Güvenilir bilgiye ulaşmak için Nükleer Tıp

Nükleer tıp teknikleri ile çok düşük radyasyon dozuyla klinik bilgi sağlanabiliyor. Radyasyonun çoğu vücuttan kaçtığından hastanın aldığı doz çoğunlukla klasik bir göğüs röntgeni dozundan çok daha düşük miktarda oluyor. Bu nedenle tekniklerin çocuklarda da rahatlıkla uygulanabilen oldukça geniş bir güvenlik sınırı bulunuyor.

Nükleer tıp, gama kamera denilen cihazlarla sintigrafik görüntüleme ve beta ışıması yapan radyoaktif maddelerle de tedavi uygulamalarının yapıldığı bir bilim dalı olarak tanımlanıyor.

Nükleer tıp metotları; hastaneye yatmaya gerek olmadan uygulanabilen, kolay ve yan etkisiz testlerden ibaret. Bu testler sayesinde vücudun birçok organının işleyiş ve yapılarına ait güvenilir bilgiler elde ediliyor. Son derece güvenilir olan bu yöntemler, gerekli olduğu durumlarda doz düzenlemeleri yapılarak çocuklarda da uygulanabiliyor.

Vücudun herhangi bir bölgesinin radyoaktif maddeler kullanılarak görüntülenmesi ve hastalıkların tedavisi amaçlanan nükleer tıp uygulamalarında genel olarak gama ışıması yapan radyoaktif maddeler vücuda sıklıkla damar yoluyla ve nadiren de ağız yolu ile veriliyor. Değişik fizyolojik ve metabolik yollara girebilen farklı radyoaktif maddeler sayesinde hücresel düzeyde doku fonksiyonunu görüntüleyen nükleer tıp yöntemleri pek çok patofizyolojik sürecin erken tanısına önemli katkı sağlıyor.

Hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılıyor

Nükleer tıpta yapılan sintigrafik incelemeler; hastalıklara teşhis koymak ve tedavi amacıyla tüm onkolojik hastalıkları anatomik bozukluklar oluşmadan çok önce ortaya koyabilen, herhangi bir yan etkisi olmayan ve düşük dozda radyoaktif maddeler kullanılarak pek çok hastalığın erken tanısının zahmetsizce, hastayı yormadan, kısa sürede ve yüksek hassasiyetle değerlendirilmesini sağlayan görüntüleme yöntemlerinden oluşuyor. Başka hiçbir yöntemle sağlanamayacak bilgilerin elde edilmesinin yanı sıra, birçok hastalıkta hasta için son derece kolay ve rahat tedavi olanağı da sunuyor. Bugün, nükleer tıp yöntemleri ile görüntülenemeyen herhangi bir ana organ veya sistem mevcut değil. Nükleer tıpta kullanılmak üzere bir gama kamera SPECT cihazı bulunuyor. Bu cihaz sayesinde neredeyse ihtiyaç duyulan tüm sintigrafik incelemeler gerçekleştirilebiliyor. Tiroit sintigrafisi, kemik sintigrafisi, miyokard perfüzyon sintigrafisi, böbrek sintigrafisi en sık yapılan incelemeler arasında yer alıyor.

Diğer görüntüleme yöntemlerinden farkı

Nükleer tıpta yapılan sintigrafi tetkiklerini diğer görüntüleme yöntemlerinden ayıran en önemli fark; sintigrafik görüntülemelerde radyasyonun cihazdan değil hastaya verilen radyoaktif maddeden yayılıyor olması. Ayrıca sintigrafik incelemelerde görüntülemenin sistemlerin fonksiyonlarına yönelik olarak yapılıyor olması da bir başka önemli detay. Örneğin bir böbrek sintigrafisinde böbreklerin radyoaktif maddeyi ne kadar süzdüklerini ve ne kadar sürede boşalttıklarını sayısal olarak hesaplamak mümkün olabiliyor. Ayrıca bir miyokard perfüzyon sintigrafisinde kalp koroner kan akımının kalp duvarları için yeterli olup olmadığı da tespit edilebiliyor.

Hasta çok düşük doz radyasyon alıyor

Nükleer tıp teknikleri ile diğer radyografik tekniklere göre çok daha az bir radyasyon dozuyla klinik bilgi sağlayabiliyor. Radyasyonun çoğu vücuttan kaçtığından hastanın aldığı doz çoğunlukla klasik bir göğüs röntgeni dozundan çok daha düşük miktarda oluyor. Bu nedenle tekniklerin çocuklarda da rahatlıkla uygulanabilen oldukça geniş bir güvenlik sınırı bulunuyor.

Nükleer tıpta yapılan sintigrafi tetkiklerinde hastaların ne kadar radyasyon dozu aldığı ve bu dozların insan sağlığına bir zararının olup olmadığı hastalar tarafından da en fazla merak edilen konuların başında geliyor. Ancak bu son derece güvenilir bir yöntem. Zira, sintigrafi tetkiklerinde hastalara verilen radyasyon dozları uluslararası standartlara göre belirlenmiş tanısal dozlar. Hastalara kesinlikle hiçbir yan etkisi ve zararı bulunmuyor. Ayrıca hastaların çok özel önlemler alması da gerekmiyor. İşlem öncesinde ve sonrasında hastalar yapılacak işlem ve yapılması gerekenler konusunda ayrıntılı şekilde bilgilendiriliyor. Hatta bazı durumlarda, hastaya kazandıracağı yarar yüksek olduğunda, akciğer perfüzyon sintigrafisi gibi bazı sintigrafi tetkikleri hamilelere dahi yapılabiliyor.

Görüntülemeler ne kadar zaman alıyor?

Görüntüleme zamanı sintigrafi türüne göre değişiyor. Örneğin tiroid sintigrafisi, radyoaktif madde verildikten 10 dakika sonra yaklaşık 5-10 dakika; böbrek sintigrafisi 20-30 dakika, miyokard perfüzyon sintigrafisi 25-30 dakika sürüyor. Miyokard perfüzyon sintigrafisi egzersiz ve istirahat olmak üzere iki aşamalı gerçekleştiriliyor.

Nükleer tıbbın son yıllarda en hızlı gelişen kısmı kardiyovasküler görüntüleme oldu. Kalp sintigrafisiyle çeşitli kalp hastalıklarının teşhisi mümkün. Nükleer kardiyoloji metotları, kardiyologlara uygulaması zor olan klasik anjiyografi tekniğine göre daha rahat bilgi elde etme imkanı sağlıyor.

Nükleer tıbbın kullanıldığı alanlar

•        Nörolojik uygulamalar            •        Onkolojik uygulamalar            •      Ortopedik uygulamalar

•        Böbrek uygulamaları               •        Kalp uygulamaları                      •      Akciğer uygulamaları

•        Pediatrik uygulamalar             •        Diğer uygulamalar

Medistate Kavacık Hastanesi hakkında 26 makale
Bu yazı Medistate Kavacık Hastanesi tarafından kullanıcılarımızı bilgilendirmek üzere haber ajansı üzerinden paylaşılmıştır. Yazı içeriğinden kaynak gösterilen kişi/kurum sorumludur. Kaynak gösterilmeden yayımlanmış yazıların içeriği ve telif haklarıyla ilgili şikayetlerinizi bize her zaman iletişim sayfasından iletebilirsiniz. Bu sitedeki yazılar kullanıcılarını bilgilendirmek için yayınlanmıştır. Rahatsızlığınızın tanısı veya tedavisi için önerilerde bulunmaz, doktorunuzun tavsiyelerinin yerine geçmez. Site kullanıcıları site kullanım koşullarını bu sayfada okumuş ve kabul etmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.