Apandisit

Körbağırsağın (çekum), apandis veya appendiks adı verilen solucansı uzantısının iltihaplanmasına apandisit veya akut apandisit adı verilir. Birçok hastalıkla karışabilir ve ciddi oranda komplikasyonlara neden olabilir.

Prof. Dr. Korhan TAVİLOĞLU
Genel Cerrah
www.taviloglu.com

[tabs type=”horizontal”][tabs_head][tab_title]Nedeni[/tab_title][tab_title]Sıklığı[/tab_title][tab_title]Belirtileri[/tab_title][tab_title]Tanı[/tab_title][tab_title]Tedavi[/tab_title][/tabs_head][tab]Apandisin iç boşluğunun mikroplar (Schistosoma veya Strongyloides, vb.), kalsiyum tuzları veya dışkı tıkaçları ile (meyve çekirdeği, ayçekirdek vb.) tıkanması ile oluşur. Bu nedenle apandis organının içi şişer ve ödem yapar, lenf akımı ve toplar damar dolaşımının tıkanması nedeniyle apandis organında bakteriler toplanır ve delinme (perforasyon) olduğunda karın zarına (periton) yayılır. Ayrıca, lenf bezlerinin Crohn hastalığı, amipler ile enfeksiyon sonrasında şişmesi sonucunda lenfoid hiperplazi denilen tablo ortaya çıkar.[/tab][tab]

Apandisit nüfusun yaklaşık % 7’sinde ve her yıl başına 1,000 kişiden birinde görülür. Yaşam boyu apandisite yakalanma şansı % 7-10 arasında değişir.

Erkeklerde kadınlara oranla 1.4 kat daha fazla rastlanır.

Tüm cerrahi girişimlerin % 2’si ve acil girişimlerin yaklaşık % 50’si apandisit nedeniyle yapılmaktadır.

Bebeklik çağında ender görülür, çocukluk ve özellikle ergenlik çağında çok sık ortaya çıkar. Ortalama rastlanma yaşı 22’dir.

Yüksek lifle beslenen toplumlarda daha düşük oranda izlenir.[/tab][tab]İştah kaybı: hastaların % 50’sinde görülür

Bulantı ve kusma: hastaların % 60-90’ında görülür

Ateş

İshal veya kusma: hastaların % 20’sinde görülür

Karın ağrısı: hastaların % 25’inde görülür ve öncelikle göbek çevresinden başlayıp, karın sağ alt kesimine yerleşir, bu belirtilerin tanıda % 80 gibi değeri vardır.

Hastaların % 80’inde belirtiler 48 saatten beri mevcuttur. Ancak, hastaların % 2’sinde yakınmalar iki haftaya kadar uzayabilir.

Bazı hastalarda idrar yapma güçlüğü olabilir ve idrardan kan gelebilir.

Karıştığı Durumlar

Apandajit

Bağırsak divertiküliti

Bağırsak iltihabı (gastroenterit, Yersiniozis)

Bağırsak kanseri

Crohn hastalığı

Dış gebelik

Endometriozis

İdrar yolunda (üreter) taş

İdrar yolu iltihabı

Kabızlık

Kadın yollarının (tüpler ve yumurtalıklar) iltihabı

Karıniçi apse

Meckel divertikülü

Mezenterik lenfadenit (bağırsak lenf bezlerinde iltihaplanma)

Mezenterik iskemi (bağırsak damarlarının tıkanması)

Omentum torsiyonu (bağırsakların üzerindeki yağ tabasının kendi etrafında dönerek boğulması)

Uyluk kasında (psoas) apse

Rahimde myom

Rektus kasında kanama (hematom)

Safra kesesi iltihabı (kolesistit)

Yumurtalık kisti düğümlenmesi (torsiyon)

[/tab][tab]

Muayene bulguları

Akut apandisit hastalarının % 96’sında karın sağ alt bölümünde hassasiyet olur. Muayene sırasında hasta bu bölümünü kasar ve şiddetli ağrı hisseder.

Karın sol alt tarafına sağ tarafa doğru basıldığında ağrı hissedilir (Rovsing belirtisi).

Sağ bacak yukarı doğru büküldüğünde (obturator belirtisi) veya geriye doğru büküldüğünde (psoas belirtisi) hasta ağrı hisseder.

Tetkikler

Lökosit: iltihabı gösteren bu değer hastaların % 80-85’inde yüksektir.

CRP: % 95 oranında tanıda yararlıdır.

Karın röntgeni: % 10 oranında tanıda yararlıdır.

Ultrasonografi (USG): % 85-95 oranında tanıda yararlıdır.

Bilgisayarlı tomografi (BT): % 90-95 oranında tanıda yararlıdır.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): % 90-95 oranında tanıda yararlıdır.

[/tab][tab]Öncelikle, yemek yasaklanır ve serum ile bazı antibiyotikler verilir.

Apandisit tedavisi sınırlı istisnalar dışında apandis organının yerinden alınmasıdır. Bu işlem klasik cerrahi yöntem veya son 20 yıldan beri daha yoğun uygulanıldığı gibi laparoskopik cerrahi ile yapılabilir. İlk laparoskopik apandisit ameliyatı, Kurt Semm tarafından 1981 yılında gerçekleştirmiş ve 1983 yılında yayınlamıştır. Laparoskopik yöntem özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda üreme organlarına ait sorunları ayırt etmede ciddi yararlar sağlar. Klasik yöntemle başarı oranı % 90-95 iken, laparoskopik yöntem ile başarı oranı % 90’dır.

Son yıllarda delinme (perforasyon) ve bağırsakta tıkanma gelişmeyen vakalarda, antibiyotik vererek hastayı izleme, konservatif yaklaşım veya ameliyatsız apandisit tedavisi de gündemdedir.

2007 yılında Corfield ve arkadaşları cerrahlar arasında bir anket çalışması ile apandisit hastalığındaki tavırlarını sorgulamışlardır. Bu çalışma sonucunda, cerrahların % 53’ünün antibiyotik ile hastanın yakınmalarının gerilediği apandisit durumunda, ileri bir tarihte, apandis organının ameliyatla aldıkları belirlenmiştir ve cerrahlar bu şekilde daha güvenle hastalarını izlediklerini açıklamışlardır. Antibiyotik tedavisi ile gerileyen apandisit durumunda olguların % 10-25’inde apandisitin tekrarladığı belirlenmiş ve bu şekilde olguların % 75’inde sonradan yapılacak olan apandisit ameliyatının vakaların % 75-90’ında gereksiz yere yapılacağı çıkarımı elde edilmiştir. Ayrıca, sonradan yapılacak olan apandisit ameliyatında, vakaların % 25nde komplikasyon geliştiği belirlenmiştir.

Yol Açabileceği Durumlar

Yara enfeksiyonu

Yarada açılma olması

Bağırsak düğümlenmesi

Karın ve leğen kemiği (pelvis) içinde apse gelişimi

Ayrılan apandis kökünde iltihap gelişmesi

Apandisit nedeniyle yaşamı yitirme (mortalite) oranı % 0.2-0.8 kadardır, 70 yaşın üzerindeki kişilerde bu oran % 20’ye dek çıkabilir.

18 yaş altında ve 50 yaşın üzerinde olan kişilerde apandisit delinmesine (perforasyon, perfore apandisit) daha sık rastlanılır.

Plastrone apandisit

Sepsis

Pyeflebit

[/tab][/tabs]

Yayım tarihi
Genel Cerrahi olarak sınıflandırılmış

saglikdanisma tarafından

Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.