Bel Soğukluğu

Gonore cinsel yolla bulaşan yaygın hastalıklardan biridir. Etkeni Neisseria Gonorrhoeae olup özellikle üreme sisteminin serviks (rahimağzı), rahim, tüpler ve üretra (idrar yolları) gibi sıcak ve nemli bölgelerinde kolayca çoğalabilmektedir. Ayrıca ağız, boğaz, göz ve anüs bölgelerinde de saptanabilmektedir. ( Centers for Disease Control and Prevention Fact Sheet Gonorrhea 2007 http://www.cdc.gov/std/gonorrhea/gonorrhea-fact-sheet.pdf)

Bulaşma Şekli

Gonore; penis, vajina, ağız ve anüs temasıyla bulaşabilmektedir. Bakterinin bulaşabilmesi için boşalma gerekmemektedir. Hastalığın anal veya oral yolla da bulaşabilmesi nedeniyle homoseksüel ilişkilerde de taşınması söz konusudur. Gonore hastaları partnerleri ile birlikte tedavi edilmezse hastalık tekrar bulaşabilmektedir.

  • Ayrıca hastalık; hamile anneden çocuğa vajinal doğum sırasında geçebilmektedir.

Ek olarak, Neisseria gonorrhoeae’nin tuvalet kağıdında 3 saat, klozet kenarında ve havluda 24 saate yakın yaşayabildiği de bildirilmiştir. Neinstein LS., Goldenring J. et al. Nonsexual transmission of sexually transmitted diseases: an infrequent occurrence. Pediatrics 1984; 74(1):67-76

 Belirtileri

Erkeklerde;

  • Bazı hastalarda semptom görülmemektedir.
  • İdrarda yanma
  • Penisten beyaz, sarı veya yeşil akıntı
  • Testislerin şişmesi ve ağrıması

Kadınlarda;

  • Çoğu hastada semptom görülmemektedir.
  • Vajinal akıntıda artma
  • İdrarda yanma ve ağrı
  • Adet dönemleri arasında kanama

Kadın genital bölge enfeksiyonlarının yaklaşık %50’sinde belirti gözlenmemekte veya hafif seyretmektedir. Semptomların gözlendiği vakalarda bile gonore belirgin olarak teşhis edilememektedir. Gonore taşıyan kadınlarda semptomlar gözlenmese de ciddi komplikasyon (yan etki) riskleri bulunmaktadır.

Anal bölge enfeksiyonlarında semptom gözlenmeyebilmekte ya da anal kaşıntı, ağrı, kanama ve ağrılı bağırsak hareketleri gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca boğaz bölgesindeki enfeksiyonlarda semptom gözlenmezken bazı vakalarda ağrı olabilmektedir.

Görülme Sıklığı

İstanbul’da 1999 yılında, idrar yolu enfeksiyonu semptomları gösteren 192 erkek hastanın üzerinde yapılmış bir araştırmada; hastaların %9,4’ünde gonore saptanmıştır. Böylece gonorenin idrar yolu enfeksiyonlarında sıklıkla gözlenen bir organizma olduğu gösterilmiştir.

Tanısı

Serviks (rahim ağzı), üretra (idrar yolu), anüs veya boğaz bölgesinden alınan örneklerle çeşitli laboratuar testleri yapılmaktadır.

Bu testlerden en yaygınları;

Kültür Çalışması: Seçici kültür besiyerlerinin kullanıldığı kültür yöntemi, ucuz olması nedeniyle tercih edilmekle beraber; kontaminasyon probleminden dolayı, gonorenin çoğalmasında ve saptanmasında sorunlar yaşanmaktadır.

Duyarlılığı %34,6 olarak bildirilen kültür yönteminin hastalığı teşhis edilmesinde yetersiz kaldığını göstermektedir.

Mikroskopi yöntemi: Genellikle gram boyamanın kullanıldığı mikroskopi yöntemi ucuz ve hızlı olması nedeniyle tercih edilmektedir.

Mikroskopi yönteminin duyarlılığı; semptomatik gonokokal üretritte %95 civarındayken, asemptomatik gonokokal üretritte, servikal ve rektal infeksiyonlarda %50’ye kadar düşmektedir. Literatürde Mikroskopi yönteminin duyarlılılığının %38,5 civarında olduğu bilinmektedir.

Ayrıca patojenik olmayan Neisseria türlerinin de bulunabilmesi nedeniyle tanının mikroskopik bulgularla sınırlandırılmaması önerilmektedir.

Enzim Immunoassay (ELIZA): ELIZA testi, ucuz olması nedeniyle tercih edilmektedir.

Temelde test; vücudun gonoreye karşı ürettiği antikorların saptanması prensibi ile çalıştığından analizin yapılabilmesi için pencere dönemi denilen bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Gonorenin inkübasyon periyodunun 2-30 gün olduğu düşünüldüğünde, hastalığın erken dönem tespiti için ELIZA testi uygun olmamaktadır.

Ayrıca bu testin duyarlılığı üzerinde yapılan bir çalışmada, servikal gonore hastalarının %50’sini doğru belirleyebildiği ve %50’sine yalancı negatif sonuç verdiği bildirmiştir.

Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR): Teşhis için sadece gonorenin DNA’sını hedefleyen PCR metodu, en yüksek duyarlılığa (%100) sahip olup erken tanıya olanak sağlamaktadır. Bu nedenle PCR; gonorenin saptanması için en güvenilir (altın standard) metot olarak gösterilmekte ve tanın doğrulanması amacıyla da kullanılmaktadır.  Goldman L., Ausiello D. Cecil Medicine, 23rd edition. 2008. Sf 2218-2219; Bhalla P., Baveja UK. et al. Simultaneous detection of Neisseria gonorrhoeae and Chlamydia trachomatis by PCR in genitourinary specimens from men and women attending an STD clinic. J. Commun Dis. 2007; 39(1):1-6; Ağaçfidan A., Akın, L. Türkiye’de cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (cybe) ve hiv/aids’in sürveyans sistemine ilişkin durum analizi. T.C.Sağlık Bakanlığı, Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü. 2007.

Bu metodlar arasında PCR; gonorenin tespiti için en güvenilir (altın standard) metot olarak gösterilmektedir.

Tedavi

Gonorenin de erken tanısı çok önemlidir. Geç dönemde teşhis edilen vakalarda hastalığın genital organlarda bıraktığı zarar geri döndürülememektedir.

Gonore hastası olduğunuz teşhis edildiğinde doktorunuz sizi antibiyotik tedavisine alacaktır. Tedavi için önerilen ilaçlar düzenli biçimde kullanılmalı ve enfeksiyon taşıyan partnerle tekrar cinsel ilişkiye girilmemelidir. Partnerinizin de en kısa zamanda test yaptırması ve hastalığın saptanması durumunda tedaviye başlanması gerekmektedir.

Son iki ay içesinde birlikte olduğunuz partner/ler ya da son cinsel ilişkinizin üzerinden 2 aydan fazla süre geçmiş ise son partner

Eğer partnerinizde gonore saptanırsa, vakit kaybetmeden yapılacak bir tedavi planlaması o kişide kısırlık gibi olumsuz riskleri azaltacak ve partnerinizle tekrar birlikte olursanız sizin yeniden enfekte olmanızı engelleyecektir.

Bel soğukluğundan korunmak tedavi olmaktan daha mantıklı bir yoldur ve enfeksiyonu tam olarak önlemenin tek yolu tek eşli yaşamdır. Eğer farklı bir partnerle birlikte olacaksanız kondom kullanmanız önerilmektedir.

Tedavi edildikten sonra tekrar gonore bulaşması mümkündür, çünkü tedavi edilmiş olmanız bağışıklık kazandığınız anlamına gelmemektedir.

Tedavi edilmezse;

Tedavi edilmeyen gonore, kadınlarda ve erkeklerde çok ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir.

Kadınlarda genellikle pelvik inflamatuar hastalığa (PID) yol açmakta olup ABD’de her yıl 1 milyon PID hastası belirlenmektedir. PID; tüplere zarar veren, infertiliteye (kısırlık) veya dış gebeliğe neden olan bir hastalıktır. PID; çok hafif seyredebileceği gibi ateş ve karın ağrısı gibi ciddi semptomlara da neden olabilmektedir. PID rahim ağzından başlayarak, kadın genital organlarında enfeksiyona neden olmakta ve uzun dönemde kronik pelvik ağrıya dönüşmektedir.

Erkeklerde ise gonore epididimitise neden olmaktadır. Epididimitis; spermleri testislerden üretraya (idrar kanalı) taşıyan epididimis adı verilen organın enfeksiyonu olup tedavi edilmediğinde kısırlığa yol açabilmektedir.

Gonore kan veya eklemlere yayılabilmekte ve hayatı tehdit eden bir hastalık haline gelebilmektedir. Ayrıca gonore hastalığı, hastanın HIV ile infekte olma olasılığını arttırmaktadır.

Gonore taşıyan hamile kadınlarda, doğum esnasında bebeğe bakteri bulaşabilmektedir. Bu durum bebekte; körlüğe, eklem veya kan enfeksiyonuna neden olabildiğinden enfeksiyon saptanan vakalarda tedaviye başlanarak komplikasyon riskinin azaltılması hedeflenmektedir.

Korunma

Gonoreden korunmanın en kesin yolu olarak; şüpheli ilişkiden kaçınılması ve uzun dönemli, tek eşli cinsel ilişkilerin tercih edilmesi önerilmektedir. Erkeklerde ve kadınlarda kondom kullanımı, gonorenin bulaşma riskini düşürmektedir. Beklenmeyen yara, akıntı, idrar atımı esnasında yanma veya kaşıntı gibi genital semptomlar gözlendiğinde uzman bir hekime danışılması ve cinsel ilişkinin bırakılması önerilmektedir. Ayrıca gonore teşhisi konulmuş bir hasta; durumunu cinsel ilişkiye girdiği kişilerle paylaşmalı ve bu kişilere tedavi olmalarını önermelidir.

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.