Kaç desibelin üzerindeki gürültü işitme kaybı yapar?

İşitmenin sağlıklı iletişimin temel şartı olduğuna dikkat çeken KBB Uzmanı Prof. Dr. Serkan Orhan, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü öncesinde açıklamalarda bulundu. DSÖ tarafından açıklanan güvenli ses sınırına özellikle bazı meslek gruplarının dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Orhan, uzun süre yüksek ses ve gürültüye maruz kalmanın işitme sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini şöyle sıraladı:

“MESLEKİ İŞİTME KAYBINA NEDEN OLUYOR”

“Gürültüyü, devamlı, şiddeti artan-azalan, zamansal periyoda göre değişen ve patlayıcı gürültüler olarak 4 gruba ayırıyoruz. Bu 4 gürültüye de maruz kalmak işitme sağlığımızı olumsuz etkiliyor. DSÖ, günde en fazla 8 saat ve 85 desibelden daha az gürültüde çalışılması gerektiğini söylüyor. Dolayısıyla 85 desibelin üzerinde bir ortam gürültüsünde günde 8 saatten fazla çalışmak kulakta kalıcı işitme kaybına yol açıyor. Biz de buna mesleki işitme kaybı diyoruz.”

“İŞYERİNDE KORUYUCU KULAKLIK ŞART”

Hekimlerin mesleki işitme kaybı yaşayan kişileri tespit etmekte güçlük çektiğinin altını çizen Orhan, ağır sanayi işçilerinin, alt geçitlerde çalışan kişilerin işe alınmadan önce bir işitme testinden geçmesi gerektiğini vurguladı. İşitme muayenesinin bir KBB uzmanı tarafından belli aralıklarla kontroller şeklinde devam etmesi gerektiği uyarısında bulunan Orhan, ağır gürültü altında çalışan kişilerin yüksek sesi önleyici kulaklıklarla korunmasını gerektiğini ifade etti.

“İSTANBUL’DA BAZI ALT GEÇİTLERİN GÜRÜLTÜSÜ 95 DESİBEL”

İstanbul’da yoğun araç sayısına bağlı olarak alt geçitlerde yaklaşık 90 ila 95 desibel arası gürültü tespit edilebildiğini söyleyen Uzman, “Alt geçitlerde bu gürültüye uzun süre maruz kalmak da kulak sağlığı açısından bir risk faktörü. Özellikle buralarda çalışan kişilerin mutlaka aktif kulaklıklarla o gürültüyü önlenmesi gerekiyor” dedi.

KULAKLIKLA MÜZİK DİNLEYENLER DİKKAT!

DSÖ’nün bir diğer uyarısı ise kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleyenlere yönelik. Sesi sonuna kadar açık yani 105 desibelde 4 dakika boyunca dinlenen müzik de kulak sağlığını tehdit ediyor. Bunun iç kulakta bulunan tüylü hücrelere zarar vereceğinin altını çizen Orhan, “Çok yüksek sesle müzik dinlenmesi iç kulaktaki tüylü hücrelerde hasara yol açıyor. O da uzun süreli kullanımda işitme kaybına neden oluyor. Tavsiyem kulaklıklarla yüksek sesle müzik dinlenmemesi. Çünkü yaşanan işitme kaybı geri dönüşümsüz olabiliyor” diye konuştu.

“YENİDOĞANLAR ARASINDAKİ İŞİTME KAYBININ YÜZDE 80’İ GENETİK”

Türkiye’de yenidoğanlar arasında 3 bin 500 çocuktan birinde işitme kaybı görüldüğünü bildiren KBB Uzmanı, doğumsal işitme kayıplarının yüzde 80’inin akraba evliliği kaynaklı olduğunu belirtti. Erken teşhisinin önemine dikkat çeken Orhan, Türkiye’de yenidoğanların yüzde 95’inin Sağlık Bakanlığı’nca hayata geçirilen ‘Ulusal İşitme Tarama Programı’ çerçevesinde muayene edildiğini söyleyerek çocukluk dönemi işitme kaybı karşısında alınacak önlemleri şöyle sıraladı:

“MUTLAKA ULUSAL İŞİTME TARAMA PROGRAMINDAN GEÇMELİLER”

“Çocuk konuşmaya başlamadan önce meydana gelen işitme kayıpları ve konuşma oluştuktan sonra meydana gelen işitme kayıpları olarak çocukluk dönemi işitme kayıplarını ikiye ayırırız. Konuşmadan önce görülen işitme kayıpları doğumsal olabilir. Çocuk doğduktan sonra ise enfeksiyon, yoğun bakımda kalma veya sarılık gibi farklı risk faktörlerinden dolayı işitme kaybı görülebiliyor. Doğumsal işitme kayıplarının tespitine çok önem veriyoruz. Sağlık Bakanlığımızın, Ulusal Yenidoğan İşitme Tarama Programı var. Bu testlerden kalan hastalara yaklaşık 6 ay işitme cihazı veriyoruz ve onları özel eğitime gönderiyoruz. Bir yaşında ise iç kulağa yerleştirdiğimiz cihazla çocuğun duyması ve konuşması yaşıtlarına neredeyse yakın oluyor. Bir yaşında biyonik kulak yaptığımız çocukların işitme ve konuşma performansıyla, 4 yaşında implant yapılan çocuklar arasında çok ciddi fark var. Dolayısıyla tedaviyi ne kadar erken gerçekleştirirsek sonuç o kadar iyi oluyor.”

İSTANBUL’UN GÜRÜLTÜ HARİTASI 

Geçtiğimiz aylarda İBB tarafından çıkarılan gürültü haritası İstanbul’da gürültünün en yoğun olduğu noktaları şöyle sıralamıştı:

“Şişli Merkez Mahallesi Endüstri Meslek Lisesi’nin E-5 karayoluna bakan kısmı, Eyüp, Güzeltepe Mahallesi TEM Otoyolu tarafı, TEM otoyolunun, Gaziosmanpaşa Karadeniz Mah. ve Sultangazi Cumhuriyet Mah. arasındaki alan, TEM otoyolunun, Esenler Kazım Karabekir Mah. ile Birlik Mah. arasında kalan kısmı, E-5 Karayolunun Bakırköy, Zuhuratbaba Mah. Sadi Konuk Devlet Hastanesi cephesi, Fatih, Yavuz Sultan Selim Mah.,Cibali Mah. ve Zeyrek mahallelerinden geçen Karadeniz Caddesi, E-5 Karayolunun Beyoğlu, Halıcıoğlu Mah. ve Sütlüce Mah. arasında kalan Haliç Köprüsü çıkışı, TEM Otoyolunun Ümraniye, Elmalıkent Mah. Sadi Konuk Devlet Hastanesi bakan kısım, TEM Otoyolunun, Ümraniye, Armağanevler Mah. ve Site mahalleleri bağlantı yolu, E-5 Karayolunun Maltepe, Girne Mah. Nezahat Aslan Ekşi İlköğretim Okulu’nun bulunduğu alan, Güngören Tozkoparan Mah. ve Zeytinburnu Maltepe Mah. arasındaki alan, Küçükçekmece Kartaltepe ve Tevfikbey mahalleleri, Pendik Esenler Mah., Fevzi Çakmak Mah., Ramazanoğlu Mah. ve Kavakpınar Mah.”

VİDEO: TÜRKİYE’NİN GÜRÜLTÜ HARİTASI

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.