ATOPİK EGZAMA

Atopik Egzama (atopik dermatit) erken çocukluk çağında başlayan, yetişkinliğe kadar uzanabilen, derinin kurumasına, kızarmasına ve pul pul dökülmesine neden olan oldukça kaşıntılı, alevlenme ve iyileşmelerle seyreden kronik bir deri hastalığıdır.
egzamaGenellikle ailesinde veya kendisinde astım, alerjik rinit gibi alerjik bir hastalık öyküsü bulunan kişilerde daha sık görülür.
Bağışıklık sisteminin görevi, vücudumuzu zararlı maddelerden (bakteri, virüs vb.)
korumaktır. Ancak atopik kişilerde bağışıklık sistemi çevremizde bulunan bir çok maddeyi zararlı madde olarak algılamakta ve kişi bu maddelerle karşılaştığında aşırı bağışıklık yanıtı oluşmaktadır.
 Atopik dermatit çevresel ve duygusal faktörlere derinin bağışıklık sisteminin gösterdiği aşırı bir reaksiyondur.

Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi edilmeyen, tedavisi geciktirilen ve ihmal edilen durumlarda, deri de geri dönüşümsüz belirtiler meydana gelebilir. Deride kalınlaşma ve deri renginde koyulaşma bazen yıllarca sürebilir. Stresin tetiklediği bu hastalık da strese neden olur ve olay bir kısır döngüye girer. Amaç bu kısır döngüyü kırmaktır. Bu nedenle hastalığın erken tanısı ve tedavisi önemlidir. Tedavide kaşıntıyı önleyici sistemik ve lokal ilaçlar( kremler ) kullanılır. Altta yatan herhangi bir başka problemin olup olmadığı araştırılır ve altta yatan sebebe yönelik tedavi yapılır, İleri vakalarda psikolojik destek de faydalı olur.
Egzama başladıktan belli bir süre sonra, kişi farkında olmadan elini o bölgeye götürür ve sürekli kaşır. Bu da egzamanın daha da artmasına neden olur. O yüzdendir ki; tedavi sırasında ilaçların etkisiyle kaşıntı kesilecektir; ancak alışkanlık haline gelen kaşıma yapılmamalıdır.
Daha rahat ve stressiz sedanter bir yaşam, tedaviye en önemli katkıyı sağlayacaktır. Ayrıca cildin nemlendirilmesi çok önemlidir; cilt PH’ı ile uygun(5.5) , kurutucu etkisi olmayan şampuan ve kremler kullanılmalıdır.

Atopik Egzama’yı Tetikleyen Başlıca Faktörler;

 – Cilt kuruluğu
– Alerjenler (Ev tozu akarları, hayvan tüyü, polenler, küf…)
– Bazı gıdalar (Yumurta, inek sütü, buğday, soya, fındık, fıstık…)
– Enfeksiyonlar (Bakteri, mantar, virüs…)
– İrritan maddeler (Sabun, parfüm, yünlü giysiler…)
– Kimyasal maddeler (Deterjan, kozmetik…)
– Düşük nem oranı
– Sıcak hava ve terleme
– Stres, psikolojik faktörler…

 Hangi Önlemleri Almalıyız?

1) Cildin kuruluğunu önlemek için düzenli olarak nemlendiriciler kullanmalı
2) Yünlü ve tahriş edebilecek giysiler giyilmemeli
3) Pamuklu ve yumuşak dokulu giysiler tercih edilmeli
4) Çok sık, uzun süreli, sıcak suyla banyo yapılmamalı
5) Ilık su ile kısa süreli duş alınmalı
6) Banyoda renksiz, kokusuz, yumuşak temizleyiciler kullanılmalı
7) Cilt havluyla ovalanarak değil, hafif dokunuşlarla kurulanmalı
8) Banyodan çıktıktan sonra nemlendirici sürülmeli
9) Kaşınan yerlere kolonya-alkol vs sürülmemeli
10) Kokusuz ve koruyucusuz kozmetik ürünler kullanılmalı
11) Deterjan içermeyen temizlik maddeleri kullanılmalı
12) Alevlenmeye neden olan faktörlerden (hayvan tüyü, ev tozu akarı gibi) kaçınılmalı
13) Gebelik döneminde ve emzirirken sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli
14) Sigara ve alkol kullanmamalı
15) Normal doğum tercih etmeli
16) Anne sütüyle beslenme tercih edilmeli
17) Anne sütü verilemediği durumlarda hipoalerjik beslenmeli
saglikdanisma
saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.