Arı Alerjisi

Polistes dominiculus

Ürettikleri bal ve polenizasyon işlevleri ile arıların doğaya olan katkıları tartışılmazdır. Tabiata eşsiz katkı sunan bu canlılarla pek çok kişinin tanışması ise, yaşadıkları bir sokulma öyküsüne dayanmaktadır. Ülkemizde nüfusun yaklaşık %20’sinin arılar tarafından sokulduğu ve bunların %2’sinin de ciddi alerjik reaksiyon geçirdiği kabul edilmektedir1. Ülkemizdeki arı türleri incelendiğinde en sık bal arısı olarak bilinen Apidea familyasından Apis mellifera ile Vespidae familyasından halk arasında “yaban arısı” olarak ta bilinen Vespula vulgaris  türleri yanı sıra “sarıca arı” olarak bilinen Polistes dominiculus türlerinin bulunduğu saptanmıştır.

Arı alerjisi hem erişkinleri hem de çocukları da etkileyen bir durumdur. Ülkemizde çocuklara yönelik yapılmış bir çalışmada, 6-13 yaş arası çocukların %57.7’sinin bal arısı, %30.7’sinin ise yaban arısı ile sokulduğu bildirilmiştir2. Erişkinlere yönelik başka bir çalışmada ise, bal arısı duyarlılığı %16.5, yaban arısı duyarlılığı ise %12.2 olarak bulunmuştur3.

Arı soktuğunda ne zaman alerji düşünmeliyiz?

alerjiArının soktuğu yerde hafif ağrı, hafif şişlik ve kızarıklık herkeste görülen reaksiyonlardır ve normaldir. Ancak arı alerjisi olan kişilerde arı sokması sonrasında tüm vücutta yaygın kırmızılık, arının soktuğu yerlerden uzak bölgelerde şişlik, nefes borusunda veya dilde şişliğe (ödeme) bağlı nefes alamama, kusma, karın ağrısı, tansiyon düşmesi, sersemlik gibi bulgular görülür. Burada reaksiyon arının soktuğu yer ile sınırlı kalmaz, solunum ve dolaşım sistemi gibi hayati sistemleri de etkiler ve bu reaksiyona anafilaksi denir.

Sadece arının soktuğu yerde hafif ağrı, hafif şişlik ve kızarıklık olması durumunda acil merkezlere başvurulmasına gerek yoktur. Üzerine buz koyulduğu takdirde bu yakınmalar hızla azalır.

[su_box title=”Aşağıdaki bulgular olduğunda ise alerjik reaksiyonlar düşünülmeli ve hemen en yakın sağlık merkezine başvurulmalıdır:” box_color=”#d7d8d8″ title_color=”#292b2b”]

  • Ciltte sadece arının soktuğu yerle sınırlı olmayıp vücudun diğer bölgelerine de dağılan yaygın kırmızılık, kaşıntı veya şişlik var ise
  • Dilde, yüzde şişme
  • Öksürük, hırıltı
  • Kusma, karın ağrısı, ishal
  • Tansiyon düşüklüğü, sersemlik gibi durumlarda acil olarak epinefrin enjeksiyonu yapılmalıdır, aksi takdirde hayati risk söz konusudur.[/su_box]

Arı alerjisi olan kişilerde arı sokmalarını tümüyle engelleyebilecek bir korunma yöntemi mevcut değildir. Ancak;

  • Dışarıda yemek yemek ve içecekler içmek
  • Yalınayak yürümek
  • Bahçıvanlık (özellikle bitkilerin kesilmesi ve meyvelerin toplanması)
  • Çöp kutularının yanında bulunmak
  • Açık havada spor yapmak
  • Arı kovanlarına yakın bulunmak
  • Yaban arısı kovanlarını pencere ve çatı gibi alanlardan uzaklaştırmaya çalışmak gibi faaliyetler arılar tarafından sokulma riskini arttırmaktadır.

Arı alerjisi tedavisi nasıl yapılır?

Arı alerjisinde şu ana dek etkinliği kanıtlanmış tek koruyucu tedavi yöntemi aşı tedavisi (venom immünoterapisi)’dir4. En az 4-5 yıl süre ile düzenli aralıklar ile arı zehrinin (venom) kola enjeksiyonu sonucu koruyucu tedavi sağlanabilir. Arı alerjisi saptanan kişilere arı immünoterapi tedavisi düşük dozlardan başlanarak doktor kontrolünde hastanın üst kol dış yüzünde deri içine enjeksiyon şeklinde yapılır. Arı alerjisine bağlı ciddi alerjik reaksiyon (anafilaksi) yaşamış hastaların aşı (immünoterapi) tedavisi tamamlanana dek yanlarında adrenalin (epinefrin) oto-enjektörü taşıması gereklidir.

Arı alerjisine yönelik aşı tedavisinin konusunda deneyimli bir alerji uzmanı tarafından başlanması ve düzenlenmesi gerekir. İmmünoterapi enjeksiyonu sırasında da alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir. Bu nedenle immünoterapi tedavisi mutlaka doktor gözetiminde yapılmalı ve enjeksiyondan sonra hasta en az 30 dakika gözlem altında tutulmalıdır.

Sonuç olarak; Arı alerjisi tedavi edilebilen bir durumdur. Arı alerjisinde etkin olan aşı (immünoterapi) tedavisi, alanında deneyimli alerji merkezlerince uygulanmalıdır. Arı alerjisi şüphesi olan hastaların konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için kendilerine en yakın alerji merkezlerine başvurmaları önerilir.

[su_note note_color=”#edebeb”]

Kaynaklar:

  1. Kalyoncu AF. Türkiye’de Arı Allerjisi. Astım Allerji İmmunoloji 2013; ll:71-75.
  2. Kalyoncu AF. The prevalence of Hymenoptera stings and allergy in primary school children in Ankara. Int Rev Allergol Clin Immunol 1998;4:136-8.
  3. Kalyoncu AF, Demir AU, Özcan U ve ark. Bee and wasp venom allergy in Turkey. Ann Allergy Asthma  Immunol 1997;78:408-12.
  4. http://www.eaaci.org/attachments/887_Hymenoptera%20PP%20-20Prevention%20&%20Treatment%20%28Part%20II%29.pdf [/su_note]

Prof. Dr. Cansın Saçkesen
Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Alerji Bölümü

Uzm. Dr. Ayşe Bilge Öztürk
Koç Üniversitesi Hastanesi Erişkin Alerji Bölümü

saglikdanisma
saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.