TAŞIYICI ANNELİK HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Amerikada taşıyıcı anne

HER YÖNÜYLE TAŞIYICI ANNELİK

Ülkemizde son yıllarda ismi sık sık duyulmaya başlanan bir kavram taşıyıcı annelik. Google’da arama yaptığınızda bu alanda çevre ülkelerde hizmet sunan birçok kliniğe ve doktora ait reklamları görebilirsiniz.

Bu yazımda size taşıyıcı anne uygulaması nedir, karar verirken nelere dikkat etmek gerekir, özellikle hukuksal anlamda hangi noktaları gözardı etmemek gerekir bunlar hakkında bilgi vermeyi hedefliyorum. Bunu yaparken de bu alanda uzun yıllardır çalışmaların yapıldığı, hukuksal anlamda en katı denetim kurallarına sahip Amerika ile kıyaslamalar yaparak bilgilendirme yapmak istiyorum.

Öncelikle şunu vurgulamak isterim bu yazı taşıyıcı annelik uygulamasının tıbbi yönünden ziyade; uygulama ve hukuksal yönünü ele almak amacıyla yazılmıştır. Ayrıca çevre ülkelerde yapılan uygulamalar hakkında belirteceğim riskler de yine konunun hukuksal boyutu ile ilgilidir. Zira bu ülkelerde yapılan çalışmaların tıbbi güvenilirliği hakkında olumlu veya olumsuz bir veriye sahip değilim.

Öncelikle taşıyıcı annelik nedir bunun tanımını yapmak gerekir. Bebek sahibi olmak isteyen sağlıklı bir çiftin çeşitli sebeplerle hamile kalamaması veya hamileliğini sürdürüp sağlıklı bir doğum yapamaması durumunda başvurulan bir yöntem taşıyıcı annelik. Bebeğin biyolojik anne ve babası değişmiyor. Anne ve baba olmak isteyen çift bebeğin gerçek biyolojik ailesi. Taşıyıcı anne sadece onlardan alınan yumurta ve spermden tüp bebek yöntemi ile hamile kalarak 9 ay boyunca ailenin bebeğini taşıyor ve doğuruyor. Doğumdan sonra da bebek gerçek anne ve babasına veriliyor.

Eğer bebek sahibi olmak isteyen çiftlerden birisinde tıbbi bir sorunu var ve sağlıklı sperm veya yumurta üretemiyorsa o zaman alternatif olarak sperm donasyonu veya yumurta donasyonu yapılabiliyor. Ancak bu yazı da değinmekte olduğumuz taşıyıcı annelik uygulamasında bebeğin biyolojik anne ve babası kendi ailesi.

Başta bahsettiğim google aramalarında başta Kıbrıs, Girit, Bakü, Bosna hatta Irak’ta bile taşıyıcı annelik çalışması yapan doktor ve kliniklere ait reklamlar çıkıyor. Türkiye’de taşıyıcı anne olmak isteyen kişiler ve ailelerin iletişime girdiği forumlara da rastladım. Oysa taşıyıcı anne seçimi, hamilelik öncesi hazırlıklar, hamilelik süreci ve tüm bu dönem boyunca konunun yasal boyutunun doğru olarak ele alınması son derece önemli. Benimle görüşmeye gelen ve Amerika’da taşıyıcı annelik düşünen ailelerin birçoğu daha önce bu kliniklerle görüşmüş bulunuyor. Onlardan aldığım bilgiler ışığında dikkat edilmesi gereken çok önemli noktaların bu yerlerde gözardı edilebildiğini biliyorum. Dilerseniz Amerika’da bu uygulama nasıl oluyor ona bakalım.

DOĞRU TAŞIYICI ANNE
Sağlıklı bir bebek sahibi olmanın ilk adımı doğru taşıyıcı annenin seçilmesidir. Amerika’da bu alanda çalışan, taşıyıcı anne adaylarını kapsamlı bir çalışması sonrasında seçen kurumlar bulunmaktadır. Unutulmaması gereken nokta herkesin taşıyıcı anne olamayacağıdır. Hamile kalabilmek demek sağlıklı bir taşıyıcı anne olunacağı anlamına gelmez. Zira bu sürecin getireceği özellikle psikolojik birçok ek yük bulunmaktadır. Öncelikle taşıyıcı adayının çok kapsamlı fiziksel ve psikolojik muayeneden geçmesi gerekir. Genetik taraması yapılarak ailesinden gelen kalıtsal bir hastalığı olup olmadığı anlaşılır. Ayrıca tüm bulaşıcı hastalıklar için de ayrıca test edilmelidir. Özellikle Hepatit, HIV gibi hamilelik esnasında bebeğe geçebilecek hastalıkların önceden kapsamlı bir tarama sonucunda tespit edilmesi son derece önemlidir.

Diğer önemli husus da taşıyıcı annenin uzman bir psikiyatrist tarafından muayene edilmesi ve taşıyıcı annelik için psikolojik açıdan uygun olup olmadığının anlaşılmasıdır. Ayrıca hamilelik süresince de düzenli olarak psikiyatrist gözetiminde olmalıdır. Böylece bebeğe bağlanma, doğum sonrası bebeği anneye vermek istememe ve kendisinin doğum sonrasında psikolojik sorunlar yaşamasının önüne geçilir. Bütün bunlara ek olarak sigara, alkol ve uyuşturucu testleri de yapılarak taşıyıcı anne adayının her yönden sağlıklı olduğundan emin olduktan sonra kendisi taşıyıcı anne olmak için kabul edilir.

Taşıyıcı annenin dışında Amerika’da ayrıca anne ve baba adayları da psikiyatrist tarafından karar aşamasında muayene edilirler. Bundan amaç onların da bu karar için uygun olup olmadıkları, eğer önceden bir terapi süreci geçirmeleri gerekiyorsa bunun tespit edilmesidir.

HAMİLELİK ÖNCESİ HAZIRLIKLAR
İleri de olası bir sorunla karşılaşmamak için belki de tüm sürecin en önemli aşaması tüp bebek uygulaması öncesinde yapılması gerekli hukuki çalışmalardır. Bundan kasıt taşıyıcı anne adayı ile aile arasında yapılacak hukuki sözleşmedir. Amerika’da hem taşıyıcı anneyi hem de aileyi ayrı ayrı iki avukat temsil eder. Aile ve taşıyıcı anne adayının öncelikleri, istekleri ve tercihleri doğrultusunda çok kapsamlı bir sözleşme hazırlanır. Yeni Bir Hayat olarak ailelerimizle taşıyıcı anne arasında yapılan bu sözleşmeleri biz de incelemekteyiz. Bazen bu sözleşmelerin uzunluğu 70 sayfayı bulabilmektedir. Burada hamilelik öncesinden, doğum sonrasına kadar olan her adım, verilmesi gerekebilecek her karar tek tek ele alınır ve önceden tüm soruların cevapları karşılıklı uzlaşılarak verilir. Böylece ileri de hiçbir tatsız sürprizle karşılaşılmaması sağlanmaktadır. Önemli sorulardan bazılarını aşağıda özellikle geçmek istiyorum:

  1. Eğer hamilelik aşamasında bebekte bir sağlık sorunu saptanırsa ne yapılacak?
  2. Kürtaj yapılması gerekirse kim karar verecek? Örneğin bebekte ciddi bir sakatlık sözkonusu ve aile bebeğin alınmasını istiyor ama taşıyıcı anne aldırmak istemiyor. Bu durumda nasıl bir yol izleneceği önceden kararlaştırılıyor. Sözleşme de taşıyıcı anne ailenin kararına saygı göstereceğini önceden belirtiyor. Yazılı sözleşme de yer aldığı için de sonrasında kararını değiştirme hakkı bulunmuyor.
  3. Bebeğin anne ve babası hamilelik esnasında boşanmaya karar verirlerse bebek ne olacak? Velayetinin kim de olacağı bu sözleşme ile önceden kararlaştırılıyor.
  4. Eğer bebeğin gerçek anne ve babası hamilelik sürecinde vefat ederlerse bebeğin velayeti kime verilecek? Aile sözleşme de bunu da önceden kararlaştırıp, yakın aile çevresinden birisine valeyet hakkını veriyor.
  5. Taşıyıcı anne hangi sıklıkla doktor kontrollerine gidecek, beslenmesine nasıl dikkat edecek?
  6. Eğer taşıyıcı anne sigara veya alkol kullanırsa ne olacak? Ailenin dilediği sıklıkla taşıyıcı anneyi alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımı için test ettirme hakkı bulunmaktadır. Aile istekte bulunduğunda taşıyıcı anne en geç 5 saat içinde mutlaka doktora gidip test için kan verme mecburiyetindedir.
  7. Taşıyıcı anne ile aile hamilelik süresince görüşecekler mi? Doğumdan sonra taşıyıcı anne bebeği görebilir mi? Aile ile iletişime geçebilir mi?
  8. Hamilelik esnasında taşıyıcı annenin istirahat etmesi gerekirse ne olacak? Çalışıyorsa ve istirahat süresince maaş alamayacaksa mağduriyeti nasıl giderilecek?

Bu ve benzeri birçok konu önceden kararlaştırıldığı ve hukuki bir sözleşme ile güvence altına alındığı için hamilelik ve doğum sorunsuz bir şekilde geçmekte ve aileler bebeklerine huzur içinde kavuşmaktadırlar.

HAMİLELİK SÜRECİ
Hamilelik boyunca taşıyıcı anne düzenli olarak doktor kontrollerine gider ve rutin testlerden geçer. Bu testlerin bir kısmı hamileliğe, bir kısmı ise sigara ve alkol kullanımına yöneliktir. Ayrıca taşıyıcı anne her ay düzenli olarak bağlı olduğu kurumun düzenlediği psikolojik destek toplantılarına katılmakta böylece kendisinin de bu süreçten olumsuz etkilenmediğinden emin olunmaktadır. Amerika’daki taşıyıcı annelik uygulamasında amaç sadece aileyi ve bebeği korumak değil, aynı zaman da taşıyıcı annenin de hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığının riske atılmamasıdır.

Taşıyıcı anne ve aile daha önceden kararlaştırılan şekilde ve sıklıkta iletişim içinde olmakta böylece olası yanlış anlama ve tatsızlıkların da önüne geçilmektedir. Ayrıca en başta yapılan sözleşme de taşıyıcı anneye yapılacak ödemeler en ince detayına kadar önceden belirlendiği için aileden ek bir maddi talep de bulunmasının da önüne geçilmektedir.

Taşıyıcı anneye yapılacak tüm ödemeler bağımsız bir finansal kurumun denetiminde olan bir hesap aracılığı ile yapılır. Aile daha önceden saptanan meblağları bu hesaba yatırmakta ve sözleşme uyarınca finansal kurum buradan taşıyıcı anneye ödeme yapmaktadır. Aile ve taşıyıcı anne hiçbir zaman maddi konuları görüşmezler ve bu konuda birbirleri ile muhattap olmak zorunda kalmazlar.

Hamileliğin 20. haftasında ailenin avukatı Amerika’da bebeğin velayetinin anne ve babaya yasal olarak verilmesi için mahkemeye başvurur. Bu süreç doğum sonrasında bebeğin kimlik belgeleri çıkıncaya kadar sürer. Tüm doktor, hastane vb kayıtlarda taşıyıcı annenin değil gerçek annesinin ismi mahkeme kararı ile geçer. Ayrıca doğum belgesinde de gerçek anne ve babasının ismi yer almaktadır. Böylece hiçbir kayıtta taşıyıcı annenin ismi geçmemekte ve ileri de potansiyel bir sorun oluşması önceden engellenmektedir.

DOĞUM SONRASI
Doğuma dilerse bebeğin gerçek annesi de girebilir. Bebek doğduğunda ilk olarak gerçek annesine verilir ve aralarında bir ömür boyu sürecek olan bağın ilk adımı atılmış olur. Daha sonra taşıyıcı anneye 9 ay boyunca taşıdığı bebekle vedalaşması için fırsat verilmekte ve bebek tekrar gerçek ailesine teslim edilmektedir. Daha önceden mahkeme kararı ile bebeğin kimliğinde anne ve babasının adı geçeceği kararlaştırıldığı için kimlik ve pasaport işlemleri de sorunsuz bir şekilde halledilir. Ayrıca bebek amerikada doğduğu için aynı zaman da Amerikan vatandaşı da olmakta ve Amerikan pasaportu almaktadır.

Eğer hamilelik öncesinde yapılan sözleşme de aile ve taşıyıcı annenin doğum sonrasında iletişimde olmayacakları kararlaştırılmışsa bir daha iki taraf da birbirleri ile iletişime geçmezler.

Görüldüğü gibi taşıyıcı annelik çok ciddiye alınması gereken bir uygulamadır. Yasalarla tanımlanmayan, hukuki yönden hiçbir denetime tabii olmayan tıp merkezleri ve ülkelerin seçilmesi ileri de telafi edilemeyecek sorunlar doğuracaktır. Bu sebepten mutlaka güvenilir ve profesyonel çalışan bir kurum ile, bu çalışmanın yasal olarak yapılıp denetlendiği bir ülke de taşıyıcı anne ile bebek sahibi olunmasını öneririm.

[author image=”https://saglikdanisma.net/wp-content/uploads/2014/02/Şevki-Akaydın-Resim.jpg” ]Şevki Akaydın Yeni Bir Hayat Yurtdışı Sağlık Merkezi’nin kurucusudur. Yeni Bir Hayat Amerika’da doğum, taşıyıcı annelik, sperm ve yumurta donasyonu, teşhis ve tedavi alanları başta olmak üzere bir dizi sağlık organizasyonu hizmetini Türkiye ve Amerika’daki ofisleri aracılığıyla sunmaktadır. www.yenibirhayat.com.tr [/author]

YeniBirHayat hakkında 4 makale
Yeni Bir Hayat Türkiye'nin ilk ve tek yurtdışı yaşam, sağlık ve eğitim merkezidir. İstanbul genel merkezimiz olmak üzere yurtiçi ve yurtdışı ofislerimiz aracılığıyla uluslararası kadrolarımızın sunduğu güvenilir ve uzman hizmet anlayışını benimseyen güçlü bir ekibiz. Amerika’da doğum hizmetimiz bebeğinize Amerikan vatandaşlığı ve ayrıcalıklı bir gelecek hediye etmenizi sağlıyor. Size özel doğum paketimizle her detayı biz sizin için planlıyoruz, size sadece huzur içinde bebeğinizi beklemek kalıyor. Yeni Bir Hayat yurtdışı sağlık hizmetimiz Amerika’da alanında önde gelen tıp merkezlerinden hastalığınız ile ilgili ikinci görüş almanızı sağlıyor ve tedavinizi Amerika’nın en iyi hastanelerinde konusunda uzman doktorlar gözetiminde gerçekleştirerek sağlığınıza kavuşmanıza yardımcı oluyoruz. Amerika’da taşıyıcı anne ve donasyon hizmetlerimiz ile bebek hasretinizi sonlandırarak, çocuk sahibi olma hayallerinizi beraberce gerçeğe dönüştürüyoruz. Bu alanda dünyanın en sıkı yasal denetlemelerinin olduğu, taşıyıcı anne ve donör seçiminde üstün kriterlerin uygulandığı Amerika’da seçkin merkezlerle çalışmaktayız. Her adımda çalışma prensibimiz; sizin hedef ve beklentilerinize en uygun ve en doğru hizmeti kendi deneyimlerimiz ve uzmanlığımızla size sunmaktır. Eğer farklı bir gelecek hayal ediyorsanız doğru adresiniz Yeni Bir Hayat’tır.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.