Bu kanser türü, hem kadınlarda, hem de erkeklerde yüksek oranda görülüyor. Bilinen sebebi, mide mukozasıyla yaşayan ve ağız yoluyla bulaşan bir bakteri olan Helicobacter Pylori olarak gösteriliyor.

Kimler risk altında?

Birinci derece akrabalarında mide kanseri öyküsü olanlar, sağlıksız beslenenler, sigara içenler, bazı meslek grupları (kömür madeni işçileri, kauçuk ve asbestle çalışanlar, lastik ve petrokimya üretiminde çalışanlar).

Belirtileri:

Sinsi ilerleyen ve tanısı çoğunlukla ileri evrede konulabilen bir hastalık. Kilo kaybı, karın ağrısı, bulantı ve kusma, iştahsızlık, yutma güçlüğü, kanama, ülser benzeri ağrı belirtiler arasında.

Önlemek için:

Sağlıklı beslenin ve düzenli check-up yaptırın.

Tanı ve tedavi:

Gastrokopi ve biyopsi ile tanı konuyor, cerrahi müdahale ile tedavi ediliyor.

Hepatit B ve Hepatit C virüsü taşıyanlar ile kronik karaciğer hastalarında gelişen karaciğer tümörleri, erken evrede belirti vermedikleri için risk grubunda bulunanların düzenli kontrol yaptırması gerekiyor.

Kimler risk altında?

Kanında Hepatit B ve C virüsü bulunanlar, kronik karaciğer hastaları.

Belirtileri:

Erken evrede belirti vermiyor, kitle çapı büyüdükçe karnın sağ tarafında yaygın ağrı ortaya çıkıyor. İleri evrede şiddetli karın ağrısı, kilo kaybı ve karında şişlik gibi belirtiler gösteriyor.

Önlemek için:

Düzenli doktor kontrolü gerekiyor.

Tanı ve tedavi:

Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri ve kan testi ile tam konuyor. Cerrahi müdahale, karaciğer nakli, karaciğer atardamarına ilaç verilmesi, alkol enjeksiyonu, radyofrekans ablasyonu ve kriyoterapi yöntemleriyle lokal ısı, soğutma ve kimyasal etki ile tümör dokusunun ölmesi sağlanıyor. Hepatit ve sirozla gelişen karaciğer tümörleri nüks etme eğilimi taşıdıklarından tedavi sonrası yakın izleme gerekiyor.

Prostat bezi, mesanenin altında, rektumun önünde bulunan ceviz büyüklüğünde bir erkek üreme sistemi organı. Prostat kanseri erken tanı konulduğunda tedavi edilebilmesine rağmen, başlangıç aşamasında sinsi şekilde ilerliyor.

Kimler risk altında?

En önemli risk faktörü yaş. 65 yaş ve üstü erkekler, birinci derece yakınlarında prostat kanseri öyküsü olanlar, sağlıksız beslenenler risk altında bulunuyor.

Belirtileri:

Erken evrede fazla belirti vermese de idrar yapmada güçlük, gece sık sık idrara çıkma, kesik kesik işeme gibi tıkanmaya bağlı bulgular, idrar veya menide kanama, idrarda yanma hissi belirtiler arasında sayılabilir. İleri evrelerde bel ve sırt ağrısı görülebiliyor.

Önlemek için:

40 yaş ve üstü her erkeğin yılda bir kez parmakla makattan prostat muayenesi olması ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) denilen kan testini yaptırması öneriliyor.

Tanı ve tedavi:

Prostat testi taraması, parmakla rektal inceleme, gerekirse ultrason eşliğinde biyopsi ile prostat kanseri tanısı konuluyor. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve hormon tedavisi gibi yöntemlerle tedavi ediliyor.

Yumurtalık dokusunda bulunan hücrelerde kontrolsüz bölünme ve çoğalma sonucunda tümör ortaya çıkıyor.

Yumurtalık Kanseri ultrason görüntüsü (Yumurtalık Kanseri = Over CA)

Kimler risk altında?

Doğum yapmamış kadınlar, ailesinde yumurtalık kanseri hikayesi olanlar, daha önce meme veya rahim kanserine yakalanmış olanlar.

Belirtileri:

Bu kanser erken dönemde belirti vermiyor. Ne yazık ki yumurtalık kanserlerinin üçte ikisi ileri dönemde teşhis edilebiliyor.

Karın şişliği, kasık ağrısı, halsizlik, gaz ve sindirim bozuklukları ile hastalığın ileri dönemlerinde aşırı zayıflama belirtiler arasında sayılıyor.

Önlemek için:

Düzenli olarak jinekolojik muayene yaptırın.

Tanı ve tedavi:

Jinekolojik muayene, kasık ultrasonografisi, dokulara patolojik inceleme, tomografi ve diğer görüntüleme yöntemleri ve kan testleri ile tanı konuyor. Cerrahi ve kemoterapi yöntemleriyle tedavi ediliyor.

Rahmin içini döşeyen tabakadaki hücrelerin değişikliğe uğrayıp kontrol dışı büyümesi ve bölünmesiyle komşu dokuları tahrip etmesi şeklinde oluşuyor ve diğer organlara yayılıyor.

Kimler risk altında?

İlk adetini erken yaşta görenler, geç menopoza girenler, sadece östrojen içeren ilaçlarla tedavi görenler, çocuk sahibi olmamış kadınlar, kısırlık hikayesi olanlar, kilo sorunu yaşayanlar, meme kanseri hikayesi olanlar, şeker ve yüksek tansiyon hastalan.

Belirtileri:

Menopoz sonrası görülen kanama, adet görenlerde adet aralarında kanama, adet süresinin uzaması, kanlı olmayan anormal akıntı, pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kilo kaybı.

Önlemek için:

Normal olmayan adet kanamaları görüyorsanız doktorunuza başvurun. Yılda bir kez düzenli jinekolojik muayene yaptırın.

Tanı ve tedavi:

Pelvik muayene ve transvajinal USG, biyopsi, gerekiyorsa dilatasyon, küretaj, X ray, CT, kan tetkikleri ile tam konuyor, cerrahi, kemoterapi, hormon tedavisi ve radyoterapi yöntemleriyle tedavi ediliyor.

Meme dokusunu oluşturan hücre gruplarından birinin değişime uğraması ve kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan tümör sonucu ortaya çıkıyor. Erken tedavi edilmezse lenf bezlerine ve diğer organlara yayılabiliyor.

Kimler risk altında?

40 yaş üstü kadınlar, ailesinde meme kanseri bulunanlar, çocuk sahibi olmayanlar, ilk doğumunu 18 yaş altı veya 30 yaş üstünde yapanlar, bebeğini emzirmeyenler, uzun süre hormon tedavisi gören kadınlar risk altında bulunuyor.

Belirtileri:

Meme kanserinde ise ele gelen kitle, ağrı, kızarıklık, meme derisinde değişiklikler, meme başı çekintisi ya da akıntı ilk belirtiler olabilir. Bunların dışında istemsiz kilo kaybı, halsizlik, terleme, karın ağrısı, idrar ve dışkılama alışkanlığında değişiklikler, menopoz sonrası vajinal kanama, diğer sistem kanserlerinin ilk belirtileri arasında sayılıyor.

Önlemek için:

Meme kanserine erken teşhiste iyileşme olasılığı yükseliyor. 20 yaşından itibaren ayda bir kere kendi kendinize meme muayenesi yapabilirsiniz. 3 yılda bir doktor muayenesi tavsiye ediliyor. 40 yaşından sonra ise yılda bir kez mamografi çektirmelisiniz.

Tanı ve tedavi:

Kendi kendine muayene, görüntüleme yöntemleri, biyopsi gibi tanı yöntemleri ile teşhis konuyor. Mastekomi, meme koruyucu ameliyat gibi tedavi yöntemlerinden hastaya en uygun olanı seçiliyor.

Kendi kendine meme muayenesi

Boy aynası karşısında ellerinizi kalçalarınızın üzerine koyun ve sağa, sola dönerek aynada göğüslerinizi dikkatle inceleyin. Elleriniz belinizde iken omuzlarınızı ileri doğru çıkararak ve hafif öne eğilerek göğüslerinizi aynada tekrar inceleyin. Her iki göğüs ucunu hafifçe sıkarak akıntı gelip gelmediğini kontrol edin. Ellerinizi başınızın arkasında birleştirerek kafanızı öne doğru bastırın. Bu pozisyonda sağa, sola dönerek göğüslerinizi aynada inceleyin. Bu sırada göğüslerinizin şekli ve büyüklüğünde, cildinizin renginde bir değişiklik olup olmadığına dikkat edin. Kızarıklık, çukurlaşma, büzüşme, göğüs ucunda akıntı, kepeklenme, içeri çökme veya yön değiştirme görüyorsanız hemen bir uzmana başvurun.

Akciğer kanseri, tüm dünyada kadınlarda ve erkeklerde kansere bağlı ölümler içerisinde birinci sırada yer alıyor. Akciğer dokusundaki hücrelerin kontrol dışı çoğalarak tümör oluşturmasıyla meydana geliyor ve diğer organlara yayılıyor.

Kimler risk altında?

Sigara içenler, boya ve ilaç yapımında kullanılan maddelere uzun süre maruz kalanlar, radyasyon ve hava kirliliği etkisi altında olanlar.

Belirtileri:

En sık belirtileri iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, nefes darlığı, öksürük, kanlı balgam, sırt ve göğüs ağrısı.

Önlemek için:

Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durun. Check up yaptırın, kimyasal maddelerle çalışıyorsanız düzenli aralıklarla akciğer filmi çektirin.

Tanı ve tedavi:

Radyolojik incelemeler, balgam örneği incelemesi, bronkoskopi ve biyopsi ile tanı konuluyor. Hastalığın derecesine göre cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi yöntemlerinden en uygun olanı tercih ediliyor.