Yazar: Fatih Hakan ÇAM

  • İşyeri hekimleri yetki belgelerini vize ettirecek mi?

    Türk Tabipler Birliği tarafından 11 Şubat 2016 tarihinde işyeri hekimlerinin yetki belgelerinin vize işlemleri hakkında şu duyuru yapılmıştır: (daha&helliip;)

  • Tekrarlayıcı işler

    Meslek Hastaneleri başta olmak üzere sağlık sunucularının kendilerine bel ağrısı ve el bileği sorunları nedeniyle başvuran çalışanlara tekrarlayıcı işler den muaf tutulmaları yönünde rapor vermeleri iş yeri hekimlerini zorda bırakmaktadır.

    Tekrarlayıcı işler, tekrarlanan hareketler ne demek?

    Tekrarlanan işler, iş sırasında aynı ya da benzer hareketlerin sık aralıklarla tekrarlanmasını gerektiren işlerdir. İki saatten daha fazla süre hiç ara vermeden dakikada ikiden daha fazla el ile bir butona dokunmak veya klavye üzerinde gün içerisinde dört saatten fazla ara vermeden veri girmek tekrarlanan işlere örnek olarak verilebilir.

    tezgahbasi

    Montaj, dövme, onarım, vidalama, bant tezgahında çalışanlar gibi aslında hemen hemen tüm işlerde bir tekrar söz konusudur.

    Burada önemli olan nokta çalışanı mağdur etmeden işin sürekliliğini sağlamaktır:

    İş yeri hekimi olarak,

    Tekrarlayıcı hareketlerden kaynaklanabilecek olan karpal tünel sendromu, epikondilit gibi kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına yol açabilecek işleri önceden tespit etmek gerekir. Hangi işin tekrarlayıcı olup olmamasından ziyade tekrarlayıcı muhtemel tüm işleri tespit edip çalışanın kas ve iskelet sistemine zarar vereceğini öngörerek gerekli tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.

    • Öncelikle bu işler tespit edilip, kas iskelet sistemi rahatsızlıkları risk olarak değerlendirilip risk değerlendirmesine yazılmalı.
    • Çalışanın yaptığı işle ilgili alınabilecek her türlü ergonomik önlemin alınması için işverene (yazılı) bildirimde bulunulmalı.
    • Periyodik muayenede risk altındaki organlara özen gösterilerek özellikle kas iskelet sistemi hassasiyetle muayene edilmeli, eklem açıklıkları değerlendirilmeli. Gerekli görüyorsanız MR tetkiki yaptırılmalı veya ilgili uzmana sevki planlanmalıdır.
    • İş kaynaklı ya da değil, herhangi olumsuz bir durum tespit edildiyse bu durum çalışanın sağlık kayıtlarına (ek2 periyodik muayene formu) işlenmeli ve çalışanın durumu işverene bir an önce (yazılı) iletilmelidir. İşverenle görüşme esnasında mevcuttaki işini yapıp yapamayacağı da bildirilmeli.
    • İşverenin iş yeri hekimi kararına karşı çalışanı aynı işte çalıştırmaya devam etmesi durumunda önerilerinizi onaylı defetere yazmaktan çekinmeyin.

    Tekrarlayan işler ifadesi çok genel bir terim olması işimizi zorlaştırsa da biz kendimiz iş yeri hekimi olarak öncelikle çalışanın sağlığını korumak adına bir takım düzenleme yapabilmesi için işverene yardımcı olmalıyız. Kritik nokta; işin akışını bozmadan devamlılığını sağlamak olduğunu unutmamalıyız. Çalışma sahasında gerekli önlemleri mevzuatın belirttiği şekilde alıp çalışanı periyodik muayenelerle kontrol altında tutmaya devam ettiğimiz sürece başımız ağrımaz.

  • Karpal Tünel Sendromu

    El bilek kanalı hastalığı olarak bilinen Karpal Tünel Sendromu, el bileğinde sinir sıkışması sonucu ağrı olması ve elin hareketlerinin kısıtlanması sorunudur.  (daha&helliip;)

  • Masa başında çalışmak kilo aldırabilir

    Açlığın insan psikolojisine olumsuz etkisi İkinci Dünya Savaşı sırasında yapılan Minesota Açlık Deneyi’nde de son derece açık ve net bir şekilde ortaya konmuştur. Avrupa’da o dönemde yaşanan kıtlığın etkisinin nasıl geri çevrilebileceğini araştıran bu deneyde katılımcılara bir süre normal beslenme düzeyi uygulanmış, daha sonra ise günlük kalori miktarlarının neredeyse yarı yarıya azaltıldığı bir açlık dönemine sokulmuşlardır. Bu açlığın katılımcılar üzerindeki psikolojik etkisine bakılmıştır. Bir süre sonra hemen hemen tüm katılımcıların daha sinirli, gergin, depresif ve kaygılı hale geldiği, yemekle ilgili takıntılı düşüncelerinin ortaya çıktığı gözlenmiştir.

    Yemek yeme ve insan psikolojisi arasında karşılıklı bir etkileşim olduğunu da belirten Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi psikiyatri uzmanı Prof.Dr. Dönmez, şunları söyledi:

    “İkisi de birbirini olumlu veya olumsuz şekilde etkileyebilir. Güzel bir yemek yemiş olmak kişiyi mutlu edebilir. Aşırı yemek ise kişide suçluluk duygusu yaratabilir. Bazı kişilerin psikolojisi bozulmuşken, örneğin depresyondayken iştahları kapanır, bazılarının ise artar. Dolayısıyla yemek yeme ile insan psikolojisi arasında karşılıklı ve çok yönlü bir ilişki olduğunu söyleyebiliriz.

    Şeker değil, serotonin mutlu ediyor

    Şekerden çok, serotonin içeren besinlerin mutlu ettiğini söylemek mümkün. Fakat bu tabi ki kalıcı ve uzun süreli bir mutluluk değil. Serotonin beyinde sinir hücrelerinin birbirleri ile iletişim kurmakta en çok kullandıkları maddelerden biri. Günümüzde kullanılan birçok antidepresan ilaç serotonin üzerinden depresyonu iyileştiriyor.”

    Masa başında çalışmanın az hareket etmenin yanı sıra çok atıştırmak nedeniyle kilo aldırabileceğini belirten Prof. Dr. Dönmez, “ Masa başında çalışmak, aslında çoğunlukla rutin ve heyecandan yoksun bir işte çalışmayı çağrıştırıyor. Böyle bir işin yarattığı can sıkıntısı kişinin abur cubur ihtiyacını arttırıyor olabilir. Çünkü bazı kişiler yemeği veya abur cuburu günlük rutinden bir kaçış, can sıkıntısını giderici bir araç olarak görebilirler” dedi.

    Açlığın kişiyi gerginleştirdiğini belirten Prof. Dr. Dönmez,Açlık hem biyolojik hem de psikolojik mekanizmalar nedeniyle kişiyi daha gergin hale getirebilir. Biyolojik olarak kan şekerinin düşmesinin beyine doğrudan etkisi ve kan şekerinin düşmesine tepkisel olarak salınan bazı hormonların beyine dolaylı etkisi nedeniyle gerginlik artabilir. Fakat daha önemli olan psikolojik mekanizmalardır. Açlık, kişide bir engellenmişlik duygusu yaratır. Yemenin sağlayacağı doyum ve haz gecikmiştir. Engellenmişlik duygusu yaratan ve haz almayı geciktiren her türlü uyaran kişide gerginliğe neden olabilir” dedi.

  • Termal Konfor Şartları

    Çalışılan yerlerde iç hava kalitesinin insanların sağlığı ve verimi ile doğrudan ilişkisi nedeniyle günümüzde önemi artmaktadır. Bu bakımdan çalışanların günün en az sekiz saatini geçirdiği iş yerindeki termal konfor un sağlanması son derece önemlidir.  (daha&helliip;)

  • Gürültü

    Gürültü genel olarak istenmeyen ve rahatsız eden ses olarak tanımlanır.

    Sağlıklı bir insan kulağı 0 dB – 140 dB arasında bulunan ses şiddetine karsı duyarlıdır. Ayrıca 3000-4000Hz frekans ve 60-90dB ses basıncı aralığı insan kulağının en duyarlı olduğu aralıktır.

    gurultudeger

    Gürültü insan üzerinde fiziksel (kulak zarına hasar); fizyolojik (kan basıncının artması, dolaşım bozukluğu); psikolojik (stres, aşırı sinirlilik, uyku bozuklukları) ve performans üzerine (konsantrasyon bozukluğu, iş veriminin düşmesi) gibi etkileri bulunur.

    ses rahatsizliklar

    Gürültü Kaynakları

    Günlük yaşantımızda zaten karşılaşmış olduğumuz gürültü kaynakları mevcutken bunları dikkatli kullanmamamız da aslında rahatsızlıklara neden olabilir.

     

    Gürültü için iş yerinde alınması gereken tedbirler:

    İş yerlerinde gürültü seviyesi 85 dB’e kadar müsade edilmiştir. 85 dB üzerine çıktığı durumlarda işveren gerekli kişisel koruyucu tedbirler de dahil her türlü önlemi almakla sorumludur. Her halükarda iş yeri gürültü seviyesi 87 dB’i geçemez!!!

    Gürültülü çalışılan ya das risk değerlendirmesiyle gürültünün meslek hastalığı için risk oluşturabileceği ön görülen ofis, atölye ve fabrikalarda mutlaka “Gürültü Ölçümü” yaptırılmalıdır.  Ölçülen değer 85 dB üzerindeyse:

    1. Gürültüyü kaynağında yok etmek için, gürültüye neden olan etkenin iyileştirmesi, yenileştirilmesi veya düzenlenmesi gerekir. Bunun için:
      • Aynı işi gören daha az ses çıkaran makine veya alet kullanılabilir. Alet veya makinede bir sorun varsa onarılabilir.
      • Gürültüye neden olan alet/makine tecrit edilecek şekilde çalışma ortamından yalıtılabilir.
      • Çalışanın en az süre gürültüye maruz kalması için çalışma süresi ayarlanır. (Günde 7,5 saat çalışma)
    2.  Kişisel koruyucu önlem olarak gürültü şiddetine göre farklı özellikte kulaklıklar kullandırılmalıdır.

    Alınan tedbirlere rağmen (çalışan kulaklık kullansa bile (vasat bir kulaklık tıkacı ortalama 30 dB ses düşürür)) ortamdaki gürültü hala 87 dB üzerindeyse “çalışma durdurulur!” (Gürültü Yönetmeliği 5. Madde 4.Fıkra, 10.Madde)

    Örneğin:

    Gürültü ölçümünde haftalık gürültü maruziyeti 110 dB tespit edilen demirhanede, 30 dB ses düşüren kulaklık kullandırmak (110 – 30 = 80 dB) “çalışmayı durdurmaz!” ancak maruziyet eylem değeri hesabına kulaklığın etkisi hesap edilemeyeceğinden (Gürültü Yönetmeliği 5. Madde 3.Fıkra) çalışanın günlük çalışma saati 7,5 saati geçmemelidir.

    Gürültülü İşlerde Sağlık Gözetimi >>>

    ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK’e göre:

    En düşük maruziyet eylem değerleri: (LEX, 8saat) = 80 dB(A) veya (Ptepe) = 112 Pa [135 dB(C) re. 20 µPa](20 µPa referans alındığında 135 dB (C) olarak hesaplanan değer).
    En yüksek maruziyet eylem değerleri: (LEX, 8saat) = 85 dB(A) veya (Ptepe) = 140 Pa [137 dB(C) re. 20 µPa].
    Maruziyet sınır değerleri: (LEX, 8saat) = 87 dB(A) veya (Ptepe) = 200 Pa [140 dB(C) re. 20 µPa]

    Maruziyetin önlenmesi ve azaltılması

    (Gürültü Yönetmeliği Madde 8)

    İşveren, risklerin kaynağında kontrol edilebilirliğini ve teknik gelişmeleri dikkate alarak, gürültüye maruziyetten kaynaklanan risklerin kaynağında yok edilmesini veya en aza indirilmesini sağlar ve hangi tedbirlerin alınacağını belirler.

    İşveren, maruziyetin önlenmesi veya azaltılmasında risklerden korunma ilkelerine uyar ve özellikle;

    • Gürültüye maruziyetin daha az olduğu başka çalışma yöntemlerini seçebilir,
    • Yapılan işe göre mümkün olan en düşük düzeyde gürültü yayan uygun iş ekipmanını seçilmesi,
    • İşyerinin ve çalışılan yerlerin uygun şekilde tasarlanması ve düzenlenmesi,
    • İş ekipmanını doğru ve güvenli bir şekilde kullanmaları için çalışanlara gerekli bilgi ve eğitimin verilmesi,
    • Gürültünün teknik yollarla azaltılması için;
      • Hava yoluyla yayılan gürültünün; perdeleme, kapatma, gürültü emici örtüler ve benzeri yöntemlerle azaltılması,
      • Yapı elemanları yoluyla iletilen gürültünün; yalıtım, sönümleme ve benzeri yöntemlerle azaltılması,
    • İşyeri, işyeri sistemleri ve iş ekipmanları için uygun bakım programlarının uygulanması,
    • Gürültünün, iş organizasyonu ile azaltılması için;
      • Maruziyet süresi ve düzeyinin sınırlandırılması,
      • Yeterli dinlenme aralarıyla çalışma sürelerinin düzenlenmesi hususlarını göz önünde bulundurur.

    İşyerinde en yüksek maruziyet eylem değerlerinin aşıldığının tespiti halinde, işveren;

    • Gürültüye maruziyeti azaltmak için teknik veya iş organizasyonuna yönelik önlemleri içeren bir eylem planı oluşturur ve uygulamaya koyar.
    • Gürültüye maruz kalınan çalışma yerlerini uygun şekilde işaretler. İşaretlenen alanların sınırlarını belirleyerek teknik olarak mümkün ise bu alanlara girişlerin kontrollü yapılmasını sağlar.

    Kişisel korunma (Kulaklık)

    (Gürültü Yönetmeliği Madde 9)

    Gürültüye maruziyetten kaynaklanabilecek riskler alınan tedbirler ile önlenemiyor ise işveren;

    Çalışanın gürültüye maruziyeti en düşük maruziyet eylem değerlerini (80 dB) aştığında, kulak koruyucu donanımları çalışanların kullanımına hazır halde bulundurur.

    Çalışanın gürültüye maruziyeti en yüksek maruziyet eylem değerlerine (85 dB) ulaştığında ya da bu değerleri aştığında, kulak koruyucu donanımların çalışanlar tarafından kullanılmasını sağlar ve denetler.

    Kulak koruyucu donanımların kullanılmasını sağlamak için her türlü çabayı gösterir ve bu madde gereğince alınan kişisel korunma tedbirlerinin etkinliğini kontrol eder.

  • Ergonomi

    Ergonomi, maksimum iş güvenliği ve verimlilik sağlamak amacıyla, insanların anatomik ve bilişsel özelliklerinin, çalıştıkları çevre ve sistemlerin incelenmesine ve bu ögeler arasında maksimum uyumun sağlanmasına yönelik çalışmaların bir bütünüdür.

    Ergonomi, çalışan kişinin işi, iş aletleri ve iş çevresiyle olan ilişkilerini araştırır.

    Ergonomiye kısaca “fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci” diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor. Öyle ki artık sadece fiziksel çevrenin ergonomisinden değil, doğrudan insanın zihnine seslenen bilgisayar yazılımları, Internet, web dizaynı vs. gibi öğelerin de insana uyumundan (Zihinsel algılama, kolay kontrol edebilme ve yönlendirebilme açısından) bahsedebiliyoruz.

    Bu anlamda ergonomi, birçok bilimsel disiplinin ortak çalışma alanı olan (mühendislik, mimarlık, tıp, fizyoloji, anatomi, psikoloji, sosyoloji olmak üzere) bir yaklaşımlar bütünüdür. Tüm bu bilimsel disiplinler ortaklaşa bir insana uyumlaştırılmış ideal makine-çevre sisteminin arayışı içindedirler. Elbette ki bu arayışın temel amacı, sadece insanın kendisiyle barışık uyumlu bir çevrede yaşaması değil, en önemli üretim faktörü olan insan gücünün (ya da iş gücünün) rahat, kolay ve sağlıklı bir şekilde üretim ve ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan makine, teçhizat, ofis, fabrika düzeni vs.nin yaratılması isteğidir.

    Çünkü bilinmektedir ki, insanın verimli çalışması, en iyiyi üretmesi ve ekonomik faaliyetlere en etkin şekilde katılabilmesi, bu ideal uyumun yakalanabilmesine bağlıdır.

    Modern ofisler basit önlemlerle engellenebilecek potansiyel tehlikeler ile doludur. Ergonominin amacı ise sakatlanma veya yaralanma riskini en aza indirerek insan vücudundan en yüksek verimi almaktır. Çalışma ortamı ve alışkanlıkları ile basit ayarlamalar yapmayı öğrenmek kişinin rahatını ve verimliliğini büyük ölçüde arttıracaktır.

    Ergonominin amacı;

    • Çalısanların etkinligini arttırmak
    • Gereksiz ve asırı zorlamalardan kaçınmak
    • Çalısmanın yöntemli bir sekilde düzenlenmesini saglamak
    • Lüzumsuz aktiviteleri önlemek
    • İnsan-makine-çevre uyumunu saglamaktır.
  • İsgb Ve Osgb’lerde Bulunacak Asgari Malzeme Listesi

    İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği‘nde belirtildiği üzere İsgb Ve Osgb’lerde Bulunacak Asgari Malzeme Listesi:

    1. Steteskop,
    2. Tansiyon aleti,
    3. Otoskop,
    4. Oftalmoskop,
    5. Termometre,
    6. Işık kaynağı,
    7. Küçük cerrahi seti,
    8. Paravan, perde v.b,
    9. Muayene masası,
    10. Refleks çekici,
    11. Tartı aleti,
    12. Boy ölçer,
    13. Pansuman seti,
    14. Dil basacağı, enjektör, gazlı bez gibi gerekli sarf malzemeleri,
    15. Keskin atık kabı,
    16. Manometreli oksijen tüpü (taşınabilir),
    17. Seyyar lamba,
    18. İlaç ve malzeme dolabı,
    19. EKG cihazı
    20. Negatoskop
    21. Tekerlekli sandalye,

    Not 1: Birden fazla işyeri hekiminin bir arada çalıştığı birimlerde, yukarıdaki tıbbi cihaz ve malzemelerden (1)’den (10)’a kadar (10 dahil) olanlar her işyeri hekimi için ayrı ayrı bulundurulur.

    Not 2: Birimler, tıbbi atıklar ve çöpler için 22/7/2005 tarihli ve 25883 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak gerekli tedbirleri alır.

  • Bütün Vücut Titreşimi

    Bütün vücut titreşiminde maruziyet düzeyinin değerlendirilmesi, günlük maruziyet değerinin hesaplanmasına dayalı olarak sekiz saatlik dönemde A(8) sürekli ivme eşdeğeri cinsinden tanımlanan en yüksek (rms) değeri olarak hesaplanan, TS EN 1032+A1:2011 “Mekanik Titreşim – Titreşim Emisyon Değerinin Belirlenmesi Amacıyla Hareketli Makinelerin Deneye Tabi Tutulması” ile TS ISO 2631-1 “Mekanik Titreşim ve Şok-Tüm Vücut Titreşime Maruz Kalma Değerlendirilmesi-Bölüm 1:Genel Kurallar” standartlarına ve bu standartların en güncel hallerine göre yapılmaktadır.

    Deniz taşımacılığında, 1 Hz`in üzerindeki titreşimler değerlendirmeye alınır.

    Ölçümde kullanılan yöntemler, söz konusu mekanik titreşime maruz kalan çalışanların kişisel maruziyetini belirleyebilecek nitelikte olacaktır. Kullanılan yöntemler; ölçülecek mekanik titreşimin özelliklerine, çevresel etkilere ve ölçüm aygıtlarının özelliklerine uygun olacaktır.

    Mekanik titreşim, elle yapılan ölçümleri veya göstergelerin okunmasını etkiliyor ise mekanik titreşim ile çalışma ortamı arasındaki veya mekanik titreşim ile diğer iş ekipmanları arasındaki etkileşimlerin, çalışanların sağlık ve güvenliğine olan dolaylı etkisi de dikkate alınmalıdır.

     

    Mekanik titreşim özellikle yapıların dayanıklılığını veya bağlantı yerlerinin güvenliğini etkiliyor ise

    Özellikle, yapılan işin doğası gereği çalışanın, işverenin gözetimindeki dinlenme tesislerinden yararlandığı yerlerde de bütün vücut titreşimine maruziyetinin devam edip etmediği değerlendirilmelidir. Bu tesislerdeki bütün vücut titreşimi, “zorunlu haller” dışında kullanım amaçlarına ve koşullarına uygun düzeye indirilmelidir.

  • El – Kol Titreşimi

    El-kol titreşiminde maruziyet düzeyinin değerlendirilmesi sekiz saatlik bir referans döneme A(8) normalize edilen günlük maruziyet değerinin hesaplanmasına dayalı olarak,   frekans ağırlıklı ivme değerlerinin karelerinin toplamının (rms) (toplam değer) kare kökü olarak ifade edilen, TS EN ISO 5349-1 “Mekanik Titreşim – Kişilerin Maruz Kaldığı Elle İletilen Titreşimin Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi-Bölüm 1: Genel Kurallar” ile TS EN ISO 5349-2 “Mekanik Titreşim – Kişilerin Maruz Kaldığı, Elden Vücuda İletilen Titreşimin Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi – Bölüm 2: İşyerlerinde Ölçme Yapmak için Pratik Kılavuz” standartlarına ve bu standartların en güncel hallerine göre yapılmaktadır.

    Ölçümde kullanılan yöntemler mekanik titreşime maruz kalan çalışanların kişisel maruziyetini belirleyebilecek nitelikte olmalıdır.

    TS EN ISO 5349-1 ve 2 standartlarına ve bu standartların en güncel hallerine göre, kullanılan cihazlar ve yöntemler, ölçülecek mekanik titreşimin karakteristiğine, çevresel etkilere ve ölçüm aygıtlarının özelliklerine uyumludur.

    Çift elle kullanılan aygıtlarda, ölçümler her el için ayrı ayrı yapılır. Maruziyet, her iki eldeki en yüksek değer esas alınarak belirlenir ve diğer el ile ilgili bilgiler de verilmelidir.

    Mekanik titreşim, elle yapılan ölçümleri veya göstergelerin okunmasını etkiliyor ise

    mekanik titreşim ile çalışma ortamı arasındaki veya mekanik titreşim ile diğer iş ekipmanları arasındaki etkileşimlerin, çalışanların sağlık ve güvenliğine olan dolaylı etkisi de dikkate alınmalıdır.

     

    Mekanik titreşim özellikle yapıların dayanıklılığını veya bağlantı yerlerinin güvenliğini etkiliyor ise

     

    Titreşime maruziyetin önlenmesi veya azaltılması için alınacak tedbirler arasına el-kol titreşimine karşı kullanılan kişisel koruyucu donanım da eklenebilir.