Prostatit

Prostatit olarak bilinen hastalık tablosu, günümüzde prostatit sendromu yada kronik pelvik ağrı sendromu (KPAS) olarak adlandırılmaktadır. KPAS toplumda % 10 dolayında görülmektedir.

Hastaların % 95 i bir üroloji uzmanına muayeneye geldiğinde daha önceden antibiyotik kullanmıştır. Hatta birçok hasta o kadar çok antibiyotik kullanmıştırki kullandığı antibiyotik sayısını bile hatırlamamaktadır.

Kronik prostatit tanısı alan hastaların pek çoğunda hastalık yeterince aydınlatılamamakta ve tabloya neden olan mikrop belirlenememekte ve bu nedenle de birçok hastaya genel tedaviler uygulanmaktadır. Birçok hasta gereksiz ilaçlar kullanabilmektedir.Çünkü prostatit terimi, prostatın akut bakteriyel enfeksiyonundan, prostatın yangılı olduğu kronik ağrı sendromlarına dek uzanan geniş bir hastalık yelpazesini tanımlamaktadır.Bu nedenle prostatitte uzun zamandır kullanılan Drach ‘ ın önerdiği sınıflandırma 1995 yılında NIDDK (National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Disease) öncülüğünde gerçekleştirilen bir çalışma sonucunda terkedilmiş ve yerine günümüzde kullanılmakta olan yeni bir sınıflandırma getirilmiştir. Buna göre prostatitler aslında birkaç ayrı sendromdur.

Bunlar :

  1. Akut bakteriyel prostatit
  2. Kronik bakteriyel prostatit
  3. Kronik nonbakteriyel prostatit/Kronik pelvik ağrı sendromu
    • Enflamatuar
    • Nonenflamatuar
  4. Asemptomatik enflamatuar prostatit ( Histolojik prostatit)

AKUT BAKTERİYEL PROSTATİT

Akut prostatit prostat bezinim enfeksiyonudur. 50 yaş altı erkeklerde sık görülür. Bir bakteri ile meydana gelebileceği gibi, bazen mikroplar sorumlu olmayabilir . Hastalarda yüksek ateş, titreme, ağrı, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma, halsizlik vardır. Uretradan akıntı görülebilir. Hastaların çoğu idrar yapma zorluğu çekerler. Kas, eklem ağrıları da sıktır. Ultrasonografide prostat bezi ödemli ve enfekte görülür. Yandaki resimde akut prostatitli bir hastanın ultrasonu görülmekte. Hastaların hastaneye yatırılmaları gerekir. Serum ve antibiyotik tedavisi başlanır. Ayrıca mesane gevşeticileri, ağrı kesici, antienflamatuar tedavi yapılır. Hastalarakabızlığın önlenmesi, bol sıvı alımı ve istirahat önerilir.
Hastanın ateşi düşüp şikayetleri geçtikten sonra bile oral antibiyotik tedavisine 30 gün süreyle devam edilmelidir. Akut prostatitler iyi tedavi edilemezlerse prostat absesi gelişebilir. Her ne hadar kronik prostatit hastalarında akut prostatit öyküsü pek sık olmasada kronikleşebilir.

KRONİK BAKTERİYEL PROSTATİT

Kronik prostatitli hastalarda ağrı, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma gibi belirtiler vardır. Ateş olmaz. Prostatik sıvıda bol miktarda lökosit saptanır. Orta idrardan yapılan kültür temiz çıkarken, prostatik masajla alınan sıvının kültürü veya masaj sonrası alınan idrarın kültüründe üreme olması ve ultrasonografi ile prostatın görüntülenmesi ile tanı konulur. Yandaki resimde kronik prostatitli bir hastada prostat içinde enfekte alan görülmekte.

Kronik bakteriyel ve nonbakteriyel prostatitin etiyolojisinde çeşitli mikroorganizmalar etkili olmaktadır. Bu tabloya neden olan mikroorganizmalar (Echerichia coli, Klebsiella türleri, Proteus türleri, Pseudomonas aeruginosa) kronik bakteriyel prostatitin en sık görülen nedenleridirler. Prostat masajı sonrası alınan prostat sekretinde ve idrar örneklerinde veya prostat biyopsi veya ameliyat materyalinde genellikle bu mikroplar saptanmaktadır.

Kronik prostatitin tedavisi oldukça problemlidir. Üriner enfeksiyonlarda etkili olan ilaçlar kronik prostatitte etkili olmayabilmektedir. Trimetoprim-sulfometoksazol ile 4-16 haftalık tedavi, %30-40 oranında kür sağlamaktadır. Kültürleri pozitif olmaya devam eden hastalar için 6-8 aylık baskılayıcı antibiyotik tedavileri gerekebilir. Ancak antibiyotikler kesildikten sonra tekrarlama olabilmektedir. Enfeksiyon böbreklere, testis ve epididim gibi genital organlara yayılabilir. Erkek kısırlığına bile neden olabilir.

KRONİK NONBAKTERİYEL PROSTATİT – KRONİK PELVİK AĞRI SENDROMU

En yaygın prostatit sendromudur Prostatın bilinmeyen bir nedenle enflamasyonudur. Aynı kronik prostattaki gibi ağrı, sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi, idrar yaparken yanma gibi belirtiler vardır. Bu hastaların kültürleri negatiftir ve üriner sistem enfeksiyonları yoktur. Zaten kronik prostatit olgularının yaklaşık %90 ının nonbakteriyel olduğuna inanılmasına rağmen, birçok hastaya antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Bunun sebebi mikrop saptanamayan hastalarda da antibiyotik tedavisine yanıt alınabilmesidir.

Hastaların yaklaşık yarısı kinolon doksisiklin veya eritromisinle tedavisinden yarar görebilirler. Bir ilacın prostata nüfuz etmesi için yağda eriyebilir özellikte olması ve serum proteinlerine az bağlanması gerekir. Birçok antibiyotik serumda iyonize olur ve prostat epitelini geçemez. Bu antibiyotikler prostat enfeksiyonlarının tedavisinde etkisizdirler. Şikayetlerin düzelmesinde antienflamatuar ajanlar, antikolinerjikler, alfa blokerler, 5 alfa reduktaz inhibitörleri ve prostat masajından fayda görebilirler.

ASEMPTOMATİK ENFLAMATUAR PROSTATİT ( HİSTOLOJİK PROSTATİT )

Çok az idrar yakınmaları ve pelvik ağrı, ASEMPTOMATİK PROSTAT ENFLAMASYONU için karakteristiktir. Hastalar genellikle 20-45 yaşlarındadır. Prostatik sekresyonda enflamasyon hücreleri yoktur ve enfeksiyon saptanmaz. Nedeni; işeme esnasında mesane boynu ve sfinkterin gevşemesini önleyen bir fonksiyonel bozukluk olabilir.Antibiyotikler etkili değildir. Alfa adrenerjik blokerler işemeyi kolaylaştırırlar. Diazm ve kas gevşeticiler faydalı olabilir.

Op. Dr. Erdal KALCI

Üroloji Uzmanı

www.erdalkalci.com

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.