelidir.

    Asıl işveren olarak sağlık kayıt evrakı olarak “EK-2 İşe Giriş / Periyodik Muayene Formu” aslı yerine “Muayene Sonuç Formu” veya “Çalışan Hakkında İşyeri Hekimi Bilgi Notu / İK Bilgilendirme ” talep edebiliriz.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 05.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017