Kene ısırdığında ne yapmalı?

Son günlerin belalı konusu: Kene

Keneler, kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler. Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan keneler, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler.

Çıkarmak için zorlamayın!

Kenelerin kan emişi genellikle uzun bir süreç. Sinekler gibi hemen sokup kısa sürede kan emişini bırakmazlar. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkarmaz.

Bu hortum, geri çıkışı engellemek için çıkıntılar içerdiğinden kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir. Çok zorlandığında sıvıyı erken salgılayıp virüsü bulaştırabilir veya boru kısmı koparak cilt içinde kalabilir.

Ayrıca, zorlama kenenin patlayarak enfekte sıvı ve kanının cildimizdeki çiziklerden ya da gözümüze sıçrayarak bulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle vücuda yapışık kene görüldüğünde bir cımbızla ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola oynatılıp bir vida gibi çıkartılmaya çalışmalı ya da bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalı.

Hastalık oluşması ve bulguları

Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 güne kadar uzayabilir. Hasta hayvanın kan ve vücut sıvıları bulaşmış ise bu durumda hastalığın ortaya çıkışı 13 güne kadar uzayabilmektedir.

Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı ve belirgin iştahsızlık bulguları ile başlar. Bazen kusma, karın ağrısı ve ishal olabilir.

İlk günlerde yüz ve göğüste küçük cilt altı kanamaları, gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda bir yere çarpmış gibi cilt altı kanamalar oluşabilir.

Burun kanaması, kanlı kusma, kanlı dışkılama, kanlı idrar görülebilir. Vajinal kanamaya da rastlanabilir. Ağır olgularda hepatit, karaciğer, böbrek, akciğer yetmezlikleri oluşabilir.

Korunma

  • Yeşil ve piknik alanlarına gidildiğinde (su kenarları, otlaklar, çalılık ve yüksek otlu alanlar) uzun giysiler giymeli, bacakları açıkta bırakmamalı, paçalar çorap içine konulup kenenin vücuda ulaşması zorlaştırılmalıdır. Dönüşte tüm vücut kontrol edilip yapışık kene olup olmadığına bakılmalı.
  • Yeşil alanlara giderken böcek kaçırıcı sıvı ve jeller cilde sürülebilir veya giysilere emdirilebilir. Bu maddelerin az da olsa sağlık sakıncaları olduğu dikkate alınmalı. Hayvan besliyorsanız hayvanlarınızı dolaştırırken onlara da bu sıvılardan sürebilirsiniz.
  • Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde keneyi çıkartmak için fazla zorlamamalı, halk arasında yaygın olduğu şekliyle sigara veya kibritle yakma, kenenin üzerine kolonya, alkol veya diğer kimyasal maddeler uygulanmamalı. Bu maddeler kenenin daha erken aşamada kusmasına ve enfekte sıvıyı vücudumuza salgılamasına neden olabilir.

Keneler niye artıyor?

Dünya genelinde kene sayısında ciddi artış var. Normal koşullarda, bir kene neslinin ancak yüzde 40’ı yeni nesiller üretebilecek kadar yaşıyor. Ancak son yıllarda küresel ısınmanın çeşitli ekolojik değişimlere yol açması yüzünden hayatta kalma oranının arttığı sanılıyor.

Avcı böcekler

Doğada kene yumurtalarını tüketebilecek bazı avcı böcek ve kuşlar var. Ancak, hiçbiri kene popülasyonunu kontrol edecek kadar etkili değil. Ayrıca kene, KKKA’nın taşıyıcısı hyalomma marginatum olduğunda, durum karışıyor. Çünkü bu kenenin yavru dönemi öncelikli olarak hindi, keklik ve karga gibi yerden beslenen kanatlılarda beslenir.

Bu nedenle bu gibi hayvanlar keneyi tüketmenin aksine, sayısal artışında rol oynuyor. Keklikler üzerinden toplanan hyalomma marginatum yavrularında KKKA virüsüne de rastlandı. Bu yüzden ön araştırma yapmadan hyalomma marginatum kenesinin olduğu alanlara keklik salmak çok riskli.

En fazla nerelerde görülüyorlar?

Virüs taşıyabilen keneler Türkiye’de Karadeniz iklimi ile step ikliminin kesiştiği bölgelerde bulunuyor. Bu tür keneler bodur meşelik alanları ve yaban hayvanlarının olduğu yerleri tercih ediyor. Virüs taşıyabilen keneler için odak noktaları öncelikle Çorum, Amasya, Tokat, Yozgat, ikinci sırada da Çankırı, Gümüşhane, Sivas, Kastamonu, Artvin ve Erzurum.

Virüs açısından en risksiz yerler Akdeniz, Karadeniz kıyıları.

İstanbul’da görülen keneler tehlikeli mi?

İstanbul’da görülen kene türü ağırlı olarak Ixodes Ricinus. Türkiye’de en çok Marmara ve Karadeniz bölgelerinin denize bakan kesimleri ve Akdeniz Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde görülüyor. Laym Boreliyoz ve kene ensefaliti denilen iki ciddi hastalık taşıyabiliyor.

En tehlikeli kene türü

KKKA hastalığı Hyalomma Marginatum adındaki kene tarafından bulaştırıyor. Bu kene genellikle Orta Anadolu platosu ile Karadeniz Bölgesi’nin güneye bakan kesimleri arasında yaygın. İstanbul’da ise pek gözlenmiyor.

Türkiye’de 30’un üzerinde kene çeşidi var ve bunlar 800’ün üzerinde hastalık taşıyor. KKKA virüsü her kenede yok. Bu virüsü özellikle Hyalomma soyuna ait keneler taşıyabiliyor.

Dr. Murat FIRAT Halk Sağlığı Uzmanı – ekolay sağlık sitesinden alıntıdır.

saglikdanisma hakkında 20405 makale
Bu yazı saglikdanisma.NET editörü tarafından yayınlanmadan önce TIP DOKTORU tarafından değerlendirilmiş ve bilimsel doğruluğu onaylanmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.