Renklerle Diyet – İpek Ağaca Özger

Renklerle Diyet – 2013 yılında Renkli Diyet markasını yaratan ve insan sağlığı için farklı renklerdeki sebze ve meyvelerin dengeli biçimde tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Özger, kitabını hazırlarken çok sayıda yabancı yayını takip ettiğini ve farklı kaynaklardan faydalandığını söyledi.

İpek Ağaca Özger, 2002 yılında ilk ve tek tercihi olan Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde lisans eğitimine başladı. Buradaki eğitiminin ardındansa yüksek lisans eğitimine Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde devam etti. Renklerle Diyet kitabının yazarı Özger,” Obez Bireylerde Duygu Değişiklikleri ve Yeme Eğilimi İlişkisi” konulu tezini hazırlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını almaya hak kazandı.

renklerlediyetGökkuşağının renkleriyle beslenmeye vurgu yapan ve farklı renklerdeki sebze ve meyvelerin dengeli biçimde tüketilmesi gerektiğinin altını çizen İpek Ağaca Özger, “Renklerle Diyet’te 5 rengimiz var. Hastalıklara karşı korunmak, ruh ve beden sağlığımız için bu 5 renkteki meyve ve sebzeleri her gün tüketmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu. Kitapta yer alan ve sağlığımız için beslenmemize katmamız gereken bu renkler; mor, beyaz, yeşil, sarı ve turuncu.

Kiraz, yaban mersini, patlıcan, üzüm, turp gibi mor renkli sebze ve meyveler Anti Aging yani gençlik ve güzellik sağlar. Elma, armut, pırasa, soğan, sarımsak gibi beyaz sebze ve meyveler ise bedeninizi arındırır. Ispanak, maydonoz, kivi, bamya, nane gibi yeşil renkli sebze ve meyveler kalp hastalıklarına karşı korurken; portakal, mandalina, havuç, limon, ananas gibi turuncu sebze ve meyveler de bağışıklık sistemini güçlendirir.

Alfa yayın grubundan çıkan Renklerle Diyet kitabı, daha sağlıklı bir yaşam için size ipuçları veriyor. Siz de kilo kontrolünüzü sağlamak, daha zinde hissetmek ve bedeninizi arındırmak için İpek Ağaca Özger’in renkli tariflerini deneyin, beslenmenize renk katın.

İpek Ağaca Özger, 2002 yılında ilk ve tek tercihi olan Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde lisans eğitimine başladı. Buradaki eğitiminin ardındansa yüksek lisans eğitimine Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde devam etti. Renklerle Diyet kitabının yazarı Özger,” Obez Bireylerde Duygu Değişiklikleri ve Yeme Eğilimi İlişkisi” konulu tezini hazırlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını almaya hak kazandı.

Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi

Bitkisel3BoyutKimyasal ilaçlar, aşılar ve kemoterapi bütün dünyada tartışılıyor artık. Kimi hastalara faydaları var, senelerdir uygulanmalarının gerekçesi de bu. Peki ya yan etkileri? Bazen yan etki çok daha büyük olabiliyor, hasta faydadan çok zarar görebiliyor. Oysa tıp biliminin düsturu neydi: Primum nihil nocere! Önce zarar vermeyeceksin!

Hastaya zarar vermeden tedavi etmenin yolu ise fitoterapi biliminden geçiyor. Bu bilim yetkin doktorların kontrolünde olduğu sürece, bitkisel ekstreler ve bitkisel ilaçlarla ağır yan etkilere maruz kalmadan iyileşmek mümkün. 20 yıllık klinik tecrübemle bitkilerin iyileştirici gücüne bizzat tanık oldum, binlerce hastayı tedavi ettim. Ağrıları nedeniyle ağlayarak, yürüyemeyecek halde gelip tam şifayla iyileşmiş romatizma hastaları; insülin kullanmayı bırakan diyabet hastaları ve vücudunda tümörden eser kalmamış kanser hastaları…

Bu kitapta kronik hastalıklarda en etkili kürleri ve savaş stratejilerini sizinle paylaştım. Hekimlik deneyimim bana insan vücudunun bir bütün olduğunu öğretti. Bu mucize yapıyı sadece pankreastan, sadece tümörden, sadece eklemden, birbirinden bağımsız küçük küçük parçalardan ibaretmiş gibi görürseniz yolunuzu kaybedersiniz. Esas olan hastanın bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek, hayatında olumlu değişiklikler yapması için yönlendirmek, hastalıklarla savaşma kabiliyetini geri kazandırmaktır.

İnsanoğlu, dünya üzerinde 200 bin yıl boyunca ilaçsız yaşadı. Hastalıklardan korunmak ve hastalandığı zaman da iyileşebilmek için doğal tedavi yöntemlerine başvurdu. Ben ilaçsız yaşamın mümkün olduğunu söylüyorum. Ve iddia ediyorum, asıl zor ve acılı olan ilaçlı yaşam!

Kitabın Bölümleri

Alfabetik Hastalıklar Dizini

Kürler İçin Kullanım Kılavuzu

Birinci Bölüm: ÇAĞIMIZIN VEBASI DİYABET, ÇÖLYAK HASTALIĞI VE BUĞDAY
Diyabet ve Çölyak Kürleri
Diyabet ve Çölyak Hastalığında Beslenme

İkinci Bölüm: KÖTÜ HASTALIK
Kansere Karşı Koruyucu Kürler
Kanserde Beslenme

Üçüncü Bölüm: ROMATİZMAL HASTALIKLAR
Romatizma Orucu
Romatizma Kürleri

Dördüncü Bölüm: OZONTERAPİ

Beşinci Bölüm: PROBİYOTİKLER
Probiyotik Takviyesi İçin Probiyotik İçeren Tarifler

Altıncı Bölüm: AĞIR METAL ZEHİRLENMELERİ
Ağır Metalleri Vücuttan Atmak İçin Detoks Programı

Yedinci Bölüm: HASTALIKLARA KARŞI DİRENCİ ARTIRAN AKTAŞ ŞURUBU

Sekizinci Bölüm: KIŞ HASTALIKLARINDAN KORUYAN KÜRLER

Dokuzuncu Bölüm: GRİP SALGINLARI VE GRİP AŞISI

Onuncu Bölüm: ASTIM KÜRLERİ

Onbirinci Bölüm: TİROİD HASTALIKLARI İÇİN KÜRLER

Onikinci Bölüm: KEMİK ERİMESİ KÜRLERİ

Onüçüncü Bölüm: BÖBREK TAŞLARI İÇİN DOĞAL KÜRLER

Ondördüncü Bölüm: PROSTAT, SEDEF, EGZAMA VE SELÜLİT İÇİN KÜRLER

Dr. Ümit Aktaş kimdir?
Fitoterapi Uzmanı, M.Sc., PhD(C), Akupunktur Uzmanı, M.D.
Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü

1970 doğumlu olan Dr. Ümit Aktaş, Türkiye’de fitoterapi uzmanı olarak eğitim alan ilk tıp doktorlarından biridir. Tıp eğitimini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, akupunktur uzmanlık eğitimini Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, fitoterapi yüksek lisans eğitimini ise Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde tamamlamıştır. İstanbul’da kendi kliniğinde hasta kabul eden Dr. Ümit Aktaş, halen Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Dr. Ümit Aktaş’ın, daha önce Hayykitap’tan yayımlanan İlaçsız Yaşam isimli bir kitabı daha vardır.

İlaçsız Ameliyatsız Doğal Tedavi: Tıbbi Hacamat

4

 ‘Tıbbi Hacamat’

  Teknik Özellikler

  • Yazar: Dr. M. Turanşah Tümer
  • Yayınevi: Hayykitap – 274
  • Kategori: Hayat Güzeldir – 42
  • Türü: Sağlık
  • Birinci baskı: Kasım 2014
  • Sayfa sayısı: 128
  • Ebat: 15,5 x 23 cm
  • Fiyatı: 12 TL ISBN: 978-605-5181-82-6
  • Barkod: 9786055181826

Günümüzde halkın en büyük sorunlarından biri sağlık! Modern tıp her geçen gün gelişiyor ama hastane sayısı ve hastanelerdeki hasta kuyruğu sayısı da her geçen gün katlanarak artıyor. Neticede hastalanmadan sağlıklı yaşamak, hastalıklardan ‘korunmak’ öncelikli hedefimiz haline geliyor…

Tıbbi hacamat koruyucu bir tedavi yöntemi. İlaç yok, ameliyat yok, radyasyon yok, risk yok. Vücudun belirli bölgelerindeki kılcal damarlardan kirli kan ve zararlı birikintilerin dışarı atılması prensibine dayanıyor. Asırlardır uygulanıyor. Peygamber Efendimizin birçok defa hacamat yaptırdığı ve ümmetine de ısrarla tavsiye ettiği biliniyor.

Şimdi bu kadim şifa yöntemi tıp doktorunun deneyimiyle birleşti! Dr. Turanşah Tümer, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun bir doktor. Yıllarca aile hekimliği yapmış. Daha sonra akupunktur, kupa terapisi ve hacamat konusuna yoğunlaşıp bu alanda eğitimler alarak uzmanlaşmış. Türkiye’de tıp doktoru olarak ‘tıbbi hacamat’ yapan ilk hekimlerden! Elinizdeki kitap da bir hekim tarafından bu alanda yazılan ilk kapsamlı Türkçe eser.

Dr. Tümer tıbbi hacamatın son derece güvenilir bir yöntem olduğunu vurguluyor. Hem güvenilir, hem de etkili. Çünkü sağlıksız kan dolaşımı, birçok hastalığın oluşmasına yol açan önemli bir risk. İşte tıbbi hacamat burada devreye girerek damar tıkanıklıklarını açıyor. Hacamat sayesinde toksinler ve metabolik atıklar ortadan kalktığı için, çeşitli hastalıkları tedavi edebilmek de mümkün oluyor.

İşte tıbbi hacamatın etkili olduğu hastalıklar:

Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, kalp damar tıkanıklıkları, ürik asit birikimi, migren, baş ağrısı, felç riski, diyabet, göz problemleri, göz tansiyonu, romatizma, astım, boyun/omuz sertliği, yorgunluk, soğuk algınlığı, ayaklarda karıncalanma/uyuşukluk/ağrı, bacaklarda şişlik/ödem, bel ağrıları/tutulmaları, karaciğer hastalıkları, vertigo.

Kitabın Bölümleri

[tabs type=”horizontal”][tabs_head][tab_title]1. Bölüm[/tab_title][tab_title]2. Bölüm[/tab_title][tab_title]3.Bölüm[/tab_title][tab_title]4.Bölüm[/tab_title][/tabs_head][tab] BİRİNCİ BÖLÜM: TIBBİ HACAMAT NEDİR, NASIL YAPILIR?

  • Niçin tıbbi hacamat?
  • Hacamatın tarihçesi
  • İslam dininde hacamatın yeri
  • Tıbbın dehası İbn-i Sina’ya göre hacamat tedavisi
  • Tıbbi hacamat tedavisi vücutta ne gibi değişiklikler yapar?
  • Vücudun iyileştirme sistemini uyarıyor
  • Tıbbi hacamat nasıl yapılır?
  • Güvenilir bir tedavi midir?
  • Tedaviyi yapan kişinin özellikleri ne olmalıdır?
  • Koruyucu hekimlikte tıbbi hacamatın önemi
  • Sağlıklı bir uyku için mutlaka yaptırın![/tab][tab]İKİNCİ BÖLÜM: TIBBİ HACAMATIN VÜCUDA ETKİLERİ
  • Genel etkiler
  • Ciltteki etkileri
  • Vücut sistemlerine etkileri
  • Tıbbi hacamat doğal bir detokstur!
  • Yaralanmalarda tıbbi hacamat
  • Tıbbi hacamatın sonuçları
  • Tıbbi hacamat ve akupunktur tedavisinin birlikte uygulanmasının sonuçları
  • Özetle hacamatın vücuda eşsiz faydaları[/tab][tab]ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA HACAMAT TEDAVİSİ
  • Kanı temizler, damarları açar!
  • Kalp hastalıklarını önler!
  • Mikroskop altı görüntüleri ile tıbbi hacamat sonrası cilt reaksiyonları
  • Doğal detoksifikasyon
  • En faydalı olduğu hastalıklar
  • Damardan alınan kan (venöz kan) ile hacamat arasındaki fark!
  • Kan nasıl kirli olabilir?
  • Kanın mikroskop altındaki görüntüleri
  • Dolaşım bozuklarını düzeltir
  • Çocuklarda ve gençlerde tıbbi hacamat
  • Cilt ve yüz bakımında hacamat
  • Kafa hacamatının faydaları
  • Depresyonda tıbbi hacamat
  • Selülitte tıbbi hacamat[/tab][tab]DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: TIBBİ HACAMATLA TEDAVİ EDİLEN HASTALIKLAR
  • Migren ve vasküler baş ağrıları
  • Baş ağrısı, küme baş ağrısı
  • Trigeminal nevralji
  • Anksiyete
  • Romatoid artrit (iltihaplı romatizma)
  • Psoriatik artrit
  • Ankilozan spondilit
  • Behçet sendromu
  • Gut
  • Tip-1 diyabet
  • Tip-2 diyabet
  • Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
  • Portal hipertansiyon
  • Menstürasyon bozuklukları
  • Dismenore (âdet zorluğu)
  • Menopoz
  • Prostat büyümesi
  • Hemoroid (basur)
  • Anorektal fistüller
  • Kansızlık (anemi)
  • Büyüme-gelişme bozukluğu
  • Meniere sendromu
  • Felç (inme)
  • Bell paralizisi (yüz felci)
  • Servikal spondilozis
  • Siyatik
  • Burkulma ve incinmeler
  • Bursit
  • Fibromiyalji
  • Obsesif kompülsif bozukluğu
  • Angina
  • Bel fıtığı ve bel ağrıları
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Alerjik rinit
  • Sinüzit
  • Farenjit
  • Üriner kanal enfeksiyonu
  • Dermatit, seboreik dermatit
  • Dermatit, atopik dermatit
  • Akne vulgaris
  • Cushing sendromu
  • Böcek ısırığı ve sokmaları
  • Aterosklerozis
  • Arteriel emboli ve tromboz
  • Anjioödem
  • Aşırı duyarlılık pnömonisi
  • Astım
  • Assit
  • Hacamatla tedavi gören hastalardan örnekler[/tab][/tabs]

[toggle title=”Dr. M. Turanşah Tümer kimdir?” state=”close” ] 1965 yılında Adana’nın Kozan ilçesinde doğmuştur. Konya Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında mezun olmuştur. Mezuniyet sonrası doğal ve ilaçsız tedavilere ilgi duyduğu için resmi ve özel kurumlardan tamamlayıcı tıp eğitimleri alarak akupunktur, nöral terapi, hacamat (kupa tedavisi), yağlı kupa terapisi uygulamalarında uzmanlaşmıştır. Ankara Akupunktur Derneği’nden ‘Nöral Terapi’ ve Sağlık Bakanlığı’ndan ‘Akupunktur Tedavileri’ sertifikası sahibidir. 15 yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sağlık Bakanlığı birimlerinde acil servis hekimi ve aile hekimi olarak görev yapmıştır.

Halen İstanbul’da kendi muayenehanesinde danışanlarına hizmet vermektedir. [/toggle]

 

Bebeğimle Oynuyorum

BebegimNeden oynamalı? Nasıl oynamalı? Ne zaman oynamalı? Nerede oynamalı?

0-6 AY İÇİN 101 OYUN

Yazar: Uzm. Psikolog Sinem ÖZEN CANBOLAT
Yayınevi: Hayykitap – 275
Kategori: Mutlu Aile – 6
Türü: Sağlık
Birinci baskı: Kasım 2014
Sayfa sayısı: 152
Ebat: 20 x 23 cm
Fiyatı: 14 TL
ISBN: 978-605-5181-85-7
Barkod: 9786055181857

İlk aylarda atılan ilk adımlar, ebeveyn ile bebek arasında kurulan bağ, bebekle iletişim ve bebeğin gelişimini desteklemek, onun geri kalan tüm hayatını etkileyecek öneme sahip. Bebeği ile arasındaki bağı oyun aracılığı ile güçlendiren ebeveyn, bebeğinin ihtiyaçlarını daha kolay kavrayabiliyor, dolayısıyla güvenli bir bağ gelişmesine, yani bebeğinin ileride kendine güvenen, insanlarla rahat ilişkiye girebilen ve girdiği ilişkileri sürdürebilen, hayata ve kendisine pozitif bakan bir birey olmasına olanak sağlıyor.

Yine, ilk günlerinden itibaren uyanıklık sürelerinde yüzüstü yatırılmış bir bebek, büyük kas gelişimi desteklendiği için başını normal süreçte kaldırabileceğinden daha erken kaldırabiliyor, daha erken oturup, daha erken yürüyebiliyor. Bu desteklenmiş fiziksel gelişim sayesinde zihinsel gelişimi de öne çekilmiş oluyor, çünkü oturan bir bebek yatan bir bebekten, yürüyen bir bebek ise gezinemeyen bir bebekten daha fazla şey öğreniyor. Özetle ilk haftalardan itibaren oyunun bebeğin hayatına girmesi, onu hayata bir adım önde başlatıyor…

Bebeğimle Oynuyorum, bebeklerin sağlıklı gelişimini desteklemek ve takip etmek adına Türkiye’de bir ilke imza atıyor, erken bebeklik döneminde oyunun önemini kapsayan bir bilincin uyanmasına katkıda bulunuyor!

Sinem Özen Canbolat bebeklerin, özellikle yenidoğan bebeklerin gelişimine odaklanmış bir Gelişim Psikoloğu. Bebek ve çocukların gelişim düzeylerinin testlerle takip edilmesi, gelişim düzeylerine uygun oyun, oyuncak ve ortamların sunulması, gelişimlerini destekleyecek farklı çözümler bulunması konularında uzman. Türkiye’de ilk kez ebeveynlik rehberliğinin ve 0-6 ay oyun grubunun bir arada sunulduğu ‘Bebeğimle Oynuyorum/Ailem ve Ben’ atölye çalışmalarını düzenledi.

Canbolat, çalışmalarından elde ettiği birikimleri bu kitapta bizlerle paylaşıyor. Çeşitli bilimsel araştırmalarla geçerliliği kanıtlanmış, tüm dünyada kabul görüp uygulanmış bebek gelişimi ve yetiştirilmesi ile ilgili konuları siz anne babalara aktarıyor. Bebeğinizle ‘neden’, ‘nasıl’, ‘ne zaman’, ‘nerede’ ve ‘ne’ oynayabileceğiniz hakkında bilgi veriyor.

Elinizdeki kitap, aslında 0-6 ay arası bebekler için yazılmış bir ilk! Bebekle oynamanın önemini, oyun oynama biçimlerini, oynama zamanını, oyun mekânlarını ve 0-6 ay arası bebeklerin gelişimini destekleyecek oyun ve oyuncakları anlatıyor. Sağlıklı bir bebek-oyun ilişkisinin faydalarını sıralıyor.

“Bebeğimle eşsiz bir bağa sahip olmalıyım” diyorsanız, bebeğinizin özgüven sahibi, problem çözme yeteneğine sahip, başarılı, meraklı, araştıran ve öğrenen bir birey olması için gerekli yetiştirme yöntemlerini merak ediyorsanız ve “Bebeğimi büyütürken bunları bilseydim farklı olurdu” demek istemiyorsanız bu kitap tam size göre!

Kitabın Bölümleri

Birinci Bölüm: NEDEN OYNAMALI?
İkinci Bölüm: NASIL OYNAMALI?
Üçüncü Bölüm: NE ZAMAN OYNAMALI?
Dördüncü Bölüm: NEREDE OYNAMALI?
Beşinci Bölüm: NE OYNAMALI?

1. AY2. AY3. AY4. AY5. AY6. AY
Fiziksel GelişimFiziksel GelişimFiziksel GelişimFiziksel GelişimFiziksel GelişimFiziksel Gelişim
Haydi spor yapalım!Yüzüstü Yatmaca (2)Yüzüstü Yatmaca (3)Yüzüstü Yatmaca (4)Yüzüstü Yatmaca (5)Elden Ele
Yüzüstü yatmacaGökten Düştü Bir TüyAç KapaÇın Çın ÇıngırakFış Fış Kayıkçı (2)Komando
Dünyasını Genişletin!Elimde Ne Var?Burada Başka Bir Dünya Varmış!Fış Fış KayıkçıDön Bak (3)Zıp zıp tavşan
Bir O Yana Bir Bu Yana!Konuşan AyaklarDön Bak!Dön Bak (2)Burada Başka Bir Dünya Varmış! (3)Dön Bak (4
Minik Tekmeler!Zihinsel GelişimZihinsel GelişimBurada Başka Bir Dünya Varmış (3)Ayaktayım!Burada Başka Bir Dünya Varmış (4)
Zihinsel Gelişim!DönenceEllerini Tanı Bebek!Zihinsel GelişimZihinsel GelişimZihinsel Gelişim
Bak Burada Ne Var!Burada Bir Bebek Daha Var!Uzanma EgzersiziOyuncağı Gördüm, Şimdi Ona Uzanacağımİşte Benim Yüzüm!Yuvarla Topu!
Seni İzliyorum!Beni Takip Et!Orada Bir Oyuncak mı Var?Ağzımla TanıyorumOyuncağımı Geri Ver!Gez, Dokun!
Fener IşığıDil ÇıkartmacaSeni İzliyorum (2)Burada Bir Bebek Daha Var!(2)Bir Varmış Bir Yokmuş (2)Attı Düştü!
Bir Ses Duydum SankiMerhaba Ellerim!Şarkımı Sevdin mi?Bir Varmış Bir Yokmuş!Biberonum Elimde!Gezelim!
Sırada Ne Var Biliyorum!Çayır Çimen Geze GezeHu HuuuDil GelişimiRengârenkDil Gelişimi
Müzik DinletisiUç Uç Minik Kelebek!Dil GelişimiMırıl MırılTut Bakalım!Foş Foş
Pam Pam PamDil Gelişimiİlk Sesler (3)İlk Sesler (4)Yetenekli Ayaklarİşaret Dili
Dokun Bana!Göz Göze!Parmak OyunlarıSosyal-Duygusal GelişimDil GelişimiBir Hikâyem Var!
Dil Gelişimiİlk Sesler (2)Bir Hikâyem Var!Benim Adım Ne?Gel Gel Gelİlk Sesler (6)
İlk SeslerDinle Beni!Bir Derdim VarKıkır Kıkırİlk Sesler(5)Sosyal-Duygusal Gelişim
Burada Bir Papağan Var!Sosyal-Duygusal GelişimSosyal-Duygusal GelişimSosyal-Duygusal GelişimCe-eee
Bu Benim Burnum, Burnum, BurnumMutluluk DansıNe Hissediyorum?Komik SuratlarNe Gösteriyorum?
Anında Beste!Gülücükler Dağıtıyorum!Sakinleş Bebeğim!Bir Sen, Bir Ben!Kim Gelmiş?
Sosyal-Duygusal GelişimYalnız OynayabiliyorumBeni Kim Çağırıyor?Sen ve Ben Eğlenelim!
Sohbet Edelim!Seninle Olmak Çok Eğlenceli
Gülümse!
Kucakla Beni

[toggle title=”Sinem Özen Canbolat kimdir?” state=”close” ]

Anne-baba eğitimleri ile 2004 yılında AÇEV’in (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) “Anne Destek Programı” ile tanışmıştır. Ardından Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ne özel öğrenci olarak girmiş ve 2010 yılında Boğaziçi Üniversitesi Gelişim Psikolojisi Yüksek Lisans programından mezun olmuştur. Tez çalışmasını “ebeveyn-çocuk arasındaki bağlanma çeşitleri” ile “yetişkinlikte hatırlanan çocukluk anıları” arasındaki ilişkiyi araştırdığı “Çocukluk Amnezisi ve Bağlanma Stilleri” konusunda yapmıştır.

Akademik eğitiminin yanı sıra, konusunda uzman psikologlardan bebek ve çocukların gelişimlerini izlemek ve gelişimsel farklılığı olan çocukların problemlerini tespit ederek sorunlarını gidermek üzerine çeşitli eğitimler almıştır.

Bunlardan bazıları: Çocuk ve Ergende Psikanalitik Anlayışlar (Birliktelik İçinde Duygu ve Zihin Gelişimi), Klinik Çalışmada Çocuk ve Ergen, Gelişimsel Farklılıklar, Çocuk Çizimlerinin Projektif Değerlendirmesi, Gelişimsel Dil ve Konuşma Bozuklukları ile bebek ve çocukların gelişiminin takibinde araç olarak kullanılan birçok gelişim testinin eğitimidir. Çocukların gelişimini izlediği, anne babalara ve çalışanlara çocukla iletişim ve çocuk yetiştirme konularında rehberlik yaptığı bir anaokulunda ve gelişim problemi yaşayan çocuklar ve ailelerine danışmanlık yaptığı bir aile danışma merkezinde uzman gelişim psikoloğu olarak çalışmıştır.

İlk bebeğinin doğumunun ardından bebeklerin gelişimi ve bebekle oyun konularında çalışmalara başlayan Canbolat, ikinci bebeğinin doğumu ile elinizdeki kitabı tamamlamış ve aynı adla anne babalara yönelik eğitimler hazırlamıştır.

Bu eğitimlerde, bebek yetiştirme yöntemleri ile ilgili olarak anne babaları aydınlatırken, bebekleriyle “neden”, “ne zaman”, “nasıl”, “nerede” ve “ne” oynayacakları hakkında da onları bilgilendirmekte, aynı zamanda bu oyunları aile ve bebekler ile buluşmalar esnasında oynayarak bebeklerin gelişimlerinin takibini sağlamaktadır.

Sinem Özen Canbolat, hazırladığı eğitimlerle, bebek bekleyen ya da yeni doğan bebeği olan anne babaların, bebeklerini izleyerek uyku ve beslenme düzenleri dâhil onların 24 saatlerine rehberlik edebilmek ve erken dönem eğitimini eksiksiz tamamlamak için gerekli donanıma sahip olmalarını hedeflemektedir.

Eğitimcinin aynı zamanda “Bebeğimle Dans Ediyorum” adı altında, ailelerinin bebekleri ile dans ettiği atölyeleri de mevcuttur.[/toggle]

Çocuğum Hastalandığında Ne Yapmalıyım?

Çocuğum Hastalandığında Ne Yapmalıyım

Çocuğum Hastalandığında Ne YapmalıyımÇocuk sağlığı kitapları ve makaleleri birçok dile çevrilen Dr. Bernard Valman tarafından hazırlanan “ Çocuğum Hastalandığında Ne Yapmalıyım?” adlı kitap, raflardaki yerini aldı. İngiliz Tıp Derneği’nin kontrolünde hazırlanan kitap, çocukların doğum sonrası ve büyüme döneminde karşılaştıkları hastalık ya da fiziksel yaralanmalarda acil tavsiyelere ihtiyaç duyan ebeveynlerin yardımına yetişiyor. Rahat okunabilir dili, görsel zenginliği ve bilgilendirici tablolarıyla dikkat çeken eser; çocuk anatomisi ve gelişim süreci, beslenme, can güvenliği ve sağlığı ile her yaştan çocuğun karşılaşabileceği sağlık sorunlarının belirtileri ve tedavi yöntemleri konularında Dr. Bernard Valman’ın tecrübelerini anne babalarla paylaşıyor.

Bebeklik ve ergenlik dönemlerinde görülen hastalıklar, rahatsızlıklar, yaralanmalar ile ilgili kapsamlı bilgilerin yer aldığı kitap, ailelerin bilinçli kararlar almaları konusunda başucu rehberi niteliği taşıyor. Kitap, ilk yardımda öncelikli konular, ağız ve diş sağlığı, kas, kemik ve eklem rahatsızlıkları, cilt sorunları, genetik ve hormonal bozukluklar, kan ve dolaşım hastalıkları, solunum, sinir, sindirim sistemleriyle ilgili birçok konuda okuyucuyu bilgilendiriyor. Çocuklarda davranışsal ve ruhsal sorunlara da yere veren kitap, takıntılı davranışlar, korkular, dikkat eksikliği, konuşma ve yeme bozuklukları, anti sosyal davranışlar, öğrenme zorluğuna dair tespitleri ve önerileri içeriğine taşıyor.

Çocuğum Hastalandığında Ne Yapmalıyım?” adlı kitap, Mikado Yayınları tarafından Türkçeleştirilen ve Medikal Danışman Prof. Dr. Özay Arıkan Akan’ın da katkılarını sunduğu bir kitaptır.

Yayınevi         : Mikado Yayıncılık
Sayfa Sayısı   : 216
Etiket Fiyatı   : 45 TL

Şifanın Şifresi – Dr. Dinçer Erdinç

Dr. Dinçer Erdinç’ten modernle gelenekseli harmanlayan bir kitap!

Unutturuldu bize şifa! Unuttuk iyileşmeyi. Son yüzyılda kronik hastalıklar çığ gibi büyüdü.

Peki Batı tıbbı hangisine çare bulabiliyor? Kronik hastalıkların pençesinde can çekişen çaresiz insanların şifası bu yüzyılda hangi menfaatlere kurban ediliyor? Ya hekimlik, ilaç lobisinin seçmece ilaçlarının zabıt kâtipliğini mi yapmaktır?

Ortodoks tıp binlerce yıllık şifalı bitkiler ve uygulamalardan oluşan mirası elinin tersiyle bir kenara itiyor. Oysa şifanın şifresi, Batı tıbbına arkamızı dönmeden, hastalığı değil hastayı tamamlayıcı tedavi yöntemleriyle iyileştirmekte yatmaktadır. Bunu yaparken de manevi zırhımızı dualarla güçlendirmektir.

Bu kitapta anlatılan yöntemlerin sonuçları, aslında şifanın şifrelerinin hayatımızda dünden var olduğunu ve bugün farkındalık oluşturarak uygulandığında son derece iyi sonuçlar alınabileceğini göstermektedir. Uzm, Dr. Dinçer bu kitabında şifaya giden yolda insani bir kombinasyon öneriyor bizlere: Az Batı tıbbı + bol tamamlayıcı tıp + sürekli dua = Şifa

Kitabın Bölümleri

Birinci Bölüm: NEREDESİN EY ŞİFA?

‘Şifanın Şifresi’  Teknik Özellikler Yazar: Uzm. Dr. Dinçer Erdinç Yayınevi: Hayykitap - 236 Kategori: Acil Serisi 23 Türü: Sağlık Birinci baskı: Aralık 2013 Sayfa sayısı: 168 Ebat: 13,5 x 19,5 cm Fiyatı: 12 TL ISBN: 978-605-5181-48-2 Barkod: 9786055181482
‘Şifanın Şifresi’
Teknik Özellikler
Yazar: Uzm. Dr. Dinçer Erdinç
Yayınevi: Hayykitap – 236
Kategori: Acil Serisi 23
Türü: Sağlık
Birinci baskı: Aralık 2013
Sayfa sayısı: 168
Ebat: 13,5 x 19,5 cm
Fiyatı: 12 TL
ISBN: 978-605-5181-48-2
Barkod: 9786055181482

· BİR BİLİM OLARAK TIBBIN ÇIKMAZI NEDİR?

· AHİR ZAMANIN (ZAVALLI) HASTALARI VE (ACİZ) DOKTORLARI!

· PEKİ TIP LİTERATÜRÜ NE OLACAK?

· BİR HİKÂYECİK

· MODERN TIP KİMLERE HİZMET EDİYOR?

· MODERN TIBBIN ŞAİBELİ GEÇMİŞİ

· ALTERNATİF TIP DİYE BİR ŞEY YOK!

· BATI TIBBININ VAZGEÇİLEMEZ UYGULAMALARI

· BATI TIBBININ TEMEL PRENSİPLERİNE NEDEN UYULMUYOR?

· BATI TIBBININ ÇUVALLADIĞI HASTALIKLAR

· İYİLEŞTİR(E)MEYEN TIP

· GELİN, ŞU TIBBI ALLAH RIZASI İÇİN TAMAMLAYALIM

· DOKTOR / TABİP / HEKİM NASIL BİR YAKLAŞIM GELİŞTİRMELİ?

· TIBB-I NEBEVİ (KORUYUCU HEKİMLİK) NEDİR?

· TAMAMLAYICI-ALTERNATİF TIP NEDİR?

· DÜNYA TAMAMLAYICI TIBBA SAHİP ÇIKIYOR!

· ALTERNATİF TIBBIN LOKOMOTİFİ FİTOTERAPİ

· OZON-TERAPİ NEDİR?

· TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ DİYE BİR ŞEY VAR

· BİOENERJİDEN NE HABER?

· VÜCUDUMUZUN HARİTASI: ‘MERİDYENLER’

İkinci Bölüm: ŞİFANIN ŞİFRELERİ

· BİRİNCİ ŞİFRE: OKSİDATİF STRES (KRONİK HÜCRESEL STRES)

· İKİNCİ ŞİFRE: KRONİK İNFLAMASYON (MİKROPSUZ İLTİHAP)

· ÜÇÜNCÜ ŞİFRE: BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN YÜZÜ İNSÜLİN DİRENCİ

· DÖRDÜNCÜ ŞİFRE: KALORİ KISITLAMASI

· BEŞİNCİ ŞİFRE: EGZERSİZ

· ALTINCI ŞİFRE: DUA (MANEVİ MOTİVASYON)

Hasta Etmeyin Adamı! – Prof. Ahmet Rasim Küçükusta

Hasta Etmeyin Adamı kapak

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta “Ambalajlı yalanlara son” diyor!

Hasta Etmeyin Adamı kapak
Yazar: Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
Yayınevi: Hayykitap – 238
Kategori: Acil Serisi 24
Türü: Sağlık Beslenme
Birinci baskı: Kasım 2013
Sayfa sayısı: 208
Ebat: 13,5 x 19,5 cm
Fiyatı: 14 TL
ISBN: 978-605-5181-43-7
Barkod: 9786055181437

Hastalıklar artıyor. Gıda zannederek yiyip içtiklerimiz bizi daha çocuk yaşta zehirlemeye başlıyor.

Tıp ise üç maymunu oynuyor, duymuyor, görmüyor, uyarmıyor. Bugün tıbbın en büyük marifeti, “kontrole git bakalım, neren hastalanmış” demek. O büyük an gelip de hastalandığımızda büyük bir sevinçle üzerimize atılıyor. Testler, tahliller, MR’lar, ilaçlar, cihazlar, ameliyatlar… ‘Vahşi tıp’ ve ‘sağlıksız gıda endüstrisi’ ortak çıkarlar doğrultusunda adeta sırt sırta vermiş ‘müşteri’ bekliyor!

Allah’tan, modern tıbbın robotu olmamış, ‘şefkatli’ hekimlerimiz de var. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta bu kitabında peynir ekmek gibi tükettiğimiz gündelik zehirleri ifşa ediyor. Margarin firmasıyla kol kola kampanya düzenleyen derneklerin ipliğini pazara çıkarıyor. İlaç ve gıda şirketlerinin adamı olmuş sözde otoritelerin kulağını çekiyor! Uluslararası tıp yayınlarını yakından takip eden yazar, dünyada neler olup bittiğini, çıkarmamız gereken dersleri de anlatıyor.

Prof. Küçükusta’ya göre esas marifet ‘koruyucu hekimlik’ olduğu zamanlardaki gibi sağlıklı yaşamamız ve hastalanmamamız. Bunun için de ambalajlı yalanları yutmamamız lazım!

[box type=”shadow” ]Kitabın Bölümleri

Birinci Bölüm: KİLO, VÜCUT KİTLE ENDEKSİ VE DİYETLER

İkinci Bölüm: ORUÇ, AÇLIK, BESLENME

Üçüncü Bölüm: SÜT, TEREYAĞI, YOĞURT, YUMURTA, TAVUK

Dördüncü Bölüm: ABUR CUBUR YİYECEKLER

Beşinci Bölüm: IVIR ZIVIR İÇECEKLER[/box]

Antidepresan Tuzağı – Dr. Mutluhan İzmir

antidepresan tuzağı
antidepresan tuzağı
Yazar: Dr. Mutluhan İzmir
Yayınevi: Hayykitap – 226
Kategori: Acil Serisi 20
Türü: Sağlık
Birinci baskı: Ekim 2013
Sayfa sayısı: 136
Ebat: 15,5 x 23 cm
Fiyatı: 12 TL
ISBN: 978-605-5181-32-1
Barkod: 9786055181321

1960’lara dek ‘depresyon’ adı altında toplanacak bir hastalık grubunun bulunduğu savının tartışmalı olduğunu biliyor muydunuz? O tarihe kadar depresif belirtiler gösteren hastalar için tercih edilen tanı ismi, ‘melankoli’ ve ‘manik depresif’ hastalıktı. Hatta 1950’lerde kullanımına başlanan ‘imipramin’ için, o tarihlerde hiç kimse antidepresan ilaç adını kullanmıyordu.

1950’lerden önce ise depresif belirtilerle gelen hastalar, ‘barbitürat’ türü yatıştırıcılar ve ‘amfetamin’ türü uyarıcılarla tedavi edilmekteydi. Antidepresanların henüz piyasada boy göstermediği ve bugünkü kadar kitlesel biçimde kullanılmadığı o dönemlerde, depresyonun en korkulan yan etkisi olan intihar oranı açısından bugüne kıyasla herhangi bir korkutucu salgın da söz konusu değildi. Hatta tüm ülkelerde neredeyse her dört insandan birine psikiyatrik tedavi uygulandığı günümüzde, intihar girişimleri, çocuk istismarı, madde bağımlılığı, suç ve şiddetteki artış açısından insanlık tarihinin belki de en kötü döneminden geçiyoruz. Buna ek olarak bugün kullanılan yeni nesil antidepresanların intihar girişimini engelleme konusunda etkisiz oldukları, hatta artırdıkları ile ilgili kanıtlar da var!

Bugün bir psikiyatri polikliniğinden “depresyon” teşhisi konulmadan ve elinize bir ilaç reçetesi tutuşturulmadan çıkabilmenizin olasılığı neredeyse sıfıra yakındır! Doğru ya da yanlış olduğu tartışılır olan bu teşhis patlaması, teşhis edilen hastalığı iyileştirdiği ileri sürülen ilaçların satışlarını ve tüketimlerini de patlatmıştır. Peki, nasıl oluyor da antidepresan kullanımının uzun vadede insanlar üzerindeki etkileri çok iyi biçimde anlaşılmamışken bu ilaçları kullanmaya doğru ‘inanılmaz’ bir hücum yaşanıyor? Arkasında güçlü, zengin bir şirketin bulunduğu, tartışmalı bilimsel çalışmalar sonucunda etkisinin kanıtlanmış olduğu ileri sürülen, cicili bicili kutularla ambalajlanmış maddeler gerçekten iddia edilen etkileri gösteriyor mu?

Bugün, kitlesel olarak doğal yaşam ortamlarından kopartılmış ve edilgen biçimde yaşatılan iki canlı türü olan tavukların ve insanların, yaşamlarını idame ettirebilmeleri için antidepresan ilaçlara ve kafeine en çok gereksinim duyan iki canlı türü olmaları ‘garip’ bir benzerlik değil midir? Modern tıbbın psikiyatri bölümü, günümüzde depresyona giren insana çözüm olarak, ancak tavuklara sunduğu düzeyde bir ‘kafein+antidepresan+antihistaminik’ kombinasyonu sunmaktadır. Bu durum birçoğumuzu sarsacak bir durumdur ve daha da acısı, gitgide toplumun daha fazla bir kesimi bu ilaç tedavilerini kullanır hale gelmektedir.

En basit kaygıların, en insani endişelerin ‘depresyon’ olarak yaftalandığı bir zamanda yaşıyoruz. Hayatın normal akışı içindeki sıradan üzüntüleri yaşayanların hepsi psikiyatri sektörü nezdinde potansiyel birer hasta. Ve sektöre göre bu devasa potansiyelin tamamı antidepresan ilaçlar kullanmak zorunda!

Gerçekten de antidepresan ilaçlarda büyük bir tuzak var. Bu ilaçların kullanımı Türkiye’de 2003 yılında yaklaşık 14 milyon kutuyken, 2012 yılında 37 milyon kutuyu aşmış bulunuyor. Şimdi neredeyse her ev ağzına kadar bu ‘mutluluk’ haplarıyla dolu, onları kullanıyoruz ve ‘mutlu’ olduğumuzu zannediyoruz! Gereksiz depresyon teşhisi ve gereksiz ilaç kullanımı almış başını gitmiş durumda.

Psikiyatrist Mutluhan İzmir mesleki hayatı boyunca, uzun süreli antidepresan kullanımının insanlarda yarattığı riskleri, ‘sinsi’ kişilik değişimlerini ve intihar eğilimini gözlemledi. Psikiyatri pratiğinin, insanlara bol miktarda ilaç kullandırma pratiğine dönüştüğüne tanık oldu. Belki toplumun yüzde 5’i için gerçekten gerekli olan bu ilaçların kullanım oranı yüzde 50’leri aşınca dayanamadı! Bu gidişe ‘dur’ demek, halkı tuzaklara karşı uyarmak için bu kitabı yazdı.

Antidepresan Tuzağı ’nı okuyunca ‘depresyon’ gerçeği ile yüzleşeceksiniz! Belki boş yere içtiğiniz antidepresanlar yüzünden gerileceksiniz ama ‘hasta’ olmadığınızı anlayınca çok sevineceksiniz. Takıntılarınız, korkularınız, endişeleriniz, panikleriniz ya da aşırı stres yüzünden yaşadığınız sıkıntıların gerçek sebebinin ne olduğunu anlayıp sağlığınıza kavuşmanın anahtarını bulacaksınız.

[tabs tab1=”Kitabın Bölümleri” tab2=”Yazar Hakkında”] [tab]

1. MÜKEMMEL ORGAN: BEYİN

  •  Beynimizin biyolojik yapısı nasıldır?
  •  Beyin hücreleri arasındaki müthiş iletişim
  •  Bilginin hafızaya alınmasının sırrı limbik sistemde!
  •  Nöronal plastisite ve beynin biçimlenmesi

2. DEPRESYON VE ANTİDEPRESAN GERÇEĞİ

  •  Antidepresan ilaçlar, depresyonun ‘varlık’ gerekçesi haline mi geliyor?
  •  Depresyon nedir?
  •  Depresyona mahkûm muyuz?
  •  Depresyonu, diğer duygu durum bozukluklarından ayrı olarak ele almak yanlıştır!
  •  Antidepresan direnci böyle gelişiyor!
  •  Yağmurdan kaçarken ‘kafein etkisi’ ile doluya tutulan insanlar!
  •  Kolesterol ile depresyon arasında nasıl bir ilişki var?
  •  Verem ilacından ‘antidepresan’ kavramına
  •  Antidepresan ilaç kullanımı nasıl patladı?
  •  Depresyonda sorunlu teşhisler ve sorunlu tedaviler!
  •  Kaygısız bir insan sağlıklı bir yaşam sürdürebilir mi?
  •  Mükemmel yaşam biçimlerinin değişmez aksesuarı: Mükemmel Egolar
  •  Obsesyon nedir, günümüzde neden artıyor?
  •  Çağımız insanının en önemli sorunu!
  •  Toplu katliamlardaki artış, depresyon ve hiperaktivite/dikkat eksikliğine yönelik ilaçların kullanımının artışına paralellik mi gösteriyor?
  •  Sorun dikkati toplayamamak ise dikkat işlevini sağlıklı biçimde yapamamanın diğer nedenleri nelerdir?
  •  Hiperaktivite ve dikkat eksikliği tedavisinde kullanılan psikostimülan ilaçların yan etkileri

[/tab] [tab]

Dr. Mutluhan İzmir

1961 yılında Elazığ’da doğdu. 1979 yılında Ankara Fen Lisesi’nden mezun oldu ve tıp eğitimine başladı. 1984 yılında değişim öğrencisi (exchange student) olarak Glostrup Hospital Copenhagen/Denmark’a gitti. 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olarak tıp doktoru oldu.

1991 yılında konuk doktor (visiting doctor) olarak Crownsville Psychiatric Hospital Centre Baltimore/USA’ya gitti. 1996 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden ‘psikiyatri uzmanlığı’nı aldı ve aynı yıl Ankara’da muayenehanesini açtı. Halen Ankara’da bulunan muayenehanesinde psikiyatrist-psikoterapist olarak çalışmakta ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Dramatik Yazarlık Anasanat Dalı’nda, kültür sanat edebiyat ile karakter ve davranış adlı dersleri vermektedir. Daha önce yayımlanmış Öznenin Diyalektiği (Hegel, Sartre ve Lacan) isimli bir kitabı vardır. Ayrıca Tıp Bu Değil-1

(Bir gerçeklik-özne ilişkisi biçimi olarak psikiyatrik hastalıklar) ve Tıp Bu Değil-2

(Tavuklar Neden Depresyondalar?) kitaplarında bölüm yazarlığı yapmıştır.

Alkolizm ve Madde Bağımlılığında Tedavi Seçenekleri, Obsesif-Kompulsif Bozukluk, Psikosomatik Bozukluklar isimli kitapların ve DSM-IV Olgu Kitabı 4. ve 5. ciltlerinin çevirisinde de katkıda bulunmuştur.

[/tab] [/tabs]

Rüya Gibi Bir Kitap – Filiz Cansever

Rüya Gibi Bir Kitap
Rüya Gibi Bir Kitap
Rüya Gibi Bir Kitap
Filiz Cansever
Çay Yayınları
225 sayfa, 15 TL (KDV dâhil)
ISBN: 978-605-4663-15-6

NLP Trainer, Rüya ve Yaşam Koçu Filiz Cansever yıllarca rüya yorumları ve rüya üzerine atölye çalışmaları yaptı, birçok seminer verdi. Cansever şimdi edindiği birikimleri “Rüya Gibi Bir Kitap” adlı çalışmasında okurlarıyla paylaşıyor.

Günü temizleyen, öğreti sunan, sorun çözen, önceden bildiren, vizyonel rüyaları rüya türlerinde anlatıyor. Kâbuslar, cinsel rüyalar, afet rüyaları, rüyaların içendeki kan, ölüm, kovalamaca, mekân, para gibi sembollerin, hissedilen duyguların, renklerin sayıların yaşamımızda neye karşılık gelebileceğini anlatıyor. Dua, meditasyon ve gevşeme teknikleriyle rüyalara yardımcı olan unsurların nasıl etkili olabileceğini gözler önüne sererken rüyaları nasıl hatırlayabileceğimizi, hazırlık aşamalarını ve rüyaların gizli hazinelerini de öğreniyoruz.

Aynı zamanda bir NLP eğitmeni de olan Cansever çalışmasında NLP rüya tekniklerine ve rüya gezginlerine de yer vermiş. Rüya iksirleri ve meleksi olumlamalar, evrensel yasalar yine kitabın başlıkları arasında…

Times Dergisi Editörü Turgay Sözen kitapla ilgili yorumunda, “Oldukça sürükleyici, keyifle okunan, bilgi içerikli bir el kitabı… İçinde bulunduğumuz yüzyılın modern bilgileri ile donatılmış” diyor.

BeyinSIZ – Bahtiyar Kürklü

BeyinSİZ
BeyinSİZ
BeyinSİZ
Bahtiyar Kürklü
Çay Yayınları
224 sayfa, 16 TL (KDV dâhil)
ISBN: 978-605-4663-14-9

BeyinSIZ beyne hak ettiği değeri veren bir kitap. Beynin gerçeklerini öğrendikten sonra beyne olan ilgi ve hayranlığınız bir kat daha artacak.

Beynin çalışma ilkelerini öğrenerek karmaşa içerisindeyken bile, fark edilmeyen çözümleri sakince görebilen birisi olabilirsiniz. Beyni etkin kullanma becerilerine sahip olarak; yaratıcı, hızlı, kolay ve kalıcı bir öğrenme yeteneğine kavuşmak isteyenler de bu kitaptan yararlanabilir.

Okuma süresince, beyninizi müthiş donanımlara sahip bir bilgisayar olarak kabul edin ve onu NLPBUS© Nöral Format uygulamasıyla formatlayıp, gelişmiş bir yazılım yükleyin. EFT, EMDR, DHE, PİKİ ve NLP’nin NLPBUS© uyarlamalarını, egzersiz programı gibi okuyun ve o an kendinize uygulayın. Bu tekniklerle, sorunlara neden olan zihinsel programlarınız formatlanmış olacak. En önemlisi yeni yazılım sayesinde hayatınızın başrolünde siz olacaksınız. Kitabın en büyük faydası olumsuz nöral ağa bağlı otoyolun artık kullanılmaması. Bunun sonucunda, sizi olumsuzluklara götüren oto yol, yedek bir patikaya dönüşüyor. Sizi sınırlayan zehirli inançlarla bu kitap sayesinde vedalaşacaksınız!

Kitabın başlıkları şöyle; Beynin evrimsel geçmişi ve biyolojik yapısı, beyni kullanarak kontrollü duygular oluşturmak, düşünme ve öğrenme sürecinde beynin işleyişi, mental öğrenme modellemesi, düşünce sürecinde davranışların oluşması, bilinç ve bilinçaltı, beynin çalışma ilkeleri, sağ ve sol beyin, beynin formatlanması ve beyni etkin kullanma egzersizleri… beyinsiz