SORU SORÜcretsiz Online Sağlık Danışma ve Bilgilendirme

E Vitamini (Tocopherol) Etkileri Faydaları ve Zararları?

 Yağda Çözülen Vitaminler.

E vitaminleri 8 adet ve doğal olarak bulunan tokoferollerdir, bunlardan a-tokoferol en aktif olanıdır. Vitamin E’nin başlıca fonksiyonu, hücre bileşenlerini moleküler oksijen ve serbest radikaller tarafından enzimatik olmayan oksidasyonundan korumada bir antioksidan olmasıdır.

Alfatokoferol, diğer formlara karşın ısıya ve asitlere oldukça dayanıklıdır. Diğer tokoferoller gıdaların ısıtılma, pişirilme, dondurulma, işlenme esnasında tahrip olurlar. Tahılların öğütülmesi, unun renginin beyazlatılması, yağda kızartma ve fırında sıcağa maruz kalma sonucunda E vitamininin çoğu yok olur.

E vitamini temel görevi antioksidan etkisidir.

Bu, sanıldığından çok daha önemli bir özelliktir. Antioksidan demek okside olmayı, yani oksijen ile bozulmayı önlemek demektir. Oksijeni tutarak, oksijen etkisi ile oluşabilecek, istenmeyen etkilerin önüne geçer. Bu etki C vitamini, beta karoten, glutatyon ve selenyumda da vardır.

Günlük gerekli miktar, vücut ebatlarına ve beslenmede bulunan uzun zincirli yağların oranına göre değişmektedir. Yenilen rafine yağlar, yağda kızartılmış yiyecekler ihtiyacı arttırmaktadır.

Alfatakoferol için 1 mg 1.49 IU (enternasyonel ünite) kabul edilir.

Olumlu etkiler nedeniyle ilâç şeklinde alındığında önerilen günlük 400 -600 IU’dir. Bu ihtiyaca göre 800 -1600 IU’ya kadar çıkabilir. 1600 IU üstü ancak doktor kontrollü olabilir.

Bir yetişkin için –RDA– önerilen miktar 8-10 mg’dir. E vitamini kalp hastalığı gelişmesine karşı koruyucu etki göstermektedir. İki yıldan daha uzun bir süre günde 400 IU (önerilen günlük gereksinim 15 IU) vitamin E takviyesi en fazla korumayı sağlar.

Takviye yapılmayanlarla kıyaslandığında kalp krizi sıklığında % 40 azalma, E vitamininin antioksidan fonksiyonu, LDL oksidasyonu engellenmektedir. Okside LDL’nin kalp hastalığını ilerlettiği düşünülmektedir.

E vitamini ve fiziksel performans üstüne birçok çalışma yapılmıştır. Fakat ne kuvvette ne de dayanıklılıkta E vitamini takviyesinin bir etkisi bulunmamıştır. Bazıları, E vitamini ile peroxide hasar oluşmasın da azalma olduğunu iddia ederken, diğerleri E vitaminin bir yararı olmadığını belirtmektedir.

E vitamini eksikliği insanlarda normalde görülmez. E vitamini eksikliğini ortaya koymak pek kolay değildir. Diğer vitaminler gibi eksikliğini gösteren hastalıklar yoktur.

Kandaki seviyesi ölçülerek bazı kişilerde düşük olduğu görülmüştür. Akne, anemi, enfeksiyon, bazı kanser türleri, diş eti hastalıkları, safra kesesi taşı, sinir adale hastalıkları, Alzheimer tipi demans sorunları olan kişiler buna örnektir.

İnsanlarda deneysel olarak eksikliğini yaratabilmek için kasıtlı olarak bir yıldan uzun süreli özel diyet uygulanması gereklidir.

Yapılan bir çalışmada vitamin E’nin diyete ek olarak alınmasının kas kuvveti, sindirim sistemi rahatsızlığı, çalışma performansı durumundaki değişmeler incelenmiştir. Sonuçta yüksek doz vitamin E alımının belirlenen bu ölçütlere önemli değişiklik yapmadığı belirlenmiştir.

Vitamin E, yağda çözünen vitaminlerin en az toksik olanıdır.

300 mg / gün dozlarda toksisite gözlenmemiştir. E vitamini zarları peroksitler tarafından yıkımına karşı koruyan kuvvetli bir antioksidandır. Peroxitler, yağlar (özellikle doymamış yağlar) oxide olurken oluşur.

Bu peroxitlere serbest radikaller denir. Çünkü bunlar hücreleri değiştirerek veya tahrip ederek içlerinde ve çevrelerinde hareket eder. E vitamini bir antioxidant olduğundan oksijenin yakalanmasına yardım eder. Böylece hücreleri korumak için yağların oxidasyonunu sınırlamış olur.

Günde 400 – 600 IU yağsız ve suda eriyen süksinat formu, dolaşımı, dolayısıyla dokuların kanlanmasını arttırıcı etki göstermesine karşın, diğer yağlı formu tansiyon hastalarında tansiyonu yükseltici etki yapmaktadır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.