Etiket: işyeri hekimi rehberi

  • İşyeri Hekimi OSGB Görüşmesinde Konuşulması Gerekenler

    isyerihekimi12013 yılında yapılan düzenlemeyle beraber firmalar işyeri hekimliği hizmetini daha çok OSGB’ler üzerinden almaya başlamışlardır. Düzenleme firmaların işyeri hekimiyle direk anlaşmasına engel olmasa da OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri) şirketlerinden “hizmet alımı” yapılması mali anlamda şirketler için daha cazip hale getirmiştir. İşyeri hekiminin şirketlerle OSGB aracılığı ile anlaşması, işyeri hekimleri açısından hem avantaj hem de dezavantaj şartlar oluşturmuştur. Bu yazımda işyeri hekimi ile OSGB arasında yapılacak bir görüşmede dikkat edilmesi gereken konuları sıralamaya çalışacağım.

  • Kişisel Koruyucu Donanım (KKD)

    Kişisel Koruyucu Donanım, bir veya birden fazla sağlık ve güvenlik riskine karşı korunmak için kişilerce giyilmek, takılmak veya taşınmak amacıyla tasarlanmış herhangi bir cihaz, alet veya malzemedir.

    Kişisel Koruyucu Donanım Seçiminde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

    Çalışanları, işin risklerine karşı korumak için seçilecek kişisel koruyucu donanımlarda aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

    Öncelikle belirlenen risklerin toplu koruma yöntemleriyle önlenemediği veya alınan teknik önlemlere rağmen istenilen düzeye indirilemediği hallerde kişisel koruyucu donanımlar kullanılmalıdır.

    KKD’nin kendisi risk yaratmadan (1)ilgili riski önlemeye,(2) iş koşullarına, kullanan işçinin sağlık durumuna, (3)ergonomik gereksinimlere ve (4)yapılan işe uygun olmasına dikkat edilmelidir.

    Seçilecek KKD’nin CE işareti taşımasına dikkat edilmeli, CE işaretlemesi olmayan ya da güvenliğinden şüphe duyulan ürünler kullanılmamalıdır.

    [alert-announce] CE Uygunluk İşareti Nedir?

    İmalatçının, KKD yönetmeliğinden kaynaklanan bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bir KKD’ nin ilgili tüm uygunluk değerlendirme işlemlerine tabi tutulduğunu gösteren işarettir.

    Uygunluk değerlendirmesi ise; KKD’ nin, yönetmelik hükümlerine uygunluğunun test ve muayene edilmesi ve/veya belgelendirilmesine ilişkin her türlü faaliyeti kapsar. [/alert-announce]

    Kişisel koruyucu donanımın taşıması gereken minimum güvenlik koşulları hakkında kullanım kılavuzundan bilgi edinilmelidir. Kişisel koruyucu donanımın seçiminde ayrıca, riske ilişkin limit değerlere de dikkat edilmelidir.

    [alert-warning]Çalışma ortamında tespit edilen risk limit değer üzerinde ise seçilecek KKD bu riski limit değer altına çekecek minimum güvenlik koşuluna sahip olmalıdır. [/alert-warning]

    İşveren hangi tür KKD’nin hangi risklere karşı, nasıl, ne kadar süre kullanılacağı hakkında yeterli bilgiyi ve uygulamalı eğitimi çalışanlarına ücretsiz olarak vermeli, işçilerin kullanması istenilen KKD hakkında görüşleri alınmalı ve katılımları sağlanmalıdır.

    KKD Sınıflandırılması

    KKD’lerin kategorizasyonunda, kişisel koruyucu donanımın hangi riske karşı koruma sağladığı önem taşır. KKD’ler koruma sağladığı riskin ciddiyetine göre kategorize edilirler. Kategorizasyon, CE işaretlemesi yapılırken doğru uygunluk değerlendirme yönteminin seçiminde önemli bir kriterdir.

    [alert-announce] Kategori 0: “Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği” kapsamına girmeyen kişisel koruyucu donanımlardır.

    Kategori 1: Kullanıcının kendisinin değerlendirebileceği kabul edilen, tedrici olarak ortaya çıkan ve zamanında fark edilebilir derecede düşük düzeydeki risklere karşı koruma sağlayan basit yapıdaki kişisel koruyucu donanımlardır.

    Kategori 2: Kategori-I ve Kategori-III’ün dışında kalan kişisel koruyucu donanımlardır.

    Kategori 3: Tasarımcı tarafından, ani olarak ortaya çıkabilecek tehlikeleri, kullanıcının zamanında fark edemeyeceği düşünülen durumlarda ve hayati tehlike oluşturarak, sağlığa ciddi şekilde ve geriye dönüşü mümkün olmayacak derecede zarar verebilecek risklere karşı koruma sağlayan karmaşık yapıdaki kişisel koruyucu donanımlardır. [/alert-announce]

    KKD Türleri

    Hangi KKD Hangi Risklere Karşı Hangi İşlerde Kullanılır?

    Neler Kişisel Koruyucu Donanımdır?kkdce

    Göz ve Yüz Koruyucuları:

    Gözlükler, yüz siperleri ve maskeler

    Kullanılması Gereken İş Sahaları: Kaynak işleri, kimyasallarla çalışılan işler gibi parça sıçraması riskinin olduğu benzer işlerde kullanılır.

    Kulak Koruyucuları

    Kulak tıkaçları ve manşonlu kulaklıklar

    Kullanılması Gereken İş Sahaları: Ağaç, tekstil ve metal sanayii gibi gürültünün yüksek olduğu işlerde kullanılır.

    Baş Koruyucuları

    Baret, şapka ve kasklar

    Kullanılması Gereken İş Sahaları: İnşaat işleri, tüneller, maden işleri, metal endüstrisi gibi işlerde düşen cisimlere ve çarpmaya karşı koruma sağlamak için kullanılır.

    El ve Kol Koruyucuları

    Eldivenler ve kolluklar

    Kullanılması Gereken İş Sahaları: Kimya, makine, metal ve inşaat gibi sektörlerde, kimyasal maddeler, elektrik, sıcaklık, titreşim gibi etmenlerin yol açacağı kesme, delinme ve yanık gibi risklere karşı koruma sağlar.

    Ayak ve Bacak Koruyucuları

    Ayakkabı, bot, çizme, tozluk ve dizlikler

    Kullanılması Gereken İş Sahaları:  İnşaat, maden, yer altı ve metal işlerinde elektriğe, sıcaklığa, kaymaya ve düşen, sıçrayan ve batan cisimlere karşı koruma sağlar.

    Vücut ve Gövde Koruyucuları

    Koruyucu önlük, cankurtaran yeleği ve emniyet kemerleri

    Kullanılması Gereken İş Sahaları:  Döküm, kaynak, inşaat ve kanalizasyon işlerinde toz, sıcaklık, elektrik, radyasyon, kimyasallar ve yüksekten düşmeye karşı koruyucu olarak kullanılır.

    Solunum Sistemi Koruyucuları

    Solunum cihazları, gaz ve toz maskeleri, dalgıç donanımları, yangın maskeleri

    Kullanılması Gereken İş Sahaları: Tozlu, kapalı ortamlarda, oksijenin yetersiz olduğu yerlerde ve yer altı işlerinde koruyucu olarak kullanılır.

    [alert-warning]

    Kişisel koruyucu donanım, riske karşı devamlı kullanıldığında tam koruma sağlamalıdır.

    [/alert-warning]

    Tarafların Sorumlulukları

    İmalatçı, piyasaya güvenli ürün sunmalı ve bu ürünlerin teknik mevzuata uygunluğunu sağlamalıdır. İmalatçı, ürüne CE işareti iliştirerek, ürünün ilgili teknik düzenlemelerin tüm hükümlerine uygun olduğunu ve ürünün gerekli uygunluk değerlendirme işlemlerine tabi tutulduğunu kabul eder.

    İşverenler, gereken teknik önlemler alınmasına rağmen riski minimuma indiremiyorlarsa, işe uygun KKD kullanımını sağlamalıdırlar. Sağlanacak kişisel koruyucu donanımın, temel sağlık ve güvenlik gereklerini karşıladığını gösteren CE işaretini taşıdığına dikkat edilmelidir.

     Tüm kullanıcılar ve çalışanlar, kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımın güvenli olduğundan emin olmalı ve talimatları doğrultusunda çalıştıkları işlerde kullanmak üzere yükümlüdürler.

    KKD’ların Piyasa Gözetimi ve Denetimi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından KKD’ nin piyasaya arzı ve dağıtımı aşamasında veya Kişisel Koruyucu Donanımlar piyasada iken KKD yönetmeliği hükümlerine uygun olarak üretilip üretilmediği ve güvenli olup olmadığı denetlenmektedir.

    Piyasa Gözetimi ve Denetiminin amacı, üreticiyi zor duruma düşürmek değil, bilakis piyasada güvenli ürünlerin bulunmasını sağlamak ve güvensiz üründen kaynaklanabilecek haksız rekabet ve her türlü sağlık ve güvenlik sorunlarının önüne geçmektir.

    [alert-note]Güvenli Ürün Nedir?

    Kullanım süresi içinde, normal kullanım koşullarında risk taşımayan veya kabul edilebilir ölçülerde risk taşıyan ve temel gerekler bakımından azami ölçüde koruma sağlayan üründür. Ürünün sağlaması gereken temel sağlık ve güvenlik koşulları, Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliğinde açıklanmıştır.[/alert-note]

    Güvensiz Ürün Nasıl Anlaşılır?

    Ürünün üzerindeki işaretler, yazılar, ambalaj ve kullanım kılavuzu ürünün güvenliği hakkında önemli ipuçları verir.

    ornekurunetiketi Bu inceleme için öncelikle CE işaretinin uygun şekilde olup olmadığına bakabilirsiniz. CE Uygunluk İşareti, KKD Yönetmeliği’nde belirtilen format ve ölçeğe uygun olmalıdır.

    – Ürün, standartlara uygun üretilmişse, o ürün üzerinde standardı temsil eden numara TS EN ya da EN ifadesi ile birlikte kullanılır.

    – Ayrıca ürünün kullanımına ilişkin Türkçe bir kılavuz ya da açıklama bulunup bulunmadığı da sizin için ipucu olabilecek noktalardır.

    Güvensiz Ürün Görülürse Ne Yapılmalı?

    KKD’nin kendisi veya ambaljı üzerinde CE işareti olmayan, nerede, hangi riske karşı ve nasıl kullanıldığına ilişkin bilgi bulunmayan, Kategori III (yüksek riskli işlere yönelik kişisel koruyucu donanımlar) olduğu halde onaylanmış kuruluş numarası ya da zorunlu olmamakla birlikte standart numarası olmayan ürünlerin güvensiz ürün olma ihtimali yüksektir. Böyle bir ürünle karşılaşılması halinde, iletişim bilgilerinden yetkili merciye ulaşarak, ürünü tanımlayıcı bilgilerin verilmesi suretiyle ürün ihbar edilmelidir.

    [alert-warning]

    Güvensiz bir ürünle karşılaştığınızda, ürünün güvensiz olduğundan şüphelendiğinizde lütfen [tooltip content=” Tel: 0312 215 50 21 Faks: 0312 215 50 28 İnönü Bulvarı No: 42 Emek/ANKARA E-posta: isggm@calisma.gov.tr” gravity=”n” fade=”0″] ÇSGB Piyasa Gözetimi ve Denetimi Daire Başkanlığı’na[/tooltip] ihbar edin.

    [/alert-warning]

    KKD İçin Yasal Düzenlemeler

    4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanununa göre çıkarılan ilgili düzenlemeler aşağıda verilmiştir:

    – Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik

    – “CE” Uygunluk İşaretinin Ürüne İliştirilmesine ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik

    – Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlara Dair Yönetmelik

    T. C. Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yapılan düzenlemeler:

    – Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği

    – Kişisel Koruyucu Donanımlarla İlgili Uyumlaştırılmış Ulusal Standartlara Dair Tebliğ

    – Kişisel Koruyucu Donanımlarla İlgili Uyumlaştırılmış Ulusal Standartlara Dair Tebliğe Ek Yapılması Hakkında Tebliğ

    – Kişisel Koruyucu Donanımlarla İlgili Onaylanmış Kuruluşların Görevlendirilmesine Dair Tebliğ

    – Kişisel Koruyucu Donanımların Kategorizasyon Rehberine Dair Tebliğ

    – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Tarafından Yapılacak Olan Piyasa Gözetimi ve Denetimine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

  • işe Giriş Muayenesi

    İşe giriş muayenelerinin yapılması zorunluluğu ve bu raporların kimler tarafından düzenlenmesi gerektiği 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Sağlık gözetimi” başlıklı 15. Maddesimuayenende belirtilmiştir.

    Bu düzenlemeye göre işveren;

    1) İşe girişlerinde,

    2) İş değişikliğinde,

    3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde,

    4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla,

    işçilerine sağlık muayenesi yaptırmak zorunda bırakılmıştır. Hatta tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamayacağı aynı maddede ayrı bir bentle bildirilmiştir.

    işe Giriş Raporu

    İşe yeni giren çalışan (işçi ve memurlar dahil) çalışmaya başlamadan önce çalışacağı yer ve yapacağı işin muhteviyatı açısından işyeri hekimi tarafından değerlendirilmelidir. İşyeri hekimi bulunmayan 10’dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için işe giriş raporları kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir. Alınan raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, burada verilen kararlar artık kesindir.

    Bu işlemler esnasında sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet çalışana yansıtılamaz, işverence karşılanır.

    Ayrıca sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri mutlaka gizli tutulur.

    Özel Sağlık Kuruluşlarından “İşe Giriş Raporu” Almak

    Sağlık Bakanlığının 07.05.2004 tarihli 2004/67 sayılı Özel Hastanelerde Sağlık Kurulu Raporu Düzenlenmesi Hakkında Genelgesinde “Özel hastanelerde; usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş olsa bile özürlü sağlık kurulu raporu, vergi muafiyeti raporu, yurt dışı tedavi raporu, maluliyet raporu, özel tertibatlı araç ithali amacıyla alınan raporlar gibi özellikli raporlar verilemez” hükümleri yer almaktadır. Dolayısıyla özel sağlık hizmeti sunucuları tarafından işe giriş ve aralıklı sağlık muayenelerinin yapılması mümkün görünmemektedir.

    İşe Giriş Muayenesi Kapsamı

    İşyeri hekimi “İşyeri Hekimi Ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik”, “İşyeri Hekimlerinin Görevleri” başlıklı 9uncu maddesi 2.c.4. bendinde belirttiği üzere çalışanların yapacakları işe uygun olduklarını belirten işe giriş ve periyodik sağlık muayenesi ile gerekli tetkiklerin sonuçlarını bu örneğe uygun olarak düzenleyerek işyerinde muhafaza etmek zorundadır.

    Muayenenin nasıl olacağı ve hangi tetkiklerin isteneceği çalışanın çalışacağı yer (gürültülü, tozlu, kimyasallarla münasebetine göre…) ile yapacağı işin muhteviyatına göre işyeri hekimi tarafından değerlendirilip karar verilerek belirlenir.

    Bu muayeneler esnasında temel olarak Fizik Muayene yapıldıktan sonra Tam Kan, Rutin Biyokimya, Akciğer PA Grafi, Solunum Fonksiyon Testi, Odyogram istenebilir.

    Ayrıca Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamında çalışanlara sözleşme gereği ilaveten şu tetkiklerin istenmesi uygun olur:

    Tetkik sonuçları işyeri hekimi tarafından değerlendirilir ve çalışanın yapacağı işe uygunluğu forma açık şekilde yazılır.

    …Bremze Atölyesinde Motorcu olarak çalışır.

    …Boyahanede Boyacı olarak çalışır.

    …İnşaat işinde Duvarcı olarak çalışır.

    İşyeri hekimi tarafından yapılması gereken periyodik muayeneler hakkındaki yazıma bir göz atın.

  • İşyerlerinde Meslek Hastalığı Teftişi

    teftis-300x200Çalışanların işyeri hekimi tarafından yılda en az kaç defa periyodik muayeneye tabii tutulması gerektiğini bu yazımda anlatmıştım. Periyodik muayene neticesinde rahatsızlığı tespit edilenlerin ileri tetkik ve teşhis amacıyla Meslek Hastalıkları Hastaneleri’ne (civarda yoksa yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularına) sevki uygun olacaktır.

    İş yeri hekimi ve/veya hastanedeki ilgili uzman, çalışanda mevcut herhangi bir rahatsızlığı tespit ettiğinde bunun mesleki olup olmadığını değerlendirmelidir. Eğer hekim çalışanda meslek hastalığı düşünüyorsa, sağlık hizmet sunucusunun sağlık kuruluna sunarak raporlamalıdır.

    Her “Meslek Hastalığı” bildirimi, Meslek Hastalığı OLMAYABİLİR!

    Doktor tarafından meslek hastalığı ilintisi düşünülerek SGK tarafından yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucusu sağlık kurulu tarafından meslek hastalığı her rahatsızlık “Meslek Hastalığı” olarak değerlendirilmemelidir. İlk teşhisten itibaren rahatsızlığın “meslek hastalığı şüphesi” olduğu, bu rahatsızlığın SGK Sağlık Kurulu tarafından İNCELENMEDEN kesin Meslek Hastalığıdır! denemeyeceği, hastalığın mesleki olup olmadığına karar verecek yegane otoritenin SGK Sağlık Kurulu olduğu bilinmelidir.

    SGK tarafından yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucusu tarafından meslek hastalığına tutulduğu tespit edilmiş ve bu sağlık hizmet sunucusunun sağlık kurulu tarafından değerlendirilerek “… meslek hastalığıdır.” kararı alınmışsa SGK gerekli gördüğü hallerde işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporu isteyebilir.

    Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, SGK’nun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir. Askeri işyerleri için denetimler MSB bağlı Askeri İş Teftiş Başkanlığı Müfettişlerince yapılır.

    Denetimde İstenecek Belgeler

    Müfettişler veya denetim memurları işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koymak üzere hazırlayacakları denetim raporlarına esas oluşturmak üzere şu belgelere ihtiyaç duyalar:

    [alert-announce]Çalışanın;

    1. İşe ilk giriş sağlık raporu
    2. Meslek hastalığına tutulduğunu gösterir Sağlık Raporu
    3. İşe giriş bildirgesi
    4. Görev Safahatı (yıl yıl, çalıştığı yerler ve yaptığı işi gösteren meslek kolu)
    5. Periyodik Muayene Formaları (tarih sırasına göre)
    6. İfadesi (İş müfettişi veya SGK Denetmeni tarafından gerekli görüldüğünde bizzat alınır.)
    7. Çalıştığı yerlere ait Risk Değerlendirmeleri
    8. Çalıştığı yerlere ait Ortam Ölçümleri
    9. Koruyucu Melbusat (Kişisel Koruyucu Donanım) teslim tutanakları
    10. KKD kullanımı ile ilgili almış olduğu cezalar
    11. İş esnasında kullandığı malzemelere ait MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formları)
    12. Meslek hastalığı şüphesiyle ilgili işveren ve işyeri hekimi ile arasındaki yazışmalar (İSG Kurul Kararları, Noter Onaylı Defter, Koordinasyon Yazışmaları)
    13. Mesai Çizelgesi
    14. İşyeri Bilgi Formu [/alert-announce]

    Bu belgelerin hepsi veya bir kaçı müfettiş veya denetimci tarafından istenebilir. İşveren istenen bu ve başka her türlü evrakı müfettişe vermekle yükümlüdürler. (4857 sayılı İş Kanunu, Madde 91-92)

  • Meslek Hastalığı Bildirimi ile ilgili Mevzuat

    resmigazeteMeslek hastalıkları ile ilgili verileri toplamak için gerekli düzenlemeler 6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu ve Sosyal Sigortalar Mevzuatı ile belirlenmiştir.

    Sosyal Güvenlik Mevzuatı

    5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu/Md. 21

    İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

    İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir.

    Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.

    İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.

    İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû edilmez.

    5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu/Md. 76

    İşveren, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısına sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla işveren tarafından yapılan ve belgelere dayanan sağlık hizmeti giderleri ve 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak masraflar Kurum tarafından karşılanır.

    Birinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesindeki ihmalinden veya gecikmesinden dolayı, genel sağlık sigortalısının tedavi süresinin uzamasına veya malûl kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan işveren, Kurumun bu nedenle yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini ödemekle yükümlüdür.

    (Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.) İlgili kanunları gereğince sağlık raporu alınması gerektiği halde sağlık raporuna dayanmaksızın veya alınan raporlarda söz konusu işte çalışması tıbbî yönden elverişli olmadığı belirtildiği halde genel sağlık sigortalısını çalıştıran işverenlere, bu nedenle Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir. Sağlık kurulu raporu ile belli bir işte çalışamayacağı belgelenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kişiler bu işte çalıştırılamaz. Bu kişileri  çalıştıran işverenler, genel sağlık  sigortalısının aynı hastalık sebebiyle Kurumca yapılan masraflarını ödemekle yükümlüdür. Tedavinin sona erdiğine ve çalışılabilir durumda olduğuna dair Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından belge almaksızın başka işte çalışan genel sağlık sigortalısının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları ise kendisinden alınır.

    İş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. (1)

     (Mülga beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.)

     (Değişik altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.) Genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere kastı veya suç sayılır bir hareketi veya ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması ya da ihmali nedeniyle Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin uzamasına sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir.

    Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği/Md. 45

    İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı sonucunda meydana gelmişse işveren Kuruma karşı sorumlu hâle gelir.

    Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına, işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması hâlidir. İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali sorumluluğunu kaldırmaz.

    İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni Kuruma karşı sorumlu hâle getirir.

    Mevzuat; yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme veya idareye verdiği yetki sonucu, bu organlarca kabul edilen genel, objektif kural veya hükümlerin tümüdür.

    İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

    Kaçınılmazlık; olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli herhangi bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.

    Genel Sağlık Sigortası Uygulamaları Yönetmeliği/Md.38

    İşveren, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısına, sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla işveren tarafından yapılan ve belgelere dayanan sağlık hizmeti giderleri ve yol gideri,

    gündelik ve refakatçi giderleri, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenen tutarı geçmemek üzere SGK tarafından karşılanır.

    Belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesindeki ihmalinden veya gecikmesinden dolayı, genel sağlık sigortalısının tedavi süresinin uzamasına veya malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan işveren SGK’nın bu nedenle yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini ödemekle yükümlüdür.

    İş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa, SGK tarafından yapılan veya yapılacak iş kazasına yönelik sağlık hizmetine ilişkin giderler ile yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri işverene tazmin ettirilir.

    İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İşverenin bu maddenin uygulanmasına ilişkin sorumlulukları, yurt dışında geçici ya da sürekli görevlendirme hâlinde de devam eder.

    Genel Sağlık Sigortası Uygulamaları Yönetmeliği/Md. 39

    İlgili kanunları gereğince çalışacağı iş için sağlık raporu alınması gerektiği hâlde, sağlık raporuna dayanmaksızın veya alınan raporlarda çalıştığı işte tıbbî yönden çalışmasının elverişli olmadığı belirtildiği hâlde, genel sağlık sigortalısını çalıştıran işverenlere, bu nedenlerle SGK tarafından yapılan sağlık hizmetine ilişkin giderler ile yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri tazmin ettirilir.

    5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının a ve c bentleri kapsamındaki kişiler, hekim veya diş hekimi sağlık raporu ile çalışamayacağı belgelenen işlerde çalıştırılamaz. Bu kişileri çalıştıran işverenler, genel sağlık sigortalısının aynı hastalığı ile illiyet bağı kurulan

    hastalıkları sebebiyle SGK tarafından yapılan masraflarını ödemekle yükümlüdür. Bu kişiler, bir başka işverene ait işyerinde çalışmış ise bu durumu bilerek çalıştıran işveren ile genel sağlık sigortalısı, doğacak masraflardan SGK’ya karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur.

    İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası Bakımından İşverenin, Üçüncü Kişilerin ve Sigortalıların Sorumluluğu ile Peşin Sermaye Değerlerinin Hesaplanmasıyla İlgili İşlemler Hakkında Tebliğ/Md. 5

    İş kazası veya meslek hastalığının, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesi durumunda, işveren SGK’ya karşı sorumlu hale gelir.

    Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması halidir. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması kasıt için yeterli olup, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmaz.

    İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali SGK’ya karşı sorumluluğunu kaldırmaz.

    İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, SGK tarafından işverene ödettirilir.

    İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık; olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren alınması gerekli bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.

    İş kazasının, 5510 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir.

    Meslek hastalığının, 5510 sayılı Kanunun 14’üncü maddesinde belirtilen sürede işveren veya Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendi kapsamındaki sigortalıların  kendilerince Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için SGK tarafından bu durum için yapılmış masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri kendilerine rücu edilir.

    İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası Bakımından İşverenin, Üçüncü Kişilerin ve Sigortalıların Sorumluluğu ile Peşin Sermaye Değerlerinin Hesaplanmasıyla İlgili İşlemler Hakkında Tebliğ/Md. 6

    Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile SGK’ya bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri SGK tarafından ödenir.

    Ancak bu durumda, SGK tarafından yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 5510 Sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrasındaki sorumluluk halleri aranmaksızın (İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu), işverene ayrıca ödettirilir.

    Kısa Vadeli Sigorta Kolları Uygulama Tebliğ/Md. 18

    İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, kastı sonucunda meydana gelmişse: İşveren SGK’ya karşı sorumlu hale gelir.

    Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına, işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması halidir. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması, kasıt için yeterli olup, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmaz.

    Ayrıca, işverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali, sorumluluğunu kaldırmaz.

    İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni SGK’ya karşı sorumlu hale getirir.

    (Mevzuat, yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme veya idareye verdiği yetki sonucu, bu organlarca kabul edilen genel, objektif kural veya hükümlerin tümüdür.)

    İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

    (Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur.

    İşveren alınması gerekli herhangi bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez. Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, SGK tarafınca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilecektir.

    6331 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu/Md.14

    İşveren; bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler.

    İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler.

    İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:

    • İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde.
    • Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde.

    İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığı ön tanısı koydukları vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk eder.

    Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.