Meme kanserinde on-line tedavi

Meme kanserinde standart tedavi, tümörün büyüklüğü, lenf bezlerine sıçrayıp sıçramadığı, grade, yani tümörün bölünme sıklığı ve kanser hücresinin kadınlık hormonlarıyla ilgisinin olup olmadığını baz alan stratejiye göre yapılıyor.

Dünyada sekiz kadından birinde görülen ve kadınlarda kanserden ölümlerde ilk sırada yer alan meme kanserinin teşhis ve tedavisinde önemli gelişmeler var. Gelişmelere rağmen yaklaşık 20 yıl önce belirlenen tedavi stratejisinin ana parametrelerinin önemli değişikliğe uğramadığını, meme kanseri tedavisinin yenilik ve arayışlara gebe olduğunu belirten MÜ Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Turhal, yol gösterecek yeni arayışlardan birinin ‘Adjuvant online’ sistemi olduğunu söyledi.

İYİLEŞME VE ÖLÜM RİSKİ HESAPLANIYOR
Prof. Turhal’a göre, bir nevi internet bağlantılı risk hesaplama programı olan adjuvant online ile meme kanserinde hastaya özgü risk hesaplama, matematiksel kesinlikte yapılabiliyor.

“Örneğin, Washington’daki National Cancer Institute sitesine hastanın kanseri ile ilgili 6-7 parametreyi giriyorsunuz. Sistem, kendisinde kayıtlı yüzbinlerce hasta içinden benzer özelliklere sahip hastaları bulup tarıyor ve onların değişik tedavi seçeneklerinden ne kadar fayda gördüğünü size yüzde olarak bildiriyor. Buna göre hastalığın iyileşme ve ölüme yol açma riskini hesaplıyor. Aynı programda, uygulanacak değişik tedavilerin riskleri ne kadar azaltabileceği belirleniyor. Örneğin hormon tedavisinin hastanın risklerini ne kadar azaltabileceği daha önce bu tedaviyi görmüş hastaların bilgileri ile kıyaslanarak hesaplanıyor. Bu sayede hastanın kanserinin risk hesaplaması matematiksel kesinlikte yapılıyor.

Siz de hastanızla beraber bu oranlara bakarak en uygun tedavi kararını verebiliyorsunuz. Örneğin, ‘Kemoterapi kanserden ölme ihitimalinizi yüzde 1.8 azaltacaktır’ gibi bir sonuç çıkıyor. O zaman hasta, ‘Yalnızca hormon tedavisi ile gidelim” diyebiliyor. Sistemle ilgili en büyük sorun ise yakın zamanda keşfedilen bazı yeni parametrelerin henüz sistemin hesaplama kriterlerine dahil edilmemiş olması.” 

GEN ANALİZİ UMUT VERİYOR
Gen analiziyle ilgili gelişmeler yaşandığını da vurgulayan Prof. Turhal, “Geçmişte tümörden alınan doku parçalarını kemoterapi ilaçlarına maruz bırakarak hastaya başarılı olan ilacın uygulanması şeklinde arayışlar olmuştu. Ancak bu uygulamalar başarılı öngörü sağlamadı. Bugün için rutinde kanser tedavisi, kemoterapinin doğrudan hastaya uygulanması ve hastalığın ilaçlara cevap verip vermediğinin gözlenmesiyle yapılıyor. Bu alandaki yeni arayışlar ise gen analizi yaparak hastanın tedaviye cevap verip vermeyeceğini öngörebilmek üzerine yoğunlaştı. Bu noktada Oncotype DX, Mammaprint, Rotterdam skalası olmak üzere 3 ayrı gen analizi geniş hasta grupları üzerinde deneniyor” dedi.

RİSK FAKTÖRÜNE GÖRE DÖRT GRUP
Prof. Serdar Turhal, “Önümüzdeki yıllar, hatta aylar içinde bu tedavi seçeneklerini hastalarımızla konuşmaya başlayacağız” dedi, meme kanseri tedavisinde yüz güldürecek diğer çalışmayı şöyle özetledi. 

“Yakın zamanda çeşitli risk faktörlerini bir araya getirerek meme kanseri 4 grupta toplandı. Bu gruplarda kemoterapiye olan cevabın birbirinden farklı olduğu ortaya çıktı. Örneğin eski bilgilerimizle kanser hücresi eğer 1 cm’den küçükse hastaya kemoterapi vermekten kaçınabiliyorduk. Veya kanser lenf bezlerine sıçramışsa başka paremetrelere bakılmaksızın koruma amaçlı kemoterapi yönünde karar veriyorduk.

KANSERİN SEYİR KARAKTERİSTİĞİ ÖNEMLİ
Yeni çalışmalarda ise bu hastaların bireysel faktörlerinden bağımsız olarak içinde bulunduğu grubun seyir karakteristiklerini izlediği gözlendi. Örneğin hastanın tümörü lenf bezine sıçramış olsa da kemoterapiden fayda görmeyen bir grupta ise bu tedaviden vazgeçilebiliniyor. Veya tam tersine çok küçük bir tümör lenf bezine sıçramamış ve hasta ek tedaviden fayda görecek grupta ise kemoterapi öneriliyor. Ancak bu bilgiler henüz büyük hasta gruplarında doğrulanmış bilgiler değil. Günlük kullanıma girmesi için doğrulayıcı çalışma sonuçlarının beklenmesi gerekiyor.”

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.