MEME KANSERİ GÖRÜLME SIKLIGI ARTIYOR, ÖLÜM ORANLARI DÜSÜYOR

Bazı kadınlarda meme kanserine yakalanma ihtimali diğerlerinden fazla. Elli yaşın üzerindeki kadınlarda, doğum yapmamış ya da emzirmemiş kadınlarda, erken adet gören ve adeti geç kesilen kadınlarda, yakın akrabalarında meme kanseri olanlarda, östrojen kullananlarda risk daha yüksek! Meme kanseri ile ilgili detayları Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adil Baykan anlattı.

Batı dünyasında kanserden ölümler arasında, kadınlarda akciğer kanserinden sonra, meme kanseri ikinci sıklıkta görülüyor. Ülkemize ait verilerin çok güvenilir olduğunu söylemek zor olmakla birlikte meme kanserinin ülkemizde de çok sık görüldüğü ve gün geçtikçe arttığı gözleniyor. Ülkemizde de erken tanı ve tedavi programları meme kanseri ölümlerini azalttı. Bu programlar kadınların düzenli olarak meme ile ilgili cerrahi uzmanlarına muayene olması mamografi ile ultrasonografinin muayeneler sırasında yapılmasından ibaret. Ülkemizdeki istatistik verilerine göre en fazla meme kanseri İstanbul ve İzmir’de görülüyor ve bunları Antalya ve Ankara izliyor.

Meme kanserinin son yıllarda görülme sıklığının artmasında hangi nedenler etkili oluyor?

En önemli etkenlerden biri obezite. Son 10-15 yılda obezite oranı özellikle kadınlarda çok arttı. Toplamda yüzde 30 civarında artış gösterdi. Halen Türkiye’deki kadınların yüzde 30’u obez. Bunun yanında çevresel faktörler, kent yaşamı koşulları ve daha fazla tanı konulabilmesi meme kanserinin görülme oranının artmasını sağlayan diğer unsurlar. Ancak dikkat çekilmesi gereken nokta; erken tanı artmakla birlikte buna bağlı olarak, meme kanserli kadın sayısının artıyor gibi görünmesi. Ancak yakalanan daha fazla erken kanser nedeni ile yaşam kayıpları düşüyor. Bu noktaya ulaşılmasında bilinç düzeyinin artması ve buna bağlı olarak sağlıklı kadının rutin kontrollere önem vermesi etkili oldu.

Bu kadar yaygınlığı olan sorun kendini nasıl gösteriyor? Belirtileri neler?

Meme kanserlerinin yüzde 10’unda genetik faktörler etkili. Birinci derece yakınlarında meme kanseri olanlarda meme kanseri görülme ihtimali artıyor. Bunun yanında yakınlarında erken yaşlarda kanser görülmesi genetik olarak geçiş riskini de yükseltiyor. Şöyle ki birinci derece yakınlarında meme kanseri olan bir kişinin kanser olma riski, bir buçuk kat artıyor. Kanserli hasta sayısı arttıkça da risk artıyor. Bunun yanında genetik kanser aileleri var. Linch sendromu denen bu durumda kalın bağırsak, yumurtalık kanserleriyle meme kanseri birlikte görülebiliyor. Bu ailelerde meme kanseri ihtimali çok yüksek. Bir ailede iki kişiden daha fazla kişide meme kanseri varsa genetik testler yapılmalı. Test sonucunun pozitif olması durumunda meme kanseri riski artıyor ve olasılık yüzde 70’lerin üzerine çıkıyor. Hatta genetik testi pozitif olanlarda önleyici ilaç tedavileri ve mastektomi yapılabiliyor.

Meme kanseri neden önemli?

50 yaşından sonraki her 10 kadından birinde meme kanseri görülüyor; bu da kanserin önemini artırıyor. Bunun yanında erken yakalandığında yaşam süresine etki etmeyen birkaç kanser vardır ki bunlardan biri meme kanseri. Çok erken dönemde yakalandığı zaman tamamen tedavi edilebiliyor. Gecikildiğinde de yaşamsal sonuçlara neden oluyor. Bu nedenle önemli bir kanser türüdür.

Erkeklerde görülen meme kanseri farklı mı?

Evet, erkek meme kanserleri kadınlarda görülenlere oranla daha agresif, hızlı seyrediyor ve yaygın. Ayrıca meme kanserinin genetik olma riski de daha yüksek. Bu nedenle erkek meme kanserli hastaların yakınlarına mutlaka genetik test yapılmalı.

Meme kanserlerinin seyri nasıl?

Bunda birçok faktör rol oynuyor. Örneğin hastanın yaşı çok etkili ve erken yaşta görülen meme kanserleri daha agresifken, menopoz sonrasında görülenler daha yavaş seyrediyor. Menopoz öncesi ve sonrası kanserlerin tedavileri de birbirinden farklı.

Birinci derece yakınlarında meme kanseri olanlarda meme kanseri görülme ihtimali artıyor. Bunun yanında yakınlarında erken yaşlarda kanser görülmesi genetik olarak geçiş riskini de yükseltiyor.

Belirti vermeden de meme kanseri ortaya çıkabiliyor

Meme kanserinin belirtileri neler?

Belirtilerinden ziyade bunlar ortaya çıkmadan yakalayabilmek önemli. Rutin muayene ve görüntüleme yöntemlerinin belli yaştan sonra uygulanması gerekiyor. Çünkü hiçbir belirti olmadan da meme kanseri görülebiliyor. Mamografideki birtakım özellikler meme kanserini henüz klinik bulgu oluşturmadan bize gösterebiliyor. Meme kanserlerinden ölüm sıklıklarının azalmasının en önemli klinik nedeni, mamografi ile henüz hiçbir belirti oluşmamış kanserleri yakalayabilmemiz. Bunun yanında kanser belli bir boyuta ulaştıysa memede kitle ve ağrı kanser açısından belirleyici özellik değil. Meme ucunun içeriye doğru çekilmesi ve diğer memeye göre simetrisini kaybetmesi, meme ucundan akıntının olması, meme derisinde kızarıklık ve çukurcukların olması belirtiler arasında sayılabilir. Gebelikte gözden kaçabilir ama bu dönem de de meme kanseri olabiliyor. Gebelikte özellikle, takipleri yapan hekimlerin bu konuda çok dikkatli olması gerekiyor. Erken tanı için kadınların düzenli olarak kendi kendini muayene etmesi önemli. Bu muayenede önce kadınlar kendi memelerini tanırlar, meydana gelen değişikliği daha sonra kolaylıkla fark edebilirler.

Bu belirtilerle gelen kişide meme kanseri hangi evrede oluşuyor?

Eğer memede çukurcuklar oluşmuşsa kanserin ileri evrede olduğunu söyleyebiliriz. Ama meme ucu kanaması çok erken olmasa da erken meme kanseri belirtisi. Bunun yanında hastaların kendi kendini muayene etmeleri sırasında fark edebilecekleri 1-2 cm.’lik kitle, kanser çok ileri evrede olmadığında görülüyor. Bu nedenle memede kitlelerin çok önemsenmesi gerekiyor. Memede kanser olmayan kitleler en sık görülen kitleler. Adenomlar, fibrokistler de bunlardan. Bu kitleler kansere dönüşmese bile mutlaka kanserden ayırt edilmeleri gerekiyor.

Meme kanserinde erken tanı; ya kadınların kendi kendine meme muayenesiyle ya da rutin kontroller sırasında ortaya çıkıyor. Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir defa meme muayenesine gitmesi şart. Ailesinde meme kanseri olanlar bu kontrolleri daha erken yaşlara çekmeli. Kontrol sırasında, hekim tarafından memeler ve koltuk altı muayene ediliyor. Daha sonra ultrasonla kontrolü yapılıyor. 45 yaşından sonra da mutlaka mamografi yapılmalı. Mamografi,  meme kanserini erken yakalama adına çok önemli bir tanı yöntemi.

Meme kanseri nasıl tedavi ediliyor?

Kitle cerrahi sınırlarla çıkarılıyor ve koltuk altındaki lenf bezleri temizleniyor. Patolojik evreleme yapıldıktan sonra da gerekiyorsa radyoterapi ve kemoterapi yapılıyor. Meme kanserinin küçük boyutlu olması, tümörün memenin orta yerine değil de kenar kısımlarına yerleşmesi ve tek odaklı olması durumunda hastanın memesine koruyucu meme cerrahisi yapılabiliyor. Ancak bu ameliyatlardan sonra hastanın radyoterapi alması gerekiyor. Bu nedenle hastanın radyoterapiyi alabilecek durumda olması şart. Bununla birlikte koruyucu meme tedavisinde, meme ve tümör oranının belirli düzeyde olması gerekiyor. Ayrıca, hasta rutin kontrole gelebilmeli, çünkü koruyucu meme kanseri yapılan kadınlarda nüks memesinin tamamı alınmış hastaya göre daha yüksek olabiliyor.

Genel olarak memede kitle varsa meme alınıyor. Ancak tüm hastaların koltuk altı lenf bezleri çıkarılmıyor. Çünkü lenf bezlerinin çıkarılmasının birtakım komplikasyonları da var. Bunun için lenf bezlerinde tutulma olup olmadığını ameliyat sırasında yaptığımız bir yöntemle tespit ediyoruz. Sentinel lenf nodu ya da nöbetçi lenf bezi dediğimiz memeye en yakın lenf bezini bularak onu analiz ediyoruz. Eğer burada tümör varsa koltuk altı lenf bezleri temizleniyor, eğer burada tümör yoksa koltuk altı lenf bezini almaya gerek kalmayabiliyor. Hastalar istiyorlarsa memenin alındığı ameliyat seansında ya da daha sonra meme rekonstrüksiyonu yani estetiği yapılabiliyor.

Bu durum evresine göre değişiyor. Çok erken evrede yakalanan meme kanserinde normal yaşam süresi süresi neyse o kadarken, evre ikide beş yıllık yaşam süresi yüzde 80’ler civarında. Evre üçte bu oran yüzde 50’lere kadar düşer. Evre dörtte ise yüzde 30’dur.

Medistate Kavacık Hastanesi hakkında 26 makale
Bu yazı Medistate Kavacık Hastanesi tarafından kullanıcılarımızı bilgilendirmek üzere haber ajansı üzerinden paylaşılmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.