Etiket: Uygulamalar

  • HIV Pozitif Çalışanlar

    HIV pozitif çalışanların hakları, yasal düzenlemeler ve sağlıklı bir çalışma ortamının nasıl sağlanacağı konusu giderek önem kazanmaktadır. Günümüzde tıbbi gelişmeler sayesinde HIV, yönetilebilir kronik bir sağlık sorunudur ve HIV pozitif bireylerin üretken ve değerli çalışanlar olarak iş hayatına aktif katılımı büyük önem taşımaktadır.

    HIV Hakkında Temel Bilgiler ve Tıbbi Durum

    HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), tedavi edilmediğinde bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüstür. Ancak günümüzde uygulanan etkili antiretroviral tedaviler (ART) sayesinde HIV pozitif bireylerin viral yükleri baskılanmakta, bağışıklık sistemleri korunmakta ve sağlıklı, uzun bir yaşam sürmeleri mümkün olmaktadır. Unutulmamalıdır ki, tedavi altındaki ve viral yükü baskılanmış bir HIV pozitif bireyden cinsel yolla bile HIV bulaşma riski ihmal edilebilir düzeydedir. Dolayısıyla, iş ortamında günlük etkileşimlerle HIV bulaşması söz konusu değildir.

    HIV Pozitif Çalışanlar için Yasal Haklar ve Mevzuat

    Türkiye Cumhuriyeti yasaları, HIV pozitif bireylerin diğer tüm vatandaşlar gibi eşit haklara sahip olduğunu güvence altına almaktadır. İş Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde:

    • Bilgi Gizliliği: Çalışanların HIV statüsünü işverenle veya diğer çalışanlarla paylaşma zorunluluğu yoktur. Bu bilgi, özel hayatın gizliliği kapsamında korunmaktadır.
    • Ayrımcılık Yasağı: İş başvurularında, işe alım süreçlerinde, terfi ve diğer çalışma koşullarında HIV pozitif olması gerekçesiyle ayrımcılık yapmak kesinlikle yasaktır.
    • Test Zorunluluğu Yok: İşverenler, işe alım veya periyodik sağlık taramaları sırasında HIV testi talep edemezler. Bu durum, yasalara aykırıdır.
    • Çalışma Hakkı: HIV pozitif olmak, bireyin çalışma yeteneğini tek başına kısıtlayıcı bir faktör değildir. Bireyin sağlık durumu ve işin gereklilikleri birlikte değerlendirilmelidir.

    İşyeri Hekiminin Rolü ve Sorumlulukları

    İşyeri hekimleri olarak, HIV (+) çalışanların sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına sahip olmaları konusunda kritik bir rolünüz bulunmaktadır. Bu kapsamda dikkat etmeniz gerekenler:

    • Gizliliğe Saygı: Çalışanın HIV statüsünü öğrenmeniz durumunda bu bilgiyi kesinlikle gizli tutmalı ve yetkisiz kişilerle paylaşmamalısınız.
    • Bilgilendirme ve Eğitim: İşverenleri ve diğer çalışanları HIV bulaş yolları ve korunma yöntemleri konusunda doğru bilgilendirerek, yanlış inanışlara dayalı korku ve ayrımcılığı önlemelisiniz. HIV’in kan, sperm, vajinal sıvı ve anne sütü gibi belirli vücut sıvıları yoluyla bulaştığı ve günlük temasla (el sıkışma, sarılma, aynı ortamda bulunma, aynı tuvaleti kullanma vb.) bulaşmadığı açıkça anlatılmalıdır.
    • Risk Değerlendirmesi: Çalışanın sağlık durumu ve yaptığı işin risklerini birlikte değerlendirerek, gerekli önlemleri almalısınız. Çoğu durumda, tedavi altındaki bir HIV pozitif çalışanın yaptığı işlerde herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Ancak, bağışıklık sistemi ciddi şekilde baskılanmış bireyler için bazı özel önlemler gerekebilir. Bu değerlendirme bireysel ve tıbbi gerekliliklere göre yapılmalıdır.
    • Destekleyici Ortam: HIV pozitif çalışanlara karşı anlayışlı ve destekleyici bir yaklaşım sergilemeli, damgalama ve ayrımcılığa karşı aktif rol almalısınız.
    • İş Sağlığı ve Güvenliği: Genel iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine titizlikle uyulması, tüm çalışanlar için olduğu gibi HIV pozitif çalışanlar için de önemlidir. Standart hijyen kuralları (el yıkama, kişisel koruyucu ekipman kullanımı vb.) her türlü bulaşıcı riskin önlenmesinde etkilidir.
    • Vaka Yönetimi: Olası bir mesleki maruziyet (kan veya diğer vücut sıvılarıyla temas) durumunda, standart protokollere uygun hareket edilmeli ve gerekli tıbbi müdahale gecikmeden sağlanmalıdır. Bu protokoller, HIV pozitif çalışanlar için farklılık göstermez.

    HIV(+) İşçi Çalıştırma Koşulları ve Uygulamalar

    HIV pozitif çalışanların çalıştırma koşulları, diğer çalışanlardan farklı olmamalıdır. Ancak, sağlıklı ve verimli bir çalışma ortamı sağlamak için bazı hususlara dikkat edilebilir:

    • Eşit Muamele: Tüm çalışanlara eşit fırsatlar sunulmalı, eğitim ve gelişim imkanlarından eşit şekilde yararlanmaları sağlanmalıdır.
    • Esneklik: Çalışanın sağlık durumuna bağlı olarak, esnek çalışma saatleri veya görevlendirmelerde belirli düzenlemeler yapılabilir. Bu tür düzenlemeler, çalışanın talebi ve tıbbi gereklilikler doğrultusunda, gizlilik ilkesi gözetilerek yapılmalıdır.
    • Sağlık Takibi: Çalışanın genel sağlık takibi düzenli olarak yapılmalı, ancak HIV statüsü özel bir takip gerektirmez. Mevcut sağlık sorunları ve işin gereklilikleri doğrultusunda rutin işyeri hekimliği uygulamaları yeterlidir.
    • Psikolojik Destek: Damgalama ve ayrımcılık gibi nedenlerle psikolojik desteğe ihtiyaç duyabilecek çalışanlara yönelik destek mekanizmalarının (işyeri psikologları veya yönlendirme hizmetleri) sağlanması önemlidir.

    Değerli işyeri hekimleri, HIV(+) çalışanların iş hayatına katılımı, hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşımaktadır. Bilgiye dayalı, önyargısız ve destekleyici bir yaklaşımla, bu çalışanların üretkenliklerini en üst düzeye çıkarmalarına ve sağlıklı bir çalışma yaşamı sürdürmelerine yardımcı olabiliriz. Unutmayalım ki, bilgi güçlendirir ve empati köprü kurar.

  • İşyeri Hekimi Yüksekte Çalışabilir Raporu Verirken?

    İşyeri hekiminin yüksekte çalışabilir raporu verebileceğini bir önceki yazımda bahsetmiştim. Bu yazımda işyeri hekiminin yüksekte çalışabilir raporu verirken göz önünde bulundurması gereken hususlara değineceğim. Bu konu mevzuatta net olmadığı için biraz sonra okuyacağınız satırlar; yüksekte çalışma yapılması açısından onay verilecek çalışanlar için, işin yürütümü esnasında muhtemel başına gelebilecek olumsuz bir durumda hekim olarak “kendimi nasıl korurum?” sorusuna cevap olarak sadece benim kendi şahsi görüşümü yansıtır. Hukuki bağlayıcılığı yoktur.

    Bu yazıda bahsettiğim üzere ne yazıkki mevzuatta “şu yükseklikte çalışanlar muayeneye tabi tutulur” diye bir ifade yoktur. Bunun yerine “yüksekte çalışacakların ayrıca işe giriş formunda yüksekte çalışabileceğine” dair belirten bir yazı/cümle yazılması istenmiştir.

    Kimler / Hangi işte Çalışanlar için Yüksekte Çalışabilir Raporu Vermek Gerekir?

    Yüksekliğin ne olduğu açıkça belirtilmediği için bu sorunun yanıta da net değildir. Ancak işyerinde yapılan işin şekli değerlendirilerek Risk Değerlendirmesi‘nde yüksekte çalışma için önlem alınması istenen işleri “yüksekte çalışma” olarak değerlendirerek, sadece bu işte çalışanlar için “yüksekte çalışabilir” ibaresi not düşülebilir.

    Ya da işveren tarafından talep edilen her çalışan için yüksekte çalışmıyor olsa bile “yüksekte çalışıp çalışmayacağı” ayrıca not düşülmelidir.

    Çalışanın yüksekte çalışıp çalışamayacağı EK-2 İşe Giriş ve Periyodik Muayene Formu‘nun son kısmındaki “Kanaat ve Sonuç” bölümünde 2nci madde’den sonra ayrıca belirtilir.

    Yüksekte Çalışabilir Demeden Önce

    İşyeri hekiminin tek başına kişinin yüksekte çalışıp çalışamayacağına karar vermesinin önünde hukuki bir engel yoktur. İşyeri hekimi tek başına çalışanın yüksekte çalışıp çalışamayacağına karar verebilir. İşyeri hekiminin verdiği karara işveren veya çalışan itiraz edebilir. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir. (6331 sayılı İSG Kanunu, Madde 15 Sağlık Gözetimi, 3ncü Bent)

    Ancak işyeri hekimi, bu kararı vermeden önce fiziki muayene yanında ek tetkik ve tahliller veya ilgili bir veya birkaç uzman görüşü talep edebilir. Bu kararlar işyeri hekiminin kendi insiyatifindedir. Aynı iş için bir hekim hiç bir tetkik istemeden “yüksekte çalışabilir raporu” verebilirken, bir diğeri yetkili bir sağlık hizmet sunucusundan “sağlık kurulu raporu” talep edebilir. Bu tamamen hekimin sorumluluğu ne kadar üstüne aldığı ile ilgili bir durumdur. İşveren tarafından işin maliyeti ön planda olsa da “Yüksekte Çalışabilir” ifadesi hekim açısından kritik bir değerlendirme süreci olduğu için iyi yönetilmesi gerekir. Öncelikle çalışanın can güvenliği ve sonrasında firmanın doğacak yaptırımlara karşı elinin güçlü kılıınması için hekim bu kararın sorumluluğunu dikkatlice alması/dağıtması ve yönetmesi gerekir.

    İşyeri Hekimi Tarafından Yapılması Gerekenler

    İşveren tarafından “yüksekte çalışabilir” ifadesi belirtilmesi istenen çalışanlar dışında kimseye ayrıca bu ifadenin eklenmemesi uygun olacaktır.

    Yüksekte çalışma raporu verilecek olan işin yerinde görüp incelenmesi gerekir. Eğer bu inceleme iş güvenliği uzmanı, işçi temsilcisi ve o işin sorumlu yetkilisi ile beraber yapılırsa daha sağlıklı olur. İnceleme esnasında bir risk değerlendirmesi yapılır. Eğer bir düşme sonucu yaralanma riski varsa bu değerlendirme mutlaka Risk Değerlendirme evrakına işlenmeli. Alınması gereken tedbirler kısmına “işyeri hekiminden yüksekte çalışabileceğine dair görüş alınmadan çalışma yaptırılmaması, yüksekte çalışma eğitiminin alınması” gerektiği eklenmeli/yazılmalıdır.

    İşyeri hekimi bu noktadan sonra yapılan işe göre “yüksekte çalışabilir raporu”nu nasıl vereceğine kendisi karar vermelidir. Benim önerim, yüksekte çalışma olarak yapılan işi ikiye ayırmak;

    1. Boy mesafesi veya 2 metreden daha yüksekte yapılmayan çalışmalar ile günde yarım saatten fazla yapılmayan 2 m.den daha yüksekte yapılan çalışmalar.
    2. Günde 2 metre yükseklikte yarım saatten fazla uzun süren çalışmalar

    1nci madde içinde tariflenen çalışmalar için öngörülen tetkikler istendikten ben kendim tek başıma “yüksekte çalışabilir raporu” veriyorum.

    2nci madde içinde tariflenen her türlü çalışma için mutlaka işe giriş muayene ve tetkikleri yanında “Ortopedi, Dahiliye, Göz, Psikiyatri/Nöroloji” uzman hekimlerinin yüksekte çalışma yönünden muayenesini talep ettiğim şöyle bir formun doldurularak tarafıma ulaştırılmasını ve bu hekimlerden “uygundur” onayı aldıktan sonra yine kendim “yüksekte çalışabilir raporu” veriyorum.

    Bu form sizi yüzde yüz kurtarmaz ancak sorumluluğunuzu dağıtacaktır. Neticede bir işyeri hekimi olarak imkan ve kabiliyetleriniz göz önüne alındığında yüksekte çalışmak zorunda olan çalışanların mevcut sağlık durumunu ortaya koymak oldukça zorken, ilgili uzmanların deneyim ve görüşlerinden faydalanmış olmanız sizin işinizi ne kadar ciddiye aldığınızı ortaya koyacaktır.

    Yüksekte yapılan işlerde çalışamayacaklar;
    a) Kadınlar, 18 yaş altında olanlar, bedensel engelliler, (Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü, ek cetvel)
    b) Kronik hastalar; dolaşım sistemi hastalıkları (HT, hipotansiyon, arterioskleroz, kalp ritim bozukluğu. Kalp yetmezliği, geçirilmiş miyokard infarktüsü), böbrek hastalıkları, nörolojik hastalıklar (epilepsi), psikiyatrik hastalıklar.
    c) Baş ve boyun travması geçirenler, ilaç, alkol ve uyuşturucu alışkanlığı olanlar, görme bozukluğu, vertigo semptomu olanlar.
    d) Yükseklik korkusu (akrofobi) olanlar.

    Ayrıca, yüksekte çalışma konusunda Sağlık Bakanlığı Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) bünyesinde işyeri hekimliği hizmeti sunmak üzere yayınladığı 16 Haziran 2011 ve 20065 sayılı Temel İş Sağlığı Hizmetlerinin Uygulama Usûl ve Esasları Hakkında Yönergenin (şu anda bu yönetmelik geçerli değildir!) EK  4-B İş Sağlığı Ve Güvenliği Konularında Verilecek Hizmetlerde Uygulanacak Birim Fiyat Listesinde;

    Yüksekte Çalışmaya Sağlık Açısından Uygunluk Raporu  (C’CG testi, nöropsikolojik test bataryası, tam kan, AKŞ, tarama odyogramı tetkikleri ile göz, dahiliye, nöroloji, KBB, ortopedi, psikiyatri konsültasyonları  sonucu düzenlenen rapor)”

    şeklinde yer alan bir kalem vardır. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı zamanında işyerlerine sunacağı işyeri hekimliği hizmeti esnasında istenecek olan “yüksekte çalışabilir raporu” için bu test ve muayeneleri de uygun görmüştür. (Şu anda böyle bir uygulama yok!)

    İşveren bu uygulamayı bir maliyet olarak görmemeli!

    Aslında kabul gördüğü üzere işyerindeki tüm tedbirlerden işveren veya işveren vekili sorumludur. İşyeri hekimi sadece alınması gereken tedbirlerle ilgili öneride bulunur. İşverene uygun yaklaşımlar için tavsiyeler sunar.

    Her ne kadar mevzuat yüksekte çalışır raporu’nun işyeri hekimince belirtilmesi gerektiğini söylese de aynı mevzuat hükümleriyle yetkilendirilmiş bir işyeri hekiminin bu raporu hakkıyla verecek imkan ve kabiliyeti sorgulanmalıdır. Günümüzde sağlık hizmeti bu kadar rahat ulaşılabilirken multi organ ve fizyolojik değerlendirme gerektiren bu kararların alınması esnasında ilgili uzman görüşlerine başvurmamak iş sağlığı ve güvenliğine olan ciddiyetsizliği gösterir.

    Yapılan iş, çalışanın hayatını riske atıyorsa ve imkan varsa, neden işe başlamadan önce kapsamlı bir muayeneden kaçınmak gerekir ki? Çalışanın sağlıklı olduğu uzman görüşleriyle de ortaya konduktan sonra doğabilecek herhangi bir olumsuzlukta işveren vicdanı rahat şekilde kendini savunabilecektir. İşveren iş sağlığı ve güvenliğin temini konusunda en önemli unsurdur.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    Yazı eklenme: 22.11.2017
    Son Güncelleme: 24.11.2017