Astım Tedavisinde Yeni İlaçlar; Astımda Biyolojik Ajanlar

Astım, toplumda en sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Astım alerjik veya alerji dışı nedenlerle ortaya çıkar. Ancak neden ne olursa olsun özellikle de hastalığın ağır seyrettiği durumlarda hastaların yaşam kaliteleri bozulur ve hayatlarının pek çok noktasında kısıtlanmalar yaşarlar. Astım gerekli korunma önlemleri ve tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hastalığın tedavisinde; çoğu inhaler dediğimiz ve direkt olarak havayoluna sıkılan ilaçlar kullanılır ve bunlarla hastalığın nefes darlığı, hırıltı, öksürük ve astım krizi gibi yakınmaları kontrol altına alınabilir. Astımlı hastaların önemli bir kısmında hastalığı kontrol etmede mevcut tedavi seçenekleri yeterli olur ve başka ilaç gerekmez. Ancak tüm astımlılar içinde ufak bir hasta grubunda hastalık kontrol altına alınamaz, bu hastalar sık sık kortizon dediğimiz ilaçları hap veya iğne olarak kullanmak zorunda kalırlar. Kortizon grubu ilaçlar astım tedavisinde bu şekilde ve sık kullanıldığında bazı istenmeyen etkilere neden olurlar. O nedenle sık kortizon kullanmak zorunda kalan ağır astımlı hastalar için başka tedavi seçenekleri gereklidir.  Biyolojik ajanlar ya da biyolojik ilaçlar olarak tanımlanan ilaçlar işte bu grup yani astımı ağır olan, sık atak geçiren ve bu sırada kortizon kullanmak durumunda kalan hastalar için geliştirilmiş ilaçlardır.

Biyolojik ilaçlar özel ve pahalı yöntemler ile uzun süren araştırmalar sonucunda üretilmişlerdir ve hastalıkları genel olarak değil hastalığın ortaya çıkışında önemi olan molekülleri hedef alırlar.  Astımda kullanılan biyolojik ajanlar da astım hastalığına katılan çeşitli molekülleri hedef alırlar, o moleküllerin etkisini azaltırlar veya tamamen ortadan kaldırarak etkili olurlar. Bu grup ilaçların hem çok pahalı olması hem de belli bir molekül üzerinden etkili olması nedeniyle o molekülün o astımlı hasta için önemli olduğu hastalar seçilmelidir. Bu nedenle de ağır astımlı hastalar ağır astım konusunda deneyimli merkezlerde bir süre izlenmeli ondan sonra hastanın biyolojik bir ajana uygun olup olmadığı ve uygunsa hangi grup biyolojik için uygun olduğuna karar verilmelidir. Bu zaman alan bir süreçtir ve hastanın sıkı takibini gerektirir. Bu noktada deneyimli bir astım kliniğinde ile sıkı bir hasta-doktor işbirliği gereklidir.

Prof Dr Sevim BAVBEK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Göğüs Hastalıkları ABD,

Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalı, Ankara.

saglikdanisma tarafından

Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.