Yeşil Kahve ve Klorojenik Asit

Yeşil Kahve Hakkında Detaylar…!

Dünyaca ünlü Türk Kalp Cerrahı Dr. Mehmet ÖZ’ün kendi adını taşıyan Dr. Oz Show’da gündeme getirdiği yeşil kahve  ve klorojenik asit hakkında bir takım bilgi karmaşası yaşanmaktadır. Piyasada halen Yeşil Kahve, Coffeefit, Green Coffee isimlerle satışta olan yeşil kahve ürünleri hakkındaki bilgileri detaylandırdım.

Yeşil Kahve, klasik içtiğimiz kahve çekirdeklerinden farklı olarak “kafein”in dışında “klorojenik asit” isimli vücut metabolizması için önemli ayrıca bir madde daha içermektedir. Vücutta belli bir düzeyin üstüne çıktığında kanser düşmanı ve kilo vermeyi sağlayan bir madde olduğu düşünülen Klorojenik Asit, bu etkileri gösterebilmesi için günlük 600 mg kadar vücuda alınmış olması gerekir. 600 mg klorojenik asit almak içinse 7 “SU BARDAĞI” yeşil kahve içmek gerekir.

kafein miktar tablosuYapılan çalışmalar ve ölçümler neticesinde özetlemek gerekirse; 4 fincan (bildiğimiz klasik) kahve içtiğimizde yaklaşık ortalama 400 mg kafein almış oluyoruz. (İçeceklerdeki Kafein Oranı) Bu miktarın üstüne çıkıldığında kafeinin vücudumuzda olumsuz bir takım etkiler göstermesi kaçınılmazdır. (Kafeinin Etkileri) Aşırı miktarda kafein yüksek tansiyon, yorgunluk, asabiyet, titreme, ishal, kusma, bulantı, kalp çarpıntısı, su kaybı, böbrek yetmezliği, kramp, kemik erimesi, kansızlık (anemi) ve kalp yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu etkileri gördüğümüzde kafein/kahve zehirlenmesine maruz kaldığımızı söyleyebiliriz.

Diyabet, kalp-damar hastalıkları ve kanser başta olmak üzere pek çok kronik metabolik hastalığa ve ayrıca Alzheimer ve Parkinson gibi önemli nörolojik hastalıklara karşı koruma sağladığı iddia edilen Klorojenik Asit’in miktarını vücutta bu etkiyi sağlayacak seviyeye çıkarmak için günlük 7 su bardağı tüketilmesi gerekiyorsa, 4ncü bardaktan sonra kafeinin vücudumuzda oluşturacağı etkileri (kafein zehirlenmesi) göze almış olmalıyız ki üzerine 3 bardak kahve daha tüketelim.

Lanse edilenin yanında Klorojenik Asitin Faydaları / Tıbben Sakıncaları

Diyabet Hastalığını Engeller: Yemeklerden yarım saat önce alınan klorojenik asit; bağırsakta şekerin emilimini sağlayan sodyum ve potasyum mineralleriyle etkileşime geçerek, fazla şekerin kana geçmesini engeller. Böylelikle yemeklerden sonra kana karışan şeker miktarında yüzde 29-40 oranında azalma olur. Kana karışan şeker miktarında ki bu azalma özellikle diyabet hastalığına karşı korunmada son derece etkili olmaktadır.

Kanseri Engeller: Klorojenik asit pankreasta bulunan ve kan şekerinin düşmesini sağlayan insülin hormononu etkileyerek engellerken, (Diyabet Hastalığının nedeni zaten insulin hormonunun yetersiz salınımıdır.) yine pankreasta salgılanan glukagon hormonunun salınımını arttırmaktadır. Glukagon hormonu insülinin tersine hücrelerden kana şekeri çekmekte ve böylelikle hücrelerde şeker birikimini engellemektedir. (Glukagon aynı zamanda açlık hissi vererek, iştahı da arttırır.) Hücrelerde fazla şeker konsantrasyonu kanser hücrelerini besleyerek kanseri tetikleyebilmekte ve de fazla şeker hücrelerde yağa dönüşerek hücre ve doku yağlanması sonucu fazla kilo ve obeziteye sebep olabilmektedir. Diğer taraftan hücrelerden çekilen şeker kana karışacağı için kan şekerini arttırarak şekerin damarlarda zararlı hale gelmesine neden olur. 

Kalp ve Damar Tıkanıklığını Engeller: Kandaki şekerin fazlasının yağa dönüşmesi aynı zamanda damarların kireçlenmesine (tıkanmasına) neden olabilir ki bu durumda kalp yetmezliği ve kalp krizini tetikler. Zaten kalp damar hastalıklarının kökeninde de kan damarlarındaki şeker ve yağ fazlasından kaynaklanan bu kireçlenme yani damar daralması yatmaktadır. Damar tıkanıklığını engellemek için alınması gereken klorojenik asit miktarı için içilmesi gereken kahve içeriğindeki kafein oranı zaten kafein zehirlenmesi yapacağından damarlarda fizyolojik bir büzülme/daralma ve su kaybı, kalp çarpıntısı yapacaktır.

Kronik Hastalıkları Engeller: Fazla şeker-yağ kanda ve hücrede solunan havadaki oksijenle tepkimeye girerek toksik radikal adı verilen zararlı maddeler açığa çıkarır. Bu zararlı maddeler damar çeperlerinde birikerek damar tıkanıklığı ve takibinde kalp ve damar hastalıklarına, mide yüzeyini tahrip ederek gastrit ve ülsere, eklemlerde birikerek eklem iltihaplanmasına (artrit), beyin damarlarında birikip bu damarları daraltarak Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklara neden olabilmektedir. Bu toksik radikallerin zararlarını önlemek için günlük 7 su bardağı yeşil kahve içmek yerine içeriğinde bol miktarda antioksidan barındıran makul miktarda meyveler yemek daha uygun olur.

Sonuç olarak;

coffee-bagŞu anda piyasada Yeşil Kahve, Coffeefit, Green Coffee isimleriyle satışta olan yeşil kahvenin özütünün hap haline getirilmiş hali dikkatli değerlendirilmeli! Kullanmaya başlamadan önce ürünün içerdiği kafein oranı hakkında kesin bilgi sahibi olunmalı. Kafeinin toksik/zehirlenme belirtileri akılda tutulmalı ve herhangi bir belirti görüldüğünde veya hissedildiğinde DERHAL EN YAKIN SAĞLIK KURUMUNA MÜRACAAT EDİLMELİ…!

Yeşil kahve içimi ve ağızda bıraktığı hoş tadı nedeniyle içilmesinde sakınca olmasa da, bu kahve türünü sadece zayıflamak amaçlı kullanmak pek uygun değil.

Editör: Dr. Fatih H. ÇAM

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.