Uzun yaşamın sırrı bağırsaklarda mı saklı?

Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği Prof. Dr. Yüksel Altuntaş, zararlı bakterilerin vücut metabolizması ve enerji dengesini bozduğunu söylüyor.

12’inci Metabolik Sendrom Sempozyumu’nda konuşan Prof. Dr. Altuntaş, son yıllarda bağırsaklarla ilgili yapılan pek çok araştırmanın sonuçlarının çıktığını söyledi. Hürriyet’ten Mesude Erşan’a konuşan ve bağırsaklarlar hem yararlı hem de zararlı bakterilerin bir arada bulunduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, “Bağırsaklarda 100 trilyon bakteri var. Faydalı bakteriler azaldığında zararlıları artıyor. Artan zararlı bakteriler ise vücut metabolizması ve enerji dengesini çok olumsuz etkiliyor. Kanser, obezite, alerjik-astım, kalp ve damar hastalıkları, diyabet gibi hastalıkların riskini artırıyor” dedi.

BESİNLERE KALORİ OLARAK BAKMAYIN

Bağırsaktaki bakterilerin, yediklerimizin içeriğiyle doğrudan ilişkili olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Altuntaş, “Bazı yediklerimiz yararlı, bazıları ise zararlı bakterilerin üremesi için ortam hazırlıyor. Örneğin et ve et ürünlerini çok fazla tüketenlerde zararlı bakteriler oluşuyor” diye konuştu.

Faydalı bakteriler içeren probiyotik gıdaların sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, “Prebiyotik gıdalar ise faydalı bakterilerin üremesi için ortam hazırlıyor. Ev yapımı yoğurt, kefir, sirke, ev turşusu, ev salçası gibi gıdalar yendiğinde, iyi bakterilerle koruma kalkanı oluşturuyor. Sindirilemeyen karbonhidratlar da önemli kaynaklardan. Bunlar aslında lifli ve sindirilmeyip vücutta fermente oluyor. Kuru baklagiller, bezelye ciddi oranda yararlı bakteri sağlıyor. Ekşi mayalı ekmekler (beyaz undan yapılmış ekmek hariç) de ciddi bakteri kaynağı. Artık besinleri sadece kalori olarak görmemeli, probiyotik-prebiyotik gücüne bakmalıyız. Et yerken mutlaka yanında liften zengin olan baklagillerden yemeliyiz. Örneğin sirkeli, soğanlı piyaz gibi ” dedi.

sağlık sorunu bulunmayanların ara sıra aç kalmasının bağırsaktaki iyi bakteriler üzerinde olumlu etkisi bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Altuntaş, “Örneğin haftanın 2-3 günü akşam yemeği (meyve dahil) yememek benzer bir dekots etkisi yapar ve bağırsağın florasını değiştirir.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARIYLA İLİŞKİLİ 

Cleveland Clinic’den Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Tuzcu, son 10 yılda yapılan hayvan çalışmalarının sindirim sistemindeki bakterilerin şişmanlık, insülin direnci gibi olumsuzluklarla da ilgisi olabileceğini gösterdiğini söyledi.

Meslektaşı Dr. Stanley Hazen 5 yıldır sürdürdüğü, Amerikan devletinin desteklediği araştırmaların, bağırsaklardaki bakterilerle kalp hastalıkları arasındaki bir ilişki olabileceğini düşündürdüğünü belirten Prof. Dr. Tuzcu, “Bu araştırmalardan ‘et yemeyelim’ sonucu çıkmıyor. Et önemli bir protein kaynağı. Ayrıca çinko, demir gibi vücuda çok gerekli maddelerden zengin. İşlenmemiş ve çok yağlı kırmızı eti makul miktarda yemek gerekiyor. Her öğün veya her gün bolca et yemenin yararlı olduğunu gösteren hiçbir kanıt yok. Ama zararlı olabileceğini gösteren birçok bilimsel veri var” diye konuştu.

Prof. Dr. Tuzcu, kırmızı etin kanserle ilişkisini gösteren bazı bulgular da bulunduğunu belirti.

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.