Bahar Mevsimi ve Alerjik Hastalıklar

Bahar mevsiminin büyüleyici tarifsiz güzelliklerini, tabiattaki değişimi yaşamaya başladığımız şu günlerde bazı sorunlar da görülmeye başladı. Alerjik hastalıklar. Şimdiden endişeler başladı bile. Özellikle sınavlara hazırlanan alerjik rinit’i (nezle) olan çocuklarda bahar mevsimi ile başlayan şikâyetler onların performanslarını olumsuz yönde etkiliyor. Sınav dönemleri yaklaştıkça alerji polikliniklerine başvurarak sorunlarına çare arıyorlar.

Polenler; bahar mevsiminde alerjik şikâyetlere yol açan, çiçeklenen bitkilerin çoğalmasını sağlayan protein yapısındaki maddelerdir. Her bitki çeşidinin polenleri ve salınma dönemleri de farklılık gösterir. Örneğin ağaç polenleri en erken görülmeye başlar. Kış sonu ve ilkbahar başlangıcında atmosferde yoğun olarak bulunur. Çayır ve tahıl polenleri ilkbahar ve yaz mevsiminin başında, yabani ot polenleri ise yaz mevsimi sonu ve sonbahar aylarında yoğun olarak atmosferde bulunurlar. Atmosferimizdeki polen yoğunluğu iklim şartları, bitki örtüsü ile değişiklik gösterebilir. Ancak rüzgârın etkisiyle polenlerin çok uzaklara taşınabileceğini de unutmamak gerekir.

Bahar mevsimi ile bitkilerden kaynaklanan polenler daha çok solunum sisteminde sorunlara neden olurlar.  Bu dönemde en sık alerjik rinit, konjunktivit ve astım gibi hastalıklara bağlı şikâyetler ortaya çıkmaktadır.

Burunda akıntı, kaşıntı, peş peşe hapşırma ve tıkanıklık alerjik rinit belirtileridir. Çoğu zaman gözlerde kızarıklık, kaşıntı, yanma, sulanma ve çapaklanma yani alerjik konjunktivit bulguları ile beraber olabilir.  Bahar mevsiminde alerjik rinit yanında astım hastalığına bağlı şikâyetlerde başlayabilir. Alerjik rinit ve astım hastalığının çoğu zaman birlikte bulunduğunu vurgulamak gerekir. Öksürük, nefes almada zorlanma, göğüsten gelen hırıltı ya da hışıltı astım belirtileri olabilir. Astımı olan hastalar bu dönemde atak yani astım krizi de geçirebilir.

Polenler, bahar döneminde görülen alerjik hastalıklara yol açan en önemli alerjenlerden birisidir. Duyarlı yani alerjik olduğumuz polenlerin havada bulunma dönemlerine göre şikâyetler ortaya çıkmaktadır. Havadaki polen yoğunluğu baharın erken dönemlerinde ağaçların çiçek açması ile başlar, daha sonraki aylarda çayır, çimen ve tahıllar, yaz ortasından ve sonbahar aylarına kadarki dönemde yabani otlara bağlı olarak devam eder. Hangi polene karşı alerjiniz varsa o dönemlerde şikâyetleriniz görülmeye başlar.

Alerjik hastalıklar kronik yani müzmin hastalıklardır. Alerjik rinit en sık görülen alerjik hastalıkların başında yer almaktadır. Çoğu zaman hem sağlık çalışanları hem de toplum tarafından önemsenmemektedir. Bazı ülkelerde toplumun neredeyse yarısına yakınında alerjik rinit ve/veya astım bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki alerjik rinite bağlı şikâyetler bazen hafif seyrettiğinden hastalık olarak bile algılanmıyor. Oysa alerjik rinit, tek başına neden olduğu sorunlar yanında birçok hastalığı da zemin hazırladığı bilinmektedir. Sinüzit, kulak infeksiyonları, burun tıkanıklığı nedeniyle nefes almada sorunlar nedeniyle horlama, uzun dönemde diş ve damak yapısında bozukluklar alerjik rinit’e bağlı olarak gelişebilmektedir.

Diğer yandan hastaların iş ve okul başarısını alerjik rinit ve astım olumsuz yönde etkilemektedir. Alerjik rinit uyku bozukluklarına, yorgunluğa, öğrenme güçlüklerine yani hayat kalitemizde olumsuzluklara neden olmaktadır.  Neden olduğu iş gücü kaybı, okula başarısında düşme ve yoğun sağlık harcamaları ile ekonomiye de yük getirmektedir. Alerjik rinit’in olumsuz etkilerini en iyi sınav dönemindeki çocuklarımızda görebiliriz. En önemli dönemeçlerden biri olan sınav dönemlerinde yaşanan endişeler alerjik hastalıkların hayatımızı ne kadar çok etkilediğinin en önemli göstergelerinden birisidir.

Alerjik hastalıklara tanı çoğu zaman ortaya çıkan bulguların özelliğine göre kolayca konulabilir. Bulgular duyarlı olunan alerjenlerle karşılaşıldığında ortaya çıkar. Polenlere karşı alerjiniz varsa şikâyetleriniz bahar döneminden itibaren başlar. Alerjisi olduğunuz polenlerin havadaki miktarına bağlı olarak şikâyetlerinizin şiddeti de değişebilir. Bu nedenle hastaların yaşadığı sorunların derecesinin yıllara göre değişiklik gösterebileceği unutulmamalıdır.

Deri testleri;

Duyarlı olunan alerjenlerin tespit edilebilmesi için deri testleri yapılmalıdır. Bazı durumlarda kanda alerjenlere karşı antikor yanıtının bakılması gerekebilir. Ancak bu testlerin deneyimli alerji ve klinik immünoloji uzmanı tarafından yapılması gerekmektedir. Çünkü testlerin yapılması ve yorumlanması deneyim gerektiren süreçlerdir.

Astımı olan hastalarda ek olarak solunum fonksiyon testlerinin de yapılması hem tanı konulmasında hem de hastalığın takibi açısından son derece önemlidir.

Bu testlerin yanında hem alerjik rinit hem de astım için daha ileri tanısal süreçler hekimler tarafından uygulanabilir.

Günümüzde alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar ile oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır. Tedaviden iyi sonuç alınması için hekim ve hasta işbirliği çok önemlidir. Hastalık hakkında ve tedavi konusunda hastaların bilgi düzeyinin iyi olması tedaviye yanıtı olumlu yönde etkilemektedir. Bahar aylarında görülen alerjik rinit, astım ve konjunktivit için antihistamin ve kortikosteroid (kortizon) içeren ilaçlar yanında birçok tedavi seçeneği de bulunmaktadır. Bu ilaçların çoğu lokal olarak çok düşük dozda kullanılan ve etkili olan ilaçlardır. Ancak yeni geliştirilen tedavi seçenekleri de umut vermektedir.

Günümüzde alerjik hastalıkların seyrini değiştirebilecek yegâne tedavi metodu alerjen immünoterapisidir (aşı tedavisi). Uzun süreli bu tedaviden başarı sağlanması için uygun şartların sağlanması önemlidir. Aşı sürecinde olası olumsuzlukların önlenmesi için deneyimli kliniklerde yapılması gerekmektedir.

Alerjenlerden korunma tedavinin bir diğer önemli basamağını oluşturmaktadır. Polenler gibi dış ortam alerjenlerinden korunmak kısmen zordur. Ancak alınacak bazı önlemler ile şikâyetlerinizi azaltabilirsiniz.

Önlem alabilmeniz için öncelikle alerjik olduğunuz polenin belirlenmesi gerekir. Çünkü bitkiler kendileri için uygun sıcaklık ve nem oranına sahip mevsimlerde polenlerini çevreye bırakırlar. Polen mevsimleri ve yoğunlukları bölgenin bitki örtüsü, o sene aldığı yağışlar ve sıcaklık gibi hava şartlarına göre şehirden şehre farklılık gösterebilmektedir.

Unutmayın! Polenler gün içinde özellikle sabah erken saatlerde ve öğle saatlerinde yoğun olarak bulunurlar. Yağmur yağdıktan sonraki ilk birkaç saat ve akşam saatlerinde polen yoğunluğu büyük oranda azalmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde polen raporları sürekli güncellenerek hastaların buna göre önlem alması sağlanabilmektedir. Polen alerjisi olanlar dışarı aktivitelerini ya da seyahatlerini bu raporlara göre düzenlemektedir. Maalesef ülkemizde polen haritalaması henüz yeterli düzeyde değildir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği olarak çalışma gruplarımız ile bu eksikliğin giderilmesi yönünde çalışmalar devam etmektedir.  Bu sağlandığında hastalarımıza polenlerden korunma konusunda daha çok yardımcı olacağız.

Baharın güzelliklerini doya doya yaşamanız dileğiyle…

 

 

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.