Etiket: rapor

  • İşyeri Hekimi Yüksekte Çalışabilir Raporu Verirken?

    İşyeri hekiminin yüksekte çalışabilir raporu verebileceğini bir önceki yazımda bahsetmiştim. Bu yazımda işyeri hekiminin yüksekte çalışabilir raporu verirken göz önünde bulundurması gereken hususlara değineceğim. Bu konu mevzuatta net olmadığı için biraz sonra okuyacağınız satırlar; yüksekte çalışma yapılması açısından onay verilecek çalışanlar için, işin yürütümü esnasında muhtemel başına gelebilecek olumsuz bir durumda hekim olarak “kendimi nasıl korurum?” sorusuna cevap olarak sadece benim kendi şahsi görüşümü yansıtır. Hukuki bağlayıcılığı yoktur.

    Bu yazıda bahsettiğim üzere ne yazıkki mevzuatta “şu yükseklikte çalışanlar muayeneye tabi tutulur” diye bir ifade yoktur. Bunun yerine “yüksekte çalışacakların ayrıca işe giriş formunda yüksekte çalışabileceğine” dair belirten bir yazı/cümle yazılması istenmiştir.

    Kimler / Hangi işte Çalışanlar için Yüksekte Çalışabilir Raporu Vermek Gerekir?

    Yüksekliğin ne olduğu açıkça belirtilmediği için bu sorunun yanıta da net değildir. Ancak işyerinde yapılan işin şekli değerlendirilerek Risk Değerlendirmesi‘nde yüksekte çalışma için önlem alınması istenen işleri “yüksekte çalışma” olarak değerlendirerek, sadece bu işte çalışanlar için “yüksekte çalışabilir” ibaresi not düşülebilir.

    Ya da işveren tarafından talep edilen her çalışan için yüksekte çalışmıyor olsa bile “yüksekte çalışıp çalışmayacağı” ayrıca not düşülmelidir.

    Çalışanın yüksekte çalışıp çalışamayacağı EK-2 İşe Giriş ve Periyodik Muayene Formu‘nun son kısmındaki “Kanaat ve Sonuç” bölümünde 2nci madde’den sonra ayrıca belirtilir.

    Yüksekte Çalışabilir Demeden Önce

    İşyeri hekiminin tek başına kişinin yüksekte çalışıp çalışamayacağına karar vermesinin önünde hukuki bir engel yoktur. İşyeri hekimi tek başına çalışanın yüksekte çalışıp çalışamayacağına karar verebilir. İşyeri hekiminin verdiği karara işveren veya çalışan itiraz edebilir. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir. (6331 sayılı İSG Kanunu, Madde 15 Sağlık Gözetimi, 3ncü Bent)

    Ancak işyeri hekimi, bu kararı vermeden önce fiziki muayene yanında ek tetkik ve tahliller veya ilgili bir veya birkaç uzman görüşü talep edebilir. Bu kararlar işyeri hekiminin kendi insiyatifindedir. Aynı iş için bir hekim hiç bir tetkik istemeden “yüksekte çalışabilir raporu” verebilirken, bir diğeri yetkili bir sağlık hizmet sunucusundan “sağlık kurulu raporu” talep edebilir. Bu tamamen hekimin sorumluluğu ne kadar üstüne aldığı ile ilgili bir durumdur. İşveren tarafından işin maliyeti ön planda olsa da “Yüksekte Çalışabilir” ifadesi hekim açısından kritik bir değerlendirme süreci olduğu için iyi yönetilmesi gerekir. Öncelikle çalışanın can güvenliği ve sonrasında firmanın doğacak yaptırımlara karşı elinin güçlü kılıınması için hekim bu kararın sorumluluğunu dikkatlice alması/dağıtması ve yönetmesi gerekir.

    İşyeri Hekimi Tarafından Yapılması Gerekenler

    İşveren tarafından “yüksekte çalışabilir” ifadesi belirtilmesi istenen çalışanlar dışında kimseye ayrıca bu ifadenin eklenmemesi uygun olacaktır.

    Yüksekte çalışma raporu verilecek olan işin yerinde görüp incelenmesi gerekir. Eğer bu inceleme iş güvenliği uzmanı, işçi temsilcisi ve o işin sorumlu yetkilisi ile beraber yapılırsa daha sağlıklı olur. İnceleme esnasında bir risk değerlendirmesi yapılır. Eğer bir düşme sonucu yaralanma riski varsa bu değerlendirme mutlaka Risk Değerlendirme evrakına işlenmeli. Alınması gereken tedbirler kısmına “işyeri hekiminden yüksekte çalışabileceğine dair görüş alınmadan çalışma yaptırılmaması, yüksekte çalışma eğitiminin alınması” gerektiği eklenmeli/yazılmalıdır.

    İşyeri hekimi bu noktadan sonra yapılan işe göre “yüksekte çalışabilir raporu”nu nasıl vereceğine kendisi karar vermelidir. Benim önerim, yüksekte çalışma olarak yapılan işi ikiye ayırmak;

    1. Boy mesafesi veya 2 metreden daha yüksekte yapılmayan çalışmalar ile günde yarım saatten fazla yapılmayan 2 m.den daha yüksekte yapılan çalışmalar.
    2. Günde 2 metre yükseklikte yarım saatten fazla uzun süren çalışmalar

    1nci madde içinde tariflenen çalışmalar için öngörülen tetkikler istendikten ben kendim tek başıma “yüksekte çalışabilir raporu” veriyorum.

    2nci madde içinde tariflenen her türlü çalışma için mutlaka işe giriş muayene ve tetkikleri yanında “Ortopedi, Dahiliye, Göz, Psikiyatri/Nöroloji” uzman hekimlerinin yüksekte çalışma yönünden muayenesini talep ettiğim şöyle bir formun doldurularak tarafıma ulaştırılmasını ve bu hekimlerden “uygundur” onayı aldıktan sonra yine kendim “yüksekte çalışabilir raporu” veriyorum.

    Bu form sizi yüzde yüz kurtarmaz ancak sorumluluğunuzu dağıtacaktır. Neticede bir işyeri hekimi olarak imkan ve kabiliyetleriniz göz önüne alındığında yüksekte çalışmak zorunda olan çalışanların mevcut sağlık durumunu ortaya koymak oldukça zorken, ilgili uzmanların deneyim ve görüşlerinden faydalanmış olmanız sizin işinizi ne kadar ciddiye aldığınızı ortaya koyacaktır.

    Yüksekte yapılan işlerde çalışamayacaklar;
    a) Kadınlar, 18 yaş altında olanlar, bedensel engelliler, (Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü, ek cetvel)
    b) Kronik hastalar; dolaşım sistemi hastalıkları (HT, hipotansiyon, arterioskleroz, kalp ritim bozukluğu. Kalp yetmezliği, geçirilmiş miyokard infarktüsü), böbrek hastalıkları, nörolojik hastalıklar (epilepsi), psikiyatrik hastalıklar.
    c) Baş ve boyun travması geçirenler, ilaç, alkol ve uyuşturucu alışkanlığı olanlar, görme bozukluğu, vertigo semptomu olanlar.
    d) Yükseklik korkusu (akrofobi) olanlar.

    Ayrıca, yüksekte çalışma konusunda Sağlık Bakanlığı Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) bünyesinde işyeri hekimliği hizmeti sunmak üzere yayınladığı 16 Haziran 2011 ve 20065 sayılı Temel İş Sağlığı Hizmetlerinin Uygulama Usûl ve Esasları Hakkında Yönergenin (şu anda bu yönetmelik geçerli değildir!) EK  4-B İş Sağlığı Ve Güvenliği Konularında Verilecek Hizmetlerde Uygulanacak Birim Fiyat Listesinde;

    Yüksekte Çalışmaya Sağlık Açısından Uygunluk Raporu  (C’CG testi, nöropsikolojik test bataryası, tam kan, AKŞ, tarama odyogramı tetkikleri ile göz, dahiliye, nöroloji, KBB, ortopedi, psikiyatri konsültasyonları  sonucu düzenlenen rapor)”

    şeklinde yer alan bir kalem vardır. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı zamanında işyerlerine sunacağı işyeri hekimliği hizmeti esnasında istenecek olan “yüksekte çalışabilir raporu” için bu test ve muayeneleri de uygun görmüştür. (Şu anda böyle bir uygulama yok!)

    İşveren bu uygulamayı bir maliyet olarak görmemeli!

    Aslında kabul gördüğü üzere işyerindeki tüm tedbirlerden işveren veya işveren vekili sorumludur. İşyeri hekimi sadece alınması gereken tedbirlerle ilgili öneride bulunur. İşverene uygun yaklaşımlar için tavsiyeler sunar.

    Her ne kadar mevzuat yüksekte çalışır raporu’nun işyeri hekimince belirtilmesi gerektiğini söylese de aynı mevzuat hükümleriyle yetkilendirilmiş bir işyeri hekiminin bu raporu hakkıyla verecek imkan ve kabiliyeti sorgulanmalıdır. Günümüzde sağlık hizmeti bu kadar rahat ulaşılabilirken multi organ ve fizyolojik değerlendirme gerektiren bu kararların alınması esnasında ilgili uzman görüşlerine başvurmamak iş sağlığı ve güvenliğine olan ciddiyetsizliği gösterir.

    Yapılan iş, çalışanın hayatını riske atıyorsa ve imkan varsa, neden işe başlamadan önce kapsamlı bir muayeneden kaçınmak gerekir ki? Çalışanın sağlıklı olduğu uzman görüşleriyle de ortaya konduktan sonra doğabilecek herhangi bir olumsuzlukta işveren vicdanı rahat şekilde kendini savunabilecektir. İşveren iş sağlığı ve güvenliğin temini konusunda en önemli unsurdur.

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    Yazı eklenme: 22.11.2017
    Son Güncelleme: 24.11.2017

  • Yüksekte Çalışabilir Raporu – isg Yüksekte Çalışma

    Yüksekte çalışmak nedir? Yüksekte çalışabilir raporu nasıl alınız? Yüksekte çalışabilir raporunu kim verir? İşyeri hekimi yüksekte çalışabilir raporu verebilir mi? Yüksekte çalışır raporunu nereden alabiliriz?

    İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatları arasında “yüksekte çalışma” kavramı 5 Ekim 2013 yılında yayınlanan Yapı İşleri İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde; “Seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma; yüksekte çalışma olarak kabul edilir.” şeklinde tanımlanmıştır.

    Bu tanıma göre “yüksek” kavramı, kişiye ve yapılan işe göre değişmektedir. Kimi 5 cm.lik seviye farkını ayağı kayıp düşme sonucu yaranlma ihtimali nedeniyle yüksek kabul edebilecekken, kimi işveren merdivene çıkıp lamba takma işini yüksekten saymama şeklinde insiyatif kullanabiliyor.

    İş sağlığı ve güvenliği uygulayıcıları olarak hem işyeri hekimleri hem de iş güvenliği uzmanları, yürütülen işte en ufak kaza ve yaralanmaya karşı işvereni korumak adına her türlü tedbiri alma çabası göstersek de ne yazık ki mevzuattımızın bu gibi standartı olmayan göreceli konularında elimiz kolumuz bağlı kalıyor, bazen işimizi koruyabilmek adına işveren tarafına bir adım çekilmemiz gerektiği durumlar söz konusu olabiliyor.

    OSHA (ABD İş Sağlığı ve Güvenliği Standartı) “yüksek” ifadesini “düşmeden korunma” olarak belirtiyor. Düşmeden korunma için genel olarak işyerlerinde 1,2 m (4 ft); tersanelerde 1,5 m (5 ft); yapı işlerinde 1,8 m (6 ft) ve uzun süreli yapılan işlerde 2,4 m (8 ft) için tedbir alınmasını ön görüyor.

    Biz de en azında elimizde bir kaynak olarak gösterebileceğimiz bu standartı göz önünde bulundurarak 1,2 m üzerinde yapılan işleri yüksekte çalışma olarak kabul edebiliriz. Zaten İSG profesyonelleri olarak işyerinde yürütülen faaliyet ve işlerle bölüm bölüm ilgilenerek tam anlamıyla “yüksekte çalışma” yapılan işleri tespit ederek bunu işverene yazılı bildirmek ve gerekli önlemleri (İşe Giriş ve Periyodik Muayene formunda “yüksekte çalışma yapabilir” ibaresi; yüksekte çalışma eğitimi) alması konusunda işvereni uyarmak zorundayız.

    İşyeri Hekimi Olarak Yüksekte Çalışabilir Raporu Sorumluluğu

    İşyeri hekimi Ek-2 İşe Giriş ve Periyodik Muayene Formu‘nun mevzuattaki örneğinde Kanaat ve Sonuç kısmının sonunda belirtildiği üzere “Yapılan muayene sonucunda çalışanın gece veya vardiyalı çalışma koşullarında çalışıp çalışamayacağı ile vücut sağlığını ve bütünlüğünü tamamlayıcı uygun alet teçhizat vs… bulunması durumunda çalışan için bu koşullarla çalışmaya elverişli olup olmadığı kanaati belirtilecektir.” ifadesi dolayısıyla çalışanın:

    • Gece çalışıp çalışamayacağını,
    • Fazla mesai yapıp yapamayacağını,
    • Vardiyalı çalışıp çalışamayacağını,
    • Yüksekte çalışıp, çalışamayacağını,
    • Gürültülü ortamlarda kulaklıkla çalışabileceğini,
    • Tozlu ve dumanlı ortamda uygun maske ile çalışabileceğini,
    • Gözlükle çalışması gerektiğini,

    … gibi durumları da belirtmesi gerekmektedir.

    Bu noktada işyeri hekimi, kendisinden talep edilen yüksekte çalışabilir raporunu vermekle yükümlü bırakılmıştır. Ancak bu kararı verirken kendince öngördüğü tetkik ve muayeneleri yaptırmak konusunda hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Hekimler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür. (6331 sayılı İSG Kanunu, Madde 8, 1nci bent)

    İşyeri Hekiminin Yüksekte Çalışabilir Raporu verirken dikkat etmesi gereken noktalar nelerdir? >>>

    Dr. Fatih Hakan ÇAM
    Yazı eklenme: 22.11.2017
    Son Güncelleme: 22.11.2017

  • İşçinin kullandığı uzun süreli istirahat raporu fesih sebebi mi?

    Çalışanların sıkça sorduğu konulardan biri de, hastalık nedeniyle uzun süreli istirahat raporu kullanmanın İş Yasası yönünden, bir sakınca yaratıp yaratmayacağıdır.

    Uzun süreli istirahat raporunun işçi açısından olumsuz bir sonuç yaratması, rapor süresinin iş sözleşmesinin fesih bildirim süresini 6 hafta aşması halinde mümkündür. Bu itibarla fesih bildirim süresinin ne olduğunu bilmek gerekmektedir.

    Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi şarttır.

    İşçinin işteki kıdemine göre, iş sözleşmesinin fesih bildirim süresi değişmektedir. Bu bildirim süreleri 4857 sayılı İş Yasası’nın 17. Maddesi’ne göre şöyledir:

    İş sözleşmeleri;

    • İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
    • İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
    • İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
    • İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, Feshedilmiş sayılır.

    Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

    İşçinin hastalık ve kaza hallerinde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; istirahat sürelerinin yukardaki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. (4857 sayılı Yasa madde 25)

    Bu durumda;

    • Çalışma süresi altı aydan az olan işçi için, istirahat süresinin 8 haftayı aşması,
    • Çalışma süresi altı aydan bir buçuk yıla kadar olan işçi için, istirahat süresinin 10 haftayı aşması,
    • Çalışma süresi bir buçuk yıldan üç yıla kadar olan işçi için, istirahat süresinin 12 haftayı aşması,
    • Çalışma süresi üç yıldan fazla olan işçi için, istirahat süresinin 14 haftayı aşması, halinde;

    İşverenin bildirimsiz fesih hakkı doğar.

    Örnek: İşyerinde çalışma süresi 2 yıl olan işçiye hastalığı dolayısıyla 90 günlük istirahat raporu verildiğini varsayalım. Yukarda belirtildiği gibi, çalışma süresi 2 yıl olan işçinin istirahat süresinin 12 haftayı aşması halinde işverenin iş sözleşmesini feshetme hakkı bulunmaktadır.

    12 haftax7 gün= 84 gün.

    Rapor süresi= 90 gün.

    Fark= 6 gün.

    Rapor süresi 12 haftayı aşmaktadır.

    Bu durumda, işverenin iş sözleşmesini bildirimsiz feshetme hakkı doğar. Ancak iş sözleşmesi bu nedenle feshedilirse, işçinin kıdem tazminatı ödenmelidir. Kıdem tazminatının hesabında, 90 günlük rapor süresinin 12 haftayı aşan kısmı olan 6 gün dikkate alınmayacaktır.

    Ahmet Metin AYSOY

    www.muhasebeweb.com