SORU SORÜcretsiz Online Sağlık Danışma ve Bilgilendirme

Karnesi iyi olan çocuğa nasıl davranılmalı?

Yaklaşan karne zamanıyla birlikte çocukları ve ailelerini heyecan sardı. Karne notları yüksek olan öğrenciler bu süreci rahatlıkla atlatırken zayıf notlara sahip çocuklar endişe içerisindeler. Karne çocuğun okuldaki ders ve sınav notlarının bir dökümü gibi görünse de o notlar sadece tüm başarıyı ya da başarısızlığı yansıtmıyor.

Emsey Hospital doktorlarından Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Karaca, karne konusunu farklı bir şekilde ele alarak ebeveynlerin karne notlarını değerlendiriyor. Mükemmeliyetçi ailelerin büyük beklenti içine girebildiklerini belirten Dr. Orhan Karaca bu durumun çocuklar üzerinde baskı yaratabildiğini söylüyor. Tüm bir yıl boyunca çocuğun okuldaki durumu ile hiç ilgilenmeyen ebeveylerin de olduğunu belirten Karaca, sadece karne döneminde çocuğun notlarına bakıp olumsuz tepkiler vermenin de çok yanlış bir davranış şekli olduğunu belirtiyor.

Karnesi zayıf olan çocuğa nasıl davranılmalı? >>>

Karnesi iyi olan çocuğa nasıl davranılmalı?

Çocuk hiçbir koşulda başkalarıyla kıyaslanmamalı. Başarı gösteren çocuğa çevresindekileri örnek vererek “sen ondan başarılısın” demek sanılanın aksine doğru bir davranış şekli değildir. Çocuğun rekabet duygusunu çok küçük yaşlarda benimsemesine ve bunu bütün bir hayatı boyunca üzerinden atamamasına neden olabilir. Sürekli kendini başkalarıyla kıyaslayan bireyler mutlu olmakta her zaman zorlanırlar.

derscocuk

Başarıyı büyük armağanlarla taçlandırmak yerine çocuğun gururunu okşayacak ve onu ileriki dönemler için de teşvik edecek sözler sarf etmek daha doğru olacaktır. Ailesinin kendisiyle gurur duyduğunu hisseden çocuklar daha büyük isteklilikle çalışmakta ve dersler dışındaki konularda da daha başarılı olmaktalar.

Başarının bağlı olduğu çok fazla faktör var.

Çocuğun başarılı olabilmesi için çalışma ortamı öncelikli önem taşır. Sessiz düzenli ve mümkün olduğunca az uyaran bulunduran ortamlar çocukların dikkatleri dağılmadan çalışabilmelerine olanak sağlar. Çocuğun bir çalışma düzeni olmalı, belirli saatler arasında çalışmalı ve aile baskı kurmadan bu saatleri denetleyebilmeli.

Çocuklardan her konuda kusursuz olmalarını beklemek hatalı bir davranıştır. Bunun yerine gösterdikleri çabayı dikkate alarak takdir etmeyi bilmek gerekir. Her alanda başarı beklentisi içine girmek çocuğun taşıyabileceğinden daha fazla yükü sırtlanmasına ve kaygı beslemesine neden olur.

Tatillerde sürekli ders çalışmaları için baskı kurulmamalı, sosyal faaliyetlere katılmaları ve kendi istedikleri etkinlikleri gerçekleştirmeleri desteklenmeli. Tatil süresince ders çalışmaya zorlanan çocuklar okul dönemi geldiğinde dinlenemedikleri için motivasyonları düşük olacak ve yeterli performans sergileyemeyecekler.