İşyeri Hekiminin Düzeltici ve Önleyici Faaliyetlerdeki Rolü
İş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanında, işyeri hekimlerinin düzeltici ve önleyici faaliyetlerdeki (DF/ÖF) rolü, hem çalışanların sağlığını korumak hem de işyerinde meydana gelen tehlikeleri ortadan kaldırmak açısından kritik öneme sahiptir. Bu süreç, risk değerlendirmesi, işyeri hekimliği uygulamaları, meslek hastalığı bildirimi ve SGK süreçleri gibi pek çok unsuru barındırır.
DF/ÖF Kavramı ve İşyeri Hekiminin Rolü
Düzeltici ve önleyici faaliyetler (DF/ÖF), bir işyerinde tekrarlanan riskleri veya olumsuz durumları ortadan kaldırmak veya azaltmak için yapılan çalışmalardır. İşyeri hekimleri, bu süreçte hem bir gözlemci hem de bir yönlendirici olarak görev yaparlar.
1. Risk Değerlendirmesi ve İşyeri Hekiminin Katkısı
Risk değerlendirmesi (RD), işyerinde var olan tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin kimler için ne kadar zarar verebileceğinin saptanması, risklerin analizi, kontrol önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanması, ardından RD’nin gözden geçirilmesi ve güncellenmesi adımlarından oluşur. İşyeri hekiminin bu süreçteki rolü şunları içerir:
- İşyerini tanıma ve çalışma ortamını gözlemleme.
- Çalışma koşulları ve iş ilişkileri hakkında bilgi sahibi olma.
- Üretim akış şemalarını inceleyerek psikososyal, ergonomik, biyolojik, kimyasal ve fiziksel tehlike kaynaklarını saptama.
- Riskli noktaları ve risk faktörlerini belirleme.
- Bu risklere maruz kalan çalışanları belirleme.
- Vardiyalı çalışma, gece çalışması, ağır iş yükü gibi riskli çalışma türlerini saptama.
- İşyerinin genel hijyen koşullarını (temizlik, içme suyu, kullanma suyu, yemek yenilen yerler, soyunma odaları vb.) saptama.
- İş güvenliği uzmanıyla birlikte risk değerlendirmesi çalışmalarına katılma veya yapılmasını sağlama.
2. Meslek Hastalığı Bildirimi ve SGK Süreci (Türkiye Mevzuatı)
Türkiye’de meslek hastalığı bildirimi ve SGK süreçleri, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiştir. İşyeri hekiminin meslek hastalığı şüphesi veya tanısı alan bir çalışanı SGK’ya bildirme yükümlülüğü vardır.
- Meslek hastalığı şüphesi veya tanısı alan bir çalışanın SGK’ya bildirilmesi, hastalığın öğrenilmesinden sonraki üç iş günü içinde yapılmalıdır.
- Bu bildirimde “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu” kullanılmalıdır.
- İşveren, iş kazasını olduğu yerden kolluk kuvvetlerine derhal ve SGK’na en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmekle yükümlüdür.
- Ayrıca 4857 sayılı İş Kanununa göre ÇSGB Bölge Çalışma Müdürlüğüne iki iş günü içinde bildirim zorunluluğu da vardır.
3. İşyeri Ziyareti, Koruyucu Önlemler ve Sağlık Gözetimi
İşyeri hekiminin işyeri ziyaretleri, düzeltici ve önleyici faaliyetlerin temelini oluşturur. Bu ziyaretler sırasında:
- Çalışma Ortamı Gözetimi: Gününün en az üçte biri, bazen daha fazlası işyerinde geçen bir kişinin çalışma ortamı işyeri hekimince iyi bilinmelidir. Bu gerçek göz ardı edildiğinde, o kişinin sağlık durumu ya da hastalıkları ile ilgili değerlendirme oldukça yetersiz kalacaktır. Ülkemizde İSG konusundaki temel yasa olan 4857 sayılı İş Kanunu, Avrupa Birliği (AB)’nin 89/391 sayılı çerçeve direktifi ve ülkemizce kabul edilmiş olan 155 ve 161 sayılı ILO sözleşmeleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu yasanın amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma koşulları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.
- Sağlık Gözetimi: Çalışanın sağlık gözetimi, işe giriş, periyodik, portör ya da işe dönüş muayenelerini, bağışıklamayı, tüm çalışmaların kayıt altına alınmasını, değerlendirilmesini ve bildirimini içeren sağlık koruyucu tüm çalışmaları kapsar.
- Koruyucu Önlemler: Risk değerlendirmesi sonucunda sağlık ve güvenlik yönünden risk olduğu ortaya çıkan veya tehlikeli maddelere maruz kalan işçilerde, gerekli önleyici tedbirlerin alınması, işçilerin sağlık durumunun gözetim altında tutulması, işyeri hekiminin veya diğer uzman kişilerin veya Bakanlık yetkililerinin önerilerine uyulması ve benzeri durumlarda uygun sağlık gözetimi yapılması zorunludur.
Vaka Yaklaşımı: Sistemden Vaka Analizine
İşyeri hekiminin düzeltici ve önleyici faaliyetlerdeki rolünü daha iyi anlamak için bir vaka analizi üzerinden ilerleyelim:
Vaka Örneği: İnşaat Sektöründe Kronik Solunum Yolu Hastalığı Olan İşçi
Öykü: 45 yaşında erkek inşaat işçisi, 15 yıldır tozlu ortamlarda çalışıyor. Son 2 yıldır giderek artan öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı şikayetleri mevcut. İşyeri hekimi tarafından yapılan işe giriş muayenesinde herhangi bir akciğer problemi saptanmamış. Ancak son 2 yıldır bu şikayetlerin artması üzerine, işyeri hekimi hastayı Göğüs Hastalıkları Hastanesine sevk ediyor.
Tetkikler ve Bulgular: Yapılan PA akciğer grafisinde ILO sınıflamasına göre 2/2 pnömokonyoz bulgusu saptanıyor. Solunum fonksiyon testlerinde FEV1/FVC oranının %70’in altında olduğu görülüyor. İdrar analizinde silika atılımına rastlanıyor.
Tanı: Kronik Toz Maruziyetine Bağlı Mesleki Akciğer Hastalığı (Pnömokonyoz).
İşyeri Hekiminin DF/ÖF Yaklaşımı:
Bu vakada işyeri hekiminin yapması gerekenler:
- Düzeltici Faaliyetler (DF):
- İşyeri Ortamı Gözetimi: Tozlu çalışma ortamının yeniden değerlendirilmesi. Toz kaynaklarının (kırma, eleme, taşıma vb.) belirlenmesi ve toz emisyonunu azaltmaya yönelik mühendislik kontrollerinin (ıslak yöntemler, lokal aspirasyon vb.) gözden geçirilmesi.
- Çalışanların Sağlık Gözetimi: Toz maruziyetine bağlı olarak hastalığın gelişimini izlemek için düzenli aralıklarla göğüs filmi ve solunum fonksiyon testlerinin tekrarlanması.
- Kişisel Koruyucu Donanım (KKD): Çalışanlara uygun tipte (P2 veya P3 filtreli) toz maskesi temin edilmesi ve doğru kullanımının öğretilmesi. Maskelerin bakım ve değişim sıklığının belirlenmesi.
- Önleyici Faaliyetler (ÖF):
- İşe Uygunluk Değerlendirmesi: Hastanın mevcut akciğer durumu göz önüne alınarak, toz maruziyetinin olmadığı veya çok düşük olduğu başka bir işe yerleştirilmesinin değerlendirilmesi.
- Eğitim ve Bilgilendirme: Hastanın meslek hastalığı (pnömokonyoz) konusunda bilgilendirilmesi. Tozun zararları, korunma yöntemleri ve KKD kullanımı hakkında eğitim verilmesi.
- Yasal Bildirimler: Meslek hastalığı tanısı konulduktan sonra SGK ve ilgili mercilere (İş Müfettişliği, SGK) bildirimde bulunulması.
- İşverenle İletişim: Risk değerlendirmesinin güncellenmesi, alınan önlemlerin etkinliğinin değerlendirilmesi ve gerekli görülen ek önlemlerin alınması için işverenle işbirliği yapılması.
- İSG Kurulu’nun Bilgilendirilmesi: Durumun İSG kuruluna bildirilmesi ve kurul kararlarının alınmasında rol alınması.
Sonuç
İşyeri hekimleri, düzeltici ve önleyici faaliyetlerde proaktif bir yaklaşımla hareket ederek, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde, çalışanların sağlığının korunmasında ve geliştirilmesinde kilit bir rol oynamaktadırlar. Sistematik bir yaklaşımla, risk değerlendirmesi, işyeri ziyaretleri, sağlık gözetimi ve etkili iletişim yoluyla hem bireysel hem de toplumsal düzeyde İSG’nin iyileştirilmesine katkı sağlarlar.
Kaynaklar
- “Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetimi Rehberi”
- ILO ve WHO Ortak İş Sağlığı Tanımı
- Türkiye İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı (4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmelikler)
- NIOSH Rehberleri
- Diğer güncel tıp literatürü ve SGK rehberleri
