Etiket: iş sağlığı

  • Kimyasal Maruziyet Testleri

    Kişisel kimyasal maruziyet ölçümlerinde, çalışanların zararlı kimyasallara ne kadar maruz kaldığını belirlemek için çeşitli parametreler ölçülür. İşyerlerinde kullanılan kimyasalların türüne ve çalışanların maruziyet yollarına bağlı olarak farklı kimyasal maddeler ve bileşenler ölçülebilir.

    Kişisel kimyasal maruziyet ölçümlerinde ölçülebilecek bazı temel parametreler:

    1. Gazlar ve Buharlar

    • Organik Solventler: Benzen, toluen, ksilen gibi organik solventler.
    • İnorganik Gazlar: Karbon monoksit, sülfür dioksit, amonyak, klor gibi gazlar.
    • Buharlar: Formaldehit, metanol, aseton buharları.

    2. Partiküller ve Aerosoller

    • Tozlar: Metal tozları (örneğin kurşun, kadmiyum), mineral tozlar (örneğin silika).
    • Lifler: Asbest, cam elyafı.
    • Dumanlar: Kaynak dumanları, metal buharları.

    3. Metaller

    • Ağır Metaller: Kurşun, cıva, kadmiyum, krom, nikel.
    • Diğer Metaller: Alüminyum, demir, bakır.

    4. Biyolojik Ajanlar

    • Mikroorganizmalar: Bakteri, virüs, mantar sporları.
    • Biyoaerosoller: Bitki ve hayvan kökenli parçacıklar.

    5. Asidik ve Bazik Bileşenler

    • Asitler: Sülfürik asit, nitrik asit, hidroklorik asit buharları.
    • Bazlar: Sodyum hidroksit, potasyum hidroksit buharları.

    6. Uçucu Organik Bileşikler (VOC’ler)

    • Alkanlar, Alkenler ve Aromatikler: Benzen, etilbenzen, toluen, ksilen.
    • Halojenli Bileşikler: Trikloroetilen, perkloroetilen.

    7. Pestisitler ve Tarım Kimyasalları

    • Organofosfatlar: Paration, malation.
    • Karbamatlar: Karbaril.

    8. Diğer Önemli Kimyasallar

    • Ftalatlar: DEHP, DBP.
    • Poliklorlu Bifeniller (PCB’ler): Çeşitli PCB türleri.

    Ölçüm Teknikleri ve Cihazları

    • Gaz ve Buhar Dedektörleri: Çalışanların nefes alma bölgesine yerleştirilen kişisel gaz dedektörleri.
    • Hava Örnekleme Pompaları ve Filtreler: Çalışanın üzerinde taşınan ve havadaki partikülleri toplayan cihazlar.
    • Aktif ve Pasif Örnekleyiciler: Gaz ve buharların toplandığı örnekleme tüpleri veya difüzyon örnekleyicileri.
    • Biyolojik İzleme: Kan, idrar veya nefes analizleri ile kimyasal maruziyetin biyolojik göstergelerinin ölçülmesi.

    Mevzuat ve Standartlar

    Türkiye’de kişisel kimyasal maruziyet ölçümleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmeliklerde belirtilen standartlar ve prosedürler doğrultusunda yapılmalıdır. Ölçümlerde dikkate alınacak bazı temel yönetmelikler şunlardır:

    • Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik
    • Çalışanların Sağlık ve Güvenliği İçin İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik
    • Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği

    Örnek Durumlar ve Maruziyet Kontrolü

    • Endüstriyel Boya İşlemleri: Organik solvent buharları, ağır metal tozları.
    • Tarım İlaçlaması: Pestisit buharları ve aerosolleri.
    • Metal İşleme ve Kaynak: Metal buharları ve dumanları.
    • Laboratuvar Çalışmaları: Çeşitli kimyasallar ve reaktifler.

    Mesleki Maruziyet Testleri Çalışılacak Örnekler

    Fenol, Hippürik Asit, Mandelik Asit vb. meslek hastalıkları testleri için çalışanların vardiyalarının sonunda idrar örneği almak gerekmektedir. Referans ve toksik düzeyler vardiya sonu alınmış idrar örnekleri için verilmiştir. Temiz, saydam, sızdırma yapmayan, döner kapaklı, polietilen idrar kaplarına en az 20 mL idrar örneği alınması gerekmektedir. İdrar örnekleri soğuk zincirde laboratuvara ulaştırılmalıdır.

    Meslek hastalıkları testleri için alınmış idrar örnekleri (mandelik asit, hippürik asit, t,t mukonik asit, fenol, orto-para krezol, metil hippürik asit, fenil glioksilik asit vb. testler) aksi talep edilmedikçe 2 ay süreyle derin dondurucuda muhafaza edilirler. Bu süre zarfında ilave test/tekrar test çalışması talep edilebilir.

    Maruziyet testlerinin biyolojik izleminde idrar kreatinin değerleri 30-300 mg/dl sınırları içinde olmalıdır.<30 ve > 300 mg/dl ise yeniden idrar numunesi alınarak test tekrarlanmalıdır.

    MESLEKİ MARUZİYET TAKİBİNDE KULLANILAN TESTLER :

    kimyasal maruziyet testleri

    • Fenil glioksilik asit : Stiren maruziyetinde kullanılır.
    • Fenol : Benzen (benzol), fenoller, naftoller ve bunların türevlerinin vücuttaki toksik etkilerinin belirlenmesi için idrarda fenol ölçümü yapılır.
    • Hippürik asit : Toluen ve ksilen (ksilol) maruziyetinde kullanılır.
    • Kolinesteraz : Organofosfat zehirlenmelerinde kullanılır
    • Mandelik asit : Stiren maruziyetinde kullanılır.
    • Metil hippürik asit : Ksilen (ksilol) maruziyetinde kullanılır.
    • O-kresol : Kresol ve fenol maruziyetinde kullanılır
    • P-kresol : Kresol ve fenol maruziyetinde kullanılır
    • Trans-mukonik asit : Benzen maruziyetinde kullanılır.
    • Hidroksipiren : Polisiklik Aromatik Hidrokarbonların (PAH) maruziyetinde kullanılır.
    • 2,5 Hekzandion : N-Hekzan maruziyetinde kullanılır.

    FENİLGLİOKSİLİK ASİT

    Örnek türü : Spot İdrar.
    Örnek kabı : Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC

    Eşik değer: Fenil Glioksilik Asit Biyolojik Maruziyet İndeksi (BMİ) 100 mg/L.
    Kaynak: Deutsche Geselschaft für Arbeitsmedizin und Umweltmedizin e.V. (bkz. http://www-dgaum.med.uni-rostock.de/leitlinien)
    Stiren maruziyeti için; İdrarda (mandelic acid + phenylglyoxylic acid) değerleri toplamı için B.M.I : 400 mg/g kreatinin
    Bu biyolojik maruziyet indeksleri (B.M.İ.) vardiya sonunda alınan idrar örnekleri için verilmiştir. Kaynak: ACGIH-American Conference of Govermental and Industrial Hygienists
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, ≤-20°C’de 2 ay süreyle saklanabilir.
    Kullanımı: Stiren plastik sentezi için kullanılan önemli bir monomerdir. Vücutta konjuge olmadan %85 Mandelik Asit ve %15 Fenil Glioksilik Asit olarak idrara çıkar. Stiren hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit edilemez. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır. İdrardaki metabolit konsantrasyonları maruz kalınan Stiren miktarıyla orantılıdır. Stiren maruziyetini görmek için idrarda kantitatif Mandelik Asit ve Fenil Glioksilik Asit düzeylerine bakılır.
    Ek Bilgiler: Akut zehirlenmelerde başlıca belirtiler öfori ve halüsinasyondur. Kronik zehirlenmelerde merkezi ve periferik sinir sistemi, karaciğer ve böbrek hasarları meydana gelir. Karsinojenik etkisi henüz tespit edilmemiştir.

    FENOL

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 10 mL.
    Örnek alma zamanı: Benzen ve Fenol maruziyetlerinde 8 saat sonra idrar örneği alınması gereklidir (işyeri uygulamalarında vardiya sonrası idrar örneği alınmalıdır).
    Analiz yöntemi: HPLC
    Referans Aralığı: Normal (maruziyet olmayan kişilerde) 4.5-20.7 mg/g Kreatinin.
    Kaynak: CDC, NIOSH, Method 8305 (1994).
    Benzen Biyolojik Maruziyet İndeksi (BMİ): 50 mg/g kreatinin.
    Kaynak: Mayo Medical Laboratuvarları/Medtox Laboratuvarları Test Kataloğu.
    Phenol Maruziyet İndeksi (BMI) : 250 mg/g kreatinin
    Kaynak : ACGIH
    Ret kriteri: Bazı idrar örnekleri için stabilizatör olarak kullanılan hekzametilentetramin (ürotropin) katılmış örneklerde (sinyali tamamen yok ettiğinden) çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği oda sıcaklığında 3 gün, 2-8 °C’de 4 hafta, – 20 °C’de 2 aya kadar dayanıklıdır.
    Kullanımı: Benzen ve/veya Fenol maruziyetinin bir göstergesi olarak idrarda Fenol düzeyleri bakılmaktadır. Sadece Benzen ve/veya Fenol kullanılan endüstri çalışanları değil, trafik gazlarına maruz kalım ve tütün ürünlerinin inhale edilmesi yoluyla da Fenol maruziyeti olmaktadır.
    Sindirim kanalında bakterilerin etkisiyle Tirozin’den Fenol meydana gelir. Bu nedenle sağlıklı kişilerde de idrarda ve kanda Fenol bulunur.
    Hemodializdeki üremik hastaların kanında sağlıklı kişilerden daha fazla Fenol bulunur.
    Benzen maruziyetinin tespitinde ve doz izlenmesinde tek başına Fenol ölçümü yeterince spesifik değildir. Bu nedenle daha spesifik bir test olan t,t-mukonik asit ölçümü ile birlikte yapılmalıdır.
    Toksik Etkiler : Fenol bileşikleri ve homologlarının çoğu zehirli maddelerdir. Fenol kişide merkezi sinir sistemi depresyonu ve diğer toksik etkilere(buharı göze ve direk teması cilde koroziv etkisi nedeniyle yanıklar meydana gelir, bulantı, aşrı terleme) neden olur. Deri ile temasta o bölge propiletilen glikol veya izopropil alkol ile, olmadığı takdirde bol su ile yıkanmalıdır. Fazla miktarda Fenol alınması durumunda karaciğer sitokrom P 450 enzim sistemi harabiyeti olur ve sitokrom P 420’ye dönüşür. Böbrekler üzerine toksik etkisi, kalbe toksik etkisi (ritim bozukluğu, nöbet, koma), buharı solunduğunda akciğer ödemi yapıcı etkileri vardır.
    Ek Bilgiler: Basit fenoller maden kömürü katranından elde edilirse de bugün ucuz olarak benzenden sentez edilmektedir.
    Önemli bir endüstriyel atık olan fenolun dünyadaki ve ülkemizdeki kullanım alanlarından en önemlisi fenolik reçine üretimidir. Fenolik reçineler, kâğıt endüstrisi, kauçuk işletme endüstrisi ile yalıtım ve yüksek sürtünmeye dayanıklı malzeme üretiminde kullanılmaktadır. Fenol’den Bakalit ve Naylon elde edilir. Bunun dışında fenol, ilaç endüstrisinde (özellikle Aspirin), kozmetiklerde, güneş koruyucularda, saç boyalarında, cilt parlatıcılarında, böcek öldürücülerde, temizlik ürünlerinin imalatında kullanılmaktadır. Fenolün bütün türevleri mikrop öldürücüdür. Fenol ayrıca oral anestezik ve analjezik özelliği nedeniyle Farenjitlerde de kullanılır.
    Fenol içeren su klorlandığında zehirli poliklorlu fenoller oluşur.

    2,5-Heksandion :

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 10 mL.
    Analiz yöntemi: HPLC
    Eşik Değer:
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: 2,5-Heksandion (2,5-Hexanedione) , n-heksanın ana metabolitidir ve n-heksan polinöropatisinin nedeni olarak kabul edilir. Bu nedenle, n-heksana maruz kalmanın biyolojik izlenmesi için 2,5-heksandion ölçmek faydalıdır.
    Ek Bilgi : n-Heksan (HEX), bitkisel yağların üretiminde, polietilen ve polipropilenlaminasyonda, plastiklerin ve kauçukların üretiminde bir seyreltici olarak polisaj ve polipropilenlaminasyonda organik çözücü olarak kullanılan, petrol ve isin önemli bir bileşenidir. lastik üretimi, ilaç sanayii ve kozmetik sektörünün yanı sıra, benzinin bileşiminde, kuru temizleme ürünlerinde, doku imalatında ve matbaalarda kullanılmaktadır

    HİDROKSİPİREN

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Analiz yöntemi : HPLC
    Eşik Değer : 1-Hydroxypyren : 0,5 ug/L,
    1-Hydroxypyren/kreatinin : 0,3 ug/g kreatinin.
    Ret kriteri : Saklama koşullarına uyulmamış idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite : Oda ısısında ve 2-8°C’de 2 gün, -18°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı : 1-Hydroxypyrene Polisiklik Aromatik Hidrokarbonların (PAH) maruziyetini belirlemek, ölçmek ve izlemek için kullanılan önemli bir biyomarkerdır. 1-Hydroxypyrene insan vücudunda pyrene’in enzimatik hidroksilasyonu sonucu oluşur.
    Ek Bilgiler : Poliklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), çoklu aromatiklerden oluşan hidrokarbonlardır.Yanıcı yağlar, yakıt, tütün, odun gibi organik maddelerin eksik yanması sonucu oluşan ve yüzlerce kimyasal bileşiği içeren bir gruptur. 2-6 benzen halkasından oluşurlar. Bazıları potansiyel mutojen ve kanserojen özelliklere sahiptirler. Bunlardan en iyi bilinen ve araştırılan benzopyrene içerenlerdir. Bu nedenle bu maddelerin biyolojik olarak izlenmesi iş sağlığı ve güvenliği bakımından vazgeçilmezdir.
    PAH Kaynakları :
    1. Mesleki maruziyeti olmayan kişilerdeki kaynaklar motorlu araç emisyonları, odun ateşi dumanı, fosil yakıtlar ve tütündür. Barbekü gibi yüksek ısılarda pişirilen yiyeceklerle de PAH oluşabilir.Plastik malzemelerden de yiyeceklere PAH geçebilir.
    2. Mesleki maruziyet : Kok üretimi, soğuk gazlaştırma, gaz arıtma, katran ve asfalt işçileri, alüminyum üretimi, çatı ustası, baca temizleyicisi sektörlerinde mesleki maruziyet söz konusudur.
    PAH Metabolizması : PAH grupları vücuda deri, solunum yolu ve gastrointestinal yolla girerler. Başlıca karaciğerde metabolize olurlar. PAH ailesinden biri olan Pyren vücuda girdikten sonra 1-hydroxypyren’e metabolize olur. 1-Hidroksipiren karaciğerde glukuronide olarak idrarla atılır. 1-Hidroksipiren’in glukuronid formu biyolojik izleme için uygun bir parametredir. Pyrene her zaman PAH karışımlarında bulunur ve bu nedenle yüksekliği sadece Piren birikiminin bir göstergesi olmayıp aynı zamanda PAH’lara genel bir maruz kalma göstergesidir de. kimyasal maruziyet

    HİPPÜRİK ASİT :

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Analiz yöntemi: HPLC
    Eşik Değer: 1.6 g/g Kreatinin Toluen maruziyetini gösterir. (Kaynak: [2003] UK Government Information Notes on the Diagnosis of Prescribed Diseases. Conditions due to chemical agent, www.mapperleyplains.co.uk/oprus/benzenes.htm.)
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: İnsan idrarındaki Hippürik asitin kantitatif olarak tespit edilmesinde kullanılır. Hippürik asit toluenin idrardaki ana metabolitidir. Toluen karaciğerde önce benzoik aside sonra da hippürik aside metabolize olarak idrarla atılır. Yüksek derecede yağda çözünür bir madde olduğu için yağ dokusu ve sinir sisteminde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.
    Toluen endüstride boya, kimyasal, farmasötik ve lastik üretiminde kullanılan, aromatik hidrokarbonlu bir solventtir. Toluen gazyağında, akrilik boyalarda, boya incelticilerinde ve yapıştırıcılarda bulunur. Kimya endüstrisinde çalışanlar toluene maruz kaldıklarından işyeri hekimliğinde meslek hastalıkları yönünden test edilirler. Ayrıca uçucu madde bağımlıları en sıklıkla yapıştırıcı ve inceltici soluduklarından ve bunların ana maddesi de toluen olduğundan uçucu madde bağımlılığının tanı ve takibinde Hippürik asit testi kullanılmaktadır. Bu amaçla örnek alınıyorsa gözetim zinciri prosedürleri uygulanmalıdır.

    KOLİNESTERAZ (Pseudocholinesterase)

    Örnek türü : Serum.
    Örnek kabı: Sarı kapaklı jelli tüp veya kırmızı kapaklı jelsiz tüp.
    Örnek miktarı: 5 mL
    Analiz yöntemi : Kinetik Fotometrik.
    Referans aralığı : Kadın : 3930-10800 U/L Erkek : 4620-11500 U/L
    Ret kriteri :
    Stabilite : 4-25°C’de 1 hafta , 2-8°C’de 2 hafta, < -20°C’de 6 ay stabildir.
    Kullanımı : Karaciğerde sentezlenen Kolinesteraz enziminin serumda bulunan formunu Pseudo-kolinesteraz, serum kolinesterazı ) ölçmek için kullanılır. Başlıca kullanım alanları : kimyasal maruziyet
    1.Rutinde en çok Organofosforlu insektisidlere (böcek öldürücülerde, tarım ilaçlarında bulunur ) maruziyetin izlenmesi amacıyla kullanılır : İnsektisitler ve Pestisidler (Organophosphate pesticides, Carbamate pesticides) Kolinesteraz enzimini inhibe ederler Karaciğer hastalığı ve anormal alel olmadığı sürece azalan veya düşük seviyeler, organofosforlu insektisidlere maruziyeti gösterir.
    2. Karaciğer hastalıkları : İleri evre sirozlu ve metastazlı karaciğer karsinomlu hastalarda serum enzim aktivitesi % 50 ila % 70 oranında azalma göstermektdir. Kronik hepatit, hafif siroz ve tıkayıcı sarılıkta ise genellikle normal aktivite görülür. kimyasal maruziyet
    3. Cerrahi girişim öncesi anestezi premedikasyonu : Atipik bir gen olan ve düşük psödokolinesteraz seviyelerine sahip hastaların belirlenmesi amacıyla kullanılır. Psödokolinesteraz eksikliği, genel anestezi sırasında kullanılan kolin esterleri olarak adlandırılan belirli kas gevşetici ilaçlara duyarlılığın artmasına neden olabilir. Süksinilkolin ve mivakuryum gibi bu hızlı etkili ilaçlar, solunum kasları da dahil olmak üzere iskelet kaslarını gevşetmek için kullanılır. Normalde, bu ilaçlar verildikten birkaç dakika sonra metabolize olur ve kaslar tekrar hareket edebilir. Psödokolinesteraz eksikliği olan hastalar ise bu ilaçlar verildikten sonra birkaç saat kendiliğinden hareket edemez veya nefes alamayabilirler. Bu hastalar, ilaçlar vücuttan temizlenene kadar solunum cihazlarıyla desteklenmelidir (mekanik havalandırma).
    Hepatitler, siroz, malnutrisyon, anemiler, akut enfeksiyonlar, Akut Miyokart İnfarktüsü, pulmoner embolizm, postoperatif dönem, kronik böbrek yetmezliği, gebeliğin son dönemleri ve serum albümin konsantrasyonunu düşüren durumlarda serum kolinesteraz düzeyi düşer.
    Yüksek Kolinesteraz seviyeleri : nefrotik sendrom veya karaciğer hasarının iyileşme döneminde görülebilir.

    Ek Bilgiler : Kolinesteraz enziminin iki formu vardır:
    1. Asetilkolinesteraz : Esas olarak eritrositlerin dış yüzeyinde bulunur. Ayrıca, Akciğerlerde, dalakta, sinir uçlarında ve beyindeki gri maddede de bulunur. Sinaps uçlarında salınan asetilkolin hidrolizinden sorumludur ve sinaps boyunca sinirsel impulsun iletilmesine aracılık etmektedir
    2. Kolinesteraz / Psödokolinesteraz : Esas olarak serumda bulunur .Karaciğer, pankreas, kalp ve beyaz cevherde de bulunur

    Hem serum Pseudokolinesteraz aktivitesi hem de kırmızı hücre Asetilkolinesteraz aktivitesi, insektisitler tarafından engellenir, düşürülür. Aralarındaki önemli fark İnsektisitlere maruziyetin süresi yönündedir :
    Preudokolinesteraz enziminin serumda yarılanma ömrü yaklaşık 8 gündür. Bu nedenle, Preudokolinesteraz Enzim ölçümü yakın zamandaki (Birkaç haftaya kadar olan ) insektisit maruziyetini gösterir.
    Eritrositlerdeki Asetilkolinesteraz enziminin (AChE) yarılanma ömrü ise 3 aydan fazladır (eritropoetik aktivite ile belirlenir). Buna göre eritrositlerdeki AsetilKolinesteraz Enzim ölçümü testi yaklaşık olarak son 3 aylık dönemdeki maruziyeti gösterir.

    MANDELİK ASİT ve FENİLGLİOKSİLİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı, tercihen vakumlu idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi) .
    Eşik değer: Stiren maruziyeti için; İdrarda (mandelic acid + phenylglyoxylic acid) değerleri toplamı için B.M.I : 400 mg/g kreatinin .
    Bu biyolojik maruziyet indeksleri (B.M.İ.) vardiya sonunda alınan idrar örnekleri için verilmiştir. Kaynak: ACGIH-American Conference of Govermental and Industrial Hygienists
    Red kriteri: Dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği 2-8°C’de 7 gün, ≤-20°C’de 2 ay süreyle saklanabilir. Örneğin yapısını bozmamak için tekrarlanan dondurma ve çözme işlemlerinden kaçınmak gereklidir.
    Kullanımı: Stiren plastik sentezi için kullanılan önemli bir monomerdir. Vücutta konjuge olmadan %85 Mandelik Asit ve %15 Fenil Glioksilik Asit olarak idrara çıkar. Stiren hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit edilemez. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır. İdrardaki metabolit konsantrasyonları maruz kalınan Stiren miktarıyla orantılıdır. Stiren maruziyetini görmek için idrarda kantitatif Mandelik Asit ve Fenil Glioksilik Asit düzeylerine bakılır. kimyasal maruziyet

    Ek Bilgiler: Akut zehirlenmelerde başlıca belirtiler öfori ve halüsinasyondur. Kronik zehirlenmelerde merkezi ve periferik sinir sistemi, karaciğer ve böbrek hasarları meydana gelir. Karsinojenik etkisi henüz tespit edilmemiştir.

    METİL HİPPÜRİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi).
    Eşik Değer: Biyolojik Maruziyet İndeksi 2000 mg/L Metil Hippürik Asit’tir.
    Kaynak: Deutsche Gesellschaft für Arbeitsmedizin und Umweltmedizin e.V. (German Society of Occupational and Environmental Medicine). http://www-dgaum.med.uni-rostock.de/leitlinien kimyasal maruziyet
    Red kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuvara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: Ksilen maruziyetinin bir göstergesi olarak insan idrarındaki Metil Hippürik Asit’in kantitatif olarak tespit edilmesinde kullanılır.
    Metil Hippürik Asit, Ksilen’in idrardaki ana metabolitidir. Ksilen karaciğerde önce Glisin sonra da orto-para ve meta-metil hippürik aside metabolize olarak idrarla atılır. Yüksek derecede yağda çözünür bir madde olduğu için yağ dokusu ve sinir sisteminde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.
    Hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit etmek güçtür. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır.
    Endüstride çalışanlar Ksilen’e maruz kaldıklarından işyeri hekimliğinde meslek hastalıkları yönünden test edilirler.

    O- KREZOL ve P- KREZOL:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı, tercihen vakumlu idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC.
    Eşik değer:
    O-Krezol (toluen metaboliti olarak) Biyolojik Tolerans Değeri (düzenli maruziyete rağmen kişinin sağlığını bozmayacak en üst seviye): 1,5 mg/L;
    O-Krezol Tolore Edilebilen Maruziyet Sınırı*: 0,8 mg/L.
    *Tolerable exposure limit for toluene subject to: Landesgesetzblatt für Wien, 16. Stück (2002).
    Red Kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: 2-8°C’de 4 hafta, -20°C’de 2 ay stabildir. kimyasal maruziyet
    Kullanımı: Krezoller ve fenol çeşitli yollardan kimyasal sentezler için kullanılan ana kimyasallardır. Krezoller kömür katranından, petrolden veya fenolün metilasyonu yoluyla sentetik olarak elde edilirler. Krezoller fenolik ve epoksit reçinelerin, böcek öldürücülerin, lastik ve plastik antioksidanlar ve boyaların üretiminde ara ürün şeklinde elde edilirler.
    Toluenin ana metaboliti Hippürik Asit’tir ancak %1 oranında tolüen, toluen epoksit ara yolundan metabolize olarak krezollere dönüşür. Bu krezoller fenol metabolitlerinin analoglarıdırlar ve glukronik asit ve inorganik sülfatlar ile konjuge olarak böbreklerden atılırlar.
    Toluen esas olarak solunum yoluyla ve deriden temasla alınır. Yüksek buharlaşma özelliği nedeniyle solunumla alınıp verilir.
    İşyeri dışında tütün kullanımı ile de toluene maruz kalınabilir: Filtresiz sigara dumanında 100-200 µg toluen, 80-160 µg fenol, 60-180 µg ikame fenoller olduğu bildirilmiştir: MAK-und BAT-Werte –Liste 2009, Deutsche Forschunggemeinschaft (DFG) (ed.), Wiley-VCH, Weinheim (2009).
    Ek bilgiler: Toluen maruziyeti akut veya kronik olabilir. En önemli etkisini merkezi sinir sisteminde gösterir. İlk etkiler rahatsızlık hissi (baş ağrısı, yorgunluk, dengesizlik) şeklindedir. Yüksek konsantrasyonlara maruz kalındığında beyin işlevleri bozulur, öfori, konfüzyon, koordinasyon ve görme bozuklukları hatta merkezi sinir sistemi depresyonu meydana gelir. Kronik toluen zehirlenmelerinde sıklıkla spesifik olmayan belirtiler görülür (yorgunluk, ataksi), bazı kişilerde ise konuşma, işitme, görme bozukluğu gibi ciddi belirtiler görülür. kimyasal maruziyet

    Trans,trans-MUKONİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı (tercihen vakumlu) idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Örnek alma zamanı: Vardiya sonunda ( ortalama 8 saat mesai sonrası) idrar örneği alınması gereklidir.
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi) .
    Referans Aralığı: Karsinojenik ajanlar için Biyolojik Tolerans Değeri ya da Maksimum İzin Verilebilir Konsantrasyon değerleri yoktur. Karsinojenler için The Comission for the Investigation of Health Hazards of Chemical Compounds in the Work Area of the Deutsche Foschungsgemainschaft (DFG German Research Foundation) EKA Değeri tanımlamıştır. t,t-Mukonik Asit için ilgili EKA değeri idrarda 2 mg/L t,t-Mukonik Asit’tir.
    Red kriteri: Doğal idrar, idrar kabına alınmalıdır. Asitleştirme yapılmamalıdır. Asitleştirilmiş idrar örneklerinde çalışma yapılmaz.kimyasal maruziyet

    Stabilite: İdrar örneği oda sıcaklığında 3 gün, 2-8 °C’de 2 hafta, – 20 °C’de 3 aya kadar dayanıklıdır.
    Kullanımı: Benzen endüstride yakıt katkı maddesi ve solvent olarak kimyasalların sentezinde başlangıç materyali olarak ve farmasötiklerin sentezinde kullanılmaktadır. kimyasal maruziyet
    Benzen maruziyetinin bir göstergesi olarak idrarda (fenolden başka) t,t-Mukonik Asit düzeyleri bakılmaktadır. Sadece Benzen endüstrisi çalışanları değil, trafik gazlarına maruz kalım (egzos dumanı, otomobil yakıt ikmal işlemleri ve endüstriyel emisyonlar) ve tütün ürünlerinin inhale edilmesi (özellikle filtresiz sigar vb. kullanımı) yoluyla da Benzen maruziyeti olmaktadır.
    Benzen esas olarak solunumla, daha az olarak deriden temas yoluyla ve sindirim kanalından emilir. Egzersiz yapılması durumunda daha fazla hava inhale edileceğinden daha fazla benzen maruziyeti meydana gelir.
    Benzen yüklenmesinin tespitinde ve doz izlenmesinde spesifik bir parametre olan idrarda t,t-Mukonik Asit ölçümü yapılmalıdır.
    Ek Bilgiler: Benzen karaciğerde sitokrom p 450 enzim sistemi ile benzen epoksit formuna dönüştükten sonra bir yolla Fenol, Katekol, Hidrokinona dönüşürken diğer yolla t,t-Mukonik Asit ve Fenil Merkaptürik Asit’e dönüşür.

    Sorbik asit (E200) ve tuzları (E202, E203) da metabolik yolla t,t-Mukonik Asit’e dönüşür. Ancak bu miktar önemsizdir.

    Toksik Etkileri: Toksik benzen akut ve kronik yolla (düşük dozda uzun süre) maruziyet ile insan sağlığına zarar verir. Akut benzen intoksikasyonu özellikle Merkezi Sinir Sistemi’ne zarar verir. Baş ağrısı, yorgunluk, dengesizlik ve kronik zehirlenmede baş dönmesi, konsantrasyon düşüklüğü gibi belirtiler verir. Artan dozlarda bir maruziyet olduğunda ise öfori, ataksi, görme bozukluğu ve hatta Merkezi Sinir Sistemi kollapsı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bundan başka benzenin hematopoetik sistem üzerine etkileri de vardır: Kan sayımında değişiklikler ve lösemi görülür. Ayrıca mutajenik aktivitesi olduğu gösterilmiştir. kimyasal maruziyet

  • İşyeri Hekimi Sevk Formu

    İşyeri hekimliğinde sevk formu, bir işyeri hekiminin bir çalışanı daha ileri tetkik veya tedavi için başka bir sağlık kuruluşuna sevk ettiğinde kullanılan resmi bir belgedir. Bu form, işyerinde çalışanların sağlık durumlarını izlemek ve gerektiğinde tedavi edilmesini sağlamak amacıyla kullanılır. [tie_list type=”plus”]

    [box type=”success” align=”” class=”” width=””]Bu yazı güncellenmiştir. Yazı sonunda 11 çeşit sevk formu, psikiyatri sevk formu, sevk/istirahat formu ve sevk takip formu eklenmiştir. [/box]

    Sevk formu genellikle şu bilgileri içerir:

    • Çalışanın Bilgileri:
      • Adı ve soyadı
      • T.C. kimlik numarası
      • Doğum tarihi
      • İletişim bilgileri
    • İşyeri Bilgileri:
      • İşyerinin adı
      • Adresi
      • İletişim bilgileri
    • Sevk Nedeni:
      • Şikayetler ve belirtiler
      • Ön tanı veya mevcut tanı
      • Yapılan muayene ve tetkik sonuçları
    • Sevk Edilen Sağlık Kuruluşunun Bilgileri:
      • Kuruluşun adı
      • Adresi
      • İletişim bilgileri
    • İşyeri Hekiminin Bilgileri:
      • Adı ve soyadı
      • Unvanı
      • İmzası ve kaşesi
      • Tarih

    Bu form, iş sağlığı ve güvenliği çerçevesinde önemli bir belgedir ve doğru bir şekilde doldurulması hem işyerinin hem de çalışanın yasal hakları ve yükümlülükleri açısından önemlidir. İşyerinde sağlığın korunması ve iş kazalarının önlenmesi için işyeri hekiminin düzenli olarak çalışanları muayene etmesi ve gerekli durumlarda sevk yapması gerekmektedir.[/tie_list]

    İşyeri Hekimliğinde Sevk Formu Nedir?

    İşyeri hekimliğinde sevk formu, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında işyeri hekimleri tarafından kullanılan, çalışanların sağlık durumlarını izlemek ve gerektiğinde daha ileri tetkik veya tedavi için başka bir sağlık kuruluşuna yönlendirmek amacıyla düzenlenen resmi bir belgedir. Bu form, çalışanların sağlığını korumak ve iş kazalarını önlemek için önemli bir araçtır.

    Sevk Formunun Amacı ve Önemi

    Sevk formunun amacı, işyerinde çalışanların sağlık sorunlarının erken teşhis edilmesi ve gerekli tedavilerin yapılmasını sağlamaktır. Bu form, işyeri hekimi tarafından yapılan muayene ve değerlendirme sonucunda düzenlenir ve çalışanların daha ileri bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi görmesini sağlar. Sevk formu, hem çalışanların sağlıklarının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından büyük öneme sahiptir.

    Sevk Formunun Düzenlenmesi ve Kullanımı

    Sevk formu, işyeri hekiminin düzenli olarak yaptığı muayeneler sonucunda gerektiğinde doldurulur. İşyeri hekimi, çalışanın sağlık durumu ile ilgili yaptığı değerlendirmeleri ve gerekli gördüğü tetkik veya tedavi gereksinimlerini bu formda belirtir. Çalışan, bu form ile birlikte sevk edilen sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli sağlık hizmetini alır.

    Sevk formunun düzenlenmesi ve doğru bir şekilde doldurulması, iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliği kapsamında yasal bir zorunluluktur. İşyeri hekimleri, bu formu doldururken dikkatli ve detaylı olmalı, tüm gerekli bilgileri eksiksiz olarak yazmalıdır. Bu, hem çalışanın sağlığının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından kritiktir.

    İşyeri Hekiminin Sorumlulukları

    İşyeri hekimi, çalışanların sağlık durumlarını izlemek, işyerinde sağlık risklerini belirlemek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşyeri hekiminin başlıca sorumlulukları şunlardır: [tie_list type=”checklist”]

    • Düzenli sağlık muayeneleri yapmak.
    • İşyerindeki sağlık ve güvenlik koşullarını değerlendirmek.
    • Çalışanların sağlık sorunlarını tespit etmek ve gerekli sevk işlemlerini gerçekleştirmek.
    • İşyerinde sağlık ve güvenlik eğitimleri vermek.
    • Sağlık kayıtlarını tutmak ve güncel tutmak.[/tie_list]

    İşyeri hekimliğinde sevk form, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında hayati bir rol oynar. Bu form, çalışanların sağlık sorunlarının erken teşhis edilmesi ve gerekli tedavi süreçlerinin başlatılması için önemli bir araçtır. İşyeri hekimleri, bu formu düzenlerken dikkatli ve özenli olmalı, tüm bilgileri eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurmalıdır. Bu, hem çalışanların sağlıklarının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için gereklidir.

    Örnek Sevk Formları

    [one_third][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third][one_third][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third][one_third_last][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third_last]

  • işyeri Risk Değerlendirmesi

    Bu yazımda işyeri risk değerlendirmesi, önemi ve nasıl yapılması gerektiği hakkında genel bilgi vereceğim. Daha detaylı bilgilere zaman içinde yazı içinden vereceğim linkler ile ulaşabilirsiniz. işyeri Risk değerlendirmesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘na göre iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirilmiş olsun veya olmasın TÜM İŞYERLERİ için ZORUNLUDUR!

    İş sağlığı ve güvenliği, çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumayı amaçlayan bir disiplindir. İşyerlerinde gerçekleştirilen faaliyetler, çalışanların çeşitli risklere maruz kalmasına neden olabilir. Bu riskler, fiziksel, kimyasal, biyolojik veya psikososyal olabilir. İşyerinde karşılaşabilecek bu riskler sağlık sorunlarına, iş kazalarına ve meslek hastalıklarına yol açabilir. İşte bu nedenle, iş sağlığı ve güvenliği kanunu, işyerlerinde risk değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır.

    Risk değerlendirmesi, işyerlerindeki potansiyel riskleri belirlemek, değerlendirmek ve önlemek için kullanılan bir yöntemdir. İşverenlerin, çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için risk değerlendirmesi yapmaları gerekmektedir. Bu değerlendirme süreci, işyerindeki potansiyel tehlikelerin tanımlanmasını, risklerin analiz edilmesini ve önleyici tedbirlerin alınmasını içerir.

    *** İşveren, kendine ait işyerindeki riskleri kendisi değerlendirerek kayıt altına alabilir veya bu risk değerlendirmesini yapması için yetkili bir kurumla anlaşabilir. İşveren, işyerinde iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmiş ise bu ekibin de risk değerlendirmesi yapmasını isteyebilir.işyeri hekimlerinin risk değerlendirme görevleri

    İşyeri Risk Değerlendirmesi Önemi

    Risk değerlendirmesinin önemi birkaç açıdan ele alınabilir:

    İlk olarak, iş sağlığı ve güvenliği kanunu, işverenleri çalışanların sağlığını ve güvenliğini koruma yükümlülüğü altına sokmaktadır. Risk değerlendirmesi, bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde önemli bir adımdır. İşverenler, potansiyel riskleri belirleyerek ve önleyici tedbirler alarak çalışanlarını korumalıdır. Bu şekilde, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesine yardımcı olunur.

    İkinci olarak, risk değerlendirmesi, işyerinde verimliliği artırmaya yardımcı olabilir. Risklerin belirlenmesi ve analiz edilmesi, işyerindeki potansiyel sorunları önceden tespit etmeyi sağlar. Bu da iş süreçlerinin düzenlenmesi ve iyileştirilmesi için fırsatlar sunar. Örneğin, bir işyerinde yüksek düşme riski tespit edildiyse, güvenlik tedbirlerinin alınması ve çalışanlara eğitim verilmesiyle bu risk azaltılabilir. Sonuç olarak, iş kazalarının ve işle ilgili sorunların azalması, işyerinde daha sağlıklı ve güvenli bir ortamın oluşmasını sağlar ve dolayısıyla verimlilik artar.

    Üçüncü olarak, risk değerlendirmesi yasal zorunluluktur. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği kanunları, işverenleri risk değerlendirmesi yapmaya ve önleyici tedbirler almayı taahhüt etmeye zorlar. Bu yasal gerekliliklere uymayan işverenler, yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Dolayısıyla, risk değerlendirmesi yapmak, işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından hayati öneme sahiptir.

    Fine Kinley Risk Analizi
    FINE KINLEY Tipi Risk Analizi

    Son olarak, işyerinde risk değerlendirmesi çalışanların güvenini ve motivasyonunu artırabilir. Çalışanlar, işyerinde güvende olduklarını hissetmek isterler. İşverenlerin risk değerlendirmesi yaparak çalışanları koruması, onlara güvence verir. Ayrıca, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilinçlenmeleri ve eğitim almaları da önemlidir. Bu, çalışanların risklere karşı daha hazırlıklı olmalarını sağlar ve motivasyonlarını artırır.

    Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği kanununa göre işyerlerindeki risk değerlendirmesi çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak, işyerindeki riskleri azaltmak, yasal gerekliliklere uymak ve verimliliği artırmak için gereklidir. İşverenlerin bu sürece önem vermesi ve gerekli tedbirleri alması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesine katkıda bulunur. Ayrıca, çalışanların güvenini ve motivasyonunu artırarak daha sağlıklı bir iş ortamı oluşturulmasını sağlar.

    işyerinde Risk değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

    İşyerinde risk değerlendirmesi yapmak için aşağıdaki adımları takip etmek önemlidir:

    1. İşyeri ve İş Süreçlerinin Tanımlanması: İşyerinin tüm alanlarını ve iş süreçlerini anlamak önemlidir. Hangi faaliyetlerin gerçekleştirildiği, kullanılan ekipman ve malzemeler, çalışma koşulları gibi detayları belirlemek gerekir.
    2. Tehlikelerin Tanımlanması: İşyerindeki potansiyel tehlikeleri belirlemek için bir tehlike envanteri oluşturulmalıdır. Fiziksel tehlikeler (düşme, darbe vb.), kimyasal tehlikeler (zehirli maddeler, gazlar vb.), biyolojik tehlikeler (enfeksiyon riski vb.) ve psikososyal tehlikeler (stres, iş yükü vb.) gibi tüm tehlikeler göz önünde bulundurulmalıdır.
    3. Riskin Değerlendirilmesi: Belirlenen tehlikelerin, çalışanlar üzerinde oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu adımda, tehlikenin olasılığı ve potansiyel etkisi değerlendirilir. Bunun için sayısal bir risk matrisi kullanılabilir. Tehlikenin olasılığı ve etkisi, yüksek, orta veya düşük olarak sınıflandırılabilir.
    4. Risk Seviyesinin Belirlenmesi: Tehlike ve risk değerlendirmesi sonucunda elde edilen bilgilerle risk seviyesi belirlenir. Yüksek riskli alanlar öncelikli olarak ele alınmalıdır.
    5. Önleyici Tedbirlerin Belirlenmesi: Risklerin azaltılması veya ortadan kaldırılması için önleyici tedbirler belirlenmelidir. Bu tedbirler, makinelerin bakımı, koruyucu ekipman kullanımı, eğitimlerin verilmesi, çalışma süreçlerinin düzenlenmesi gibi farklı yöntemler olabilir. Önleyici tedbirlerin etkili olması için, riski ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler tercih edilmelidir. Eğer risk tamamen ortadan kaldırılamıyorsa, riski azaltıcı tedbirler alınmalıdır.
    6. Önleyici Tedbirlerin Uygulanması: Belirlenen önleyici tedbirlerin işyerinde uygulanması ve hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu, ekipmanın temini, çalışanlara eğitim verilmesi, prosedürlerin oluşturulması gibi adımları içerir.
    7. Risk Değerlendirmesinin Gözden Geçirilmesi: Risk değerlendirmesi, periyodik olarak gözden geçirilmelidir. İşyerinde değişiklikler olduğunda veya yeni tehlikeler ortaya çıktığında güncellenmelidir. Ayrıca, uygulanan önleyici tedbirlerin etkinliği değerlendirilmeli ve gerekirse iyileştirmeler yapılmalıdır.

    risk analizi

    Risk Değerlendirme Takip ve Yenileme

    Risk değerlendirmesi, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimi, operasyon yöneticileri gibi işyerinde karar vericiler tarafından kurulmuş bir ekip tarafından yapılmalıdır. İşyeri yönetimi ve çalışanların da bu sürece dahil edilmesi önemlidir. Aynı zamanda, çalışanların risklere karşı eğitim almaları ve farkındalık geliştirmeleri sağlanmalıdır. Risk değerlendirmesinde tespit edilen sorunlar İş sağlığı güvenliği kurulu tarafından değerlendirilerek alınması gereken önlemler belirlenir ve çözüm sağlanana kadar takip edilir.

    Risk değerlendirmesi işyerinde çalışma şekli/düzeni değiştiğinde ve gerekli görüldüğünde belirli periyotlarda tekrarlanması gerekir. Süreç birbirini talip eden dinamik bir süreçtir. Tüm işyerleri tarafından yapılması zorunludur.

    işyerinde risk değerlendirmesi hakkında sorularınız için lütfen iletişim kurunuz.

  • Yeni İşe Girenler için İş Sağlığı Oryantasyonu

    İşyerlerinde yaptığımız en temel görevlerden biri de yeni işe başlayan çalışan adayların sahaya çıkmadan önce sağlık durumlarının tespit edilerek, yapacakları işe uygunluğunu tıbbi anlamda değerlendirmektir. Ben de bugün sizlerle Endüstriyel Toksikoloji Derneği tarafından düzenlenen IETOX 2021 3. Uluslararası Endüstriyel ve Çevresel Toksikoloji Kongresi’nde yapmış olduğum sunumu paylaşmak istiyorum.

    (daha&helliip;)
  • İşyeri Hekimin İlgili Birimlerle İşbirliği Görevleri

    İşyeri hekiminin diğer birimlerle iş birliği, işyeri hekiminin görevleri: ilgili birimlerle işbirliği görevi, İşyeri hekiminin iş güvenliği uzmanı ile iş birliği, işyeri hekiminin iş sağlığı ve güvenliği kurulu ile işbirliği, işyeri hekimi ve iş birliği

    İşyeri hekiminin görevlerinden birisi de işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili birimler, sorumlu kişilerle işbirliği içinde çalışmasıdır. (Diğer Görevleri: Rehberlik, Sağlık Gözetimi, Risk değerlendirmesiİşyeri Hekiminin Eğitim, Bilgilendirme ve Kayıt)

    İş Güvenliği Uzmanı ile

    Çalışma ortamının gözetimini yapar. Beraberce iş sağlığı ve güvenliği yönünden eksiklerin ve uygunsuzlukların tespit edilerek işverene bildirilmesini sağlar. İşyeri ortamında işçinin sağlığını tehdit eden unsurları tespit ederek gerekli önlemler konusunda iş güvenliği uzmanı ile işverene çözüm üretmek ve bu önerilerin takibini yapmak. İşyeri ortamında yapılması gereken ölçümleri iş güvenliği uzmanıyla beraber tespit edip, ölçüm sonuçlarını değerlendirir ve alınması gereken önlemler hakkında işvereni bilgilendirir.

    Gerek duyulan yerlerde kullanılmak amacıyla iş güvenliği uzmanıyla beraber “iş sağlığı ve güvenliği talimatları” ve “çalışma izin prosedürleri” hazırlanmasına yardımcı olur.

    İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili bir sonraki yılda gerçekleştirilecek faaliyetlerin yer aldığı yıllık çalışma planını iş güvenliği uzmanıyla birlikte hazırlar.

     

    İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu ile

    İşyeri hekimi, iş sağlığı ve güvenliği kurulunun bir üyesidir. Bu kurulda işyerindeki İSG faaliyetleri ve tedbirleri konusunda tespit, görüş ve önerilerini sunar. İş sağlığı hususunda işverene rehberlik etmek üzere alınması gereken önlemler hakkında kurul üyelerine ve işverene bilgi verir. İş sağlığı faaliyetleri ve sağlık yönünden çalışması sakıncalı personel(ler) hakkında kurulu bilgilendirir. Çözüm önerisinde bulunur. Kurulda alınacak kararların sağlık açısından çalışanlar üzerinde etkileri hakkında görüş bildirir. Her türlü kurul kararlarına katılır. Kurul toplantı tutanağında hem fikir olmadığı maddelere şerh koyarak imzalayabilir.

    Ayrıca:

    • İşyerinde verilecek eğitimler için organizasyonu yapan birimle işbirliği yaparak eğitim ve bilgilendirme toplantıların zamanında ve düzenli bir şekilde yapılmasını sağlar.
    1. İş kazaları ve meslek hastalıklarının analizi,
    2. İş uygulamalarının iyileştirilmesine yönelik programlar
    3. Yeni teknoloji ve donanımın sağlık açısından değerlendirilmesi ve test edilmesi gibi mevcut uygulamaların iyileştirilmesine yönelik programların geliştirilmesi için yapılan çalışmalarına katılır.
    • İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına yakalanan çalışanların rehabilitasyonu konusunda “sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye yetkili hastaneler” ile irtibat halinde olur.
    • Gerek işyerinin sunacağı gerek münferit olarak kendisi tarafından talebi halinde ulusal veya uluslararası iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılacak araştırmalara katılır.
    • İşyerinde görevli çalışan temsilcisi ve destek elemanlarının çalışmalarına destek sağlamak ve bu kişilerle işbirliği yapar.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 28.09.2017
    Güncelleme Tarihi: 28.09.2017

  • Özel Politika Gerektiren Gruplar

    Özel politika gerektiren gruplar kimlerdir? Hangi çalışanlara özel takip gerekir? Özel politika uygulanması gereken çalışanlar. Kimler işyeri hekimi tarafından daha özel takip edilmeli. Özel takip gerektiren çalışan grupları.

    Özel takip gerektiren çalışanları işyeri hekimi takip eder, işe uygunlukları hakkında işverene bilgi verir. İşyeri hekimi uygun gördüğü takdirde bu grupta olan çalışanları daha sık muayeneye tabi tutar.

    Kronik Hastalık

    Kronik hastalıkların başlıcaları: Hipertansiyon, Diyabet, Hipotiroidi, Hipertiroidi, Anemi gibi sürekli ilaç kullanılması gereken durumlardır ve işyeri hekimi tarafından belirli periyotlarla takip edilmesi gerekmektedir. Bu periyotları işyeri hekimi belirler. Ya ilgili uzmana göndererek yazılı durum bildirir rapor ister veya sadece tetkik isteyerek hastalığı ve tedaviyi kendi takip eder. Bu hastalıklara ek olarak Ankisyete Bozukluğu ve Depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar ile Epilepsi, Parkinson, ALS gibi diğer nörolojik hastalıkları da eklemeliyiz.

    Gebelik ve Emzirme Durumu

    Mevzuat gereği çalışan gebeliğini öğrendiği andan itibaren işverene bildirmekle yükümlüdür. İşveren Gebe çalışanı izlem ve kontrol muayeneleri için işyeri hekimine gönderir. İşyeri hekimi gebe çalışanın belirli periyotlarla takibinden sorumludur.

    Malul ve Engelli Çalışan

    Yetkili Sağlık Kurulları tarafından %40 üzerinde “iş göremez” kararı verilmiş çalışanlar işyerlerinde “özürlü” kadrosunda çalıştırılabilir. Devlet özürlü çalışan sayısını teşvik etmek için işyerlerindeki çalışan sayısı oranında engelli çalışan çalıştırma şartı koymuştur. İşveren kendi çalışanları arasında bu kadroyu dolduramadığı takdirde dışarıdan bu kadrosunu doldurmakla yükümlü kılınmıştır. Rahatsızlığı engelli raporu almasını sağlayacak çalışanlar ile mevcut engeli bulanan çalışanın rapor için sevk edilmesi ve neticesinde uygun işe yerleştirilmesi gerekir.

    18 yaşından küçükler

    Temel eğitimini tamamlamış (ilköğretim) 14 yaşını bitirmiş 15 yaşını doldurmamış işçi çocuk işçi; 15 yaşını doldurmuş 18 yaşını tamamlamamış işçi ise genç işçi olarak işe alınarak çalıştırılabilir. Ancak 18 yaş altı işçi çalıştıran işyerlerinin dikkat etmesi gereken bazı özel hususlar vardır. 18 yaş altı işçilerin çalışma saatleri, çalıştırılabileceği işler, iş kanunundan doğan bazı hakları diğer sigortalı işçilerden farklı uygulamalara tabi tutulmaktadır.

    Meslek hastalığı tanısı veya ön tanısı olanlar

    Meslek hastalığına yakalandığı tespit edilen ve yakalanmış olabileceği bildirilen çalışanların çalışma koşulları işyeri hekimi tarafından tekrar gözden geçirilerek yeni güncel bir risk değerlendirmesi yapılır. Çalışma ortam ve şartları bu çalışanların çalışmasına uygun hale getirilmeye çalışılır. Getirilemediği durumda bölüm veya iş değişikliği önerilebilir.

    Yaşlılar

    Yaşlı işçi için bir yaş sınırı belirlenmemiştir. Ancak belli bir yaş sonrası çalışma şartlarının normal bireylerle aynı şartlarda uygulanamayacağı aşikardır. Bu noktada işyerinizde bir yaş sınırı belirleyerek (bu genelde 45 – 50 yaş üstü olabilir) bu yaş üzerinde olan çalışanların çalışma koşullarını ve maruz kalacakları tehlikeleri değerlendirip alınması gereken önlemlerle yapılması gereken özel tetkik ve muayenelerin belirlenerek işverene bildirilmesi uygun olacaktır.

    Alkol, ilaç ve uyuşturucu bağımlılığı olanlar

    Ne yazık ki günümüzde özellikle genç yaştaki insanlarımızda artarak gözlemlenen bağımlılık hastalıklarında da uyanık olmalıyız. Zaten işe giriş ve periyodik muayenelerde alkol ve sigara bağımlılığını sorguluyoruz ancak uyuşturucu ile ilgili sorgulamanın da gözden kaçırılmaması gerektiğini unutmamalıyız.

    Birden fazla iş kazası geçirmiş olanlar

    Sık iş kazası geçiren çalışanlar da işyeri hekimi tarafından daha sık aralıklarla kontrol muayenelerine tabi tutulabilir.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 27.09.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • Anayasaya göre İş Sağlığı ve Güvenliği

    Anayasaya göre ISG!!! Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili maddeler nelerdir? Anayasamızda iş sağlığı ve güvenliğini ilgilendiren maddeler nelerdir? İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin Anayasa maddeleri. Anayasa’daki İSG konuları. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin maddeler.

    Anayasamızda bildirildiği üzere;

    Çalışma, Herkesin Hakkı ve Ödevidir. (Madde 49)

    Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. (Değişik: 3.10.2001-4709/19 md.)

    denmektedir. Dolayısıyla Devlet, çalışmayı desteklemek ve çalışanları da korumakla görevlendirilmiştir. Çalışanların nasıl ve hangi şartlarda çalışacağı da 50nci maddede belirtilmiştir.

    Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.

    Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.

    Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.

    Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir. (Madde 50)

    Bu sayede çalışanlar vücut yapısına uygun işlerde çalıştırılması gerektiğinin altı çizilerek, dinlenme ve tatil yapma hakları güvence altına alınmıştır.

    İş Sağlığı ve Güvenliği Anayasada

    Gerek çalışma yaşamında gerekse gündelik yaşamda kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı da şu maddelerle güvence altına alınmıştır:

    Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

    Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

    Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz. (Madde 17)

    Ayrıca yine başta çalışma yaşamımız olmak üzere tüm vatandaşları ilgilendiren sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması hususunda da:

    Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

    Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

    Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

    Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

    Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir. (Madde 56)

    denilmiştir. Bu da Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu için zemin oluşturmuştur.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 07.09.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017

  • İşyeri Hekimi Yetki ve Sorumlulukları

    İşyeri hekimi çalışanın işe uygunluğunu veya işin çalışana uygunluğunu tespit etmekle yükümlüdür. Bu maksatla işe yeni başlayacak kişilerle mevcutta işine devam eden çalışanları sağlıkları yönünde değerlendirir ve işlerini yapıp yapamayacaklarını, hangi şartlarda yerine getireceklerine karar vererek EK-2 Muayene formunu doldurarak kayıt altına alır.

    EK-2 Muayene Formu, çalışanların muayenelerini standart şekilde kayıt altına almak üzere İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği’ne ek olarak yayımlanmıştır. Bu form şirket bilgilerini, çalışan bilgilerini, ailevi ve genel sağlık problemlerini, doktorun muayene bilgilerini, tetkik sonuçlarının özetini içerecek şekilde detaylı kayıt tutulmasına imkan sağlar. Son kısımda işyeri ile paylaşılabilecek doktor kanaati ile çalışanın hangi işte ve hangi koşullar altında çalışması gerektiği belirtilerek sadece ve sadece İSG-KATİP üzerinden o iş yerine atanmış doktor tarafından imzalanarak kayıt oluşturulur. İşveren, bu form doldurulmadan kişiyi çalıştırmamalıdır. SGK kolu az tehlikeli işyerleri için 5 yılda bir, tehlikeli işyerleri için 3 yılda bir ve çok tehlikeli iş kolundaki iş yerleri için yılda bir kez bu formun işyeri hekimi tarafından doldurularak kayıt altına alınmış olması gerekir.

    İşyeri Hekimi Yetki ve Sorumlulukları

    İşyeri Hekimi, Ek-2 Muayene Formunu doldururken, çalışanın yaptığı işe göre sadece fiziki muayenesini yaparak mevcut işini yapıp yapamayacağına karar verebilir. Her hangi bir tetkik yaptırmak zorunda olmasa da çalışma koşulları ve/veya çalışanın yaptığı işin özelliğine göre ek tetkik veya ilgili uzman görüşü talebinde de bulunabilir. Hekimin rızası dışında herhangi bir tetkik istenmeden EK-2 Muayene Formunu doldurarak imzalanması istenemez. (Mobbing!) Hekim bilgi ve tecrübesini kullanarak ek tetkikler veya ilgili uzmanlardan görüş alarak hastayı yeniden değerlendirip son kararı veren kişidir.

    Basit bir örnek olarak periyodik muayene sırasında ofis ortamında çalışanlardan, bir işyeri hekimi standart olarak tam kan ve akciğer grafisi talep ederek muayene yapmak isterken, aynı işi yapan bir başka ofisteki farklı bir işyeri hekimi tetkik istemeden sadece fiziki muayene yaparak EK-2 formunu işleyebilir. Veya aynı işyerinde aynı işi yapan ve aynı işyeri hekimine muayene olan bir çalışandan tetkik istenebilirken, diğer birinden hiç tetkik istenmeden sadece fiziki muayene ile EK-2 Formu doldurulabilir. Bu tamamen hekimin gerekli görmesi ve takdirine kalmıştır. Baskı uygulanamaz.

    İşyeri Hekimi, Ek-2 Muayene Formunun sonunda çalışanın hangi işte ve hangi şartlarla çalışması gerektiğini belirtirken yapılan işin özelliğine göre Gece Çalışması, Vardiyalı Çalışması ve/veya Yüksekte Çalışması istenebilir. Bu durumda hekim ek tetkik ve ilgili uzmanlardan görüş talep edebilir. Bu yine hekimin bilgi ve tecrübesine göre takdiridir.

  • İşyeri Hekimi’nin Takdiri

    İş yeri hekimi bir çok yetkiyle donatılmış son karar verici kişidir. Verdiği kararlarda işverene ve çalışana karşı sorumludur. Bu kararları alırken işin yürütümünü engellemeyecek ancak çalışanın da sağlığını koruyacak, iş yeri sağlık ve güvenliğini tehdit etmeyecek şekilde işin yapılmasını sağlayacak, kısa vadeli sağlık güvenlik önlemleri yanı sıra uzun vadeli iş sağlığı tedbirlerinden de sorumlu, ileride işvereni ve/veya çalışanı zor duruma sokmayacak sağlık önlemlerini de göz önünde bulundurmalıdır. Yapılan iş aynı olsa da sağlık yönünden bireysel farklılıklar hekimin o iş alanındaki tecrübesiyle birleşerek karar almasına neden olur. Hekim geçmiş tecrübe ve yeni bilgiler ışığında karar verecektir. Bu kararı verirken Türkiye’de yeni oluşan İş Sağlığı ve Güvenliği düzenlemeleriyle bu düzenlemeler ve oluşan içtihatlara da hakim olmak zorundadır. Bu öngörüyle hareket etmesi gereken iş sağlığının hekim ayağı ne yazık ki yaptığı işte bir standart belirleyememekte ve her hekim kendi bilgi ve öngörüsüyle kararlar alarak hareket etmektedir.

    İşyeri Hekimi’nin Takdiri

    Bu noktada yüksekte çalışması yönünde rapor istenen bir işte bir hekim fiziki muayene ve bir takım tetkiklerle karar verebilirken, diğer bir hekim tetkikleriyle beraber SGK tarafından yetkilendirilmiş bir hastaneden sağlık raporu talebinde de bulunabilir. Bu durum işveren açısından bir maliyet yükü olarak görülmemeli. Aslında istenecek her bir tetkik/talep işverenin elini ilerde ödemek zorunda bırakılmak istenen tazminatlara karşı güçlendirecek İyi bir iş sağlığı güvenliği uygulamasıdır. Hekim ancak tecrübesiyle işverene yol gösterir. İşveren bu öneriye uymak zorunda değildir. Hekim ise elindeki verilere göre karar verendir. İşverenin hekime zorla bir evrak imzalattırması söz konusu olamaz. Her hekim kendi özgür iradesiyle kararını verir ve uygunluğunu tasdikler. Dolayısıyla her iş yerinde iş sağlığı profesyonelleriyle işveren arasındaki iletişimin güçlü olması, karşılıklı anlayış içinde hareket edilmesi bu işi sağlam kılar.

    Ben hiçbir hekim arkadaşımın bugünkü serbest piyasa koşullarında işi yokuşa sürmek için gereksiz tetkik isteyeceğini sanmıyorum. Ancak maliyetlerinden ötürü tetkiklerin neden gerekli olduğu konusunu işverene aktarma konusunda sıkıntılar olduğunu kabul etmek gerek. Bu noktada iş sağlığı ve güvenliğindeki önemli unsurun bir sonraki adım olduğunu unutmamak gerek. İş Güvenliği uzmanı da iş yeri hekimi de her zaman için önce iş sağlığı güvenliğini ve sonra da işin yürütüm kısmını düşünerek hareket ettiklerini, çalışanın sağlık ve güvenliklerini sağlamanın hem çalışan hem işveren açısından öneminin farkında olduklarını düşünüyorum. Bu yüzden İşyeri Hekimi’nin takdiri ne saygı duyulmalı ve kılavuzluğuna riayet edilmelidir.

  • Migren: Ofis Çalışanlarının Baş Belası

    Baş ağrısı genellikle stres, yoğun çalışma ve uykusuzluk gibi nedenlerden kaynaklanıyor. Hayatında hiç baş ağrısı çekmemiş insan bulmak oldukça zor. Kadınların yüzde 95’i erkeklerin ise yüzde 90’ı yılda en az bir kez baş ağrısı çekiyor. Duygusal stres, uzun süre stres içinde çalışmak, düzensiz beslenmek ve uykusuzluk gibi yaşam alışkanlıklarından etkilenen baş ağrıları günlük yaşamı olumsuz etkiliyor.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM, kendi geliştirdiği yaklaşımla hastalarında baş ağrılarının nedenlerini tespit ederek mümkün olduğunca ilaç kullanmadan tedavi etmeyi hedeflediğini belirtti. Baş ağrısının altında yatan nedenleri tedavi ederek yüzde yüze yakın sonuçla geri dönüş almasındaki başarının anahtarını modern tıp ile doğu tıbbının karmasından oluşan yaklaşımı olduğunu dile getirdi.

    Her ne kadar günlük hayatımızda ayrım yapmaksızın hepsine birden ‘baş ağrısı’ desek de, baş ağrısının migren, gerilim, küme gibi farklı türleri ve farklı nedenleri vardır.

    Baş ağrısı beyindeki veya vücuttaki diğer başka bir hastalıktan dolayı kaynaklanıyorsa bu ağrı, ‘ikincil baş ağrıları’ diye sınıflandırılır. Öte yandan baş ağrısı başka hiçbir hastalığa bağlı olmayıp kendisi bir hastalık olarak ortaya çıkabilir. Başka bir hastalıktan kaynaklanmayan baş ağrıları, ‘birincil baş ağrıları’ grubunda yer alır.

    Toplumlarda görülme oranı değişmekle birlikte, yüzde 30-40 ile en sık gerilim tipi baş ağrısı, 2. sıklıkta ise ortalama her 4-5 kişiden birini etkileyen migren görülüyor.

    Baş Ağrıları Çeşitleri

    1. Birincil Baş Ağrıları
      • Migren Ağrısı
      • Gerilim Tipi Baş Ağrısı
      • Küme Baş Ağrısı
    2. İkincil Baş Ağrıları
    3. Günlük Kronik Baş Ağrıları
    4. Strese Bağlı Gelişen Baş Ağrıları

    Baş ağrısında ACİL !!!

    Eğer baş ağrısı:

    • Ani ve çok şiddetli başladıysa
    • Ateş veya kusma eşlik ediyorsa
    • Hayatınızda ilk defa bu şekilde bir ağrı yaşıyorsanız
    • Sinir sistemine ait herhangi başka bir bozukluk eşlik ediyorsa
    • Bilincinizde değişiklik/ uykuya eğilim varsa

    hemen en yakın hastanenin acil servisine başvurunuz.