Stiren, özellikle plastik ve fiberglas sektörlerinde yaygın olarak kullanılan bir organik çözücüdür. Endüstriyel olarak birçok alanda kullanılan stiren, hem akut hem de kronik maruziyetlerde insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilir. Bu etkilerin başında nörolojik etkiler gelmektedir. İşyeri hekimleri olarak, stiren maruziyetinin nörolojik etkilerini anlamak, tanı kriterlerini bilmek, biyolojik izlem yöntemlerini uygulamak ve bu maruziyetin önlenmesi için gerekli adımları atmak büyük önem taşımaktadır.
1. Stiren Nedir?
Stiren (vinil benzen), kimyasal formülü C8H8 olan, renksiz, karakteristik tatlımsı kokusu olan, ancak yüksek konsantrasyonlarda keskin bir kokuya sahip, uçucu bir organik bileşiktir. Plastik, kauçuk, reçine, sentetik lifler ve polistiren köpük gibi birçok ürünün üretiminde kullanılır. Başta polistiren ve stiren-butadien kauçuk olmak üzere, polistiren köpük (strafor) üretiminde, fiberglas takviyeli plastiklerin (FRP) üretiminde ve çeşitli reçinelerin sentezinde yaygın olarak kullanılır. Ayrıca, otomotiv endüstrisi, inşaat ve mobilya sektörlerinde de kullanılır.
2. Stirenin Nörolojik Etkileri
Stiren maruziyetinin nörolojik etkileri, maruziyetin süresi, konsantrasyonu ve bireysel duyarlılığa bağlı olarak değişebilir. Akut maruziyetlerde:
- Baş ağrısı
- Baş dönmesi
- Bulantı ve kusma
- Yorgunluk
- Uyuklama
- Konsantrasyon güçlüğü
- Motor becerilerde yavaşlama
- Reflekslerde azalma
- Denge sorunları
Kronik maruziyetlerde ise:
- Periferik nöropati (el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük)
- Santral sinir sistemi etkileri (hafıza kaybı, konsantrasyon güçlüğü, öğrenme güçlüğü, yavaş düşünme)
- Depresyon, anksiyete gibi psikolojik etkiler
- İşitme kaybı
3. Maruziyet Sınır Değerleri ve Biyolojik İzlem
Stiren için belirlenmiş maruziyet sınır değerleri ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir. Türkiye’de, stiren için işyeri hava solunum bölgesinde izin verilen en yüksek maruziyet sınır değerleri (TWA) 8 saatlik çalışma süresi için 20 ppm (87 mg/m³) ve kısa süreli maruziyet sınırı (STEL) ise 15 dakikalık periyotta 40 ppm (174 mg/m³) olarak belirlenmiştir.
Biyolojik izlem, stirenin vücut tarafından ne kadar emildiğini ve metabolize edildiğini anlamak için kullanılır. Stirenin biyolojik olarak izlenmesinde kullanılan başlıca biyolojik matrisler idrar ve kan olarak belirlenmiştir. Stirenin metabolitleri olan mandelik asit ve fenilglikolik asidin idrardaki seviyeleri, maruziyetin değerlendirilmesinde önemli göstergelerdir.
Biyolojik İzlemde Kullanılan Parametreler ve Değerlendirme Kriterleri:
- Mandalik Asit (İdrarda):
- Referans Değer: < 2 mg/g kreatinin
- İzin Verilen Maksimum Konsantrasyon: 25 mg/g kreatinin
- Notlar:
- Çalışma haftası sonunda alınacak örneklerde bu değerin 25 mg/g kreatinin’i aşması halinde, çalışanın işten ayrılması veya maruziyetin sona ermesinden sonraki 6 ay içinde yapılan biyolojik izlemde değerin 25 mg/g kreatinin altında olması gerekmektedir.
- Fenilglikolik Asit (İdrarda):
- Referans Değer: < 1 mg/g kreatinin
- İzin Verilen Maksimum Konsantrasyon: 30 mg/g kreatinin
- Notlar:
- Çalışma haftası sonunda alınacak örneklerde bu değerin 30 mg/g kreatinin’i aşması halinde, çalışanın işten ayrılması veya maruziyetin sona ermesinden sonraki 6 ay içinde yapılan biyolojik izlemde değerin 30 mg/g kreatinin altında olması gerekmektedir.
4. İşyeri Ziyareti ve Risk Değerlendirmesi
İşyeri ziyaretleri sırasında dikkat edilmesi gerekenler:
- Maruziyet Kaynaklarının Belirlenmesi: Stiren buharı yayan prosesler, depolama alanları, karıştırma işlemleri, kullanılan ekipmanlar ve bakım-onarım faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek emisyonlar belirlenmelidir.
- Havalandırma Sistemlerinin Kontrolü: Üretim alanlarında yeterli havalandırma olup olmadığı, sistemlerin çalışır durumda olup olmadığı ve etkinliği kontrol edilmelidir.
- Kişisel Koruyucu Donanımların (KKD) Kullanımı: Stirene maruz kalan çalışanların uygun KKD kullanıp kullanmadığı, KKD’lerin doğru takılıp takılmadığı ve bakımlarının yapılıp yapılmadığı gözlemlenmelidir.
- Eğitim ve Bilgilendirme: Çalışanların stirenin zararlı etkileri, maruziyet sınırları ve korunma yöntemleri hakkında yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediği kontrol edilmelidir.
- Sağlık Gözetimi: Stirene maruz kalan çalışanların periyodik sağlık muayenelerinin yapılıp yapılmadığı ve bu muayenelerin sonuçlarının değerlendirilip değerlendirilmediği kontrol edilmelidir.
Risk Değerlendirmesi:
İşyerindeki stiren maruziyeti ile ilgili risk değerlendirmesi yapılmalı ve bu değerlendirme doğrultusunda gerekli önleyici tedbirler alınmalıdır. Risk değerlendirmesi, işin niteliği, kullanılan kimyasallar, çalışma ortamı ve maruziyet süresi gibi faktörleri göz önünde bulundurarak yapılmalıdır.
Önleyici Tedbirler:
- İkame: Mümkünse, stiren yerine daha az zararlı bir kimyasal madde kullanılmalıdır.
- Mühendislik Kontrolleri: Üretim proseslerinin kapalı sistemlere alınması, havalandırma sistemlerinin iyileştirilmesi, emisyon kaynaklarının kontrol altına alınması gibi önlemler alınmalıdır.
- İdari Kontroller: Çalışma süresinin azaltılması, iş rotasyonu, dinlenme aralarının artırılması gibi önlemler alınmalıdır.
- Kişisel Koruyucu Donanım (KKD): Solunum maskeleri, eldivenler, gözlükler ve koruyucu giysiler gibi uygun KKD’ler çalışanlara sağlanmalı ve kullanımları konusunda eğitim verilmelidir.
Meslek Hastalığı Bildirimi ve SGK Süreci
Stiren maruziyetine bağlı olarak gelişen nörolojik etkiler meslek hastalığı olarak kabul edilebilir. Bu durumda, işyeri hekiminin yükümlülüğü, meslek hastalığı şüphesini veya tanısını SGK’ya bildirmektir. Bu bildirim, ilgili yönetmeliklerde belirtilen süreler içinde yapılmalıdır. Bildirimler, “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu” aracılığıyla yapılır.
Sonuç
Stiren maruziyetinin nörolojik etkileri ve biyolojik izlem yöntemleri, işyeri hekimlerinin bu konuda bilinçli olmalarını ve gerekli önlemleri almalarını gerektirmektedir. Risk değerlendirmesi, uygun önleyici tedbirlerin alınması ve biyolojik izlemin düzenli olarak yapılması, çalışanların sağlığını korumak açısından büyük önem taşımaktadır.
Kaynaklar
- Türkiye Kimyasallarla Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik.
- İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü Rehberleri.
- Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) rehberleri.
- Güncel Tıp Literatürü (2020 sonrası araştırmalar öncelikli).
