Etiket: ergonomi

  • El ile Malzeme Taşıma ve Bel Güvenliği Rehberi

    Bu yazı manuel malzeme elleçleme (MMH) ile ilişkili risk faktörlerini, özellikle de kronik bel ağrısı (LBP) ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları (MSD’ler) riskini en aza indirmek için güvenli kaldırma teknikleritehlike tanımlamamühendislik kontrolleri ve idari önlemler gibi konuları ele alarak işyerinde güvenliği artırmak için kaleme alınmıştır. Ayrıca, NIOSH Kaldırma Denklemi gibi nicel analiz araçlarına değinerek ve tıbbi yönetim ile çalışan refahının önemini vurgulamaya çalışacağım.

    El ile malzeme taşıma (MMH) risk faktörleri ve bunların önlenmesi, çeşitli kaynaklarda kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır.
    Manuel malzeme taşıma genellikle nesnelerin;
    • elle kaldırılması,
    • indirilmesi,
    • itilmesi,
    • çekilmesi ve
    • taşınması işidir.

    Manuel Malzeme Taşıma (MMH) Risk Faktörleri

    Manuel malzeme taşıma (MMH) risk faktörleri, bir kişinin refahını olumsuz etkileyebilecek ve bir MMH görevini güvenli bir şekilde yerine getirme yeteneğini etkileyebilecek koşullar olarak tanımlanır (aynı zamanda “ergonomik tehlikeler” olarak da bilinir.) Çoğu kas-iskelet sistemi bozukluğunda olduğu gibi, kronik bel ağrısı genellikle zamanla birlikte etki eden risk faktörlerinin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Belirli bir doz/yanıt ilişkisi olmamasına rağmen, MMH görevlerinde kronik bel ağrısının “yaralanmaya yol açan görev” ile “kişinin güvenli performans yeteneği” arasında bir uyumsuzluktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Risk faktörleri aşağıdaki kategorilere ayrılabilir: [tie_list type=”lightbulb”]

    Risk Faktörleri

    Mesleki Olmayan veya Kişisel Risk Faktörleri

    • Önceki bel incinmesi öyküsü: Gelecekteki kronik bel ağrısı için bir öngörücü olabilir ve yaralanan vücut kısmının yeniden incinmeye daha yatkın olduğu belirtilmiştir.
    • Kişisel kondisyon seviyeleri: Daha iyi kondisyonda olmak, vücuda uygulanan stresörlere daha iyi tolerans ve iyileşme sağlar.
    • İkinci işler, boş zaman aktiviteleri ve hobiler: İşin fiziksel taleplerini taklit edenler, işyerindeki yıpranmayı artırabilir ve dinlenme fırsatlarını azaltabilir.
    • Sigara içmek: Kardiyopulmoner sistemi ve dayanıklılığı olumsuz etkiler.
    • Yaşlanma süreci: Özellikle 40 yaşından sonra fiziksel iş kapasitesinde, bel omurga hareket aralığında, kas gücünde ve aerobik kapasitede azalmalara yol açar.
    • Cinsiyet: Erkekler ortalama olarak daha büyük ve güçlü olsa da, boyut ve güç açısından önemli bir örtüşme vardır. Hamilelik sırasında ağır kaldırma ve fiziksel olarak yorucu çabalar, düşük riskini artırabilir ve son üç aylık dönemde egzersiz toleransı hızla azalır.
    • Obezite: Vücut ağırlığı üst vücut ağırlığının kaldırılmasına eklendiği için malzeme taşıyıcılar için dezavantajlıdır ve özellikle yük zemindeyken yorgunluğa yol açabilir.
    • Boy: Uzun boylu kişilerin kaldırma gücünde nispeten zayıf oldukları ve bir yükü almak veya bırakmak için daha fazla eğilmek ve uzanmak zorunda kaldıkları için bel ağrısına daha yatkın oldukları gösterilmiştir.
    • Psikososyal sorunlar: Aile, finansal veya diğer kişisel zorluklar, iş veya yönetim memnuniyetsizliği eksikliği, iş kontrolü eksikliği ve işle ilgili stresi içerebilir.

    Çevresel Risk Faktörleri:

    • Sınırlı veya kısıtlı çalışma alanları: Bireyin duruşunu kısıtlayan alanlarda çalışmak, özellikle baş mesafesini veya yatay uzanmaları etkiliyorsa, ortadan kaldırılmalıdır.
    • Engellerin üzerinden uzanma: Engellerin ve gövdeden uzakta olan kapların içine uzanmak bel üzerinde aşırı gerilime neden olur.
    • Döşeme: Uzun süre ayakta durmak (dört saat veya daha fazla) ile kronik bel ağrısı arasında bir ilişki vardır. Daha sert zeminler (beton dahil) daha fazla rahatsızlık ve yorgunluğa yol açabilir. Ayakkabılar ve zemin arasında yeterli sürtünme sağlanmalıdır, özellikle ağır kaldırma veya itme/çekme görevlerinde kaymayı önlemek için. Kaygan yüzeyler önemli bir sağlık ve güvenlik endişesi taşır.

    İşyeri Risk Faktörleri:

    • Ağır yükleri elle taşıma: Kişisel güç ve dayanıklılık sınırlarına yakın çalışan kişilerde sırt sorunları geliştirme olasılığı daha yüksektir. Nesnenin ağırlığı arttıkça, kas-iskelet sistemi yaralanması riski de artar.
    • Görev tekrarı: Özellikle sırtın aşırı duruşları gibi diğer risk faktörleriyle birleştiğinde kronik bel ağrısı riskini artırır.
    • Sırtın aşırı duruşları: Bükme, bükülme, esneme ve uzanma gibi hareketler kronik bel ağrısı gelişme riskini büyük ölçüde artırır. İş parçası konumlandırması, ekipman yönelimi ve iş istasyonu düzeni de aşırı duruşları zorunlu kılabilir.
    • Statik duruşlar: Kaslar hareket etmeden kuvvet uyguladığında ortaya çıkan bir durumdur, kaslarda kan akışını azaltır ve oksijen/şeker eksikliğine yol açar, bu da yorgunluk ve ağrıya neden olur.
    • Tüm vücut titreşimi, uzun süreli oturma, sırta doğrudan travma (bir nesneye çarpma veya nesneden çarpma), kaymalar, takılmalar ve düşmeler, ve işle ilgili stres.

    Tehlike Kontrolü ve Önleme

    Bel ağrısının önlenmesi için entegre bir yaklaşım gereklidir. Manuel malzeme taşıma görevlerini ortadan kaldırmak, kronik bel ağrısının nedenini doğrudan ele alan en etkili yoldur.

    Yük Rehberliği:

    • Küçük, büyükten iyidir: Geniş, hantal yükler, üst ekstremitelere ve sırta ek stres ve gerilme yaratır.
    • Görüşü engellemeyen konteynerler: Konteynerler, taşınırken görüşü engellemeyecek veya bacaklara çarpmayacak kadar uzun olmamalıdır.
    • Omurgaya yakın konumlandırma: Kaldırılacak yükler, çömelme kaldırması sırasında dizlerin arasına sığacak kadar dar kaplarda paketlenmelidir, böylece yük omurgaya yakın konumlandırılabilir ve omurga üzerindeki sıkıştırıcı kuvvetler azaltılabilir.
    • Aşırı hafif veya aşırı ağır yükler: Çok hafif yükler, taşıyıcının aynı anda birden fazla üniteyi kaldırmaya çalışmasına neden olabilirken, bazen yüklerin çok ağır yapılması, kişilerin mekanik yardım almadan kaldırmaya teşebbüs etmemesini sağlamalıdır.
    • Etiketleme: Konteynerler, içindekilerin ağırlığı ile etiketlenmelidir.
    • İçeriğin kaymasını önleme: Yüklerin konteynerlerinde kaymasını önlemek, ağırlık merkezinin taşıyıcıdan uzaklaşmasını ve ani yük artışını engeller.
    • Kulp veya el kesikleri: Konteynerlerde kulp veya el kesikleri bulunması, taşıyıcı ile nesne arasında daha iyi bir tutuş sağlar. İdeal kulp ve el kesiği tasarımları belirtilmiştir.
    • Yuvarlak kenarlar: Konteynerlerin keskin kenarları, temas stresine neden olabilir ve yuvarlak olmalıdır.

    İşyeri Tasarımı (Mühendislik Kontrolleri):

    • Tercih edilen müdahale yöntemleri: Mühendislik kontrolleri, ergonomik tehlikelerin işyeri kaynaklarını ele almayı amaçladıkları için diğer önlemlere tercih edilir.
    • Fiziksel çaba ve dayanıklılık gereksinimlerini azaltma: Amaç, insanların işlerini güvenli ve etkili bir şekilde yapmalarına olanak tanıyan bir çalışma sistemi (ekipman, araçlar, mobilya, süreçler, yöntemler, iş akışı ve çevre) sağlamaktır.
    • Yeterli alan: Çalışanlara görevlerini yerine getirmeleri için yeterli fiziksel alan sağlanmalıdır.
    • İyi ev idaresi: Zeminlerin ve çalışma yüzeylerinin operatörü engelleyebilecek veya kayma, takılma veya düşme tehlikesi oluşturabilecek döküntü ve malzemelerden arındırılması önemlidir.
    • Aydınlatma: Görevlere ve elle taşınan malzemelere göre yeterli ve kaliteli aydınlatma sağlanmalıdır.
    • Malzemelerin zeminde istiflenmemesi: Malzemelerin zeminden kaldırılması, dikey çalışma aralığını artırır ve LBP riskini yükseltir. İdeal olarak, kaldırma/indirme çalışma aralığı eklemler ile kalp arasında olmalıdır.
    • Momentumu koruma ve yerçekimini kullanma: Hareketler genellikle tek yöne akmalı ve sürekli yön değiştirmemeli, yerçekimi destekli taşıyıcılar kullanılmalıdır.
    • Zemin tipi ve yüzeyleri: Zeminler yeterli çekiş sağlamalı ve kayma ve düşme olasılığını en aza indirmelidir. Sert zeminlerde ayakta duran kişiler için yorgunluğu ve rahatsızlığı azaltmak amacıyla yastıklı paspaslar veya yorgunluk önleyici ayakkabı ekleri düşünülmelidir.

    İdari Kontroller:

    Amaç, MMH görevleriyle ilişkili risk faktörlerine kişisel maruz kalma süresini sınırlamaktır.

    • İş rotasyonu: Etkilenen popülasyonu daha az fiziksel olarak zorlayıcı işlere veya aynı kas gruplarını yormayan işlere döndürmek.
    • İş zenginleştirme veya genişletme: Göreve çeşitlilik katmak, daha az yorucu yönleri eklemek ve görevleri birden fazla kas grubu arasında paylaşmak.
    • İşi yapan kişi sayısını artırma: Böylece maruziyeti daha geniş bir popülasyona yayarken bireysel maruz kalma süresini azaltmak.
    • Güvenli taşıma teknikleri eğitimi: Çalışanların riskleri anlaması ve refahlarını korumak için aktif olarak katılması önemlidir.
    • İşçi seçimi ve yerleştirme.

    İş Tasarımı:

    MMH aktivitesiyle ilişkili tüm sırt yaralanmalarının üçte ikisinin, işgücünün en az %75’ine uyacak şekilde tasarlanması halinde önlenebileceği tahmin edilmektedir.

    • Görev çeşitliliği: İşler, malzeme taşıma risk faktörlerine maruz kalmayı azaltmak için iyi çeşitlendirilmiş olmalıdır.
    • Fizyolojik olarak yormayan: İşler, çalışanı fizyolojik olarak aşırı yormaktan kaçınacak şekilde tasarlanmalıdır; ağır işler hafif işlerle dönüşümlü olarak yapılmalıdır.
    • Kendi kendine hız belirleme: Çalışma temposu, mümkün olduğunca işi yapan kişi tarafından belirlenmelidir.
    • Dinlenme molaları: Fiziksel olarak zorlayıcı işlerde, dinlenme molaları giderek daha önemli hale gelir. Kısa çalışma dönemleri ve kısa dinlenme dönemleri genellikle uzun çalışma dönemleri ve uzun dinlenme dönemlerinden daha iyi fizyolojik iyileşme sağlar.
    • Geniş bir insan yelpazesine uygun tasarım: İşler, zaman içinde farklı insanların yapabileceği düşünülerek tasarlanmalıdır; bu, görev karışımının çalışanları maksimum fizyolojik sınırlarının çok altında yormasını gerektirir.

    İşçi Seçimi/Özellikleri:

    • Önceki sırt incinmesi öyküsü: Gelecekteki bel incinmesi için en güvenilir öngörücüdür. Sırtını incitmiş kişiler, daha fazla travmaya maruz kalacakları bir işte çalıştırılmamalıdır.
    • Fiziksel kondisyon: Kişinin fiziksel kondisyonu ne kadar iyiyse, bel kas-iskelet sistemi bozukluğu yaşama olasılığı o kadar düşüktür.
    • İşe yerleştirme taraması: Çalışanların bir işin görevlerini yerine getirme kapasitesini değerlendirmek için kullanılabilir. Ancak, bu tür testlerin kas-iskelet sistemi bozukluklarını azaltmada beklentileri karşılamadığı belirtilmiştir.
    •  Cinsiyet ayrımcılığı yapmayan güç testleri: Ağır fiziksel çaba gerektiren işlerde işe alım kriteri olarak cinsiyet kullanmak ayrımcılık anlamına gelir; bunun yerine, işi yapmaya uygun olanları belirlemek için güç testleri çok daha adil bir temeldir.

    Kişisel Koruyucu Donanım (KKD):

    Mühendislik ve idari kontrollerin sunamadığı korumayı sağlamak amacıyla vücuda giyilen veya takılan güvenlik ekipmanlarıdır.

    Arzu edilen nitelikler: Amaçlandığı işlevi yerine getirmeli, uygun olmalı ve kullanıcının gereksiz yere daha fazla güç sarf etmesini veya aşırı duruşlar sergilemesini gerektirmemelidir.

    Örnekler: Emniyet ayakkabıları, eldivenler, göz koruyucuları ve baretler.

    Eğitim: KKE verilen çalışanlar, amacını, ne zaman ve nasıl kullanılacağını, sınırlamalarını, bakımını, kullanım ömrünü ve uygun şekilde imhasını öğrenmelidir.

    Sırt Kemerleri: Bilimsel literatür incelemesine göre, sırt kemerlerinin sağlıklı, daha önce yaralanmamış çalışanlarda işle ilgili sırt yaralanmalarını azaltmadaki etkinliği kanıtlanmamıştır. NIOSH ve N.C. Çalışma Departmanı, sırt kemerlerinin yaralanmayı önlemek için kullanılmasını önermez ve bunları Kişisel Koruyucu Ekipman olarak kabul etmez.

    Tıbbi Yönetim

    Amaç: Kas-iskelet sistemi bozukluklarıyla ilişkili semptomların ve durumların süresini ve şiddetini azaltmak; fonksiyonel bozukluğun ve engelliliğin süresini ve şiddetini önlemek, ortadan kaldırmak veya önemli ölçüde azaltmak.

    Erken müdahale: İşyerinde ağrı yaşayan çalışanlara sağlık hizmeti sağlayıcısına hızlı erişim sağlanmalı ve ağrının erken bildirilmesi teşvik edilmelidir, çünkü müdahale ne kadar erken olursa tedavi o kadar etkili olur.

    İşyeri bilgisi: İşveren, sağlık hizmeti sağlayıcısıyla çalışacak ve işleri, çalışma ortamını ve işyerindeki risk faktörlerini bilecek bir kişi atamalıdır. Sağlık hizmeti sağlayıcısının işyerini periyodik olarak gezmesi tavsiye edilir.

    Tıbbi geçmiş ve yaşam tarzı: Sağlık hizmeti sağlayıcısı, hastanın tıbbi geçmişini, önceki yaralanmaları ve iş dışı aktivitelerin (hobiler, spor vb.) yaralanmaya katkıda bulunup bulunmadığını belirlemelidir.

    Yazılı tedavi ve işe dönüş planı: Konservatif tıbbi tedavi, fiziksel/iş terapisi ve iş kısıtlamaları ile işe dönüş planını içermelidir. Plan ayrıca, yaralanmanın tekrarlama şansını en aza indirerek güvenli bir şekilde işe geri dönüşü sağlamak için işyeri risk faktörlerini belirleme ve giderme (mühendislik, idari veya KKE) araçlarını da içermelidir.

    Germe, Güçlendirme ve Zindelik:
    • Kas zayıflığı: Zayıf, az egzersizli kaslar, sırtı desteksiz bırakır ve incinmeye daha yatkın hale getirir. Kronik bel ağrısının temel nedenlerinden biri zayıf sırt kaslarıdır.
    • Kondisyonun faydaları: Daha iyi fiziksel kondisyonda olmak, ağır işleri aşırı yorgunluk veya stres olmadan daha iyi yapabilmeyi sağlar; yaralanma riski azalır ve yaralanma durumunda iyileşme daha hızlı olma eğilimindedir.
    • Egzersiz: Güçlendirme ve esneme egzersizleri genellikle bel ağrısı hastaları için tedavi yöntemi olarak reçete edilir. Bu egzersizler, ergonomik risk faktörü müdahalesinin bir ikamesi değil, tamamlayıcısıdır.
    • Isınma egzersizleri: Fiziksel olarak zorlayıcı herhangi bir aktiviteye başlamadan önce ısınma germe egzersizleri yapmak mantıklıdır. Bu, kasları esnetir, kan akışını artırır ve onları yapacakları işe hazırlar.
    • Düzenli egzersiz: Güçlü, esnek kaslar geliştirmek veya sürdürmek için haftada birkaç kez düzenli egzersiz yapılmalıdır. Egzersizler yavaş, istikrarlı, kontrollü hareketlerle yapılmalı, hızlı ve sarsıntılı hareketlerden kaçınılmalıdır. Egzersizden sonra serinleme periyodu da önerilir.
    • Rekreasyonel aktiviteler: Kişinin yaşam tarzına, ihtiyaçlarına ve arzularına uygun tatmin edici rekreasyonel aktivitelerin belirlenmesi ve düzenli bir yaşam aktivitesi haline getirilmesi önemlidir. [/tie_list]

    [box type=”download” align=”” class=”” width=””]Bu yazı “El ile Malzeme Taşıma ve Sırt Güvenliği Rehberi” başlıklı belge, Kuzey Carolina Çalışma Bakanlığı (NCDOL) tarafından hazırlanan bir yayına dayanmaktadır.[/box]

  • Ergonominin Faydaları

    Efektif bir ergonomi çalışması sizlere birçok farklı alanda faydalar sağlayacaktır.

    1. Ergonomi maliyetleri azaltır.
    Sistemli bir şekilde yapılan ergonomi çalışmalarıyla kazalar, yaralanmalar azalacak ve bu sayede yüksek maliyetli tazminatlarla karşı karşıya kalmayacaksınız.

    2. Ergonomi üretimi geliştirir.
    Ergonomi çalışmaları sayesinde çalışanlarınız iyi bir çalışma pozisyonunda, daha az güç sarf ederek, daha az zorlayıcı hareket yaparak çalışır ve bu sayede işletmenizin verimliliği artar.

    3. Ergonomi kaliteyi geliştirir.
    Ergonomi açısından uygun olmayan şartlar çalışanların toplam iş yükünün artmasına sebep olur ve çalışanların toplam iş yükü ne kadar fazla ise, bir o kadarda çalışanların performanslarında azalma meydana gelir. Sonuç olarak hem hizmet sektörü hem de üretim sektörü olsun çalışanlarınızın performansı azaldıkça, sunmuş olduğunuz kalite azalacaktır.

    4. Ergonomi çalışan bağlılığını artırır.
    Firmalar çalışanların sağlığı ve güvenliği için ne kadar önem verirse, çalışanların devamsızlıkları azalır, moralleri artar, performansları artar ve efektif bir çalışma ortamı sağlanmış olur.

    5. Ergonomi çalışmaları güvenlik kültürünü oluşturur.
    Ergonomi çalışmaları firmanızın iş sağlığı ve güvenliğine ne kadar önem verdiğini de göstermektedir. Ergonomi çalışmaları çalışanları iş güvenliğine teşvik edecek ve güçlü bir güvenlik kültürü oluşturmanıza yardımcı olacaktır.

    Unutmamalısınız ki sağlıklı ve mutlu çalışanlar firmanızın en büyük kazancıdır.

  • Ergonomiye Genel Bakış

    Ergonomi, çalışanların yetenek ve kısıtlılıklarına göre çalışma alanlarının düzenini inceleyen bir bilim dalıdır.

    Peki çalışma alanları neden önemlidir?

    İyi bir çalışma alanı sayesinde çalışanlarınız daha rahat şartlarda çalışacak, yorgunlukları ve yıpranma süreleri azalacak ve çalışanlarda iş kazası ve meslek hastalıkları (özellikle kas iskelet sistemi hastalıkları) sıfır düzeyine inecektir. Aksi takdirde çalışma alanları yüzünden kalite seviyeleri, üretim seviyeleri düşecek ve verimliliğiniz azalacaktır.

    Sistematik ergonomik iyileştirmeler sayesinde kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına sebep olan riskler ortadan kalkacak ve çalışan işinde daha üretken daha verimli bir şekilde çalışmaya devam edecektir. Bu çalışmalar sayesinde işinizi, çalışanlarınızı geliştirecek ve en önemlisi çalışma alanında bulunan birçok riski ortadan kaldırmış ve daha güvenli bir çalışma ortamı sağlanmış olacaktır.

    Fakat nerden başlamalısınız?

    Diğer şirketlerin ergonomi ile ilgili hangi çalışmaları yaptıkları ve nasıl sonuçlar elde ettiklerini incelemelisiniz. İş yerinizde ergonomi çalışmalarına ihtiyacınız var mı, var ise nasıl zaman ayıracaksınız, nasıl yürüteceksiniz, kaynakları nasıl yöneteceksiniz?

    Bu soruları cevaplamak ve sizlere ergonomik çözümler üretmek için buradayız.

  • Ergonomi nedir?

    Ergonomi  kısaca “fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci” diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor. Öyle ki artık sadece fiziksel çevrenin ergonomisinden değil, doğrudan insanın zihnine seslenen bilgisayar yazılımları, Internet, web dizaynı vs. gibi öğelerin de insana uyumundan (Zihinsel algılama, kolay kontrol edebilme ve yönlendirebilme açısından) bahsedebiliyoruz.

    Bu anlamda ergonomi, birçok bilimsel disiplinin ortak çalışma alanı olan (Başta mühendislik, mimarlık, tıp, fizyoloji, anatomi, psikoloji, sosyoloji olmak üzere) bir yaklaşımlar bütünüdür. Tüm bu bilimsel disiplinler ortaklaşa bir insana uyumlaştırılmış ideal makine-çevre sisteminin arayışı içindedirler. Elbette ki bu arayışın temel amacı, sadece insanın kendisiyle barışık uyumlu bir çevrede yaşaması değil, en önemli üretim faktörü olan insangücünün (ya da işgücünün) rahat, kolay ve sağlıklı bir şekilde üretim ve ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan makine, teçhizat, ofis, fabrika düzeni vs.nin yaratılması isteğidir.

    Çünkü bilinmektedir ki, insanın verimli çalışması, en iyiyi üretmesi ve ekonomik faaliyetlere en etkin şekilde katılabilmesi, bu ideal uyumun yakalanabilmesine bağlıdır.

    Ergonominin kanıtlanmış  Faydası >>>

    Ergonomi nin Amacı

    Ergonominin birinci amacı insan – makine birleşiminin verimliliğini ve iş güvenliğini arttırmaktır. Çalışmanın yöntemli bir şekilde düzenlenmesini amaçlayan ergonomi aynı zamanda insanın kullandığı araç ve makinelerin yaptığı işin insanın özellikleri ile uygunluk içinde olmasını sağlamaya yöneliktir.

    Ergonominin Maliyet ve Faydalarına Bazı Örnekler >>>

    Ergonominin Tarihçesi

    Ergonomi tarihinde genellikle ve öncelikle F. W. Taylor’dan söz edilir. İnsan faktörüne ve insanların kullandıkları araç ve gereçlere deneysel yaklaşımlar getiren Taylor, sosyal psikolojide ve ergonomide “iş hevesi konusuna ücret yaklaşımı”nı öngörün ilk araştırmacıdır.

    1910’larda ergonomik yaklaşımlara öncülük eden iki yeni metot girişimi dikkat çekmiştir. Bunlar; mühendis Gilberth ile psikolog olan eşinin geliştirdikleri “İş ve Zaman Etüdü”, ikincisi ise Dougles’in işbaşında enerji harcamayı ölçmek için geliştirdiği “Oksijen Tüketimi” çalışmalarıdır.

    II.Dünya Savaşı sırasında, ABD’de geniş çapta ergonomi yaygınlaştı. Bu savaş sırasında bazı makinelerin tertibatı, bu araçları kullanabilecek kimselerin bulunmasını güçleştirecek kadar karmaşık hale gelmişti. Deneysel psikoloji, meseleyi yeni bir açıdan ele alacak çalışan kimselerin yatkınlıklarını incelemekle işe başladı. Böylece ergonomi çeşitli bilim dallarında ortaklaşa bir çalışma yapılmasını zorunlu kıldı ve pratik uygulamalara yöneldi.

  • Çalışma Ortamında Ergonominin Kanıtlanmış 5 Faydası

    Şirketinizde çalışanlara ödenen tazminatları ve sağlık harcamalarını azaltmanın yolunu mu arıyorsunuz?Verimliliği artırmak şirketinizin bu yıl öncelikli temel hedeflerinden biri mi? Peki ya ürün kalitesini iyileştirmek?

    Durum böyleyse (ki öyle olduğunu varsayıyorum), şirketinizdeki ergonomi süreçlerini oluşturmak veya iyileştirmek yapılacak işler listenizin tepesinde yer almalı.

    Öyle ki önde gelen şirketler ergonomiyi tüm operasyonlarına entegre ediyor. Etkin bir ergonomi sürecinin faydalarına baktığınızda zaten şaşırtıcı gelmiyor.

    Washington Eyaleti Çalışma ve Sanayi Departmanı tarafından maliyet tasarrufu, verimlilik ve ürün kalitesi gibi iş hedeflerinde ergonominin etkisini ortaya koymak amacıyla yapılan bir araştırmada 250 ergonomi vakası incelendi.

    Araştırma sonucunda ergonominin yapılan yatırıma değdiği belirlendi. Ergonominin Maliyet ve Faydalarına Bazı Örnekler 

    Çalışma Ortamında Ergonomi Sürecinin Faydaları

    Çalışma ortamında güçlü bir ergonomi süreci uygulamanın kanıtlanmış beş faydası kısaca şöyle:

    1. Ergonomi maliyetleri azaltır. Ergonomik risk faktörlerini sistematik azaltarak yüksek maliyetli, orta ve ciddi yaralanmaların önüne geçebilirsiniz. Çalışanlara ödenen her 3 dolarlık tazminatın 1 dolarının orta ve ciddi yaralanmalarla ilgili olduğu düşünüldüğünde, maliyet tasarrufu açısından önemli bir fırsat olabilir bu. Dolaylı maliyetlerin de bir yaralanmanın direkt maliyetinin yirmi katına çıkabileceğini unutmayın.

    2. Ergonomi verimliliği arttırır. En iyi ergonomik çözümler çoğu zaman verimliliği arttırır. İyi bir vücut duruşu, daha az zorlanma, daha az hareket etme, daha uygun yükseklik ve erişim sağlayan bir sistem geliştirildiğinde çalışma ünitesi daha verimli hale gelecektir.

    3. Ergonomi kaliteyi yükseltir. Yetersiz ergonomi, çalışanların yorulmasına ve rahatsız hissetmesine neden olarak ellerinden gelen en iyi işi yapmalarına engel olabilir. İş fiziksel açıdan çok zorlayıcı olduğunda eğitildikleri kalitede iş çıkarmaları zor olabilir. Örneğin, yüksek güç gerektiren bir somun sıkma işi yeterince kuvvetli yapılmazsa, ürün kalitesinde sorun çıkabilir.

    4. Ergonomi çalışan bağlılığını arttırır. Şirket çalışanlarının sağlığı ve güvenliği için mümkün olan her gayreti gösterdiğinde, çalışanlar da bunu fark eder. Çalışanlar iş saatlerinde yorgunluk ve rahatsızlık yaşamazsa, işgücü devri ve işe devamsızlık düşebilir, moral yükselebilir ve çalışanların katılımı artabilir.

    5. Ergonomi daha iyi bir güvenlik kültürü yaratır. Ergonomi, şirketinizin temel bir değer olarak güvenlik ve sağlığa verdiği önemin bir göstergesidir. Yukarıda saydığımız dört faydanın kümülatif etkisi, şirketinizde daha güçlü bir güvenlik kültürünün oluşmasıdır. Sağlıklı çalışanlar en değerli varlığınızdır; dolayısıyla şirketinizde sağlık ve güvenlik kültürü yaratmak ve teşvik etmek performansın iyileşmesine katkıda bulunacaktır.

    Çalışma Ortamı Ergonomisi – Maliyetine değer mi?

    Öyleyse ergonomi süreci maliyetine değer mi? Evet, kesinlikle! Ergonomi sadece işiniz için değil çalışanlarınız için de harikadır.  Sağlık ve güvenlik profesyonelleri olarak ergonominin değerinin süreç için bir avantaj olduğunu gösterebilmeliyiz.

    İyi yöneticiler karar verirken şu faktörleri değerlendirir:

    • Gelirimizi arttıracak mı?
    • Maliyetlerimizi azaltacak mı?
    • Yapılması gereken bu mu?

    Çalışma ortamında ergonomi süreci için bu soruların hepsine “EVET!” yanıtı verebilirsiniz.

  • Ev işlerinde ergonomi

    Çamaşır asmak, ütü yapmak, bulaşık yıkamak insanı nasıl sakatlayabilir? Ev işleri sırasında yaşanacak uzun süreli duruş bozukluğu ve dengeleme sorunları; omuz, kol, kalça, el bileği parmaklar, sırt, bel, kalça, diz ve ayak sorunlarına yol açar. Ancak basit önlemler alınarak bu sorunların önüne geçmek mümkün.

    evisleri1

    Evde işlerinde Ergonomi

    • Sağlıklı bir omurga duruşu için çalışma yüzeylerinin eşit mesafede yüksek olması önemli. Bunun için önünde durduğunuzda sırtınız kambur olmadan çalışabildiğiniz yükseklik sizin için en doğrusudur.
    • Belden çok fazla öne eğilmek omurga sağlığı açısından risklidir. Vücuttan 30 cm uzaklıkta sıklıkla yapılan işler, ağrıyla başlayan şikayetlere yol açar. Tezgah ve masada çalışırken, gövdenizin çok uzakta kalmamasına dikkat edin.
    • Lavaboda yıkama işi yaptığınızda bir adımınızı öne atarak çalışın ve öndeki bacağınızı belirli aralıklarla değiştirin.
    • Ev işlerinde, uzun süreli ayakta ya da oturarak çalışmamaya dikkat edin. Bu işleri gün içerisinde dönüşümlü olacak şekilde ayarlayın.
    • Vücudumuzu en çok yaralanmalara açık hale getiren hareketler, ani dönme hareketleridir. Uzun süreli ütü yapılırken, istemsiz olarak gövde sık sık dönme hareketi yapar. Çalıştığınız yöne doğru bir adım atın ya da ayaklarınızın yere tam temasını sağlayan döner bir taburede oturarak ütü yapın.
    • Sıkça kullandığınız eşyaları, dolapların göz seviyesi yüksekliğinde kolayca erişebileceğiniz yerlerinde muhafaza edin.
    • Perde asarken olduğu gibi ellerin başın üzerinde, dirseklerin omuzların üzerinde olduğu işler yaralanmalara yol açar. Bunu önlemek için merdiven gibi yükseltiler kullanın.

    evisleriutu

    • Çamaşır asarken, sepeti bir sandalyenin üzerine koyun, böylelikle öne doğru bükülmek zorunda kalmazsınız. Çamaşırlarınızı, bel çukurunuzu artırmadan, hafifçe öne doğru eğilerek asın.
    • Yer silmeyi dizlerinizin üzerinde yapmayın. Uzun saplı bir temizlik malzemesi kullanın.
    • Elektrikli süpürgesinin sapının yeterince uzun olmasına dikkat edin.
    • Dizlerinizin üzerinde durmanızı gerektirecek bir iş yapacaksanız, dizlik kullanın ya da dizin altına minder gibi yumuşak bir dayanak koyun. Bu süre boyunca tek dizinizin üzerine değişimli olarak durun.
    • Alışveriş çantalarını iki kola eşit olarak bölüştürün. Çok ağır yükler için alışveriş arabası kullanın.
    • Ev işleri sırasında mutlaka dinlenme molası verin. Her 50 dakikalık çalışma sonrasında 10 dakika dinlenin.
    • Bir de bu şarkıyı mutlaka dinleyin. >>>

    Geçmeyen ağrılar, kuvvet kaybı, uyuşma, yorgunluk, halsizlik, his kaybı, şişme ve yanma hissi, elleri sık sık sallama ihtiyacı, sıkı kavanozları ve kapı kollarını açmada zorlanma, taşınan bir eşyayı düşürme korkusu, gece uyanarak kolları sallama ihtiyacı, boynu ovma ihtiyacı gibi şikayetler sağlık sorunlarına işaret eden önemli sinyallerdir. Bu tür kas iskelet sistemi şikayetleri için ilaç kullanmak istemiyorsanız beni ziyaret etmelisiniz. >>>

     

  • Aşırı Sıcakta Çalışma

    Havanın aşırı sıcak olması ve nem miktarındaki artış, ileri yaşa rağmen çalışanlarda özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde bedenen çalışanlarda bazı riskleri de beraberinde getirdiğini aktaran işyeri hekimi Dr. Fatih Hakan ÇAM, aşırı sıcakta çalışma nın sağlığa olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

    Yaşlılarda adaptasyon mekanizmaları yeterince iyi çalışmadığından ortamda meydana gelen sıcaklık ve nem değişimlerine uyum sağlamakta güçlük çekebilirler.

    Yapılan bilimsel çalışmalarda yazın ani sıcaklık değişimi ve yüksek nemin, özellikle 65 yaşın üstündeki yaşlı kadın ve erkek kalp hastalarında hayati tehlikelere neden olabildiği gösterilmiştir.

    Aşırı sıcak yaşlılarda nelere yol açar?

    Yükselen sıcaklık sonucu vücut ısısı da artar ancak bedenimiz artan vücut ısını dengeleyebilmek için terlemeye ve daha sık soluk alıp vermeye başlar. Bu esnada terleme ve solunum yolu ile su ve tuz kaybı olur.

    Nabız hızlanır, kalbin iş yükü artar, böbreklere binen yük artar. Damarlarda pıhtılaşmaya eğilim olur. Ciltte ve uç organlarda (el, ayak ve yüz kaslarında), hem atar hem de toplar damarlar genişler. Bu damarların genişlemesi neticesinde cilde ve uç organlara daha fazla kan gideceğinden iç organlara ve dolaysıyla kalbe giden kan miktarı azalır. Bu durum kalbin gereğinden çok ve hızlı çalışmasına neden olur.

    sicaktacalisma

    Tansiyonda öngörülemeyen değişiklikler (aşırı düşme veya aşırı yükselmeler) görülebilir. Yüksek nem oranı solunan havadaki oksijen miktarını göreceli olarak düşürür. Kanın oksijenlenmesi güçleşir. Kalp ve damar hastalarında, kalp yetersizliği, tansiyon yüksekliği, kalp ritm problemi olanlarda ve varisi olanlarda özellikle ileri yaşta çalışanlarda (>45 ve üstü) ciddi sağlık sorunları görülebilir.

    İşyerlerinde Alınması Gereken Tedbirler

    [list]
    [li type=”glyphicon-ok”]Çalışma vardiyaları günün sıcak saatlerine (11:00 – 14:00 arası) göre düzenlenebilir. Böyle bir düzenleme yapılamıyorsa güneş altında çalışacak ekibe destek verilerek kişi başına güneş altında çalışma süreleri kısaltılacak tedbirler alınması faydalı olur. Mümkünse dışarıda yapılması gereken işler günün erken saatlerinde ve akşam geç saatte planlanabilir.  [/li][li type=”glyphicon-ok”]Çalışma ve dinlenme süreleri yeniden gözden geçirilerek havanın ve çalışılacak ortamın durumuna göre verimi maksimuma çıkaracak şekilde ayarlanabilir.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Sıcak havalarda ve sıcak ortamlarda (>26 dereceden daha fazla ölçülen ortamlarda) zorlayıcı fiziksel aktivitelerden kaçınmak gerekir. İş mümkünse günün ilerleyen saatlerinde ve hava serinledikten sonra veya ortam sıcaklığı normal seviyelere indirildikten sonra yapılmalıdır.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Çalışılan ortamlarda ani ısı değişiminden korunmak gerekir. Çalışılan ortam iyi havalandırılmış olmalı. Mümkünse iklimlendirme yapılmalı ancak ortam çok soğutulmamış olmalı. (Normal bir oda ısısı 24 derece olmalıdır.)[/li][li type=”glyphicon-ok”]Çalışma kıyafetleri ince ve teri emecek özellikte (pamuklu) olmalı. Terlediğinizde terinizin klima altında kurumamasına özen gösterin. Mümkünse sık kıyafet değiştirerek vücudun nemli giysilerle temasını önleyin. Çalışma aralarında kıyafet değiştirme tedbirleri alınabilir.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Bol miktarda sıvı tüketilmelidir. Normal bireylere günde en az 2 – 3 lt. sıvı alımı önerilmektedir. Sıcak ortamda bedenen çalışanlar için bu miktar daha da arttırılmalıdır. Temiz, hafif soğuk ve her zaman ulaşılabilecek ve yeterli miktarda su kaynakları temin edilmelidir. Çalışanın sıvı elektrolit dengesini sağlamak için soda, ayran ve meyve sularıyla sıvı tüketimi arttırılması uygun olur.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Öğle arası veya vardiya yemeklerinde ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçının, az az ama sık aralıklarla yemeğe özen gösterin. Daha çok meyve ağırlıklı beslenme uygun olur. Dinlenme aralarında takviye olarak sulu meyveler çalışma verimini arttırır.[/li][li type=”glyphicon-ok”]Kronik hastalığı bulunanların düzenli olarak işyeri hekimi tarafından takibi, düzenli ilaç kullanması, tek başlarına çalışmamaları, sağlık durumlarını ortaya koyan hekim raporuyla kontrolleri uygun olur.[/li]
    [/list]

     

  • Ergonomi

    Ergonomi, maksimum iş güvenliği ve verimlilik sağlamak amacıyla, insanların anatomik ve bilişsel özelliklerinin, çalıştıkları çevre ve sistemlerin incelenmesine ve bu ögeler arasında maksimum uyumun sağlanmasına yönelik çalışmaların bir bütünüdür.

    Ergonomi, çalışan kişinin işi, iş aletleri ve iş çevresiyle olan ilişkilerini araştırır.

    Ergonomiye kısaca “fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci” diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor. Öyle ki artık sadece fiziksel çevrenin ergonomisinden değil, doğrudan insanın zihnine seslenen bilgisayar yazılımları, Internet, web dizaynı vs. gibi öğelerin de insana uyumundan (Zihinsel algılama, kolay kontrol edebilme ve yönlendirebilme açısından) bahsedebiliyoruz.

    Bu anlamda ergonomi, birçok bilimsel disiplinin ortak çalışma alanı olan (mühendislik, mimarlık, tıp, fizyoloji, anatomi, psikoloji, sosyoloji olmak üzere) bir yaklaşımlar bütünüdür. Tüm bu bilimsel disiplinler ortaklaşa bir insana uyumlaştırılmış ideal makine-çevre sisteminin arayışı içindedirler. Elbette ki bu arayışın temel amacı, sadece insanın kendisiyle barışık uyumlu bir çevrede yaşaması değil, en önemli üretim faktörü olan insan gücünün (ya da iş gücünün) rahat, kolay ve sağlıklı bir şekilde üretim ve ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan makine, teçhizat, ofis, fabrika düzeni vs.nin yaratılması isteğidir.

    Çünkü bilinmektedir ki, insanın verimli çalışması, en iyiyi üretmesi ve ekonomik faaliyetlere en etkin şekilde katılabilmesi, bu ideal uyumun yakalanabilmesine bağlıdır.

    Modern ofisler basit önlemlerle engellenebilecek potansiyel tehlikeler ile doludur. Ergonominin amacı ise sakatlanma veya yaralanma riskini en aza indirerek insan vücudundan en yüksek verimi almaktır. Çalışma ortamı ve alışkanlıkları ile basit ayarlamalar yapmayı öğrenmek kişinin rahatını ve verimliliğini büyük ölçüde arttıracaktır.

    Ergonominin amacı;

    • Çalısanların etkinligini arttırmak
    • Gereksiz ve asırı zorlamalardan kaçınmak
    • Çalısmanın yöntemli bir sekilde düzenlenmesini saglamak
    • Lüzumsuz aktiviteleri önlemek
    • İnsan-makine-çevre uyumunu saglamaktır.