SORU SORÜcretsiz Online Sağlık Danışma ve Bilgilendirme

Dünya Alerji Haftası (22-28 Nisan 2018) – Basın Toplantısı

Dünya Sağlık Örgütü (WAO) tarafından ilan edilen  “Dünya Alerji Haftası” etkinlikleri kapsamında Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği basın toplantısı düzenleyerek kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik bilgiler aktardılar. Toplantıya dernek başkanımız Prof. Dr. Bülent E. ŞEKEREL, Yönetim Kurulu üyelerimiz Prof. Dr. Dilşad MUNGAN ve Prof. Dr. Ferda ÖNER ERKEKOL katıldılar. Basın mensuplarına tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan alerjik hastalıklar hakkında açıklamalarda bulundular.

İletişim araçlarının en önemli kısmını oluşturan basınımıza ve onun değerli mensuplarına toplantıya gösterdikleri ilgi nedeniyle sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), “Dünya Alerji Haftası” nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi.

“Bağışıklık sitemimiz mikrop gibi zararlı olan bir etken ile karşılaştığında onu ortadan kaldırmaya veya verdiği zararı sınırlandırmaya yönelik tepkiler üretir. Yabancı olmasına karşın vücudumuz için zararsız bir madde ile karşılaştığında ya tepkisiz kalır ya da ölçülü tepkiler verir ve tolere eder. Bu kapsamda alerji, zararlı olmayan bir maddeye karşı bağışıklık sistemimizin beklenenden daha güçlü tepki vermesi durumudur. Bu tepki vücudumuzu rahatsız eder ve kişinin yaşam kalitesini bozar.

Son dönemde alerjik hastalıklarda ciddi artış görüyoruz. Bunu rakama dökecek olursak alerjik hastalıklar toplumun yüzde 25-40’ını etkiliyor. Toplumun yaklaşık yüzde 80’i yaşamı süresince asgari bir alerjik sorun yaşıyor. Alerjik hastalıkların bazıları ani gelişiyor ve yaşamı tehdit ediyor.  Üstelik alerji hem ülkemizde hem de dünyada sosyal güvenlik sistemlerinin en fazla harcama yaptığı hastalık gruplarının başında geliyor. Alerjik hastalığı olan çocuklarda okul, yetişkinlerde ise iş devamsızlığı, ne yazık ki sık rastlanan bir durum.

Merak edilen bir diğer önemli konu da anafilaksi (alerjik şok). Bu seyrek görülen, ani gelişen ve ölümcül olabilen bir alerjik reaksiyondur. Bazı besinler (İnek sütü, yumurta, fındık-fıstık-ceviz-badem gibi kuruyemişler, buğday, susam, kuru baklagiller, balık ve kabuklu deniz ürünleri gibi), ilaçlar, arı sokması ve bazı nadir etkenler alerjik şoka neden olabilir.  Alerji testleri hangi maddenin alerji yaptığının anlaşılmasında en değerli testlerimizdir. Her yaşta herkese yapılabilir. Ama hangi hastaya hangi alerjenler için yapılacağı hekimin kararına bağlıdır. Toplumda yaygın alerjik hastalıklar denildiğinde birçok rahatsızlık anlaşılır. Alerjik nezle, astım, atopik dermatit, besin alerjisi, kurdeşen, arı ve ilaç alerjileri en sık görülen alerjik hastalıklardır. Alerjik hastalıklara en sık neden olan alerjenler ise polenler, ev tozu akarı, küfler, hamam böceği, hayvanlar, besinler, kauçuk, ilaçlar ve böcek zehirleri (venomlar) sayılabilir. Ülkemizde en sık rastlanan alerjiler polen ve ev tozu akarı ile ilişkilidir. Polenler çoğunlukla ilkbahar ve sonbahar arasında soluduğumuz havada bulunur ve rüzgarın itici gücüyle kilometrelerce uzaklara taşınırlar.

Hepimiz daha kaliteli ve uzun yaşamak istiyoruz. Modern tıbbın bunu sağladığının önemli kanıtları var. Örnek vermek gerekirse birkaç asır önce ortalama yaşam süresinin 40-50 yıl olduğunu düşündüğümüzde ortalama 80 yıllık bir yaşam süresine modern tıbbın ve ilaçların sayesinde ulaştık. İlaçlar sadece ortalama yaşam süresini uzatmadı, yaşam kalitesinin sürdürülmesinin de önünü açtı. İlaçların bu kadar getirisi var derken kontrolsüz ve gereksiz ilaç kullanımının da sakıncaları olduğunu hatırlamamız gerekiyor. İlaçlarımız hekimimiz ile yaptığımız plan doğrultusunda kullanmamız gerekiyor.

Türkiye’nin alerji haritası hakkında bilgi veren Prof. Dr. Bülent Şekerel; 5 farklı bölgede 7500 orta okul çocuğunun tarandığı birçok merkezli bir çalışmada tüm çocuklara alerji testi yapıldı ve muayene edilerek alerji hikayesi ayrıntılı olarak öğrenildi. Yakınması olan çocukların ayrıntılı solunum fonksiyonları ölçüldü.

Buna göre; Gelecekte alerjik olmamak anormal sayılacak. Alerji testi yapıldığında en fazla etkilenen çocukların güney ve kuzey bölgelerimizde olduğu ve her 3-4 çocuktan birinin alerjik reaksiyonlar gösterdiği belirlendi. İç ve Doğu bölgelerimizde 5-6 çocuktan biri alerjik. Polen alerjisi her 10-12 çocuktan birini etkiliyor ama bitki örtüsünün daha sınırlı olduğu iç Anadolu bölgesinde bu oran 20 çocuktan bire düşüyor. Evimizde hayat arkadaşımız olan kediler önemli bir alerjisi nedeni ve  50 çocuktan birini etkiliyor ama bu oran batı ve güney illerinde 12’de bir çocuğa yükseliyor. Alerjik egzema diğer adı ile atopik dermatit 10 çocuktan birini etkiliyor. Astımın en fazla batı ve doğu ilerinde yaşayan çocukları etkilerken en az iç Anadolu’daki çocukları etkilediği ortaya çıktı. Alerjik nezlenin ise en fazla doğu ve batı ilerinde yaşayan çocukları etkilediği belirlendi” dedi.

Alerji ve Klinik İmmünoloji uzmanları çocuk ve yetişkin hastalara bakan iki grup hekimlerden oluşmaktadır. Alerjik hastalıklar toplumda böylesine sık görülmesine karşın ülkemizde 220’si çocuk alanında, 110’u yetişkin alanda hasta gören toplam 330 İmmünoloji ve Alerjik Hastalıklar Uzmanı mevcut. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), ülkemizdeki tüm alerji ve immünoloji uzmanlarının üyesi olduğu bu alandaki tek dernektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.