Etiket: isg

  • Çalışanın Kullandığı İlaçlar – Tedavi Görmüş Sigortalı

    SORU: Çalışanın Kullandığı İlaçları Görmeden Sağlık Değerlendirmesi Yapmak Ne Kadar Mümkün?

    İşe giriş ve periyodik muayenelerde hepimizin sıkça karşılaştığı bir durum var:
    Çalışanın kronik hastalığı var ama kullandığı ilaçları ya hatırlamıyor ya da paylaşmak istemiyor.

    “Bir tansiyon ilacı vardı ama adını bilmiyorum”,
    “Arada bir kullanıyorum hocam”,
    “Önemli bir şey değil”…

    Bu cümleler size de tanıdık geldi mi?
    İşte tam da bu noktada işyeri hekimliği, sadece form doldurmaktan ibaret olmayan; öngörü, risk yönetimi ve doğru işe yerleştirme sorumluluğu olan bir meslek haline geliyor.

    Eksik Bilgiyle Sağlık Değerlendirmesi Yapmanın Riski

    Çalışanın mevcut sağlık durumu net olarak bilinmeden;

    • Uygun işe yerleştirme yapılması,
    • İşin sağlık açısından risk oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi,
    • Kronik hastalığa bağlı iş kazası veya ani sağlık sorunlarının öngörülmesi

    çoğu zaman mümkün olmuyor.

    Bu durum, yalnızca çalışan açısından değil;
    👉 işyeri hekimi,
    👉 işveren
    👉 ve dolaylı olarak iş sağlığı ve güvenliği sistemi açısından da ciddi riskler barındırıyor.

    6331 Sayılı Kanun Ne Diyor?

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre işyeri hekiminin temel görevlerinden biri;

    Çalışanların sağlık gözetimini yapmak ve sağlık durumlarına uygun işlerde çalışmalarını sağlamaktır.

    Ancak sağlık gözetimi, beyanla sınırlı kaldığında eksik kalır.
    İşte bu noktada, SGK’nın hekimlere sunduğu dijital bir imkan devreye giriyor.

    SGK’dan İşyeri Hekimlerine Büyük Kolaylık: TGS (Tedavi Görmüş Sigortalı) Uygulaması

    SGK, hekimlerin muayene ettikleri hastalarla ilgili daha sağlıklı değerlendirme yapabilmesi amacıyla TGS (Tedavi Görmüş Sigortalı) uygulamasını hayata geçirmiştir. tgs sigorta

    Bu uygulama sayesinde;

    • Çalışanın son 6 ay içinde kullandığı ilaçlar
    • Son 1 yıl içinde rapor kapsamında kullanmak zorunda olduğu ilaçlar

    hekim tarafından görüntülenebilmektedir.

    Uygulamaya Nasıl Ulaşılır?

    🔗 https://tgs.sgk.gov.tr/Default.aspx

    E-Devlet / SGK sistemleri üzerinden yetkili hekim girişiyle erişim sağlanmaktadır.

    Bu Uygulama İşyeri Hekimine Ne Kazandırır?

    Bu sistem sayesinde;

    • Çalışanın beyan etmediği ya da hatırlamadığı kronik hastalıklar fark edilebilir,
    • Antihipertansif, antidiabetik, antiepileptik, antikoagülan gibi kritik ilaç kullanımları gözden kaçmaz,
    • Yapılacak işe giriş/periyodik muayene değerlendirmesi çok daha sağlıklı hale gelir,
    • Olası iş kazası ve meslek hastalığı riskleri önceden öngörülebilir.

    Kısacası bu uygulama, işyeri hekimine klinik sezgilerini destekleyen güçlü bir veri kaynağı sunar.

    “Gizlilik” Konusu Kafaları Karıştırmasın

    Bu uygulama, sağlık hizmetinin bir parçası olarak, hekimin mesleki sorumluluğu ve sır saklama yükümlülüğü çerçevesinde kullanılmaktadır.
    Elde edilen bilgiler, çalışanın sağlığını korumak ve uygun işe yerleştirmek amacıyla değerlendirilmelidir.

    Sahadan Bir Hatırlatma

    İşyeri hekimliği, “beyan al – form doldur – imzala” pratiğinden çok daha fazlasıdır.
    Bazen tek bir ilaç bilgisi;

    • Bir yüksekten düşmeyi,
    • Bir ani bilinç kaybını,
    • Bir ağır iş kazasını önleyebilir.

    Bu yüzden elinizin altındaki bu tür dijital imkanları bilmek ve kullanmak, mesleki özenin bir parçasıdır.

    Bilgilendirme Notu

    Bu yazı; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, işyeri hekimlerini bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uygulamada tereddüt edilen hususlarda güncel mevzuat ve resmi kurum görüşlerinin esas alınması önerilir.

    📌 İş sağlığı ve meslek hastalıkları alanında pratik bilgiler, mevzuat hatırlatmaları ve sahadan örnekler için:
    👉 Instagram: @issagligi

  • WC Kontrolü ve Hijyen Denetimi

    İşyeri hekimliği pratiğinde bazı konular vardır ki, çok basit gibi görünür ama işin özünde hem çalışan sağlığını hem işyerinin kurumsal güvenliğini doğrudan etkiler. WC ve el yıkama alanlarının hijyeni de tam olarak böyle bir konudur. Çoğu zaman işyeri sahasında “temizlik zaten yapılıyor” diye düşünülür. Fakat günlük pratikte yaşanan gerçek şudur: Temizlik yapılması ile hijyenin sürdürülebilir şekilde korunması aynı şey değildir.

    WC, lavabo ve el yıkama alanları gün içinde yüzlerce kez kullanılır. Üstelik bu alanlar sadece “görünen kir” açısından değil, bulaşıcı hastalıkların yayılımı açısından da kritik bir noktadır. El hijyeninin zayıf olduğu bir işyerinde, üst solunum yolu enfeksiyonları daha kolay yayılır. Gastrointestinal enfeksiyonlar daha sık görülür. Çalışan devamsızlığı artar. İş gücü kaybı yükselir. Küçük gibi görünen bu zincirin sonunda ise hem işverenin maliyeti artar, hem çalışan memnuniyeti düşer, hem de denetimlerde karşılaşılabilecek riskler büyür.

    Bu yüzden ben WC hijyenini yalnızca “temizlik” başlığıyla değil, işyeri hekimliği açısından “sağlık yönetimi sistemi” olarak ele almayı doğru buluyorum. Çünkü iyi yönetilen bir WC hijyen sistemi, sadece temizlik görevlisinin değil; işyeri hekiminin sahaya hâkimiyetini ve işyerinin iş sağlığı kültürünü gösteren önemli bir göstergedir.

    WC kontrol formu ne sağlar? Neden puanlama mantığı değerlidir?

    Paylaştığınız WC Denetim Raporu, işyeri sahasında çok işe yarayan bir yapıda hazırlanmış. Formun en güçlü tarafı şudur: Konuyu “genel bir temizlik kontrolü” gibi ele almak yerine, her başlığı ayrı ayrı değerlendirerek hem puanlamaya hem de aksiyon planına uygun bir sistem kuruyor.

    Form üzerinde tarih alanı yer alıyor. Ardından her bir kriter için standart puan, verilen puan, sorumlu kişi, öngörülen aksiyon tarihi ve tamamlanma tarihi gibi alanlar bulunuyor. Bu yaklaşım, işyeri hekimliği için çok kıymetlidir. Çünkü denetimlerde veya iç tetkiklerde sadece “sorun var mı yok mu” değil, “sorun tespit edilince sistem nasıl aksiyon aldı” sorusu da önem kazanır.

    Bu form sayesinde uygunsuzluklar sadece tespit edilmez, aynı zamanda takip edilebilir hale gelir. Bir başka ifadeyle, form sahada “görüp geçmek” yerine “görmek, kayıt altına almak ve çözmek” kültürü oluşturur. İşte bu kültür, işyeri hekimliğinin kalitesini yükseltir.

    Denetim alanları nasıl ele alınmalı? Sahadaki en doğru yaklaşım

    Formda denetim alanları dört ana grupta toplanmış şekilde görünüyor. Kapılar, el yıkama alanları, WC alanı ve temizlik görevlisi başlığı altında oldukça kapsamlı bir değerlendirme yapılmış.

    Bu yapı işyeri hekimi açısından şu avantajı sağlar: Denetimi tek bir noktaya sıkıştırmadan, WC alanını bir bütün olarak ele alırsınız. Çünkü hijyen sadece klozetin temiz olması değildir. Kapının kolu kirliyse bulaş devam eder. Sabun yoksa el yıkama gerçekleşmez. Kağıt havlu bitmişse çalışan ellerini doğru şekilde kurutamaz. Çöp kovası uygunsuzsa koku ve kontaminasyon artar. Bu nedenle “bütüncül bakış” sahada fark yaratır.

    Kapılar ve kapı kolları: En sık gözden kaçan kritik bulaş noktası

    Kapılar genellikle en çok dokunulan yüzeylerin başında gelir. WC kapısı, kabin kapısı, lavabo alanı kapısı ve kapı kolları; gün içinde onlarca kişi tarafından kullanılır. Bu yüzden formda “kapı kollarının temizliği için belirlenmiş bir periyot olmalı” maddesi çok doğru bir hatırlatmadır.

    Sahada çoğu zaman şöyle bir hata yapılır: Yerler yıkanır, klozetler temizlenir ama kapı kolları aynı düzende kalır. Halbuki bulaşıcı hastalıklar açısından kapı kolu bir “köprü yüzey” gibidir. Bir kişi elini iyi yıkamadan kapıya dokunduğunda, sonraki kişi temiz elleriyle aynı yere dokunarak yeniden kontaminasyona maruz kalabilir. Bu nedenle kapı kolları için periyodik temizlik standardının yazılı ve net olması gerekir.

    Ayrıca kapıların belirli aralıklarla siliniyor olması, içeriden kilitlenebilir olması ve acil durumda dışarıdan müdahale edilebilir olması gibi maddeler sadece hijyen açısından değil, güvenlik açısından da önemlidir. İçeriden kilitlenen kapılara dışarıdan müdahale edilebilmesi, olası bayılma, düşme veya acil sağlık problemi yaşayan bir çalışana hızlı ulaşmak için hayati bir başlıktır.

    El yıkama alanları: Hijyenin gerçek başladığı yer

    Bir işyerinde bulaşıcı hastalıkları azaltmak için en etkili ve en basit yöntem el hijyenidir. El hijyenini sağlayan alan ise lavabo ve el yıkama alanıdır. Bu nedenle formda yer alan “sabunluklar temiz olmalı”, “yeteri kadar el temizleme sabunu bulundurulmalı”, “yeteri kadar kağıt havlu bulunmalı”, “kağıt havlu makineleri temiz ve çalışıyor olmalı” gibi maddeler, sahadaki hijyen yönetiminin temel taşıdır.

    Sahada en sık gördüğümüz problem şudur: Sabun vardır ama sabunluk kirli ve tıkanmıştır. Kağıt havlu vardır ama makine çalışmıyordur. Kağıt havlu biter ve yerine konulmaz. Bu durumda çalışan elini yıkasa bile kurutma aşaması hijyenik olmaz. Bazı çalışanlar pantolonuna siler, bazıları kağıt peçete arar, bazıları hiç yıkamadan çıkar. Bu da tüm sistemi bozar.

    Lavaboların, armatürlerin ve muslukların belirli aralıklarla temizlenmesi de bu yüzden kritiktir. Çünkü musluk başları özellikle kireçlenme ve kontaminasyon açısından riskli alanlardır. Musluk ve armatür temizliği ihmal edildiğinde kötü koku, görüntü kirliliği ve hijyen kaybı hızla oluşur. Aynaların temizliği bile aslında bu sistemin parçasıdır. Çünkü ayna kirliyse çalışanlar alanın genel olarak kirli olduğunu düşünür ve hijyen algısı düşer. Hijyen algısı düştüğünde ise çalışan davranışı bozulur. Bu tür ayrıntılar işyeri hekimliği açısından “küçük ama etkili” alanlardır.

    Formda ayrıca aydınlatmanın yeterli olması ve açıkta priz bulunmaması maddeleri yer alıyor. Bunlar hijyen dışında iş güvenliği açısından da önemli başlıklardır. Çünkü zayıf aydınlatma hem temizlik kalitesini düşürür hem de kayma-düşme gibi kazalara zemin hazırlayabilir. Açıkta priz bulunması ise ıslak zeminlerde elektriksel riskler açısından mutlaka kontrol edilmesi gereken bir uygunsuzluktur.

    WC alanı: Klozet, pisuvar, taharet musluğu ve tüketim malzemeleri

    Formun WC alanı başlığı altında klozetler, klozet kapakları, pisuvarlar, pisuvar paravanları, tuvalet kağıdı, tuvalet kağıdı haznesi, klozet örtüsü, taharet musluk başları gibi çok pratik ve sahaya uygun maddeler yer alıyor.

    Sahada hijyen açısından en sık şikayet edilen konu klozet temizliğidir. Ancak klozetin temizliğini tek başına ele almak doğru değildir. Klozet kapakları silinmiyorsa çalışan yine temas eder ve bulaş riski sürer. Taharet musluk başları düzenli dezenfekte edilmiyorsa yüzey kontaminasyonu devam eder. Pisuvarlar temiz değilse kötü koku olur, çalışanlar rahatsız olur ve kullanım alışkanlıkları bozulur. Pisuvar paravanları silinmiyorsa görüntü kirliliği oluşur. Bu durum işyerinin genel hijyen algısını düşürür.

    Tuvalet kağıdının yeterli olması ve haznesinin temiz olması ise “sürekli tüketim” başlığıdır. Bu alanlarda süreklilik çok önemlidir. Çünkü çalışan bir kez tuvalet kağıdı bulamazsa, o alana karşı güveni kırılır. Süreklilik bozulduğunda çalışanların davranışı değişir, şikayet artar, işyeri iç iletişimi zedelenir. Bu nedenle bu ürünler için minimum stok standardı belirlemek işyeri hekimi açısından iyi bir yönetim yaklaşımıdır.

    Formda ayrıca WC alanında uygun bir yerde temizlik çizelgesi bulunması maddesi yer alıyor. Bu, hem denetim açısından hem çalışan psikolojisi açısından faydalıdır. Çünkü çalışan, temizlik yapıldığını görür. Temizlik görevlisi de işini sistemli şekilde yürüttüğünü bilir. Bu karşılıklı güven, şikayetleri azaltır.

    Çöp kovaları, zemin, duvarlar ve ortak alan hijyeni

    Formdaki “çöp kovaları çöplerin toplanmasını kolaylaştıracak kova ya da poşet ile kullanılmalı” ve “çöp kovaları kapaklı ve kolay temizlenebilir malzemeden yapılmış olmalı” maddeleri, pratikte çok önemli bir fark yaratır.

    Kapaksız çöp kovaları hem koku problemini artırır hem de görsel hijyen algısını düşürür. Kolay temizlenemeyen çöp kovaları ise bir süre sonra kirliliği kalıcı hale getirir. Çöp kovalarında poşet kullanımının standartlaştırılması, temizlik sürecini hızlandırır ve temizlik görevlisinin işini kolaylaştırır. Bu da sürdürülebilirliği artırır.

    Zemin ve duvarların yıkanabilir malzeme ile kaplı olması, aslında hijyenin altyapısını belirler. Yıkanabilir yüzeyler yoksa temizlik sürekli eksik kalır. Yerlerin belirli aralıklarla silinmesi veya yıkanması, lavaboların belirli periyotlarla temizlenmesi, kapıların düzenli silinmesi gibi maddelerin hepsi “standart temizlik” için gerekli ama aynı zamanda “denetim dili” açısından da önemlidir. Çünkü denetimlerde genel ifadeler değil, periyot ve sistem aranmaktadır.

    Temizlik görevlisi: Hijyen sisteminin görünmeyen ama en önemli halkası

    Formun temizlik görevlisi bölümünde “işe giriş muayeneleri”, “periyodik muayeneler”, “bulaşıcı hastalıklar için aşılanma” ve “temizlik çizelgesinin check-list içermesi” gibi maddeler yer alıyor.

    İşyeri hijyeni, sadece alanın temizlenmesiyle değil, temizlik işini yapan personelin sağlık yönetimiyle de ilgilidir. Çünkü temizlik görevlisi sürekli atıkla, kirli yüzeylerle ve ortak kullanım alanlarıyla temas eder. Bu nedenle temizlik görevlilerinin işe giriş muayenelerinin yapılmış olması ve periyodik takiplerinin planlanması işyeri hekimi açısından doğru bir yaklaşım sağlar. Aynı şekilde bulaşıcı hastalıklara yönelik aşılanma durumunun gözden geçirilmesi de, hem çalışan sağlığını hem işyerindeki bulaş riskini azaltmaya katkı sunar.

    Temizlik çizelgesinin her bir temizlik adımı için check-list içermesi ise, temizlik sürecinin standardizasyonu açısından önemlidir. Çünkü temizlik “kişiye göre değişen bir iş” olmaktan çıktığında, kalite yükselir. Bir gün çok iyi temizlik yapılıp diğer gün zayıf kalması, çalışan şikayetlerini artırır. Oysa check-list mantığı ile yapılan temizlik, düzenli bir kalite standardı oluşturur.

    Uygunsuzluk tespit edildiğinde işyeri hekimi nasıl aksiyon almalı?

    WC denetiminde uygunsuzluk bulmak, işin sadece başlangıcıdır. Asıl değerli kısım, uygunsuzluğu yönetebilmek ve düzeltici-önleyici faaliyet başlatabilmektir. Formun içinde “sorumlu”, “öngörülen aksiyon tarihi” ve “tamamlanma tarihi” alanlarının bulunması, işte tam olarak bu yönetimi mümkün kılar.

    Örneğin tuvalet kağıdı sürekli bitiyorsa, bu sadece “eksik” değildir. Bu bir sistem problemidir. Satın alma süreci yavaş olabilir, stok standardı yoktur, sorumluluk tanımı net değildir. Bu durumda işyeri hekimi olarak yapılması gereken, sadece eksikliği söylemek değil; tekrar etmeyecek şekilde sistem kurmaktır. Aynı şekilde sabunluk kirliyse veya kağıt havlu makinesi çalışmıyorsa, o gün düzeltmek önemlidir ama esas hedef, bunun tekrar etmesini engellemektir.

    Bu nedenle formun verdiği en büyük avantaj şudur: Uygunsuzluğu kayıt altına alır, sorumluyu belirler, tarihlendirir ve kapatmayı zorunlu hale getirir. Bu yaklaşım hem işyeri hekimini korur hem işverene “çözüme odaklı” bir yapı kazandırır.

    WC kontrolü işyeri hekimliği için bir prestij alanıdır

    WC hijyeni, çoğu zaman “küçük bir iş” gibi algılanır. Oysa işyeri hekimliği açısından WC kontrolü, çalışan memnuniyetinin, bulaşıcı hastalık kontrolünün, iş gücü kaybının azaltılmasının ve kurumsal iş sağlığı kültürünün en net göstergelerinden biridir.

    Benim sahada her zaman önerdiğim yaklaşım şudur: WC denetimini sadece temizlik kontrolü gibi değil, bir sağlık yönetimi süreci gibi yönetin. Çünkü doğru sistem kurulduğunda, hem çalışanlar daha sağlıklı olur, hem şikayetler azalır, hem denetimler kolaylaşır, hem de işyeri hekimi sahaya hâkim bir şekilde süreci yönetir.

    Belgeyi tekrar indirmek için bağlantı:
    WC Kontrol Formu (PDF)

  • İşyerinde Ecza Dolabı Yönetimi

    İşyeri hekimliği sahasında en sık karşılaşılan ama çoğu zaman yeterince önemsenmeyen konulardan biri ecza dolabıdır. Birçok işyerinde ecza dolabı fiziksel olarak bulunur. Hatta kapağında “ilk yardım” ibaresi de vardır. Fakat asıl soru şudur: O dolap gerçekten çalışır durumda mı? Çünkü denetimlerde ve acil durumlarda “dolabın varlığı” değil, “dolabın işe yarar olması” önemlidir.

    Uygulamada çok sık şunlara rastlarız. Dolap vardır ama içi eksiktir. Malzeme vardır ama son kullanma tarihi geçmiştir. Steril olması gereken ürünler açılmıştır. Flaster bitmiştir. Eldiven kalmamıştır. Kontrol çizelgesi asılıdır ama aylık imza alanları boş bırakılmıştır. İşte bu küçük gibi görünen eksikler, iş kazası anında müdahale kalitesini düşürür, gereksiz sevkleri artırır ve işyeri hekimi açısından sahaya hâkimiyetin sorgulanmasına neden olabilir.

    Bu yazıda, işyerinde ecza dolabında bulunması gereken temel ürünleri, bu ürünlerin pratikte ne işe yaradığını, yıl boyunca kontrol sürecinin nasıl yönetileceğini ve kayıt sisteminin nasıl denetime hazır hale getirileceğini detaylı bir şekilde açıklıyorum. Ayrıca yazının başında ve sonunda, eklediğiniz kontrol çizelgesinin indirme bağlantısını da paylaşıyorum.

    Ecza dolabı neden işyeri hekimliği için kritik bir konudur?

    Ecza dolabı, işyerindeki sağlık yönetiminin “en somut” ve “en hızlı aksiyon alınan” parçasıdır. Çünkü iş kazaları ya da acil durumlar her zaman büyük olaylar şeklinde karşımıza çıkmaz. Bazen bir çalışan kâğıt kesiği yaşar. Bazen üretimde küçük bir sıyrık olur. Bazen sıcak bir yüzeye temas sonucu yüzeysel yanık gelişir. Bazen alerjik bir cilt reaksiyonu ortaya çıkar. Bazen basit bir burkulma ya da çarpma sonrası ağrı ve şişlik olur.

    Bu durumlarda doğru malzemeye hızlı ulaşmak, müdahalenin kalitesini artırır ve iş gücü kaybını azaltır. Aynı zamanda çalışan güveni açısından da önemlidir. Çalışan, işyerinde kendisini güvende hissetmek ister. Bu güvenin altyapısı sadece prosedür değildir. Sahada gerçekten çalışan bir sistemdir. Ecza dolabı da bu sistemin temel taşlarından biridir.

    İşyeri hekimi açısından ecza dolabı yönetimi, yalnızca “malzeme kontrolü” değildir. Aynı zamanda organizasyonel bir süreçtir. Malzemelerin düzenli yenilenmesi, sarf tüketiminin öngörülmesi, son kullanma tarihlerinin takibi ve kayıt altına alınması gerekir. Bu nedenle ecza dolabı iyi yönetildiğinde, denetimler korkulan bir süreç olmaktan çıkar ve sadece rutin bir kontrol haline gelir.

    Ecza dolabı kontrol çizelgesi ne işe yarar?

    Sahada işyeri hekimlerinin en çok zorlandığı konu şudur: “Her şeyi biliyorum ama kayıt yok.” Ya da “kontrol edildi ama belgeleyemedik.” Denetimlerde sistemin gerçekten işlediğini göstermek için en önemli unsur kayıt altyapısıdır. Eklediğiniz “Ecza Dolabı Kontrol Çizelgesi” bu ihtiyacı karşılamak için hazırlanmış pratik bir formdur.

    Bu çizelge üzerinde ecza dolabının bulunduğu bölüm yazılabiliyor. Ardından dolapta yer alması gereken her ürünün miktarı ve birimi belirtiliyor. Son kullanma tarihi alanı da her ürün için ayrıca takip edilebilecek şekilde düzenlenmiş. Bunun yanında Ocak’tan Aralık’a kadar yılın her ayı için ayrı kontrol sütunları bulunuyor. Böylece işyeri hekimi ya da görevlendirilen sorumlu kişi, ay ay kontrol yapıp imza atarak sürekliliği oluşturabiliyor. En altta da kontrol eden kişiye ait imza bölümü yer alıyor.

    Bu yapı sayesinde ecza dolabı yönetimi kişiye bağlı bir iş olmaktan çıkar. Yani bir kişi izne çıktığında, bir başka görevli aynı form üzerinden takibi devam ettirebilir. Kısacası çizelge, “sistemi” temsil eder. İş sağlığı ve güvenliği kültürü de zaten ancak bu şekilde oturur.

    Ecza dolabında bulunması gereken ürünler ve sahadaki karşılığı

    Belgede yer alan ecza dolabı içeriği, işyerinde ilk yardımın en sık ihtiyaç duyduğu ürünlerden oluşuyor. Bu listeyi sadece “bulunsun diye bulunsun” mantığıyla değil, gerçek kullanım senaryoları üzerinden düşünmek gerekir. Çünkü ecza dolabının amacı dekoratif bir raf oluşturmak değildir. Amaç, ihtiyaç anında doğru ürüne hızlı ulaşmaktır.

    Oksijenli su ve baticon gibi ürünler yara çevresi temizliğinde işyerlerinde en sık kullanılan antiseptik ürünlerdir. Ancak bu ürünlerin “doğru kullanım” sınırlarının net çizilmesi gerekir. Özellikle işyerlerinde çalışanların birbirine öneriyle ürün kullanması, bazen gereksiz tahriş, bazen yanlış uygulama riskleri doğurur. Bu nedenle ecza dolabında ürün bulundurmak kadar, ecza dolabı kullanımında bir düzen oluşturmak da işyeri hekimliğinin görev alanındadır.

    Belgede yer alan Furacin pomat, Silverdin krem, Avil krem, Lasonil pomad ve Anestol pomad gibi topikal ürünler sahada sık talep edilen ürünlerdir. Özellikle çarpma, burkulma, ağrı, kaşıntı gibi şikayetlerde çalışanlar hızlı bir rahatlama bekler. Ancak burada önemli olan şudur: Her topikal ürün her şikayete uygun değildir. Yanık yönetimi, alerjik reaksiyon yönetimi ve travma sonrası uygulamalar farklı değerlendirmeler gerektirir. Bu nedenle işyeri hekimi, ecza dolabındaki bu ürünlerin hangi durumlarda ve hangi sınırlar içinde kullanılacağını netleştirmeli ve gerekiyorsa çalışanlara kısa bilgilendirme yapmalıdır.

    Ecza dolabının temel omurgası ise sarf malzemelerdir. Eldiven, steril gazlı bez, sargı bezi, pamuk, flaster, yara bandı ve çengelli iğne gibi ürünler işyerlerinde en hızlı tüketilen malzemelerdir. Eldiven burada sadece bir sarf ürünü değildir. Aynı zamanda bulaş riskini azaltmak ve güvenli müdahale yapmak için temel bir bariyerdir. Steril gazlı bez, kanama kontrolü ve yara örtme açısından kritik önemdedir. Flaster ve yara bandı ise pratikte en çok eksilen malzemelerdendir. Çünkü küçük kesilerde ve cilt yaralanmalarında sık kullanılır.

    Bu ürünlerin her birinin çizelgede “miktar” ve “birim” olarak belirtilmesi, takip sistemini ciddi şekilde kolaylaştırır. Çünkü sadece “var-yok” kontrolü yerine, “ne kadar var, ne kadar tüketildi, ne kadar yenilendi” mantığı oturur.

    Aylık kontrol sistemi nasıl kurulmalı?

    Ecza dolabı yönetiminde başarı, düzenli takip ile gelir. İşyerlerinde en sık yaşanan sorun şudur: Dolap bir gün doldurulur, sonra aylarca kimse bakmaz. Bir süre sonra eksikler büyür. Sonra denetim haberi gelir. İşte o anda panik başlar. Halbuki doğru sistem kurulduğunda, ecza dolabı yönetimi ayda birkaç dakikalık bir rutin haline gelir.

    Aylık kontrolün amacı sadece imza atmak değildir. Aylık kontrol, ürünlerin varlığını, miktar yeterliliğini, ambalaj bütünlüğünü ve son kullanma tarihlerini takip etmektir. Özellikle son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin erken fark edilmesi çok önemlidir. Çünkü bazı işyerlerinde satın alma süreçleri gecikmeli işler. Bugün fark etmezseniz, ürün bittiğinde yerine koymak birkaç hafta sürebilir. Bu da sistemin aksamasına neden olur.

    Bu nedenle aylık kontrolde işyeri hekiminin gözünden kaçmaması gereken önemli detay şudur: Son kullanma tarihi “geçmiş mi” değil, “yaklaşıyor mu.” Yaklaşan son kullanma tarihi, bir sonraki ayın problemidir. Bugünden fark edilirse sorun çıkmadan çözülür.

    Aylık kontrolün çizelgeye işlenmesi ise kayıt sisteminin temelini oluşturur. Belgenizde Ocak’tan Aralık’a kadar her ay için ayrı sütunlar bulunduğu için bu takip çok kolay şekilde yapılabilir. Kontrol eden kişi ilgili ayın sütununa imza atar. Bu şekilde yıl boyunca düzenli bir takip kaydı oluşur.

    Aylık kontrol sistemi nasıl kurulmalı?

    Ecza dolabı yönetiminde başarı, düzenli takip ile gelir. İşyerlerinde en sık yaşanan sorun şudur: Dolap bir gün doldurulur, sonra aylarca kimse bakmaz. Bir süre sonra eksikler büyür. Sonra denetim haberi gelir. İşte o anda panik başlar. Halbuki doğru sistem kurulduğunda, ecza dolabı yönetimi ayda birkaç dakikalık bir rutin haline gelir.

    Aylık kontrolün amacı sadece imza atmak değildir. Aylık kontrol, ürünlerin varlığını, miktar yeterliliğini, ambalaj bütünlüğünü ve son kullanma tarihlerini takip etmektir. Özellikle son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin erken fark edilmesi çok önemlidir. Çünkü bazı işyerlerinde satın alma süreçleri gecikmeli işler. Bugün fark etmezseniz, ürün bittiğinde yerine koymak birkaç hafta sürebilir. Bu da sistemin aksamasına neden olur.

    Bu nedenle aylık kontrolde işyeri hekiminin gözünden kaçmaması gereken önemli detay şudur: Son kullanma tarihi “geçmiş mi” değil, “yaklaşıyor mu.” Yaklaşan son kullanma tarihi, bir sonraki ayın problemidir. Bugünden fark edilirse sorun çıkmadan çözülür.

    Aylık kontrolün çizelgeye işlenmesi ise kayıt sisteminin temelini oluşturur. Belgenizde Ocak’tan Aralık’a kadar her ay için ayrı sütunlar bulunduğu için bu takip çok kolay şekilde yapılabilir. Kontrol eden kişi ilgili ayın sütununa imza atar. Bu şekilde yıl boyunca düzenli bir takip kaydı oluşur.

    Yıl boyunca kontrol planı nasıl yürütülmeli?

    Yıl boyunca ecza dolabını kontrol etmek, sadece aynı işlemi tekrar etmek değildir. Yıl içinde işyerinin çalışma yoğunluğu artabilir, personel değişebilir, tüketim hızları farklılaşabilir ve dönemsel ihtiyaçlar doğabilir. Örneğin kış aylarında işyerinde enfeksiyonlar artabilir ve çalışan başvuruları çoğalabilir. Yaz aylarında üretim alanlarında sıyrık ve küçük yaralanmalar daha sık görülebilir. Bu nedenle ecza dolabının yönetimi, sabit bir “tek seferlik iş” değil, yıl boyunca devam eden bir sağlık yönetimi parçasıdır.

    Yılın başında dolap hazırlanırken, yılın sonunda ortaya çıkacak eksikleri şimdiden öngörmek önemlidir. Örneğin yara bandı her ay bitiyorsa, dolapta minimum stok standardı belirlemek gerekir. Eldiven sürekli tüketiliyorsa, sadece bir paket bulundurmak yetmez. Bu noktada çizelge sayesinde tüketim fark edilir. Çünkü her ay kontrol edilirken “eksilme paterni” ortaya çıkar. Böylece işyeri hekimi sadece kontrol yapan değil, aynı zamanda planlama yapan kişi rolünü de güçlendirir.

    Yıl sonuna doğru yapılan kontrollerde kayıt bütünlüğü daha da önemli hale gelir. Çizelgede bazı ayların boş kalması, denetimde sistemin aksadığını gösterir. Halbuki aynı dolap düzenli kontrol edilse bile, imza yoksa bu kontrol yapılmamış gibi kabul edilebilir. Bu nedenle aylık imza sisteminin sürdürülebilir şekilde yürütülmesi kritik bir konudur.

    Denetimlerde ecza dolabında en sık karşılaşılan uygunsuzluklar

    Denetimlerde ecza dolabında en sık tespit edilen uygunsuzlukların başında son kullanma tarihi geçmiş ürünler gelir. Bu durum çoğu zaman kötü niyetli değildir. Genellikle takip yapılmadığı için olur. Bir diğer sık sorun, hızla tüketilen ürünlerin yenilenmemesidir. Özellikle eldiven ve flaster gibi ürünler küçük görünür ama eksildiğinde müdahale kalitesi doğrudan düşer. Steril ürünlerin açılmış olması veya uygun olmayan koşullarda bekletilmesi de sık görülen problemlerden biridir.

    Bir diğer çok kritik sorun ise kontrol çizelgesinin imzasız olmasıdır. İşyerinde her şey yerli yerinde olsa bile, kayıt sistemi çalışmıyorsa denetimde sorun yaşanabilir. Bu nedenle işyeri hekiminin bakış açısı şu olmalıdır: “Dolabı düzenlemek yetmez, düzeni belgelemek gerekir.” Bu yaklaşım işyeri hekimini hem tıbbi hem hukuki olarak korur.

    Ecza dolabı yönetimi işyeri hekimliğinin kalite göstergesidir

    Ecza dolabı konusu işyeri hekimliği içinde küçük bir detay gibi algılanabilir. Ancak gerçekte, sahadaki sağlık sisteminin ne kadar oturduğunu gösteren en temel göstergelerden biridir. İşyerinde güvenli bir ilk müdahale ortamı oluşturmak, çalışanların sağlık hizmetine olan güvenini artırır. Aynı zamanda işverenin de iş sağlığı ve güvenliği sistemine olan bağlılığını güçlendirir.

    Bu nedenle ecza dolabını bir “dolap” olarak değil, bir “süreç” olarak düşünmek gerekir. Süreç iyi kurulursa denetimler stres kaynağı olmaktan çıkar. Düzenli kontrol yapılır, eksikler zamanında tamamlanır, kayıtlar yıl boyunca düzenli ilerler ve işyeri hekimi sahaya hâkim bir profil çizer.

    Belgeyi tekrar indirmek için bağlantı:
    Ecza Dolabı Kontrol Çizelgesi (PDF)

  • ILO MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    Meslek Hastalıkları Listesi, hastalığının meslekten kaynaklandığını ortaya koymak ve tanı olarak meslek hastalığı tanısı almak için önemli bir belgedir. Bu liste ILO’ya aittir. Türkiye’de meslek hastalıkları listesi “Sosyal Sigortalar Kanunu Sağlık İşlemleri Tüzüğü” ekinde yer almaktadır.

    1. İŞ ETKİNLİKLERİNDEN KAYNAKLANAN AJANLARA MARUZ KALMAYA BAĞLI MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    1.1. KİMYASAL AJANLARA BAĞLI MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    1.1.1. Berilyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.2. Kadmiyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.3. Fosfor veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.4. Krom veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.5. Manganez veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.6. Arsenik veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.7. Cıva veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.8. Kurşun veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.9. Flor veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.10. Karbon disülfite bağlı hastalıklar
    1.1.11. Alifatik veya aromatik hidrokarbonların halojen derivelerine bağlı hastalıklar
    1.1.12. Benzen veya eşdeğerlerine bağlı hastalıklar
    1.1.13. Benzen veya eşdeğerlerinin nitro ve amino derivelerine bağlı hastalıklar
    1.1.14. Nitrogliserin veya diğer nitrik asit esterlerine bağlı hastalıklar
    1.1.15. Alkol, glikol veya ketonlara bağlı hastalıklar
    1.1.16. Karbon monoksit, hidrojen sülfit, hidrojen siyanit veya deriveleri gibi boğuculara bağlı hastalıklar
    1.1.17. Akrilonitrile bağlı hastalıklar
    1.1.18. Nitrojen oksitlerine bağlı hastalıklar
    1.1.19. Vanadyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.20. Antimon veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.21. Heksana bağlı hastalıklar
    1.1.22. Mineral asitlere bağlı hastalıklar
    1.1.23. Farmasötik ajanlara bağlı hastalıklar
    1.1.24. Nikel veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.25. Talyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.26. Osmiyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.27. Selenyum veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.28. Bakır veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.29. Platin veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.30. Teneke veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.31. Çinko veya bileşiklerine bağlı hastalıklar
    1.1.32. Fosgene bağlı hastalıklar
    1.1.33. Benzokinon gibi kornealirritanlara bağlı hastalıklar
    1.1.34. Amonyağa bağlı hastalıklar
    1.1.35. İzosiyonatlara bağlı hastalıklar
    1.1.36. Pestisitlere bağlı hastalıklar
    1.1.37. Sülfür oksitlere bağlı hastalıklar
    1.1.38. Organik çözücülere bağlı hastalıklar
    1.1.39. Lateks veya lateks içeren ürünlere bağlı hastalıklar
    1.1.40. Klora bağlı hastalıklar
    1.1.41. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan bu kimyasal ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer kimyasal ajanlara bağlı hastalıklar

    1.2. FİZİKSEL AJANLARA BAĞLI MESLEK HASTALIKLARI LiSTESi

    1.2.1. Gürültüye bağlı işitme bozukluğu
    1.2.2. Titreşime bağlı hastalıklar (kas, tendon, kemik, eklemler, periferik kan damarları veya periferik
    sinirlerin bozukluğu)
    1.2.3. Basınçlı veya basınçsız havaya bağlı hastalıklar
    1.2.4. İyonize radyasyona bağlı hastalıklar
    1.2.5. Lazeri de içeren optik radyasyona (ultraviyole, görünür ışık, infrared) bağlı hastalıklar
    1.2.6. Aşırı sıcak ya da soğuğa maruz kalmaya bağlı hastalıklar
    1.2.7. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan bu fiziksel ajanlara maruz kalma ile çalışanın
    hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer fiziksel ajanlara bağlı hastalıklar

    1.3. BİYOLOJİK AJANLAR VE ENFEKSİYÖZ VEYA PARAZİTİK HASTALIKLAR

    1.3.1. Bruselloz
    1.3.2. Hepatit virüsleri
    1.3.3. İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV)
    1.3.4. Tetanoz
    1.3.5. Tüberküloz
    1.3.6. Bakteriyal veya fungal kirleticilerle bağlantılı toksik veya enflamatuarsendromlar
    1.3.7. Antraks (şarbon)
    1.3.8. Leptospiroz
    1.3.9. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan bu biyolojik ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer biyolojik ajanlara bağlı hastalıklar

    2. HEDEF ORGAN SİSTEMLERİNE GÖRE MESLEK HASTALIKLARI LİSTESİ

    2.1. SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI

    2.1.1. Fibrojenik mineral tozlarına bağlı pnömokonyozlar (silikozis, antrako-silikozis, asbestosis)
    2.1.2. Silikotüberküloz
    2.1.3. Fibrojenik olmayan mineral tozlarına bağlı pnömokonyozlar
    2.1.4. Siderozis
    2.1.5. Sert metal tozlarına bağlı bronkopulmoner hastalıklar
    2.1.6. Pamuk, keten, kendir, kenevir, şeker kamışı tozlarına (bagasozis) bağlı bronkopulmoner hastalıklar
    2.1.7. İş sürecinin doğasında olan, belirlenmiş sensitize edici ajanlar ve irritanlara bağlı astım
    2.1.8. İş etkinliklerinden kaynaklanan organik tozların veya mikrobik olarak kontamine olmuş aerosollarıninhalasyonuna bağlı ekstrinsikallerjikalveolit
    2.1.9. İş etkinliklerinden kaynaklanan kömür tozu, taş ocağı tozu, odun tozu, hubuat ve tarım faaliyetlerinden çıkan tozlar, ahırlardan çıkan tozlar, tekstil kaynaklı tozlar ve kağıt tozlarına bağlı kronik obstrüktifpulmoner hastalık
    2.1.10. Aluminyuma bağlı akciğer hastalıkları
    2.1.11. İş sürecinin doğasında olan, belirlenmiş sensitize edici ajanlar ve irritanlara bağlı üst solunum yolu bozuklukları
    2.1.12. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risklere maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer solunum sistemi hastalıkları

    2.2. CİLT HASTALIKLARI

    2.2.1. İş etkinliklerinden kaynaklanan ve diğer maddelerde bahsedilmeyen belirlenmiş alerji oluşturucu ajanlara bağlı allerjikkontaktdermatozlar ve kontakt ürtikerler
    2.2.2. İş etkinliklerinden kaynaklanan ve diğer maddelerde bahsedilmeyen belirlenmiş irritan ajanlara bağlı irritankontaktdermatozlar
    2.2.3. İş etkinliklerinden kaynaklanan ve diğer maddelerde bahsedilmeyen belirlenmiş ajanlara bağlı vitiligo
    2.2.4. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan fiziksel, kimyasal ve biyolojik ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer cilt hastalıkları

    2.3. KAS İSKELET SİSTEMİ BOZUKLUKLARI

    2.3.1. Tekrarlayıcı hareketler, zorlayıcı çabalar ve bileğin aşırı pozisyonlarına bağlı radialstiloidtenosinovitler
    2.3.2. Tekrarlayıcı hareketler, zorlayıcı çabalar ve bileğin aşırı pozisyonlarına bağlı el ve bileğin kronik tenosinovitleri
    2.3.3. Dirsek bölgesine uzun süren basınca bağlı olekranonbursiti
    2.3.4. Uzun süre diz çökme pozisyonunda kalmaya bağlı prepatellarbursit
    2.3.5. Tekrarlayıcı güçlü çalışmaya bağlı epikondilit
    2.3.6. Uzun süre diz çökerek veya çömelerek iş yapmayı takiben menisküs lezyonları
    2.3.7. Uzun süre tekrarlayıcı güçlü çalışma, titreşim içeren çalışma, bileğin aşırı pozisyonları veya bu üçünün kombinasyonu durumuna bağlı karpal tünel sendromu
    2.3.8. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer kas iskelet sistemi hastalıkları

    2.4. ZİHİNSEL VE DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLAR

    2.4.1. Post travmatik stres bozukluğu
    2.4.2. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ
    kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer zihinsel ve davranışsal bozukluklar

    3. MESLEKİ KANSERLER

    3.1. AŞAĞIDAKİ ETKENLERE BAĞLI KANSERLER

    3.1.1. Asbestos
    3.1.2. Benzidin ve tuzları
    3.1.3. Bis-klorometilether (BCME)
    3.1.4. Krom VI bileşikleri
    3.1.5. Kömür katranı, zift ve isi
    3.1.6. Beta naftilamin
    3.1.7. Vinilklorit
    3.1.8. Benzen
    3.1.9. Benzen veya eşdeğerlerinin zehirli nitro ve amino deriveleri
    3.1.10. Iyonize radyasyon
    3.1.11. Zifir, katran, zift, madeni yağ, antrasen veya bu maddelerin bileşikleri, ürünleri veya artıkları

    3.1.12. Kok fırını emisyonları
    3.1.13. Nikel bileşikleri
    3.1.14. Odun tozu
    3.1.15. Arsenik ve bileşikleri
    3.1.16. Berilyum ve bileşikleri
    3.1.17. Kadmiyum ve bileşikleri
    3.1.18. Eriyonit
    3.1.19. Etilen oksit
    3.1.20. Hepatit B virüsü (HBV) ve C virüsü (HCV)
    3.1.21. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ
    kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer etkenlere bağlı kanserler

    4. DİĞER HASTALIKLAR

    4.1. MADENCİ NİSTAGMUSU
    4.2.1. Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun
    yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan risk faktörlerine maruz kalma ile arasında bağ
    kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen işler ve süreçlere bağlı diğer özel hastalıklar

  • İşyeri Hekimi Sevk Formu

    İşyeri hekimliğinde sevk formu, bir işyeri hekiminin bir çalışanı daha ileri tetkik veya tedavi için başka bir sağlık kuruluşuna sevk ettiğinde kullanılan resmi bir belgedir. Bu form, işyerinde çalışanların sağlık durumlarını izlemek ve gerektiğinde tedavi edilmesini sağlamak amacıyla kullanılır. [tie_list type=”plus”]

    [box type=”success” align=”” class=”” width=””]Bu yazı güncellenmiştir. Yazı sonunda 11 çeşit sevk formu, psikiyatri sevk formu, sevk/istirahat formu ve sevk takip formu eklenmiştir. [/box]

    Sevk formu genellikle şu bilgileri içerir:

    • Çalışanın Bilgileri:
      • Adı ve soyadı
      • T.C. kimlik numarası
      • Doğum tarihi
      • İletişim bilgileri
    • İşyeri Bilgileri:
      • İşyerinin adı
      • Adresi
      • İletişim bilgileri
    • Sevk Nedeni:
      • Şikayetler ve belirtiler
      • Ön tanı veya mevcut tanı
      • Yapılan muayene ve tetkik sonuçları
    • Sevk Edilen Sağlık Kuruluşunun Bilgileri:
      • Kuruluşun adı
      • Adresi
      • İletişim bilgileri
    • İşyeri Hekiminin Bilgileri:
      • Adı ve soyadı
      • Unvanı
      • İmzası ve kaşesi
      • Tarih

    Bu form, iş sağlığı ve güvenliği çerçevesinde önemli bir belgedir ve doğru bir şekilde doldurulması hem işyerinin hem de çalışanın yasal hakları ve yükümlülükleri açısından önemlidir. İşyerinde sağlığın korunması ve iş kazalarının önlenmesi için işyeri hekiminin düzenli olarak çalışanları muayene etmesi ve gerekli durumlarda sevk yapması gerekmektedir.[/tie_list]

    İşyeri Hekimliğinde Sevk Formu Nedir?

    İşyeri hekimliğinde sevk formu, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında işyeri hekimleri tarafından kullanılan, çalışanların sağlık durumlarını izlemek ve gerektiğinde daha ileri tetkik veya tedavi için başka bir sağlık kuruluşuna yönlendirmek amacıyla düzenlenen resmi bir belgedir. Bu form, çalışanların sağlığını korumak ve iş kazalarını önlemek için önemli bir araçtır.

    Sevk Formunun Amacı ve Önemi

    Sevk formunun amacı, işyerinde çalışanların sağlık sorunlarının erken teşhis edilmesi ve gerekli tedavilerin yapılmasını sağlamaktır. Bu form, işyeri hekimi tarafından yapılan muayene ve değerlendirme sonucunda düzenlenir ve çalışanların daha ileri bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi görmesini sağlar. Sevk formu, hem çalışanların sağlıklarının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından büyük öneme sahiptir.

    Sevk Formunun Düzenlenmesi ve Kullanımı

    Sevk formu, işyeri hekiminin düzenli olarak yaptığı muayeneler sonucunda gerektiğinde doldurulur. İşyeri hekimi, çalışanın sağlık durumu ile ilgili yaptığı değerlendirmeleri ve gerekli gördüğü tetkik veya tedavi gereksinimlerini bu formda belirtir. Çalışan, bu form ile birlikte sevk edilen sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli sağlık hizmetini alır.

    Sevk formunun düzenlenmesi ve doğru bir şekilde doldurulması, iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliği kapsamında yasal bir zorunluluktur. İşyeri hekimleri, bu formu doldururken dikkatli ve detaylı olmalı, tüm gerekli bilgileri eksiksiz olarak yazmalıdır. Bu, hem çalışanın sağlığının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından kritiktir.

    İşyeri Hekiminin Sorumlulukları

    İşyeri hekimi, çalışanların sağlık durumlarını izlemek, işyerinde sağlık risklerini belirlemek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşyeri hekiminin başlıca sorumlulukları şunlardır: [tie_list type=”checklist”]

    • Düzenli sağlık muayeneleri yapmak.
    • İşyerindeki sağlık ve güvenlik koşullarını değerlendirmek.
    • Çalışanların sağlık sorunlarını tespit etmek ve gerekli sevk işlemlerini gerçekleştirmek.
    • İşyerinde sağlık ve güvenlik eğitimleri vermek.
    • Sağlık kayıtlarını tutmak ve güncel tutmak.[/tie_list]

    İşyeri hekimliğinde sevk form, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında hayati bir rol oynar. Bu form, çalışanların sağlık sorunlarının erken teşhis edilmesi ve gerekli tedavi süreçlerinin başlatılması için önemli bir araçtır. İşyeri hekimleri, bu formu düzenlerken dikkatli ve özenli olmalı, tüm bilgileri eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurmalıdır. Bu, hem çalışanların sağlıklarının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için gereklidir.

    Örnek Sevk Formları

    [one_third][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third][one_third][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third][one_third_last][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third_last]

  • Yeni İşe Girenler için İş Sağlığı Oryantasyonu

    İşyerlerinde yaptığımız en temel görevlerden biri de yeni işe başlayan çalışan adayların sahaya çıkmadan önce sağlık durumlarının tespit edilerek, yapacakları işe uygunluğunu tıbbi anlamda değerlendirmektir. Ben de bugün sizlerle Endüstriyel Toksikoloji Derneği tarafından düzenlenen IETOX 2021 3. Uluslararası Endüstriyel ve Çevresel Toksikoloji Kongresi’nde yapmış olduğum sunumu paylaşmak istiyorum.

    (daha&helliip;)
  • E-reçete ve E-imza için Yapılması Gerekenler

    Çalışanın elektronik reçete ve elektronik rapor bilgilerinin Medula sistemine kaydedilmesi amacıyla işyeri hekimlerinin ereçete uygulamasına entegrasyonu hedeflenmektedir. Bu nedenle yıl sonuna kadar işyeri hekimleri için de e-imza zorunluluğu getirilmiştir. (ilgili yazımıza bu sayfandan ulaşabilirsiniz.)

    E-reçete yazabilmek için şartlar

    Hekimin e-reçete yazabilmesi için

    1. Öncelikle doktor bilgi bankasına kayıtlı olması lazım. Doktor bilgi bankasına kayıtlı olup olmadığınızı bu sayfadan kontrol edin.
    2. İşyeri hekiminin reçete yazacağı işyerine İSG KATİP üzerinden atamasının yapılmış olması gerekir.
    3. Hekimin reçete yazabilmesi için işyerinde doktora internet bağlantısı yapılmış bilgisayar ile bu bilgisayarda e-imza kullanabileceği medulla bağlantılı yetkilendirilmiş bir uygulamanın temin edilmesi gerekmektedir.
    4. Bu programda kullanmak üzere e-imzası olması gerekir.

    E-imza Nedir?

    5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na göre elektronik imza, aynen günlük hayatımızda kullandığımız ıslak imza ile aynı hukuki geçerliliğe sahip bir uygulamadır. Ancak e-imzanızın hukuki geçerliliğinin olması için Telekomünikasyon Kurumu’na bildirimini yapmış ve BTK tarafından yetkilendirilmiş Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcı’lardan(ESHS) alınmış olması gerekmektedir.

    E-imzanızı, elektronik imza kullanımı gerektiren kamu projelerinde ve bireysel işlemlerinizde kullanabilirsiniz!!!

    E-imza için ESHS’a yıllık olarak bir bedel ödemelisiniz. Bedel ödendikten sonra firma sizin kimliğinizi doğrulayıp bilgilerinizi işleyecek ve size ait bilgilerin tanımlanmış olduğu bir USB stick/çubuğu verecek. Bu USB aygıtını kullanmak içinse bilgisayara tanımlama ve kurulum işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekecektir. Firmalar tek bir fiyattan bu işi yapmaktadır.

    E-imza bir kez tanımlandıktan sonra bu programa uygun medulla bağlantılı yetkilendirilmiş bir uygulama ile ereçete yazılabilmektedir.

    Medulla Bağlantılı Yetkilendirilmiş İSG Uygulamaları

    E-imza tanımlatılarak kullanılan bir çok e-reçete uygulaması olmasına rağmen biz işyeri hekimleri için önemli olan programın İSG uyumlu da olmasıdır.

    İSG uygulamaları olan ve aynı zamanda Medulla Bağlantılı Yetkilendirilmiş uygulamalar bu noktada işimizi çok kolaylaştıracaktır. Eğer medulla bağlantılı bir İSG uygulaması imkanı sunulacak olursa E-imzamız ile reçete yazabileceğimiz gibi İSG faaliyetlerini de kayıt altına almış olabileceğiz.

    Öne Çıkan e-reçete İSG Uygulamaları

    Mevcutta zaten kullandığınız bir ISG programı varsa bir eklenti sayesinde e-reçete işlemi gerçekleştirilebilir. Reçete yazmak için USB aygıtını bilgisayara bağlayıp uygulama üzerinden reçeteyi yazmanız yeterlidir.

  • işe Giriş Muayeneleri Nerden Nasıl Alınır?

    çalışabilir raporu nereden alınır? işe giriş raporunu kim verir? işe giriş ve çalışabilir raporu nasıl alınır? işe giriş muayenelerini kim yapar? işe giriş raporu nasıl alınır? Hastane işe giriş raporu verebilir mi? işyeri hekimi işe giriş raporu verebilir mi?

    İşveren, iş yerine çalışmak üzere alacağı kişileri işe başlamadan önce muayeneye ettirmekle yükümlü kılınmıştır. Keza aynı iş yerinde çalıştığı halde çalışan için bir iş değişikliği söz konusu olduğu zaman, çalışan bölüm değiştirdiğinde ve aynı işi bile yapıyor olsa belirli aralıklarla öncelikle muayeneye tabii tutulmaları gerekmektedir. (işyeri sağlık gözetimi)

    İşveren, çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar. (6331 sayılı İSG Kanunu, Madde 15, Sağlık Gözetimi, 1nci Fıkra) 

    İşe giriş muayeneleri iş yeri hekimi tarafından yapılır.

    İşyerine atanmış olan bir işyeri hekimi var ise bu hekim haricinde veya bir sağlık kurumu tarafından verilmiş “çalışabilir rapor”u geçersizdir. Çalışanların işe giriş muayeneleri İSG KATİP üzerinden atanmış olan işyeri hekimi tarafından yapılmalıdır.  (6331 sayılı İSG Kanunu, Madde 15, Sağlık Gözetimi, 3nci Fıkra) 

    Ancak işyerinde, işyeri hekimi ataması bulunmuyorsa;

    • İşyeri tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta ise, 50’den fazla çalışanı bulunan az tehlikeli işyeri ise bir işyeri hekimi atanarak, işe girişlerin bu hekim tarafından yapılmasının sağlanması gerekmektedir.
    • İşyeri 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli ise bu iş yerine girecekler ile bu iş yerinde periyodik muayeneye tabii tutulacaklar kamu hizmet sunucuları veya aile hekimleri tarafından işe giriş muayenesi olarak işe giriş raporu alabilir.

    Tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerlerinde işveren, iş başı yapacak olan çalışanlarına önce işe başlayabileceği yönünde muayeneye gönderip, “çalışabilir raporu” aldırdıktan sonra çalışmasına müsaade etmelidir. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamayacağı ayrıca belirtilmiştir. (6331 sayılı İSG Kanunu, Madde 15, Sağlık Gözetimi, 2nci Fıkra)

    Az Tehlikeli İş yerleri için İşe Giriş Raporu

    Az tehlikeli iş yerlerinden;

    • 10’un altında çalışanı olan iş yerlerindeki çalışanlar işe giriş raporlarını kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden alabilirler.
    • 10’dan fazla ancak 50’den az çalışanı olan Az Tehlikeli iş yerlerinde çalışanlar ise bu iş yerlerinde  “İşyeri hekimi ve İş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu” 01.07.2020 tarihine kadar ertelendiği için işe giriş raporlarını bu tarihe kadar yine kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden alabilirler.
    • 50’den fazla çalışanı olan tüm iş yerleri iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurmak zorundadır.

    Çalışan Sayısının Belirlenmesi

    O işyerinin SGK numarasına bağlı olarak çalışanların sayısıdır. >>>

  • İşyerinde çalışan Sayısı – Belirlenmesi

    İşyerinde kaç işçi var? çalışan sayısı neye göre belirlenir? Alt işverenlerin çalışanları çalışan sayısına katılır mı? Taşeronlar çalışan sayılır mı? Çalışan sayısı belirlenirken neye dikkat edilir? İş yerinde kaç çalışan var? Çalışan sayısını neye göre tespit ederiz?

    Bir iş yerinde çalışan sayısını belirlemek için o iş yerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’ya kayıtlı olan numarasına bağlı olarak çalışanların sayısı esas alınır. Aynı işi yapan  yan yana veya iç içe iki firma bile olsa bu firmalardaki çalışan sayısı, çalışanların işe alırken bağlandıkları SGK numarası ile tespit edilir.

    Her firma kendi SGK numarasına kayıtlı çalışandan sorumludur!

    Tüm iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve hizmetleri buna göre yapılır. Az tehlikeli bir iş yeri SGK numarasına bağlı 50’den daha az çalışanı varsa 01.07.2020 yılına kadar işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirmesine gerek yoktur. Ancak 6331 sayılı tüm İSG yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Keza 10’dan daha az çalışanı olan (1-9 arası) az tehlikeli statüdeki bir iş yeri içinse işveren dilerse iş güvenliği hizmetini gerekli prosedürlerini yerine getirdiği takdirde kendisi verebilmektedir.

    Çalışan temsilcisi, İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu’nun yapılıp yapılmayacağı, Acil Eylem Durum Planlarının hazırlanması ve ekiplerin oluşturulması gibi bir çok İş Güvenliği önlemleri de yine iş yerindeki çalışan sayısına göre tespit edilmektedir.

    Alt işveren, Taşeron Çalışanlar Hesaba Katılmaz

    İş yerinde işin yürütüm kısmına her ne kadar destek oluyor da olsalar çalışan hesabı yapılırken taşeron veya alt işverenlerin çalışan sayıları asıl işverenin çalışan sayısına eklenemez. Yapılacak iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinde asıl iş verenle alt iş veren çalışanlar ayrı ayrı değerlendirilerek gerekli ekipler, temsilciler ve kurullar belirlenir. Asıl işverenin İSG Kurul’una alt işveren firmaların temsilcileri katılarak genel İSG faaliyetleri koordine edilir.

    Asıl işverenle Alt işveren İSG faaliyetleri Beraber Koordine edilir!

    Aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması halinde işverenler, birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek İSG kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirmelidirler. Bu koordinasyonu birbirlerinin İSG kurullarına temsilci göndererek veya yazılı olarak yapabilirler.

    Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde kurul oluşturulma şartları detaylı olarak belirtilmiştir.

  • Kamuda işyeri hekimi görevlendirmeleri

    Kamuda işyeri hekimi görevlendirmesi nasıl olur? Kamuda işyeri hekimi nasıl görevlendirilir? Kamuda işyeri hekimi olmak için ne yapmak lazım? Kamu kurum ve kuruluşlarında işyeri hekimi nasıl olunur? Kamuda işyeri hekimi ne kadar kazanır? Kamu işyeri hekiminin görevleri nedir? Kamu işyeri hekimi sorumlulukları nedir?

    Kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışanlar arasında işyeri hekimi olma niteliğini haiz personel varsa gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek

    • çalışmakta oldukları kurumda
    • veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir.

    Kamuda görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme yapılır. Bu ödemeden damga vergisi kesintisi yapılır. Bu ödemelerde aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler için ödeme yapılmaz.

    Kamu sağlık hizmetlerinde tam süreli çalışmaya ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, işyeri hekimlerinin ve diğer sağlık personelinin işyeri sağlık ve güvenlik birimi ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmelerinde ve hizmet verilen işyerlerinde çalışanlarla sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmelerinde, diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz.

    İşyeri Hekiminin Sorumlulukları

    İşyeri hekimi, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.

    İşyeri hekiminin hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.

    Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekiminin yetki belgesi askıya alınır. (İSG Kanunu, Madde 8)

    İşyeri Hekiminin Sorumlulukları

    İşyeri hekimi, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.

    İşyeri hekiminin hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.

    Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekiminin yetki belgesi askıya alınır. (İSG Kanunu, Madde 8)

    İşyeri Hekimi – ISG Kanununa Göre >>>

    İşyeri Hekiminin Görevleri >>>

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    İşyeri Hekimi

    Yayım Tarihi: 10.07.2017
    Güncelleme Tarihi: 30.09.2017