Sigaraya Elveda Demek Mümkün

Birçok insan her yeni yıla hatta her haftaya “Bu kez sigarayı kesin bırakıyorum” diye başlıyor. Sigara günümüzde önde gelen ölümcül hastalıkların, önlenebilir nedenlerinin başında geliyor. Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Tuğçe Kasapoğlu Hürkal sigarayı bırakmanın püf noktalarını anlattı.

Uzm. Dr. Tuğçe Kasapoğlu Hürkal “Canınız sigara istediğinde yakmadan önce bir bardak süt ya da küçük bir fincan meyve suyu için. (portakal, greyfurt, vişne…) Ağız içi PH ne kadar asidik olursa nikotin isteği ve emilimi o kadar yavaş olur” diyor.

Sigara içme alışkanlığı çocukluğa dayanıyor

Çocukluk ve gençlik çağında kazanılan sigara içme alışkanlığı, sosyal, psikolojik ve genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Çocukluk çağında anne, baba veya diğer büyüklerinin sigara içtiğini gören çocuk, merak içgüdüsü ile sigara içmek istiyor. Ebeveynler sigara içtiği halde çocuğa “Ben sigara içiyorum ama sakın sen içme” dendiğinde çocuğa inandırıcı gelmiyor ve sorunun büyük olmakla ilgisi olduğunu düşünüp sigarayı büyümüş olmanın bir sembolü olarak görmeye başlıyor. Küçük yaşlarda birkaç adetle başlayan sigara alışkanlığı 8-10 yıl içinde artış göstererek nikotin bağımlılığı ortaya çıkıyor.

Sigara_IcenAnne

Pasif içici deyip geçmeyin

Pasif içicilerin yaşadığı en tehlikeli durum yanan kül tablasındaki sigaradan çıkan toksik gazdır. Pasif içicilik, filtreli ya da filtresiz, düşük katranlı ya da nikotinli sigara dumanına maruz kalma, dumanın oranı, kapalı yerin boyutu, solunan miktar, maruz kalma süresi gibi değişik faktörlerden etkilenmektedir.

Evde ebeveynin sigara içmesiyle;

  • Çocuklar ortalama günde 5 sigara içmiş olur.
  • Bebekler hastaneye başta astım ve solunum yolu infeksiyonları olmak üzere normalin 3 katı kadar daha çok başvurur.
  • Ani bebek ölüm riski 2,5 kat artar.
  • Eşi sigara içen bireylerin akciğer kanseri riski 2 kat artıyor.
  • Eşi sigara içenlerde kalp hastalığı riski 2 kat artar.

1 yıl takiple sigaradan kurtulun

Sigara içme alışkanlığı insanların sonradan edindiği bir davranıştır. Yani in­sanların doğasında sigara içme davranışı yoktur. Bu nedenle sigara içme davranışından vazgeçilmesi de mümkündür. Sigara içme nikotin bağımlılığı sonucu sürdürülen bir davranıştır. Sigara içen bireylerin %70 ‘i hayatlarının bir döneminde sigara bırakmayı türlü yöntemlerle denemekte. Sigara içiminde; davranış alışkanlığı, fizik ve psikolojik bağımlılık büyük rol oynuyor. Bu sebeple, sigarayı bırakabilme süreci bir hekim kontrolünde yaklaşık 1 yıllık takiple mümkün olmaktadır.

[su_note note_color=”#cde8fc” text_color=”#2d556e”]

SİGARAYI BIRAKMANIZA YARDIMCI OLACAK İPUÇLARI

  • Hedeflediğiniz bırakma gününden 2 hafta önce, katran ve nikotin içeriği düşük bir markaya geçin. Bu, sigara içme davranışınızı değiştirmenize yardımcı olacaktır.
  • Her bir sigaranın sadece yarısını için.
  • Her gün ilk sigaranızı yakmayı bir saat geciktirin.
  • Günün yalnızca tek ya da çift saatlerinde içme kararı alın.
  • Yeme alışkanlığınızı, sigarayı azaltmanıza yardımcı ola­cak şekilde değiştirin. Örneğin süt için. (çoğu kimse sütün sigarayla gitmediğini düşünür)
  • “Kafanızı toplamak” istediğinizde sigara yerine bir bar­dak meyve suyu için.
  • Kültablalarınızı boşaltmayın. Bu her gün kaç sigara içtiğinizi size hatırlatacak, izmaritlerin görüntü ve kokular hoş olmayacaktır.
  • İçtiğiniz her bir sigaranın farkına varın. Ters elinizi kullanarak, sigarayı farklı bir cebinize ya da her zaman koyduğunuzdan başka yerlere koyarak otomatik olarak sigaraya uzanma davranışınızı kırın.

[/su_note]

Sigara Sağlığımızın Baş Düşmanı

Dünyada yaklaşık 1,1 milyar insan sigara kullanmaktadır ve bu sayının büyük bir çoğunluğu sigara bağımlısıdır. Bağımlılık, sigaranın içinde bulunan nikotin sayesinde ortaya çıkarak kişinin sigara içme isteğini artırmakta ve bırakmasını zorlaştırmaktadır. Artık herkes sigaranın ne kadar zararlı olduğunu biliyor. Tütünün kanserojen olduğunu duymayan, bilmeyen kalmamıştır. Ancak, sigaranın zararları bununla bitmiyor, her türlü kalp ve akciğer hastalıklarına yol açıyor, damar tıkanıklığı ve felce kadar götürebiliyor.tup-bebek-ve-sigara-kullanımi-2

Sigara, çok sayıda hastalığın kanıtlanmış bir nedenidir. Sigara bağımlılığı devam edip, bırakılmadığı halde ve hastalığın ilerlediği zaman kişinin ölümüne sebebiyet vermektedir.  Sigaranın sağlık üzerindeki kötü etkileri araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu araştırmalara göre, sigara bağımlısı erkeklerin %40’ı henüz emeklilik yaşına gelmeden hayatını kaybetmektedir. Bu oran sigara kullanmayanlarda %18’dir. Kadınlarda ise rahim kanseri riski çoğalmaktadır, hamile kadınların sigara kullanması ise sakat ve ölü doğumlarla sonuçlanmaktadır. Tüm bunlara rağmen, sigarayı bıraktığınız anda vücut kendi kendini onarmaya başlar. On yıl içinde vücut, hiç sigara içmemiş gibi olur. Ancak, sigarayı bırakmak için kanser ya da kalp hastası olmayı beklerseniz, vücudunuzun kendini onarması için pek fazla vakti olmayacaktır. Çünkü, bu hastalıklar yüksek oranda öldürücüdür.

Özel Medicana Konya Hastanesi alanında uzman doktorlar sigara bağımlılığı, vücudumuza olumsuz etkileri ve neden olduğu hastalıklar hakkında bilgi verdi.

Sigara Kalp ve Damarlarda Nelere Yol Açarak Ölüme Sebep Oluyor?

Özel Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Halil İbrahim Erdoğan “Sigara tüm önlenebilir ölümlerin %50’sinden sorumludur ve bu ölümlerin yarısı kalp ve damar hastalıklarından oluşmaktadır. Sigara, kalp ve damar hastalıkları için en önemli risk faktörlerinden olduğu gibi felç durumunun, aort damar genişlemesinin, kol ve bacaklardaki damar darlıklarının da ana nedenlerindendir. 60 yaşındaki bir kişi sigara içiyorsa, kalp krizi geçirme riski içmeyen birine göre 2 kat daha fazladır. Sigara içen bir eşi olan sigara içmeyen birinde kalp damar hastalığı riski yaklaşık %30 oranında daha yüksektir.” açıklamasında bulundu.sigarayi_birak

Peki, sigara kalp ve damarlarda nelere yol açarak ölüme sebep oluyor?

  • Sigara, kan içindeki yağların şeklini bozuyor ve damarlara yapışmasına sebep oluyor.
  • Damarların duvarlarını kalınlaştırıyor, kanın akıcılığını azaltıyor ve pıhtılaşmayı artırıyor,
  • Vücudun şeker düzenine etki ediyor ve şeker hastalığı oluşumuna sebep oluyor.
  • Kalbi besleyen damarlarda büzüşmeye neden oluyor, vücutta yaygın bir iltihabi durum oluşturuyor.
  • Sigarada bulunan katran, kanserojen bir madde olduğundan kansere yol açabiliyor.

Sigara Bağımlılığı Önlenebilir Bir Sorundur

Sigara bağımlılığı tedavisinde amaç uzun süreçte sigara kullanımın bırakılmasıdır. Tedavideki hedefler öncelikle içme davranışını denetleme, miktarını azaltma ve daha sonra bırakmayı içermektedir. Uzman Psikolog F. Işıl Yenikaynak yapılan çalışmalar üzerine sigarayı bırakmada etkililiği en iyi kanıtlanmış iki tedavi yöntemi davranış danışmanlığı ve ilaç tedavileri olduğunu belirtti ve tedaviler hakkında bilgi verdi;

Hastanın bağımlılığına göre planlanan psikolojik tedavide baş etme becerileri, öfke kontrolü, iletişim becerileri, aile görüşmesi, motivasyona yönelik çalışmalar ve değişik psikoterapi yöntemleri uygulanabilir. En fazla kabul gören psikoterapi yöntemi, bilişsel davranışcı terapilerdir. Sigara içenler üzerinde yapılan bir araştırmada yardımsız sigarayı bırakabilmek sadece %7,9 oranında mümkün olmaktadır. Nikotin yerine koyma tedavisi, sosyal ve davranış tedavi desteği, ilaç tedavisi ile bu oran %35’lere çıkmaktadır. Bu sonuçlara bakılarak psikososyal bir sorun olan sigara kullanımının tedavisinde destek alınarak daha olumlu sonuçlara ulaşmak mümkün olmaktadır. Sigara bağımlılığı tedavisinde önemli diğer bir yöntem ise ilaç kullanımıdır.

Psikolog Yenikaynak, sigara bırakma girişimi sırasında uygun yardım, destek ve öneriler ile tedavinin gözden geçirilmesinin, sigarayı bırakmada önemli rol oynadığına dikkat çekti.

Sigara Ağız Kanserlerine Zemin Hazırlıyor

Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Tülay GÜLKAYA “Sigara ağız içindeki normal bakteri florasının ağız sağlığının lehine olacak şekilde değişimine neden olur. Daha ileri durumlarda lökoplaki gelişir. Lökoplaki, iç yanaklarda, dilde ve diş etlerinde beyaz kalınlaşmış lekeler şeklindedir. Tedavide sigara ve tütün kullanımı bırakılmalıdır. Yaklaşık 6 ay kadar doktor tedavisi devam etmelidir. Genelde beyaz damak olarak halk arasında bilinen lökoplaki, tükürük kanalları, ağız boşluğu, damak, diş etlerinde ve yutak duvarında görülür. Bazen de kalınlaşmış bir kabuk görüntüsünde olabilir. Sigara içenlerde görülme olasılığı çok yüksektir. Kanser nedenli olan türleri de olduğundan kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur.” dedi.tup-bebek-ve-sigara-kullanımi

Dentist Gülkaya, sigaranın ilk temasa geçtiği ağız ortamı ve dişler üzerinde azımsanmayacak zararlı etkilerini de açıkladı;

  • Dişlerin üzerinde katran artıkları kahverengi-siyah lekeler oluşur. Estetik açıdan çok kötü görünür. Diş hekimi diş taşı temizliği ve polisaj yapsa bile sigara içmeye devam edildiği müddetçe hep renklenme olacaktır.
  • Damakta kızarık bir iltihabi yapı gelişir.
  • Halitozis denilen kötü ağız kokusu meydana gelir ve sigara içen bireyler her zaman kötü ağız kokusu ile yaşamak zorundadırlar.
  • Dilde siyah kıllı bir görünüme sahip olmaya başlar.
  • Ağızda doku bozuklukları oluşur.
  • Ağızdaki plak yapısını değiştiren bir kimyasal yapısı vardır.
  • Dişeti problemleri ve tat duyusunda azalma meydana gelir.
  • Ağız içi kanserlerinin yüzde yetmiş beşinin sigara ve alkol alışkanlığı olduğu saptanmıştır. Sigara içmek dudak, damak, yanak ve dişetlerinde ağız kanserlerine zemin hazırlamaktadır.

Kişi sigarayı bırakırsa ağız kanseri riski hemen ve önemli ölçüde azalır. Sigara bırakıldıktan on yıl sonra ağız kanseri olma riski hiç sigara içmeyen bireye denk olur.

Hayatınızı Söndürmeyin, Sigarayı Söndürün

Sigara içenlerin içmeyenlere göre on kat daha fazla akciğer kanseri olma riskini taşıdığına dikkat çeken Medikal Onkoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Tunç Güler ise “Eğer bir sigara bağımlısı iseniz, ağız kanserine yakalanma riskiniz çok yüksek. Bağımlılarda, pankreas kanseri çok sıklıkla ortaya çıkar ve büyük oranda ölümle sonuçlanır. Sigaranın ihtiva ettiği kanserojen maddeler, idrarla dışarı atılır ancak bu maddelerin vücuttaki varlığı mesane kanserine yol açar.” diyerek sigaranın vücudumuzda ne çeşit kanserlere sebep olduğunu vurguladı.

Bunun yanı sıra Tunç Güler, sigara bırakıldığı anda vücudun kendini onarmaya başladığını ve on yıl içinde hiç sigara içilmemiş gibi olduğunu ancak sigara kullanımı bırakılmadığı taktirde bu hastalıkların yüksek oranda öldürücü olduğuna ifade etti.

SİGARA VE GÖZ HASTALIKLARI

sigara-icen-tiroid-hastalari-gozlerini-kaybetme-4003430_5472_oİnsan vücudunda organ ve dokulara sayılmayacak kadar çok zarar veren sigara,  göz sağlığını da tehlikeye atabilir. Sigara içenlerde körlük oranı normal kişilere göre 4 kat daha fazla olduğunu vurgulayan KadıköyŞifa Sağlık Grubu Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr Şehvar Nefesoğlu sigaranın etkisiyle hızlanabilecek göz hastalıklarını açıklıyor.

Sigara ve  Katarakt
Katarakt gözün merceğini şeffaflığının bozulmasıdır 60 yaş üstünde oldukça sık görülür 80 yaşındaki insanların en az  %50 sinde katarakt vardır veya opere olmuştur.Sigara içmek ciddi şekilde katarakta yakalanma riskini artırır bu normal insanlara göre 2 kat daha fazladır ve sigara içmeye devam ettikçe risk artar.
Sigara ve  Makula Dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı)
Makula (sarı nokta) retina tabakasında (ağ tabaka) görme hücrelerinden en yoğun bölge olup, aynı zamanda keskin ve kaliteli görmeyi sağlayan retina bölgesidir. Makula bölgesindeki görme hücreleri ışıklı ortamda renkli görme ve keskin görmeden sorumludurlar. Sarı Nokta Hastalığı, diğer adıyla Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD), Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre dünyada görme kaybıyla sonuçlanan görme bozuklukları arasında %8.7’lik oranla 3. sırada yer almaktadır
Gelişmiş ülkelerde görme kaybının en büyük nedeni olarak bilinen sarı nokta hastalığı,  50 yaş ve üzeri yetişkinlerde görülen kronik ve ilerleyici bir göz hastalığıdır. Sarı nokta hastalığında erken teşhis, tedavi ve düzenli kontrol, görmenizin korunması ve iyileştirilmesi açısından çok önemlidir. Sarı nokta hastalığı (YBMD) tek gözde ya da iki gözde birden oluşabilir. Eğer bir gözünüzde YBMD varsa, diğer gözünüzde YBMD gelişmesi olasılığı 5 yıl içinde %50’dir. Kuru tip YBMD genellikle iki gözde birden oluşur, ancak bir göz etkilenmemiş görünürken diğer gözde görme kaybedilebilir.Bu nedenle görmenizin izlenmesi önemlidir.
Çalışmalar sigara içenlerde sarı nokta hastalığı riskinin sigara içenlerde içmeyenlere göre 3 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. 80 yaş üstü kadınlarda bu risk 5-6 kata kadar çıkmaktadır. Hangi yaşta olursa olsun sigarayı kesmek hastalık riskini azaltmakta ve prognozda belirgin iyileşme yapmaktadır.
Sigara ve Diyabetik Göz Hastalıkları
Diabetik retinopati   göz damarlarının bozukluğu ile ortaya çıkan gözde kanama, beslenme bozukluğu ve görme kaybı ile sonuçlanan bir hastalıktır sigara içenlerde bu risk ve hastalığın ilerleme hızı 2 kat artmaktadır. Sigara sadece gözde değil diğer diabet komplikasyonlarının oluşumunu da hızlandırır. Sigara içenlerde körlük oranı normal kişilere göre 4 kat daha fazladır.

Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu

Sigara içiyorsanız, sağlığınızı geliştirmek, yaşam kalitenizi arttırmak ve yaşam sürenizi uzatmak için yapabileceğiniz en güzel şey sigarayı bırakmaktır. Yıllar boyunca denemiş ve hep başarısızlığa uğramış olabilirsiniz. Nikotinin kuvvetli fiziksel ve psikolojik bağımlılık yapıcı etkisi nedeniyle sigarayı bırakmak zordur. Çünkü sigara içme arzusunu başlatan ve kuvvetlendiren madde nikotindir. Düşük nikotinli sigaraları tercih etmeye başlamanız yanlış bir seçimdir. Çünkü alıştığınız nikotin seviyesini sağlayabilmek için öncekinden daha fazla sigara içme tehlikesi oluşacaktır.

Sigarayı Bırakmayı Kolaylaştıracak Yöntemler

  • Bırakmak için bir gün seçin ve o güne sadık kalın. Daha önce sigarayı bırakmış olan kişilerle konuşun ve deneyimlerini paylaşın. Ailenizden, arkadaşlarınızdan ve iş yerinizden destek alın. Gerektiğinde doktorunuza danışarak ondan yardım alın.
  • Sağlık risklerinizi göz önünde bulundurun ve kanser başta olmak üzere olası hastalıkların ya da rahatsızlıkların bir listesini yapın. Bu listeyi her zaman görebileceğiniz bir yere asın.
  • Sigara içme ile ilgili alışkanlıklarınızı ve davranışlarınızı not edin. Her gün içmekten en çok hoşlandığınız üç sigara ve bunların nerede ve ne zaman içtiğinizi mutlaka yazın. O sigara içme zamanlarında başka uğraşlar edinin.
  • Düzenli egzersiz veya her gün 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler yapın. Meditasyon veya yoga gibi dinlendirici yöntemlerden yararlanın.
  • Ev, araba ve iş yerinizdeki sigaraları ve aksesuarları uzaklaştırın. Küllük, çakmak ve kibritlerden kurtulun. “Yoksunluk belirtileri”nin sadece birkaç hafta süreceğini unutmayın. İradenize hakim olun.
  • Beslenmenize dikkat edin. Sigaradan gördüğünüz zarara eş miktarda zarar görebilmeniz için almanız gereken kilo miktarının yaklaşık 30-35 kilo civarında (!) olduğunu unutmayın. Sigara yerine glisemik indeksi yüksek çikolata, kekler, kurabiyeler, şekerlemeler ve hamur işleri gibi besinleri tüketmeyin.
  • Sinemaya, tiyatroya ve müzikallere gidin. Restoran, otel, uçak gibi yerlerde sigara içilmeyen bölümleri tercih edin.
  • Kahve içmek sigara içmenizi tetikliyorsa kahve yerine taze sıkılmış meyve suları, yeşil çay, bitki çayları ve en önemlisi de vücudunuzu toksinlerden arındırmak için temiz ve bol sudan yararlanın.
  • Sigara ve alkol ikilisini birlikte seviyorsanız, sigarayı bıraktığınız dönemde alkol almamaya çalışın.
  • İnat edin ve bu inadınızı ısrarla sürdürün.

Sigarayı bırakanlarda kilo alımını engellemek mümkün mü?

Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almak engellenemez değildir. Sigarayı bırakan kişiler mutlaka kilo almak zorunda değildir. Dengeli beslenerek ve düzenli egzersiz yaparak sigarayı bıraktıktan sonraki dönemi kilo artışı olmadan atlatmak mümkün. Kalp hastaları üzerinde yapılan bir araştırma hastaların sigarayı bıraktıktan sonra doğru beslenerek ve egzersiz yaparak kilo almadıklarını göstermiştir. Sigarayı bırakanların en çok dikkat etmesi gereken gıdalar yağlı besinlerdir. Mümkün olduğunca yağlı besinlerden kaçınarak, proteni, vitamin ve mineral dengesini sağlayacak şekilde beslenmek kilo almanızı engeller.sigarayi_birak

Sigarayı bıraktıktan sonra kilo alımını engelleyen önlemler:

  • Alışveriş yaparken tam yağlı ürünler yerine az yağlı ürünleri tercih edin
  • Alışverişinizde yağsız et, az yağlı süt ve süt ürünleri, tam tahıllı ekmekler ve bolca sebze meyve almaya özen gösterin.
  • Ara öğünlerde az yağlı besinler tüketmeye çalışın
  • Uzak durmanız gereken besinler arasında şeker ve şekerli ürünler gelir. Kahve veya çayınızı şekersiz içemiyorsanız tatlandırıcıları tercih edebilirsiniz.
  • Metabolizmanızı hızlandırmak ve daha fazla kalori harcamak için düzenli egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.

Sigarayı bırakanlar neden kilo alır?

Sigarayı bırakanlar neden kilo alır?

sigarayi_birak

Metabolizmanız yavaşlar: Sigara içmek metabolizmayı hızlandırır. Her sigarayı içtikten sonra kalbimiz dakikada 10 ila 20 kez daha fazla çarpar. Sigara içenlerde görülen kalp hastalıkları da bunun bir sonucudur. Bununla beraber kalp, beyin ve karaciğer gibi önemli organların günlük gereksinimlerimiz için ihtiyaç duydukları enerji, sigaranın metabolizmayı hızlandırması nedeniyle daha çabuk yakılır. Sigaryı bıraktıktan sonra metabolizma hızı yavaşlar. Bu yavaşlama nedeniyle fazla enerji miktarı artar ve kişi kilo almaya başlar.

Tat ve koku alma hisleri normale döner: Sigarayı bırakan kişilerin daha fazla yemek yedikleri sıkça gözlemlenen bir durumdur. Bunun nedeni sigarayı bırakan kişilerde tat ve koku alma hissinin normale dönmesi ve kişilerin yedikleri yemeklerden daha fazla haz almasıdır. Özellikle yağlı ve yüksek kalorili yiyecekler sigarayı bırakan kişilerde daha fazla iştah uyandırır.

El ve ağız alışkanlığı: Sigara sadece içerdiği maddelerle bağımlılık yaratmıyor. Aynı zamanda sigara içenlerde bir el ve ağız alışkanlığı oluşuyor. Bırakanlarda ise bir boşluk oluşuyor. Bu boşluğu doldurmak amacı ile kişilerin daha fazla yemek tüketmesi sıkça görülen bir durumdur. Bunun sonucunda kilo artışı da görülüyor.

Stres daha fazla yemeye neden oluyor: Sigaranın yarattığı suni durumlardan biri de sters anında kurtarıcı olarak görülmesi. Pek çok kişi stresli durumlarda kendiilerini sakinleştirmek, ödüllendirmek, zaman geçirmek için sigaraya sarılır. Sigarayı bıraktıktan sonra bu suni destek yerine başka bir yöntem bulma arayışı kişileri genellikle daha fazla yemeye itiyor.

Sigarayı bırakanlarda kilo alımını engellemek mümkün mü?

Hamilelikte sigara içmenin bebeğe 10 zararı!

Küresel bir sorun olan sigara tüketimi ve buna bağlı hastalıklar dünya da önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Sigara bağımlılığı olan kadınların %50 -70’i hamilelikleri esnasında sigara kullanımını sürdürmektedir. Bu da gebelikte sigara kullanımının ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunun göstergesidir.

Woman Holding Pregnant Belly

KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yasemin Yakut hamilelikte sigara içmenin bebeğe en önemli 10 zararını derledi.

 Hamilelikte sigara tüketimi bebek ve hamilelik üzerine son derce olumsuz etkilere sebep olur. Sigaranın içerdiği zift, nikotin, karbon monoksit ve diğer zehirli birçok madde üst solunum yollarına, buradan bronşlara ve kana geçer, böylece de solunum sistemi, kalp ve damarlar olmak üzere vücudun tüm organ sistemlerine zarar verir.

Hamilelik esnasında göbek kordonu yoluyla anne bebek kanı alışveriş halindedir. Annenin sigara ile aldığı tüm zehirli maddeler bu alışverişte bebeğe direkt geçer.

NİKOTİN kuvvetli bir damar büzücü ajandır. Rahme giden kan akımını azaltır. KARBON MONOKSİT hücrelere zarar vererek gelişme geriliğine neden olabilir, ayrıca kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltır. Anne kanında oksijen azalınca bebeğe giden oksijen miktarı ve diğer besin maddeleri de azalacaktır.

Sigaranın bebek üzerindeki bu olumsuz etkilerini 10 başlıkta toplarsak:

Tütün endüstrisinin hedefi kadın ve gençler

Türkiye’de tütün kontrolü alanındaki çalışmalar erkekler üzerinde son dönemde başarılı sonuçlar vermeye başlasa da, aynı başarının kadın ve gençler üzerinde gerçekleşmediği bilinmektedir. Bu durumun en somut yansımasını sigara kullanım oranlarında gözlenmektedir. Örneğin 1993 yılında Türkiye’de erkeklerin %57.8’i sigara kullanırken bu oran 2012 yılında %41.40’a gerilemiştir. Yani geçen yirmi yılda erkeklerin sigara kullanım oranları %28 azalmıştır. Kadınlarda sigara kullanım oranı ise 2012 yılında yapılan bir araştırmaya göre %13.1’dir. Araştırma verileri yıllar içerisinde kadınların Türkiye’de erkekler kadar sigara içmediğini, ancak bugün ve gelecekte tütün endüstrisi açısından “potansiyel müşteri” olarak en önemli hedef grubu oluşturduğuna işaret etmektedir.

Öte yandan 2012 yılında gerçekleştirilen Küresel Yetişkin Tütün Araştırma verileri dikkate alındığında Türkiye’de en çok 25-34 ile 35-44 yaş grubundaki bireylerin tütün ürünü kullandıkları görülmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalar Türkiye’de sigara içenlerin yaş ortalamasının giderek düştüğünü ve 15-24 yaş grubunda her gün sigara kullanımının %22’ye (erkeklerde %35) ulaştığına işaret etmektedir.

Bu durumun en önemli nedeni kadınların ve özellikle gençlerin tütün endüstrisi tarafından öncelikli grup olarak belirlenmesi ve bu iki gruba yönelik saldırgan kampanyaların uygulanmasıdır. Bu noktada öğrencilerin %29,2’sinin gazete ve dergilerde sigara reklamları gördükleri, %11,6’sının üzerinde sigara firmalarının logosunun bulunduğu tişört, kalem veya çantaya sahip oldukları, 18 yaş altındaki öğrencilerin %52,8’inin ise 4207 sayılı Kanun’a göre yasak olmasına rağmen bakkaldan veya marketten rahatlıkla sigara alabildiği dikkat çekicidir.

Türkiye’nin özellikle gençler ve kadınlar açısından yaşadığı bu olumsuz tablonun en temel nedenleri; tütün endüstrinin üniversiteleri mekan tutması, tütün ürünlerine bağımlılığı ve cazibeyi arttıran girdilerin eklenmesi ve sigaraların satış noktalarında reklam gibi teşhir edilmesidir. Özellikle üniversitelerde tütün endüstrisi tarafından gerçekleştirilen “kariyer günleri” ya da çeşitli başlıklar altında verilen konferanslar çok dikkat çekicidir.

Türk Toraks Derneği Türkiye’nin geleceğini etkileyen bu önemli sorunu 16. Yıllık Kongresi’nde gündeme getirecektir. Kongrede gerçekleşecek toplantıda kadın alanında toplumsal cinsiyet kavramı ve gençlik alanında endüstri ile gençlik arasında tarihsel süreçte kurulan ilişki irdelenecek ve sosyoloji disiplininin katkısıyla bu iki alana dair gelecekte hangi stratejilerin uygulanması gerektiği belirlenecektir. Hiç kuşkusuz bu başlık altında belirlenen stratejilerin Türkiye’nin sürdüreceği Ulusal Tütün Kontrolü Programı Eylem Planına yansıması da olacaktır.

Sigara Bırakmanın Püf Noktaları

Yapılan araştırmalar her 8 saniyede bir kişinin sigaradan hayatını kaybettiğini ortaya koyarken kaç yaşında olursanız olun sigarayı bırakmanın ömrünüze ömür katacağı da belirtiliyor. New England Journal Tıp dergisinde 24 Ocak 2013 tarihinde yayınlanan araştırmaya göre kadın sigara tüketicilerinde tütün kullanımına bağlı ölüm oranları erkek sigara tüketicilerinin ölüm oranlarını yakaladı. Her iki cinsiyette de özellikle 40 yaş öncesi sigarayı bırakmanın sigaraya bağlı gelişen hastalıklardan ölüm riskinin ciddi derece azalttığı gösterildi.

Anadolu Sağlık Merkezi Sigarayı Bırakma Kliniği Sorumlusu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Sönmez Duman

Sigaranın bırakıldığı ilk günden itibaren olumlu etkilerinin görülmeye başlayacağına işaret eden Anadolu Sağlık Merkezi Sigarayı Bırakma Kliniği Sorumlusu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Sönmez Duman, “Kalp hızınızın ve kan basıncınızın sigarayı bıraktığınız ilk günden itibaren normale dönmeye başlayacak, dolaşım ve akciğer fonksiyonlarınız birkaç haftada düzelme gösterecek. Kalp krizi riskiniz ise ilk 2 yıl içinde göreceli olarak azalacak” dedi ve bu kararı hayata geçirmek için izleyecek 10 kilit adımı sıraladı.

NEDENLERİ YAZIN: Sigarayı bırakmak için en önemli kişisel nedenlerinizi yazın. Kişisel motivasyonun sigarayı başarılı bir şekilde bırakmak için en önemli etken olduğunu unutmayın. Sigara içme isteği duyduğunuz zamanların kaydını tutun. Böylece tetikleyen unsurları tespit eder, önlemlerinizi alabilirsiniz.

TARİH BELİRLEYİN: Sigarayı bırakmak için takviminizden bir tarih işaretleyin ve bu günü değiştirmeyin.

SİZİ BIRAKMA SÜRECİNDE NELERİN BEKLEDİĞİNİ BİLİN: Tüm sigara tiryakileri bırakma sürecinde farklı düzeylerde yoksunluk yaşar. Nikotin yoksunluğuna karşı hissedilen fiziksel belirtiler (gerginlik, konsantrasyon bozukluğu, vb) yaklaşık 2-8 hafta sürer. Şiddetli yoksunluk durumlarında şikayetler 3 aya kadar devam edebilir.

TETİKLEYİCİLERDEN UZAK DURUN: Diğer arkadaşlarınızın sigara içtiği sosyal ortamlar gibi sigara içme isteğinizi tetikleyen durumlardan uzak durun. Normalde sigara molası için aldığınız zamanlarda kısa bir yürüyüşe çıkın.

PLANLI, PROGRAMLI OLUN: Sigarayı bırakma programlarının ideali 4 hafta ile 8 hafta uzunluğunda olanlardır. İyi programlar konu hakkında uzmanlaşmış hekim ve psikologlarla birebir görüşmeler de içerir.

KİLONUZ İÇİN ÜZÜLMEYİN: Sigara içenlerin üçte biri bıraktıklarında kilo alır. Bununla birlikte, bu kişilerin yüzde 90’ı bu kiloyu 1-2 yıl içinde verir.

SİGARAYI BIRAKMAYA YARDIMCI İLAÇLARI KONUSUNDA BİLGİ ALIN: Sigara bırakma tedavisinde etkinliği kanıtlanmış ilaçları kullanmak için bir Göğüs Hastalıkları uzmanından görüş ve yardım alın.

NİKOTİN TERAPİSİ : Sakız veya bant şeklinde nikotin tedavisi bırakmanıza yardımcı olabilir.

BIRAKTIĞINIZI DUYURUN: Aile ve arkadaşlarınızın sigarayı bırakmaya çalıştığınızı bilmelerini sağlayın. Sigara içme isteğinizi önlemek için desteklerini isteyin.

CESARETİNİZİ KIRMAYIN: Sigarayı bırakmakta başarılı olanların birçoğu bu alışkanlıktan kurtulmak için uzun yıllar boyunca ortalama 4 kez sigarayı bırakmayı denediklerini itiraf ediyorlar. Bir önceki denemedeki başarısızlık bir sonraki denemede başaramayacağınız anlamına gelmez. Bırakma kararlılığından asla vazgeçmeyin.