Kafanızdaki saatli bombaya dikkat!

Halk arasında “baloncuk” ismi verilen anevrizmalar, arterlerin yani temiz kan taşıyan atardamarların duvarlarındaki bozulma sonucu ortaya çıkan, damarın genel yapısına göre daha zayıf bölümlerinin genişlemesidir.

Damar içi basıncın artmasıyla beraber, her kalp atışında damar yapısının zayıf olduğu bu noktalar büyüyerek bir baloncuk halini alırlar.

Anevrizmayı, kafadaki saatli bombaya benzeten Memorial Hastanesi Nöroşirurji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kaynar, anevrizma ve tedavisi hakkında şu bilgiyi verdi:

HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR
Genelde damar içi plak oluşumu ve yüksek tansiyona bağlı olarak dalar yapısında bozulmalar meydana gelmektedir. Bunun yanında; doğumsal damar bozuklukları, travmalar ve enfeksiyon, diğer nedenler arasında sayılabilir.

Anevrizma en fazla 40-60 yaş aralığında rastlanmaktadır ancak her yaşın hastalığıdır.

Genel risk faktörleri arasında hipertansiyon, sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımını sayılabilir. sayabiliriz.

Anevrizma kanamaları en çok “subaraknoid kanama” diye adlandırılan beyin ve onu saran çok ince zarın (araknoid) arasında bulunan kanamalar şeklinde görülür.

BAŞ AĞRISIN ÖNEMSEYİN
En önemli ve değişmez bulgu baş ağrısıdır. Hastalar ani başlayan ve hayatları boyunca daha şiddetlisini yaşamadıklarını söyledikleri bir baş ağrısı tarifler.

Ani şuur kayıpları, bayılma, kusma, kimi hastada şuur bulanıklığından bilinç kaybına kadar değişen şuur bozukluğu, kanamanın 6-24 saatine kadar ortaya çıkan ense sertliği görülür.

Anevrizmanın saptanması için mutlaka bir takım tanı yöntemleri var ile desteklenmesi gerekir. Bu tetkikler hastanın muayene bulgularına göre yapılır.

Kranial bilgisayarlı tomografi: Subaraknoid kanamanın tespiti için gerekli ilk tanı yöntemidir.

Lomber ponksiyon: Eğer klinik bulgular ciddi anlamda kanama düşündürüyor ve ancak tomografide kanama saptanmadı ise hastanın belinden alınan beyin omurilik sıvısında kan tespit edilmeye çalışılır.

Tomografide ya da alınan beyin omurilik sıvısında subaraknoid kanama görüldü ise anjiografi veya CT anjiyo yapılarak damar yapıları incelenir ve anevrizma varsa tespit edilir.

TEDAVİDE EN ÖNEMLİ ŞART: SABIR VE DİSİPLİN
Hastada kanamış anevrizma tespit edildi ise anevrizmanın yeri ve boyutuna göre bir takım tedavi tekniklerine başvurulur.

Cerrahi tedavi: Tespit edilmiş anevrizmalar için halen dünyada en çok kullanılan ve en kesin yöntemdir. Anevrizmanın damardan çıktığı boyun bölgesine konulan “anevrizma klip”i ile anevrizmaya giden kan akımının kesilmesidir.

Endovasküler (damar içi ) tedavi: Anevrizmanın içine damar içinden ulaşarak doldurulan “sert koil” denilen bir madde ile anevrizma içi akımın kapatılması işlemidir.

Tedavi şekli ne olursa olsun anevrizmalar ilk tanı konulduğu andan tedavinin bitiş anına kadar disiplinli ve sabırlı olmayı gerektiren riskli yapılardır.

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.