Etiket: işyeri hekimlerine özel

  • Kimyasal Maruziyetin Önlenmesi

    Kimyasal maruziyetin önlenmesi için neler yapılmalıdır? Ne zaman kimyasal maruziyet önlemleri alınmalıdır? Hangi işyerleri kimyasal maruziyet önlemi almalıdır?

    Kimyasal üretim, dolum, aktarım yapılan işlerde kişisel maruziyet, çalışanların işyerlerinde zararlı kimyasallara doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kalmaları söz konusudur. Kimyasallarla maruziyet, soluma, deri teması veya yutma yoluyla olabilir ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Türkiye’de bu konuda düzenlemeler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmelikler doğrultusunda yapılmaktadır.

    [tie_list type=”checklist”]

    Kimyasal Maruziyetin Önlenmesi için alınması gereken önlemler

    Risk Değerlendirmesi:

    • İşyerinde kullanılan kimyasalların türü, miktarı ve maruziyet yolları belirlenmeli.
    • Kimyasal risk değerlendirmesi yapılarak potansiyel tehlikeler ve maruziyet seviyeleri saptanmalı.

    İş Güvenliği:

    • Havalandırma sistemleri kurulmalı ve etkin bir şekilde çalıştırılmalı.
    • Kimyasal maddelerin güvenli bir şekilde depolanması sağlanmalı.
    • Tehlikeli maddelerin kullanımını minimize edecek süreç değişiklikleri yapılmalı.

    Kişisel Koruyucu Donanım (KKD):

    • Solunum koruyucuları, gözlükler, eldivenler ve koruyucu giysiler gibi uygun KKD’ler temin edilmeli ve kullanılmalı.
    • KKD’lerin doğru kullanımı ve bakımı konusunda çalışanlar eğitilmeli.[/tie_list]

      [tie_list type=”plus”]

    Maruziyetin İzlenmesi ve Kontrolü

    Periyodik Sağlık Kontrolleri:

    • Çalışanların sağlık durumları düzenli olarak kontrol edilmeli.
    • Kimyasal maruziyetin sağlık üzerindeki etkilerini belirlemek için biyolojik izleme yapılmalı.

    Çevresel İzleme:

    • İşyerinde kimyasal maddelerin seviyeleri düzenli olarak ölçülmeli.
    • Ölçüm sonuçları iş sağlığı ve güvenliği standartlarına uygun olmalı.

    Eğitim ve Bilgilendirme:

    • Çalışanlara kimyasal maddelerin tehlikeleri ve maruziyetin önlenmesi hakkında düzenli eğitimler verilmeli.
    • Acil durum prosedürleri ve ilk yardım bilgileri çalışanlara aktarılmalı.

    Mevzuat

    Türkiye’de kimyasal maruziyetle ilgili yasal düzenlemeler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yer alan yönetmeliklerde detaylandırılmıştır. Bunlardan bazıları: [/tie_list]

    [tie_list type=”lightbulb”] Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik:

    • Kimyasal maddelerle çalışmalarda alınacak sağlık ve güvenlik önlemleri belirlenmiştir.
    • Kimyasal risk değerlendirmesi ve kontrol önlemleri hakkında ayrıntılı hükümler içermektedir.

    Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik:

    • Kimyasal maruziyetin yanı sıra diğer fiziksel risklere de değinmektedir.

    İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik:

    • Kimyasal kazalar ve acil durumlar için alınması gereken önlemler ve acil durum planları hakkında bilgiler içermektedir.

    Kimyasal işlerde kişisel maruziyeti önlemek için işverenler, çalışanların güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm önlemleri almalı ve düzenli olarak denetim yapmalıdır. Bu süreçte işyeri hekimlerinin rolü, çalışanların sağlık durumunu izlemek ve maruziyetin olumsuz etkilerini en aza indirmek için gerekli sağlık kontrollerini gerçekleştirmektir. [tie_list type=”checklist”]

    Kimyasal Maruziyet Ölçüm Süreci

    1. Hazırlık ve Planlama:
      • Risk Değerlendirmesi: Ölçüm yapılacak kimyasal maddeler ve maruziyetin olabileceği iş süreçleri belirlenir.
      • Ölçüm Planı: Hangi kimyasalların, hangi noktalarda ve hangi sıklıkla ölçüleceği belirlenir. Ayrıca, kullanılacak ölçüm cihazları ve yöntemleri de planlanır.
    2. Ölçüm Yöntemleri:
      • Kişisel Örnekleme: Çalışanın üzerinde taşınan kişisel örnekleyiciler kullanılarak yapılan ölçümlerdir. Bu cihazlar, çalışanların maruziyetini gerçek zamanlı olarak kaydeder.
      • Bölgesel Örnekleme: İşyerinin belirli bölgelerinde yerleştirilen sabit örnekleyicilerle yapılan ölçümlerdir. Bu yöntem, işyerindeki genel kimyasal konsantrasyonları belirler.
      • Anlık (Spot) Ölçümler: Anlık ölçüm cihazları ile kısa süreli maruziyet seviyeleri belirlenir. Bu yöntem, ani kimyasal salınımlarını tespit etmek için kullanılır.
    3. Ölçüm Cihazları:
      • Gaz ve Buhar Dedektörleri: Gazların ve buharların konsantrasyonlarını ölçen taşınabilir veya sabit cihazlar.
      • Hava Örnekleme Pompaları ve Filtreler: Havadaki partikülleri toplamak için kullanılır ve laboratuvar analizine gönderilir.
      • Biyolojik İzleme Cihazları: Kimyasalların vücuda girip girmediğini ve hangi seviyede olduğunu tespit etmek için biyolojik örnekler (kan, idrar, vb.) alınır.
    4. Numune Alma ve Analiz:
      • Numune Alma: Belirlenen yöntem ve cihazlarla hava numuneleri alınır. Numune alma sırasında ortam koşulları ve çalışma süreçleri de kaydedilir.
      • Laboratuvar Analizi: Toplanan numuneler akredite laboratuvarlarda analiz edilir. Kimyasal maddelerin türü ve konsantrasyonu belirlenir.
    5. Sonuçların Değerlendirilmesi:
      • Standartlarla Karşılaştırma: Ölçüm sonuçları, ulusal ve uluslararası maruziyet limit değerleriyle (TWA, STEL, vb.) karşılaştırılır.
      • Risk Analizi: Sonuçlara göre maruziyet riskleri değerlendirilir ve gerekiyorsa ek önlemler planlanır.[/tie_list]

        [tie_list type=”plus”]

    Yasal Gereklilikler

    Türkiye’de kimyasal maruziyet ölçümleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yer alan yönetmeliklere göre yapılmalıdır. Özellikle aşağıdaki yönetmelikler bu konuda önemli hükümler içermektedir:

    1. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik:
      • Kimyasal maddelerle ilgili risk değerlendirmesi ve ölçüm prosedürleri belirlenmiştir.
      • Kimyasal maruziyet limit değerleri ve bu değerlere uyum için alınacak önlemler açıklanmıştır.
    2. Çalışanların Sağlık ve Güvenliği İçin İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik:
      • İşyerinde yapılacak ölçüm, test ve analizlerin standartları ve bu hizmeti verecek laboratuvarların yetkilendirilmesi ile ilgili kurallar yer almaktadır.[/tie_list]

        [tie_list type=”starlist”]

    Uygulama Önerileri

    • Periyodik Ölçümler: Kimyasal maruziyet ölçümleri düzenli aralıklarla yapılmalı ve sonuçlar sürekli izlenmelidir.
    • Eğitim ve Bilgilendirme: Çalışanlar, kimyasal maruziyetin tehlikeleri ve ölçüm sonuçları hakkında bilgilendirilmelidir.
    • İyileştirme Faaliyetleri: Ölçüm sonuçlarına göre gerekli mühendislik kontrolleri ve kişisel koruyucu donanım kullanımı gibi önlemler alınmalıdır.[/tie_list]

      Kimyasal maruziyet ölçümü, çalışanların sağlığını korumak ve işyerindeki kimyasal riskleri yönetmek için hayati öneme sahiptir. Bu süreçte doğru ve güvenilir ölçüm yöntemlerinin kullanılması, sonuçların doğru değerlendirilmesi ve uygun önlemlerin alınması büyük önem taşır.

  • İşyeri Hekimleri Reçete Yazabilir mi?

    İşyeri Hekimleri reçete yazmak için doğru kişi mi? İşyeri hekimleri reçete yazmalı mı? İşyeri hekimi reçete yazmak zorunda mı?

    Reçete Nedir?

    Reçete, hekimin imzasını taşıyan ve hekime hukuksal sorumluluk yükleyen resmi bir belgedir! Reçetenin resmiliği, hastanın Sosyal güvenlik Kurumundan güvence taşımasıyla ilişkili değildir! Reçetenin resmi bir belge olması hekimliğin aynı zamanda bir kamu görevi olmasıyla ilgilidir. Sosyal güvencesi olmayan hastaya da reçete yazılabilir. Bu reçete de resmidir ancak hasta bunu eczaneden almak istediğinde cebinden öder.

    [box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]Reçete, hekimin imzasını taşıyan ve hekimin profesyonelliğinin, seçkinliğinin, uyguladığı sanatın bir yansıması olan ve alelade bir kağıt parçasına indirgenmeyecek değerde ve önemde, hukuksal anlamda geçerliliği olan resmi bir belgedir![/box]

    Reçete yazmanın kendisi teknik bir iştir. İlaç seçimi zahmetli ve bilimsel bir iştir. Çünkü reçeteye yazılacak ilaç seçilirken “[tie_tooltip text=”Etkin, güvenli, uygun, ucuz ilacın tedavide kullanılması” gravity=”n”]rasyonel (akılcı) tedavi[/tie_tooltip]” amaçlanır. Neticede ilaç seçimi “Kanıta Dayalı Tıp” ilkelerine göre yapılır. Kanıta dayalı tıp yaklaşımında Neden? ya da Neden değil? sorularına bilimsel yanıtlar aranır. Otomatize bir seçim yoktur. Hastayla ve hastalıkla ilgili bütün koşullar dikkate alınarak tedavi planlanır.

    Kimler Reçete Yazabilir?

    Türkiye’deki yasal düzenlemelere göre, reçete yazma yetkisine sahip olanlar hekimler, diş hekimleri ve veteriner hekimlerdir. Yetki her zaman beraberinde bir sorumluluğu da getirir/yükler. Reçeteyle ilgili olarak yaşanabilecek sorunlar hekimin “ihmal” ve “kusuru” olarak değerlendirilir.

    Reçete, ceza hukuku manasında bir evrak niteliğindedir. Dolayısıyla hekim dışında bir kimse tarafından hazırlanması halinde evrakta sahtekarlık oluşur.

    Hekimin Reçete Yazma Yükümlülüğü

    Reçete yazarken, ilacın etkileri ve yan etkileri göz önünde tutulmalıdır. Hekim reçete düzenlerken özel bir özen yükümlülüğü altındadır. Hekim literatürde aksi yönde tereddütle belirtilmemişse, ilaç üreticisinin verilerine ve açıklamalarına güvenebilir. Hekimin, ilacın kullanma talimatını göz önünde bulundurması gereklidir. Reçeteye yazılan ilaçlarla ilgili aydınlatma yükümlülüğü yine hekime aittir.

    Hekim hatalı, eksik veya yanlış anlaşılabilecek bir reçete düzenlediği, muhtemel karşı endikasyonları göz önünde bulundurmadığı veya kullanılmasına müsaade edilen en fazla dozun aşılmasına işaret etmediği takdirde taksirle hareke etmiş olacağı kabul edilmektedir.

    İşyeri Hekimi Reçete Yazabilir mi?

    İşyeri Hekimleri, hekim olarak reçete yazma yetkisine sahiptir. Ancak görevleri konusunda buna değinilmemiştir.

    İşyeri Hekimi ve diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki ve Sorumluluklarına dair Yönetmeliğin 9ncu Maddesinde işyeri hekimlerinin işyerinde “ayaktan teşhis ve tedavi” hizmeti sunacağına dair bir ibare bulunmamaktadır! İşyeri hekimlerinin görevi çalışanların sağlığını gözetmek ve işverene işin yürütümü esnasında danışmanlık hizmeti vermek olarak anlaşılmaktadır.

    “Çalışanın sağlık gözetimi” ifadesi çalışanın işe girerken işe uygunluğunun değerlendirmesi ve işin yürütümü esnasında koruyucu sağlık hizmetinin verilmesi olarak anlaşılmaktadır. Bu süreçlerde çalışanların karşılaştığı bazı sağlık sorunları olacaktır. [tie_list type=”heart”]

    • Akut sağlık sorunlarında acil tıbbi müdahaleyi gerektiren durumların işveren tarafından imkan sağlandıysa (işyerinde tıbbi müdahaleyi sağlayacak bir tıbbi birim kurulduysa ve burada müdahale için gerekli malzemeler sağlandıysa) hasta en yakın sağlık kurumuna nakil olana kadar ilk müdahalenin yapılması,
    • Acil tıbbi müdahaleyi gerektiren bir durum olmadığında en yakın sağlık kurumuna sevkinin sağlanması,
    • Kronik rahatsızlıklar içinse mevcut uzman hekim ve ilgili sağlık kuruluşlarındaki takiplerinin izlenmesi olarak değerlendirilir. [/tie_list]

    İlgili maddede işyeri hekimi, çalışanları işe girerken ve en geç mevzuatın belirlediği süreler içinde periyodik olarak muayene etmekle görevlendirmiştir. Bu muayeneler esnasında çalışanlarda bazı sağlık sorunları tespit edilebilir. Bu sorunların işyerinde, ilgili uzman hekimin görüşü almadan bir aile hekimi gibi tedavi planı oluşturmak, bazı olumsuz durumlara sebebiyet vereceği unutulmamalıdır. Hekim her ne kadar sanatının icrasında uzman ve kabiliyetli olsa da işyeri gibi kapalı bir ortamda hele ki hastalıkla ilgili uzman bir hekimden ikincil bir görüş almadan çalışanın tedavi sorumluluğunu üzerine alması günümüz Türkiye’sinde doğru kabul görmeyebilir.

    [box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]İşyeri hekimlerinin tabi olduğu 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile İşyeri Hekimi ve diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki ve Sorumluluklarına dair Yönetmeliği dahil bu kanuna bağlı yönetmeliklerin hiç birinde “İşyeri Hekiminin çalışanlara tedavi uygulayabileceği / Reçete yazabileceği” BELİRTİLMEMİŞTİR! [/box]

    Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu yayınladığı Sağlık Uygulamaları Tebliği‘ne göre işyeri hekiminin yazdığı reçeteleri karşılamaktadır! Bu işyeri hekiminin reçete yazması gerektiği anlamına gelmemekle beraber Kurum’un işyeri hekimlerinin de reçete yazmasına müsaade ettiğini gösteriyor.

    Ancak burada da şöyle çelişkili bir durum var: 6331 sayılı İSG Kanunu, Sağlık gözetimi ile ilgili 15nci maddesi 4ncü fıkrası “sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanacağı”nı belirtmektedir. Yani, iş sağlığı uygulamaları kapsamında yapılan işe giriş ve periyodik muayeneler, sağlığı koruyucu ve geliştirici faaliyetler, rehberlik hizmetleri ve (demek ki yapılıyorsa) ayaktan teşhis ve tedavi hizmeti gibi sağlık gözetim işlerinden kaynaklı masraflar (buna reçeteler de dahil oluyor) işveren tarafından ödenmesi gerekirken, Kurum tarafından bir ödeme durumu doğuyor. [tie_list type=”lightbulb”]

    İşyeri Hekiminin Reçete Yazarken Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

    • Reçete yazmak zorunda değilsiniz, mevzuatta böyle bir görev tanımı yok. Ancak iş sözleşmenizde böyle bir hizmet vermeyi kabul ettiyseniz işyeri hekimliğine ek olarak hekimlik sıfatınızı kullanarak reçete yazabilirsiniz.
    • Sadece İSG Katip üzerinden atanmış olduğunuz işyerindeki çalışanlara reçete yazabilirsiniz.
    • İşverene reçete yazamazsınız. (Bağkur’lu)
    • Emeklilere reçete yazamazsınız. (Yazarsınız ama eczaneden ücretli alır ilaçlarını)
    • İSG Katip üzerinden atanmış olduğunuz işyerinde çalışan ancak atanmış olduğunuz işyeri NACE koduna tabi olmayan hiç kimseye aynı işi bile yapıyor olsa, taşeron da olsa reçete yazamazsınız.
    • İzinli, raporlu, görevli, uzaktan çalışan… vb. görmediğiniz hiç kimseye reçete yazmayın![/tie_list]

    Sık Sorulan Sorular

    İş yeri hekiminin yazdığı reçete eczaneden alınabilir mi?

    Evet. İşyeri hekimi tarafından reçete edilmesi halinde ilaçlar sözleşmeli eczanelerden temin edilir.

    İşyeri hekiminin yazdığı reçete kaç gün geçerli? 

    Reçetelerin geçerlilik süresi, yazıldığı tarihten itibaren genellikle 3 iş günü olarak kabul edilir.

    Raporlu ilaçlar işyeri hekimi tarafından yazılabilir mi?

    Raporlu ilaçlar eskisi gibi SGK tarafından karşılanmıyor. Ancak yapılan yeni düzenleme ile ilgili şöyle bir haber var:

    [toggle title=”Bazı raporlu ilaçları aile hekimleri yazabilecek” state=”close”]Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, raporlu kronik Hepatit B ve D, diyabet ve kardiyoloji ilaçlarının artık aile hekimlerince yazılabileceğini duyurdu. Bakan Işıkhan raporlu ilaç kullanan hastalar için yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

    2 milyon raporlu ilaç kullanan vatandaşın bu düzenlemeden faydalanabileceğini vurgulayan Işıkhan, “Bildiğiniz üzere vatandaşlarımız, raporlu ilaçlarının bir kısmını reçete ettirebilmek için hastanelere gitmek ve ilgili doktordan yazdırmak durumundalar. Hastanelerdeki yoğunluğu azaltmak, raporlu hastalarımızın işini kolaylaştırmak için aile hekimlerinin reçete edebildiği ilaçların sayısını artıran yeni bir düzenleme yapıyoruz” dedi. “Yaklaşık 2 milyon vatandaşımızın faydalanabilecek”

    Bu kapsamda aile hekimlerinin reçete edebildiği ilaçlara yeni düzenleme ile eklenen ilaçların hangi hastalıkların tedavisinde kullanıldığını ifade eden Işıkhan, sözlerine şöyle devam etti: “Yaklaşık 2 milyon vatandaşımızın faydalanabileceği; kronik Hepatit B ve D tedavisinde, Diyabet tedavisinde; kardiyoloji alanında kullanılan ilaçların, ilgili sağlık raporlu hastalarımızca Hastanelerde sıra beklemeden, aile hekimlerine giderek yazdırabilmelerinin önünü açıyoruz. Ayrıca mevcut durumda hekimler tarafından en fazla 3 aylık ilaç reçete edilebiliyorken yeni düzenlemeyle raporu düzenleyen hekim tarafından 1 yıla kadar reçete edilebilecek ve hastalarımız tekrar hekime başvurmaya gerek kalmadan ilaçlarını bu süre zarfında 3er aylık dozda sözleşmeli eczanelerden temin edebilecekler.”

    Kaynak: TRT Haber / 17.05.2024 12:51 [/toggle]

    İşyeri hekimleri reçete yazabilir. Yetkileri vardır ancak görevleri değildir! Yazıp yazmama takdiri işyeri hekiminin kendisindedir!

  • Kimyasal Maruziyet Testleri

    Kişisel kimyasal maruziyet ölçümlerinde, çalışanların zararlı kimyasallara ne kadar maruz kaldığını belirlemek için çeşitli parametreler ölçülür. İşyerlerinde kullanılan kimyasalların türüne ve çalışanların maruziyet yollarına bağlı olarak farklı kimyasal maddeler ve bileşenler ölçülebilir.

    Kişisel kimyasal maruziyet ölçümlerinde ölçülebilecek bazı temel parametreler:

    1. Gazlar ve Buharlar

    • Organik Solventler: Benzen, toluen, ksilen gibi organik solventler.
    • İnorganik Gazlar: Karbon monoksit, sülfür dioksit, amonyak, klor gibi gazlar.
    • Buharlar: Formaldehit, metanol, aseton buharları.

    2. Partiküller ve Aerosoller

    • Tozlar: Metal tozları (örneğin kurşun, kadmiyum), mineral tozlar (örneğin silika).
    • Lifler: Asbest, cam elyafı.
    • Dumanlar: Kaynak dumanları, metal buharları.

    3. Metaller

    • Ağır Metaller: Kurşun, cıva, kadmiyum, krom, nikel.
    • Diğer Metaller: Alüminyum, demir, bakır.

    4. Biyolojik Ajanlar

    • Mikroorganizmalar: Bakteri, virüs, mantar sporları.
    • Biyoaerosoller: Bitki ve hayvan kökenli parçacıklar.

    5. Asidik ve Bazik Bileşenler

    • Asitler: Sülfürik asit, nitrik asit, hidroklorik asit buharları.
    • Bazlar: Sodyum hidroksit, potasyum hidroksit buharları.

    6. Uçucu Organik Bileşikler (VOC’ler)

    • Alkanlar, Alkenler ve Aromatikler: Benzen, etilbenzen, toluen, ksilen.
    • Halojenli Bileşikler: Trikloroetilen, perkloroetilen.

    7. Pestisitler ve Tarım Kimyasalları

    • Organofosfatlar: Paration, malation.
    • Karbamatlar: Karbaril.

    8. Diğer Önemli Kimyasallar

    • Ftalatlar: DEHP, DBP.
    • Poliklorlu Bifeniller (PCB’ler): Çeşitli PCB türleri.

    Ölçüm Teknikleri ve Cihazları

    • Gaz ve Buhar Dedektörleri: Çalışanların nefes alma bölgesine yerleştirilen kişisel gaz dedektörleri.
    • Hava Örnekleme Pompaları ve Filtreler: Çalışanın üzerinde taşınan ve havadaki partikülleri toplayan cihazlar.
    • Aktif ve Pasif Örnekleyiciler: Gaz ve buharların toplandığı örnekleme tüpleri veya difüzyon örnekleyicileri.
    • Biyolojik İzleme: Kan, idrar veya nefes analizleri ile kimyasal maruziyetin biyolojik göstergelerinin ölçülmesi.

    Mevzuat ve Standartlar

    Türkiye’de kişisel kimyasal maruziyet ölçümleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmeliklerde belirtilen standartlar ve prosedürler doğrultusunda yapılmalıdır. Ölçümlerde dikkate alınacak bazı temel yönetmelikler şunlardır:

    • Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik
    • Çalışanların Sağlık ve Güvenliği İçin İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analiz Laboratuvarları Hakkında Yönetmelik
    • Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği

    Örnek Durumlar ve Maruziyet Kontrolü

    • Endüstriyel Boya İşlemleri: Organik solvent buharları, ağır metal tozları.
    • Tarım İlaçlaması: Pestisit buharları ve aerosolleri.
    • Metal İşleme ve Kaynak: Metal buharları ve dumanları.
    • Laboratuvar Çalışmaları: Çeşitli kimyasallar ve reaktifler.

    Mesleki Maruziyet Testleri Çalışılacak Örnekler

    Fenol, Hippürik Asit, Mandelik Asit vb. meslek hastalıkları testleri için çalışanların vardiyalarının sonunda idrar örneği almak gerekmektedir. Referans ve toksik düzeyler vardiya sonu alınmış idrar örnekleri için verilmiştir. Temiz, saydam, sızdırma yapmayan, döner kapaklı, polietilen idrar kaplarına en az 20 mL idrar örneği alınması gerekmektedir. İdrar örnekleri soğuk zincirde laboratuvara ulaştırılmalıdır.

    Meslek hastalıkları testleri için alınmış idrar örnekleri (mandelik asit, hippürik asit, t,t mukonik asit, fenol, orto-para krezol, metil hippürik asit, fenil glioksilik asit vb. testler) aksi talep edilmedikçe 2 ay süreyle derin dondurucuda muhafaza edilirler. Bu süre zarfında ilave test/tekrar test çalışması talep edilebilir.

    Maruziyet testlerinin biyolojik izleminde idrar kreatinin değerleri 30-300 mg/dl sınırları içinde olmalıdır.<30 ve > 300 mg/dl ise yeniden idrar numunesi alınarak test tekrarlanmalıdır.

    MESLEKİ MARUZİYET TAKİBİNDE KULLANILAN TESTLER :

    kimyasal maruziyet testleri

    • Fenil glioksilik asit : Stiren maruziyetinde kullanılır.
    • Fenol : Benzen (benzol), fenoller, naftoller ve bunların türevlerinin vücuttaki toksik etkilerinin belirlenmesi için idrarda fenol ölçümü yapılır.
    • Hippürik asit : Toluen ve ksilen (ksilol) maruziyetinde kullanılır.
    • Kolinesteraz : Organofosfat zehirlenmelerinde kullanılır
    • Mandelik asit : Stiren maruziyetinde kullanılır.
    • Metil hippürik asit : Ksilen (ksilol) maruziyetinde kullanılır.
    • O-kresol : Kresol ve fenol maruziyetinde kullanılır
    • P-kresol : Kresol ve fenol maruziyetinde kullanılır
    • Trans-mukonik asit : Benzen maruziyetinde kullanılır.
    • Hidroksipiren : Polisiklik Aromatik Hidrokarbonların (PAH) maruziyetinde kullanılır.
    • 2,5 Hekzandion : N-Hekzan maruziyetinde kullanılır.

    FENİLGLİOKSİLİK ASİT

    Örnek türü : Spot İdrar.
    Örnek kabı : Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC

    Eşik değer: Fenil Glioksilik Asit Biyolojik Maruziyet İndeksi (BMİ) 100 mg/L.
    Kaynak: Deutsche Geselschaft für Arbeitsmedizin und Umweltmedizin e.V. (bkz. http://www-dgaum.med.uni-rostock.de/leitlinien)
    Stiren maruziyeti için; İdrarda (mandelic acid + phenylglyoxylic acid) değerleri toplamı için B.M.I : 400 mg/g kreatinin
    Bu biyolojik maruziyet indeksleri (B.M.İ.) vardiya sonunda alınan idrar örnekleri için verilmiştir. Kaynak: ACGIH-American Conference of Govermental and Industrial Hygienists
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, ≤-20°C’de 2 ay süreyle saklanabilir.
    Kullanımı: Stiren plastik sentezi için kullanılan önemli bir monomerdir. Vücutta konjuge olmadan %85 Mandelik Asit ve %15 Fenil Glioksilik Asit olarak idrara çıkar. Stiren hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit edilemez. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır. İdrardaki metabolit konsantrasyonları maruz kalınan Stiren miktarıyla orantılıdır. Stiren maruziyetini görmek için idrarda kantitatif Mandelik Asit ve Fenil Glioksilik Asit düzeylerine bakılır.
    Ek Bilgiler: Akut zehirlenmelerde başlıca belirtiler öfori ve halüsinasyondur. Kronik zehirlenmelerde merkezi ve periferik sinir sistemi, karaciğer ve böbrek hasarları meydana gelir. Karsinojenik etkisi henüz tespit edilmemiştir.

    FENOL

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 10 mL.
    Örnek alma zamanı: Benzen ve Fenol maruziyetlerinde 8 saat sonra idrar örneği alınması gereklidir (işyeri uygulamalarında vardiya sonrası idrar örneği alınmalıdır).
    Analiz yöntemi: HPLC
    Referans Aralığı: Normal (maruziyet olmayan kişilerde) 4.5-20.7 mg/g Kreatinin.
    Kaynak: CDC, NIOSH, Method 8305 (1994).
    Benzen Biyolojik Maruziyet İndeksi (BMİ): 50 mg/g kreatinin.
    Kaynak: Mayo Medical Laboratuvarları/Medtox Laboratuvarları Test Kataloğu.
    Phenol Maruziyet İndeksi (BMI) : 250 mg/g kreatinin
    Kaynak : ACGIH
    Ret kriteri: Bazı idrar örnekleri için stabilizatör olarak kullanılan hekzametilentetramin (ürotropin) katılmış örneklerde (sinyali tamamen yok ettiğinden) çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği oda sıcaklığında 3 gün, 2-8 °C’de 4 hafta, – 20 °C’de 2 aya kadar dayanıklıdır.
    Kullanımı: Benzen ve/veya Fenol maruziyetinin bir göstergesi olarak idrarda Fenol düzeyleri bakılmaktadır. Sadece Benzen ve/veya Fenol kullanılan endüstri çalışanları değil, trafik gazlarına maruz kalım ve tütün ürünlerinin inhale edilmesi yoluyla da Fenol maruziyeti olmaktadır.
    Sindirim kanalında bakterilerin etkisiyle Tirozin’den Fenol meydana gelir. Bu nedenle sağlıklı kişilerde de idrarda ve kanda Fenol bulunur.
    Hemodializdeki üremik hastaların kanında sağlıklı kişilerden daha fazla Fenol bulunur.
    Benzen maruziyetinin tespitinde ve doz izlenmesinde tek başına Fenol ölçümü yeterince spesifik değildir. Bu nedenle daha spesifik bir test olan t,t-mukonik asit ölçümü ile birlikte yapılmalıdır.
    Toksik Etkiler : Fenol bileşikleri ve homologlarının çoğu zehirli maddelerdir. Fenol kişide merkezi sinir sistemi depresyonu ve diğer toksik etkilere(buharı göze ve direk teması cilde koroziv etkisi nedeniyle yanıklar meydana gelir, bulantı, aşrı terleme) neden olur. Deri ile temasta o bölge propiletilen glikol veya izopropil alkol ile, olmadığı takdirde bol su ile yıkanmalıdır. Fazla miktarda Fenol alınması durumunda karaciğer sitokrom P 450 enzim sistemi harabiyeti olur ve sitokrom P 420’ye dönüşür. Böbrekler üzerine toksik etkisi, kalbe toksik etkisi (ritim bozukluğu, nöbet, koma), buharı solunduğunda akciğer ödemi yapıcı etkileri vardır.
    Ek Bilgiler: Basit fenoller maden kömürü katranından elde edilirse de bugün ucuz olarak benzenden sentez edilmektedir.
    Önemli bir endüstriyel atık olan fenolun dünyadaki ve ülkemizdeki kullanım alanlarından en önemlisi fenolik reçine üretimidir. Fenolik reçineler, kâğıt endüstrisi, kauçuk işletme endüstrisi ile yalıtım ve yüksek sürtünmeye dayanıklı malzeme üretiminde kullanılmaktadır. Fenol’den Bakalit ve Naylon elde edilir. Bunun dışında fenol, ilaç endüstrisinde (özellikle Aspirin), kozmetiklerde, güneş koruyucularda, saç boyalarında, cilt parlatıcılarında, böcek öldürücülerde, temizlik ürünlerinin imalatında kullanılmaktadır. Fenolün bütün türevleri mikrop öldürücüdür. Fenol ayrıca oral anestezik ve analjezik özelliği nedeniyle Farenjitlerde de kullanılır.
    Fenol içeren su klorlandığında zehirli poliklorlu fenoller oluşur.

    2,5-Heksandion :

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 10 mL.
    Analiz yöntemi: HPLC
    Eşik Değer:
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: 2,5-Heksandion (2,5-Hexanedione) , n-heksanın ana metabolitidir ve n-heksan polinöropatisinin nedeni olarak kabul edilir. Bu nedenle, n-heksana maruz kalmanın biyolojik izlenmesi için 2,5-heksandion ölçmek faydalıdır.
    Ek Bilgi : n-Heksan (HEX), bitkisel yağların üretiminde, polietilen ve polipropilenlaminasyonda, plastiklerin ve kauçukların üretiminde bir seyreltici olarak polisaj ve polipropilenlaminasyonda organik çözücü olarak kullanılan, petrol ve isin önemli bir bileşenidir. lastik üretimi, ilaç sanayii ve kozmetik sektörünün yanı sıra, benzinin bileşiminde, kuru temizleme ürünlerinde, doku imalatında ve matbaalarda kullanılmaktadır

    HİDROKSİPİREN

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Analiz yöntemi : HPLC
    Eşik Değer : 1-Hydroxypyren : 0,5 ug/L,
    1-Hydroxypyren/kreatinin : 0,3 ug/g kreatinin.
    Ret kriteri : Saklama koşullarına uyulmamış idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite : Oda ısısında ve 2-8°C’de 2 gün, -18°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı : 1-Hydroxypyrene Polisiklik Aromatik Hidrokarbonların (PAH) maruziyetini belirlemek, ölçmek ve izlemek için kullanılan önemli bir biyomarkerdır. 1-Hydroxypyrene insan vücudunda pyrene’in enzimatik hidroksilasyonu sonucu oluşur.
    Ek Bilgiler : Poliklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), çoklu aromatiklerden oluşan hidrokarbonlardır.Yanıcı yağlar, yakıt, tütün, odun gibi organik maddelerin eksik yanması sonucu oluşan ve yüzlerce kimyasal bileşiği içeren bir gruptur. 2-6 benzen halkasından oluşurlar. Bazıları potansiyel mutojen ve kanserojen özelliklere sahiptirler. Bunlardan en iyi bilinen ve araştırılan benzopyrene içerenlerdir. Bu nedenle bu maddelerin biyolojik olarak izlenmesi iş sağlığı ve güvenliği bakımından vazgeçilmezdir.
    PAH Kaynakları :
    1. Mesleki maruziyeti olmayan kişilerdeki kaynaklar motorlu araç emisyonları, odun ateşi dumanı, fosil yakıtlar ve tütündür. Barbekü gibi yüksek ısılarda pişirilen yiyeceklerle de PAH oluşabilir.Plastik malzemelerden de yiyeceklere PAH geçebilir.
    2. Mesleki maruziyet : Kok üretimi, soğuk gazlaştırma, gaz arıtma, katran ve asfalt işçileri, alüminyum üretimi, çatı ustası, baca temizleyicisi sektörlerinde mesleki maruziyet söz konusudur.
    PAH Metabolizması : PAH grupları vücuda deri, solunum yolu ve gastrointestinal yolla girerler. Başlıca karaciğerde metabolize olurlar. PAH ailesinden biri olan Pyren vücuda girdikten sonra 1-hydroxypyren’e metabolize olur. 1-Hidroksipiren karaciğerde glukuronide olarak idrarla atılır. 1-Hidroksipiren’in glukuronid formu biyolojik izleme için uygun bir parametredir. Pyrene her zaman PAH karışımlarında bulunur ve bu nedenle yüksekliği sadece Piren birikiminin bir göstergesi olmayıp aynı zamanda PAH’lara genel bir maruz kalma göstergesidir de. kimyasal maruziyet

    HİPPÜRİK ASİT :

    Örnek türü: Spot İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, döner kapaklı , tek kullanımlık idrar kabı.
    Örnek miktarı : 20 mL.
    Analiz yöntemi: HPLC
    Eşik Değer: 1.6 g/g Kreatinin Toluen maruziyetini gösterir. (Kaynak: [2003] UK Government Information Notes on the Diagnosis of Prescribed Diseases. Conditions due to chemical agent, www.mapperleyplains.co.uk/oprus/benzenes.htm.)
    Ret kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: Oda ısısında 1 gün, 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: İnsan idrarındaki Hippürik asitin kantitatif olarak tespit edilmesinde kullanılır. Hippürik asit toluenin idrardaki ana metabolitidir. Toluen karaciğerde önce benzoik aside sonra da hippürik aside metabolize olarak idrarla atılır. Yüksek derecede yağda çözünür bir madde olduğu için yağ dokusu ve sinir sisteminde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.
    Toluen endüstride boya, kimyasal, farmasötik ve lastik üretiminde kullanılan, aromatik hidrokarbonlu bir solventtir. Toluen gazyağında, akrilik boyalarda, boya incelticilerinde ve yapıştırıcılarda bulunur. Kimya endüstrisinde çalışanlar toluene maruz kaldıklarından işyeri hekimliğinde meslek hastalıkları yönünden test edilirler. Ayrıca uçucu madde bağımlıları en sıklıkla yapıştırıcı ve inceltici soluduklarından ve bunların ana maddesi de toluen olduğundan uçucu madde bağımlılığının tanı ve takibinde Hippürik asit testi kullanılmaktadır. Bu amaçla örnek alınıyorsa gözetim zinciri prosedürleri uygulanmalıdır.

    KOLİNESTERAZ (Pseudocholinesterase)

    Örnek türü : Serum.
    Örnek kabı: Sarı kapaklı jelli tüp veya kırmızı kapaklı jelsiz tüp.
    Örnek miktarı: 5 mL
    Analiz yöntemi : Kinetik Fotometrik.
    Referans aralığı : Kadın : 3930-10800 U/L Erkek : 4620-11500 U/L
    Ret kriteri :
    Stabilite : 4-25°C’de 1 hafta , 2-8°C’de 2 hafta, < -20°C’de 6 ay stabildir.
    Kullanımı : Karaciğerde sentezlenen Kolinesteraz enziminin serumda bulunan formunu Pseudo-kolinesteraz, serum kolinesterazı ) ölçmek için kullanılır. Başlıca kullanım alanları : kimyasal maruziyet
    1.Rutinde en çok Organofosforlu insektisidlere (böcek öldürücülerde, tarım ilaçlarında bulunur ) maruziyetin izlenmesi amacıyla kullanılır : İnsektisitler ve Pestisidler (Organophosphate pesticides, Carbamate pesticides) Kolinesteraz enzimini inhibe ederler Karaciğer hastalığı ve anormal alel olmadığı sürece azalan veya düşük seviyeler, organofosforlu insektisidlere maruziyeti gösterir.
    2. Karaciğer hastalıkları : İleri evre sirozlu ve metastazlı karaciğer karsinomlu hastalarda serum enzim aktivitesi % 50 ila % 70 oranında azalma göstermektdir. Kronik hepatit, hafif siroz ve tıkayıcı sarılıkta ise genellikle normal aktivite görülür. kimyasal maruziyet
    3. Cerrahi girişim öncesi anestezi premedikasyonu : Atipik bir gen olan ve düşük psödokolinesteraz seviyelerine sahip hastaların belirlenmesi amacıyla kullanılır. Psödokolinesteraz eksikliği, genel anestezi sırasında kullanılan kolin esterleri olarak adlandırılan belirli kas gevşetici ilaçlara duyarlılığın artmasına neden olabilir. Süksinilkolin ve mivakuryum gibi bu hızlı etkili ilaçlar, solunum kasları da dahil olmak üzere iskelet kaslarını gevşetmek için kullanılır. Normalde, bu ilaçlar verildikten birkaç dakika sonra metabolize olur ve kaslar tekrar hareket edebilir. Psödokolinesteraz eksikliği olan hastalar ise bu ilaçlar verildikten sonra birkaç saat kendiliğinden hareket edemez veya nefes alamayabilirler. Bu hastalar, ilaçlar vücuttan temizlenene kadar solunum cihazlarıyla desteklenmelidir (mekanik havalandırma).
    Hepatitler, siroz, malnutrisyon, anemiler, akut enfeksiyonlar, Akut Miyokart İnfarktüsü, pulmoner embolizm, postoperatif dönem, kronik böbrek yetmezliği, gebeliğin son dönemleri ve serum albümin konsantrasyonunu düşüren durumlarda serum kolinesteraz düzeyi düşer.
    Yüksek Kolinesteraz seviyeleri : nefrotik sendrom veya karaciğer hasarının iyileşme döneminde görülebilir.

    Ek Bilgiler : Kolinesteraz enziminin iki formu vardır:
    1. Asetilkolinesteraz : Esas olarak eritrositlerin dış yüzeyinde bulunur. Ayrıca, Akciğerlerde, dalakta, sinir uçlarında ve beyindeki gri maddede de bulunur. Sinaps uçlarında salınan asetilkolin hidrolizinden sorumludur ve sinaps boyunca sinirsel impulsun iletilmesine aracılık etmektedir
    2. Kolinesteraz / Psödokolinesteraz : Esas olarak serumda bulunur .Karaciğer, pankreas, kalp ve beyaz cevherde de bulunur

    Hem serum Pseudokolinesteraz aktivitesi hem de kırmızı hücre Asetilkolinesteraz aktivitesi, insektisitler tarafından engellenir, düşürülür. Aralarındaki önemli fark İnsektisitlere maruziyetin süresi yönündedir :
    Preudokolinesteraz enziminin serumda yarılanma ömrü yaklaşık 8 gündür. Bu nedenle, Preudokolinesteraz Enzim ölçümü yakın zamandaki (Birkaç haftaya kadar olan ) insektisit maruziyetini gösterir.
    Eritrositlerdeki Asetilkolinesteraz enziminin (AChE) yarılanma ömrü ise 3 aydan fazladır (eritropoetik aktivite ile belirlenir). Buna göre eritrositlerdeki AsetilKolinesteraz Enzim ölçümü testi yaklaşık olarak son 3 aylık dönemdeki maruziyeti gösterir.

    MANDELİK ASİT ve FENİLGLİOKSİLİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı, tercihen vakumlu idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi) .
    Eşik değer: Stiren maruziyeti için; İdrarda (mandelic acid + phenylglyoxylic acid) değerleri toplamı için B.M.I : 400 mg/g kreatinin .
    Bu biyolojik maruziyet indeksleri (B.M.İ.) vardiya sonunda alınan idrar örnekleri için verilmiştir. Kaynak: ACGIH-American Conference of Govermental and Industrial Hygienists
    Red kriteri: Dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: İdrar örneği 2-8°C’de 7 gün, ≤-20°C’de 2 ay süreyle saklanabilir. Örneğin yapısını bozmamak için tekrarlanan dondurma ve çözme işlemlerinden kaçınmak gereklidir.
    Kullanımı: Stiren plastik sentezi için kullanılan önemli bir monomerdir. Vücutta konjuge olmadan %85 Mandelik Asit ve %15 Fenil Glioksilik Asit olarak idrara çıkar. Stiren hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit edilemez. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır. İdrardaki metabolit konsantrasyonları maruz kalınan Stiren miktarıyla orantılıdır. Stiren maruziyetini görmek için idrarda kantitatif Mandelik Asit ve Fenil Glioksilik Asit düzeylerine bakılır. kimyasal maruziyet

    Ek Bilgiler: Akut zehirlenmelerde başlıca belirtiler öfori ve halüsinasyondur. Kronik zehirlenmelerde merkezi ve periferik sinir sistemi, karaciğer ve böbrek hasarları meydana gelir. Karsinojenik etkisi henüz tespit edilmemiştir.

    METİL HİPPÜRİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi).
    Eşik Değer: Biyolojik Maruziyet İndeksi 2000 mg/L Metil Hippürik Asit’tir.
    Kaynak: Deutsche Gesellschaft für Arbeitsmedizin und Umweltmedizin e.V. (German Society of Occupational and Environmental Medicine). http://www-dgaum.med.uni-rostock.de/leitlinien kimyasal maruziyet
    Red kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, ağzı kapalı olarak ve soğuk zincirde laboratuvara getirilmemiş idrar örnekleri çalışmaya uygun değildir.
    Stabilite: 2-8°C’de 7 gün, -20°C’de 2 ay stabildir.
    Kullanımı: Ksilen maruziyetinin bir göstergesi olarak insan idrarındaki Metil Hippürik Asit’in kantitatif olarak tespit edilmesinde kullanılır.
    Metil Hippürik Asit, Ksilen’in idrardaki ana metabolitidir. Ksilen karaciğerde önce Glisin sonra da orto-para ve meta-metil hippürik aside metabolize olarak idrarla atılır. Yüksek derecede yağda çözünür bir madde olduğu için yağ dokusu ve sinir sisteminde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.
    Hızlı metabolizasyon nedeniyle kanda tespit etmek güçtür. Alınan miktarın %95’i 24 saat içinde vücuttan atılır.
    Endüstride çalışanlar Ksilen’e maruz kaldıklarından işyeri hekimliğinde meslek hastalıkları yönünden test edilirler.

    O- KREZOL ve P- KREZOL:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı, tercihen vakumlu idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Çalışma yöntemi: HPLC.
    Eşik değer:
    O-Krezol (toluen metaboliti olarak) Biyolojik Tolerans Değeri (düzenli maruziyete rağmen kişinin sağlığını bozmayacak en üst seviye): 1,5 mg/L;
    O-Krezol Tolore Edilebilen Maruziyet Sınırı*: 0,8 mg/L.
    *Tolerable exposure limit for toluene subject to: Landesgesetzblatt für Wien, 16. Stück (2002).
    Red Kriteri: Oda sıcaklığında bekletilmiş, dökülmüş, kapağı açılmış örneklerde çalışılmaz.
    Stabilite: 2-8°C’de 4 hafta, -20°C’de 2 ay stabildir. kimyasal maruziyet
    Kullanımı: Krezoller ve fenol çeşitli yollardan kimyasal sentezler için kullanılan ana kimyasallardır. Krezoller kömür katranından, petrolden veya fenolün metilasyonu yoluyla sentetik olarak elde edilirler. Krezoller fenolik ve epoksit reçinelerin, böcek öldürücülerin, lastik ve plastik antioksidanlar ve boyaların üretiminde ara ürün şeklinde elde edilirler.
    Toluenin ana metaboliti Hippürik Asit’tir ancak %1 oranında tolüen, toluen epoksit ara yolundan metabolize olarak krezollere dönüşür. Bu krezoller fenol metabolitlerinin analoglarıdırlar ve glukronik asit ve inorganik sülfatlar ile konjuge olarak böbreklerden atılırlar.
    Toluen esas olarak solunum yoluyla ve deriden temasla alınır. Yüksek buharlaşma özelliği nedeniyle solunumla alınıp verilir.
    İşyeri dışında tütün kullanımı ile de toluene maruz kalınabilir: Filtresiz sigara dumanında 100-200 µg toluen, 80-160 µg fenol, 60-180 µg ikame fenoller olduğu bildirilmiştir: MAK-und BAT-Werte –Liste 2009, Deutsche Forschunggemeinschaft (DFG) (ed.), Wiley-VCH, Weinheim (2009).
    Ek bilgiler: Toluen maruziyeti akut veya kronik olabilir. En önemli etkisini merkezi sinir sisteminde gösterir. İlk etkiler rahatsızlık hissi (baş ağrısı, yorgunluk, dengesizlik) şeklindedir. Yüksek konsantrasyonlara maruz kalındığında beyin işlevleri bozulur, öfori, konfüzyon, koordinasyon ve görme bozuklukları hatta merkezi sinir sistemi depresyonu meydana gelir. Kronik toluen zehirlenmelerinde sıklıkla spesifik olmayan belirtiler görülür (yorgunluk, ataksi), bazı kişilerde ise konuşma, işitme, görme bozukluğu gibi ciddi belirtiler görülür. kimyasal maruziyet

    Trans,trans-MUKONİK ASİT:

    Örnek türü: İdrar.
    Örnek kabı: Katkısız, sızdırma yapmayan, sıkı kapaklı (tercihen vakumlu) idrar kabı.
    Örnek miktarı: 20 mL.
    Örnek alma zamanı: Vardiya sonunda ( ortalama 8 saat mesai sonrası) idrar örneği alınması gereklidir.
    Çalışma yöntemi: HPLC (Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografi) .
    Referans Aralığı: Karsinojenik ajanlar için Biyolojik Tolerans Değeri ya da Maksimum İzin Verilebilir Konsantrasyon değerleri yoktur. Karsinojenler için The Comission for the Investigation of Health Hazards of Chemical Compounds in the Work Area of the Deutsche Foschungsgemainschaft (DFG German Research Foundation) EKA Değeri tanımlamıştır. t,t-Mukonik Asit için ilgili EKA değeri idrarda 2 mg/L t,t-Mukonik Asit’tir.
    Red kriteri: Doğal idrar, idrar kabına alınmalıdır. Asitleştirme yapılmamalıdır. Asitleştirilmiş idrar örneklerinde çalışma yapılmaz.kimyasal maruziyet

    Stabilite: İdrar örneği oda sıcaklığında 3 gün, 2-8 °C’de 2 hafta, – 20 °C’de 3 aya kadar dayanıklıdır.
    Kullanımı: Benzen endüstride yakıt katkı maddesi ve solvent olarak kimyasalların sentezinde başlangıç materyali olarak ve farmasötiklerin sentezinde kullanılmaktadır. kimyasal maruziyet
    Benzen maruziyetinin bir göstergesi olarak idrarda (fenolden başka) t,t-Mukonik Asit düzeyleri bakılmaktadır. Sadece Benzen endüstrisi çalışanları değil, trafik gazlarına maruz kalım (egzos dumanı, otomobil yakıt ikmal işlemleri ve endüstriyel emisyonlar) ve tütün ürünlerinin inhale edilmesi (özellikle filtresiz sigar vb. kullanımı) yoluyla da Benzen maruziyeti olmaktadır.
    Benzen esas olarak solunumla, daha az olarak deriden temas yoluyla ve sindirim kanalından emilir. Egzersiz yapılması durumunda daha fazla hava inhale edileceğinden daha fazla benzen maruziyeti meydana gelir.
    Benzen yüklenmesinin tespitinde ve doz izlenmesinde spesifik bir parametre olan idrarda t,t-Mukonik Asit ölçümü yapılmalıdır.
    Ek Bilgiler: Benzen karaciğerde sitokrom p 450 enzim sistemi ile benzen epoksit formuna dönüştükten sonra bir yolla Fenol, Katekol, Hidrokinona dönüşürken diğer yolla t,t-Mukonik Asit ve Fenil Merkaptürik Asit’e dönüşür.

    Sorbik asit (E200) ve tuzları (E202, E203) da metabolik yolla t,t-Mukonik Asit’e dönüşür. Ancak bu miktar önemsizdir.

    Toksik Etkileri: Toksik benzen akut ve kronik yolla (düşük dozda uzun süre) maruziyet ile insan sağlığına zarar verir. Akut benzen intoksikasyonu özellikle Merkezi Sinir Sistemi’ne zarar verir. Baş ağrısı, yorgunluk, dengesizlik ve kronik zehirlenmede baş dönmesi, konsantrasyon düşüklüğü gibi belirtiler verir. Artan dozlarda bir maruziyet olduğunda ise öfori, ataksi, görme bozukluğu ve hatta Merkezi Sinir Sistemi kollapsı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bundan başka benzenin hematopoetik sistem üzerine etkileri de vardır: Kan sayımında değişiklikler ve lösemi görülür. Ayrıca mutajenik aktivitesi olduğu gösterilmiştir. kimyasal maruziyet

  • İşyeri Hekimi Sevk Formu

    İşyeri hekimliğinde sevk formu, bir işyeri hekiminin bir çalışanı daha ileri tetkik veya tedavi için başka bir sağlık kuruluşuna sevk ettiğinde kullanılan resmi bir belgedir. Bu form, işyerinde çalışanların sağlık durumlarını izlemek ve gerektiğinde tedavi edilmesini sağlamak amacıyla kullanılır. [tie_list type=”plus”]

    [box type=”success” align=”” class=”” width=””]Bu yazı güncellenmiştir. Yazı sonunda 11 çeşit sevk formu, psikiyatri sevk formu, sevk/istirahat formu ve sevk takip formu eklenmiştir. [/box]

    Sevk formu genellikle şu bilgileri içerir:

    • Çalışanın Bilgileri:
      • Adı ve soyadı
      • T.C. kimlik numarası
      • Doğum tarihi
      • İletişim bilgileri
    • İşyeri Bilgileri:
      • İşyerinin adı
      • Adresi
      • İletişim bilgileri
    • Sevk Nedeni:
      • Şikayetler ve belirtiler
      • Ön tanı veya mevcut tanı
      • Yapılan muayene ve tetkik sonuçları
    • Sevk Edilen Sağlık Kuruluşunun Bilgileri:
      • Kuruluşun adı
      • Adresi
      • İletişim bilgileri
    • İşyeri Hekiminin Bilgileri:
      • Adı ve soyadı
      • Unvanı
      • İmzası ve kaşesi
      • Tarih

    Bu form, iş sağlığı ve güvenliği çerçevesinde önemli bir belgedir ve doğru bir şekilde doldurulması hem işyerinin hem de çalışanın yasal hakları ve yükümlülükleri açısından önemlidir. İşyerinde sağlığın korunması ve iş kazalarının önlenmesi için işyeri hekiminin düzenli olarak çalışanları muayene etmesi ve gerekli durumlarda sevk yapması gerekmektedir.[/tie_list]

    İşyeri Hekimliğinde Sevk Formu Nedir?

    İşyeri hekimliğinde sevk formu, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında işyeri hekimleri tarafından kullanılan, çalışanların sağlık durumlarını izlemek ve gerektiğinde daha ileri tetkik veya tedavi için başka bir sağlık kuruluşuna yönlendirmek amacıyla düzenlenen resmi bir belgedir. Bu form, çalışanların sağlığını korumak ve iş kazalarını önlemek için önemli bir araçtır.

    Sevk Formunun Amacı ve Önemi

    Sevk formunun amacı, işyerinde çalışanların sağlık sorunlarının erken teşhis edilmesi ve gerekli tedavilerin yapılmasını sağlamaktır. Bu form, işyeri hekimi tarafından yapılan muayene ve değerlendirme sonucunda düzenlenir ve çalışanların daha ileri bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi görmesini sağlar. Sevk formu, hem çalışanların sağlıklarının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından büyük öneme sahiptir.

    Sevk Formunun Düzenlenmesi ve Kullanımı

    Sevk formu, işyeri hekiminin düzenli olarak yaptığı muayeneler sonucunda gerektiğinde doldurulur. İşyeri hekimi, çalışanın sağlık durumu ile ilgili yaptığı değerlendirmeleri ve gerekli gördüğü tetkik veya tedavi gereksinimlerini bu formda belirtir. Çalışan, bu form ile birlikte sevk edilen sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli sağlık hizmetini alır.

    Sevk formunun düzenlenmesi ve doğru bir şekilde doldurulması, iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliği kapsamında yasal bir zorunluluktur. İşyeri hekimleri, bu formu doldururken dikkatli ve detaylı olmalı, tüm gerekli bilgileri eksiksiz olarak yazmalıdır. Bu, hem çalışanın sağlığının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından kritiktir.

    İşyeri Hekiminin Sorumlulukları

    İşyeri hekimi, çalışanların sağlık durumlarını izlemek, işyerinde sağlık risklerini belirlemek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşyeri hekiminin başlıca sorumlulukları şunlardır: [tie_list type=”checklist”]

    • Düzenli sağlık muayeneleri yapmak.
    • İşyerindeki sağlık ve güvenlik koşullarını değerlendirmek.
    • Çalışanların sağlık sorunlarını tespit etmek ve gerekli sevk işlemlerini gerçekleştirmek.
    • İşyerinde sağlık ve güvenlik eğitimleri vermek.
    • Sağlık kayıtlarını tutmak ve güncel tutmak.[/tie_list]

    İşyeri hekimliğinde sevk form, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında hayati bir rol oynar. Bu form, çalışanların sağlık sorunlarının erken teşhis edilmesi ve gerekli tedavi süreçlerinin başlatılması için önemli bir araçtır. İşyeri hekimleri, bu formu düzenlerken dikkatli ve özenli olmalı, tüm bilgileri eksiksiz ve doğru bir şekilde doldurmalıdır. Bu, hem çalışanların sağlıklarının korunması hem de işverenin yasal yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için gereklidir.

    Örnek Sevk Formları

    [one_third][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third][one_third][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third][one_third_last][tie_list type=”thumbup”]

    [/tie_list][/one_third_last]