Etiket: meslek hastalıkları

  • Sektöre Göre Artan Meslek Hastalığı Riskleri

    Çalışma hayatında her sektör, barındırdığı özgün maruziyetler nedeniyle farklı meslek hastalığı risklerini beraberinde getirir. İşyeri hekimi açısından kritik olan nokta; genel risk bilgisini, işin özeline indirgemek ve buna uygun sağlık gözetimi planını oluşturmaktır.

    Çünkü sahada çoğu zaman hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, erken uyarı bulgularını yakalayabildiğimiz ölçüde koruyucu hekimlik anlam kazanır.

    Bu yazıda; sektörel kanser riskleri başta olmak üzere, işin doğasına bağlı artan meslek hastalığı olasılıklarını klinik ve mevzuatsal bakışla birlikte ele alacağız.

    Neden Sektörel Risk Analizi Şart?

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bağlı yönetmelikler işyeri hekimine açık bir sorumluluk yükler:

    • Çalışanların sağlık gözetimini yapmak
    • İşe giriş ve periyodik muayeneleri işe özgü risklere göre planlamak
    • Meslek hastalığı şüphesinde erken tanı sürecini başlatmak
    • Gerekli hallerde ileri tetkik ve sevk mekanizmasını işletmek

    Yani standart muayene yaklaşımı yeterli değildir.
    Risk odaklı, sektöre özgü sağlık gözetimi esastır.

    Sektörlere Göre Öne Çıkan Kanser Riskleri

    Aşağıdaki eşleşmeler; literatür, uluslararası ajans verileri (IARC vb.) ve saha gözlemleri ile uyumlu genel risk kümelerini yansıtır. Gönderdiğin tabloda yer alan örnekler de bu çerçevede oldukça isabetlidir.

    Kauçuk ve Boya Sektörü → Mesane Kanseri

    Başlıca Maruziyetlerkauçuk

    • Aromatik aminler
    • Anilin boyalar
    • Organik çözücüler

    Klinik Uyanı İşaretleri

    • Ağrısız hematüri
    • Sık idrara çıkma
    • Mesane irritasyon bulguları

    Hekim Notu: Uzun latent dönem nedeniyle emekli çalışanlar dahi sorgulanmalıdır.

    Metal Kaplama & Metalurji → Akciğer ve Burun Boşluğu Kanserleri

    Başlıca Maruziyetlermetal döküm

    • Krom VI bileşikleri
    • Nikel
    • Asit buharları

    Erken Bulgular

    • Kronik rinit
    • Burun kanaması
    • Koku alma kaybı
    • Persistan öksürük

    Ahşap Endüstrisi → Burun Boşluğu Kanserleri

    Risk Etkeni: Sert ağaç tozları

    Önemli Nokta:
    Mobilya, parke ve kontrplak üretiminde risk belirgin artar.

    Takipte Dikkat

    • Nazal tıkanıklık
    • Tek taraflı akıntı
    • Epistaksis

    Plastik, Petro-Kimya ve Kimyasal Ara Ürün Üretimi

    İlişkili Kanserlerpetrokimya

    • Karaciğer
    • Akciğer
    • Lösemi
    • Cilt

    Şüpheli Maruziyetler

    • Vinil klorür
    • Benzen
    • Stiren
    • PAH bileşikleri

    Hekim İçin Kritik Nokta:
    Benzen maruziyetinde tam kan sayımı takibi hayati önemdedir.

    İnşaat ve Yapı Malzemeleri → Akciğer, Cilt, Mesane

    Başlıca Risklerinsaat isg

    • Asbest
    • Silika
    • Çimento
    • Katran türevleri

    İzlemde Olmazsa Olmaz

    • PA akciğer grafisi
    • Solunum fonksiyon testi
    • Dermatolojik muayene

    Tekstil Sektörü → Akciğer ve Plevra Hastalıkları

    Hastalık Spektrumu

    • Bisinozis
    • Mezotelyoma (asbestli eski tesislerde)
    • Akciğer kanseri

    Semptom Alarmı

    • Pazartesi nefes darlığı
    • Göğüs sıkışması

    Cam, Kağıt, Havacılık ve Taş İşçiliği

    Öne Çıkan Riskler

    • Silika
    • Metal dumanı
    • Lifli tozlar

    Sonuç Hastalıklar

    • Akciğer kanseri
    • KOAH
    • Pnömokonyozlar

    Çözücüler & Kuru Temizleme → Çoklu Kanser Riski

    Maruziyetler

    • Perkloroetilen
    • Trikloroetilen
    • Benzen türevleri

    İlişkili Kanserler

    • Akciğer
    • Lenfoma
    • Özofagus

    Sağlık Gözetiminde İşyeri Hekiminin Stratejik Rolü

    Sahada fark yaratan yaklaşım şu 4 basamakta özetlenebilir:

    1. Risk Odaklı Anamnez

    • Sadece mevcut iş değil
    • Önceki iş kolları da sorgulanmalı

    2. Hedefe Yönelik Muayene

    • Solunum sistemi
    • Dermatolojik muayene
    • KBB değerlendirmesi
    • Genel sistemik Muayene

    3. Uygun Tetkik Planı

    • PA Akciğer grafisi
    • SFT
    • Hemogram
    • İdrar sitolojisi (riskli gruplarda)

    4. Erken Sevk Mekanizması

    Meslek hastalığı şüphesinde yetkili hastanelere yönlendirme geciktirilmemelidir.

    Mevzuatsal Dayanak

    Süreç aşağıdaki düzenlemelerle doğrudan ilişkilidir:

    Bu çerçevede sağlık gözetimi:

    ➡️ İşe girişte
    ➡️ Periyodik muayenelerde
    ➡️ İş değişikliğinde
    ➡️ Maruziyet artışında

    yeniden planlanmalıdır.

    5️⃣ Sahadan Pratik Uyarılar

    • “Toz var ama maske takıyorlar” yaklaşımı yanıltıcıdır.
    • KKD kullanımı ≠ maruziyet yokluğu
    • Eski çalışanlar latent hastalık açısından izlenmelidir.
    • Alt işveren çalışanları mutlaka kapsama alınmalıdır.

    Her sektör kendi hastalığını üretir.
    İşyeri hekiminin farkı ise o hastalığı yıllar öncesinden sezebilmesidir.

    Riskleri bilmek, doğru soruyu sormayı sağlar.
    Doğru soru ise erken tanının kapısını açar.

    Koruyucu hekimliğin en güçlü olduğu alanlardan biri de tam olarak burasıdır.

    Bilgilendirme Notu:

    Bu içerik, işyeri hekimlerine yönelik genel farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve bildirim süreçleri, SGK tarafından yetkilendirilmiş meslek hastalıkları hastanelerince yürütülür.

    Daha fazla saha odaklı içerik için: Instagram → @issagligi

  • El ile Malzeme Taşıma ve Bel Güvenliği Rehberi

    Bu yazı manuel malzeme elleçleme (MMH) ile ilişkili risk faktörlerini, özellikle de kronik bel ağrısı (LBP) ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları (MSD’ler) riskini en aza indirmek için güvenli kaldırma teknikleritehlike tanımlamamühendislik kontrolleri ve idari önlemler gibi konuları ele alarak işyerinde güvenliği artırmak için kaleme alınmıştır. Ayrıca, NIOSH Kaldırma Denklemi gibi nicel analiz araçlarına değinerek ve tıbbi yönetim ile çalışan refahının önemini vurgulamaya çalışacağım.

    El ile malzeme taşıma (MMH) risk faktörleri ve bunların önlenmesi, çeşitli kaynaklarda kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır.
    Manuel malzeme taşıma genellikle nesnelerin;
    • elle kaldırılması,
    • indirilmesi,
    • itilmesi,
    • çekilmesi ve
    • taşınması işidir.

    Manuel Malzeme Taşıma (MMH) Risk Faktörleri

    Manuel malzeme taşıma (MMH) risk faktörleri, bir kişinin refahını olumsuz etkileyebilecek ve bir MMH görevini güvenli bir şekilde yerine getirme yeteneğini etkileyebilecek koşullar olarak tanımlanır (aynı zamanda “ergonomik tehlikeler” olarak da bilinir.) Çoğu kas-iskelet sistemi bozukluğunda olduğu gibi, kronik bel ağrısı genellikle zamanla birlikte etki eden risk faktörlerinin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Belirli bir doz/yanıt ilişkisi olmamasına rağmen, MMH görevlerinde kronik bel ağrısının “yaralanmaya yol açan görev” ile “kişinin güvenli performans yeteneği” arasında bir uyumsuzluktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Risk faktörleri aşağıdaki kategorilere ayrılabilir: [tie_list type=”lightbulb”]

    Risk Faktörleri

    Mesleki Olmayan veya Kişisel Risk Faktörleri

    • Önceki bel incinmesi öyküsü: Gelecekteki kronik bel ağrısı için bir öngörücü olabilir ve yaralanan vücut kısmının yeniden incinmeye daha yatkın olduğu belirtilmiştir.
    • Kişisel kondisyon seviyeleri: Daha iyi kondisyonda olmak, vücuda uygulanan stresörlere daha iyi tolerans ve iyileşme sağlar.
    • İkinci işler, boş zaman aktiviteleri ve hobiler: İşin fiziksel taleplerini taklit edenler, işyerindeki yıpranmayı artırabilir ve dinlenme fırsatlarını azaltabilir.
    • Sigara içmek: Kardiyopulmoner sistemi ve dayanıklılığı olumsuz etkiler.
    • Yaşlanma süreci: Özellikle 40 yaşından sonra fiziksel iş kapasitesinde, bel omurga hareket aralığında, kas gücünde ve aerobik kapasitede azalmalara yol açar.
    • Cinsiyet: Erkekler ortalama olarak daha büyük ve güçlü olsa da, boyut ve güç açısından önemli bir örtüşme vardır. Hamilelik sırasında ağır kaldırma ve fiziksel olarak yorucu çabalar, düşük riskini artırabilir ve son üç aylık dönemde egzersiz toleransı hızla azalır.
    • Obezite: Vücut ağırlığı üst vücut ağırlığının kaldırılmasına eklendiği için malzeme taşıyıcılar için dezavantajlıdır ve özellikle yük zemindeyken yorgunluğa yol açabilir.
    • Boy: Uzun boylu kişilerin kaldırma gücünde nispeten zayıf oldukları ve bir yükü almak veya bırakmak için daha fazla eğilmek ve uzanmak zorunda kaldıkları için bel ağrısına daha yatkın oldukları gösterilmiştir.
    • Psikososyal sorunlar: Aile, finansal veya diğer kişisel zorluklar, iş veya yönetim memnuniyetsizliği eksikliği, iş kontrolü eksikliği ve işle ilgili stresi içerebilir.

    Çevresel Risk Faktörleri:

    • Sınırlı veya kısıtlı çalışma alanları: Bireyin duruşunu kısıtlayan alanlarda çalışmak, özellikle baş mesafesini veya yatay uzanmaları etkiliyorsa, ortadan kaldırılmalıdır.
    • Engellerin üzerinden uzanma: Engellerin ve gövdeden uzakta olan kapların içine uzanmak bel üzerinde aşırı gerilime neden olur.
    • Döşeme: Uzun süre ayakta durmak (dört saat veya daha fazla) ile kronik bel ağrısı arasında bir ilişki vardır. Daha sert zeminler (beton dahil) daha fazla rahatsızlık ve yorgunluğa yol açabilir. Ayakkabılar ve zemin arasında yeterli sürtünme sağlanmalıdır, özellikle ağır kaldırma veya itme/çekme görevlerinde kaymayı önlemek için. Kaygan yüzeyler önemli bir sağlık ve güvenlik endişesi taşır.

    İşyeri Risk Faktörleri:

    • Ağır yükleri elle taşıma: Kişisel güç ve dayanıklılık sınırlarına yakın çalışan kişilerde sırt sorunları geliştirme olasılığı daha yüksektir. Nesnenin ağırlığı arttıkça, kas-iskelet sistemi yaralanması riski de artar.
    • Görev tekrarı: Özellikle sırtın aşırı duruşları gibi diğer risk faktörleriyle birleştiğinde kronik bel ağrısı riskini artırır.
    • Sırtın aşırı duruşları: Bükme, bükülme, esneme ve uzanma gibi hareketler kronik bel ağrısı gelişme riskini büyük ölçüde artırır. İş parçası konumlandırması, ekipman yönelimi ve iş istasyonu düzeni de aşırı duruşları zorunlu kılabilir.
    • Statik duruşlar: Kaslar hareket etmeden kuvvet uyguladığında ortaya çıkan bir durumdur, kaslarda kan akışını azaltır ve oksijen/şeker eksikliğine yol açar, bu da yorgunluk ve ağrıya neden olur.
    • Tüm vücut titreşimi, uzun süreli oturma, sırta doğrudan travma (bir nesneye çarpma veya nesneden çarpma), kaymalar, takılmalar ve düşmeler, ve işle ilgili stres.

    Tehlike Kontrolü ve Önleme

    Bel ağrısının önlenmesi için entegre bir yaklaşım gereklidir. Manuel malzeme taşıma görevlerini ortadan kaldırmak, kronik bel ağrısının nedenini doğrudan ele alan en etkili yoldur.

    Yük Rehberliği:

    • Küçük, büyükten iyidir: Geniş, hantal yükler, üst ekstremitelere ve sırta ek stres ve gerilme yaratır.
    • Görüşü engellemeyen konteynerler: Konteynerler, taşınırken görüşü engellemeyecek veya bacaklara çarpmayacak kadar uzun olmamalıdır.
    • Omurgaya yakın konumlandırma: Kaldırılacak yükler, çömelme kaldırması sırasında dizlerin arasına sığacak kadar dar kaplarda paketlenmelidir, böylece yük omurgaya yakın konumlandırılabilir ve omurga üzerindeki sıkıştırıcı kuvvetler azaltılabilir.
    • Aşırı hafif veya aşırı ağır yükler: Çok hafif yükler, taşıyıcının aynı anda birden fazla üniteyi kaldırmaya çalışmasına neden olabilirken, bazen yüklerin çok ağır yapılması, kişilerin mekanik yardım almadan kaldırmaya teşebbüs etmemesini sağlamalıdır.
    • Etiketleme: Konteynerler, içindekilerin ağırlığı ile etiketlenmelidir.
    • İçeriğin kaymasını önleme: Yüklerin konteynerlerinde kaymasını önlemek, ağırlık merkezinin taşıyıcıdan uzaklaşmasını ve ani yük artışını engeller.
    • Kulp veya el kesikleri: Konteynerlerde kulp veya el kesikleri bulunması, taşıyıcı ile nesne arasında daha iyi bir tutuş sağlar. İdeal kulp ve el kesiği tasarımları belirtilmiştir.
    • Yuvarlak kenarlar: Konteynerlerin keskin kenarları, temas stresine neden olabilir ve yuvarlak olmalıdır.

    İşyeri Tasarımı (Mühendislik Kontrolleri):

    • Tercih edilen müdahale yöntemleri: Mühendislik kontrolleri, ergonomik tehlikelerin işyeri kaynaklarını ele almayı amaçladıkları için diğer önlemlere tercih edilir.
    • Fiziksel çaba ve dayanıklılık gereksinimlerini azaltma: Amaç, insanların işlerini güvenli ve etkili bir şekilde yapmalarına olanak tanıyan bir çalışma sistemi (ekipman, araçlar, mobilya, süreçler, yöntemler, iş akışı ve çevre) sağlamaktır.
    • Yeterli alan: Çalışanlara görevlerini yerine getirmeleri için yeterli fiziksel alan sağlanmalıdır.
    • İyi ev idaresi: Zeminlerin ve çalışma yüzeylerinin operatörü engelleyebilecek veya kayma, takılma veya düşme tehlikesi oluşturabilecek döküntü ve malzemelerden arındırılması önemlidir.
    • Aydınlatma: Görevlere ve elle taşınan malzemelere göre yeterli ve kaliteli aydınlatma sağlanmalıdır.
    • Malzemelerin zeminde istiflenmemesi: Malzemelerin zeminden kaldırılması, dikey çalışma aralığını artırır ve LBP riskini yükseltir. İdeal olarak, kaldırma/indirme çalışma aralığı eklemler ile kalp arasında olmalıdır.
    • Momentumu koruma ve yerçekimini kullanma: Hareketler genellikle tek yöne akmalı ve sürekli yön değiştirmemeli, yerçekimi destekli taşıyıcılar kullanılmalıdır.
    • Zemin tipi ve yüzeyleri: Zeminler yeterli çekiş sağlamalı ve kayma ve düşme olasılığını en aza indirmelidir. Sert zeminlerde ayakta duran kişiler için yorgunluğu ve rahatsızlığı azaltmak amacıyla yastıklı paspaslar veya yorgunluk önleyici ayakkabı ekleri düşünülmelidir.

    İdari Kontroller:

    Amaç, MMH görevleriyle ilişkili risk faktörlerine kişisel maruz kalma süresini sınırlamaktır.

    • İş rotasyonu: Etkilenen popülasyonu daha az fiziksel olarak zorlayıcı işlere veya aynı kas gruplarını yormayan işlere döndürmek.
    • İş zenginleştirme veya genişletme: Göreve çeşitlilik katmak, daha az yorucu yönleri eklemek ve görevleri birden fazla kas grubu arasında paylaşmak.
    • İşi yapan kişi sayısını artırma: Böylece maruziyeti daha geniş bir popülasyona yayarken bireysel maruz kalma süresini azaltmak.
    • Güvenli taşıma teknikleri eğitimi: Çalışanların riskleri anlaması ve refahlarını korumak için aktif olarak katılması önemlidir.
    • İşçi seçimi ve yerleştirme.

    İş Tasarımı:

    MMH aktivitesiyle ilişkili tüm sırt yaralanmalarının üçte ikisinin, işgücünün en az %75’ine uyacak şekilde tasarlanması halinde önlenebileceği tahmin edilmektedir.

    • Görev çeşitliliği: İşler, malzeme taşıma risk faktörlerine maruz kalmayı azaltmak için iyi çeşitlendirilmiş olmalıdır.
    • Fizyolojik olarak yormayan: İşler, çalışanı fizyolojik olarak aşırı yormaktan kaçınacak şekilde tasarlanmalıdır; ağır işler hafif işlerle dönüşümlü olarak yapılmalıdır.
    • Kendi kendine hız belirleme: Çalışma temposu, mümkün olduğunca işi yapan kişi tarafından belirlenmelidir.
    • Dinlenme molaları: Fiziksel olarak zorlayıcı işlerde, dinlenme molaları giderek daha önemli hale gelir. Kısa çalışma dönemleri ve kısa dinlenme dönemleri genellikle uzun çalışma dönemleri ve uzun dinlenme dönemlerinden daha iyi fizyolojik iyileşme sağlar.
    • Geniş bir insan yelpazesine uygun tasarım: İşler, zaman içinde farklı insanların yapabileceği düşünülerek tasarlanmalıdır; bu, görev karışımının çalışanları maksimum fizyolojik sınırlarının çok altında yormasını gerektirir.

    İşçi Seçimi/Özellikleri:

    • Önceki sırt incinmesi öyküsü: Gelecekteki bel incinmesi için en güvenilir öngörücüdür. Sırtını incitmiş kişiler, daha fazla travmaya maruz kalacakları bir işte çalıştırılmamalıdır.
    • Fiziksel kondisyon: Kişinin fiziksel kondisyonu ne kadar iyiyse, bel kas-iskelet sistemi bozukluğu yaşama olasılığı o kadar düşüktür.
    • İşe yerleştirme taraması: Çalışanların bir işin görevlerini yerine getirme kapasitesini değerlendirmek için kullanılabilir. Ancak, bu tür testlerin kas-iskelet sistemi bozukluklarını azaltmada beklentileri karşılamadığı belirtilmiştir.
    •  Cinsiyet ayrımcılığı yapmayan güç testleri: Ağır fiziksel çaba gerektiren işlerde işe alım kriteri olarak cinsiyet kullanmak ayrımcılık anlamına gelir; bunun yerine, işi yapmaya uygun olanları belirlemek için güç testleri çok daha adil bir temeldir.

    Kişisel Koruyucu Donanım (KKD):

    Mühendislik ve idari kontrollerin sunamadığı korumayı sağlamak amacıyla vücuda giyilen veya takılan güvenlik ekipmanlarıdır.

    Arzu edilen nitelikler: Amaçlandığı işlevi yerine getirmeli, uygun olmalı ve kullanıcının gereksiz yere daha fazla güç sarf etmesini veya aşırı duruşlar sergilemesini gerektirmemelidir.

    Örnekler: Emniyet ayakkabıları, eldivenler, göz koruyucuları ve baretler.

    Eğitim: KKE verilen çalışanlar, amacını, ne zaman ve nasıl kullanılacağını, sınırlamalarını, bakımını, kullanım ömrünü ve uygun şekilde imhasını öğrenmelidir.

    Sırt Kemerleri: Bilimsel literatür incelemesine göre, sırt kemerlerinin sağlıklı, daha önce yaralanmamış çalışanlarda işle ilgili sırt yaralanmalarını azaltmadaki etkinliği kanıtlanmamıştır. NIOSH ve N.C. Çalışma Departmanı, sırt kemerlerinin yaralanmayı önlemek için kullanılmasını önermez ve bunları Kişisel Koruyucu Ekipman olarak kabul etmez.

    Tıbbi Yönetim

    Amaç: Kas-iskelet sistemi bozukluklarıyla ilişkili semptomların ve durumların süresini ve şiddetini azaltmak; fonksiyonel bozukluğun ve engelliliğin süresini ve şiddetini önlemek, ortadan kaldırmak veya önemli ölçüde azaltmak.

    Erken müdahale: İşyerinde ağrı yaşayan çalışanlara sağlık hizmeti sağlayıcısına hızlı erişim sağlanmalı ve ağrının erken bildirilmesi teşvik edilmelidir, çünkü müdahale ne kadar erken olursa tedavi o kadar etkili olur.

    İşyeri bilgisi: İşveren, sağlık hizmeti sağlayıcısıyla çalışacak ve işleri, çalışma ortamını ve işyerindeki risk faktörlerini bilecek bir kişi atamalıdır. Sağlık hizmeti sağlayıcısının işyerini periyodik olarak gezmesi tavsiye edilir.

    Tıbbi geçmiş ve yaşam tarzı: Sağlık hizmeti sağlayıcısı, hastanın tıbbi geçmişini, önceki yaralanmaları ve iş dışı aktivitelerin (hobiler, spor vb.) yaralanmaya katkıda bulunup bulunmadığını belirlemelidir.

    Yazılı tedavi ve işe dönüş planı: Konservatif tıbbi tedavi, fiziksel/iş terapisi ve iş kısıtlamaları ile işe dönüş planını içermelidir. Plan ayrıca, yaralanmanın tekrarlama şansını en aza indirerek güvenli bir şekilde işe geri dönüşü sağlamak için işyeri risk faktörlerini belirleme ve giderme (mühendislik, idari veya KKE) araçlarını da içermelidir.

    Germe, Güçlendirme ve Zindelik:
    • Kas zayıflığı: Zayıf, az egzersizli kaslar, sırtı desteksiz bırakır ve incinmeye daha yatkın hale getirir. Kronik bel ağrısının temel nedenlerinden biri zayıf sırt kaslarıdır.
    • Kondisyonun faydaları: Daha iyi fiziksel kondisyonda olmak, ağır işleri aşırı yorgunluk veya stres olmadan daha iyi yapabilmeyi sağlar; yaralanma riski azalır ve yaralanma durumunda iyileşme daha hızlı olma eğilimindedir.
    • Egzersiz: Güçlendirme ve esneme egzersizleri genellikle bel ağrısı hastaları için tedavi yöntemi olarak reçete edilir. Bu egzersizler, ergonomik risk faktörü müdahalesinin bir ikamesi değil, tamamlayıcısıdır.
    • Isınma egzersizleri: Fiziksel olarak zorlayıcı herhangi bir aktiviteye başlamadan önce ısınma germe egzersizleri yapmak mantıklıdır. Bu, kasları esnetir, kan akışını artırır ve onları yapacakları işe hazırlar.
    • Düzenli egzersiz: Güçlü, esnek kaslar geliştirmek veya sürdürmek için haftada birkaç kez düzenli egzersiz yapılmalıdır. Egzersizler yavaş, istikrarlı, kontrollü hareketlerle yapılmalı, hızlı ve sarsıntılı hareketlerden kaçınılmalıdır. Egzersizden sonra serinleme periyodu da önerilir.
    • Rekreasyonel aktiviteler: Kişinin yaşam tarzına, ihtiyaçlarına ve arzularına uygun tatmin edici rekreasyonel aktivitelerin belirlenmesi ve düzenli bir yaşam aktivitesi haline getirilmesi önemlidir. [/tie_list]

    [box type=”download” align=”” class=”” width=””]Bu yazı “El ile Malzeme Taşıma ve Sırt Güvenliği Rehberi” başlıklı belge, Kuzey Carolina Çalışma Bakanlığı (NCDOL) tarafından hazırlanan bir yayına dayanmaktadır.[/box]

  • Meslek Hastalığı

    Bilim ve teknolojideki baş döndürücü gelişmeler, elbette beraberinde sanayileşmeyi ve toplumsal dönüşümleri de getirdi. Ancak bu hızlı değişimin bir yüzü daha var: çalışma hayatının dönüşmesiyle birlikte yeni sağlık ve güvenlik tehditleri ortaya çıktı.

    Her ülkenin sanayileşme süreci farklı ilerlediği gibi, iş sağlığı ve güvenliği anlayışı da buna paralel olarak çeşitlilik gösterdi. Ama her ne olursa olsun, üretkenliğin sürdürülebilir olması için çalışan sağlığının korunması ortak bir zorunluluktur.

    İş Sağlığı: Çok Disiplinli, Çok Katmanlı

    İş sağlığı ve güvenliği yalnızca tıbbi bir mesele değil. Mühendislikten sosyal bilimlere, ergonomiden iletişime kadar birçok alanın kesişiminde yer alıyor. İşyeri hekiminin görevini doğru yapabilmesi için bu disiplinleri tanıması, işbirliği içinde çalışması çok kıymetlidir.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün “sağlık” tanımını hatırlayalım:

    “Sağlık yalnızca hastalık veya sakatlık durumu olmamakla birlikte, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.”

    Bu tanımın çalışma hayatına uygulanması iş sağlığı kavramını doğurur. Dolayısıyla bizim amacımız yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, çalışanı sağlıklı tutmak, sağlığını sürdürmek ve iş kaynaklı risklerden korumaktır.

    Meslek Hastalığı Nedir?

    Yasalarımızda net bir tanımı var: Meslek hastalığı, çalışanın yaptığı iş nedeniyle ortaya çıkan; tekrar eden maruziyet sonucu veya işin yürütüm şartlarından kaynaklanan bedensel ya da ruhsal sağlık bozulmalarıdır.

    Buradaki kritik detay şudur:

    Hastalık, “ne iş yapıldığından” değil, “işin nasıl yapıldığından” ve ne kadar sağlıklı bir ortamda yapıldığından kaynaklanır.

    [box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]

    “Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.” (5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 14.maddesi)

    “Meslek hastalığı: Mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalığı ifade eder.” (6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 3/l hükmüne göre)

    [/box]

    Bir Hastalık Durumu Ne Zaman “Meslek Hastalığı” Sayılır?

    Bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için şu kriterler gerekir:

    • SGK’lı çalışan olmalı,
    • Hastalık Meslek Hastalıkları Listesinde yer almalı veya Yüksek Sağlık Kurulu tarafından meslek hastalığı olarak kabul edilmeli,
    • İşyeriyle hastalık arasında nedensellik bulunmalı,
    • Maruziyet süresi ve yükümlülük süresi (hastalığın ortaya çıkabileceği süre) içinde gelişmiş olmalı,
    • Yetkili sağlık kurumu tarafından raporlanmalı ve SGK tarafından onaylanmalı.

    İşle ilgili hastalıklar

    Ortaya çıkış nedeni karmaşık olan, oluşmasında ve gelişmesinde çalışma ortamı ve çalışma şeklinin diğer sebepler arasında önemli faktör olduğu hastalıklardır.

    is ve meslek hastaligi

    Meslek Hastalığı İşe Bağlı Hastalık
    Nedeni doğrudan işyerindeki bir etkendir Neden, işyeri dışı faktörlerle birlikte olabilir
    Etkene sadece çalışanlar maruz kalır Toplum genelinde de görülebilir
    Sigorta kapsamında özel düzenlemeler vardır Genellikle genel sağlık sigortası kapsamında değerlendirilir

    Meslek Hastalıklarının Özellikleri

    Meslek hastalıkları:

    • Önlenebilir hastalıklardır!
    • Erken tanıyla çalışanların sağlığı korunabilir,
    • Doğru bildirimle sigortalıya hakları sağlanır (iş göremezlik geliri, malullük aylığı, tedavi giderleri vb.),
    • İşyerinde iyileştirme ve önlem alma fırsatı sunar.

    Ülkemizde Durum Ne?

    Ne yazık ki Türkiye’de meslek hastalıkları yeterince tanı alamıyor. SGK 2011 verilerine göre yalnızca 697 meslek hastalığı vakası kayıtlara geçti. Oysa bilimsel çalışmalar, her 1000 çalışandan 4 ila 12’sinin meslek hastalığına yakalanabileceğini söylüyor.

    Bu ciddi fark bize bir şeyi hatırlatıyor: Tanı koymak ve bildirim yapmak, hekim sorumluluğudur. İşte tam da bu noktada biz işyeri hekimlerine büyük görev düşüyor.

    meslek hastalığı ölümleri

    Türkiye’de en sık karşılaşılan meslek hastalıkları >>>

    Unutmayalım: Meslek Hastalıkları Önlenebilir!

    Meslek hastalığı kader değildir. Doğru risk analizi, uygun eğitim, kişisel koruyucu donanım, düzenli sağlık gözetimi ve en önemlisi hekim farkındalığı, bu hastalıkların büyük oranda önüne geçebilir.

    İşyeri hekimi olarak bir meslek hastalığını tanımak, sadece bireysel bir sağlığı değil, bir topluluğun sağlığını korumak demektir. Unutma, meslek hastalıkları görünmez olabilir ama senin farkındalığınla görünür hâle gelir. Bu farkındalıkla yürüdüğümüzde daha sağlıklı işyerleri, daha güvenli yarınlar mümkün.

  • ILO MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    Meslek Hastalıkları Listesi, hastalığının meslekten kaynaklandığını ortaya koymak ve tanı olarak meslek hastalığı tanısı almak için önemli bir belgedir. Bu liste ILO’ya aittir. Türkiye’de meslek hastalıkları listesi “Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık İşlemleri Tüzüğü” ekinde yer almaktadır.

    1. İŞ ETKİNLİKLERİNDEN KAYNAKLANAN AJANLARA MARUZ KALMAYA BAĞLI MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    1.1. KİMYASAL AJANLARA BAĞLI MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    1.1.1. Berilyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.2. Kadmiyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.3. Fosfor veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.4. Krom veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.5. Manganez veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.6. Arsenik veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.7. Cıva veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.8. Kurşun veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.9. Flor veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.10. Karbon disülfite bağlı hastalıklar
    1.1.11. Alifatik veya aromatik hidrokarbonların halojen derivelerine bağlı hastalıklar
    1.1.12. Benzen veya eşdeğerlerine bağlı hastalıklar
    1.1.13. Benzen veya eşdeğerlerinin nitro ve amino derivelerine bağlı hastalıklar
    1.1.14. Nitrogliserin veya diğer nitrik asit esterlerine bağlı hastalıklar
    1.1.15. Alkol, glikol veya ketonlara bağlı hastalıklar
    1.1.16. Karbon monoksit, hidrojen sülfit, hidrojen siyanit veya deriveleri gibi boğuculara bağlı hastalıklar
    1.1.17. Akrilonitrile bağlı hastalıklar
    1.1.18. Nitrojen oksitlerine bağlı hastalıklar
    1.1.19. Vanadyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.20. Antimon veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.21. Heksana bağlı hastalıklar
    1.1.22. Mineral asitlere bağlı hastalıklar
    1.1.23. Farmasötik ajanlara bağlı hastalıklar
    1.1.24. Nikel veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.25. Talyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.26. Osmiyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.27. Selenyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.28. Bakır veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.29. Platin veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.30. Teneke veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.31. Çinko veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.32. Fosgene bağlı hastalıklar
    1.1.33. Benzokinon gibi kornealirritanlara bağlı hastalıklar
    1.1.34. Amonyağa bağlı hastalıklar
    1.1.35. İzosiyonatlara bağlı hastalıklar
    1.1.36. Pestisitlere bağlı hastalıklar
    1.1.37. Sülfür oksitlere bağlı hastalıklar
    1.1.38. Organik çözücülere bağlı hastalıklar
    1.1.39. Lateks veya lateks içeren ürünlere bağlı hastalıklar
    1.1.40. Klora bağlı hastalıklar
    1.1.41. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan bu kimyasal ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer kimyasal ajanlara bağlı hastalıklar

    1.2. FİZİKSEL AJANLARA BAĞLI MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    1.2.1. Gürültüye bağlı işitme bozukluğu
    1.2.2. Titreşime bağlı hastalıklar (kas, tendon, kemik, eklemler, periferik kan damarları veya periferik
    sinirlerin bozukluğu)
    1.2.3. Basınçlı veya basınçsız havaya bağlı hastalıklar
    1.2.4. İyonize radyasyona bağlı hastalıklar
    1.2.5. Lazeri de içeren optik radyasyona (ultraviyole, görünür ışık, infrared) bağlı hastalıklar
    1.2.6. Aşırı sıcak ya da soğuğa maruz kalmaya bağlı hastalıklar
    1.2.7. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan bu fiziksel ajanlara maruz kalma ile çalışanın
    hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer fiziksel ajanlara bağlı hastalıklar

    1.3. BİYOLOJİK AJANLAR VE ENFEKSİYÖZ VEYA PARAZİTİK HASTALIKLAR

    1.3.1. Bruselloz
    1.3.2. Hepatit virüsleri
    1.3.3. İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV)
    1.3.4. Tetanoz
    1.3.5. Tüberküloz
    1.3.6. Bakteriyal veya fungal kirleticilerle bağlantılı toksik veya enflamatuarsendromlar
    1.3.7. Antraks (şarbon)
    1.3.8. Leptospiroz
    1.3.9. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan bu biyolojik ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer biyolojik ajanlara bağlı hastalıklar

    2. HEDEF ORGAN SİSTEMLERİNE GÖRE MESLEK HASTALIKLARI LİSTESİ

    2.1. SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI

    2.1.1. Fibrojenik mineral tozlarına bağlı pnömokonyozlar (silikozis, antrako-silikozis, asbestosis)
    2.1.2. Silikotüberküloz
    2.1.3. Fibrojenik olmayan mineral tozlarına bağlı pnömokonyozlar
    2.1.4. Siderozis
    2.1.5. Sert metal tozlarına bağlı bronkopulmoner hastalıklar
    2.1.6. Pamuk, keten, kendir, kenevir, şeker kamışı tozlarına (bagasozis) bağlı bronkopulmoner hastalıklar
    2.1.7. İş sürecinin doğasında olan, belirlenmiş sensitize edici ajanlar ve irritanlara bağlı astım
    2.1.8. İş etkinliklerinden kaynaklanan organik tozların veya mikrobik olarak kontamine olmuş aerosollarıninhalasyonuna bağlı ekstrinsikallerjikalveolit
    2.1.9. İş etkinliklerinden kaynaklanan kömür tozu, taş ocağı tozu, odun tozu, hubuat ve tarım faaliyetlerinden çıkan tozlar, ahırlardan çıkan tozlar, tekstil kaynaklı tozlar ve kağıt tozlarına bağlı kronik obstrüktifpulmoner hastalık
    2.1.10. Aluminyuma bağlı akciğer hastalıkları
    2.1.11. İş sürecinin doğasında olan, belirlenmiş sensitize edici ajanlar ve irritanlara bağlı üst solunum yolu bozuklukları
    2.1.12. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risklere maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer solunum sistemi hastalıkları

    2.2. CİLT HASTALIKLARI

    2.2.1. İş etkinliklerinden kaynaklanan ve diğer maddelerde bahsedilmeyen belirlenmiş alerji oluşturucu ajanlara bağlı allerjikkontaktdermatozlar ve kontakt ürtikerler
    2.2.2. İş etkinliklerinden kaynaklanan ve diğer maddelerde bahsedilmeyen belirlenmiş irritan ajanlara bağlı irritankontaktdermatozlar
    2.2.3. İş etkinliklerinden kaynaklanan ve diğer maddelerde bahsedilmeyen belirlenmiş ajanlara bağlı vitiligo
    2.2.4. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan fiziksel, kimyasal ve biyolojik ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer cilt hastalıkları

    2.3. KAS İSKELET SİSTEMİ BOZUKLUKLARI

    2.3.1. Tekrarlayıcı hareketler, zorlayıcı çabalar ve bileğin aşırı pozisyonlarına bağlı radialstiloidtenosinovitler
    2.3.2. Tekrarlayıcı hareketler, zorlayıcı çabalar ve bileğin aşırı pozisyonlarına bağlı el ve bileğin kronik tenosinovitleri
    2.3.3. Dirsek bölgesine uzun süren basınca bağlı olekranonbursiti
    2.3.4. Uzun süre diz çökme pozisyonunda kalmaya bağlı prepatellarbursit
    2.3.5. Tekrarlayıcı güçlü çalışmaya bağlı epikondilit
    2.3.6. Uzun süre diz çökerek veya çömelerek iş yapmayı takiben menisküs lezyonları
    2.3.7. Uzun süre tekrarlayıcı güçlü çalışma, titreşim içeren çalışma, bileğin aşırı pozisyonları veya bu üçünün kombinasyonu durumuna bağlı karpal tünel sendromu
    2.3.8. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer kas iskelet sistemi hastalıkları

    2.4. ZİHİNSEL VE DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLAR

    2.4.1. Post travmatik stres bozukluğu
    2.4.2. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ
    kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer zihinsel ve davranışsal bozukluklar

    3. MESLEKİ KANSERLER

    3.1. AŞAĞIDAKİ ETKENLERE BAĞLI KANSERLER

    3.1.1. Asbestos
    3.1.2. Benzidin ve tuzları
    3.1.3. Bis-klorometilether (BCME)
    3.1.4. Krom VI bileşikleri
    3.1.5. Kömür katranı, zift ve isi
    3.1.6. Beta naftilamin
    3.1.7. Vinilklorit
    3.1.8. Benzen
    3.1.9. Benzen veya eşdeğerlerinin zehirli nitro ve amino deriveleri
    3.1.10. Iyonize radyasyon
    3.1.11. Zifir, katran, zift, madeni yağ, antrasen veya bu maddelerin bileşikleri, ürünleri veya artıkları

    3.1.12. Kok fırını emisyonları
    3.1.13. Nikel bileşikleri
    3.1.14. Odun tozu
    3.1.15. Arsenik ve bileşikleri
    3.1.16. Berilyum ve bileşikleri
    3.1.17. Kadmiyum ve bileşikleri
    3.1.18. Eriyonit
    3.1.19. Etilen oksit
    3.1.20. Hepatit B virüsü (HBV) ve C virüsü (HCV)
    3.1.21. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ
    kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer etkenlere bağlı kanserler

    4. DİĞER HASTALIKLAR

    4.1. MADENCİ NİSTAGMUSU
    4.2.1. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ
    kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen işler ve süreçlere bağlı diğer özel hastalıklar

  • Kimyasal Maruziyet Testleri

    Kişisel kimyasal maruziyet ölçümlerinde, çalışanların zararlı kimyasallara ne kadar maruz kaldığını belirlemek için çeşitli parametreler ölçülür. İşyerlerinde kullanılan kimyasalların türüne ve çalışanların maruziyet yollarına bağlı olarak farklı kimyasal maddeler ve bileşenler ölçülebilir.

    Kişisel kimyasal maruziyet ölçümlerinde ölçülebilecek bazı temel parametreler:

    1. Gazlar ve Buharlar

    • Organik Solventler: Benzen, toluen, ksilen gibi organik solventler.
    • İnorganik Gazlar: Karbon monoksit, sülfür dioksit, amonyak, klor gibi gazlar.
    • Buharlar: Formaldehit, metanol, aseton buharları.

    2. Partiküller ve Aerosoller

    • Tozlar: Metal tozları (örneğin kurşun, kadmiyum), mineral tozlar (örneğin silika).
    • Lifler: Asbest, cam elyafı.
    • Dumanlar: Kaynak dumanları, metal buharları.

    3. Metaller

    • Ağır Metaller: Kurşun, cıva, kadmiyum, krom, nikel.
    • Diğer Metaller: Alüminyum, demir, bakır.

    4. Biyolojik Ajanlar

    • Mikroorganizmalar: Bakteri, virüs, mantar sporları.
    • Biyoaerosoller: Bitki ve hayvan kökenli parçacıklar.

    5. Asidik ve Bazik Bileşenler

    • Asitler: Sülfürik asit, nitrik asit, hidroklorik asit buharları.
    • Bazlar: Sodyum hidroksit, potasyum hidroksit buharları.

    6. Uçucu Organik Bileşikler (VOC’ler)

    • Alkanlar, Alkenler ve Aromatikler: Benzen, etilbenzen, toluen, ksilen.
    • Halojenli Bileşikler: Trikloroetilen, perkloroetilen.

    7. Pestisitler ve Tarım Kimyasalları

    • Organofosfatlar: Paration, malation.
    • Karbamatlar: Karbaril.

    8. Diğer Önemli Kimyasallar

    • Ftalatlar: DEHP, DBP.
    • Poliklorlu Bifeniller (PCB’ler): Çeşitli PCB türleri.

    Ölçüm Teknikleri ve Cihazları

    • Gaz ve Buhar Dedektörleri: Çalışanların nefes alma bölgesine yerleştirilen kişisel gaz dedektörleri.
    • Hava Örnekleme Pompaları ve Filtreler: Çalışanın üzerinde taşınan ve havadaki partikülleri toplayan cihazlar.
    • Aktif ve Pasif Örnekleyiciler: Gaz ve buharların toplandığı örnekleme tüpleri veya difüzyon örnekleyicileri.
    • Biyolojik İzleme: Kan, idrar veya nefes analizleri ile kimyasal maruziyetin biyolojik göstergelerinin ölçülmesi.

    Mevzuat ve Standartlar

    Türkiye’de kişisel kimyasal maruziyet ölçümleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmeliklerde belirtilen standartlar ve prosedürler doğrultusunda yapılmalıdır. Ölçümlerde dikkate alınacak bazı temel yönetmelikler şunlardır:

    • Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik
    • Çalışanların Sağlık ve Güvenliği İçin İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik
    • Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği

    Örnek Durumlar ve Maruziyet Kontrolü

    • Endüstriyel Boya İşlemleri: Organik solvent buharları, ağır metal tozları.
    • Tarım İlaçlaması: Pestisit buharları ve aerosolleri.
    • Metal İşleme ve Kaynak: Metal buharları ve dumanları.
    • Laboratuvar Çalışmaları: Çeşitli kimyasallar ve reaktifler.

    Mesleki Maruziyet Testleri Çalışılacak Örnekler

    Fenol, Hippürik Asit, Mandelik Asit vb. meslek hastalıkları testleri için çalışanların vardiyalarının sonunda idrar örneği almak gerekmektedir. Referans ve toksik düzeyler vardiya sonu alınmış idrar örnekleri için verilmiştir. Temiz, saydam, sızdırma yapmayan, döner kapaklı, polietilen idrar kaplarına en az 20 mL idrar örneği alınması gerekmektedir. İdrar örnekleri soğuk zincirde laboratuvara ulaştırılmalıdır.

    Meslek hastalıkları testleri için alınmış idrar örnekleri (mandelik asit, hippürik asit, t,t mukonik asit, fenol, orto-para krezol, metil hippürik asit, fenil glioksilik asit vb. testler) aksi talep edilmedikçe 2 ay süreyle derin dondurucuda muhafaza edilirler. Bu süre zarfında ilave test/tekrar test çalışması talep edilebilir.

    Maruziyet testlerinin biyolojik izleminde idrar kreatinin değerleri 30-300 mg/dl sınırları içinde olmalıdır.<30 ve > 300 mg/dl ise yeniden idrar numunesi alınarak test tekrarlanmalıdır.

    MESLEKİ MARUZİYET TAKİBİNDE KULLANILAN TESTLER :

    kimyasal maruziyet testleri

    • Fenil glioksilik asit : Stiren maruziyetinde kullanılır.
    • Fenol : Benzen (benzol), fenoller, naftoller ve bunların türevlerinin vücuttaki toksik etkilerinin belirlenmesi için idrarda fenol ölçümü yapılır.
    • Hippürik asit : Toluen ve ksilen (ksilol) maruziyetinde kullanılır.
    • Kolinesteraz : Organofosfat zehirlenmelerinde kullanılır
    • Mandelik asit : Stiren maruziyetinde kullanılır.
    • Metil hippürik asit : Ksilen (ksilol) maruziyetinde kullanılır.
    • O-kresol : Kresol ve fenol maruziyetinde kullanılır
    • P-kresol : Kresol ve fenol maruziyetinde kullanılır
    • Trans-mukonik asit : Benzen maruziyetinde kullanılır.
    • Hidroksipiren : Polisiklik Aromatik Hidrokarbonların (PAH) maruziyetinde kullanılır.
    • 2,5 Hekzandion : N-Hekzan maruziyetinde kullanılır.

    FENİLGLİOKSİLİK ASİT

    Örnek türü : Spot İdrar.
    Örnek kabı : Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC

    Eşik değer: Fenil Glioksilik Asit Biyolojik Maruziyet İndeksi (BMİ) 100 mg/L.
    Kaynak: Deutsche Geselschaft für Arbeitsmedizin und Umweltmedizin e.V. (bkz. http://www-dgaum.med.uni-rostock.de/leitlinien)
    Stiren maruziyeti için; İdrarda (mandelic acid + phenylglyoxylic acid) değerleri toplamı için B.M.I : 400 mg/g kreatinin
    Bu biyolojik maruziyet indeksleri (B.M.İ.) vardiya sonunda alınan idrar örnekleri için verilmiştir. Kaynak: ACGIH-American Conference of Govermental and Industrial Hygienists
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, ≤-20°C’de 2 ay süreyle saklanabilir.
    Kullanımı: Stiren plastik sentezi için kullanılan önemli bir monomerdir. Vücutta konjuge olmadan %85 Mandelik Asit ve %15 Fenil Glioksilik Asit olarak idrara çıkar. Stiren hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit edilemez. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır. İdrardaki metabolit konsantrasyonları maruz kalınan Stiren miktarıyla orantılıdır. Stiren maruziyetini görmek için idrarda kantitatif Mandelik Asit ve Fenil Glioksilik Asit düzeylerine bakılır.
    Ek Bilgiler: Akut zehirlenmelerde başlıca belirtiler öfori ve halüsinasyondur. Kronik zehirlenmelerde merkezi ve periferik sinir sistemi, karaciğer ve böbrek hasarları meydana gelir. Karsinojenik etkisi henüz tespit edilmemiştir.

    FENOL

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 10 mL.
    Örnek alma zamanı: Benzen ve Fenol maruziyetlerinde 8 saat sonra idrar örneği alınması gereklidir (işyeri uygulamalarında vardiya sonrası idrar örneği alınmalıdır).
    Analiz yöntemi: HPLC
    Referans Aralığı: Normal (maruziyet olmayan kişilerde) 4.5-20.7 mg/g Kreatinin.
    Kaynak: CDC, NIOSH, Method 8305 (1994).
    Benzen Biyolojik Maruziyet İndeksi (BMİ): 50 mg/g kreatinin.
    Kaynak: Mayo Medical Laboratuvarları/Medtox Laboratuvarları Test Kataloğu.
    Phenol Maruziyet İndeksi (BMI) : 250 mg/g kreatinin
    Kaynak : ACGIH
    Ret kriteri: Bazı idrar örnekleri için stabilizatör olarak kullanılan hekzametilentetramin (ürotropin) katılmış örneklerde (sinyali tamamen yok ettiğinden) çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği oda sıcaklığında 3 gün, 2-8 °C’de 4 hafta, – 20 °C’de 2 aya kadar dayanıklıdır.
    Kullanımı: Benzen ve/veya Fenol maruziyetinin bir göstergesi olarak idrarda Fenol düzeyleri bakılmaktadır. Sadece Benzen ve/veya Fenol kullanılan endüstri çalışanları değil, trafik gazlarına maruz kalım ve tütün ürünlerinin inhale edilmesi yoluyla da Fenol maruziyeti olmaktadır.
    Sindirim kanalında bakterilerin etkisiyle Tirozin’den Fenol meydana gelir. Bu nedenle sağlıklı kişilerde de idrarda ve kanda Fenol bulunur.
    Hemodializdeki üremik hastaların kanında sağlıklı kişilerden daha fazla Fenol bulunur.
    Benzen maruziyetinin tespitinde ve doz izlenmesinde tek başına Fenol ölçümü yeterince spesifik değildir. Bu nedenle daha spesifik bir test olan t,t-mukonik asit ölçümü ile birlikte yapılmalıdır.
    Toksik Etkiler : Fenol bileşikleri ve homologlarının çoğu zehirli maddelerdir. Fenol kişide merkezi sinir sistemi depresyonu ve diğer toksik etkilere(buharı göze ve direk teması cilde koroziv etkisi nedeniyle yanıklar meydana gelir, bulantı, aşrı terleme) neden olur. Deri ile temasta o bölge propiletilen glikol veya izopropil alkol ile, olmadığı takdirde bol su ile yıkanmalıdır. Fazla miktarda Fenol alınması durumunda karaciğer sitokrom P 450 enzim sistemi harabiyeti olur ve sitokrom P 420’ye dönüşür. Böbrekler üzerine toksik etkisi, kalbe toksik etkisi (ritim bozukluğu, nöbet, koma), buharı solunduğunda akciğer ödemi yapıcı etkileri vardır.
    Ek Bilgiler: Basit fenoller maden kömürü katranından elde edilirse de bugün ucuz olarak benzenden sentez edilmektedir.
    Önemli bir endüstriyel atık olan fenolun dünyadaki ve ülkemizdeki kullanım alanlarından en önemlisi fenolik reçine üretimidir. Fenolik reçineler, kâğıt endüstrisi, kauçuk işletme endüstrisi ile yalıtım ve yüksek sürtünmeye dayanıklı malzeme üretiminde kullanılmaktadır. Fenol’den Bakalit ve Naylon elde edilir. Bunun dışında fenol, ilaç endüstrisinde (özellikle Aspirin), kozmetiklerde, güneş koruyucularda, saç boyalarında, cilt parlatıcılarında, böcek öldürücülerde, temizlik ürünlerinin imalatında kullanılmaktadır. Fenolün bütün türevleri mikrop öldürücüdür. Fenol ayrıca oral anestezik ve analjezik özelliği nedeniyle Farenjitlerde de kullanılır.
    Fenol içeren su klorlandığında zehirli poliklorlu fenoller oluşur.

    2,5-Heksandion :

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 10 mL.
    Analiz yöntemi: HPLC
    Eşik Değer:
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: 2,5-Heksandion (2,5-Hexanedione) , n-heksanın ana metabolitidir ve n-heksan polinöropatisinin nedeni olarak kabul edilir. Bu nedenle, n-heksana maruz kalmanın biyolojik izlenmesi için 2,5-heksandion ölçmek faydalıdır.
    Ek Bilgi : n-Heksan (HEX), bitkisel yağların üretiminde, polietilen ve polipropilenlaminasyonda, plastiklerin ve kauçukların üretiminde bir seyreltici olarak polisaj ve polipropilenlaminasyonda organik çözücü olarak kullanılan, petrol ve isin önemli bir bileşenidir. lastik üretimi, ilaç sanayii ve kozmetik sektörünün yanı sıra, benzinin bileşiminde, kuru temizleme ürünlerinde, doku imalatında ve matbaalarda kullanılmaktadır

    HİDROKSİPİREN

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Analiz yöntemi : HPLC
    Eşik Değer : 1-Hydroxypyren : 0,5 ug/L,
    1-Hydroxypyren/kreatinin : 0,3 ug/g kreatinin.
    Ret kriteri : Saklama koşullarına uyulmamış idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite : Oda ısısında ve 2-8°C’de 2 gün, -18°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı : 1-Hydroxypyrene Polisiklik Aromatik Hidrokarbonların (PAH) maruziyetini belirlemek, ölçmek ve izlemek için kullanılan önemli bir biyomarkerdır. 1-Hydroxypyrene insan vücudunda pyrene’in enzimatik hidroksilasyonu sonucu oluşur.
    Ek Bilgiler : Poliklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), çoklu aromatiklerden oluşan hidrokarbonlardır.Yanıcı yağlar, yakıt, tütün, odun gibi organik maddelerin eksik yanması sonucu oluşan ve yüzlerce kimyasal bileşiği içeren bir gruptur. 2-6 benzen halkasından oluşurlar. Bazıları potansiyel mutojen ve kanserojen özelliklere sahiptirler. Bunlardan en iyi bilinen ve araştırılan benzopyrene içerenlerdir. Bu nedenle bu maddelerin biyolojik olarak izlenmesi iş sağlığı ve güvenliği bakımından vazgeçilmezdir.
    PAH Kaynakları :
    1. Mesleki maruziyeti olmayan kişilerdeki kaynaklar motorlu araç emisyonları, odun ateşi dumanı, fosil yakıtlar ve tütündür. Barbekü gibi yüksek ısılarda pişirilen yiyeceklerle de PAH oluşabilir.Plastik malzemelerden de yiyeceklere PAH geçebilir.
    2. Mesleki maruziyet : Kok üretimi, soğuk gazlaştırma, gaz arıtma, katran ve asfalt işçileri, alüminyum üretimi, çatı ustası, baca temizleyicisi sektörlerinde mesleki maruziyet söz konusudur.
    PAH Metabolizması : PAH grupları vücuda deri, solunum yolu ve gastrointestinal yolla girerler. Başlıca karaciğerde metabolize olurlar. PAH ailesinden biri olan Pyren vücuda girdikten sonra 1-hydroxypyren’e metabolize olur. 1-Hidroksipiren karaciğerde glukuronide olarak idrarla atılır. 1-Hidroksipiren’in glukuronid formu biyolojik izleme için uygun bir parametredir. Pyrene her zaman PAH karışımlarında bulunur ve bu nedenle yüksekliği sadece Piren birikiminin bir göstergesi olmayıp aynı zamanda PAH’lara genel bir maruz kalma göstergesidir de. kimyasal maruziyet

    HİPPÜRİK ASİT :

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Analiz yöntemi: HPLC
    Eşik Değer: 1.6 g/g Kreatinin Toluen maruziyetini gösterir. (Kaynak: [2003] UK Government Information Notes on the Diagnosis of Prescribed Diseases. Conditions due to chemical agent, www.mapperleyplains.co.uk/oprus/benzenes.htm.)
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: İnsan idrarındaki Hippürik asitin kantitatif olarak tespit edilmesinde kullanılır. Hippürik asit toluenin idrardaki ana metabolitidir. Toluen karaciğerde önce benzoik aside sonra da hippürik aside metabolize olarak idrarla atılır. Yüksek derecede yağda çözünür bir madde olduğu için yağ dokusu ve sinir sisteminde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.
    Toluen endüstride boya, kimyasal, farmasötik ve lastik üretiminde kullanılan, aromatik hidrokarbonlu bir solventtir. Toluen gazyağında, akrilik boyalarda, boya incelticilerinde ve yapıştırıcılarda bulunur. Kimya endüstrisinde çalışanlar toluene maruz kaldıklarından işyeri hekimliğinde meslek hastalıkları yönünden test edilirler. Ayrıca uçucu madde bağımlıları en sıklıkla yapıştırıcı ve inceltici soluduklarından ve bunların ana maddesi de toluen olduğundan uçucu madde bağımlılığının tanı ve takibinde Hippürik asit testi kullanılmaktadır. Bu amaçla örnek alınıyorsa gözetim zinciri prosedürleri uygulanmalıdır.

    KOLİNESTERAZ (Pseudocholinesterase)

    Örnek türü : Serum.
    Örnek kabı: Sarı kapaklı jelli tüp veya kırmızı kapaklı jelsiz tüp.
    Örnek miktarı: 5 mL
    Analiz yöntemi : Kinetik Fotometrik.
    Referans aralığı : Kadın : 3930-10800 U/L Erkek : 4620-11500 U/L
    Ret kriteri :
    Stabilite : 4-25°C’de 1 hafta , 2-8°C’de 2 hafta, < -20°C’de 6 ay stabildir.
    Kullanımı : Karaciğerde sentezlenen Kolinesteraz enziminin serumda bulunan formunu Pseudo-kolinesteraz, serum kolinesterazı ) ölçmek için kullanılır. Başlıca kullanım alanları : kimyasal maruziyet
    1.Rutinde en çok Organofosforlu insektisidlere (böcek öldürücülerde, tarım ilaçlarında bulunur ) maruziyetin izlenmesi amacıyla kullanılır : İnsektisitler ve Pestisidler (Organophosphate pesticides, Carbamate pesticides) Kolinesteraz enzimini inhibe ederler Karaciğer hastalığı ve anormal alel olmadığı sürece azalan veya düşük seviyeler, organofosforlu insektisidlere maruziyeti gösterir.
    2. Karaciğer hastalıkları : İleri evre sirozlu ve metastazlı karaciğer karsinomlu hastalarda serum enzim aktivitesi % 50 ila % 70 oranında azalma göstermektdir. Kronik hepatit, hafif siroz ve tıkayıcı sarılıkta ise genellikle normal aktivite görülür. kimyasal maruziyet
    3. Cerrahi girişim öncesi anestezi premedikasyonu : Atipik bir gen olan ve düşük psödokolinesteraz seviyelerine sahip hastaların belirlenmesi amacıyla kullanılır. Psödokolinesteraz eksikliği, genel anestezi sırasında kullanılan kolin esterleri olarak adlandırılan belirli kas gevşetici ilaçlara duyarlılığın artmasına neden olabilir. Süksinilkolin ve mivakuryum gibi bu hızlı etkili ilaçlar, solunum kasları da dahil olmak üzere iskelet kaslarını gevşetmek için kullanılır. Normalde, bu ilaçlar verildikten birkaç dakika sonra metabolize olur ve kaslar tekrar hareket edebilir. Psödokolinesteraz eksikliği olan hastalar ise bu ilaçlar verildikten sonra birkaç saat kendiliğinden hareket edemez veya nefes alamayabilirler. Bu hastalar, ilaçlar vücuttan temizlenene kadar solunum cihazlarıyla desteklenmelidir (mekanik havalandırma).
    Hepatitler, siroz, malnutrisyon, anemiler, akut enfeksiyonlar, Akut Miyokart İnfarktüsü, pulmoner embolizm, postoperatif dönem, kronik böbrek yetmezliği, gebeliğin son dönemleri ve serum albümin konsantrasyonunu düşüren durumlarda serum kolinesteraz düzeyi düşer.
    Yüksek Kolinesteraz seviyeleri : nefrotik sendrom veya karaciğer hasarının iyileşme döneminde görülebilir.

    Ek Bilgiler : Kolinesteraz enziminin iki formu vardır:
    1. Asetilkolinesteraz : Esas olarak eritrositlerin dış yüzeyinde bulunur. Ayrıca, Akciğerlerde, dalakta, sinir uçlarında ve beyindeki gri maddede de bulunur. Sinaps uçlarında salınan asetilkolin hidrolizinden sorumludur ve sinaps boyunca sinirsel impulsun iletilmesine aracılık etmektedir
    2. Kolinesteraz / Psödokolinesteraz : Esas olarak serumda bulunur .Karaciğer, pankreas, kalp ve beyaz cevherde de bulunur

    Hem serum Pseudokolinesteraz aktivitesi hem de kırmızı hücre Asetilkolinesteraz aktivitesi, insektisitler tarafından engellenir, düşürülür. Aralarındaki önemli fark İnsektisitlere maruziyetin süresi yönündedir :
    Preudokolinesteraz enziminin serumda yarılanma ömrü yaklaşık 8 gündür. Bu nedenle, Preudokolinesteraz Enzim ölçümü yakın zamandaki (Birkaç haftaya kadar olan ) insektisit maruziyetini gösterir.
    Eritrositlerdeki Asetilkolinesteraz enziminin (AChE) yarılanma ömrü ise 3 aydan fazladır (eritropoetik aktivite ile belirlenir). Buna göre eritrositlerdeki AsetilKolinesteraz Enzim ölçümü testi yaklaşık olarak son 3 aylık dönemdeki maruziyeti gösterir.

    MANDELİK ASİT ve FENİLGLİOKSİLİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı, tercihen vakumlu idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi) .
    Eşik değer: Stiren maruziyeti için; İdrarda (mandelic acid + phenylglyoxylic acid) değerleri toplamı için B.M.I : 400 mg/g kreatinin .
    Bu biyolojik maruziyet indeksleri (B.M.İ.) vardiya sonunda alınan idrar örnekleri için verilmiştir. Kaynak: ACGIH-American Conference of Govermental and Industrial Hygienists
    Red kriteri: Dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği 2-8°C’de 7 gün, ≤-20°C’de 2 ay süreyle saklanabilir. Örneğin yapısını bozmamak için tekrarlanan dondurma ve çözme işlemlerinden kaçınmak gereklidir.
    Kullanımı: Stiren plastik sentezi için kullanılan önemli bir monomerdir. Vücutta konjuge olmadan %85 Mandelik Asit ve %15 Fenil Glioksilik Asit olarak idrara çıkar. Stiren hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit edilemez. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır. İdrardaki metabolit konsantrasyonları maruz kalınan Stiren miktarıyla orantılıdır. Stiren maruziyetini görmek için idrarda kantitatif Mandelik Asit ve Fenil Glioksilik Asit düzeylerine bakılır. kimyasal maruziyet

    Ek Bilgiler: Akut zehirlenmelerde başlıca belirtiler öfori ve halüsinasyondur. Kronik zehirlenmelerde merkezi ve periferik sinir sistemi, karaciğer ve böbrek hasarları meydana gelir. Karsinojenik etkisi henüz tespit edilmemiştir.

    METİL HİPPÜRİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi).
    Eşik Değer: Biyolojik Maruziyet İndeksi 2000 mg/L Metil Hippürik Asit’tir.
    Kaynak: Deutsche Gesellschaft für Arbeitsmedizin und Umweltmedizin e.V. (German Society of Occupational and Environmental Medicine). http://www-dgaum.med.uni-rostock.de/leitlinien kimyasal maruziyet
    Red kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuvara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: Ksilen maruziyetinin bir göstergesi olarak insan idrarındaki Metil Hippürik Asit’in kantitatif olarak tespit edilmesinde kullanılır.
    Metil Hippürik Asit, Ksilen’in idrardaki ana metabolitidir. Ksilen karaciğerde önce Glisin sonra da orto-para ve meta-metil hippürik aside metabolize olarak idrarla atılır. Yüksek derecede yağda çözünür bir madde olduğu için yağ dokusu ve sinir sisteminde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.
    Hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit etmek güçtür. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır.
    Endüstride çalışanlar Ksilen’e maruz kaldıklarından işyeri hekimliğinde meslek hastalıkları yönünden test edilirler.

    O- KREZOL ve P- KREZOL:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı, tercihen vakumlu idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC.
    Eşik değer:
    O-Krezol (toluen metaboliti olarak) Biyolojik Tolerans Değeri (düzenli maruziyete rağmen kişinin sağlığını bozmayacak en üst seviye): 1,5 mg/L;
    O-Krezol Tolore Edilebilen Maruziyet Sınırı*: 0,8 mg/L.
    *Tolerable exposure limit for toluene subject to: Landesgesetzblatt für Wien, 16. Stück (2002).
    Red Kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: 2-8°C’de 4 hafta, -20°C’de 2 ay stabildir. kimyasal maruziyet
    Kullanımı: Krezoller ve fenol çeşitli yollardan kimyasal sentezler için kullanılan ana kimyasallardır. Krezoller kömür katranından, petrolden veya fenolün metilasyonu yoluyla sentetik olarak elde edilirler. Krezoller fenolik ve epoksit reçinelerin, böcek öldürücülerin, lastik ve plastik antioksidanlar ve boyaların üretiminde ara ürün şeklinde elde edilirler.
    Toluenin ana metaboliti Hippürik Asit’tir ancak %1 oranında tolüen, toluen epoksit ara yolundan metabolize olarak krezollere dönüşür. Bu krezoller fenol metabolitlerinin analoglarıdırlar ve glukronik asit ve inorganik sülfatlar ile konjuge olarak böbreklerden atılırlar.
    Toluen esas olarak solunum yoluyla ve deriden temasla alınır. Yüksek buharlaşma özelliği nedeniyle solunumla alınıp verilir.
    İşyeri dışında tütün kullanımı ile de toluene maruz kalınabilir: Filtresiz sigara dumanında 100-200 µg toluen, 80-160 µg fenol, 60-180 µg ikame fenoller olduğu bildirilmiştir: MAK-und BAT-Werte –Liste 2009, Deutsche Forschunggemeinschaft (DFG) (ed.), Wiley-VCH, Weinheim (2009).
    Ek bilgiler: Toluen maruziyeti akut veya kronik olabilir. En önemli etkisini merkezi sinir sisteminde gösterir. İlk etkiler rahatsızlık hissi (baş ağrısı, yorgunluk, dengesizlik) şeklindedir. Yüksek konsantrasyonlara maruz kalındığında beyin işlevleri bozulur, öfori, konfüzyon, koordinasyon ve görme bozuklukları hatta merkezi sinir sistemi depresyonu meydana gelir. Kronik toluen zehirlenmelerinde sıklıkla spesifik olmayan belirtiler görülür (yorgunluk, ataksi), bazı kişilerde ise konuşma, işitme, görme bozukluğu gibi ciddi belirtiler görülür. kimyasal maruziyet

    Trans,trans-MUKONİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı (tercihen vakumlu) idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Örnek alma zamanı: Vardiya sonunda ( ortalama 8 saat mesai sonrası) idrar örneği alınması gereklidir.
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi) .
    Referans Aralığı: Karsinojenik ajanlar için Biyolojik Tolerans Değeri ya da Maksimum İzin Verilebilir Konsantrasyon değerleri yoktur. Karsinojenler için The Comission for the Investigation of Health Hazards of Chemical Compounds in the Work Area of the Deutsche Foschungsgemainschaft (DFG German Research Foundation) EKA Değeri tanımlamıştır. t,t-Mukonik Asit için ilgili EKA değeri idrarda 2 mg/L t,t-Mukonik Asit’tir.
    Red kriteri: Doğal idrar, idrar kabına alınmalıdır. Asitleştirme yapılmamalıdır. Asitleştirilmiş idrar örneklerinde çalışma yapılmaz.kimyasal maruziyet

    Stabilite: İdrar örneği oda sıcaklığında 3 gün, 2-8 °C’de 2 hafta, – 20 °C’de 3 aya kadar dayanıklıdır.
    Kullanımı: Benzen endüstride yakıt katkı maddesi ve solvent olarak kimyasalların sentezinde başlangıç materyali olarak ve farmasötiklerin sentezinde kullanılmaktadır. kimyasal maruziyet
    Benzen maruziyetinin bir göstergesi olarak idrarda (fenolden başka) t,t-Mukonik Asit düzeyleri bakılmaktadır. Sadece Benzen endüstrisi çalışanları değil, trafik gazlarına maruz kalım (egzos dumanı, otomobil yakıt ikmal işlemleri ve endüstriyel emisyonlar) ve tütün ürünlerinin inhale edilmesi (özellikle filtresiz sigar vb. kullanımı) yoluyla da Benzen maruziyeti olmaktadır.
    Benzen esas olarak solunumla, daha az olarak deriden temas yoluyla ve sindirim kanalından emilir. Egzersiz yapılması durumunda daha fazla hava inhale edileceğinden daha fazla benzen maruziyeti meydana gelir.
    Benzen yüklenmesinin tespitinde ve doz izlenmesinde spesifik bir parametre olan idrarda t,t-Mukonik Asit ölçümü yapılmalıdır.
    Ek Bilgiler: Benzen karaciğerde sitokrom p 450 enzim sistemi ile benzen epoksit formuna dönüştükten sonra bir yolla Fenol, Katekol, Hidrokinona dönüşürken diğer yolla t,t-Mukonik Asit ve Fenil Merkaptürik Asit’e dönüşür.

    Sorbik asit (E200) ve tuzları (E202, E203) da metabolik yolla t,t-Mukonik Asit’e dönüşür. Ancak bu miktar önemsizdir.

    Toksik Etkileri: Toksik benzen akut ve kronik yolla (düşük dozda uzun süre) maruziyet ile insan sağlığına zarar verir. Akut benzen intoksikasyonu özellikle Merkezi Sinir Sistemi’ne zarar verir. Baş ağrısı, yorgunluk, dengesizlik ve kronik zehirlenmede baş dönmesi, konsantrasyon düşüklüğü gibi belirtiler verir. Artan dozlarda bir maruziyet olduğunda ise öfori, ataksi, görme bozukluğu ve hatta Merkezi Sinir Sistemi kollapsı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bundan başka benzenin hematopoetik sistem üzerine etkileri de vardır: Kan sayımında değişiklikler ve lösemi görülür. Ayrıca mutajenik aktivitesi olduğu gösterilmiştir. kimyasal maruziyet

  • Meslek Hastalığı

    Meslek hastalığı nedir? Hangi hastalıklar meslek hastalığıdır? Benim hastalığım bir meslek hastalığı mıdır? Meslek hastalığı olması için ne olması gerekir? Meslek hastalığı neleri kapsar?

    Bu yazı, meslek hastalığının ne olduğunu ve hangi hastalıkların bu kapsamda değerledirilmesi gerektiğini belirlemek için kaleme alınmıştır. Eğer bir meslek hastalığı şüpheniz varsa ve ne yapmanız gerektiğini öğrenmek istiyorsanız:

    Meslek Hastalığı tanı süreci yazımızı okuyunuz.

    Meslek Hastalığı nedir?

    Meslek hastalığı, İş Sağlığı ve Güvenliği (ISG) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mevzuatında ayrı ayrı tanımlanmıştır:

    6331 sayılı İSG Kanununda: “Meslek hastalığı: Mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalığı” (Madde 3/L)

    5510 sayılı SGK Kanununda:

    “Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.”

    şeklinde tanımlanmış olup, tanım olarak SGK’nın tanımı daha kabul görmektedir. Çünkü bu tanım çerçevesinde değerlendirilecek olan bir meslek hastalığı ancak herhangi bir tazminatı hakketmektedir. Bu tanıma uymuyorsa herhangi bir engelllilik ve hak mahrumiyetine uğraması durumunda mağdur, SGK veya Devletten ne yazık ki bir şey talep edemez.

    SGK Kanunundaki tanım göre Meslek Hastalığı

    Çalışan yaptığı işten kaynaklanan herhangi bir sebeple hasta olursa bu meslek hastalığı dır.

    Meslek hastalığı geçici veya sürekli/kalıcı bir özür (maluliyet) durumu yaratabilir. Bu özür durumu bedensel olabileceği gibi çalışanın ruh sağlığını da bozmuş olabilir. Psikiyatrik hastalıklarda meslek hastalığı olabilir anlamına geliyor.

    Diğer taraftan bu tanımın en önemli ifadesi bu mağduriyete uğrayan kişinin herhangi bir hak talep edebilmesi için SİGORTALI olarak çalışıyor olması gerekiyor. Yani çalışanın işyeri/işveren tarafından primlerinin yatırılıyor olması gerekiyor. Eğer çalışan sigortalı değilse meslek hastalığı teşhisi alamaz ve hastalığı yüzünden çalışamadığı günler için SGK’dan herhangi bir geri ödeme de talep edemez.

    O yüzden çalışanlar olarak mutlaka çalıştığımız yerde SGK’ya kaydolarak çalışmamız gerekir. İşveren tarafından SGK’ya kayıt olduğumuz söylenmiş olsa bile maaşımızla beraber her ay SGK’ya primimizin bize söylendiği miktarda yatırıldığını da takip etmemiz gerekir. Bu takibi, SGK Müdürlüklerine şahsen başvurarak veya internette eDevlet uygulaması üzerinden takip edebilirsiniz.

    Türkiye’de Meslek Hastalıkları Sınıflandırması

    Türkiye’de meslek hastalıkları listesi “Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık İşlemleri Tüzüğü” ekinde yer almaktadır. Meslek hastalıkları listesi; hastalıklar ve belirtileri, yükümlülük süresi hastalık tehlikesi olan başlıca işler olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.

    İlgili mevzuatta meslek hastalıkları ile ilgili sınıflandırmalar etkene göre yapılan sınıflandırma ve organa göre yapılan sınıflandırmanın kombinasyonu olacak şekilde 5 ana grupta toplanmıştır.

    Sık Görülen Meslek Hastalıkları

    Bu bölümde meslek hastalıklarının hepsini değil, daha sıklıkla gördüklerimizi paylaşacağım. Sadece hastalık isimlerini verdiğim bu konuyu ilerde daha da detaylandırmayı düşünüyorum.

    Mesleki Kan Hastalıkları:

    Lösemi, malign lenfoma ve çoklu miyeloma mesleki kan hastalıklarına örnektir. Lenfoma, lenfatik sistemi etkileyen bir grup kanserin genel adıdır. İki büyük lenfoma tipi Hodgkin lenfoma ve non-Hodgkin lenfomadır. Hodgkin lenfomanın birçok formu yüksek oranda tedavi edilebilir.

    Mesleki Kanserler:

    Mesleki Dolaşım Sistemi Hastalıkları:

    Koroner arter hastalığı, iltihaplı hastalıklar, kalp ritim bozukluğu, miyokardiyopati, hipertansiyon, aterosklerotik değişimler, fonksiyonel dolaşım bozuklukları, varisler

    Mesleki Sindirim Sistemi Hastalıkları

    Mesleki Psikolojik Hastalıklar:

    Mesleki Psikolojik hastalıklar Türkiye Meslek Hastalıkları listesinde yer almamaktadır.

    İlk olarak Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 2010 Güncel Meslek Hastalıkları Listesinde Zihinsel ve davranışsal bozukluklar olarak yer almıştır. Zihinsel ve Davranışsal Bozukluklar Mobbing (Psikolojik Taciz) kavramı üzerinden ele alınmıştır.

    Mesleki Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları:

    Karpal tunel sendrom: Taşlama, zımparalama, cilalama, montaj, müzik aletleri çalma, cerrahi, paketleme, temizlik
    işleri, yer döşeme, tuğla kesim, çekiç kullanma, el yıkama veya ovma

    Lateral Epikondilit, tenisçi dirseği: Tenis, bovling, oynama, çekiç, tornavida kullanma, küçük parça montajı, et kesme,
    müzik aletleri çalma

    Boyun gerilmesi sendromu: Yük taşıma, montaj, paketleme

    Pronator teres sendromu: Lehimleme, cilalama, taşlama, parlatma, kumlama

    Radiyal tunel sendromu: El aletleri kullanımı

    Omuz tendiniti, rotator kılıf sendromu: Zımbalama, tavan montajı, tavan kaynağı, tavan boyama, oto tamiri, paketleme, depolama, inşaat, postacılık

    Tetikçi parmağı: El aletleri kullanırken elle yapılamayan işlerin sürekli işaret parmağıyla yapılması

    Guyon tuneli sendromu: Müzik aletleri çalma, marangozluk, tuğla örme, çekiç kullanma

    Beyaz parmak sendromu: Zincir testere, havalı çekiç, titreşimli aletler, kumlama, püskürtme; özellikle soğuk ortam

    Dirsek tendiniti: Zımbalama, montaj, kablolama, paketleme, pense kullanma

    DeQuervain Tenosinovit sendromu: Polisaj, parlatma, kumlama, taşlama, baskı işleri, cerrahi, vidalama, sıkma, testere, pense kullanma

    Bel ağrısı

    Mesleki Sinir Sistemi Hastalıkları

    Mesleki Üriner Sistemi Hastalıkları

    Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları

    • İnorganik tozların neden olduğu hastalıklar
      • Asbestosis (Asbestoz)
      • Silikosis (Slikoz)
      • Kömür Tozu Hastalığı
      • Siderosiz
    • Organik tozların neden olduğu hastalıklar
      • Bisinozis
    • Sık Görülen Diğer Mesleki Akciğer Hastalıkları
      • Akciğer Kanseri
      • Mesleki Astım
      • Ağır metal Hastalıkları
      • Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)

    Mesleki İşitme Kayıpları:

    Dış kulak ve orta kulakla ilgili hastalıklar genel olarak iletim tipi işitme kaybı yaparken, iç kulak, işitme siniri ve beyinle ilgili hastalıklar ve gürültü maruziyeti sensörinöral tip işitme kaybı yaparlar. Eğer işitme yollarının sadece bir yerinde değil birden fazla bölgesinde hastalık varsa mikst (karışık) tip işitme kaybı ortaya çıkar.

    Gürültü (80 dB üzeri) sonrası işitme kayıpları için yükümlülük süresi 6 aydır.

    Mesleki Cilt Hastalıkları

    Cilt hastalıklarının % 90’nı kontakt dermatitlerdir. Kontakt Dermatitlerin % 80’ i irritan kontak dermatit, % 20’si
    alerjik kontak dermatitlerdir. Deformasyonlar en sık “el”’de görülmektedir.

    Deri Kanserleri: Deri kanserleri için yükümlülük süresi 5 yıl, kanserleşmeyen deri hastalıkları için yükümlülük süresi 2 aydır.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM

    Yazı Eklendi: 27.02.2018
    Güncelleme: 27.02.2018

  • Karpal Tünel Sendromu

    El bilek kanalı hastalığı olarak bilinen Karpal Tünel Sendromu, el bileğinde sinir sıkışması sonucu ağrı olması ve elin hareketlerinin kısıtlanması sorunudur.  (daha&helliip;)

  • Müzisyenler ve Yakalanabileceği Hastalıklar

    Müzisyen ve Sahne Sanatçılarının yaşadıkları sağlık sorunlarına karşı özel bir rehabilitasyon programı uygulanması gerektiğini vurgulayan uzmanlar Türkiye’de farkında olunmayan bu eksikliğe dikkat çekiyor. (daha&helliip;)

  • İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi, 6331/14

    İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Madde 14: İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi

    (Bu sayfa 28.03.2016 tarihinde güncellenmiştir.)

    İşveren (adına İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı birlikte ortaklaşa çalışarak) bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler.

    İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler.

    İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:

    a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde,

    b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde,

    İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığı ön tanısı koydukları vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.

    Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.

    [box type=”shadow” align=”” class=”” width=””] İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar bu yazımda açıklanmıştır. [/box]

  • Yüksek rekabet, stresli iş ortamları bağırsakları bozuyor

    Modernleştikçe hastalıklarımız da artıyor. Eski yaşam koşullarını unutma, gıdalardaki değişim, iş koşullarının yarattığı stres bir çok hastalığa da davetiye çıkarıyor. Bu hastalıkların başında kolit geliyor.

    Kolokteral Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu, kolitin kişilik yapısıyla çok ilgili olduğunu belirtiyor, “Rekabetin çok yüksek olduğu, stresli iş ortamlarında çalışan insanlarda ve duyarlı, duygusal kişilerde kolit daha sık görülür” diyor…

    ülseratif-kolitin-belirtileriProf. Dr. Oktar Asoğlu, kolitin ne olduğunu şöyle açıklıyor, “Kalın bağırsaktaki bütün enfeksiyonlara kolit denir. Çeşitli türleri vardır. En sık görüleni spastik kolittir.

    En bilineni ve tedavi edilmesi gereken ise ülseratif kolittir. Kişinin kendi bağışıklık sistemi kalın bağırsağını düşman kabul ederek onu yok etmeye çalışır. Sonuçta da bağırsağın içinde yaralar açılır.”

    Gelişmişlik düzeyiyle artan hastalıklara dikkat çeken, “Toplum geliştikçe bağırsaklar bozuluyor” diyen Prof. Asoğlu, kolit belirtilerini şöyle sıralıyor, ” Bu hastalıkta kalın bağırsağın su emme fonksiyonu bozulur. Emilemeyen su atılır yani kişide ishal atakları olur. Ülseratif kolitte, yaraların kanamasına bağlı olarak dışkı kanlı çıkabilir. Toplumun yüzde beşinde, altısında görülen spastik kolitte ise kramp şeklinde karın ağrıları, iştahsızlık, halsizlik, kabızlık ve gaz şikayeti gibi belirtiler ortaya çıkar. Aslında sınav, proje dönemleri gibi zamanlarda hepimiz spastik kolit oluyoruz ve sonrasında atlatıyoruz” diyor.

    Kolitin gerçekleşme nedenlerini de sıralayan Prof. Oktar Asoğlu, günümüz yaşam koşullarının kolite zemin hazırladığını anlatıyor, “Genetik yatkınlık, stres, üzüntü, yaşam tarzı, bazı yiyecek ve içecekler, virüs ve bakteriler gibi pek çok nedeni var. Özellikle toplumlar geliştikçe bağırsaklar bozuluyor. Trafik stresinden yediğiniz yiyeceklere kadar her şey kolitin görülme sıklığını artırıyor.”

    Kolitin kişilik özellikleriyle de ilgisi olduğunu belirten Asoğlu, “Duyarlı ve duygusal kişilerde kolit daha sık görülür. Çalıştığınız işle de alakalı. Rekabetin çok yüksek olduğu, stresli iş ortamlarında çalışan kişiler kolite daha sık yakalanır” diyor.

    STRESTEN UZAK DURMAK ÖNEMLİ

    karin-mkleKolit teşhisi konulan kişilere önerilerde bulunan Prof. Dr. Oktar Asoğlu, “Hastalara stresten uzaklaşmasını öneriyoruz. Ayrıca hastalığın alevlenme dönemlerinde sebze yemekleri ve salatalar gibi yüksek lifli yiyeceklerden, nohut gibi gaz yapacak baklagillerden uzak durmalılar. Laktoz toleransı olanlar laktozsuz sütleri içmeli. Protein ağırlıklı et, tavuk ve haşlanmış patates, lapa pilav yemeliler. Omega 3’ten yana zengin somon balığı yaraların iyileşmesini hızlandırır. Ayrıca bol bol su içilmeli.”

    Kolit tedavisi konusunda bilgiler de veren Prof. Asoğlu, “Hastalığın alevlenme dönemlerinde bağışıklık sistemini baskılamak için steroid tedavisi uygulanır. Bu dönem sonlandığında düşük dozlarda bağışıklık düşürücü ilaçlarla tedaviye devam edilir. Alevlenme dönemleri sıklaşan, ilaca yanıt vermeyen hastalarda da son tercih olarak cerrahi işlem düşünülür” diyor.

    Günümüzde laparoskopik yöntemle yapılan kolit ameliyatlarının son derece konforlu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oktar Asoğlu, robotik cerrahi ile iyileşme sürecinin hızlandığını, ameliyatta ve sonrasında görülebilecek riskli durumların çok azaldığını belirtiyor.